3.12 · Seviye 3 · Beden ve duygu sinyalleri
Sinyal günlüğü
Beden, duygu ve bağlam üçlüsünü bir hafta boyunca birlikte kaydetmek
Farkındalık Akademisi — M08, Duyguyu Okumak · 2.344 kelime · 4 gündelik durum · ≈ 11 dk okuma · 16 dk dinleme
Gündelik durumlardaki kişiler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz.
Açılış
Sivas'ta bir dokuma atölyesinde ustabaşı olan Ebru, iki haftadır öğleden sonraları kendini "sinirli" diye tanımlıyor. Bir defter tutmaya karar veriyor ve ilk hafta her akşam tek bir satır yazıyor: "Bugün yine sinirliydim." Hafta sonunda defterde yedi aynı cümle var ve Ebru hiçbir şey öğrenmemiş.
İkinci hafta defteri değiştiriyor. Günde dört kez, aynı saatlerde, üç sütun dolduruyor: bedeninde ne var, hangi duyguyu hissediyor, o an nerede ve ne yapıyor. Hafta sonunda sayfaya baktığında başka bir tablo görüyor. Öğleden sonraki "sinirli" anların çoğu, öğle yemeğini ayakta atıştırdığı ve dokuma tezgâhlarının en gürültülü çalıştığı saatlere denk geliyor. Bedeninde ensesinde bir sıkışma ve göz yorgunluğu yazmış; duygu sütununa bazen "sinirli", bazen "bıkkın", bir kez de "endişeli" yazmış.
Ebru'nun sinirinin nedenini bulduğunu söylemek erken. Ama ilk haftaki tek kelimelik kayıt ile ikinci haftaki üç sütunlu kayıt arasında bir fark var: ikincisi okunabiliyor. Bu ders, Seviye 3 boyunca ayrı ayrı okumaya çalıştığımız beden, duygu ve bağlam sinyallerini aynı satırda birlikte kaydetmenin neden ayrı kaydetmekten fazlasını gösterdiğini ve böyle bir kaydı okurken nelere dikkat etmek gerektiğini anlatıyor.
Tek fikir
Beden, duygu ve bağlam aynı anda ve aynı satırda kaydedildiğinde, birbirini açıklamaya başlar. Bir hafta, hangisinin önce geldiğini ve aynı adın arkasında ne kadar farklı anlar olduğunu görmeye yetebilir.
Nasıl işler
Bu seviyede üç tür sinyale ayrı ayrı baktık. Beden sinyalleri: kalp atışı, açlık, yorgunluk, gerginlik, ağrı. Duygu sinyalleri: bir duyguyu adlandırmak, onu yakın duygulardan ayırmak, adlandırmanın zorlaştığı durumlar. Bağlam: kahvenin, odadaki havanın, saatin, kararın türünün bir sinyali nasıl renklendirdiği. Her ders bir sinyalin tek başına okunduğunda yanıltabileceğini gösterdi. Kafein çarpıntısı kaygıya, sabahki kuyruk bir karara, sofradaki gerginlik bir başkasına karışabiliyordu.
Sinyal günlüğünün fikri basit: üçünü aynı anda yazmak. Ayrı ayrı tutulan kayıtlar, bir duygunun hangi beden hâliyle ve hangi bağlamda geldiğini sonradan birleştirmeyi gerektirir. Aynı satıra yazılan kayıt bu birleşimi kendisi yapar.
Böyle bir kaydın iki okuma biçimi var. Birincisi aynı satırı okumak: bu an bedende ne vardı, hangi duygu, hangi bağlam? İkincisi satırlar arasında okumak: öğleden sonraki yorgunluk akşamki sinire mi dönüşüyor, yoksa sinir mi yorgunluğu artırıyor?
Gecikmeli ilişki neden-sonuç ilişkisini kanıtlamaz; ama aynı anda alınmış tek bir kayıttan daha fazlasını söyler. Ebru'nun kaydında göz yorgunluğu öğle saatinde başlıyor ve "sinirli" kayıtları iki saat sonra geliyorsa, bu bir yönü düşündürür; tersi olsaydı başka bir yönü.
