İçeriğe geç

P00-D02-M03-04·İyi soru kurmak

Kapsamı belirleme

sıfırdan ileri2.300 kelime≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Yanlış kapsam kendini bir yokluk kanıtı gibi gösteriyor; açılış sahnesindeki soruşturma titizdi ve «kimse hata yapmamış» sonucu, sorunun kapsamının ürünüydü.

Kapsam tek bir düğme değil en az beş eksen: kimler, hangi zaman, hangi yer, hangi yön ve hangi düzey; sonuncusu en sık kaçırılanı.

İbn Haldûn tarih yazımını olaylardan toplumsal yapıya taşıyarak bir düzey değişikliği yaptı ve düzeyi yükseltmek her zaman derinleşmek değil; doğru düzey, orada değişiklik yapıldığında sonucun değiştiği düzey.

Sonradan daraltma her adımda makul görünüyor ve toplamda iddiayı hiçbir zaman yanlış çıkamaz hâle getiriyor; Popper'ın anlattığı kurtarma işlemi bu.

Kapsam değişikliğini meşru kılan şey ne zaman yapıldığı değil, gerekçesinin sonuçtan bağımsız savunulabilmesi ve değişikliğin de kayda geçmesi.

Açılış sahnesi

Bir kurumda bir iş aksıyor ve müdür soruyor: bu kimin hatası?

Soruşturma titizlikle yürütülüyor. Altı kişiyle tek tek görüşülüyor, herkesin o gün ne yaptığı saatine kadar çıkarılıyor, kayıtlar okunuyor.

Sonuç şu: kimse hata yapmamış.

Birinci kişi eldeki bilgiyle doğru kararı vermiş. İkincisi kendisine gelen dosyayı zamanında işlemiş. Üçüncüsü kendi sorumluluğundaki adımı eksiksiz tamamlamış. Altısı da yerinde davranmış.

Müdür soruşturmayı kapatıyor ve iş üç ay sonra aynı biçimde yeniden aksıyor.

Şimdi soruşturmanın nerede tıkandığına bak, çünkü tıkanma bir dikkatsizlikten çıkmadı.

Aksama kişilerin yaptıklarında değil, aralarındaki devirlerde oluyordu. İkinci kişi dosyayı zamanında işledi ve üçüncüsüne hangi acillikte gittiğini kimse söylemedi. O bilgi hiç kimsenin görevinde değildi.

Soruşturma bunu bulamazdı. «Kimin hatası» sorusu, cevabı bir kişide arıyor ve aradaki boşlukta bir kişi yok.

Soru kötü niyetle sorulmadı ve yanlış da değildi. Yalnız kapsamı, aranan şeyi dışarıda bırakacak biçimde çizilmişti.

Bu derste ne olacak

Önce kapsamın tek bir ayar düğmesi olmadığını göstereceğiz. Bir sorunun sınırı en az beş ayrı eksende çiziliyor ve çoğu zaman yalnız biri düşünülüyor.

Sonra bu eksenlerden en az görüleni ele alacağız: hangi düzeyde sorulduğu. Açılış sahnesindeki arıza bu eksende çıktı.

Ardından kapsam kararının ne zaman verilmesi gerektiğine bakacağız. Zamanlama bir usul ayrıntısı gibi duruyor ve dersin en sert bulgusu orada.

En sonda en sert itirazı alacağız: kapsamı önceden belirlemek, araştırmanın öğreteceği şeyi baştan reddetmek olabilir.

Merkez soru

Sorumuz şu: bir sorunun sınırı neye göre çizilir?

Sorunun «ne kadar dar olmalı» biçiminde sorulmadığına dikkat et. Otuz dördüncü derste netleştirmenin daraltmak olmadığını görmüştük. Buradaki soru yön değil yer soruyor: sınır hangi eksende, nereye?

Sıfır noktası

Kapsamı bir düğme gibi düşünmek yaygın ve yanlış. Bir soru aynı anda birkaç eksende sınır taşıyor.

Beş eksenden dördü fark ediliyor. Beşincisi neredeyse hiç fark edilmiyor ve açılış sahnesindeki arıza oradaydı.

İbn Haldûn'un yaptığı hamle bir konu değişikliği değil, bir düzey değişikliği. Aynı olaylara bakıyor ve soruyu kişilerden topluluk yapısına taşıyor.

