İçeriğe geç

1.2 · Seviye 1 · Algı: gördüğünü sandığın

Değişim körlüğü

Sahnedeki büyük bir değişikliğin fark edilmemesi (change blindness); konuştuğun kişi değiştiğinde bile

Farkındalık Akademisi — M01, Görmenin Sınırları · 1.880 kelime · 4 gündelik durum · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme

Gündelik durumlardaki kişiler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz.

Açılış

İstanbul'da çalışan Mert, üç ayda bir Sinop'a, annesinin yanına gidiyor. Bu kez kapıyı açan annesine sarılırken bir şey takılıyor gözüne: annesi zayıflamış, omuzları biraz daha öne düşmüş, merdivenden inerken trabzana eskisinden sıkı tutunuyor. Akşam yemeğinde ablası Hande'ye soruyor: "Annem iyi mi? Çok değişmiş." Hande şaşırıyor. Annesiyle aynı sokakta oturuyor, her gün uğruyor. "Bence hiç değişmedi" diyor. "Hep böyleydi."

Ertesi sabah Hande telefonundaki fotoğraflara bakıyor ve geçen yılın bayramında çekilmiş bir fotoğrafı buluyor. Annesini o fotoğrafla bugünkü hâliyle yan yana koyduğunda farkı o da görüyor. Her gün gördüğü bir yüzde bir yılda biriken değişiklik, ona hiç değişiklik gibi görünmemişti.

Mert'in gözleri Hande'ninkinden daha iyi değil. Mert'in elinde yalnız iki görüntü vardı: üç ay önceki anne ve bugünkü anne. Hande'nin elinde ise üç yüz altmış beş tane, her biri bir öncekine neredeyse aynı. Bu ders, bir değişikliği görmenin neden bir karşılaştırma gerektirdiğini ve o karşılaştırmanın ne zaman hiç yapılmadığını anlatıyor.

Tek fikir

Bir değişikliği fark etmek, iki görüntünün karşılaştırılmasını gerektirir. Değişim yavaşsa ya da dikkat başka yerdeyse karşılaştırma hiç yapılmaz ve büyük değişimler de gözden kaçar; uzmanlık ise yalnız kendi alanındaki anlamlı değişimleri görmeyi kolaylaştırır.

Nasıl işler

Değişim körlüğünün ani biçimi, bir önceki dersin de andığı Temel Psikoloji Akademisi dersinde laboratuvar deneyleriyle işleniyor: kısa bir kesintiyle, bir göz kırpması, boş bir ekran ya da önünden geçen bir kapıyla örtülen değişimlerin fark edilmemesi. O derste olgunun adı, deney yöntemleri ve insanların bu körlüğe ne kadar açık olduklarını hafife alması ayrıntılı olarak işleniyor. Burada o deneyleri tekrar anlatmayacağız. Bu dersin sorusu, kesintinin hiç olmadığı ve değişimin günler, aylar boyunca yavaşça biriktiği durumlar.

Önce değişimi fark etmenin olağan yolunu anlamak gerekiyor. Bir şey bir anda değiştiğinde, görüş alanında küçük bir sıçrama oluşuyor: bir hareket, bir parlama, bir titreme. Bu sıçrama dikkati değişimin olduğu yere çekiyor.

Laboratuvardaki kesintili deneyler bu sinyali bir boş ekranla ya da bir göz kırpmasıyla örtüyor. Gündelik hayatta ise sinyali çoğu zaman örten şey zamanın kendisi. Bir yüz bir yılda değiştiğinde, her gün bir öncekinden ayırt edilemeyecek kadar küçük bir fark birikiyor. Hiçbir gün bir sıçrama olmuyor.

Burada değişim körlüğünün asıl mekanizması ortaya çıkıyor. Zihin, gördüğü sahnenin ayrıntılı bir fotoğrafını saklamıyor. Sahnenin özünü saklıyor: "annem", "salon", "masa". Bir değişimi fark etmek için ayrıntılı bir önceki görüntüyle bugünkü görüntüyü karşılaştırmak gerekiyor, ama ayrıntılı önceki görüntü çoğu zaman yok. Mert'te vardı, çünkü üç ay önceki anne zihninde bir özet olarak değil, belirgin bir anı olarak duruyordu ve fark büyüktü. Hande'de ise her günün görüntüsü bir öncekinin üzerine yazılıyordu.