İkinci okuma biçimi, aynı adın arkasındaki çeşitliliği görmek. Ebru'nun "sinirli" diye yazdığı anların bedendeki karşılıkları ve bağlamları birbirinden farklıydı. Bu, kaydın hatalı olduğu anlamına gelmiyor; bir duygu adının birbirinden farklı anları kapsayabildiğini gösteriyor. Bu seviyede duygu ayrıştırmayı ve duygunun veri mi yorum mu olduğunu konuşmuştuk; sinyal günlüğü, bu soruları kendi hayatından bir haftalık veriyle sormanın yolu.
Ne biliyoruz
Bedende bir değişiklik olduğu anlarda insanların ne yaşadığını soran bir çalışma, aynı duygu adının arkasında ne kadar çeşitlilik olduğunu gösterdi.
Bedensel etkinlik örüntülerini önceden belirlenmiş kategoriler kullanmadan gruplayan analizler, her kişide tekrarlayan örüntülerin sayısının ve niteliğinin kişiden kişiye değiştiğini gösterdi. Her örüntüyle birlikte bildirilen duygu puanları ve duygu adları da değişkendi. Kişiler arasında tekrarlayan bazı geniş örüntüler de vardı. Yazarlar bulguları, duygu kategorilerinin duruma özgü ihtiyaçlara bağlı, birbirinden farklı örneklerden oluşan topluluklar olduğunu savunan inşacı bir duygu görüşünü destekler biçimde yorumluyor.
Bir günlüğü düzenli tutmanın, kişinin kendi duygularını ayırt etme biçimini değiştirip değiştirmediği, depresyon tanısı almış hastalarla sınandı.
Deneyim örneklemesi kullanmak hem olumlu hem olumsuz duyguları ayırt etmede iyileşmeyle ilişkiliydi, ama yalnız olumsuz duygulardaki iyileşme istatistiksel olarak anlamlıydı. Yapılan ölçüm sayısı ile iyileşme arasındaki ilişki ise anlamlı değildi. Yazarlar, iyileşmenin çalışmada sorulan on iki duygunun ötesine taşınıp taşınmadığının bilinmediğini ve araştırmacılarla yapılan görüşmeler gibi başka etkenlerin de değişime katkıda bulunmuş olabileceğini not ediyor.
Beden ile ruh hâlinin gün içinde birbirini nasıl izlediği, sabit saatlerde tutulan bir günlükle incelendi.
Yorgunluk öğleden önce hafifçe düşüyor, sonra öğleden sonra ve akşam boyunca artıyordu. Günün erken saatlerindeki yüksek yorgunluk, sonraki kayıtta daha düşük mutluluğu ve daha yüksek hayal kırıklığını öngörüyordu. Hayal kırıklığı da sonraki yorgunluğu artırıyordu; mutluluk ise sonraki yorgunluğu öngörmüyordu. Bu örüntüler uyku kalitesi, fiziksel etkinlik ve kaygı gibi etkenler hesaba katıldığında da sürüyordu.
Gündelik hayatta
Gözlem görevi
Bir hafta boyunca, günde dört kez, beden, duygu ve bağlamı aynı satıra kaydedeceksin.
Kayıt: Her zaman noktası günlüğe bir satır olarak girer: tarih, saat, beden, duygu adı ve yoğunluğu, bağlam. Hafta sonunda, kayda üç soruyla bak. Birincisi, aynı satırda: belirli bir beden hâli belirli bir duyguyla ya da bağlamla sık sık birlikte görünüyor mu? İkincisi, satırlar arasında: bir kayıttaki beden hâli ya da bağlam, bir sonraki kayıttaki duyguyu öngörüyor gibi mi? Üçüncüsü, en sık kullandığın duygu adının arkasındaki satırlar birbirine benziyor mu, yoksa farklı beden hâlleri ve bağlamlar mı içeriyor?
