4.13 · Seviye 4 · Düşünce ve yargı
Karşı-olgusal düşünme ve pişmanlık
"Keşke" düşüncesinin işlevi ve tuzağı (counterfactual thinking); yukarı ve aşağı karşılaştırma
Farkındalık Akademisi — M12, Düşünceyle İlişki · 2.010 kelime · 4 gündelik durum · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme
Gündelik durumlardaki kişiler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz.
Açılış
Niğde'de patates eken Refik, eylülde hasadını tüccara kilosu belli bir fiyattan satıyor. Ekimin sonunda patates fiyatı neredeyse iki katına çıkıyor. Refik haftalarca aynı cümleyi kuruyor: "Keşke bir ay bekleseydim." Kahvede, evde, tarlada; hesap her seferinde aynı: bekleseydi şu kadar fazla kazanacaktı. Kış boyunca bu kaybın acısı geçmiyor.
Komşusu Sadık da aynı gün, aynı fiyattan satmış. Ama Sadık'ın aklına gelen cümle başka: "İyi ki satmışım; geçen yıl bekledim, depoda yarısı çürüdü." Sadık'ın kaybı Refik'inkiyle aynı, ama kışı daha rahat geçiyor.
Bahar geldiğinde Refik bir şey fark ediyor: "keşke" cümlesi ona bir şey öğretmişti. Bu yıl ürününün bir kısmını hemen, bir kısmını havalandırmalı bir depoda bekleterek satmaya karar veriyor. Aynı cümle hem kışını zehirlemiş hem de bir plan doğurmuştu. Bu ders, "olabilirdi" düşüncesinin bu iki yüzünü, Refik ile Sadık'ı ayıran karşılaştırma yönünü ve "keşke"nin ne zaman bir öğretmen, ne zaman bir tuzak olduğunu anlatıyor.
Tek fikir
"Keşke" düşüncesi, olanı daha iyi bir olasılıkla karşılaştırır. Bir sonraki sefere bir plan çıkarıyorsa işe yarar; değiştirilemeyecek bir geçmişin etrafında dönüyorsa yalnızca acıtır.
Nasıl işler
Nurhan'ın pazartesi gecesiyle salı akşamı arasındaki farkı gördükten sonra, şimdi daha dar bir düşünce türüne bakıyoruz: geçmişin başka türlü olabileceğini düşünmek.
Karşı-olgusal düşünceler iki yöne gidebilir.
Refik yukarı, Sadık aşağı karşılaştırma yaptı. Aynı sonuç, farklı karşılaştırma yönleriyle farklı duygular doğurdu. Yukarı karşılaştırma genellikle kötü hissettirir, aşağı karşılaştırma rahatlatır. Ama işlev açısından tablo tersine dönebilir: yukarı karşılaştırma, bir dahaki sefere neyin farklı yapılabileceğini gösterir; aşağı karşılaştırma ise rahatlatır ama bir şey öğretmeyebilir.
Bu, "keşke" düşüncesinin işlevi. Tuzağı ise başka bir yerde. Yukarı karşılaştırma, ancak gelecekte benzer bir durum tekrarlanacaksa ve bir şey değiştirilebilecekse bir plan doğurur. Değiştirilemeyecek, tekrarlanmayacak bir geçmiş üzerine yapılan "keşke", bir plan değil, önceki dersteki ruminasyonun bir biçimi olabilir.
Farkındalık açısından burada iki soru işe yarıyor. Birincisi: bu "keşke" yukarıya mı bakıyor, aşağıya mı? İkincisi: bu karşılaştırmanın içinde, bir dahaki sefere yapabileceğim somut bir şey var mı? Refik'in kış boyunca kurduğu cümlede bir plan yoktu; baharda kurduğu cümlede vardı. Cümle aynıydı, ama soru değişmişti.
Pişmanlık da karşı-olgusal düşüncenin özel bir türü: yalnızca olanın başka türlü olabileceğini değil, kendi seçimimizin başka türlü olabileceğini düşünmek. Ve pişmanlığın neye yöneldiği zamanla değişebiliyor.
Ne biliyoruz
Karşı-olgusal düşünmenin işlevi, kuramsal bir çerçevede ele alındı.
Geniş bir deney yelpazesini gözden geçirerek, karşı-olgusal düşüncelerin davranışı iki yoldan etkileyebileceğini belirtiyorlar. Birincisi içeriğe özgü yol: düşüncenin içeriği belirli bir davranış niyetini doğrudan etkiliyor ve bu niyet davranışı değiştiriyor. İkincisi içerikten bağımsız yol: düşünce duygu, zihin hâli ya da güdülenme yoluyla dolaylı etkiler yaratıyor. Yazarlar, bu kuramın karşı-olgusal düşünme ile ruh sağlığı arasındaki ilişkiye dair bulguları düzenlemede özellikle yararlı olduğunu belirtiyor.
