İçeriğe geç

5.1 · Seviye 5 · Benlik

Nesnel öz-farkındalık

Ayna etkisi ve kendini dışarıdan görmek (objective self-awareness); Duval ve Wicklund

Farkındalık Akademisi — M13, Kendini Dışarıdan Görmek · 1.992 kelime · 4 gündelik durum · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme

Gündelik durumlardaki kişiler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz.

Açılış

Sakarya'da bir belediyenin imar biriminde çalışan Gamze, salı sabahları müdürlüğün çevrim içi toplantısına katılıyor. Ekranın köşesinde kendi görüntüsü duruyor. Toplantının yarısında, kendi konuşmasını yaparken gözünün sürekli o küçük kareye kaydığını fark ediyor: saçı dağılmış mı, ses tonu fazla mı sert, gülümsemesi yapay mı görünüyor? Konuşmasının ortasında söyleyeceği iki şeyi unutuyor.

Bir hafta sonra, aynı toplantıda bir şeyi değiştiriyor: kendi görüntüsünü gizleyen düğmeye basıyor. Konuşurken gözü artık o kareye gitmiyor; dikkatini toplantıdaki konuya ve dinleyenlerin yüzlerine veriyor. Söylemek istediği her şeyi söylüyor.

Ama o akşam evde, aynada kendine bakarken başka bir şey fark ediyor. Sabah toplantıda bir çalışma arkadaşının sözünü iki kez kestiğini hatırlıyor; kendi görüntüsü açıkken bunu muhtemelen yapmazdı. Kendini görmek ona hem ağır gelmiş hem de bir şeyi engellemişti. Bu ders, dikkatin kendimize, dışarıdan görülen biri olarak dönmesinin bize ne yaptığını anlatıyor: neyi zorlaştırdığını, neyi kolaylaştırdığını.

Tek fikir

Bir ayna, bir kamera ya da bir izleyici dikkatimizi kendimize çevirir. Bu, bizi kendi standartlarımızla karşılaştırmaya iter. Bazen daha dürüst davranmamızı sağlar, bazen kaygıyı ve öz eleştiriyi artırır.

Nasıl işler

Önceki seviyelerde dikkatimizi çoğunlukla içeriye çevirdik: algıya, iç gözleme, bedene, duyguya, düşünceye. Bu seviye bakışı tersine çeviriyor: kendimize dışarıdan, başkalarının gördüğü biri olarak bakmaya. Bu bakışın ilk ve en basit biçimi, dikkatin kendimize dönmesi.

Kuramın temel önerisine göre dikkat kendimize döndüğünde, kendimizi kendi standartlarımızla, yani nasıl olmamız ya da davranmamız gerektiğine dair ölçütlerimizle karşılaştırmaya başlıyoruz. Bir ayna, bir kamera, kendi sesimizin kaydı ya da bir izleyici, bu dönüşü tetikleyebiliyor. Karşılaştırma sonunda bir uyumsuzluk görürsek iki şeyden biri olabiliyor: ya davranışımızı standarda yaklaştırıyoruz, ya da kendimize odaklanmaktan kaçıyoruz.

Gamze'nin toplantısı bu iki yönü gösteriyor. Kendi görüntüsü açıkken görünüşünü ve ses tonunu sürekli bir standartla karşılaştırdı; bu, dikkatini konudan çaldı ve kaygısını artırdı. Ama aynı farkındalık, muhtemelen birinin sözünü kesmek gibi bir davranışı da engelliyordu; çünkü o davranış, kendi "kibar olmak" standardına uymuyordu.

Kendine odaklanmanın iki farklı yönü olabiliyor.

Gamze'nin ekrandaki görüntüsüne bakması kamusal bir kendine odaklanmaydı: başkalarının onu nasıl gördüğü. Akşam aynada sözünü kestiği arkadaşını hatırlaması ise daha çok özel bir kendine odaklanmaydı: kendi değerleriyle davranışı arasındaki fark.

Farkındalık açısından bu ders bir uyarı içeriyor. Önceki seviyelerde farkındalığı genellikle iyi bir şey olarak ele aldık. Ama kendine dönen dikkat her zaman iyi gelmiyor. Seviye 4'teki ruminasyon dersinde gördüğümüz gibi, kendine odaklanmanın biçimi önemli.

Ne biliyoruz

Nesnel öz-farkındalığın davranışı etkileyip etkilemediği, gerçek bir ortamda, çocuklarla sınandı.

