4.5 · Seviye 4 · Düşünce ve yargı
Doğrulama yanlılığını canlı yakalamak
Haklı çıkaracak kanıtı aramak (confirmation bias); bir tartışma sırasında kendini izlemek
Farkındalık Akademisi — M10, Önyargı Farkındalığı · 2.090 kelime · 4 gündelik durum · ≈ 10 dk okuma · 14 dk dinleme
- Temel Psikoloji Akademisi’nde: Bilişsel yanlılıklar
Gündelik durumlardaki kişiler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz.
Açılış
Karaman'da on iki daireli bir apartmanın yöneticisi olan Kenan, asansör bakım firmasının fazla para aldığından emin. Akşam apartman toplantısında firmanın temsilcisi bir saat boyunca rakamları anlatıyor: yedek parça fiyatları, yasal muayene ücreti, son iki yıldaki arıza sayısı. Kenan dinlerken defterine not alıyor.
Toplantıdan sonra eve dönüp defterine bakıyor ve bir şey fark ediyor. Not aldığı yedi rakamın altısı kendi görüşünü destekleyen rakamlar: komşu apartmanın daha düşük ödediği bakım ücreti, firmanın geçen yıl yaptığı zam, bir parçanın internetteki fiyatı. Temsilcinin anlattığı yasal muayene zorunluluğunu ve arıza sayısındaki düşüşü hiç yazmamış. Oysa bunları duyduğunu hatırlıyor.
Kenan toplantı sırasında yanlı davrandığını hissetmemişti; dikkatle dinlediğini düşünüyordu. Ama kalemi, yalnızca haklı çıkaracak kanıtı yakalamıştı. Bu ders, bu eğilimi sonradan değil, tam olay olurken, bir tartışmanın ya da bir dinlemenin ortasında yakalamanın neden zor olduğunu ve bunun için hangi işaretlere bakılabileceğini anlatıyor.
Tek fikir
Bir tartışmanın ortasında haklı çıkaracak kanıtı aradığımızı fark etmek zordur, çünkü en emin olduğumuz anda karşı kanıt en az işlenir. Canlı yakalamanın yolu, eminliğin yükseldiği anı bir işaret olarak kullanmaktır.
Nasıl işler
Temel Psikoloji Akademisi doğrulama yanlılığını (confirmation bias) sağduyunun sınırları dersinde tanımlıyor; bilişsel yanlılıklar dersinde de insanların kendi görüşlerini destekleyen kanıtı daha ikna edici bulup karşı kanıtın kusurunu daha kolay bulduğunu ve bir kanıtın tersini düşünmenin bu eğilimi azaltabildiğini anlatıyor. Bu ders o kavramları ve araçları yeniden tanımlamıyor. Burada soru farklı: bu eğilimi bir tartışmanın ortasında, olay olurken nasıl fark edebiliriz?
Canlı yakalamayı zorlaştıran üç şey var. Birincisi, doğrulama yanlılığı içeriden bir yanlılık gibi hissedilmiyor; dikkatli dinliyormuş, adil değerlendiriyormuş gibi hissediliyor. Önceki dersteki iç gözlem yanılsaması burada da geçerli. İkincisi, eğilim yalnızca kanıtı yorumlarken değil, hangi bilgiye bakacağımızı seçerken de işliyor.
Kenan'ın defteri bunun küçük bir örneği: rakamları duydu, ama hangisini yazacağını seçti. Üçüncü zorluk ise en ilginç olanı: eğilim, en emin olduğumuz anda en güçlü olabiliyor. Bir görüşten çok emin olduğumuzda, onu çürütebilecek bilgi zihnimize neredeyse hiç işlenmeden geçebiliyor.
Bu üçüncü nokta aynı zamanda bir fırsat. Nazlı'nın kayısı hesabında gördüğümüz doğruluk hissi, burada da iş başında. Bir tartışmanın ortasında "işte, kesinlikle haklıyım" hissinin yükseldiği an, doğrulama yanlılığının en güçlü olabileceği an. Bu his, kendi içinde bir işaret olarak kullanılabilir.
Bir başka yol, kendi argümanımıza başkasının argümanıymış gibi bakmak. Bu fikrin arkasında şaşırtıcı bir bulgu var.
Seviye 2'de seçim körlüğünü, yani insanların seçmedikleri bir seçeneği kendi seçimleri sanıp savunabildiğini görmüştük. Aynı yöntem burada tersine kullanıldı: insanlara kendi argümanları başkasınınmış gibi gösterildi.
Ne biliyoruz
İnsanların bilgi seçerken hangi bilgiye yöneldiği, bir meta-analizde bir araya getirildi.
Analizler, destekleyen bilgiye yönelik orta düzeyde bir tercih gösterdi. Bu tercih, savunma güdüsünü etkileyen değişkenlerle değişiyordu: kişinin görüşü bilgi seçiminden önce desteklendiğinde, görüş kişinin değerleriyle ilgili olmadığında ya da güçlü bir kanaatle tutulmadığında ve kişi daha az kapalı fikirli olduğunda tercih zayıflıyordu. Doğruluk güdüsünün önemini gösteren bir bulgu da vardı: karşıt bilgi kişinin o anki bir hedefine ulaşması için gerekli olduğunda, tercih tersine dönüyor ve insanlar karşıt bilgiye yöneliyordu.
