İçeriğe geç

3.6 · Seviye 3 · Beden ve duygu sinyalleri

Duygu veri mi, yorum mu

Temel duygu kuramı ile kurgulanmış duygu kuramı (Barrett); ikisi de anlatılır, biri seçilmez

Farkındalık Akademisi — M08, Duyguyu Okumak · 2.323 kelime · 4 gündelik durum · ≈ 11 dk okuma · 15 dk dinleme

Gündelik durumlardaki kişiler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz.

Açılış

Sinop'ta bir lisede tarih öğretmeni olan Kerim, yeni okul yılının ilk gününde on birinci sınıfın kapısının önünde duruyor. Midesinde bir düğüm, avuçlarında hafif bir nem, kalbi her zamankinden biraz hızlı. Kapıyı açmadan önce kendine soruyor: bu ne? Kaygı mı? Yirmi yıllık öğretmen, ilk gün kaygısı mı olur? Heyecan mı? Belki de yalnız sabah kahvaltı etmediği için midesi boştur.

O akşam annesiyle telefonda konuşurken bu anı anlatıyor. Annesi hemen bir ad koyuyor: "İçine doğmuş oğlum, o sınıfta seni zorlayacak biri var." Ertesi gün sınıfta gerçekten zor bir öğrenci olduğu ortaya çıkıyor; ama aynı hafta, başka bir sınıfın kapısında aynı düğümü hissediyor ve o sınıf son derece sakin geçiyor.

Kerim'in sorusu, duygu biliminin en eski ve hâlâ çözülmemiş sorularından birine dokunuyor. Midesindeki düğüm, içinde hazır bulunan ve kendini bir işaretle haber veren bir duygunun verisi miydi? Yoksa bedenindeki belirsiz bir durumun, o anki bağlamla ve bildiği kavramlarla birleşerek o an kurulan bir yorumu mu? Bu ders iki büyük kuramı karşılaştırıyor ve aralarında hakem olmadan, ikisinin de kendi iç gözlemine ne kattığını gösteriyor.

Tek fikir

Bir görüşe göre duygu, kendine özgü örüntüsü olan hazır bir programdır; öbürüne göre beynin bedeni bağlamla birleştirip o an kurduğu bir kategoridir. Kanıt iki yöne de işaret ediyor ve iki görüş de duyguya farklı sorular sordurur.

Nasıl işler

Temel Psikoloji Akademisi duygu kuramlarını tarihsel sırayla anlatıyor: bedensel değişimin duygudan önce geldiğini söyleyen kuramı, ikisinin birlikte ortaya çıktığını savunan kuramı ve uyarılmanın bir yorumla birleştiğini öne süren iki etmen kuramını. Aynı akademi, duyguların yüz ifadelerinin evrensel olup olmadığı tartışmasını da kültürler arası çalışmalarla ayrıntılı biçimde işliyor. Bu ders o tartışmaları yeniden kurmuyor; bugünkü iki büyük görüşü, bir kişinin kendi duygusuna nasıl bakacağı açısından karşılaştırıyor.

Birinci görüşe göre bazı duygular, evrim sürecinde belirli durumlarla başa çıkmak için şekillenmiş hazır tepki programlarıdır.

Bu görüşle bakıldığında Kerim'in midesindeki düğüm, belirli bir duygunun, örneğin kaygının, bedendeki izi. Kerim'in işi, bu izi doğru okuyup hangi duygunun tetiklendiğini bulmak.

İkinci görüş, aynı düğüme başka bir gözle bakıyor.

Bu gözle bakıldığında Kerim'in düğümü, henüz bir duygu değil. Aynı düğüm, bir sınıf kapısında kaygı, bir düğün salonunda heyecan, boş bir midede açlık olarak kurulabilir. Annesinin "içine doğmuş" yorumu da bir kurgu: düğümü, ertesi günün olaylarıyla geriye dönük bir anlama bağlıyor.

İki kuram arasındaki tartışmanın önemli bir kısmı, aynı adı taşıyan duyguların bedende aynı izi bırakıp bırakmadığı sorusu etrafında dönüyor.

Farkındalık açısından iki kuramın da sunduğu bir şey var. Temel duygu kuramı, duygunun bedendeki izlerine dikkat etmeyi ve onları ciddiye almayı öğretir. Kurgulanmış duygu kuramı ise o izin üzerine eklenen anlamın, bağlamın ve kelimenin de duygunun bir parçası olduğunu, bu yüzden duyguya bakarken bağlama ve kullandığın kelimeye de bakman gerektiğini hatırlatır. Bu ders ikisinden birini seçmiyor; çünkü kanıt da henüz seçmiyor.

Ne biliyoruz

Kurgulanmış duygu kuramı, beynin işleyişine dair bir değerlendirmeyle ayrıntılı biçimde öne sürüldü.

Barrett burada yeni bir veri değil, bir açıklama önerdiği için bu kutuya kanıt kartı eşlik etmiyor. Kuramın sınandığı yerlerden biri, aynı duygu kategorisinin bedende tutarlı bir iz bırakıp bırakmadığı sorusu.