Bu mekanizmanın ikinci yüzü uzmanlık. Bir alanı iyi bilen biri, o alanın sahnelerinde nereye bakılması gerektiğini biliyor; dikkati anlamlı yerlere gidiyor. Bu yüzden kendi alanındaki anlamlı bir değişikliği daha kolay görüyor. Ama uzmanlığın bu avantajı, anlamlı olmayan yerlere yayılmıyor; uzman da aradığı şeyin dışında kalan değişikliği kaçırabiliyor. Bir önceki dersin dikkat kümesi burada da iş başında: uzmanın kümesi daha iyi kurulmuş, ama yine bir küme.

Ne biliyoruz

Değişim körlüğü araştırmalarının uzun süre boyunca örtük bir varsayımı vardı: kesinti olmazsa değişim sinyali dikkati çeker ve değişim görülür. Bu varsayımı doğrudan sınayan bir çalışma iki bin yılında yayımlandı.

Sonuç beklentiyi ters çevirdi. Yeterince yavaş gelen değişiklikler, hiçbir kesinti olmadan da fark edilmedi. Daha da şaşırtıcısı, deneylerden birinde katılımcılar kesintili değişiklikleri kesintisiz olanlardan daha sık fark etti. Yazarlar bunu şöyle yorumluyor: değişim yeterince yavaşsa görünür değişim sinyali dikkati çekecek kadar güçlü olmuyor ve büyük değişiklikler fark edilmeden kalabiliyor.

Uzmanlığın etkisi ise alanın önde gelen araştırmacılarının yazdığı bir derlemede özetleniyor.

Gündelik hayatta

Gözlem görevi

Bu görevde değişimi zihnine bırakmayacak, bir karşılaştırma noktası kuracaksın. Hande'nin bayram fotoğrafının yaptığı işi bilerek yapacaksın.

Kayıt: Defterine her sahne için üç şey not et: fotoğrafa bakmadan tahmin ettiğin değişiklikler, fotoğrafları karşılaştırınca bulduğun değişiklikler ve tahminin kaçırdığı değişikliklerin sayısı. En altta bir soruyu cevapla: kaçırdığın değişikliklerin çoğu bir anda mı oldu, yoksa hafta boyunca yavaş yavaş mı birikti?

Fotoğraf çekerken başkalarının mahremiyetine dikkat et. Ev arkadaşlarının ya da iş arkadaşlarının yüzünü, izinleri olmadan bu görevin parçası yapma; sahneleri insanlardan değil, nesnelerden seç.

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Büyük bir değişiklik olsa hemen görürdüm."
Doğrusu

Büyüklük tek başına yetmiyor. Simons, Franconeri ve Reimer'in deneylerinde büyük değişiklikler, yeterince yavaş geldiklerinde kesintisiz bir ekranda bile fark edilmedi. Gündelik hayatta en büyük değişiklikler çoğu zaman en yavaş olanlar: bir yüzün yaşlanması, bir duvarın çatlaması, bir alışkanlığın kayması. Büyük değişimi görmek için çoğu zaman bir karşılaştırma noktası gerekiyor.

Yaygın yanlış"Her gün gören, en iyi bilir."
Doğrusu

Her gün görmek, yavaş değişimi görmeyi kolaylaştırmıyor, çoğu zaman zorlaştırıyor; çünkü her günün görüntüsü bir öncekinin üzerine yazılıyor. Hande annesini Mert'ten çok daha sık görüyordu, ama değişikliği fark eden Mert oldu. Sık gören kişinin bilgisi başka açılardan çok değerli, ama yavaş değişimi görmek için ya aralıklı bir göze ya da kayda ihtiyacı var.

Yaygın yanlış"Uzman olan her şeyi görür."
Doğrusu

Uzmanlık, kendi alanındaki anlamlı değişiklikleri görmeyi kolaylaştırıyor, çünkü dikkati doğru yerlere yönlendiriyor. Ama anlamlı saymadığı yerlerdeki değişiklikler için aynı avantajı vermiyor. Ziraat mühendisi yeğen hastalık belirtisini hemen gördü; aynı tarladaki bir çit direğinin eğildiğini görmemiş olabilirdi.

Sınır

Bu dersin açılışı ve bazı durumları sağlıkla ilgili değişimlerden söz etti: bir annenin zayıflaması, diş etinin çekilmesi. Bu tür değişimleri fark etmek önemli bir ilk adım, ama yorumlamak bir uzmanın işi. Bir yakınında kilo kaybı, yürüyüşte yavaşlama, unutkanlık ya da kişilikte bir değişim fark ediyorsan, bunu bir fotoğrafla ya da bir gözlemle kendi başına değerlendirmeye çalışma; bir hekime danışmak doğru adım.