Karşılaştırmanın yönünün duyguları nasıl değiştirdiği, ünlü bir saha çalışmasında incelendi.
Bin dokuz yüz doksan iki Yaz Olimpiyatları'nda bronz ve gümüş madalya kazananların, hem yarışmanın bitiminde hem de madalya kürsüsünde gösterdikleri duygusal tepkilerin analizi, bronz madalya kazananların gümüş madalya kazananlardan daha mutlu olma eğiliminde olduğunu gösterdi. Yazarlar bunu, gümüş madalya kazanan için en çarpıcı alternatifin altını kazanmak, bronz madalya kazanan için ise madalyasız bitirmek olmasına bağlıyor. Bu yorumu destekleyen bulgular bin dokuz yüz doksan dört yılında yapılan bir eyalet oyunları organizasyonundan da elde edildi.
Pişmanlığın zaman içinde neye yöneldiği bir derlemede ele alındı.
Yazarlar bu zaman örüntüsünün birden çok nedeni olduğunu öne sürüyor ve bu nedenleri düzenleyen bir çerçeve sunuyor: zamanla pişmanlık veren eylemin acısını azaltan süreçler, pişmanlık veren eylemsizliğin acısını zamanla artıran süreçler ve bu iki tür pişmanlığın akla gelme kolaylığını farklı biçimde etkileyen süreçler. Pişmanlık hakkındaki düşünme biçimlerinin işlevsel ve kültürel kökenlerini de tartışıyorlar.
Gündelik hayatta
Gözlem görevi
Bir hafta boyunca, "keşke" ve "iyi ki" düşüncelerini yakalayıp onların yönünü ve işlevini kaydedeceksin.
Kayıt: Her düşünce bir satır tutar: cümle, olay ne zamandı, yön (yukarı ya da aşağı), eylem mi eylemsizlik mi (yaptığım bir şey mi, yapmadığım bir şey mi), içinden çıkan plan ya da "planı yok" işareti, düşüncenin sende bıraktığı duygu. Hafta sonunda bak: "keşke"lerinin kaçında bir plan vardı? Eski olaylar hakkındaki pişmanlıkların daha çok yaptığın şeyler mi, yapmadığın şeyler mi hakkındaydı? Planı olan "keşke"lerden birini bu hafta uygulamaya koydun mu?
Görevin amacı "keşke" düşüncelerini yok etmek değil; onlar bazen en iyi öğretmenlerden biri. Amaç, hangilerinin bir plan doğurduğunu, hangilerinin yalnızca acıttığını ayırt edebilmek.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"Hep olumlu düşünmeli, 'iyi ki daha kötüsü olmadı' demeliyim."
Aşağı karşılaştırma rahatlatır, ama her zaman bir şey öğretmez. Epstude ve Roese'nin çerçevesine göre karşı-olgusal düşüncenin asıl işlevi davranışı düzenlemek ve performansı iyileştirmek; bu derslerdeki örneklerde bir plan çoğu zaman olanın daha iyi olabileceğini düşünen cümleden çıktı. Nevin'in "iyi ki bu kadarla kaldı" düşüncesi onu rahatlattı, ama besleme takvimini "keşke daha erken besleseydim" düşüncesi doğurdu.
Yaygın yanlış"Daha iyi bir sonuç her zaman daha çok memnuniyet getirir."
Medvec ve arkadaşlarının çalışmasında bronz madalya kazananlar, gümüş madalya kazananlardan daha mutlu görünüyordu; yazarlar bunu karşılaştırmanın yönüne bağlıyor. Refik ile Sadık'ın kaybı aynıydı, ama karşılaştırdıkları alternatifler farklıydı. Memnuniyet, sonucun kendisi kadar, onu neyle karşılaştırdığımıza da bağlı olabilir.
Yaygın yanlış"En çok yaptığım hatalardan pişman olurum."
Gilovich ve Medvec'in derlemesine göre, yapılan hatalar kısa vadede daha fazla pişmanlık doğurma eğiliminde, ama uzun vadede yapılmayanlar öne çıkıyor. Cansu'nun on yıl önceki hatalarından artık pişman olmayıp geri çevirdiği teklifi düşünmesi bu örüntüye uyuyor. Bu, bugün önündeki bir fırsatı değerlendirirken akılda tutulabilir.
Sınır
Bu dersteki kaynakların ikisi derleme ve kuramsal çerçeve; Medvec ve arkadaşlarının çalışması ise sporcuların duygusal tepkilerinin dışarıdan değerlendirilmesine dayanıyor ve sporcuların gerçekte ne düşündüğünü doğrudan ölçmüyor. Eylem ve eylemsizlik pişmanlıklarının zaman örüntüsü, farklı kültürlerde ve farklı türdeki kararlarda farklı işleyebilir.
