İçeriğe geç

4.4 · Seviye 4 · Düşünce ve yargı

Önyargı kör noktası

Yanlılığı başkasında görüp kendinde görmemek (bias blind spot); Pronin ve arkadaşları

Farkındalık Akademisi — M10, Önyargı Farkındalığı · 2.006 kelime · 4 gündelik durum · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme

Gündelik durumlardaki kişiler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz.

Açılış

Artvin'de bir ilçe kooperatifinin düzenlediği bal yarışmasında üç jüri üyesinden biri olan Volkan, kırk kavanoz balı tadıp her birine puan veriyor. Akşam sonuçlar açıklanınca öbür jüri üyesi Gaye'nin puanlarına bakıyor ve içinden bir şey geçiyor: Gaye'nin en yüksek puan verdiği beş balın üçü onun kendi köyünden. "Farkında olmadan kendi köylülerini kayırmış," diye düşünüyor Volkan.

Kendi puanlarına gelince, Volkan içinde hiçbir kayırma bulamıyor. Her kavanozu tadarken ne düşündüğünü hatırlıyor: kıvamı, rengi, ağızda bıraktığı tat. Hiçbir an "bu benim köyümden, yüksek vereyim" diye düşünmemişti. Kendi puanlarının yalnızca balın kendisine dayandığından emin.

Ertesi sabah kooperatif sekreteri bütün puan kâğıtlarını üreticilerin köylerine göre sıralayıp bir tablo hazırlıyor. Volkan tabloya baktığında, kendi en yüksek puan verdiği beş balın dördünün kendi vadisinden geldiğini görüyor. İçine baktığında görmediği şey, kâğıtta duruyordu. Bu ders, başkalarının yanlılığını görmenin neden kendimizinkini görmekten kolay olduğunu ve bu asimetrinin iç gözlemle ilişkisini anlatıyor.

Tek fikir

Başkasının yanlılığını davranışından görürüz, kendi yanlılığımızı ise içimize bakarak ararız. İçeride bir yanlılık hissi bulamamak, yanlılık olmadığını göstermez; kendi yanlılığımız çoğu zaman davranışımızın kaydında görünür.

Nasıl işler

Temel Psikoloji Akademisi bilişsel yanlılıklar dersinde yanlılık kör noktasını (bias blind spot) tanımlıyor ve insanların yanlılıkların kendilerini başkalarından daha az etkilediğine inandığını gösteren çalışmaları anlatıyor. Bu ders o tanımı tekrar etmiyor; asimetrinin nereden geldiğine ve farkındalık için ne anlama geldiğine bakıyor.

Asimetrinin bir kaynağı, iki farklı türde kanıtı kullanmamız. Başkasının yargısını değerlendirirken elimizde yalnızca onun davranışı var: verdiği puanlar, seçtiği şeyler, söyledikleri. Kendi yargımızı değerlendirirken ise elimizde bir şey daha var: o sırada ne düşündüğümüze dair iç gözlem.

Seviye 2 boyunca iç gözlemin sınırlarını konuşmuştuk: insanların kendi davranışlarının nedenlerini bildiklerinden fazlasını söyleyebildiğini, bir seçimi değiştirildiğinde bile savunabildiğini. Yanlılıklar çoğu zaman tam bu bölgede işliyor: bilinçli bir düşüncenin parçası olarak değil, bir yargının arka planında. Volkan içine baktığında kıvamı, rengi ve tadı gördü; vadinin etkisi orada değildi, çünkü öyle bir düşünce hiç olmamıştı. Ama etki, puanların dağılımında vardı.

Asimetrinin bir başka kaynağı, dünyayı nasıl gördüğümüze dair temel bir varsayım.

Saf gerçekçilik, başkalarının farklı yargılarını yanlılıkla açıklamayı kolaylaştırıyor. Gaye'nin farklı puanları Volkan'a "kendi köyünü kayırmış" diye göründü; çünkü Volkan kendi puanlarını balın nesnel niteliği olarak yaşıyordu. Bu durumda ondan farklı puan veren birinin, başka bir şeyden etkilenmiş olması gerekiyordu.

Farkındalık açısından bu dersin önerisi basit ama rahatsız edici: kendi yanlılığını aramak için içine bakmak yetmiyor. Davranışının bir kaydına, dışarıdan bakan birinin göreceği şeye bakmak gerekiyor.

Ne biliyoruz

Asimetrinin kökenlerini anlatan bir derleme, onu birkaç kaynağa bağlıyor.

Yazarlara göre kendi yanlılıklarımıza dair bu kör nokta, kendini olumlu görme güdüsüne hizmet edebilir; ama aynı zamanda saf gerçekçilik denen bakış açısının bir ürünü. Asimetriyi bir şey daha güçlendiriyor: insanların, bir yargıyı neyin etkilemiş olabileceğine dair kendi iç gözlemlerine, başkalarının benzer iç gözlemlerine verdiklerinden daha fazla güven duyması.

