İçeriğe geç

الغفور

35. isim

el-Gafûr

Günahları örten, bağışlayan

İsim dersi · 35. isim

el-Gafûr: Günahı Büyüklüğüyle Bağışlayan

Temel seviyede yaklaşık 22 dakika

Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ders. Ayetlerin Arapçası ve meali doğrulanmış kaynaktan (Osmânî hat metin, Diyanet meali) alınmıştır; hadis künyeleri ve âlim görüşleri bu doğrulamadan geçmemiştir, anılan eserde kontrol edilebilir.

Gafûr, günahı ne kadar büyük olursa olsun örten ve bağışlayan, mağfireti eksiksiz ve tam olan demektir. el-Gaffâr dersinde aynı kökün "tekrar tekrar bağışlayan" kalıbını gördük; Gafûr ise bağışlamanın büyüklüğünü ve tamlığını anlatır. Kur'an'da en sık geçen isim çifti de bu isimle kurulur: Ğafûrun Rahîm, bağışlayan ve merhametli. Bu ders ismi bu eşleşmeyle, bir sahâbînin affetme sınavıyla, seher vaktinde yapılan istiğfarla ve tövbenin ne olduğuyla okur.

Temel

Kelime. Gafûr, ğ-f-r kökünden gelir; kökün anlamı "örtmek ve korumak"tır. el-Gaffâr dersinde gördüğümüz gibi miğfer (başlık) ve mağfiret (bağışlama) bu köktendir. Kalıbı ise farklıdır: Fa'ûl kalıbındaki Gafûr, bir niteliğin tam ve büyük ölçüde bulunduğunu anlatır. Gaffâr bağışlamanın sıklığını, Gafûr ise derinliğini öne çıkarır: Gaffâr her dönüşte yeniden bağışlar; Gafûr ise en ağır günahı bile tam bir mağfiretle örter. Gafûr, Kur'an'da yetmişten fazla yerde geçer ve büyük çoğunluğunda Rahîm ile birlikte gelir.

Ğafûrun Rahîm. Kur'an'da en sık tekrar eden isim çiftinin anlamı, iki ismin sırasında gizlidir. Önce Gafûr gelir: Günah örtülür, kulun kusuru kapatılır. Ardından Rahîm gelir: Örtülen kula bir de merhamet edilir. Bağışlamak bir kaybı telafi etmektir; merhamet ise bunun ötesinde bir lütuftur. İki isim birlikte, Allah'ın kulunu yalnız cezadan kurtarmadığını, onu sevgiyle karşıladığını anlatır. Hicr sûresinde Allah Peygamber'ine, kullarına "benim bağışlayan ve merhamet eden olduğumu" haber vermesini emreder; bu ayet er-Rahîm dersinde ayrıca okunmuştur.

Allah'ı bağışlayan bulur. Kur'an, istiğfarın sonucunu kesin bir dille bildirir:

Ayet iki durum sayar: kötülük işlemek ya da kendine zulmetmek. Ardından tek bir şart koyar: Allah'tan bağışlanma dilemek. Sonucu da bir vaat olarak verir: "Allah'ı mağfiret ve merhamet sahibi olarak bulur." "Bulur" fiili dikkat çekicidir: Gafûr, kulunu arar gibi bekler; kul dönüp baktığında O'nu orada bulur.

Bilmedi mi ki bir Rabbi var? Hz. Peygamber, bir kudsî hadiste Allah'ın kulunun istiğfarına nasıl baktığını anlatmıştır:

Hadis, istiğfarın temelinde bir bilginin yattığını gösterir: Kulun, bir Rabbi olduğunu bilmesi. Rivayetin devamında kul yeniden günah işler ve yeniden bağışlanma diler; her seferinde aynı cevabı alır. Gafûr'u tanıyan, günahından sonra kaçmaz, O'na döner.

Seyyidü'l-istiğfâr. Hz. Peygamber, istiğfarın en güzel sözünü şöyle öğretmiştir:

Bu dua, "istiğfarın efendisi" (seyyidü'l-istiğfâr) diye anılır. İstiğfarı bir tevhid ikrarıyla başlatır, nimeti ve günahı birlikte kabul eder, ve sonunda Gafûr'dan başka bağışlayan olmadığını söyler.

