2.3 · Seviye 2 · İç gözlem: kendi zihnini nereden biliyorsun
Seçim körlüğü
Seçmediği bir şeyi seçmiş gibi savunmak (choice blindness); gerekçenin seçimden sonra üretilmesi
Farkındalık Akademisi — M04, Kendini Bilmenin Sınırları · 2.324 kelime · 4 gündelik durum · ≈ 11 dk okuma · 15 dk dinleme
Gündelik durumlardaki kişiler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz.
Açılış
Konya'da düğün hazırlığı yapan Zehra, kız kardeşi Esra ile matbaada iki davetiye tasarımı arasında yarım saat kararsız kalıyor: biri sade, krem rengi ve ince bir yazıyla; öbürü altın varaklı bir kenarlıkla. Sonunda sadeyi seçiyor. "Altın çok gösterişli, bize hiç benzemiyor" diyor ve siparişi veriyor.
Bir hafta sonra davetiyeler geliyor. Matbaa yanlışlıkla altın kenarlıklı olanı basmış. Zehra paketi açtığında annesi yanında; annesi davetiyeyi beğeniyor ve neden bunu seçtiğini soruyor. Zehra on dakika boyunca anlatıyor: altın kenarlığın salonun avizesiyle ne kadar uyumlu olacağını, kalın kâğıdın elde ne kadar güzel durduğunu, sade tasarımın biraz soğuk kaçacağını. Akşam Esra, annesinin aile grubuna attığı fotoğrafı görünce kardeşini arıyor: "Sen sadeyi seçmemiş miydin?"
Zehra bir an susuyor. Hatırlıyor: evet, sadeyi seçmişti, hatta altını "bize benzemiyor" diye reddetmişti. On dakika boyunca savunduğu tasarım, reddettiği tasarımdı. Bu ders, insanların seçmedikleri bir şeyi kendi seçimleri sanıp onu içtenlikle savunabilmesini, bunun ne kadar yaygın olduğunu ve bu körlüğü fark etmenin mümkün olup olmadığını anlatıyor.
Tek fikir
Seçimimizin sonucu bize değiştirilmiş olarak geri verildiğinde, değişikliği çoğu zaman fark etmeyiz ve önümüzdeki seçeneği savunan gerekçeler üretiriz. Bu gerekçeler tutumumuzu kalıcı olarak kaydırabilir; ama seçim anını yavaşça betimlemek, değişikliği fark etme şansını artırabilir.
Nasıl işler
Önceki derste, kendi verdiğimiz bir kararın nedenini sorduğumuzda sürece değil, akla yatkın bir açıklamaya ulaştığımızı gördük. Bu ders o fikri bir adım öteye taşıyor. Peki önümüze konan karar hiç bizim kararımız değilse? Gerekçe kurma mekanizması, kararın gerçekten bizden gelip gelmediğini kontrol ediyor mu?
Temel Psikoloji Akademisi bu soruyu, psikolojinin neyi incelediğini anlattığı ilk derste kısa bir kanıt kartıyla ele alıyor: insanların seçmedikleri bir seçeneği gerekçelendirebildiğini. Bu derste o tek cümlenin arkasındaki araştırma programına daha yakından bakacağız ve farkındalık açısından iki soru soracağız: bu körlük kalıcı izler bırakıyor mu, ve onu fark etmek öğrenilebilir mi?
Seçim körlüğünü ilginç kılan, insanların yalnız değişikliği kaçırması değil; değişmiş seçeneği savunurken kullandıkları gerekçelerin çoğu zaman o seçeneğe özgü olması. Zehra altın kenarlığın avizeyle uyumundan söz etti; bu gerekçe sade tasarım için kurulamazdı. Zihni, önündeki nesneye bakıp onun özelliklerinden bir gerekçe üretti.
Bu ikinci kavram meseleyi bir laboratuvar tuhaflığından çıkarıp gündelik hayata taşıyor. Bir kez savunduğumuz bir görüş, o görüş ilk başta bizim olmasa bile, bize ait olmaya başlayabiliyor. Gerekçeyi kurarken kendimizi ikna ediyoruz.
Ama tablonun karanlık tarafı kadar umut veren bir tarafı da var. Seçim körlüğü sabit bir kusur gibi görünmüyor. Seçimi yapan kişi, seçim anında zihninde ne olduğunu yavaşça ve somut olarak betimlemeye yönlendirildiğinde, değişikliği çok daha sık fark edebiliyor.
Seçim körlüğü, uydurma gerekçe ve rehberli betimleme yan yana konunca ortaya bir çalışma biçimi çıkıyor: "neden?" sorusunun cevabına kendiliğinden güvenmemek, ama vazgeçmek yerine sorunun biçimini değiştirmek. "Neden bunu seçtin?" yerine "seçtiğin an ne gördün?" diye sormak.
Ne biliyoruz
Seçim körlüğünün laboratuvar dışında da görülüp görülmediğini sınamak için araştırmacılar deney masalarını bir süpermarkete taşıdı.
Değiştirilen denemelerin toplamda en fazla üçte biri fark edildi. Tarçınlı elma ile acı greyfurt ya da mango ile anason likörü gibi birbirinden belirgin biçimde farklı tat ve kokularda bile değişikliklerin en fazla yarısı yakalandı.