Duygu kategorilerinde ölçülen değişkenlerin yaklaşık yüzde altmışında ortalama bir artış görüldü, ama etki büyüklüklerinin örüntüsü bir duygu kategorisini öbüründen açıkça ayırt etmedi. Aynı kategorinin içinde de anlamlı bir çeşitlilik vardı. Yayın yanlılığı için yapılan düzeltme, etki büyüklüklerini daha da düşürdü. Yazarlar bulguları, kurgulanmış duygu kuramının popülasyon düşüncesiyle daha uyumlu buluyor.

Aynı soruyu daha geniş bir açıdan soran bir başka meta-analiz ise öbür yöne işaret ediyor.

Ayrı duygu kuramıyla uyumlu olarak, ayrı duygular arasında orta düzeyde farklar, olumsuz duyguların kendi aralarında da farklar ve davranış, deneyim ve fizyolojide birbiriyle ilişkili değişiklikler bulundu; biliş ve yargıdaki değişiklikler ise çoğunlukla öbürleriyle ilişkili değildi. Duyguları yalnız olumlu ve olumsuz ya da yaklaşma ve kaçınma boyutlarıyla açıklayan modeller bu kadar açık desteklenmedi. Yazarlar sonuçların yalnız bazı duyguları kapsadığını ve dahil edilen çalışmaların yöntemsel kalitesiyle sınırlı olduğunu belirtiyor.

Gündelik hayatta

Gözlem görevi

Üç gün boyunca duygusal anlarını iki kuramın gözüyle okumayı deneyeceksin; birini seçmen gerekmiyor.

Kayıt: Altı anın her biri için dört başlığı ve iki cümleyi yaz. Üçüncü günün akşamı altı anı yan yana koy ve şunları ara: aynı ya da benzer bir bedensel durum, farklı anlarda farklı duygu kelimeleriyle mi okundu; ve ikinci sorunun, başka hangi kelimeyle okuyabilirdim sorusunun, bir anı yaşama biçimini değiştirdiği oldu mu? Sayfanın en altına hangi kuramın soruları sana daha çok şey söyletti, bunu yaz; ama bu bir oy değil, bir gözlem.

Görev, zor duyguları yeniden yorumlayıp yok saymak için değil. Bir yas, bir haksızlık ya da bir tehlike karşısında hissettiğin duyguyu "başka türlü okuyabilirdim" diye geçiştirmek gerekmez; bazı duyguların bağlamı onları son derece anlamlı kılar.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Bilim duyguların ne olduğunu çözdü; temel duygular evrenseldir."
Doğrusu

Duyguların ne olduğu sorusu bilimde hâlâ açık. Lench ve arkadaşlarının meta-analizi ayrı duyguların birbiriyle ilişkili değişiklikler ürettiğini bulurken, Siegel ve arkadaşlarının meta-analizi istemsiz bedensel tepkilerin duygu kategorilerini açıkça ayırt etmediğini buldu. İki kuramın savunucuları aynı verileri farklı yorumluyor. Bu ders ikisini de anlatıyor, çünkü bugünkü kanıt birini seçmeye yetmiyor.

Yaygın yanlış"Duygular kurgulanıyorsa, uydurmadır ve önemsizdir."
Doğrusu

Kurgulanmış duygu kuramı, duyguların hayali olduğunu söylemiyor; beynin onları bedensel sinyalleri, bağlamı ve kavramları birleştirerek kurduğunu söylüyor. Kurulmuş bir duygu, gerçek ve güçlü bir deneyimdir; Nurettin'in yası kurgulanmış olsa da son derece gerçek. Kuram, duygunun nasıl ortaya çıktığına dair bir açıklama; duygunun değerine dair bir yargı değil.

Yaygın yanlış"Duygularımı doğru adlandırmayı öğrenirsem, onları kontrol edebilirim."
Doğrusu

Kerim ve Mehmet'in deneyimleri, bir bedensel duruma farklı bir ad koymanın onu nasıl yaşadığımızı etkileyebileceğini düşündürüyor. Ama bu, duyguları istediğimiz gibi değiştirebileceğimiz anlamına gelmiyor. Bir duyguya ad koymanın etkisi, bu modülün sonraki derslerinde ayrıca inceleniyor; burada yalnız iki kuramın da adlandırmaya farklı bir rol verdiğini görüyoruz.

Sınır

Bu ders iki kuramı yalnız ana hatlarıyla tanıtıyor; ikisinin de içinde farklı görüşler var ve tartışma bu iki uçtan ibaret değil. Temel Psikoloji Akademisi duygu kuramlarının tarihini ve yüz ifadelerinin evrenselliği tartışmasını ayrıntılı olarak anlatıyor; o dersler, bu dersin açtığı soruların arka planını oluşturuyor.