Gazâlî: Kulun payı. Gazâlî, el-Maksadü'l-Esnâ'da Gafûr'u, bağışlamanın kemaline ve tamlığına ulaşmış olan diye açıklar ve onu Gaffâr'dan, mağfiretin çokluğundan değil derinliğinden söz etmesiyle ayırır. Kulun Gafûr isminden payı, kendisine yapılan büyük kötülükleri bile bağışlayabilmektir. Küçük kusurları affetmek kolaydır; Gafûr isminin kuldan istediği, affı zor olanı affetmektir.

Kâinattaki izi. "Görmek" basamağında Gafûr ismi, kâinattaki büyük onarımlara dikkat çeker. Bir orman yangınından sonra, kül bağlamış toprak birkaç yıl içinde yeniden yeşerir. Kırılan bir kemik, doğru yerleştirildiğinde kaynayıp eski gücüne kavuşur. Kirlenmiş bir nehir, kirletici kaynak kesildiğinde yavaş yavaş temizlenir. En büyük tahribatın bile onarılabildiği bir kâinat, Gafûr'un izini taşır.

Derin

Derin

Allah'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Gafûr isminin kula yöneltilen en dokunaklı çağrısı, bir sahâbînin affetme sınavında gelir:

Ayet, Hz. Âişe'ye atılan iftiraya katılanlardan biri olan Mistah'ın akrabası Hz. Ebû Bekir hakkında inmiştir; Buhârî'nin rivayetine göre Ebû Bekir, fakir akrabası Mistah'a yardım ediyordu ve kızına yapılan iftiraya katıldığını öğrenince yardımı kesmeye yemin etmişti. Ayet onu bundan alıkoyar: "Affetsinler, geçsinler. Allah'ın sizi bağışlamasından hoşlanmaz mısınız?" Rivayete göre Ebû Bekir bunu duyunca "Evet, vallahi, Allah'ın beni bağışlamasını isterim" demiş ve yardımına devam etmiştir. Ayet, Gafûr'un bağışlamasını istemek ile bir başkasını bağışlamak arasında doğrudan bir bağ kurar. Kul, affetmekte zorlandığı her an, kendi bağışlanma ihtiyacını hatırlar.

Bana uyun ki Allah sizi sevsin. Kur'an, sevgi ile bağışlamayı bir cümlede birleştirir:

Ayet bir ölçü koyar: Allah'ı sevdiğini söyleyen, Peygamber'e uyar. Bunun karşılığı iki şeydir: Allah'ın sevgisi ve günahların bağışlanması. Mağfiret burada bir sevgi ilişkisinin parçası olarak anlatılır; bağışlanan, aynı zamanda sevilendir ve sevgi, bağışlanmanın yolunu açar.

Seherde istiğfar edenler. Kur'an, takva sahiplerini sayarken istiğfarın zamanını da anar:

Diyanet iki ayeti tek meal olarak verir. Sayılan niteliklerin sonuncusu "seher vakitlerinde bağışlanma dileyenler"dir. Seher, gecenin son ve en sessiz vaktidir; insanların uyuduğu, dünyanın durulduğu saattir. İstiğfarın bu vakte bağlanması, bağışlanma dileğinin en samimi hâlinin yalnızlıkta ve sessizlikte olduğunu gösterir.

İstiğfarın koruması. Kur'an, istiğfarın bir topluluğu azaptan koruduğunu söyler:

İki güvence sayılır: Peygamber'in aralarında bulunması ve onların istiğfar etmesi. Peygamber'in vefatından sonra birinci güvence sona ermiştir; ikincisi ise kıyamete kadar açıktır. İstiğfar, bir topluluğun Gafûr'la bağını koruyan bir kapıdır. Ayetin ikinci güvenceyi ayrı bir cümleyle vermesi de anlamlıdır: Peygamber'in varlığı bir lütuftur, istiğfar ise topluluğun kendi elindeki bir sebeptir.

İlmî

İlmî

Günah işleyen bir kavim. Müslim'in Tevbe bölümünde aktarılan bir hadis, ilk okunuşta şaşırtıcıdır:

Âlimler bu hadisin günaha teşvik değil, Gafûr isminin tecellisine işaret olduğunu vurgulamıştır. İnsan, meleklerden farklı olarak hata edebilen bir varlıktır; onu değerli kılan hatasızlık değil, hatasından sonra Rabbine dönebilmesidir. Gafûr ismi, ancak bağışlanacak bir kulun varlığıyla tecelli eder; hata, dönüşle birleştiğinde bir yakınlık vesilesine dönüşür.

