4.7 · Seviye 4 · Düşünce ve yargı
Önyargıyı bilmek yetmez
Yanlılık eğitiminin zayıf etkisi; kararın yapıldığı ortamı tasarlamak (debiasing by design)
Farkındalık Akademisi — M10, Önyargı Farkındalığı · 2.098 kelime · 4 gündelik durum · ≈ 10 dk okuma · 14 dk dinleme
Gündelik durumlardaki kişiler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz.
Açılış
Karabük'te bir belediye spor kulübünde yüzme antrenörü olan Ferhat, her eylül on iki yaş grubundan yarışma takımına girecek sekiz çocuğu seçiyor. Geçen yaz bir seminere katılmış, karar verirken insanın tanıdığını kayırabildiğini, ilk izlenimin sonraki gözlemleri renklendirebildiğini öğrenmişti. Bu yıl dikkatli olacağına kendi kendine söz veriyor.
Seçme günü otuz çocuğu izliyor, notlar alıyor ve sekiz isim yazıyor. Akşam listeye bakarken bir şey dikkatini çekiyor: sekiz çocuğun beşi, geçen yıl kendi grubunda olan, adını ve ailesini bildiği çocuklar. Kronometre kayıtlarına baktığında, iki tanıdık çocuğun derecesinin, listeye almadığı iki yeni çocuğun derecesinden daha kötü olduğunu görüyor. Seminerde öğrendiği her şeyi hatırlıyordu; yine de oldu.
Ertesi yıl Ferhat başka bir şey yapıyor. Çocuklara isim yerine numara veriyor, dereceleri yardımcı antrenör kaydediyor ve Ferhat sekiz kişilik listeyi, kimin hangi numara olduğunu bilmeden derecelere ve teknik puanlara göre yapıyor. İsimleri ancak liste kesinleştikten sonra öğreniyor. Bu ders, bir yanlılığı bilmenin onu neden ortadan kaldırmadığını ve kararın verildiği ortamı değiştirmenin çoğu zaman neden daha çok işe yaradığını anlatıyor.
Tek fikir
Bir yanlılığı bilmek, onu karar anında yakalamaya çoğu zaman yetmez. Daha güvenilir iki yol var: etkisi sınanmış bir eğitim, ve yanlılığın beslendiği bilgiyi kararın önünden kaldıran bir düzen.
Nasıl işler
Bu modül boyunca bilmenin yetmediğine dair üç ipucu biriktirdik. Kör nokta dersinde, bilişsel yeteneği yüksek olanların bile kendi yanlılıklarını görmekte zorlandığını ve kör noktadan arınmış olmanın yanlılıklara daha az düşmeyi sağlamadığını gördük. Çapalama dersinde, önceden uyarılmanın çapanın etkisini önlemekte zorlandığını gördük. Doğrulama yanlılığı dersinde, bu eğilimin içeriden bir yanlılık gibi hissedilmediğini gördük.
Temel Psikoloji Akademisi örtük çağrışım testi dersinde benzer bir sonucu anlatıyor: örtük ölçümleri değiştiren yöntemler bu ölçümlerde küçük değişimler yaratabiliyor, ama bu değişimler davranışa pek yansımıyor. İnsan faktörleri dersinde de güvenlik kontrol listelerinin ancak ekip onları gerçekten kullandığında işe yaradığını anlatıyor. Bu ders, bu bulguları farkındalık açısından bir araya getiriyor.
Bilmek neden yetmiyor? Birinci neden, yanlılıkların çoğunun bilinçli düşüncenin dışında işlemesi. Ferhat seçme günü hiçbir an "bu çocuğu tanıyorum, alayım" diye düşünmedi; tanıdıklık, çocukları izlerken neye dikkat ettiğini ve neyi hatırladığını sessizce şekillendirdi. İkinci neden, bilginin genel, kararın ise özel olması. Seminerde öğrenilen "insan tanıdığını kayırabilir" cümlesi, seçme gününün gürültüsünde, otuz çocuğun arasında kendiliğinden devreye girmiyor.
Bu, eğitimin hiç işe yaramadığı anlamına gelmiyor. Bir yanlılığı tanımlayan bir cümleyi duymak ile etkisi laboratuvarda ölçülmüş bir eğitimden geçmek aynı şey değil. Aşağıdaki çalışmalardan ikisi, böyle bir eğitimin laboratuvarın dışına taşınabildiğini gösteriyor. Ama en güvenilir yol, çoğu zaman kişiyi değil ortamı değiştirmek.
Ferhat'ın numaralı bonelerle yaptığı şey bir kör değerlendirme. Tanıdıklık yanlılığını yenmeye çalışmadı; tanıdıklığın kaynağını karardan çıkardı. Bu modülün ilk dersindeki kör nokta için de aynı mantık geçerli: içeriden göremediğin bir etkiyi, ona kapı açan bilgiyi kapatarak engelleyebilirsin.