İki meta-analiz de laboratuvarda uyandırılan duygularla yapıldı; gündelik hayatta yaşanan duyguların aynı örüntüleri gösterip göstermediği ayrı bir soru. Siegel ve arkadaşlarının çalışmasında kurgulanmış duygu kuramının kurucusu da yazarlar arasında; Lench ve arkadaşlarının çalışması ise yayımlandıktan sonra bir yorum yazısıyla tartışmaya açıldı. İki çalışmanın da kendi yazarlarının kuramsal bakışından tamamen bağımsız okunması zor; bu yüzden ikisine de Tartışmalı etiketi verildi.

Görevdeki iki soru, duyguları değiştirmek için bir teknik değil; duyguya iki farklı açıdan bakmanın bir yolu. Uzun süren, yoğun ya da hayatını belirgin biçimde etkileyen duygular, örneğin aylardır dinmeyen bir hüzün ya da elinden kaçan bir öfke, bir iç gözlem alıştırmasıyla değil, bir ruh sağlığı uzmanıyla birlikte ele alınmalı.

Kapanış

  1. Temel duygu kuramı bazı duyguları kendine özgü bedensel ve davranışsal örüntüleri olan hazır programlar olarak görür; kurgulanmış duygu kuramı ise duyguları beynin bedensel sinyalleri, bağlamı ve kavramları birleştirerek o an kurduğu kategoriler olarak görür.
  2. Kanıt iki yöne de işaret ediyor: bir meta-analiz istemsiz bedensel tepkilerin duygu kategorilerini açıkça ayırt etmediğini, bir başkası ayrı duyguların davranış, deneyim ve fizyolojide birbiriyle ilişkili değişiklikler ürettiğini buldu.
  3. İki kuram da duyguya bakarken farklı sorular sormayı öğretir: bedenimdeki iz hangi duyguyu gösteriyor, ve bu izi bu bağlamda neden bu kelimeyle okudum?

Üç soru

  1. Kerim sınıf kapısında hissettiği düğüme bir ad koyamadı. Temel duygu kuramı ve kurgulanmış duygu kuramı bu düğümü nasıl farklı okur?
  2. Bir arkadaşın, "Duygular kurgulanıyorsa, o zaman gerçekten üzülmüyorum, sadece üzgün olduğumu düşünüyorum" diyor. Bu cümlede kurgulanmış duygu kuramı hangi biçimde yanlış anlaşılmış?
  3. Siegel ve arkadaşları ile Lench ve arkadaşlarının meta-analizleri farklı yönlere işaret ediyor. Bu iki bulgu birbiriyle tamamen çelişiyor mu? Neden ikisine de aynı etiket verildi?

Yanıtlar

Birinci soruda temel duygu kuramına göre düğüm, tetiklenmiş belirli bir duygunun, büyük olasılıkla kaygının, bedendeki izi; Kerim'in işi bu izi doğru okumak. Kurgulanmış duygu kuramına göre ise düğüm henüz belirli bir duygu değil; bir sınıf kapısı bağlamında kaygı, bir düğünde heyecan, boş bir midede açlık olarak kurulabilecek bir bedensel durum. Kerim'in aynı düğümü sakin geçen başka bir sınıfın kapısında da hissetmesi, ikinci okumayı düşündürüyor; ama ilk okuma da tamamen dışlanamıyor.

İkinci soruda kuram, duyguların hayali ya da sahte olduğunu söylemiyor. Söylediği, duygunun beynin bedensel sinyalleri, bağlamı ve kavramları birleştirerek kurduğu bir şey olduğu. Bu kurulmuş duygu, kişinin gerçek ve güçlü bir deneyimi; üzüntü kurgulanmış olsa da gerçekten yaşanıyor. Arkadaşının cümlesindeki yanılgı, "kurgulanmış" kelimesini "uydurma" ile karıştırmak. Bir ev de kurulur, ama içinde gerçekten oturulur.

Üçüncü soruda iki bulgu tamamen çelişmiyor, çünkü farklı şeylere bakıyor: Siegel ve arkadaşları yalnız istemsiz sinir sistemi tepkilerine, Lench ve arkadaşları ise davranış, deneyim, biliş ve fizyolojiye birlikte baktı. Biri bedensel parmak izlerinin net olmadığını, öbürü ayrı duyguların birçok sistemde birbiriyle ilişkili değişiklikler ürettiğini buldu. İkisine de Tartışmalı etiketi verildi, çünkü her ikisi de geniş meta-analizler ama tartışmanın taraflarınca farklı yorumlanıyor ve duyguların doğası sorusunu henüz kapatmıyor.

Sonraki derse köprü

Bu derste, kurgulanmış duygu kuramının duyguya bakarken kullandığımız kelimenin de duygunun bir parçası olduğunu öne sürdüğünü gördük. Bu, pratik bir soruya yol açıyor: daha çok ve daha ince duygu kelimesi kullanmak, duyguyu daha iyi okumayı sağlar mı? Sıradaki ders duygu ayrıştırmayı, yani duyguları ince ayrımlarla adlandırmayı ve "kötüyüm" demenin ardındaki pek çok farklı karşılığı anlatıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.