Tövbenin şartları. Âlimler, özellikle Nevevî'nin Riyâzü's-Sâlihîn'de özetlediği gibi, tövbenin şartlarını şöyle sıralamıştır: günahı hemen bırakmak, yapılana pişman olmak ve bir daha yapmamaya kesin karar vermek. Günah bir insanın hakkıyla ilgiliyse dördüncü bir şart eklenir: O hakkı sahibine ödemek ya da ondan helallik almak. İstiğfar dilin sözü, tövbe ise kalbin ve hayatın dönüşüdür; birincisi ikincisinin kapısıdır. Kur'an, istenen tövbeyi Tahrîm 8'de nasûh diye niteler: halis, samimi ve yırtılanı dikip onaran bir tövbe; kelimenin kökü hem öğüt vermeyi hem dikiş dikmeyi anlatır.

Peygamber'in aracılığı. Kur'an, bir topluluğun Peygamber'e gelip istiğfar etmesinden de söz eder:

Ayet, kendine zulmedenlerin Peygamber'e gelip Allah'tan bağışlanma dilemelerini ve Peygamber'in de onlar için bağışlanma dilemesini anlatır. Âlimler bu ayetin Peygamber'in hayatıyla ilgili hükmünü ve vefatından sonraki anlamını farklı biçimlerde yorumlamıştır; ortak nokta, istiğfarın bir yalnızlık ibadeti olduğu kadar bir topluluk ibadeti de olabileceğidir.

İlmî

Klasik şerhlerde el-Gafûr

el-Gafûr Kur'an'da 91 ayette, 38 sûrede geçer ve bu sayfanın Kur'an'da bölümü hepsini gösterir. Kök ve dil bölümü ismin eşlerini sayar: Gafûr 72 ayette Rahîm ile, altısında Halîm ile, dördünde Afüvv ile, üçünde Şekûr ile ve bir ayette Vedûd ile birliktedir. Bu eşlerin her biri bağışlamanın başka bir yüzünü anlatır. Bu dersin İlmî seviyesi günah işleyen kavim hadisini, tövbenin şartlarını ve Peygamber'in aracılığını anlattı. Bu bölüm aynı ismin şârihlerin elinde hangi soruya cevap olduğunu yan yana koyar.

ŞârihEserİsme bakışı
Zeccâc (ö. 311/923)Tefsîru esmâillâhi'l-hüsnâDil: Afüvv ve Gafûr
Taberî (ö. 310/923)Câmiu'l-beyânTefsir: cennet ehlinin hamdi
Kuşeyrî (ö. 465/1072)Letâifü'l-işârâtİşârî tefsir: bağışlayan ve seven
Fahreddîn er-Râzî (ö. 606/1210)Mefâtîhu'l-gaybTefsir: tek istisna

Zeccâc: Afüvv ve Gafûr. Dilci şârihler ismin eşlerini yan yana koyarak anlamını ayırır. Afüvv ile Gafûr dört ayette birlikte gelir: Nisâ 43 ve 99, Hac 60 ve Mücâdele 2. Dersin Gaffâr bölümünde Gazâlî'den aktarılan ayrım burada iş görür: Af günahı silmek, mağfiret onu örtmektir. Dört ayette sıra hep aynıdır: Önce Afüvv, sonra Gafûr. Dilci için bu sıra bir yükselişi değil, bir tamamlanmayı anlatır: Silinen bir günahın izi de örtülür. Bu ayetlerin bağlamları da dikkat çeker: Teyemmüm ruhsatı, hicret edemeyen zayıflar, haksızlığa karşılık verme ve zıhar. Hepsinde ilahî hüküm insanın zaafını hesaba katar.

Taberî: Cennet ehlinin hamdi. Gafûr ile Şekûr'un birlikte geçtiği üç ayetten ikisi Fâtır sûresindedir. Fâtır 34'te cennete giren kullar, üzüntüyü gideren Allah'a hamdeder ve Rablerinin bağışlayan ve şükrün karşılığını veren olduğunu söyler. Taberî'nin aktardığı açıklamalara göre iki isim, cennet ehlinin iki deneyimini anlatır: Gafûr onların günahlarını örtmüş, Şekûr ise az amellerine büyük karşılık vermiştir. Bu yorumda iki isim bir hesabın iki tarafıdır: Kusur örtülür, iyilik büyütülür. Kulun cennetteki ilk sözü de bu hesabın teşekkürüdür.