Ne biliyoruz
Yanlılık azaltma eğitimlerine yönelik başlıca itiraz, laboratuvardaki etkilerinin gerçek hayata taşındığına dair kanıtın az olmasıydı. Bu itiraz bir alan çalışmasıyla sınandı.
Eğitim alan katılımcıların, hipotezi doğrulayan ama daha kötü olan çözümü seçme olasılığı, eğitim almayanlardan yüzde on dokuz daha düşüktü. Vaka yazılarının analizi, bu iyileşmenin, hipotezleri yalnızca doğrulayan biçimde sınama eğiliminin azalmasından kaynaklandığını düşündürüyordu. Yazarlar sonucu, eğitim etkilerinin yanlılığı hatırlatan hiçbir şeyin olmadığı alan koşullarına taşınabildiğine dair umut verici bir kanıt olarak yorumluyor.
Benzer bir eğitimin deneyimli uzmanlar üzerinde etkisi de sınandı.
Analistler, hem riskle ilgili hem ilgisiz yargılarda öğrencilerden daha az doğrulama yanlılığı gösterdi. Tek seferlik eğitim, hem analist hem öğrenci gruplarında doğrulama yanlılığını azalttı. Yazarlar, deneyim ve uzmanlığın bilişsel yanlılığı önceden düşünülenden daha geniş biçimde azaltabildiğini öne sürüyor.
Kararın verildiği ortamı değiştirmenin etkisi, gerçek bir değerlendirme sürecinde kontrollü bir deneyle sınandı.
Yazar bilgisini görebilen hakemler genellikle yüzde yirmi iki daha az makale için teklif verdi ve en iyi üniversitelerden ve şirketlerden gelen makaleleri tercih etti. Makaleler dağıtıldıktan sonra, yazar bilgisini gören hakemler, ünlü yazarların, en iyi üniversitelerin ve en iyi şirketlerin makalelerini kabul için önermeye, görmeyen hakemlerden belirgin biçimde daha yatkındı.
Gündelik hayatta
Gözlem görevi
Bir hafta boyunca, tekrarlanan bir kararında bir yanlılığa kapı açan bilgiyi bulacak ve onu karardan önce kapatmayı deneyeceksin.
Kayıt: Defterde her karar bir satır tutar: karar, kapattığın bilgi, nasıl kapattığın, düzenle verdiğin karar, bilgi açıldıktan sonra düşündüğün ve iki kararın farklı olup olmadığı. Hafta sonunda bak: kapattığın bilgi kararını değiştirdi mi? Düzeni sürdürmek ne kadar zahmetliydi ve buna değer mi?
Görevin amacı her kararını bir prosedüre bağlamak değil. Amaç, tekrarlanan ve önemli kararlarda bir yanlılığı kendini uyararak değil, ona kapı açan bilgiyi düzenleyerek azaltmayı denemek.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"Önyargılarım hakkında yeterince okursam, onlardan kurtulurum."
Bu modülün önceki dersleri, bilmenin tek başına yetmediğini gösterdi: West ve arkadaşlarının çalışmasında kör noktadan arınmış olmak yanlılıklara daha az düşmeyi sağlamadı, Wilson ve arkadaşlarının çalışmasında uyarı çapalamayı önleyemedi. Ferhat seminerde öğrendiklerini hatırlıyordu, ama seçme gününde tanıdıklık yine işledi. Okumak bir başlangıç; ama kararı değiştiren şey çoğu zaman bilgi değil, düzen.
Yaygın yanlış"Yanlılık eğitimleri hiç işe yaramaz."
Sellier ve arkadaşlarının alan çalışmasında, tek seferlik bir eğitim önceden duyurulmamış bir vakada doğrulama yanlılığını azalttı; Heerma van Voss ve arkadaşlarının çalışmasında da benzer bir eğitim deneyimli analistlerde etkili oldu. Ferhat'ın seminerinde öğrendiği genel bilgi ile bu çalışmalardaki, etkisi önceden laboratuvarda ölçülmüş eğitim aynı şey değil. Eğitimin etkisi sınırlı ve süresi belirsiz olabilir, ama sıfır değil.
Yaygın yanlış"Kör değerlendirme önemli bilgiyi gizlemektir."
Tomkins ve arkadaşlarının deneyinde gizlenen bilgi, makalenin niteliğiyle ilgisi olmaması gereken bilgiydi: yazarın ünü ve kurumu. Hüseyin'in yaptığı gibi, bazı bilgiler gizlenmez, yalnızca sıraları değişir: önce ölçütlere göre puan, sonra tavsiye mektubu. Kör değerlendirme, hangi bilginin karara ait olduğunu önceden düşünmeyi gerektiriyor.
Sınır
Bu dersteki eğitim çalışmaları doğrulama yanlılığıyla sınırlı ve eğitimin etkisinin ne kadar sürdüğünü ölçmüyor. Sellier ve arkadaşlarının çalışmasında gruplar rastgele değil, doğal bir takvim farkıyla oluştu. Tomkins ve arkadaşlarının deneyi tek bir konferansta yapıldı ve yorum yazılarıyla tartışıldı. Her biri bir yolun işe yarayabileceğini gösteriyor; hiçbiri her durumda işe yarayacağını göstermiyor.
