Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Beş cümlede dersin iskeleti.
Belirsiz soru kulağa belirsiz gelmiyor; açılış sahnesindeki konuşma pürüzsüz aktı ve fark ancak üç ay sonra bir kayıt geldiğinde ortaya çıktı.
Belirsizlik en az dört ayrı kusurdan oluşuyor, çok anlamlılık, eksik belirtim, gizli karşılaştırma ve bileşik soru; dördünün düzeltmesi birbirinden farklı.
Konfüçyüs adları düzeltmeyi yönetimin ilk işi sayıyor ve Locke anlaşmazlıkların büyük kısmını aynı sözcüğün farklı fikirler için kullanılmasına bağlıyor.
Netleştirmek daraltmak değil: öğrencinin yalnızlık sorusu kapsamı belirtilerek netleşti ve cevabı hâlâ bilinmiyor; değişen şey aranabilirliği.
Ölçü netlik değil sınanabilirlik ve pratik sınama tek cümlelik: kabul edilebilir bir cevabın hangi biçimde geleceğini soruyu sormadan önce yazabiliyor musun?
Açılış sahnesi
Bir veli okula gidiyor ve öğretmene tek bir soru soruyor: çocuğum iyi gidiyor mu?
Öğretmen düşünüyor ve evet diyor. Derse katılıyor, arkadaşlarıyla iyi geçiniyor, ödevlerini getiriyor.
Veli rahatlamış hâlde çıkıyor.
Üç ay sonra bir değerlendirme geliyor ve çocuğun temel bir konuda ciddi biçimde geride olduğu görülüyor.
Şimdi kimin yanıldığını ara ve bulamayacaksın.
Öğretmen yalan söylemedi; sorulanı doğru cevapladı. Veli de kötü bir soru sormadı; herkesin sorduğu soruyu sordu.
Olan şu: veli «sınavlara hazır mı» diye sordu, öğretmen «sınıfta uyumlu mu» diye duydu. İki soru da aynı cümleyle söylendi.
Ve fark, ancak üç ay sonra bir kayıt geldiğinde ortaya çıktı. O ana kadar iki taraf da anlaştıklarını sanıyordu.
Geçen modülde altı büyük soruyu parçalara ayırdık ve her seferinde ayırmak cevaplamadan önce geldi. O sorular bize hazır gelmişti. Bu modül baştan soru kurmayı öğretiyor ve ilk ders en sık görülen kusurla başlıyor.
Bu derste ne olacak
Önce belirsizliğin tek bir şey olmadığını göstereceğiz. En az dört ayrı kusur var ve her birinin düzeltmesi farklı.
Sonra belirsizliğin neden kendini göstermediğine bakacağız. Görünmemesi bir tesadüf değil; belirsiz soru sorunsuz bir konuşma üretiyor ve tam da bu yüzden fark edilmiyor.
Ardından tek bir pratik sınama kuracağız. Sınama kısa ve bu dersin en işe yarar parçası.
En sonda en sert itirazı alacağız: her belirsizlik giderilirse soru sorulamaz hâle gelir ve düşünme durur.
Merkez soru
Sorumuz şu: bir soruyu ne zaman cevaplanabilir sayarız?
Dikkat: «doğru cevabı olan» demiyoruz. Bir soru cevapsız kalabilir ve yine de iyi kurulmuş olabilir. Sorulan şey daha önce geliyor: bu cümle, hangi cevabın onu karşılayacağını belirliyor mu?
Sıfır noktası
Belirsizliği dörde ayıralım, çünkü tek bir ad altında toplandığında düzeltilemiyor.
Dört kusur birbirinden ayrı ve dördü de aynı yüzeyi gösteriyor: sorunun cevabı hangi bilginin karşılayacağını belirlememesi.
Argümanın yapısı
İddiayı öncüllere ayıralım.
Birinci öncül: bir soru, kabul edilebilir cevapların kümesini belirler.
İkinci öncül: bu küme belirlenmemişse, verilen her cevap kabul edilebilir görünür ve hiçbiri sınanamaz.
Üçüncü öncül: sınanamayan bir cevap bilgi taşımaz, çünkü yanlış olması durumunda da aynı görünürdü.
Sonuç: belirsiz soru, cevabını sınanamaz kılarak konuşmayı bilgisiz bırakır ve bunu görünür bir hata üretmeden yapar.