İç gözleme aşırı güvenmenin asimetriyi doğrudan beslediği, beş çalışmalık bir dizide sınandı.

Çalışmalar bu asimetrinin yalnızca toplumsal beğenilirlik kaygısından doğmadığını gösterdi. Kendi uyma eğilimlerini değerlendirirken katılımcılar iç gözlemle elde ettikleri kanıta, davranışsal kanıta göre daha çok ağırlık verdi; başkasını değerlendirirken ise böyle yapmadılar. Yazarlar bunu bir iç gözlem yanılsaması olarak adlandırıyor.

Kör noktanın zekâ ya da düşünme eğilimiyle azalıp azalmadığı da sınandı.

Bu kör noktaların hiçbiri, bilişsel yetenek ya da yanlılıkla ilişkili düşünme eğilimleri gibi bilişsel incelik ölçüleriyle azalmıyordu. Hatta daha büyük bir kör nokta, daha yüksek bilişsel yetenekle ilişkiliydi. Ek analizler, kör noktadan arınmış olmanın kişinin klasik bilişsel yanlılıklara gerçekten düşmesini engellemediğini gösterdi.

Bu üç kaynak birlikte bir şey söylüyor. Kendi yanlılığımızı görmememizin nedeni dikkatsizlik ya da zekâ eksikliği değil; kanıtı içimizde aramamız. Ve yalnızca "ben de yanlı olabilirim" diye kabul etmek, yanlılığı ortadan kaldırmıyor.

Gündelik hayatta

Gözlem görevi

Bir hafta boyunca, kendi yargılarından birini hem içeriden hem dışarıdan kaydedeceksin.

Kayıt: Her yargı kendi satırına yazılır: tarih, yargı, iç gözlem gerekçen, kararın kimin lehine olduğu, o kişinin ya da şeyin özellikleri. Hafta sonunda yalnızca davranış sütunlarına bak, iç gözlem sütununu kapat. Bir yabancı bu kayda baksaydı, kararlarında hangi örüntüyü görürdü? Sonra iç gözlem sütununu aç: o örüntü senin gerekçelerinde görünüyor muydu?

Görevin amacı her kararında bir yanlılık bulmak değil; bazı örüntüler gerçekten haklı gerekçelere dayanabilir. Amaç, içeriden göremediğin bir örüntünün dışarıdan görünüp görünmediğini sınamak.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Bir konuda yanlı olsaydım, içime baktığımda bunu fark ederdim."
Doğrusu

Pronin, Berger ve Molouki'nin çalışmasında, insanlar kendi uyma eğilimlerini değerlendirirken iç gözleme aşırı ağırlık verdi; başkalarını değerlendirirken ise davranışa baktılar. Volkan içine baktığında kayırma hissi bulmadı, ama puanların dağılımında bir örüntü vardı. Yanlılıklar çoğu zaman bilinçli düşüncenin parçası olarak yaşanmıyor; bu yüzden içeride bulunamıyor.

Yaygın yanlış"Akıllı ve düşünceli insanlar kendi yanlılıklarını daha iyi görür."
Doğrusu

West ve arkadaşlarının çalışmasında, bilişsel yetenek ve düşünme eğilimleri kör noktayı azaltmadı; hatta daha yüksek bilişsel yetenek daha büyük bir kör noktayla ilişkili olabiliyordu. Bir konuyu iyi düşünebilmek, kendi düşüncesindeki etkileri görebilmekle aynı şey değil.

Yaygın yanlış"Yanlı olabileceğimi kabul edersem, yanlılığımdan kurtulurum."
Doğrusu

West ve arkadaşlarının ek analizleri, kör noktası küçük olan kişilerin klasik yanlılıklara daha az düşmediğini gösterdi. "Ben de yanlı olabilirim" demek dürüst bir başlangıç, ama yanlılığı ortadan kaldırmıyor. Necla'nın isimleri kapatması ve Serkan'ın tablosu gibi, davranışı dışarıdan görmenin ya da kararın koşullarını değiştirmenin bir yolu gerekiyor; bu modülün son dersi bu konuya dönecek.

Sınır

Kör nokta çoğunlukla değerlendirme ölçekleriyle ölçülüyor: katılımcılar yanlılıkların kendilerini ve başkalarını ne kadar etkilediğini puanlıyor. Bu puanlar, kişilerin gerçek kararlarındaki yanlılığı doğrudan ölçmüyor. Pronin ve arkadaşlarının derlemesindeki asimetrinin kaynaklarına dair açıklama bir model önerisi; iç gözlemin rolüne dair doğrudan kanıt daha sınırlı.

