1.1 · Seviye 1 · Algı: gördüğünü sandığın
Dikkatsizlik körlüğü
Beklenmeyen şeyin gözün önünde durduğu hâlde görülmemesi (inattentional blindness); dikkatin bir süzgeç olması
Farkındalık Akademisi — M01, Görmenin Sınırları · 2.090 kelime · 4 gündelik durum · ≈ 10 dk okuma · 14 dk dinleme
- Temel Psikoloji Akademisi’nde: Dikkatsizlik ve değişim körlüğü
Gündelik durumlardaki kişiler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz.
Açılış
Erzincan'da bayramın ikinci günü, şehrin kenarına kurulmuş lunaparkta kalabalık. Gülsüm, yedi yaşındaki kızı Nisa'yı çarpışan arabaların önünde bir an gözden kaybediyor. Kalbi hızlanıyor ama paniğe kapılmıyor: Nisa'nın üstünde kırmızı bir mont var ve kalabalıkta kırmızı göze batar. Gülsüm kalabalığı taramaya başlıyor. Bir kırmızı mont, değil. Bir kırmızı bere, değil. Bir kırmızı balon.
On dakika sonra bir görevli Nisa'yı elinden tutup getiriyor. Kız ağlamıyor bile; bütün bu süre boyunca dönme dolabın önünde, annesinin iki kez önünden geçtiği yerde durmuş. Gülsüm şaşkın: nasıl görmedim? Sonra nedenini görüyor. Nisa, üşüyen arkadaşı Elif'le montlarını değiştirmiş. Üstünde mavi bir mont var.
Gülsüm o on dakika boyunca kızını değil, kırmızı bir montu aradı. Gözü Nisa'nın yüzünün üzerinden iki kez geçti, ama zihni her seferinde "kırmızı değil" deyip ileri baktı. Bu ders, aradığın şeyin gördüğün şeyi nasıl belirlediğini anlatıyor.
Tek fikir
Neyi göreceğimizi büyük ölçüde neyi aradığımız belirler. Aradığımıza benzemeyen beklenmedik şey, gözün önünde dursa bile çoğu zaman görülmez ve bu körlüğü bilmek, onun bir sonraki biçiminden bizi korumaz.
Nasıl işler
Temel Psikoloji Akademisi'nin dikkat modülündeki "Dikkatsizlik ve değişim körlüğü" dersi bu olgunun laboratuvar klasiklerini ayrıntılı olarak anlatıyor: pas sayan izleyicilerin oyuncuların arasından geçen goril kostümlü kişiyi görmemesi, akciğer görüntülerine bakan radyologların görüntüye yerleştirilmiş bir goril çizimini kaçırması ve olgunun adı olan dikkatsizlik körlüğü. Bu derste o deneyleri tekrar anlatmayacağız. Soru başka: gündelik hayatta neyi göreceğini ve neyi kaçıracağını ne belirliyor ve bunu bilmek işe yarıyor mu?
Cevabın merkezinde, Gülsüm'ün lunaparkta taşıdığı görünmez bir liste duruyor.
Gülsüm'ün kümesinde tek bir madde vardı: kırmızı. Bu küme kalabalıkta işini çok iyi yaptı; her kırmızı şey, bir bere, bir balon, bir başka çocuk, anında öne çıktı. Ama kümenin bedeli de oradan geldi. Mavi bir mont, içinde aranan çocuk olsa bile, listede yoktu.
Günlük sezgimiz bunun tersini söylüyor: önemli bir şey, göze çarpıcı bir şey, her durumda dikkati kendine çeker. Parlak bir renk, ani bir hareket, büyük bir nesne.
Göze çarpma elbette önemli. Bir yangın alarmının ışığı, bir ambulansın sireni tasarlanırken bu özellik bilerek kullanılıyor. Ama araştırmalar, beklenmedik bir nesnenin fark edilip edilmeyeceğini belirleyen en güçlü etkenin nesnenin kendisi değil, gözlemcinin o anki hedefi olduğunu gösteriyor. Mavi bir mont, kırmızı arayan biri için göze çarpmıyor; kırmızı arayan biri için kırmızı bir balon, aradığı şey olmadığı hâlde göze çarpıyor.
Bu, dikkatsizlik körlüğüne gündelik hayatta yeni bir tanım kazandırıyor. Körlük, dikkatin eksikliğinden değil, dikkatin bir yöne güçlü biçimde yönelmesinden doğuyor. Ne kadar iyi arıyorsan, aradığın şeye benzemeyen o kadar kolay kayboluyor. Akademinin ilk dersinde, reçetedeki doz farkını uzaktan seçen eczacının kapının yanındaki tüpü altı yıl görmemesi de bunun bir sürümüydü.