Bu görev, Seviye 3'teki önceki görevlerin bir araya gelmesi. Kalp atışını saymak, gerginlik haritası çıkarmak, duyguyu ayrıştırmak, bulaşmayı ve kararları kaydetmek; hepsi burada aynı satırda.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"Bir hafta sonunda sinirimin nedenini bulacağım."
Bir haftalık bir günlük, örüntüler düşündürür ama nedenleri kanıtlamaz. Hegarty ve arkadaşlarının yüz kırk iki kişiyle ve istatistiksel denetimlerle yaptığı çalışmada bile, gecikmeli ilişkiler yön hakkında ipucu veriyor ama neden-sonuç ilişkisini kanıtlamıyor; gözlemsel bir günlük bunu yapamaz. Hakan'ın kaydındaki gibi, aynı örüntünün birden fazla açıklaması olabilir. Günlüğün verdiği şey, sonraki hafta sınanabilecek daha iyi bir soru.
Yaygın yanlış"Aynı duyguyu yaşadığımda bedenimde hep aynı şey olur."
Hoemann ve arkadaşlarının çalışması, aynı bedensel örüntüye farklı duygu adlarının eşlik edebildiğini ve kişilerin tekrarlayan örüntülerinin birbirinden farklı olabildiğini gösteriyor. Gülten'in "yorgun" kayıtları, aynı adın arkasında üç farklı anın olabileceğinin gündelik bir örneği. Bir duygu adı, bir beden haritasının etiketi değil; birbirine benzeyen ama aynı olmayan anlar için kullandığımız bir kelime.
Yaygın yanlış"Kaydı sonradan doldurmak da aynı işi görür."
Seviye 2'de bellek ile anlık kaydın farkını görmüştük: sonradan hatırlanan bir an, o anki deneyimden farklı olabilir ve kişinin kendisi hakkındaki genel inançlarına daha çok dayanır. Sibel'in yaptığı gibi, sonradan doldurulan kaydı silmek yerine işaretlemek, kaydı okurken bu farkı hesaba katmayı sağlar.
Sınır
Bu dersteki çalışmalar farklı örneklemlerle yapıldı: Hoemann ve arkadaşlarınınki yeni bir yöntemi kullanan ve tartışmalı bir kuramsal görüşü destekleyen tek bir çalışma; Widdershoven ve arkadaşlarınınki depresyon tanısı almış hastalarla, Hegarty ve arkadaşlarınınki artrit tanısı olan yetişkinlerle yapıldı. Bu bulguların gündelik, kendi başına tutulan bir günlüğe taşınması bir çıkarım.
Bir haftalık bir sinyal günlüğü, kendinle ilgili bir gözlem, bir teşhis değil. Kayıt, bedenindeki bir belirtinin ya da ruh hâlindeki bir değişikliğin tıbbi bir nedeni olup olmadığını söyleyemez. Kaydında sürekli tekrarlayan ağrılar, açıklanamayan yorgunluk, uykusuzluk ya da haftalarca süren düşük ruh hâli görürsen, bunlar bir hekimle ya da bir ruh sağlığı uzmanıyla konuşulması gereken şeyler olabilir; günlüğün bu konuşmada yardımcı bir belge olabilir.
Günlüğü tutmak bazı insanlara yorucu ya da kaygı artırıcı gelebilir; kendini sürekli izlemek, bazen sinyallere daha fazla takılmaya yol açabilir. Kayıt seni rahatsız etmeye başlarsa, dört zaman noktasını ikiye indirebilir ya da birkaç gün ara verebilirsin.
Kapanış
- Beden, duygu ve bağlam aynı anda ve aynı satırda kaydedildiğinde, ayrı ayrı tutulan kayıtların sonradan birleştirmeyi gerektirdiği ilişkiler kayıtta kendiliğinden görünür.
- Bir sinyal günlüğü iki biçimde okunur: aynı satırda, bir anın beden, duygu ve bağlamını birlikte; satırlar arasında, bir şeyin bir sonrakini öngörüp öngörmediğini. Gecikmeli ilişkiler yön hakkında ipucu verir ama nedeni kanıtlamaz.
