İçeriğe geç

P00-D03-M01-04·Temel parçalar

Sonuç

sıfırdan ileri2.312 kelime≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Bir argümanın sonucu, öncüllerin başka hiçbir şey bilinmiyorken destekleyeceği cümledir ve bunu bulmanın en hızlı yolu öncülleri konuyu bilmeyen birine okumaktır.

Söylenen sonuç taşınandan iki eksende ayrılabiliyor: kapsamda, üç müşteriden bütün müşterilere; güçte, bir işaretten bir kanıta.

Aristoteles'in kayıt düşürme dediği hata bugün her sunumda yapılıyor; «pilot uygulamada» ifadesi düştüğünde cümle daha akıcı, daha güçlü ve daha yanlış oluyor.

Laplace'ın ilkesi sonuç tarafına doğrudan çevriliyor: bir sonuç ne kadar geniş ve güçlü söyleniyorsa öncüllerin taşıması gereken yük o kadar artıyor.

Bir sonuca itiraz etmenin iki yolu var ve Gazâlî'nin kullandığı ikincisi çoğu zaman daha güçlü; sonucun yanlış olduğunu göstermek yerine öncüllerin onu taşımadığını göstermek hiçbir yeni bilgi gerektirmiyor.

Açılış sahnesi

Bir toplantıda şu cümleler kuruluyor.

Üç müşteriyle görüştük. Üçü de fiyatımızı yüksek buldu. Öyleyse fiyatımız pazarın üstünde.

Kimse itiraz etmiyor. Görüşmeler gerçekten yapıldı, üç müşteri gerçekten öyle dedi ve cümleler arasında bir kopukluk hissedilmiyor.

Şimdi son cümleyi öncekilerden ayır ve tek başına oku: fiyatımız pazarın üstünde.

Bu cümle iki şey söylüyor ve ikisi de öncüllerde yok.

Birincisi bir karşılaştırma: pazarın üstünde. Pazar ölçülmedi; rakiplerin fiyatına bakılmadı. Üç kişinin bir fiyatı yüksek bulması, o fiyatın başka fiyatlara göre nerede durduğunu söylemiyor.

İkincisi bir genelleme: fiyatımız. Üç görüşme yapıldı ve cümle bütün müşteriler hakkında konuşuyor.

Öncüller şunu taşıyordu: görüştüğümüz üç müşteri fiyatı yüksek buldu. Söylenen sonuç ondan iki adım ötede.

Geçen ders öncülleri yazmayı öğretti. Bu ders onların nereye kadar taşıdığını soruyor.

Bu derste ne olacak

Önce sonucun ne olduğunu daraltacağız. Bir özet değil, bir liste değil; tek bir cümle.

Sonra iki sonucu ayıracağız: söylenen ve taşınan. Aralarındaki mesafeyi ölçmenin bir yolu var.

Ardından mesafenin iki yönde açıldığını göstereceğiz. Kapsam ve güç ayrı eksenler ve ikisinde de aşım yapılıyor.

En sonda en sert itirazı alacağız: taşınan sonucu tam olarak yazmak kimsenin elinden gelmiyor ve bu ölçüt uygulanamaz olabilir.

Merkez soru

Sorumuz şu: bir argümanın sonucu tam olarak nedir?

Sorunun tuhaf durduğunu kabul ediyorum. Sonuç, ileri süren kişinin söylediği cümle gibi görünüyor. Bu dersin iddiası şu: söylediği cümle ile öncüllerinin taşıdığı cümle iki ayrı şey olabiliyor ve ayrıldıklarında hep aynı yöne ayrılıyorlar.

Sıfır noktası

Sonucu daraltalım.

Şimdi asıl ayrımı kuralım.

Argümanın yapısı

İddiayı öncüllere ayıralım.

Birinci öncül: bir sonuç, öncüllerden çıkarılan şeydir.

İkinci öncül: öncüllerden çıkan şey, öncüllerin içerdiğinden fazlasını içeremez.

Üçüncü öncül: söylenen sonuç öncüllerde bulunmayan bir kavram ya da bir kesinlik derecesi taşıyorsa, o kısım öncüllerden gelmemiştir.

Sonuç: söylenen ile taşınan arasındaki fark, dışarıdan sessizce eklenen bir şeydir ve o şey ileri süren kişinin varmak istediği yerden gelir.

