İçeriğe geç

Ders 8 · 9. gün

Gazâlî, Mevlânâ, Said Nursî

Bilmek basamağı, Temel seviyede yaklaşık 18 dakika

Gazâlî rahmeti bir ahlâk programına, Mevlânâ hikâyelere, Said Nursî ise kâinatı okuma yöntemine dönüştürür. Üç ses birlikte, rahmetin nasıl yaşanacağını gösterir.

Temel

  • Gazâlî'nin sorusu: "Bu isimden kula ne pay düşer?" Her ismin sonunda kula düşen ahlâkı anlatır. Rahmân'dan düşen pay, günahkâra hor gören değil, acıyan bir gözle bakmaktır.
  • Mevlânâ'nın yöntemi: Rahmeti tanımlamaz, hikâyeyle gösterir. Hikâyelerinde rahmet çoğunlukla bir gözyaşının ya da bir yakarışın ardından akar.
  • Said Nursî'nin bakışı: Rahmeti kâinatın her yerinde okur. Bir annenin şefkatini, zamanında gelen rızkı, baharın dirilişini ayrı ayrı rahmet mektupları olarak görür.

Derin

Derin: Gazâlî

Tanım (el-Maksadü'l-Esnâ). Rahmet, muhtaç olana iyiliği dilemek ve onu vermektir. Gazâlî iki nitelik sayar:

  • Tam rahmet: Yalnızca dilemekle kalmaz, iyiliği fiilen verir.
  • Genel rahmet: Hak edene de etmeyene de, dünyada da âhirette de ulaşır.

Rahmân, Rahîm'den daha özeldir ve Allah'tan başkasına ad olarak verilmez.

Hacamat misali. Hasta bir çocuğun kan aldırması (hacamat) gerekmektedir. Şefkatli anne buna engel olur, akıllı baba ise çocuk ağlasa da yaptırır. Cahil biri anneyi daha merhametli sanır; Gazâlî'ye göre gerçek rahmet babanınkidir, çünkü o geçici acıya rağmen kalıcı iyiliği gözetmiştir.

Kulun Rahmân isminden payı:

  1. Gaflet içindeki insanlara merhamet edip onları sertlikle değil, lütufla ve öğütle Allah'a döndürmek.
  2. Günahkâra hor gören gözle değil, acıyan gözle bakmak.
  3. Dünyada işlenen her günahı kendi günahıymış gibi görmek ve gücü yettiğince gidermeye çalışmak. Bunu da o günahkâr Allah'ın gazabına uğramasın diye, ona duyduğu merhametten yapmak.

Kulun Rahîm isminden payı: Bir muhtacın ihtiyacını gücü yettiğince gidermek. Bunu malıyla, makamıyla ya da aracılık ederek yapabilir. Hiçbirine gücü yetmiyorsa, duasıyla ve derdine ortak olarak yanında durur.

Korku ve ümit (İhyâ). Gazâlî korku ve ümidi iki kanada benzetir. Hangisinin ağır basması gerektiği kişinin hâline bağlıdır: Ümitsizliğe düşene ümit, gaflete dalana korku ilaçtır.

Kuşeyrî. et-Tahbîr fi't-Tezkîr'de her ismin kalbe düşürdüğü edebi işler. Gazâlî'nin "kulun payı" yönteminin öncü örneklerindendir.

Derin

Derin: Mevlânâ

Helvacı çocuk (Mesnevî, II. cilt). Cömertliğiyle bilinen Şeyh Ahmed-i Hıdraveyh, yoksullara vermek için borçlanmıştır. Ölüm döşeğindeyken alacaklılar başına toplanır. Şeyh, oradan geçen helvacı çocuğun bütün helvasını alıp alacaklılara ikram eder, ama çocuğa ödeyecek parası yoktur.

Çocuk ağlamaya başlar, alacaklılar da şeyhi kınar. Az sonra bir hediye gelir: tam borçlar kadar para, üstelik bir köşesinde çocuğun helva parası. Şeyh sırrı açıklar: Helvacı çocuk ağlamadıkça bağış denizi coşmaz.

