İçeriğe geç

P00-D02-M03-03·İyi soru kurmak

Gizli varsayımı bulma

sıfırdan ileri2.355 kelime≈ 16 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Soru varsayımı, sorunun sorulabilmesi için doğru olması gereken ve sorunun kendisinde iddia edilmeyen kabuldür; işareti, soruya verilecek her cevabın onu onaylamasıdır.

Bulan hamle olumsuzlama sınaması: soruya önce evet sonra hayır cevabı ver ve iki cevabın da ortak olarak kabul ettiği şeyi yaz.

Strawson'ın ayrımı dersin omurgası: bir cümlenin iddia ettiği ile var saydığı ayrıdır ve ikincisi cevap verilerek tartışılamaz; Russell aynı cümleyi varsayımı bir iddiaya çevirerek çözer ve iki çözüm iki farklı hamleye izin verir.

Varsayımın üç katmanı var, cümlede olan, bakış düzeninde olan ve alanın tamamında olan; birincisi yazılarak bulunuyor, ikincisi ancak başka bir bakışla karşılaşınca, üçüncüsü Kuhn'a göre yalnız kriz anlarında.

Reddetme ile kaçma tek bir şeyle ayrılıyor: reddedilen sorunun yerine cevaplanabilir bir soru konuyor mu, ve konan soru kendisi olumsuzlama sınamasından geçiyor mu?

Açılış sahnesi

Bir kurumda anket yapılıyor ve sorulardan biri şu: çalışanların verimliliğini artırmak için hangi denetim yöntemi uygulanmalı?

Seçenekler sıralanmış: haftalık rapor, günlük çıktı takibi, ekip liderinin değerlendirmesi, karma bir yöntem.

Bir çalışan soruyu okuyor ve hiçbirini işaretlemiyor. Anketi boş bırakıyor.

İnsan kaynakları bunu ilgisizlik sayıyor.

Şimdi soruya bir kez daha bak.

Dört seçeneğin hepsi bir şeyi kabul ediyor: verimliliğin düşük olduğunu ve düşüklüğün sebebinin denetim eksikliği olduğunu. Hangi seçeneği işaretlersen işaretle, bu iki iddiayı onaylamış oluyorsun.

Çalışanın düşüncesi şuydu: verimlilik düşük değil ve düşük olsa bile sebebi denetim eksikliği değil, iki kişinin işini üç kişiye bölen bir düzen.

Bu düşünceyi ankette söyleyecek hiçbir kutu yok.

Beşinci derste bir iddianın altındaki varsayımları aramıştık. Bu ders başka bir yere bakıyor: varsayımın sorunun içine yerleştiği yere. Fark önemli, çünkü sorunun içindeki bir varsayım cevap verilerek reddedilemiyor.

Bu derste ne olacak

Önce iki ayrı varsayım türünü ayıracağız. Biri bir iddianın dayanağı, öteki bir sorunun ön şartı ve ikisi farklı biçimde çalışıyor.

Sonra bunu bulmanın tek hamlesini kuracağız. Hamle kısa ve dersin en işe yarar parçası.

Ardından varsayımın üç katmanına bakacağız. Cümlede olan, çerçevede olan ve alanın tamamında olan; sonuncusu en zor görüleni.

En sonda en sert itirazı alacağız: «senin sorun yüklü» demek, felsefi bir hamle olduğu kadar kaçmanın da en yaygın yolu.

Merkez soru

Sorumuz şu: bir soruya cevap veren kişi, cevabıyla birlikte neyi kabul etmiş olur?

Sorunun bu hâli önemli. Cevabın doğru olup olmadığını sormuyoruz; cevap verilmesiyle sessizce onaylanan şeyi soruyoruz.

Sıfır noktası

İki varsayım türünü ayıralım.

Beşinci derste gördüğümüz tür bir iddianın altında duruyor. «Bu ilaç alınmalı» diyen kişi, işe yarayan şeyin alınması gerektiğini varsayıyor ve söylemiyor. O varsayıma itiraz edilebiliyor: hayır, işe yarayan her şey alınmaz.

Buradaki tür ise sorunun içinde duruyor ve ona itiraz etmek için soruya cevap vermemek gerekiyor.

Argümanın yapısı

İddiayı öncüllere ayıralım.

Birinci öncül: bir soru, kabul edilebilir cevaplar kümesini belirler.