"Keşke" düşüncesinin bir plan doğurması, her geçmişin değiştirilebilir olduğu anlamına gelmiyor. Bazı kayıplar, örneğin bir yakının ölümü ya da geri dönüşü olmayan bir kaza, bir plana dönüştürülemez. Ayten'in örneğinde olduğu gibi, böyle durumlarda "keşke"yi bir derse çevirmeye çalışmak, onu daha da ağırlaştırabilir.
Bir pişmanlık uzun süredir, haftalar ya da aylar boyunca, uykunu, ilişkilerini ya da gündelik işlerini etkiliyorsa, özellikle bir kayıp ya da travma ile ilgiliyse, bunu bir terapistle ya da yas danışmanıyla paylaşmak, tek başına taşımaktan daha iyi olabilir.
Kapanış
- Karşı-olgusal düşünme, olanın başka türlü olabileceğini düşünmektir; yukarı karşılaştırma ("keşke") genellikle kötü hissettirir ama bir plan doğurabilir, aşağı karşılaştırma ("iyi ki") rahatlatır ama her zaman bir şey öğretmez.
- "Keşke"nin işe yarayıp yaramadığını belirleyen soru, içinde bir dahaki sefere yapılabilecek somut bir şey olup olmadığı; değiştirilemeyecek bir geçmiş üzerine kurulan "keşke" bir döngüye dönüşebilir.
- Yapılan hatalar kısa vadede, yapılmayanlar ise uzun vadede daha fazla pişmanlık doğurma eğiliminde; memnuniyet de, sonucun kendisi kadar onu neyle karşılaştırdığımıza bağlı olabilir.
Üç soru
- Refik ile Sadık aynı fiyattan sattı, ama kışları farklı geçti. Yukarı ve aşağı karşılaştırma kavramlarıyla bunu açıkla.
- Refik'in "keşke" cümlesi kış boyunca onu üzdü, baharda bir plan doğurdu. Epstude ve Roese'nin işlevsel kuramı bu iki farklı sonucu nasıl açıklıyor?
- Cansu on yıl önceki hatalarından artık pişman değil, ama geri çevirdiği teklifi sık sık düşünüyor. Gilovich ve Medvec'in örüntüsü bunu nasıl açıklıyor?
Yanıtlar
Birinci soruda Refik yukarı karşılaştırma yaptı: olanı daha iyi bir olasılıkla, bir ay bekleseydi kazanacağı fazla parayla karşılaştırdı. Bu karşılaştırma ona kayıp hissettirdi. Sadık aşağı karşılaştırma yaptı: olanı daha kötü bir olasılıkla, geçen yılki gibi ürünün depoda çürümesiyle karşılaştırdı. Bu karşılaştırma onu rahatlattı. İkisinin de sonucu aynıydı; farklı olan, sonucu neyle karşılaştırdıklarıydı.
İkinci soruda Epstude ve Roese, karşı-olgusal düşüncelerin en iyi davranışı düzenleme ve performansı iyileştirme işlevleriyle açıklandığını öne sürüyor; içerikleri belirli bir niyeti doğurarak davranışı etkileyebiliyor. Kış boyunca Refik'in "keşke" cümlesi bir niyet doğurmadı; aynı hesap tekrar tekrar döndü ve yalnızca duygusal bir etki bıraktı. Baharda ise aynı cümle, bir dahaki hasat için somut bir niyete dönüştü: ürünün bir kısmını hemen, bir kısmını bekleterek satmak. Cümle aynıydı; işlevini, ondan bir niyet çıkarılıp çıkarılmaması belirledi.
Üçüncü soruda Gilovich ve Medvec, yapılan hataların kısa vadede, yapılmayanların ise uzun vadede daha fazla pişmanlık doğurma eğiliminde olduğunu derledi. Cansu'nun on yıl önce yaptığı hataların acısı zamanla azalmış; geri çevirdiği teklif ise, yapılmamış bir şey olarak, zamanla daha çok akla geliyor. Yazarların çerçevesine göre zaman, yapılan hataların acısını azaltırken, yapılmayanların acısını artırabiliyor ve onları daha kolay akla getirebiliyor.
Sonraki derse köprü
Bu derste "keşke" düşüncesinin bir plan doğurduğunda işe yaradığını gördük. Ama bir kararın iyi mi kötü mü olduğunu çoğu zaman sonucuna bakarak değerlendiriyoruz; Refik'in kararı fiyat düşseydi akıllıca görünecekti. Sıradaki ders, «Karar günlüğü», bir kararı verirken tahmini, gerekçeyi ve sonucu ayrı ayrı yazmayı ve kararı sonucuna göre yargılama eğilimini, yani sonuç yanlılığını, kendi kaydında görmeyi ele alıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.