Eminliğin karşı kanıtın işlenmesini nasıl etkilediği, beyin etkinliği ölçülerek incelendi.
Bir karara yüksek düzeyde güvenmek, karardan sonraki işlemeyi belirgin biçimde değiştiriyordu: kararı doğrulayan kanıtın işlenmesi güçlenirken, karara karşı çıkan kanıtın işlenmesi neredeyse ortadan kalkıyordu. Yazarlar, eminliğin seçime uygun bilgiye seçici bir kapı açtığını ve yeni bilgiye dayanarak fikir değiştirme olasılığını azalttığını öne sürüyor. Kendi düşüncesini izlemeye yönelik, yani üstbilişsel müdahalelerin bu yanlılığı hafifletmeye yardım edebileceğini de belirtiyorlar.
İnsanların kendi argümanlarını ne kadar eleştirel değerlendirdiği, akıllıca bir düzenekle sınandı.
Düzeneği fark etmeyen ve dolayısıyla başkasının argümanını değerlendirdiğini düşünen katılımcıların yarısından fazlası, aslında kendilerine ait olan argümanı reddetti. Üstelik katılımcılar kendi argümanlarını, geçersiz cevaplar için geçerli cevaplardan daha sık reddetti. Yazarlar bunu, insanların başkalarının argümanlarına kendilerininkinden daha eleştirel baktığının, ama aşırı eleştirel olmadığının kanıtı olarak yorumluyor: geçerli ile geçersiz argümanı, argüman başkasınınken daha iyi ayırt ediyorlar.
Buradan pratik bir yol haritası çıkıyor. Eğilim gerçek ama mutlak değil; hedef değiştiğinde tersine dönebiliyor. En güçlü olduğu an, eminliğin en yüksek olduğu an. Ve kendi argümanımızı başkasının gözüyle görmek, onun zayıf noktalarını ortaya çıkarabiliyor.
Gündelik hayatta
Gözlem görevi
Bir hafta boyunca, görüşünü savunduğun anlarda iki şeyi izleyeceksin: eminliğinin yükseldiği anı ve kendi argümanını başkasının gözüyle okumayı.
Kayıt: Her durum için tek satıra şunları gir: durum, savunduğun görüş, eminliğin en yükseldiği an ve o anki eminlik puanın (bir ile beş arası), "Fikrimi ne değiştirirdi?" sorusuna verdiğin cevap, kendi argümanını başkasınınmış gibi okuyunca gördüğün zayıflık. Hafta sonunda bak: eminliğinin en yüksek olduğu anlarda, fikrini değiştirecek bir şey bulabildin mi? Ve kendi argümanında, başkasının gözüyle bakmadan önce görmediğin hangi zayıflıkları gördün?
Görevin amacı her tartışmada fikrini değiştirmek değil; bazen haklı olabilirsin ve argümanın güçlü olabilir. Amaç, eminliğin karşı kanıtı kapattığı anı fark etmek ve kendi argümanına da başkasınınkine baktığın titizlikle bakabilmek.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"Bir tartışmayı dikkatle dinliyorsam, yanlı olamam."
Kenan toplantıyı dikkatle dinlediğini düşünüyordu, ama defterine yalnızca kendi görüşünü destekleyen rakamları yazmıştı. Hart ve arkadaşlarının meta-analizi, insanların bilgi seçerken kendi görüşlerini destekleyen bilgiyi tercih ettiğini gösteriyor. Dinlemek, hangi bilginin yazılacağını, hatırlanacağını ve tartılacağını seçmekten ayrı bir şey.
Yaygın yanlış"Çok emin olduğumda, bu benim haklı olduğumu gösterir."
Rollwage ve arkadaşlarının çalışmasında, bir karardan çok emin olunduğunda karşı kanıt neredeyse hiç işlenmiyordu. Eminlik, karşı kanıtı değerlendirmenin sonucu değil, çoğu zaman onu değerlendirmeyi kapatan şey olabiliyor. Önceki modülün ilk dersinden hatırlayacağın gibi, eminlik bir veri, ama hükmün kendisi değil.
Yaygın yanlış"Kendi argümanlarımı zaten eleştirel değerlendiriyorum."
Trouche ve arkadaşlarının deneyinde, katılımcıların yarısından fazlası kendi argümanını başkasınınmış gibi görünce reddetti. İnsanlar kendi argümanlarını üretirken, başkalarınınkini değerlendirirken kullandıkları ölçütlerden daha gevşek ölçütler kullanıyor. Berk'in mektubunu karşı taraftan okuması, bu farkı kendi lehine kullanmanın bir yolu.