İkinci öncül: bu kümedeki bütün cevapların ortak olarak gerektirdiği bir iddia varsa, o iddia soru tarafından sınanmıyor demektir.

Üçüncü öncül: sınanmayan bir iddia, soruya cevap verilmesiyle güç kazanıyor; çünkü sorunun cevaplanması onun sorgulanmadığı izlenimini üretiyor.

Sonuç: bir soruya cevap vermek, sorunun varsayımını onaylamak ve pekiştirmektir. Bu yüzden varsayımı reddetmenin tek yolu, soruya cevap vermemek ve nedenini söylemektir.

Bu sonucun tuhaf bir sonucu var ve üzerinde durmak gerekiyor.

Strawson'ın ayrımı bu dersin omurgası. Bir cümlenin iddia ettiği şey ile var saydığı şey ayrı ve ikincisi doğrudan tartışılamıyor.

Görüşler ve pozisyonlar

Varsayımların nerede aranacağı üzerine üç görüş var ve üçü de farklı bir katmana bakıyor.

Birinci görüş varsayımın cümlenin kendisinde bulunduğunu ve dikkatle okunarak çıkarılabileceğini savunuyor. Yukarıdaki iki metin bu katmanda çalışıyor ve olumsuzlama sınaması burada iş görüyor.

Savunucuları pratik bir kazanç gösteriyor: bu katmandaki varsayımlar bulunduğunda çoğu tartışma kısalıyor, çünkü tarafların gerçekte nerede ayrıldığı hemen görünüyor.

İkinci görüş asıl varsayımın cümlede değil, soruyu soran kişinin bakış düzeninde olduğunu söylüyor.

Üçüncü görüş varsayımın en derin katmanının bir alanın tamamına yerleştiğini söylüyor.

En güçlü itiraz

Şimdi en sert itiraz ve bu dersin öğrettiği hamleyi vuruyor.

İtiraz şu: «senin sorun yüklü» cümlesi, sıkışan herkesin elindeki kaçış yolu. Cevap veremeyen kişi soruyu reddediyor, kendini eleştirel görünen bir konuma taşıyor ve tartışma bitiyor. Hamle biçimsel olarak kusursuz olduğu için itiraz edilemiyor ve tam da bu yüzden kötüye kullanılıyor.

Bu ölçüt yirmi yedinci dersteki ölçütten farklı ve farkı önemli. Orada soru, ikinci düzeye çıkan kişinin birinci düzeye dönüp dönmediğine bakıyordu. Burada soru, reddedilen sorunun yerine bir soru konup konmadığına bakıyor. İkisi de bir şeyin tamamlanmasını istiyor.

Bu cevabın itirazı bütünüyle karşılamadığını kabul ediyorum. Kaçan kişi de yerine bir soru koyabilir ve koyduğu soru kendi lehine kurulmuş olabilir.

Yine de bir sınama daha var.

Ölçülü iddia şu: her soru varsayım taşır ve sorun varsayımın varlığı değil, tartışma konusu olan bir iddianın sorunun içine yerleşmesidir. Bunu bulan hamle olumsuzlama sınaması, gösteren hamle ise soruyu reddedip yerine bir soru koymaktır. Yerine soru konmuyorsa yapılan şey reddetme değil.

Açık kalan sorular

Dört soru açık kalıyor.

Birincisi: bir varsayımın «tartışma konusu» olup olmadığına kim karar veriyor? Bir tarafa göre tartışılması gereken şey, ötekine göre zemin olabiliyor.

İkincisi: alan varsayımları yalnız kriz anlarında görünüyorsa, kriz olmadan onları aramanın bir yolu var mı?

Üçüncüsü: kendi bakış düzenini görmek için başka bir bakışla karşılaşmak gerekiyorsa, hangi bakışın yeterince farklı olduğunu nasıl biliriz?

Dördüncüsü: dilin dayattığı yapılar gerçekten kaldırılabilir mi, yoksa yalnız başka bir dilin yapısıyla mı değiştirilebilir?

Yaygın hatalar

Bu konuda beş yaygın yanlış var.

Yaygın yanlışYüklü soru, kötü niyetle sorulan sorudur.
Doğrusu

Ankette kötü niyet yoktu. Yüklülük bir niyet değil bir yapı ve niyeti aramak, yaygın hâlini kaçırmaya yol açıyor.