Bu son cümle önemli. Fark rastgele açılmıyor; hep bir yöne açılıyor.

Şimdi mesafenin hangi eksenlerde açıldığına bakalım.

Görüşler ve pozisyonlar

Bu mesafe karşısında üç görüş var.

Birinci görüş sonucun öncüllerden zorunlu olarak çıkması gerektiğini savunuyor. Öncüller doğruyken sonucun yanlış olabildiği her durumda argüman kusurludur.

Savunucuları netlik gösteriyor: ölçüt tek ve uygulanması kişiye bağlı değil.

İkinci görüş sonucun bir varsayım olarak sunulması gerektiğini savunuyor.

Üçüncü görüş bu dersin ölçülü iddiası ve mesafeyi ölçülebilir kılıyor.

Sonuç öncüllerden zorunlu olarak çıkmak zorunda değil ve öncüllerin taşıdığından fazlasını söylememeli. İki eksende de aşım ölçülebiliyor: kapsamda hangi kaydın düştüğü, güçte hangi niteleyicinin atıldığı.

Bu ilke sonuç tarafına doğrudan çevriliyor. Bir sonuç ne kadar geniş ve ne kadar güçlü söyleniyorsa, öncüllerin taşıması gereken yük o kadar artıyor. Açılış sahnesindeki üç görüşme, dar ve zayıf bir sonucu rahatça taşıyor; geniş ve güçlü olanı taşımıyor.

Bu yöntem bu dersin uygulaması. Bir sonuca itiraz etmenin iki yolu var ve ikincisi çoğu zaman daha güçlü: sonucun yanlış olduğunu göstermek ya da öncüllerin onu taşımadığını göstermek.

En güçlü itiraz

Şimdi en sert itiraz.

İtiraz şu: taşınan sonucu tam olarak yazmak mümkün değil. Öncüllerin ne kadar taşıdığı bir sayı değil ve iki kişi aynı öncüllerden farklı taşıma tahminleri yapar. Ölçüt uygulanabilir görünüyor ve uygulandığında iki kişi arasında yeni bir tartışma açıyor; bu sefer sonucun ne olduğunu tartışıyorlar.

Bu cevap itirazın bir yarısını karşılıyor ve öteki yarısı ayakta.

Çünkü bazı aşımlar bu kadar açık değil. Bir sonuç, öncüllerde geçen bir kavramı biraz daha geniş kullanıyor olabilir ve fark bir sözcük seçiminde saklı kalabilir.

Ölçülü iddia şu: bir argümanın sonucu, öncüllerin başka hiçbir şey bilinmiyorken destekleyeceği cümledir. Söylenen sonuç bundan iki eksende ayrılabiliyor, kapsamda ve güçte, ve ayrılma hep ileri sürenin varmak istediği yöne oluyor. Aşımı yakalamak için taşınan sonucu tam yazmak gerekmiyor; söylenen sonuçta bulunup öncüllerde bulunmayan parçayı göstermek yetiyor.

Açık kalan sorular

Dört soru açık kalıyor.

Birincisi: bir sözcüğün iki kullanımı arasındaki aşım nasıl sistemli biçimde aranır? Bu derste örnekle gösterildi ve bir tarama yöntemi verilmedi.

İkincisi: niteleyiciler ne kadar ince ayrılabilir? «Muhtemelen» ile «büyük olasılıkla» arasındaki fark kişiden kişiye değişiyor ve ortak bir ölçek yok.

Üçüncüsü: sonucu dar yazmanın da bir bedeli var; dar yazılan bulgular daha az okunuyor ve daha az yayılıyor. Bu bedel nasıl karşılanır?

Dördüncüsü: ileri süren kişi kendi aşımını göremiyorsa, onu kim gösterecek? Otuz sekizinci derste kendi iddiasına karşı örnek aramanın zorluğunu görmüştük ve burada aynı zorluk var.

Yaygın hatalar

Bu konuda beş yaygın yanlış var.

Yaygın yanlışSonuç, öncüllerin özetidir.
Doğrusu

Özet öncülleri tekrarlar; sonuç onlardan çıkarılan yeni bir cümledir. Özet yazan kişi hiçbir şey savunmamış olur.

Yaygın yanlışBir argümanın birden çok sonucu olabilir.
Doğrusu

Birden çok cümle savunuluyorsa ortada birden çok argüman vardır ve her birinin öncülleri ayrı ayrı sınanmalıdır.