Argümanın yapısı

İddiayı öncüllere ayıralım.

Birinci öncül: bir soru, cevabın aranacağı yeri belirler.

İkinci öncül: aranan şey o yerde bulunmuyorsa, arama ne kadar titiz olursa olsun bulunamaz.

Üçüncü öncül: aramanın titizliği, kapsamın yanlış çizildiğini göstermez; tam tersine, titiz bir arama sonuçsuz kaldığında aranan şeyin olmadığı sonucu çıkarılır.

Sonuç: yanlış kapsam, kendini bir yokluk kanıtı gibi gösterir. Açılış sahnesinde soruşturma «kimse hata yapmamış» sonucuna vardı ve bu sonuç, sorunun kapsamının ürünüydü.

Bu sonucun pratikte nasıl işlediğini görelim.

Görüşler ve pozisyonlar

Kapsam kararının ne zaman verileceği üzerine üç görüş var.

Birinci görüş kapsamın cevaba bakmadan önce yazılması gerektiğini savunuyor. Dayanağı basit ve sert: sonradan çizilen sınır, bulunan sonucu koruyacak biçimde çizilir ve bunu yapan kişi kendini kandırdığını fark etmez.

İkinci görüş kapsamın bilerek ve açıkça daraltılmasını, hatta gerçeklikten uzaklaştırılmasını savunuyor.

Üçüncü görüş bu dersin ölçülü iddiası ve ikisini bir usulle birleştiriyor.

Kapsam önceden yazılır ve değiştirilebilir; şart, değişikliğin de yazılması. Bir kapsam kararı bir taahhüt değil bir kayıt: neyi dışarıda bıraktığını söylüyor ve sonradan değiştiğinde ne zaman, hangi gerekçeyle değiştiği görülüyor.

En güçlü itiraz

Şimdi en sert itiraz.

İtiraz şu: kapsamı önceden yazmak, araştırmanın öğreteceği şeyi baştan reddetmek. Bir konuya girerken hangi ayrımların önemli olduğunu bilmiyorsun ve öğrendiğinde kapsamı değiştirmen gerekiyor. Kuralı katı uygularsan, en değerli bulgular yani beklenmedik olanlar kullanılamaz hâle geliyor.

Bu cevabın itirazı bütünüyle karşılamadığını kabul ediyorum. Bir kişi kendi gerekçesinin sonuçtan bağımsız olduğuna içtenlikle inanabilir ve yanılabilir.

Yine de bir şey daha var.

Ölçülü iddia şu: kapsam beş eksende çizilir ve en sık kaçırılan eksen düzeydir. Kapsam kararı cevaba bakılmadan yazılır, sonradan değiştirilebilir ve değişiklik de yazılır. Bir değişikliğin meşru olup olmadığını belirleyen şey ne zaman yapıldığı değil, gerekçesinin sonuçtan bağımsız savunulabilir olması.

Açık kalan sorular

Dört soru açık kalıyor.

Birincisi: doğru düzeyi, orada bir değişiklik yapmadan önce nasıl biliriz? Ölçüt sonuca bakıyor ve karar önce veriliyor.

İkincisi: gerekçenin sonuçtan bağımsız olduğu nasıl gösterilir? Kişi kendi gerekçesini içtenlikle bağımsız sanabiliyor.

Üçüncüsü: genelleme borcu ne kadar ödenmeli? Her bulgunun kapsam sınırlarını tam yazmak, bulguyu okunamaz hâle getirebiliyor.

Dördüncüsü: bir ideal tipin araç olmaktan çıkıp gerçeklik sayılmaya başladığı an nasıl fark edilir? Weber uyarıyı yaptı ve işareti vermedi.

Yaygın hatalar

Bu konuda beş yaygın yanlış var.

Yaygın yanlışKapsam, sorunun ne kadar dar olduğudur.
Doğrusu

Kapsam tek bir düğme değil, en az beş eksen. Bir soru bir eksende çok dar ve başka bir eksende çok geniş olabiliyor.

Yaygın yanlışTitiz bir arama sonuçsuz kalıyorsa aranan şey yoktur.
Doğrusu

Açılış sahnesinde altı kişi tek tek incelendi ve arıza kişilerde değildi. Titizlik, kapsamın doğruluğunu göstermiyor.