Ortamı tasarlamanın da sınırları var. Bazı kararlarda kararla ilgisiz bilgiyi gizlemek mümkün değil: bir aile üyesini ya da yakın bir arkadaşı kör değerlendiremezsin. Bazı düzenler zahmetli ve zamanla gevşeyebilir; insan faktörleri dersindeki ameliyathane örneğinde olduğu gibi, kontrol listeleri bile işaretlenip okunmadan geçilebiliyor.
Bir düzen kurmak, sorumluluğu ortadan kaldırmıyor. Kör bir değerlendirmeden çıkan sonucu da sorgulamak, hangi ölçütlerin seçildiğinin kendisinin bir yanlılık taşıyıp taşımadığını düşünmek gerekiyor.
Kapanış
- Bir yanlılığı bilmek, onu karar anında yakalamaya çoğu zaman yetmiyor; yanlılıklar bilinçli düşüncenin dışında işliyor ve genel bilgi özel bir kararda kendiliğinden devreye girmiyor.
- Etkisi laboratuvarda sınanmış tek seferlik bir eğitim, doğrulama yanlılığını laboratuvarın dışında da azaltabiliyor; ama etkisi sınırlı ve süresi belirsiz.
- Daha güvenilir yol çoğu zaman ortamı değiştirmek: kararla ilgisiz bilgiyi karardan önce kapatmak, ölçütleri önceden yazmak, görüşleri tartışmadan önce toplamak.
Üç soru
- Ferhat seminerde tanıdıklık yanlılığını öğrenmişti, ama seçme gününde yine tanıdık çocukları seçti. Bilmenin neden yetmediğini iki nedenle açıkla.
- Bir arkadaşın, "Yanlılık eğitimleri boşa para harcamaktır" diyor. Sellier ve arkadaşlarının alan çalışması bu görüş hakkında ne gösteriyor, ve görüşün haklı olabileceği bir yön var mı?
- Ferhunde disiplin kurulu üyelerinden görüşlerini tartışmadan önce kâğıda yazmalarını istedi. Bu düzen hangi yanlılığa kapı açan bilgiyi kapatıyor?
Yanıtlar
Birinci soruda birinci neden, yanlılıkların çoğunun bilinçli düşüncenin dışında işlemesi. Ferhat hiçbir an "tanıdığımı alayım" diye düşünmedi; tanıdıklık, çocukları izlerken neye dikkat ettiğini ve neyi hatırladığını sessizce şekillendirdi. Bu yüzden içeriden kontrol edilecek bir düşünce yoktu. İkinci neden, bilginin genel, kararın özel olması. "İnsan tanıdığını kayırabilir" bilgisi, otuz çocuğun arasında, kronometre ve notlarla meşgulken kendiliğinden devreye girmedi. Ertesi yıl Ferhat bu bilgiyi kendine hatırlatmaya çalışmak yerine, tanıdıklığın kaynağını, yani isimleri, karardan çıkardı.
İkinci soruda Sellier ve arkadaşlarının çalışması, tek seferlik bir eğitimin önceden duyurulmamış ve yanlılığı hatırlatmayan bir vakada, daha kötü olan doğrulayıcı çözümü seçme olasılığını yüzde on dokuz azalttığını gösterdi. Yani iyi tasarlanmış bir eğitim, laboratuvarın dışına taşınabiliyor. Arkadaşının görüşünün haklı olabileceği yön ise şu: her eğitim böyle tasarlanmıyor, bu çalışma doğrulama yanlılığıyla sınırlı ve etkinin ne kadar sürdüğü bilinmiyor. Etkisi ölçülmemiş bir sunumun, laboratuvarda sınanmış bir eğitimle aynı sonucu vereceğini varsaymak için de bir neden yok.
Üçüncü soruda Ferhunde'nin düzeni, ilk konuşanın görüşünü, yani bir tür çapayı, öbür üyelerin kendi görüşlerini oluşturmadan önce kapatıyor. Daha önce ilk görüş toplantının yönünü belirliyordu; üyeler kendi düşüncelerini o görüşe göre ayarlıyor ya da hiç dile getirmiyordu. Görüşler tartışmadan önce yazıldığında, her üye kendi başlangıç noktasını kendisi oluşturuyor. Böylece ilk konuşandan farklı düşünen iki üyenin görüşü ortaya çıkabildi.
Sonraki derse köprü
Bu modülde yanlılıkları görmenin, canlı yakalamanın ve bilmenin ötesinde ortamı düzenlemenin yollarını konuştuk. Ama bir yargının yanlı olup olmadığından ayrı bir soru daha var: ona ne kadar güvenmeliyiz? Sıradaki modülün ilk dersi, «Ne kadar emin olmalıyım», bir tahmine verdiğimiz güvenin gerçekte ne sıklıkla tuttuğunu, yüzde doksanlık aralık testiyle ölçmeyi ve aşırı güvenin nasıl ortaya çıktığını ele alıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.