Her gruptan kâseye ilk yaklaşan çocuğun davranışının oluşturduğu doğal standartlar, deneycinin sözlü olarak koyduğu kuralla etkileşime girdi. Üç yüz kırk dokuz çocukla yapılan ikinci çalışma ilk çalışmanın bulgularını tekrarladı. Ayrıca, deneyci hiçbir kural koymadığında, çocuklar ayna yokken aynaya göre daha fazla şeker aldı.

Gözlenme ipuçlarının davranışı değiştirip değiştirmediği, bir üniversite çay odasında da sınandı.

Kendine odaklanmanın duygularla ilişkisi, büyük bir meta-analizde bir araya getirildi.

Bu ilişkiyi birkaç etken değiştiriyordu. İlişki klinik örneklemlerde ve kadınların çoğunlukta olduğu örneklemlerde daha güçlüydü. Ruminasyon, ruminatif olmayan kendine odaklanmadan daha güçlü etkiler gösterdi. Kendinin olumlu yönlerine odaklanmak ve olumlu bir olaydan sonra kendine odaklanmak daha düşük olumsuz duygulanımla ilişkiliydi. En önemlisi, odak türü ile olumsuz duygulanım türü arasında bir etkileşim vardı: özel kendine odaklanma depresyon ve yaygın kaygıyla, kamusal kendine odaklanma ise sosyal kaygıyla daha güçlü ilişkiliydi.

Gündelik hayatta

Gözlem görevi

Bir hafta boyunca, dikkatinin kendine döndüğü anları ve bunun sana ne yaptığını kaydedeceksin.

Kayıt: Her anın satırına şunları gir: tetikleyici (ayna, kamera, kayıt, izleyici), odak türü (kamusal ya da özel), karşılaştırdığın standart, davranışında bir değişiklik olup olmadığı, duygu ve yoğunluğu. Yedinci günün akşamı satırları yan yana koy: hangi tetikleyiciler daha çok kamusal, hangileri daha çok özel bir odak yarattı? Dikkatin kendine döndüğü anlar seni daha çok standartlarına mı yaklaştırdı, yoksa daha çok kaygı mı yarattı?

Görevin amacı aynalardan ve kameralardan kaçınmak ya da onları aramak değil. Amaç, kendini dışarıdan görmenin sende ne zaman işe yaradığını, ne zaman yük olduğunu fark etmek.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Kendime ne kadar çok dikkat edersem, o kadar iyi davranırım."
Doğrusu

Beaman ve arkadaşlarının çalışmasında ayna bazı çocukların kuralı çiğneme oranını azalttı, ama yalnızca kimliği belirgin olan büyük çocuklarda. Mor ve Winquist'in meta-analizi ise kendine odaklanmanın genel olarak olumsuz duygulanımla ilişkili olduğunu gösteriyor. Gamze'nin toplantısında olduğu gibi, kendini izlemek bazen davranışı düzeltir, bazen dikkati çalar ve kaygıyı artırır.

Yaygın yanlış"İnsanları dürüst davranmaya yöneltmek için bir göz resmi asmak yeter."
Doğrusu

Bateson ve arkadaşlarının çay odası çalışması çok anıldı ve göz resimlerinin dürüstlüğü artırdığına dair bir inanç yaydı. Ama sonraki iki meta-analiz, yapay gözetim ipuçlarının cömertliği genel olarak artırmadığını öne sürdü. Tek bir çarpıcı çalışma, geniş bir genellemeye dayanak olmak için yetmiyor.

Yaygın yanlış"Kendine odaklanmak her zaman kötü hissettirir."
Doğrusu

Mor ve Winquist'in meta-analizinde, kendinin olumlu yönlerine odaklanmak ve olumlu bir olaydan sonra kendine odaklanmak daha düşük olumsuz duygulanımla ilişkiliydi; ruminasyon ise daha güçlü olumsuz etkiler gösterdi. Dilara'nın kaydını belirli sorularla izlemesi, kendine odaklanmayı bir öz eleştiri döngüsünden bir değerlendirme aracına çevirdi.

Sınır

Bu dersteki çalışmalardan biri belirli bir ortamda çocuklarla yapılmış alan çalışmaları, biri sonraki meta-analizlerle sorgulanmış tek bir çalışma, biri de büyük ölçüde korelasyonel ilişkileri birleştiren bir meta-analiz. Nesnel öz-farkındalık kuramının kendisi, ayrıntılarıyla birlikte, uzun yıllar içinde tartışılıp güncellendi; bu ders onun temel fikrini kullanıyor, ayrıntılı hâlini değil.

Görüntülü görüşmelerde kendi görüntüsünü görmenin kaygıyla ilişkisi, bu derste örnek olarak kullanıldı; bu konuya özgü bir çalışma bu derste incelenmedi.

