İçeriğe geç

5.2 · Seviye 5 · Benlik

İç ve dış öz-farkındalık

Kendini bilmek ile başkalarının seni nasıl gördüğünü bilmek; iki eksen, dört tip (Eurich)

Farkındalık Akademisi — M13, Kendini Dışarıdan Görmek · 2.061 kelime · 4 gündelik durum · ≈ 9 dk okuma · 14 dk dinleme

Gündelik durumlardaki kişiler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz.

Açılış

Yozgat'ta bir konfeksiyon atölyesinde on iki kişilik bir ekibin şefi olan Kadriye, kendini iyi tanıdığını düşünüyor. Ne istediğini, neye değer verdiğini, hangi durumda neden sinirlendiğini söyleyebiliyor. Kendini sabırlı bir şef olarak görüyor: "Ben kimseye bağırmam, her şeyi iki kez anlatırım."

Atölyenin sahibi bir gün çalışanlardan isimsiz kısa bir değerlendirme istiyor. Kadriye sonuçları okuduğunda şaşırıyor. Ekibinin çoğu onu adil ve işini bilen biri olarak görüyor, ama yarısından fazlası "sabırsız" kelimesini kullanmış. Bir çalışan şöyle yazmış: "Bağırmıyor, ama bir şeyi ikinci kez sorduğumuzda iç çekişi her şeyi söylüyor."

Kadriye'nin ekibindeki Cemal ise başka bir durumda. Cemal başkalarının onu nasıl gördüğünü çok iyi biliyor; her toplantıdan sonra kimin ondan memnun kaldığını, kimin rahatsız olduğunu söyleyebiliyor. Ama kendisinin ne istediği sorulduğunda cevap veremiyor; işinde kalmak mı istiyor, başka bir şey mi yapmak istiyor, bilmiyor. Kadriye ile Cemal iki ayrı bilgiden birer tanesine sahip; bu ders o iki bilgiyi ve aralarındaki boşluğu anlatıyor.

Tek fikir

Kendini içeriden tanımak bir bilgi, başkalarının gözündeki hâlini bilmek başka bir bilgi. Biri yüksekken öbürü düşük olabilir. Bazı özelliklerini en iyi sen görürsün, bazılarını ise başkaları senden iyi görür.

Nasıl işler

Ayna ya da kamera dikkati bize çeviriyor, ama oradan gördüğümüz şey hâlâ kendi gözümüzün ürettiği bir görüntü. Gamze ekrandaki görüntüsüne bakarken kendini başkalarının gözüyle gördüğünü düşünüyordu; ama gördüğü, kendi standartlarının bir yansımasıydı.

Örgüt psikoloğu Tasha Eurich, geniş okur kitlesine yönelik bir kitabında bu iki boyutu iki eksen olarak ele alıyor. İki eksen birleşince dört durum ortaya çıkıyor: ikisi de yüksek, ikisi de düşük, ya da biri yüksekken öbürü düşük. Kadriye iç öz-farkındalığı yüksek, dış öz-farkındalığı düşük biri gibi görünüyor; Cemal ise tersi. Bu model hakemli bir araştırmanın sonucu değil, bir düşünme aracı; ama ayrımın kendisi, aşağıdaki araştırmalarla destekleniyor.

Bu ayrımın önemli bir sonucu var: bir kişi kendini içeriden çok iyi tanısa bile, bu onun başkalarının gözündeki hâlini bildiği anlamına gelmiyor. Kadriye'nin "sabırlıyım" inancı, kendi iç deneyimine dayanıyordu: bağırmıyordu, sabretmeye çalışıyordu. Ama ekibinin gördüğü şey, onun iç deneyimi değil, iç çekişi ve yüz ifadesiydi.

Seviye 4'te kör nokta dersinde, insanların kendi yanlılıklarını içeriden aradığını, başkalarınınkini ise davranışlarından gördüğünü konuşmuştuk. Aynı asimetri kişilik için de geçerli: bazı özelliklerimiz içeriden daha kolay görülüyor, bazıları dışarıdan.

Farkındalık açısından bu, iki farklı yolun gerektiğini gösteriyor. İç öz-farkındalık için önceki seviyelerdeki araçlar, yani iç gözlem, beden ve duygu kaydı, işe yarıyor. Dış öz-farkındalık için ise başka bir şey gerekiyor: başkalarına sormak.

Ne biliyoruz

Kişiliğin hangi yönlerini kişinin kendisinin, hangilerini başkalarının daha iyi bildiği, bir modelle ve davranış ölçümleriyle sınandı.