Görünmezlik bu sonucun en önemli parçası ve üzerinde durmak gerekiyor.
Görüşler ve pozisyonlar
Belirsizlikle ne yapılacağı üzerine üç görüş var.
Birinci görüş belirsizliği baştan gidermeyi savunuyor. Bir soruya girişmeden önce terimler sabitlenmeli ve soru tek bir okumaya indirgenmeli. Dayanağı yukarıdaki iki metin ve şu gözlem: sabitlenmemiş bir terim etrafında yürütülen tartışmalar saatlerce sürüp hiçbir yere varmıyor.
Savunucuları bir de maliyet hesabı yapıyor. Baştan yapılan bir dakikalık netleştirme, sonradan çıkacak üç aylık bir yanlış anlamayı önlüyor.
İkinci görüş belirsizliğin yararlı olduğunu ve tümüyle giderilmemesi gerektiğini savunuyor. Geniş bir soru, dar bir sorunun kaçıracağı cevapları içeri alıyor.
Bu görüşün gücü şurada: soruyu erken daraltmak, cevabı da erken daraltıyor. Yirmi altıncı derste yöntemin kör noktasını görmüştük; dar bir soru da aynı biçimde kör nokta üretiyor.
Üçüncü görüş bu dersin ölçülü iddiası ve ikisini bir sıraya koyuyor.
Belirsizlik bir kusur değil bir aşama. Soru geniş başlar, çalışma sırasında daraltılır ve her daraltma bir kayıp göze alır. Önemli olan daraltmanın yapılması değil, yapıldığının söylenmesi.
Bu ayrım belirsizlik işinde doğrudan iş görüyor. İki kişi aynı şeyi kastedip farklı sorular soruyor olabilir ve aynı soruyu sorup farklı şeyleri kastediyor olabilir. İkisi ayrı arıza ve ikisinin düzeltmesi ayrı.
En güçlü itiraz
Şimdi en sert itiraz.
İtiraz şu: belirsizliği gidermeyi kural hâline getirmek düşünmeyi öldürür. Felsefenin en verimli soruları başlangıçta bulanıktı. «Adalet nedir» sorusu bugün bile netleşmedi ve netleştirilmesi istenseydi hiç sorulamazdı. Netlik talebi, cevabı bilinen soruları ayrıcalıklı kılar ve yeni soruların önünü keser.
Aristoteles'in eklediği gerekçe itirazı yarıya indiriyor. Çok anlamlılık dilin bir kusuru değil, yapısı; giderilmesi bir mükemmellik hedefi olamaz ve tek tek yerlerde giderilmesi gerekir.
Bu, itirazın birinci yarısını karşılıyor ve ikinci yarısı ayakta.
Ölçülü iddia şu: belirsizlik dört ayrı kusurdan oluşuyor ve dördünün düzeltmesi ayrı. Düzeltmenin ölçüsü netlik değil sınanabilirlik; bir soru, hangi cevabın onu karşılayacağını söylüyorsa yeterince nettir ve cevabın kendisi zor olmaya devam edebilir.
Açık kalan sorular
Dört soru açık kalıyor.
Birincisi: cevap şablonu yazmak, cevabın biçimini önceden dayatıyor mu? Beklenmedik biçimde gelen bir cevap, şablona uymadığı için elenebilir.
İkincisi: soru ne zaman yeterince netleşmiş sayılır? Bu derste bir eşik verilmedi ve verilebileceği de gösterilmedi.
Üçüncüsü: gündelik konuşmada belirsizlik bir kolaylık sağlıyor. Her soruyu netleştirmenin toplumsal maliyeti nedir ve ne zaman ödemeye değer?
Dördüncüsü: Collingwood'un yöntemi doğruysa, geçmiş metinleri okurken yazarın sorusunu nasıl buluruz? Cevap elimizde ve soru kayıt dışı.
Yaygın hatalar
Bu konuda beş yaygın yanlış var.
Yaygın yanlışBelirsiz soru kulağa belirsiz gelir.
Açılış sahnesindeki konuşma pürüzsüz aktı. Belirsizliğin işareti tökezleme değil, tam tersine hiç tökezlememe.
Yaygın yanlışBelirsizlik tek bir kusurdur.