Yaygın yanlışVarsayıma cevap vererek itiraz edilir.
Doğrusu

Soru varsayımını her cevap onaylıyor. İtiraz için cevap vermemek ve varsayımı ayrıca yazmak gerekiyor.

Yaygın yanlışİyi bir soru hiçbir şey varsaymaz.
Doğrusu

Hiçbir şey varsaymayan bir soru sorulamaz. Hedef varsayımı sıfırlamak değil, tartışma konusu olan varsayımı dışarı çıkarmak.

Yaygın yanlışSoruyu reddetmek tartışmayı kazanmaktır.
Doğrusu

Reddetme ancak yerine bir soru konduğunda tamamlanıyor. Yerine bir şey konmadığında yapılan iş konuşmayı bırakmak.

Yaygın yanlışKendi varsayımlarını dikkatle düşünerek bulabilirsin.
Doğrusu

Cümle katmanında bulabilirsin. Bakış düzeni katmanında bulamazsın, çünkü onu kullanarak arıyorsun; orada işe yarayan tek şey başka bir bakışla karşılaşmak.

Kendin dene

Birinci adım: soruyu olduğu gibi yaz.

İkinci adım: olumsuzlama sınamasını uygula. Soruya önce evet, sonra hayır diye cevap ver ve iki cevabı da tam cümle hâlinde yaz.

Üçüncü adım: iki cümleyi karşılaştır ve ikisinde de doğru olması gereken şeyi bul. Bu, sorunun varsayımı. Genellikle tek bir cümleyle yazılabiliyor.

Dördüncü adım: bulduğun varsayıma tek bir soru sor. Bu, tartışılması gereken bir iddia mı, yoksa tartışmanın yürüyebilmesi için gereken bir zemin mi? İkisi de olabilir ve ayrımı yapan sensin.

Beşinci adım: tartışılması gereken bir iddiaysa, soruyu yeniden yaz. Yeni sorun o iddiayı içeri değil, sorulan şeyin içine alsın. Yeni soruyu yazamıyorsan reddetme hamlesi tamamlanmamış demektir.

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Soru varsayımı, sorunun sorulabilmesi için doğru olması gereken ve sorunun kendisinde iddia edilmeyen kabuldür; işareti, soruya verilecek her cevabın onu onaylamasıdır.

Bulan hamle olumsuzlama sınaması: soruya önce evet sonra hayır cevabı ver ve iki cevabın da ortak olarak kabul ettiği şeyi yaz.

Strawson'ın ayrımı dersin omurgası: bir cümlenin iddia ettiği ile var saydığı ayrıdır ve ikincisi cevap verilerek tartışılamaz; Russell aynı cümleyi varsayımı bir iddiaya çevirerek çözer ve iki çözüm iki farklı hamleye izin verir.

Varsayımın üç katmanı var, cümlede olan, bakış düzeninde olan ve alanın tamamında olan; birincisi yazılarak bulunuyor, ikincisi ancak başka bir bakışla karşılaşınca, üçüncüsü Kuhn'a göre yalnız kriz anlarında.

Reddetme ile kaçma tek bir şeyle ayrılıyor: reddedilen sorunun yerine cevaplanabilir bir soru konuyor mu, ve konan soru kendisi olumsuzlama sınamasından geçiyor mu?

Sonraki derse köprü

Bu derste bulduğumuz varsayımlar hep bir şeyi içeri alıyordu. Anket denetimi, sınav sorusu bir yorumu, hekimin sorusu bir tedavi biçimini.

Şimdi ters yöne bak. Bir soru bir şeyi içeri aldığında, aynı hamleyle başka bir şeyi dışarıda bırakıyor.

Anket sorusu iş yükünü dışarıda bıraktı. Sınav sorusu reformun başarısızlığını dışarıda bıraktı. Ders programındaki sessizlik koca bir konuyu dışarıda bıraktı ve kimse fark etmedi.

Dışarıda kalanı görmek, içeridekini görmekten ayrı bir iş. Bir varsayım sorunun içine yerleşiyor ve görünmüyor; bir konu sorunun dışında kalıyor ve hiç var olmamış gibi duruyor.

Sonraki alt ders bunu ele alıyor: kapsamı belirleme. Bir sorunun sınırlarının nereye çekileceğini, dar kurmanın neyi kaçırdığını, geniş kurmanın neyi çözemez kıldığını ve kapsam kararının neden cevaptan önce verilmesi gerektiğini göreceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.