Modele göre kişi, gözlenebilirliği düşük özelliklerde (örneğin nevrotiklik) başkalarından daha doğru olmalı; başkaları ise değerlendirme yükü yüksek özelliklerde (örneğin zihinsel yetenek) kişinin kendisinden daha doğru olmalı. Çalışmada yüz altmış beş katılımcı kendini değerlendirdi ve dört arkadaşı ile dörde kadar yabancı tarafından değerlendirildi. Ardından katılımcılar, ölçüt ölçümlerinin elde edildiği bir dizi davranışsal testi tamamladı. Modelin öngörüleriyle uyumlu olarak, nevrotiklikle ilişkili özellikleri en iyi kişinin kendisi, zihinsel yetenekle ilişkili özellikleri en iyi arkadaşları değerlendirdi; dışadönüklükle ilişkili özelliklerde ise bütün bakış açıları eşit derecede iyiydi.

Aynı asimetrinin daha ağır kişilik güçlüklerinde de görülüp görülmediği büyük bir örneklemle incelendi.

Kendi raporları, özellikle nevrotiklik raporları, içe yönelik kişilik bozukluklarının çoğunda başkalarının raporlarından daha geçerliydi. Başkalarının raporları ise, özellikle uyumluluk ve sorumluluk raporları, dışa yönelik ya da düşmanca kişilik bozukluklarında kişinin kendi raporundan daha geçerliydi. Yazarlar, kişilik bozukluklarının içsel ve kişilerarası görünümlerinin farklı olduğunu ve bu farkların kimin daha çok bildiğini etkilediğini öne sürüyor.

Kendini tanımanın önündeki engellerin nasıl aşılabileceği, bir kuramsal derlemede ele alındı.

Yazara göre farkındalık, kendini tanımanın iki ana engelini doğrudan ele alıyor: bilgi engelleri, yani insanların kendileri hakkında sahip olduğu bilginin miktarı ve niteliği; ve güdüsel engeller, yani insanların kendileri hakkındaki bilgiyi işleme biçimini etkileyen benliği koruma güdüleri. Derleme, bu varsayımı destekleyen mevcut kanıtları gözden geçiriyor ve bağlantıyı sağlam biçimde kurmak için gelecekteki araştırma yönlerini öneriyor.

Gündelik hayatta

Gözlem görevi

İki hafta boyunca, kendinle ilgili bir inancını hem içeriden hem dışarıdan sınayacaksın.

Kayıt: Defterine dört sütun aç: kendi puanın ve gerekçen, her kişi için tahmin ettiğin puan, her kişinin verdiği puan, her kişinin örneği. Karşılaştır: kendi puanın ile başkalarınınki arasında bir fark var mı? Tahminlerin ile gerçek puanlar arasında bir fark var mı? Başkalarının verdiği örneklerde, senin hiç düşünmediğin bir davranış var mı? Son olarak, bu özelliğin dışarıdan kolay mı, zor mu gözlenebileceğini düşün.

Görevin amacı başkalarının görüşünü kendi görüşünün yerine koymak değil. Bazı özelliklerini en iyi sen bilirsin. Amaç, iki görüşü yan yana koyup ikisinin de neyi gördüğünü ve neyi kaçırdığını görmek.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Kendimi iyi tanıyorsam, başkalarının beni nasıl gördüğünü de bilirim."
Doğrusu

İç ve dış öz-farkındalık iki ayrı bilgi. Kadriye kendi değerlerini ve tepkilerini iyi tanıyordu, ama ekibinin onu nasıl gördüğünü bilmiyordu; Cemal ise başkalarının onu nasıl gördüğünü biliyor, ama ne istediğini bilmiyordu. Biri öbürünü kendiliğinden getirmiyor.

Yaygın yanlış"Kendimi en iyi ben tanırım."
Doğrusu

Vazire'nin çalışmasında kişi, kaygı gibi dışarıdan zor görülen özelliklerde gerçekten en iyi yargıçtı; ama zihinsel yetenek gibi değerlendirmeyle yüklü özelliklerde arkadaşları daha doğruydu. Carlson ve arkadaşlarının büyük örnekleminde de başkalarıyla ilişkiyi etkileyen güçlükleri, kişiyi tanıyanlar daha iyi biliyordu. Bazı konularda başkaları bizi bizden iyi görüyor.

Yaygın yanlış"Başkalarına sorarsam, beni nasıl gördüklerini öğrenirim; iş bitti."
Doğrusu

Başkalarının görüşü de bir bakış açısı; kaygı gibi bazı özellikleri dışarıdan görmek zor. Esra'nın meslektaşı onu sabırlı gördü, çünkü yalnızca çocuklarla davranışını gördü; Esra'nın bürokratik işlerdeki sabırsızlığını görmedi. İki bakış açısı birlikte, birinden daha çoğunu gösteriyor.

Sınır

Eurich'in iki eksenli modeli geniş okur kitlesine yönelik bir kitaptan geliyor ve hakemli araştırmalarla doğrudan sınanmış bir model olarak sunulmadı; bu derste bir düşünme aracı olarak kullanıldı. Vazire'nin çalışması tek bir çalışma; Carlson ve arkadaşlarınınki belirli bir yaş grubu ve kişilik güçlükleri üzerine; Carlson'ın farkındalık önerisi ise bir varsayım.