Sınır
Bu dersteki çalışmaların ikisi laboratuvarda yapıldı: Rollwage ve arkadaşlarınınki deneysel bir karar göreviyle, Trouche ve arkadaşlarınınki akıl yürütme problemleriyle. Siyasi, ahlaki ya da kişisel önemi yüksek inançlarda aynı mekanizmaların aynı güçte işleyip işlemediği bir çıkarım. Hart ve arkadaşlarının meta-analizi daha geniş bir yelpazeyi kapsıyor, ama ölçtüğü şey bilgi seçimi; seçilen bilginin nasıl yorumlandığı ayrı bir soru.
Doğrulama yanlılığını canlı yakalamak, her tartışmada mümkün değil. Duygusal olarak yüklü bir tartışmanın ortasında bir dakika durmak bazen zor ya da uygunsuz olabilir. Görevdeki araçlar, eminliğin yükseldiği anı fark etmek ve kendi argümanını başkasının gözüyle okumak, en çok önemli ve geri alınması zor kararlardan önce işe yarar.
Her görüşünden şüphe etmek de bir yanılgı olabilir. Amaç kanaatsiz olmak değil; kanaatlerini, karşı kanıtı duyabildiğin bir mesafeden tutabilmek.
Kapanış
- Doğrulama yanlılığı içeriden yanlılık gibi hissedilmiyor ve yalnızca kanıtı yorumlarken değil, hangi bilgiye bakacağımızı seçerken de işliyor; ama karşıt bilgi bir hedef için gerekli olduğunda tersine dönebiliyor.
- Bir karardan çok emin olunduğunda karşı kanıt neredeyse hiç işlenmiyor; bu yüzden "kesinlikle haklıyım" hissinin yükseldiği an, doğrulama yanlılığını canlı yakalamak için bir işaret olarak kullanılabilir.
- İnsanlar kendi argümanlarına başkalarınınkinden daha gevşek ölçütlerle bakıyor; kendi argümanını başkasınınmış gibi okumak, zayıf noktalarını görmenin bir yolu.
Üç soru
- Kenan toplantıyı dikkatle dinlediğini düşünüyordu. Seçici maruz kalma kavramıyla, defterinde neden yalnızca kendi görüşünü destekleyen rakamların olduğunu açıkla.
- Şule tartışmanın en hararetli anında "kesinlikle haklıyım" hissini fark etti ve durdu. Rollwage ve arkadaşlarının bulgusu, bu anın neden önemli olduğunu nasıl açıklıyor?
- Berk mektubunu karşı taraftan birinin yazdığını varsayarak okudu. Bu yöntem, Trouche ve arkadaşlarının deneyiyle nasıl ilişkili ve neden işe yarıyor olabilir?
Yanıtlar
Birinci soruda seçici maruz kalma, insanların var olan görüşlerini destekleyen bilgiyi, onlara meydan okuyan bilgiye tercih etmesi. Kenan bütün rakamları duydu, ama hangisini defterine yazacağını seçerken kendi görüşünü destekleyenlere yöneldi. Bilgi seçimi üzerine birleştirilmiş çalışmalar, bu tercihin görüş kişinin değerleriyle bağlantılı ve güçlü bir kanaatle tutulduğunda arttığını gösteriyor; Kenan firmanın fazla para aldığından emindi. Dikkatle dinlemek, hangi bilginin yazılacağını seçmekten ayrı bir şeydi ve seçim farkında olmadan yapıldı.
İkinci soruda Rollwage ve arkadaşları, bir karardan çok emin olunduğunda karardan sonra gelen karşı kanıtın beyinde neredeyse hiç işlenmediğini, doğrulayan kanıtın işlenmesinin ise güçlendiğini buldu. Şule'nin "kesinlikle haklıyım" hissi, tam bu durumun işaretiydi: o anda karşı tarafın argümanları, örneğin elektrik maliyeti, zihnine en az işlendiği andaydı. Durup karşı tarafın en güçlü argümanını kendi cümleleriyle söylemek, kapanmak üzere olan kapıyı yeniden araladı ve hesaba katmadığı bir maliyeti görmesini sağladı.
Üçüncü soruda Trouche ve arkadaşları, insanların kendi argümanlarını başkasınınmış gibi görünce yarısından fazlasının onu reddettiğini ve geçersiz argümanları geçerlilerden daha sık reddettiğini buldu. Yani insanlar başkalarının argümanlarına kendilerininkinden daha katı ve daha isabetli ölçütlerle bakıyor. Berk mektubunu karşı tarafın gözüyle okuyarak, bu daha katı ölçütleri kendi argümanına uyguladı ve kanıtsız iddiaları ve hatalı rakamı gördü. Yöntem, seçici tembelliği kendi lehine çeviriyor.
Sonraki derse köprü
Kenan'ın defteri, Şule'nin durduğu an ve Berk'in mektubu aynı eğilimin üç yüzüydü: bir görüşe zaten sahipken ona yaslanan bilgiyi toplamak. Ama bazen yargımızı çeken şey bir görüş değil, karşımıza ilk çıkan bir sayı ya da akla ilk gelen bir örnek. Sıradaki ders, «Çapalama ve erişilebilirlik», ilk duyulan sayının bir tahmini kendine doğru nasıl çektiğini ve akla kolay gelen örneklerin bir şeyin ne kadar sık olduğuna dair yargımızı nasıl şekillendirdiğini ele alıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.