İçeriğe geç

1.10 · Seviye 1 · Algı: gördüğünü sandığın

Duyular birbirini düzeltir

Çok duyulu algı (multisensory perception) ve McGurk etkisi; bir duyunun ötekini nasıl ezdiği

Farkındalık Akademisi — M02, Duyuları Ayrı Ayrı Okumak · 1.946 kelime · 4 gündelik durum · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme

Gündelik durumlardaki kişiler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz.

Açılış

Çankırı'da bir apartmanın yöneticisi olan Sevim, bir akşam otoparkta bir aracın geri manevra yaparken komşusunun arabasına çarpıp hızla uzaklaştığını görüyor. Ertesi gün sigorta şirketinden biri telefonla arıyor ve ne gördüğünü soruyor. Sevim pencerenin önünde, gözü sokaktaki trafikte, telefondaki sesi dinlerken anlatmaya çalışıyor. Aracın rengi gri miydi, beyaz mıydı? Plakanın başı otuz mu, otuz sekiz mi? Hiçbir şeyden emin değil.

Görevli ona sakin bir öneride bulunuyor: "Gözlerinizi kapatın ve o anı yeniden gözünüzün önüne getirin. Acele etmeyin." Sevim pencereden döner, gözlerini kapatır. Birkaç saniye sonra aracın arka camındaki büyük çıkartmayı, sağ arka lambanın kırık olduğunu ve plakanın son iki harfini hatırlıyor. Bunları bir dakika önce bilmediğini sanıyordu.

Sevim'in belleği değişmedi; o anı baştan beri oradaydı. Değişen, onu ararken gözünün sokaktaki trafiği de işlemeyi bırakmasıydı. Bu ders, duyuların birbirini nasıl tamamladığını ama aynı zamanda aynı zihinsel kaynak için nasıl yarıştığını ve bir duyuyu bilerek kapatmanın neden bazen ötekine yer açtığını anlatıyor.

Tek fikir

Duyular birbirini tamamlar ama aynı zamanda sınırlı bir zihinsel kaynak için yarışır. Bir duyuyu bilerek kapatmak, özellikle gözleri kapatmak, ötekinden gelene ya da bellekteki görüntüye yer açarak hatırlamayı ve ayırt etmeyi kolaylaştırabilir.

Nasıl işler

Beynin farklı duyulardan gelen bilgiyi nasıl birleştirdiği, hangi durumda hangi duyuya daha çok güvendiği ve duyular çatıştığında neler olduğu, Temel Psikoloji Akademisi'nin duyular arası algı dersinde ayrıntılı biçimde anlatılıyor. Meditasyon Akademisi'nin duyular dersi ise sesi, görüntüyü, tadı ve dokunuşu birer uygulama çapası olarak kullanmayı öğretiyor. Bu ders, ikisinin arasındaki gündelik bir soruya bakıyor: duyuların birbirine yardım ettiği kadar birbirinin yolunu kestiği anları nasıl fark eder ve bunlardan nasıl yararlanırız?

Duyular çoğu zaman bir ekip gibi çalışıyor. Gürültülü bir ortamda konuşanın dudaklarını görmek sözcükleri anlamayı kolaylaştırıyor; bir nesneye hem bakıp hem dokunmak onun biçimini daha iyi anlatıyor. Ama bu ekibin ortak bir bütçesi var: dikkat ve çalışma belleği sınırlı. Bir duyudan gelen zengin bir akış, ötekinin işini zorlaştırabiliyor.

Bunun en gündelik örneği gözler. Gözler açıkken çevreden sürekli yeni görüntü geliyor ve beyin bunları, biz istemesek de işliyor. Bir şeyi hatırlamaya ya da bir sesi ince ince dinlemeye çalışırken bu akış bir yük. Gözleri kapatmak bu yükü bir anda kaldırıyor.

Yarışın ikinci bir boyutu var. Bir duyudan gelen dikkat dağıtıcı, en çok aynı duyuya ait bilgiyi bozuyor. Sevim'in otoparkta gördüğü şeyler görseldi; onları hatırlamaya çalışırken pencereden gelen trafik görüntüsü, telefondaki sesten daha çok engel oluyordu.

Bu iki kavram birlikte pratik bir kural öneriyor. Görsel bir şeyi hatırlamaya çalışıyorsan görsel akışı kes: gözlerini kapat ya da boş bir duvara bak. İnce bir sesi dinlemeye çalışıyorsan işitsel gürültüyü azalt ve gerekirse gözlerini de kapat, çünkü genel yük de azalacak. Farkındalık açısından bu, duyuları yalnız almak değil, hangi duyuya ne kadar yer verdiğimizi bilerek düzenlemek demek.