Seçim körlüğünün tutumlarda kalıcı bir iz bırakıp bırakmadığı sorusu, siyasi görüşler üzerinde iki deneyle sınandı.
Değişikliklerin yalnız yarısı katılımcılar tarafından düzeltildi. Her iki grupta da görüşlerde kalıcı kaymalar görüldü, ama kayma, değiştirilmiş görüş için gerekçe kuran grupta belirgin biçimde daha büyüktü. Bulgular ikinci deneyde tümüyle tekrarlandı. Ayrıca katılımcıların analitik düşünme becerisi değişikliği düzeltmeleriyle ilişkiliydi; siyasete ilgileri ise değildi.
Son olarak, seçim körlüğünün aşılıp aşılamayacağını, aynı yöntemi kullanıp tek bir şeyi değiştiren bir çalışma sınadı.
Rehberli betimleme yapılan katılımcılar değişikliği yüzde seksen oranında fark etti. Yazarlar bu sonucu, insanların karar süreçlerinin genellikle farkında olmadığı bulgusunu doğrulayan, ama bu süreçlere belirli zihinsel eylemlerle erişilebildiğini gösteren bir ilerleme olarak yorumluyor. Makale, yayımlandığı sayıda iki ayrı yorum metniyle birlikte çıktı.
Gündelik hayatta
Gözlem görevi
Bu görevde rızan olan bir küçük düzenekle kendi seçim körlüğünü sınayacak ve rehberli betimlemenin bir farkı olup olmadığına bakacaksın. Bir yardımcıya, birbirine yakın altı çift nesneye ve bir madeni paraya ihtiyacın var: aynı çayın iki farklı demi, iki benzer kartpostal, iki benzer kalem gibi.
Kayıt: Defterine altı satır aç. Her satıra çiftin adını, hangi koşulda olduğunu, yazı turanın sonucunu, senin tahminini ve gerekçeni yaz. Ardından değiştirilmiş çiftlerde kurduğun gerekçelere tek tek bak: önündeki nesneyi mi anlatıyor, yoksa ilk seçtiğini mi? En sona iki satır: betimleme yaptığın ve yapmadığın çiftlerde değişikliği fark etme sayıların neydi, ve bir gerekçeyi kurarken kendini ikna ettiğini hissettiğin bir an oldu mu?
Altı çiftlik bir denemede iki koşul arasındaki fark tesadüf olabilir; görevin amacı bir sonuç ölçmek değil, kendi gerekçe kurma anını bir kez yakalamak. Yazı turada hiçbir çift değiştirilmemiş de olabilir; bu da bir sonuç. Düzeneği yalnız kendi rızanla, kendi üzerinde kur.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"Önemli bir seçimi değiştirseler hemen fark ederdim."
Seçim körlüğü çalışmaları, birbirinden çok farklı seçeneklerde bile değişikliğin çoğu zaman fark edilmediğini gösteriyor. Tarçınlı elma ile acı greyfurt ya da mango ile anason likörü gibi belirgin biçimde farklı tat ve kokularda bile denemelerin en fazla yarısı yakalandı. Siyasi görüşlerde değişikliklerin ancak yarısı düzeltildi. Bir seçimin önemli olması, onun tam olarak ne olduğunu hatırlamayı garanti etmiyor.
Yaygın yanlış"Seçimimi savunurken söylediğim gerekçeler, seçimimin gerçek nedenleridir."
Seçim körlüğü deneylerinde insanlar seçmedikleri seçenek için ona özgü gerekçeler üretiyor; Zehra'nın avize ile uyum gerekçesi, sade tasarım için hiç kurulamazdı. Bu gerekçeler bir yalan değil, ama seçimi üreten sürecin kaydı da değil. Önceki dersin bulgusuyla birlikte okunduğunda, gerekçenin çoğu zaman karardan sonra ve önümüzdeki nesneye bakarak kurulduğunu düşündürüyor.
Yaygın yanlış"Seçim körlüğü zararsız bir laboratuvar tuhaflığıdır."
Strandberg ve arkadaşlarının çalışması, değiştirilmiş bir görüş için gerekçe kurmanın, o görüşü bir hafta sonra da süren bir biçimde kaydırabildiğini gösteriyor. Bir tutanağı, bir anket cevabını ya da birinin bizim adımıza söylediği bir görüşü sorgulamadan savunmak, zamanla o görüşü gerçekten benimsemeye yol açabilir. Seçim körlüğünün etkisi bir anlık değil.
Sınır
Seçim körlüğü çalışmaları el çabukluğu ya da gizlice değişen anket kâğıtları gibi düzenekler kullanıyor. Bu düzeneklerin başkalarına habersiz uygulanması bir ahlak sorunu olur; bir iş görüşmesinde, bir ilişkide ya da bir satışta birinin seçimini gizlice değiştirip onu savundurmak, araştırmanın değil manipülasyonun konusu. Bu dersin görevi bu yüzden yalnız kendi rızanla, kendi üzerinde kuruluyor.