Mûsâ ve Çoban (Mesnevî, II. cilt). Bir çoban Allah'a saf ve kaba bir dille yakarır: "Saçını tarayayım, ayağını öpeyim..." Mûsâ onu azarlar. Bunun üzerine Allah Mûsâ'ya sitem eder: "Sen birleştirmek için mi geldin, ayırmak için mi?" Bu hikâye, Gazâlî'nin "lütufla irşad" ilkesinin hikâye hâlidir.

Peygamber ve misafir (Mesnevî, V. cilt). Hz. Peygamber'e misafir olan inkârcı bir adam, gece yatağı kirletir ve utancından sabah erkenden kaçıp gider. Hz. Peygamber onu mahcup etmemek için kendini göstermez ve yatağı kendi eliyle yıkar. Unuttuğu bir eşyayı almak için geri dönen misafir bu manzarayı görünce sarsılır ve iman eder.

Bu, hak etmeyene gösterilen imtinân rahmetinin hikâyesidir (Ders 7).

Ağlayan bulut.

Bu beytin beden fizyolojisindeki şaşırtıcı karşılığı Ders 11'dedir.

Derin

Derin: Said Nursî

  • Birinci Söz: Çölde yolculuk eden bir bedevi, bir kabile reisinin adını alırsa eşkıyadan korunur. "Bismillah" diyen insan da her şeyi Allah adına alır ve verir. Besmele, insanın sonsuz acizliğini ve fakirliğini sonsuz kudrete ve rahmete bağlar.
  • On Dördüncü Lem'a, İkinci Makam: Besmeledeki isimlerin sırlarını işler.
  • Onuncu Söz, İkinci Hakikat: Rahmetten âhirete delil (Ders 6).
  • Yirmi Altıncı Söz'ün zeyli: Nursî'nin tarif ettiği yol dört adımdır: acz, fakr, şefkat ve tefekkür. Şefkat, rahmetin insandaki yansıması olarak bu yolun dört esasından biridir.
  • Yirmi Dördüncü Lem'a (Hanımlar Rehberi): Annelerin şefkatini rahmetin tecellisi olarak över.
  • Yirmi Beşinci Lem'a (Hastalar Risalesi): Hastalığın rahmet boyutlarını işler (Meclis 3).

İlmî

İlmî: Diğer sesler

ÂlimEserKatkısı
TaberîCâmiu'l-BeyânRahmân'ın bütün yaratılmışlara, Rahîm'in mü'minlere yönelik olduğu görüşünü nakleder.
Zemahşerîel-KeşşâfYapıdaki fazlalık ilkesi ve Rahîm'in tamamlayıcı oluşu (Ders 1).
Fahreddin RâzîMefâtîhu'l-Gayb, Levâmiu'l-BeyyinâtTefsirinin girişinde Fâtiha'dan on bin mesele çıkarılabileceğini söyler. İkinci eser bir esma şerhidir.
İbnü'l-KayyimBedâiu'l-FevâidRahmân sıfat, Rahîm o sıfatın merhuma ulaşması (Ders 1).
Elmalılı Hamdi YazırHak Dini Kur'an DiliFâtiha tefsirinde Rahmân–Rahîm farkını ayrıntılı bir dil tahliliyle işler.
Kadı İyâzeş-ŞifâAllah'ın Peygamberini kendi isimlerinden bazılarıyla vasfetmesini işler. Tevbe 128'de Hz. Peygamber hem "raûf" hem "rahîm" diye anılır.

Durup düşün

  • Gazâlî'nin üç maddesinden hangisi sana en zor geliyor? Neden?

  • Hayatında bir "helvacı çocuk" anı yaşadın mı: bir gözyaşının ardından gelen beklenmedik bir kapı?

Uygulama

Helvacı çocuk hikâyesini birine kendi cümlelerinle anlat. Sonra ona şunu sor: "Senin hayatında ağladıktan sonra açılan bir kapı oldu mu?"