Görevdeki puanlar, kimin "haklı" olduğunu söylemiyor. Başkalarının puanları da yanlı olabilir: seni sevenler seni olduğundan iyi, seninle çatışanlar olduğundan kötü görebilir. Üç kişiden gelen görüş, genel bir yargı için az. Görev, bir doğruyu bulmak için değil, iki bakış açısının farkını görmek için.

Başkalarına seni nasıl gördüklerini sormak, bazı kişiler için zor ve kaygı verici olabilir; bazı ilişkilerde de bu tür bir soru beklenmedik ya da uygunsuz karşılanabilir. Bu modülün ilerleyen derslerinde, geri bildirimi daha güvenli ve yapılandırılmış biçimde istemenin yollarına döneceğiz.

Kapanış

  1. İç öz-farkındalık değerleri, istekleri ve tepkileri görmeyi; dış öz-farkındalık ise başkalarının gözündeki hâli bilmeyi kapsıyor. Biri yüksekken öbürü düşük olabilir.
  2. Kaygı gibi dışarıdan zor görülen özellikleri kişinin kendisi, zihinsel yetenek gibi değerlendirmeyle yüklü ya da başkalarıyla ilişkiyi etkileyen özellikleri ise başkaları daha doğru biliyor.
  3. Kendini tanımanın önünde bilgi ve güdü engelleri var; iç öz-farkındalık için iç gözlem ve kayıt, dış öz-farkındalık için ise başkalarına sormak gerekiyor; iki bakış açısı birlikte, birinden fazlasını gösteriyor.

Üç soru

  1. Kadriye kendini sabırlı, ekibi sabırsız görüyor. İç ve dış öz-farkındalık kavramlarıyla bu farkı açıkla. Kim haklı?
  2. Murat kaygısını ekibinden daha iyi biliyor; Tülin ise öğretme alışkanlığını öğrencilerinden daha az biliyor. Vazire'nin modeli bu farkı nasıl açıklıyor?
  3. Bir arkadaşın, "Kendimi tanımak için meditasyon yeter, başkalarına sormama gerek yok" diyor. Bu dersteki bulguları kullanarak bu görüşü değerlendir.

Yanıtlar

Birinci soruda Kadriye'nin "sabırlıyım" inancı iç deneyimine dayanıyor: bağırmıyor, sabretmeye çalışıyor; bu, iç öz-farkındalığının bir parçası. Ekibinin "sabırsız" değerlendirmesi ise onun dışarıdan görülen davranışına, iç çekişine ve yüz ifadesine dayanıyor; Kadriye'nin bilmediği şey bu, yani dış öz-farkındalığı düşük. Kimin "haklı" olduğu sorusu yanıltıcı: Kadriye içinde sabretmeye çalıştığını doğru biliyor; ekibi ise bu çabanın dışarıdan nasıl göründüğünü doğru görüyor. İki bilgi birlikte, Kadriye'nin sabrının içeride var olduğunu ama dışarıya sabırsızlık olarak sızdığını gösteriyor.

İkinci soruda Vazire'nin modeli, dışarıdan zor gözlenen özellikleri kişinin kendisinin, değerlendirmeyle yüklü özellikleri ise başkalarının daha iyi bildiğini öne sürüyor. Murat'ın kaygısı, gece uyuyamadığı anlarda yaşanıyor ve ekibinin görebileceği bir davranışa yansımıyor; bu yüzden onu en iyi Murat biliyor. Tülin'in öğretme alışkanlığı ise sınıfın önünde, öğrencilerin gözü önünde gerçekleşen bir davranış ve öğrencilerin onu nasıl değerlendirdiğiyle doğrudan ilişkili; bu yüzden onu öğrencileri Tülin'den daha iyi görüyor.

Üçüncü soruda Carlson, farkındalığın kendini tanımanın bilgi ve güdü engellerini azaltabileceğini öne sürüyor; yani meditasyon gibi pratikler iç öz-farkındalığa katkıda bulunabilir. Ama bu bir varsayım ve dış öz-farkındalık ayrı bir bilgi. Vazire ile Carlson ve arkadaşlarının bulguları, başkalarıyla ilişkiyi etkileyen ya da değerlendirmeyle yüklü özelliklerde başkalarının kişiyi daha doğru bildiğini gösteriyor. Bu bilgilere içeriden ne kadar bakılırsa bakılsın ulaşılamayabilir; Tülin'in sırtını dönme alışkanlığı gibi. Arkadaşına, iç pratiklerin değerli olduğunu, ama başkalarına sormanın yerini tutmadığını söylerdin.

Sonraki derse köprü

Bu derste kendini içeriden tanımanın ve başkalarının gözünden bilmenin iki ayrı şey olduğunu gördük. İç öz-farkındalığı geliştirmenin yollarından biri kendine soru sormak; ama hangi soruyu sorduğumuz önemli. Sıradaki ders, «"Neden" yerine "ne"», kendine "neden böyleyim" diye sormak yerine "ne oluyor" diye sormanın neden daha az yanıltan bir soru olabileceğini ele alıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.