Rehberli betimlemenin değişikliği fark etmeyi artırdığı bulgusu tek bir çalışmaya dayanıyor ve orada betimleme, yöntemde deneyimli görüşmecilerle yapıldı. Kişinin kendi kendine yaptığı bir dakikalık betimlemenin aynı etkiyi yaratıp yaratmadığı bilinmiyor; görevdeki ikinci koşul bunu sınamıyor, yalnız denemeye davet ediyor. Bu tür betimleme tekniklerinin kendisi, bu akademinin üst-farkındalık modüllerinde ayrıca ele alınacak.
Siyasi tutumlarla ilgili çalışma bir hafta boyunca izlendi ve dönemin öne çıkan siyasi tartışmalarıyla yapıldı. Bu bulgunun daha uzun süreler ve başka toplumlar için ne söylediği açık bir soru. Dersin bu bulgudan çıkardığı sonuç dar tutuluyor: kendi önceki görüşümüze dair bir kayıt ile karşılaştığımızda, onu savunmadan önce gerçekten bizim olup olmadığını sormak.
Kapanış
- Seçimimizin sonucu gizlice değiştirildiğinde, birbirinden çok farklı seçeneklerde bile değişikliği çoğu zaman fark etmeyiz ve önümüzdeki seçeneğe özgü gerekçelerle onu savunuruz.
- Değiştirilmiş bir görüş için gerekçe kurmak, o görüşü bir hafta sonra da süren bir biçimde benimsemeye yol açabilir; gerekçe kurarken kendimizi ikna ederiz.
- Seçim anını somut ayrıntılarla, yavaşça betimlemek değişikliği fark etme şansını artırabilir; "neden seçtin?" yerine "seçtiğin an ne gördün?" diye sormak bu yönde bir adım.
Üç soru
- Zehra altın kenarlıklı davetiyeyi savunurken avizeyle uyumundan söz etti. Seçim körlüğü ve uydurma gerekçelendirme kavramlarıyla bu gerekçenin nereden geldiğini açıkla.
- Mahalle derneğindeki Halil, tutanağa yanlış yazılmış görüşünü savundu. Strandberg ve arkadaşlarının çalışmasına göre, bu savunmanın Halil'in parka dair görüşü üzerinde nasıl bir etkisi olabilir? Derneğin aldığı önlem bu riski nasıl azaltıyor?
- Rehber öğretmen Hacer öğrencisine neden tercihinin gerekçesini değil, listeyi hazırladığı akşamı anlatmasını söyledi? Rehberli betimleme kavramıyla ilişkilendir.
Yanıtlar
Birinci soruda Zehra değişikliği fark etmedi; seçim körlüğü tam olarak seçim ile önüne konan sonuç arasındaki uyumsuzluğun gözden kaçmasıdır. Annesi "neden bunu seçtin?" diye sorduğunda, Zehra'nın zihni seçim anına dönmedi, önündeki davetiyeye baktı ve onun özelliklerinden bir gerekçe kurdu. Avizeyle uyum gerekçesi altın kenarlığa özgüydü; sade tasarım için kurulamazdı. Bu, uydurma gerekçelendirmenin iyi niyetli bir örneği: Zehra yalan söylemiyordu, kendi gerekçesine inanıyordu.
İkinci soruda çalışma, değiştirilmiş bir görüş için gerekçe kurmanın o görüşte bir hafta sonra da süren bir kaymaya yol açabildiğini gösteriyor. Halil otoparkın neden mantıklı olduğunu anlatırken, kendi kurduğu gerekçelerle o görüşe biraz daha yaklaşmış olabilir; komşusunun hatırlatması bu yüzden önemliydi. Tutanakları toplantının sonunda yüksek sesle okuyup onaylatmak, hatanın kişi onu savunmaya başlamadan önce yakalanmasını sağlıyor. Çalışma siyasi görüşlerle ve laboratuvarda yapıldı; mahalle toplantısına taşımak bir yorum.
Üçüncü soruda öğrencinin hemen gerekçe kurmaya başlaması, önündeki listeye bakarak bir açıklama üretmesi demekti; bu, seçim körlüğünü güçlendirebilecek bir yol. Hacer onu seçim anına, o akşam neyin içini kıpırdattığına geri götürdü. Rehberli betimleme, açıklama üretmek yerine deneyimin somut ayrıntılarına dönmek demek ve Petitmengin ve arkadaşlarının çalışmasında değişikliği fark etme oranını belirgin biçimde artırdı. Hacer'in sorusu, bu yöntemin gündelik ve kısa bir biçimi.
Sonraki derse köprü
Bu derste, önümüze konan bir seçimin gerçekten bizim olup olmadığını kontrol etmeden onu savunabildiğimizi gördük. Ama zihnin boşlukları açıklamalarla doldurma eğilimi, seçimlerle sınırlı değil. Sıradaki ders, beynin iki yarısı arasındaki bağlantısı kesilmiş hastalarla yapılan çalışmalardan çıkan yorumlayıcı fikrini anlatıyor: zihnin, nedenini bilmediği davranışları bile tutarlı bir hikâyeyle açıklamaya nasıl hazır olduğunu.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.