Ne biliyoruz

Göz kapatmanın hatırlamaya etkisini sistemli biçimde sınayan çalışmalardan biri, tanık ifadesi araştırmalarından geldi.

Sonuç tutarlıydı: gözlerini kapatan katılımcılar hem görsel hem işitsel ayrıntıları daha çok doğru hatırladı. Önemli bir nokta da yanlış ayrıntılarda bir artış olmamasıydı; göz kapatmak, insanları daha çok şey uydurmaya değil, daha çok doğru şey hatırlamaya itiyordu. Yazarlar ayrıca, genellikle göz kapatmayı içeren hipnozun tanık hatırlamasını neden zaman zaman kolaylaştırıyormuş gibi göründüğüne dair bir açıklama da önerdi.

Etkinin neden ortaya çıktığını ise başka bir ekip ayrıntılı biçimde sınadı.

İki açıklama da destek buldu. Dikkat dağıtıcının en az olduğu koşullarda, gözler kapalıyken ya da boş bir ekrana bakarken, hatırlama belirgin biçimde daha iyiydi; bu, göz kapatmanın genel yükü azalttığını gösteriyor. Ayrıca görsel dikkat dağıtıcı en çok görsel bilgiyi, işitsel dikkat dağıtıcı en çok işitsel bilgiyi bozdu. Olayın temel bilgileri her koşulda sağlam kalırken, ince ayrıntılar hem genel hem duyuya özgü bozulmalara açıktı.

Gündelik hayatta

Gözlem görevi

Bu görevde gözlerini bilerek kapatmanın hatırlamayı nasıl etkilediğini, iki küçük denemeyle kendi belleğinde sınayacaksın.

Kayıt: Defterine iki denemenin sonuçlarını ayrı satırlara yaz: kaç kelime doğru hatırladın, listede olmayan kaç kelime söyledin ve hangi denemenin sana daha kolay geldiğini birden beşe derecelendirdiğin bir sayıyla. En sona tek bir gözlem ekle: gözlerin kapalıyken kelimeler zihnine bir görüntü olarak mı, bir ses olarak mı geldi?

İki liste tam olarak eşit zorlukta olmayabilir ve bu tek bir deneme; sonucunu bir kesinlik olarak değil, kendi deneyimine dair bir ipucu olarak oku. Gözlerini kapatmak seni huzursuz ediyorsa, aynı denemeyi gözlerin açık ama boş ve sabit bir duvara bakarak yap; araştırmalar bunun da yükü azalttığını gösteriyor.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Gözlerimi kapatırsam dikkatim dağılır ya da uyuklarım."
Doğrusu

Bir şeyi hatırlamaya ya da dinlemeye çalışırken gözleri kapatmak, dikkati dağıtmaktan çok topluyor. Perfect ve arkadaşlarının beş deneyinde gözlerini kapatan katılımcılar daha çok doğru ayrıntı hatırladı. Uyuklamak uzun ve rahat bir oturuşta olabilir; birkaç saniyelik bilinçli bir göz kapatma ise bir odaklanma aracı.

Yaygın yanlış"Gözleri kapatıp hatırlamaya zorlanmak sahte anılar üretir."
Doğrusu

Bu kaygı, telkine dayalı ve uzun süren bazı yöntemler için yerinde olabilir. Ama araştırılan basit göz kapatma etkisinde, Perfect ve arkadaşlarının deneylerinde yanlış ayrıntılarda bir artış görülmedi. Göz kapatmak, kişiyi bir şey uydurmaya değil, zaten var olan bir izi daha net okumaya yönlendiriyor gibi görünüyor.

Yaygın yanlış"Duyular her zaman birbirine yardım eder; ne kadar çok duyu, o kadar iyi."
Doğrusu

Duyular bir olayı birlikte algılarken birbirini tamamlayabiliyor, ama sınırlı bir dikkat bütçesini paylaşıyorlar. Vredeveldt ve arkadaşlarının bulgusu, bir duyudan gelen dağıtıcının en çok aynı duyunun bilgisini bozduğunu gösteriyor. Altyazı okurken sesi kaçırmak ya da trafiği izlerken bir tarifi duymamak, bu yarışın gündelik izleri.

Sınır

Bu dersin kaynakları, laboratuvarda izletilmiş videolar ve sakin görüşmelerle yapıldı. Gerçek bir olayın tanığı olmak, korku, şaşkınlık ve zaman baskısı içerir; göz kapatmanın bu koşullardaki etkisi laboratuvardakinden farklı olabilir. Ayrıca göz kapatma, bir anıyı daha net okumaya yardım edebilir ama yanlış kodlanmış bir anıyı düzeltemez; görülmemiş bir şeyi gördürmez.