Kendini dışarıdan görmek, sosyal kaygısı ya da beden algısıyla ilgili güçlükleri olan kişiler için özellikle ağır olabilir. Aynada ya da kamerada kendine bakmak seni yoğun biçimde sıkıntıya sokuyor, gündelik hayatını ya da ilişkilerini etkiliyorsa, bunu bir psikologla ya da psikiyatristle paylaşmak yükü hafifletebilir.

Kapanış

  1. Bir ayna, bir kamera ya da bir izleyici dikkatimizi kendimize, dışarıdan görülen biri olarak çevirir ve bizi kendi standartlarımızla karşılaştırmaya iter.
  2. Bu karşılaştırma bazen davranışı standarda yaklaştırır, ama yalnızca belirli koşullarda; gözlenme ipuçlarının davranışı değiştirdiğine dair çarpıcı bulguların bazıları sonraki analizlerde desteklenmedi.
  3. Kendine odaklanma genel olarak olumsuz duygulanımla ilişkili; kamusal odak sosyal kaygıyla, özel odak depresyon ve yaygın kaygıyla daha güçlü bağlantılı, olumlu yönlere odaklanmak ise daha az olumsuz duyguyla ilişkili.

Üç soru

  1. Gamze'nin toplantıdaki kendi görüntüsü hem bir yük hem de bir engel oldu. Nesnel öz-farkındalık kavramıyla bu iki etkiyi açıkla.
  2. Beaman ve arkadaşlarının çalışmasında ayna neden yalnızca kimliği belirgin büyük çocuklarda etkili oldu? Bu sınırlama, aynanın etkisi hakkında ne söylüyor?
  3. Bir arkadaşın, mağazasında hırsızlığı azaltmak için kasanın yanına bir göz resmi asmayı düşünüyor. Bateson ve arkadaşlarının çalışmasını ve sonraki meta-analizleri kullanarak ona ne söylerdin?

Yanıtlar

Birinci soruda nesnel öz-farkındalık, dikkatin kişinin kendisine, dışarıdan görülen biri olarak dönmesi ve kişiyi kendi standartlarıyla karşılaştırmaya itmesi. Gamze'nin görüntüsü açıkken dikkati görünüşüne ve ses tonuna döndü ve bunları bir standartla karşılaştırdı; bu, dikkatini konudan çaldı, kaygısını artırdı ve söyleyeceklerini unutmasına yol açtı. Ama aynı farkındalık, "kibar olmak" standardına uymayan bir davranışı, birinin sözünü kesmeyi de engelliyordu. Görüntüyü kapatınca kaygı azaldı, ama bu fren de ortadan kalktı.

İkinci soruda ayna, kendini bir standartla karşılaştırma eğilimini tetikliyor; ama bunun davranışa yansıması için kişinin kendini sorumlu ve tanınır hissetmesi ve bir standardı içselleştirmiş olması gerekiyor olabilir. Adları sorulan çocuklar kendilerini daha tanınır hissetmiş olabilir; büyük çocuklar ise "yalnızca bir şeker al" gibi bir kuralı küçüklerden daha çok içselleştirmiş olabilir. Bu sınırlama, aynanın kendi başına bir etki yaratmadığını, kişinin durumuna ve standartlarına bağlı olarak işlediğini düşündürüyor.

Üçüncü soruda Bateson ve arkadaşlarının çalışmasında bir göz resmi, bir çay odasında dürüstlük kutusuna ödenen parayı belirgin biçimde artırdı. Ama bu küçük bir ortamda yapılmış tek bir çalışmaydı ve sonraki yıllarda yayımlanan iki meta-analiz, yapay gözetim ipuçlarının cömertliği genel olarak artırmadığını öne sürdü. Arkadaşına, göz resminin işe yarayıp yaramayacağının belirsiz olduğunu, tek bir çarpıcı çalışmaya dayanarak bir karar vermemesini, denemek istiyorsa birkaç hafta önce ve sonra kayıpları ölçerek kendi ortamında sınamasını söylerdin.

Sonraki derse köprü

Bu derste dikkatin kendimize, dışarıdan görülen biri olarak dönmesinin bize ne yaptığını gördük. Ama kendimizi dışarıdan gördüğümüzü sanmak ile başkalarının bizi gerçekten nasıl gördüğünü bilmek aynı şey değil. Sıradaki ders, «İç ve dış öz-farkındalık», kendini bilmek ile başkalarının seni nasıl gördüğünü bilmek arasındaki farkı, iki eksen ve dört tip üzerinden ele alıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.