Bulgulara gelince, yavaş değişim körlüğü üzerine yapılan deneyler, birkaç saniyeye yayılmış değişikliklerle ekran üzerinde yapıldı. Aylara yayılan gündelik değişimlerin de benzer bir mekanizmayla kaçtığını düşünmek makul, ama bu doğrudan aynı deneylerle gösterilmiş değil. Uzmanlık bulgusu ise bu derste orijinal çalışmadan değil, bir derlemedeki aktarımdan kullanıldı ve derlemenin yazarları bu konunun yeterince araştırılmadığını söylüyor.

Son olarak, bu dersin önerdiği karşılaştırma araçları, fotoğraf, ölçüm, kayıt, her durumda masum değil. Bir yakını sürekli fotoğraflayıp değişimini izlemek, o kişide izlendiği duygusunu uyandırabilir. Kendi bedenini sürekli fotoğraflayıp karşılaştırmak ise bazı insanlarda kaygıyı artırabilir. Karşılaştırma noktası kurmak, kim için ve ne amaçla kurulduğu düşünülerek yapılmalı.

Kapanış

  1. Bir değişikliği fark etmek iki görüntünün karşılaştırılmasını gerektirir; zihin sahnenin ayrıntılı bir fotoğrafını değil özünü sakladığı için bu karşılaştırma çoğu zaman yapılmaz.
  2. Yavaş gelen değişiklikler dikkati çekecek bir an üretmez; bu yüzden büyük değişimler, araya hiçbir kesinti girmese de fark edilmeyebilir.
  3. Uzmanlık kendi alanındaki anlamlı değişimleri görmeyi kolaylaştırır, ama aradığı yerin dışındaki değişikliklere aynı avantajı vermez; yavaş değişim için en güvenilir araç bir karşılaştırma noktasıdır.

Üç soru

  1. Hande annesini her gün gördüğü hâlde değişikliği neden fark etmedi, Mert ise üç ayda bir gördüğü hâlde neden hemen fark etti? İki kavram kullanarak açıkla.
  2. Bir fabrika müdürü, "Makinelerin sesindeki her değişikliği çalışanlarımız zaten fark eder, yıllardır o makinelerin başındalar" diyor. Bu dersin bilgisiyle bu iddianın zayıf yanı ne?
  3. Diş hekimi Gizem'in kontrollerde önce eski fotoğrafı açması neden işe yarıyor? Uzmanlığı ona bu işte neden tek başına yetmiyordu?

Yanıtlar

Birinci soruda Hande yavaş değişim körlüğü yaşıyor: annesindeki değişim her gün bir öncekinden ayırt edilemeyecek kadar küçük olduğu için hiçbir gün bir değişim sinyali oluşmadı. Mert ise üç ay önceki görüntüyü belirgin bir anı olarak taşıyordu ve bugünkü görüntüyle arasındaki fark büyüktü; karşılaştırma kendiliğinden yapıldı. "Mert daha dikkatli" cevabı çekici, ama ikisinin gözü de aynı; fark, ellerindeki görüntülerde.

İkinci soruda iddianın zayıf yanı, çalışanların makineleri her gün dinlemesinin yavaş değişimleri görmeyi kolaylaştırmak yerine zorlaştırabilmesi. Halil'in fren sesine alışması gibi, aylar içinde biriken bir değişim her gün duyulduğunda normal gelebiliyor. Uzmanlık anlamlı değişimleri görmeyi kolaylaştırıyor, ama yavaş bir kayma için düzenli bir ölçüm ya da kayıtlı bir referans sesi, yani bir karşılaştırma noktası, daha güvenilir.

Üçüncü soruda eski fotoğraf Gizem'e eksik olan karşılaştırma noktasını veriyor. Gizem bir uzman ve ağızda neye bakılacağını biliyor; ama bir yılda yavaşça çekilen diş etini, bir yıl önceki ayrıntılı görüntü elinde olmadan yalnız belleğiyle karşılaştıramıyor. Uzmanlık nereye bakacağını söylüyor; eski fotoğraf ise neyle karşılaştıracağını veriyor.

Sonraki derse köprü

Bu derste zihnin bir sahnenin ayrıntılı fotoğrafını saklamadığını, yalnız özünü tuttuğunu söyledik. Ama gözlerini açtığında dünyayı yine de kesintisiz, ayrıntılı ve eksiksiz görüyormuş gibi hissediyorsun. O his nereden geliyor? Sıradaki ders gözün kör noktasını, göz sıçramalarını ve göz kırpması sırasında kaybolan görüntüyü, yani beynin doldurduğu dünyayı anlatıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.