Görevdeki kayıt, kendi kararlarındaki örüntüleri görmek için bir araç; ama bir haftalık kayıtta görülen bir örüntü, mutlaka bir yanlılık anlamına gelmiyor. Bazı örüntüler haklı gerekçelere, örneğin gerçek bir kalite farkına dayanabilir. Pınar ve Serkan'ın yaptığı gibi, bir örüntüyü başka biriyle birlikte gözden geçirmek, onu doğru yorumlamaya yardım eder.

Kendi yanlılıklarını aramak, aşırıya kaçtığında her kararından şüphe etmeye ve karar verememeye dönüşebilir. Amaç kendine güvenmeyi bırakmak değil; önemli ve tekrarlanan kararlarda dışarıdan bir bakış kurmak.

Kapanış

  1. Başkasının yanlılığını onun davranışından görürüz, kendi yanlılığımızı ise içimize bakarak ararız; iç gözleme aşırı güvenmek, bu asimetrinin bir kaynağı.
  2. Dünyayı olduğu gibi gördüğümüze inanmak, yani saf gerçekçilik, bizden farklı yargıya varanları yanlılıkla açıklamayı kolaylaştırıyor; bilişsel yetenek ise bu kör noktayı azaltmıyor.
  3. Kendi yanlılığını görmenin daha güvenilir yolu, davranışının bir kaydına dışarıdan bakmak; yanlı olabileceğini kabul etmek tek başına yanlılığı ortadan kaldırmıyor.

Üç soru

  1. Volkan, Gaye'nin puanlarında kayırma gördü ama kendi puanlarında göremedi. İç gözlem yanılsaması kavramını kullanarak bu asimetriyi açıkla.
  2. Bir arkadaşın, "Ben çok düşünen biriyim, kendi önyargılarımın farkındayım" diyor. West, Meserve ve Stanovich'in buldukları bu iddia hakkında ne söylüyor?
  3. Elif, eşinin koltuk tercihinin geçmişini gördü ama kendininkini başta görmedi. Saf gerçekçilik bu durumu nasıl açıklar?

Yanıtlar

Birinci soruda Volkan, Gaye'nin yargısını değerlendirirken yalnızca onun davranışını, yani verdiği puanları ve bu puanların köylere göre dağılımını gördü. Kendi yargısını değerlendirirken ise içine baktı ve tadım sırasında ne düşündüğünü hatırladı: kıvam, renk, tat. İç gözlemde vadinin etkisi yoktu, çünkü öyle bir düşünce hiç olmamıştı. Pronin, Berger ve Molouki'nin bulgusuna göre insanlar kendileri için iç gözleme, başkaları için davranışa dayanıyor. Volkan'ın kendi yanlılığı, ancak puanları köylere göre sıralanmış bir tabloda, yani davranışın kaydında göründü.

İkinci soruda West ve arkadaşları, bilişsel yetenek ve yanlılıkla ilişkili düşünme eğilimlerinin kör noktayı azaltmadığını, hatta daha yüksek bilişsel yeteneğin daha büyük bir kör noktayla ilişkili olabildiğini buldu. Ek analizler ayrıca, kör noktası küçük olanların klasik yanlılıklara daha az düşmediğini gösterdi. Arkadaşının çok düşünen biri olması, kendi önyargılarını gördüğü anlamına gelmiyor; önyargılarının "farkında" olduğunu söylemesi de onlara düşmediğini göstermiyor. Daha güvenilir bir yol, kendi kararlarının bir kaydına dışarıdan bakmak olurdu.

Üçüncü soruda saf gerçekçilik, insanların dünyayı nesnel olarak gördüklerine inanması ve farklı bir yargıya varanları yanlılıkla açıklamaya yatkın olması. Elif, kendi koltuk tercihini koltuğun nesnel güzelliği olarak yaşıyordu; bu yüzden eşinin farklı tercihi ona bir geçmişin, annesinin evinin etkisi gibi göründü. Kendi tercihinin de bir geçmişi, çocukluğundaki salon olduğunu ancak bilinçli olarak baktığında fark etti. İkisinin de tercihi bir geçmişten etkileniyordu; ama saf gerçekçilik, yalnızca karşıdakininkini görmeyi kolaylaştırdı.

Sonraki derse köprü

Bu derste kendi yanlılığımızı içeriden aradığımızda neden bulamadığımızı gördük. Bir sonraki adım, belirli bir yanlılığı daha olay olurken yakalamaya çalışmak. Sıradaki ders, «Doğrulama yanlılığını canlı yakalamak», insanların zaten inandıkları şeyi haklı çıkaracak kanıtı arama eğilimini ve bir tartışmanın tam ortasında kendini izlemenin yollarını ele alıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.