Göz kapatmak herkes için rahat bir deneyim değil. Travma yaşamış bazı insanlar için gözleri kapatmak, istenmeyen görüntülerin ya da bedensel tepkilerin çağrılmasına yol açabiliyor. Gözlerini kapatmak seni rahatsız ediyorsa, aynı etkinin bir kısmını boş bir duvara ya da yere bakarak elde edebilirsin. Zorlayıcı bir anıyı hatırlamaya çalışmak gerekiyorsa, bunu kendi başına değil, bir uzmanın eşliğinde yapmak daha güvenli.

Gündelik öneriler için bir güvenlik sınırı da var. Gözleri kapatmak araç kullanırken, yürürken, bir makine başında ya da bir çocuğa bakarken asla uygulanmamalı. Kurye Tolga'nın örneğinde olduğu gibi, önce güvenli bir yere durmak, sonra gözleri kapatmak gerekiyor.

Kapanış

  1. Duyular birbirini tamamlar ama sınırlı bir dikkat ve bellek bütçesini paylaşır; bir duyudan gelen zengin akış ötekinin işini zorlaştırabilir.
  2. Hatırlarken gözleri kapatmak, hem genel zihinsel yükü azaltarak hem de duyuya özgü girişimi kaldırarak daha çok doğru ayrıntı hatırlamayı sağlıyor ve yanlış ayrıntıları artırmıyor.
  3. Farkındalık, duyuları yalnız almak değil, hangisine ne kadar yer verdiğimizi bilerek düzenlemektir; ama göz kapatma güvenli anlarla sınırlıdır ve herkes için rahat değildir.

Üç soru

  1. Sevim gözlerini kapatınca aracın çıkartmasını ve kırık lambasını hatırladı. Göz kapatma etkisi ve duyuya özgü girişim kavramlarıyla bunu açıkla.
  2. Bir arkadaşın "Gözleri kapatıp hatırlamaya çalışmak insanı hayal kurmaya iter, yanlış şeyler hatırlarsın" diyor. Perfect ve arkadaşlarının bulgusu bu kaygıya ne cevap veriyor ve kaygının haklı olduğu durumlar neler olabilir?
  3. Sinem altyazılı derslerde notlarının zayıfladığını fark etti. Bu dersin hangi bulgusu bunu açıklayabilir ve Sinem'in denediği yol neden makul?

Yanıtlar

Birinci soruda Sevim telefonda konuşurken bir yandan pencereden trafiği izliyordu; gözünden gelen sürekli görüntü akışı hem genel zihinsel yükü artırıyor hem de özellikle görsel olan anıyı hatırlamayı zorlaştırıyordu. Gözlerini kapatınca bu görsel akış kesildi; hem yük azaldı hem de duyuya özgü girişim kalktı ve otoparktaki görüntü daha net kurulabildi. "Sevim sonradan hayal etti" cevabı çekici, ama hatırladığı ayrıntılar sonradan kontrol edilebilecek somut şeylerdi ve araştırmalar bu yöntemin yanlış ayrıntıları artırmadığını gösteriyor.

İkinci soruda Perfect ve arkadaşlarının beş deneyinde göz kapatma doğru ayrıntıları artırdı ama yanlış ayrıntıları artırmadı; yani basit göz kapatma kişiyi uydurmaya itmiyor. Kaygının haklı olabileceği yer, telkinin, yönlendirici soruların ve uzun süren zorlamanın eklendiği yöntemler. Bir anıyı birinin beklentisine göre "bulmaya" zorlamak, göz kapalı da olsa açık da olsa, sahte ayrıntı riskini artırır.

Üçüncü soruda Vredeveldt ve arkadaşlarının duyuya özgü girişim bulgusu bunu açıklayabilir: altyazıyı okumak görsel ve dil işlemesi gerektiriyor ve aynı anda konuşmacının sesini, tonunu, vurgusunu izlemeyi zorlaştırıyor. Sinem'in yolu, iki kaynağı her an birlikte kullanmak yerine birini ana kanal yapıp ötekini yalnız gerektiğinde açmak; ve sonucu kendi notlarıyla karşılaştırması, kanaati veriyle sınaması anlamına geliyor.

Sonraki derse köprü

Duyuları ayrı ayrı okuma modülü burada kapanıyor: duyuları tek tek okuduk ve birbirleriyle nasıl yarıştıklarını gördük. Bir sonraki modül, bu okumayı gündelik bir zanaata dönüştürüyor. İlk adım, en tanıdık ortamda bile yeni bir şey görmeyi bilerek aramak: her gün geçtiğin sokakta, her gün oturduğun odada, Ellen Langer'ın anlattığı biçimde yeniliği fark etmek.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.