Yaygın yanlışKayıtları düşürmek cümleyi netleştirir.
Doğrusu

Kayıtsız cümle daha akıcı ve daha geniş bir şey iddia ediyor. Pilot uygulamadan söz eden cümleden «pilot» düştüğünde iddia büyümüş oluyor.

Yaygın yanlışNiteleyici bir üslup meselesidir.
Doğrusu

«Muhtemelen» sözcüğü sonucun ne kadar iddia edildiğini bildiriyor. Düşürüldüğünde iddia en yüksek dereceye çıkıyor, çünkü kayıtsız cümle koşulsuz okunuyor.

Yaygın yanlışBir sonuca itiraz etmek onun yanlış olduğunu göstermektir.
Doğrusu

İkinci bir yol var ve çoğu zaman daha güçlü: öncüllerin o sonucu taşımadığını göstermek. Gazâlî'nin yöntemi bu.

Kendin dene

Birinci adım: öncülleri ve sonucu ayrı ayrı yaz. Sonuç tek cümle olsun; birden fazla çıkıyorsa elinde birden fazla argüman var ve birini seç.

İkinci adım: sonuçta geçen her ana kavramın altını çiz. Sonra öncüllere bak ve her birinin orada geçip geçmediğini işaretle.

Üçüncü adım: sonuçta olup öncüllerde olmayan kavram varsa kapsam aşımı bulmuşsun. O kavramı sonuçtan çıkar ve cümleyi yeniden yaz.

Dördüncü adım: sonucun niteleyicisine bak. Bir kayıt taşıyor mu, yoksa koşulsuz mu kurulmuş? Koşulsuzsa, öncüllerin verdiği en yüksek dereceyi yaz ve cümleye ekle.

Beşinci adım: iki cümleyi yan yana koy. İlk yazdığın sonuç ile son yazdığın sonuç arasındaki farka bak. O fark, argümana dışarıdan eklenmiş olan şey ve nereden geldiğini yalnız sen bilebilirsin.

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Bir argümanın sonucu, öncüllerin başka hiçbir şey bilinmiyorken destekleyeceği cümledir ve bunu bulmanın en hızlı yolu öncülleri konuyu bilmeyen birine okumaktır.

Söylenen sonuç taşınandan iki eksende ayrılabiliyor: kapsamda, üç müşteriden bütün müşterilere; güçte, bir işaretten bir kanıta.

Aristoteles'in kayıt düşürme dediği hata bugün her sunumda yapılıyor; «pilot uygulamada» ifadesi düştüğünde cümle daha akıcı, daha güçlü ve daha yanlış oluyor.

Laplace'ın ilkesi sonuç tarafına doğrudan çevriliyor: bir sonuç ne kadar geniş ve güçlü söyleniyorsa öncüllerin taşıması gereken yük o kadar artıyor.

Bir sonuca itiraz etmenin iki yolu var ve Gazâlî'nin kullandığı ikincisi çoğu zaman daha güçlü; sonucun yanlış olduğunu göstermek yerine öncüllerin onu taşımadığını göstermek hiçbir yeni bilgi gerektirmiyor.

Sonraki derse köprü

Bu derste öncüllerin nereye kadar taşıdığını sorduk ve bir mesafe ölçtük.

Ölçtüğümüz şey mesafeydi ve mesafeyi kat eden şeye hiç bakmadık.

Öncüller bir yerde duruyor, sonuç başka bir yerde ve aralarında bir hareket var. O hareketin kendisi bir cümle değil; cümleler arasında olan bir şey. Kırk beşinci derste dayanak kuralını koyduğumuzda ona dokunmuştuk ve adını koymamıştık.

Bu hareketin kendine ait bir doğruluğu var ve öncüllerin doğruluğundan bağımsız. Bütün öncülleri doğru bir argüman kötü bir hareket yapabilir; bütün öncülleri yanlış bir argüman kusursuz bir hareket yapabilir.

İkisini ayırmak, argüman değerlendirmenin en temel işi ve en sık atlanan yeri.

Sonraki alt ders onu ele alıyor: çıkarım. Öncüllerden sonuca geçişin kendisinin nasıl değerlendirildiğini, bu değerlendirmenin neden içeriğe bakmadan yapılabildiğini ve iyi bir çıkarımın doğru bir sonucu garanti etmediğini göreceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.