Peki bunu bilmek yardım eder mi? Bir kez "dikkatsizlik körlüğü" diye bir şey olduğunu öğrenen biri, bir sonraki seferde daha mı dikkatli olur? Sezgimiz "elbette" diyor. Araştırma daha sıkıntılı bir cevap veriyor.
Ne biliyoruz
Dikkat kümesinin gücünü en sistemli biçimde inceleyen çalışmalardan biri, dikkat araştırmasının iki ayrı geleneğini birleştirmeye çalışıyordu.
Bulgunun özeti makalenin başlığında: ne kurduysan onu görürsün. Beklenmedik nesnenin bazı özellikleri fark edilmesini etkiliyordu, ama yazarların vardığı sonuca göre en güçlü etken kişinin kendi dikkat hedefiydi. Yani aynı nesne, onu izleyen kişinin neyi aradığına göre görülüyor ya da kaçıyordu.
Bilmenin koruyup korumadığını ise Simons, goril videosunun ünlü olmasından sonra sınadı.
Sonuçlar iki yönlüydü. Goril videosunu bilmeyen katılımcıların yüzde elli altısı gorili gördü; bu, orijinal çalışmayla benzer bir oran. Videoyu bilen yirmi üç katılımcının ise hepsi gorili gördü; ne arayacaklarını biliyorlardı. Ama perde ya da sahneden çıkan oyuncu söz konusu olduğunda tablo tersine döndü. Videoyu bilenlerin yalnız yüzde on yedisi bu iki olaydan birini fark etti; bilmeyenlerde bu oran yüzde yirmi dokuzdu. Gorili bekleyenler gorili buldu, ama başka beklenmedik şeyleri görmekte daha iyi değildi, belki biraz daha kötüydü.
Most'un bulgusunu Simons'unkinin yanına koyunca dersin tezinin ikinci yarısı belirginleşiyor. Dikkatsizlik körlüğünü bilmek, seni yeni bir dikkat kümesiyle donatıyor: "gorili ara". Ama yeni bir küme de bir kümedir; aradığını gösterir, geri kalanı yine süzer. Farkındalık bu yüzden "artık her şeyi görürüm" anlamına gelemez. En fazla, ne aradığını bilmek ve aramadığın şeyin kaçabileceğini hesaba katmak anlamına gelebilir.
Gündelik hayatta
Gözlem görevi
Bu görevde kendi dikkat kümeni bilerek değiştirecek ve aynı yolun sana iki farklı yol gibi görünüp görünmediğine bakacaksın.
Kayıt: Defterine dört sayı geçir: kırmızı tahminin ve gerçek kırmızı sayın, numara tahminin ve gerçek numara sayın. Altına ikinci yürüyüşte ilk kez fark ettiğin şeyleri, bir tanesi bile olsa, liste olmadan bir iki cümleyle anlat. En sonda tek bir soruya cevap ver: ilk yürüyüşte kırmızı ararken, yolda karşına çıkan birini, bir tanıdığı ya da bir komşuyu fark ettin mi?
Bu görevi yürürken yap, araç kullanırken değil. Bir şeyi sayarken trafiğe ve yayalara dikkatin azalacağını, bu dersin anlattığı mekanizmanın tam olarak bu olduğunu unutma; karşıdan karşıya geçerken saymayı bırak.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"Artık bu körlüğü biliyorum, bana olmaz."
Simons'un çalışmasında goril videosunu bilenlerin hepsi gorili gördü, ama perdenin rengini ve sahneden çıkan oyuncuyu bilmeyenlerden daha iyi fark edemediler. Bilmek, beklediğin şeye karşı seni hazırlıyor; beklemediğin şeye karşı değil. Olguyu bilmenin asıl değeri, kendi görüşüne biraz daha az güvenmek ve kritik işlerde ikinci bir göz ya da bir kontrol listesi kullanmaktır.
Yaygın yanlış"Parlak, büyük ya da tehlikeli bir şey her zaman dikkatimi çeker."
Göze çarpma fark edilmeyi kolaylaştırıyor, ama Most ve arkadaşlarının bulgusu, kişinin aradığı şeyin daha belirleyici olduğunu gösteriyor. Kırmızı arayan anne mavi monttaki kızını, araç arayan şoför motosikleti kaçırabiliyor. Bir şeyin önemli olması, onu aradığın şeylerin listesine kendiliğinden eklemiyor.
Yaygın yanlış"Çok dikkatli bakarsam her şeyi görürüm."
Dikkatli bakmak, çoğu zaman belirli bir şeye daha güçlü bakmak demek; bu da süzgeci gevşetmez, sıkılaştırır. Nihat kartviziti üç kez dikkatle okudu, ama her seferinde aynı şeyi aradı. Daha çok bakmak yerine farklı bakmak, yani kümeyi bilerek değiştirmek, kaçanı yakalamanın daha iyi bir yolu.