Yaygın yanlışSistem düzeyine çıkmak her zaman daha derindir.
Doğrusu

Bazı durumlarda gerçekten bir kişi hata yapmıştır ve sistemden söz etmek onu korur. Doğru düzey, değişiklik yapıldığında sonucun değiştiği düzeydir.

Yaygın yanlışKapsamı sonradan değiştirmek her zaman kurtarma işlemidir.
Doğrusu

Ayıran şey zamanlama değil, gerekçenin sonuçtan bağımsız savunulabilir olması.

Yaygın yanlışDar bir bulgu zaten dar anlaşılır.
Doğrusu

Anlaşılmıyor. Kapsam sınırı yazılmadığında dar bir bulgu geniş bir sonuç gibi dolaşıma giriyor ve bunu yapan şey bulgunun darlığı değil, sessizlik.

Kendin dene

Birinci adım: soruyu yaz ve altına beş ekseni alt alta sırala. Kimler hakkında, hangi zaman aralığı, hangi yer, hangi yön, hangi düzey.

İkinci adım: her eksen için sorunun şu anda ne söylediğini yaz. Çoğu eksende hiçbir şey söylemediğini göreceksin ve boş bırakılan eksenler, cevabı okuyan kişinin kendi kafasından dolduracağı yerler.

Üçüncü adım: beş ekseni de doldurarak soruyu yeniden yaz.

Dördüncü adım: düzey eksenine ayrıca bak. Soruyu bir düzey yukarıda ve bir düzey aşağıda yeniden yaz. Kişi düzeyinde sorduysan ekip düzeyinde, ekip düzeyinde sorduysan kişi düzeyinde. Üç sorudan hangisinin cevabı elde bir değişiklik üretirdi?

Beşinci adım: seçtiğin kapsamın dışında bıraktığı en önemli şeyi tek cümleyle yaz. Bu cümle, cevabını aldığında ödeyeceğin genelleme borcunun senedidir.

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Yanlış kapsam kendini bir yokluk kanıtı gibi gösteriyor; açılış sahnesindeki soruşturma titizdi ve «kimse hata yapmamış» sonucu, sorunun kapsamının ürünüydü.

Kapsam tek bir düğme değil en az beş eksen: kimler, hangi zaman, hangi yer, hangi yön ve hangi düzey; sonuncusu en sık kaçırılanı.

İbn Haldûn tarih yazımını olaylardan toplumsal yapıya taşıyarak bir düzey değişikliği yaptı ve düzeyi yükseltmek her zaman derinleşmek değil; doğru düzey, orada değişiklik yapıldığında sonucun değiştiği düzey.

Sonradan daraltma her adımda makul görünüyor ve toplamda iddiayı hiçbir zaman yanlış çıkamaz hâle getiriyor; Popper'ın anlattığı kurtarma işlemi bu.

Kapsam değişikliğini meşru kılan şey ne zaman yapıldığı değil, gerekçesinin sonuçtan bağımsız savunulabilmesi ve değişikliğin de kayda geçmesi.

Sonraki derse köprü

Bu modülde şimdiye kadar dört iş yaptık ve dördü de sorunun kendisi üzerindeydi. Belirsizliği azalttık, terimleri ayırdık, gizli varsayımı bulduk, kapsamı belirledik.

Dördü de bir masa başı işi. Soruyu kâğıda yaz, üstünde çalış, düzelt.

Şimdi son bir şey kalıyor ve o masada yapılmıyor.

Bu derste kapsamı belirlerken bir şeyi hep tahmin ettik: hangi durumların sorunun içine gireceğini. Beş ekseni doldururken aklımızdaki örneklere baktık ve aklımıza gelmeyen örnekler kapsamın dışında kaldı. Açılış sahnesindeki müdür de öyle yaptı.

Bir sorunun ya da bir iddianın gerçekten nereye kadar uzandığını gösteren tek şey var: onu kıran bir örnek.

Sonraki alt ders modülü kapatıyor: karşı örnek arama. Bir karşı örneğin nasıl aranacağını, bulmanın neden kendi iddiana karşı yapılması gerektiğini ve bulunan örneğin iddiayı ne zaman yıktığını, ne zaman yalnız daralttığını göreceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.