En az dört ayrı kusur var: çok anlamlılık, eksik belirtim, gizli karşılaştırma ve bileşik soru. Bir soruya yanlış düzeltmeyi uygulamak onu netleştirmiyor.
Yaygın yanlışNetleştirmek daraltmaktır.
İki iş ayrı. Kapsamı belirtmek soruyu netleştiriyor ve cevabını kolaylaştırmıyor; öğrencinin yalnızlık sorusu netleşti ve hâlâ cevapsız.
Yaygın yanlışTerimler sabitlenmeden düşünülemez.
Kişi neyi sorduğunu tam bilseydi sorunun yarısını cevaplamış olurdu. Netleştirme bir ön koşul değil, araştırma boyunca tekrarlanan bir iş.
Yaygın yanlışAynı sözcüğü kullanan iki kişi aynı şeyi kastediyordur.
Frege'nin ayrımı tersini gösteriyor: aynı nesne farklı biçimlerde verilebiliyor ve aynı cümle farklı soruları cevaplıyor olabiliyor.
Kendin dene
Birinci adım: soruyu olduğu gibi yaz. Düzeltmeden, kısaltmadan.
İkinci adım: dört kusuru tek tek uygula ve her biri için tek cümle yaz. Bu cümlede birden fazla anlama gelen bir sözcük var mı? Cevabın verilebilmesi için gereken ve cümlede bulunmayan bir bilgi var mı? Gizli bir karşılaştırma taşıyor mu? Tek cümlede birden çok soru mu var?
Üçüncü adım: bulduğun kusurları düzelterek soruyu yeniden yaz. Yeni soru muhtemelen daha uzun ve daha soğuk olacak; bu bir kusur değil.
Dördüncü adım: yeni sorunun altına cevap şablonunu yaz. Kabul edilebilir bir cevap hangi biçimde gelirdi? Bir tarih mi, bir sayı mı, bir karşılaştırma mı, bir örnek mi?
Beşinci adım: şablonu ilk soruyla karşılaştır. İlk soru bu şablonu belirliyor muydu? Belirlemiyorsa, aldığın cevabın seni neden tatmin etmediğini bulmuşsun demektir.
Aklında kalsın
Beş cümlede dersin iskeleti.
Belirsiz soru kulağa belirsiz gelmiyor; açılış sahnesindeki konuşma pürüzsüz aktı ve fark ancak üç ay sonra bir kayıt geldiğinde ortaya çıktı.
Belirsizlik en az dört ayrı kusurdan oluşuyor, çok anlamlılık, eksik belirtim, gizli karşılaştırma ve bileşik soru; dördünün düzeltmesi birbirinden farklı.
Konfüçyüs adları düzeltmeyi yönetimin ilk işi sayıyor ve Locke anlaşmazlıkların büyük kısmını aynı sözcüğün farklı fikirler için kullanılmasına bağlıyor.
Netleştirmek daraltmak değil: öğrencinin yalnızlık sorusu kapsamı belirtilerek netleşti ve cevabı hâlâ bilinmiyor; değişen şey aranabilirliği.
Ölçü netlik değil sınanabilirlik ve pratik sınama tek cümlelik: kabul edilebilir bir cevabın hangi biçimde geleceğini soruyu sormadan önce yazabiliyor musun?
Sonraki derse köprü
Bu derste dört kusuru saydık ve birincisiyle en az ilgilendik.
Çok anlamlılığı fark etmek kolay göründü: «iyi gitmek» iki şey demek, hangisini kastettiğini söyle ve bitsin. Örneklerde gerçekten böyle işledi.
Ama açılış sahnesindeki veli ile öğretmen, hangi anlamı kastettiklerini söylemeye kalksalardı ne olurdu? İkisi de «iyi gitmek» ifadesini açmak zorunda kalırdı ve ikisinin açtığı şey aynı ifade olmazdı. Bir sözcüğün altında kaç ayrı ölçüt bulunduğunu görmek, o sözcüğü sabitlemekten çok daha zor bir iş.
Sonraki alt ders o işi ele alıyor: terimleri ayırma. Bir sözcüğün taşıdığı ayrı anlamların nasıl bulunacağını, ayırmanın kavram tanımlamaktan nasıl farklı olduğunu ve iki kişinin aynı sözcükle iki ayrı ölçütü kullandığı durumların nasıl açığa çıkarıldığını göreceğiz.