Sınır
Bu ders gündelik hayattan örneklerle ilerledi, ama dayandığı çalışmaların çoğu laboratuvarda, ekranlarda ve videolarda yapıldı. Lunaparkta bir çocuğu ararken ya da kavşakta bir motosikleti gözden kaçırırken, dikkat kümesinin yanı sıra yorgunluk, ışık, kalabalık ve zaman baskısı gibi başka etkenler de devreye giriyor. Laboratuvardaki oranlar, gerçek bir trafik ya da hastane ortamındaki oranlar sayılmaz.
Bu olgunun bir de hukuki ve ahlaki yüzü var. Bir kazada ya da bir hatada "görmedim" diyen birinin yalan söylemediğini, gerçekten görmediğini bu ders anlamamıza yardım ediyor. Ama bu, sorumluluğun ortadan kalktığı anlamına gelmiyor; sürücünün kavşakta motosikleti aramak gibi bir yükümlülüğü sürüyor. Geriye dönük suçlamanın farkındalık diliyle nasıl karıştığı akademinin son seviyelerinde ayrı bir ders konusu.
Son olarak, dikkat kümesini sürekli genişletmeye çalışmak da bir çözüm değil. Her şeyi aynı anda aramak, hiçbir şeyi iyi aramamak demek; Gülsüm de kırmızı yerine "her çocuğu" arasaydı, kalabalıkta muhtemelen daha yavaş arardı. Yararlı olan, kritik anlarda kümeye bilerek bir madde eklemek, Dilek'in hastaya adını sorması gibi, ve geri kalanı için ikinci bir gözü ya da bir listeyi devreye sokmak.
Kapanış
- Neyi göreceğimizi büyük ölçüde aradığımız şeyin özellikleri belirler; aranana benzemeyen beklenmedik nesne gözün önünde dursa bile süzülebilir.
- Göze çarpıcılık fark edilmeyi kolaylaştırır, ama kişinin o anki hedefi çoğu zaman daha belirleyicidir.
- Bu körlüğü bilmek, beklenen olaya karşı hazırlar ama başka beklenmedik olaylara karşı korumaz; yararlı olan, kümeyi bilerek değiştirmek ve kritik işlerde ikinci bir göz kullanmaktır.
Üç soru
- Gülsüm bir sonraki bayramda kızını kaybederse, kalabalıkta nasıl bir arama yapmalı? Bu dersin iki kavramını kullanarak cevapla.
- Bir arkadaşın "Dikkatsizlik körlüğüyle ilgili bir video izledim, artık trafikte daha az şey kaçırırım" diyor. Simons'un iki bin on çalışmasına göre ona ne söylersin?
- Matbaacı Nihat, kartvizit hatasından sonra okumasını nasıl değiştirmeli? Daha çok okumak ile farklı okumak arasındaki farkı göstererek cevapla.
Yanıtlar
Birinci soruda Gülsüm'ün dikkat kümesini montun rengine değil, kızının kendisine dayanan özelliklere kurması gerekiyor: boyu, saç biçimi, yüzü, yürüyüşü. Giysi değişebilir, ama bu özellikler değişmez. Ayrıca bir görevliye ya da bir yakınına çocuğun tarifini vermek, ikinci bir gözü devreye sokar. "Daha dikkatli bak" cevabı çekici, ama sorun dikkatin azlığı değil, yanlış bir özelliğe kilitlenmesiydi.
İkinci soruda arkadaşına, videoyu bilmenin onu videodaki gorile karşı hazırladığını ama başka beklenmedik şeylere karşı korumadığını söylersin. Simons'un çalışmasında gorili bilenler gorili gördü, ama perdeyi ve sahneden çıkan oyuncuyu bilmeyenlerden daha iyi fark edemedi. Trafikte yararlı olan, motosiklet ve yaya gibi kolay kaçan şeyleri bilerek kontrol listesine eklemek, örneğin kavşakta bir kez de "hareket eden küçük bir şey var mı" diye bakmak.
Üçüncü soruda Nihat'ın sorunu az okumak değildi; üç kez okudu ama hep yazım hatası aradı. Farklı okumak, her okumada başka bir dikkat kümesi kurmak demek: bir okuma kelimeler için, bir okuma rakamlar ve telefon numarası için, bir okuma adlar ve unvanlar için. Daha da iyisi, rakamları kaynağıyla tek tek karşılaştırmak ya da başkasına okutmak.
Sonraki derse köprü
Gülsüm kızını görmedi, çünkü aradığı şeye benzemiyordu. Ama bir şeyi görüp yine de fark etmemenin başka bir yolu var: sahnedeki bir şey sen bakarken değişiyor ve sen bunu kaçırıyorsun. Karşındaki kişinin kıyafeti, masadaki bir nesne, hatta konuştuğun kişinin kendisi. Sıradaki ders değişim körlüğünü, sahnedeki büyük bir değişikliğin gözün önünde olup bittiği hâlde neden fark edilmediğini konuşuyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.