- Aynı duygu adının arkasında farklı beden hâlleri ve bağlamlar olabilir; düzenli bir kayıt, depresyonlu hastalarda olumsuz duyguları ayırt etmede iyileşmeyle ilişkili bulundu, ama bunun herkese taşınması bir çıkarım.
Üç soru
- Ebru'nun ilk haftaki kaydı neden hiçbir şey göstermedi, ikinci haftaki kaydı neden okunabildi? Aynı satır kaydının farkını açıkla.
- Hakan, kaydında açlık ve aceleden bir iki saat sonra öfkelendiğini görüyor ve "Öfkemin nedeni açlık" diyor. Gecikmeli ilişki kavramını kullanarak bu çıkarımı değerlendir.
- Gülten "yorgun" kelimesinin arkasında üç farklı an buldu. Bu gözlem, Hoemann ve arkadaşlarının bulgusuyla nasıl ilişkili ve bir sonraki haftaki kaydını nasıl değiştirebilir?
Yanıtlar
Birinci soruda Ebru'nun ilk haftaki kaydı, günün sonunda yazılmış tek bir duygu adından oluşuyordu; beden ve bağlam yoktu ve bütün gün tek bir kelimeye sığdırılmıştı. Yedi aynı cümle birbiriyle karşılaştırılacak hiçbir şey içermiyordu. İkinci haftaki kayıtta, günde dört kez beden, duygu ve bağlam aynı satıra yazıldı. Böylece "sinirli" anların hangi saatlere, hangi beden hâllerine ve hangi bağlamlara denk geldiği görülebildi ve aynı adın arkasında farklı duyguların da olduğu ortaya çıktı.
İkinci soruda Hakan'ın kaydı bir gecikmeli ilişki gösteriyor: sabah açlık ve acele kaydedildiği günlerde öfkeli kayıt bir iki saat sonra geliyor. Bu, açlık ve acelenin öfkeden önce geldiğini gösteriyor ve bir yön düşündürüyor. Ama gecikmeli ilişki neden-sonuç ilişkisini kanıtlamaz. Hakan'ın kendisinin fark ettiği gibi, aceleli sabahlar aynı zamanda en zor partilerin geldiği sabahlar; öfkenin nedeni açlık değil zor partiler olabilir ya da ikisi birlikte etkili olabilir. Bir sonraki hafta, aceleli ama tok sabahlarla aç ama sakin sabahları ayrı ayrı kaydetmek, bu iki açıklamayı ayırmaya yardım edebilir.
Gülten'in bulduğu şey, bir araştırmada bedensel kayıtlarla da görüldü: Hoemann ve arkadaşları, aynı bedensel örüntüye farklı duygu adlarının eşlik edebildiğini ve aynı duygu kategorisinin farklı örnekler içerebildiğini gözledi. Gülten'in gözlemi bunun gündelik bir karşılığı: "yorgun" adının arkasında bedensel bir ağırlık, zihinsel bir bulanıklık ve yalnız kalma isteği vardı. Bir sonraki hafta bu üçünü ayrı adlarla yazması, bu seviyede duygu ayrıştırma dersinde gördüğümüz daha ayrıntılı adlandırmanın bir uygulaması olur ve her birinin hangi bağlamda geldiğini görmesini sağlar.
Sonraki derse köprü
Seviye 3 boyunca bedenden gelen sinyalleri, duyguları ve bunların bağlamla nasıl karıştığını okumaya çalıştık; bu derste üçünü aynı satırda kaydettik. Ama bir sinyali fark ettikten sonra onu yorumlayan, ona bir anlam veren ve bir karara bağlayan şey düşünce. Seviye 4 düşünceye ve yargıya geçiyor. İlk dersi, «Hızlı ve yavaş düşünme», zihnin iki ayrı hızla çalıştığını öne süren iki sistem ayrımını ele alıyor: bu ayrımın kullanışlı bir model olarak gücünü ve ona yöneltilen eleştirileri.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.