Kuşeyrî: Bağışlayan ve seven. Bürûc 14'te Gafûr, Kur'an'da yalnız bir kez Vedûd ile birlikte gelir: O bağışlayandır, çok sevendir. İşârî tefsir geleneği bu birlikteliğe özel bir anlam verir: Bağışlama bir kayıtsızlık değil, bir sevginin ifadesidir. Bakara 222'de Allah'ın çok tövbe edenleri sevdiği bildirilir. Kuşeyrî'nin tefsiri gibi eserlerde iki ayet birlikte, bağışlanan kulun aynı zamanda sevilen kul olduğu şeklinde okunur. Bürûc sûresinin geri kalanı ağır bir azap sahnesi anlatır; bu ikilinin tam o sahnenin ardından gelmesi, kapının hâlâ açık olduğunu gösterir.

Râzî: Tek istisna. Gafûr ile Rahîm'in yan yana geldiği yerlerde sıra hemen her zaman aynıdır: Önce Gafûr, sonra Rahîm. Kök verisine göre bu sıranın tersine döndüğü tek ayet Sebe' 2'dir: O, merhametli ve bağışlayandır. Râzî'nin tefsiri gibi eserlerde bu istisnanın sebebi sorulur. Verilen cevaplardan biri bağlamla ilgilidir: Sebe' 1–2 bir günah ya da tövbe sahnesi değil, göklerin ve yerin sahibine hamd ve her şeyi bilen bir ilmin tasviridir. Bu bağlamda önce yaratılmışlara yayılan rahmet, ardından mağfiret anılır. Dersin Temel seviyesinde anlatılan sıranın anlamı, bu istisnayla daha da belirginleşir.

Karşılaştırma. Dört şârih aynı ismin dört yüzüne bakar. Dilci silmekle örtmenin tamamlanmasını, müfessir cennet ehlinin iki isimli hamdini, işârî müfessir bağışlamanın bir sevgi olduğunu, Râzî ise yerleşik sıranın tek istisnasını öne çıkarır. Hepsinin buluştuğu nokta şudur: Gafûr'un eşleri bağışlamayı tek başına bırakmaz; onu rahmetle, aflla, şükürle ve sevgiyle tamamlar.

Durup düşün

  • Hayatında affetmekte en çok zorlandığın biri var mı? Nûr 22'deki "Allah'ın sizi bağışlamasından hoşlanmaz mısınız?" sorusu sana ne söylüyor?

  • Bir günahtan sonra ilk tepkin ne oluyor: kaçmak mı, yoksa dönmek mi?

  • Hiç seher vaktinde, kimse uyanıkken, bağışlanma diledin mi?

Uygulama

Bugün Seyyidü'l-istiğfâr duasını sabah ve akşam oku. Affetmekte zorlandığın birini düşün ve Nûr 22'yi hatırlayarak, en azından kalbinde onu affetmek için bir adım at. Mümkünse bu hafta bir gece sehere kalk ve kısa da olsa bağışlanma dile. Akşam Tefekkür Defteri'ne, bağışlanmasını istediğin bir şeyi ve bağışlaman gereken bir şeyi yan yana yaz.

Kendini sına

  1. Gafûr ile Gaffâr kalıpları arasındaki fark nedir?
    Cevabı göster

    Gaffâr bağışlamanın sıklığını ve tekrarını, Gafûr ise bağışlamanın büyüklüğünü, derinliğini ve tamlığını anlatır.

  2. Kur'an'da en sık geçen isim çifti hangisidir ve sırası ne anlatır?
    Cevabı göster

    Ğafûrun Rahîm. Önce günah örtülür (Gafûr), sonra örtülen kula merhamet edilir (Rahîm); bağışlama bir kaybı telafi eder, merhamet onun ötesinde bir lütuftur.

  3. Nûr 22 hangi olay üzerine inmiş ve ne öğretir?
    Cevabı göster

    Kızına yapılan iftiraya katılan akrabasına yardımı kesmeye yemin eden Hz. Ebû Bekir hakkında inmiştir; affetmeyi, kişinin kendi bağışlanma isteğine bağlar.

  4. Tövbenin şartları nelerdir?
    Cevabı göster

    Günahı hemen bırakmak, pişman olmak ve bir daha yapmamaya karar vermek; kul hakkı varsa onu sahibine ödemek ya da helallik almak.

Kur'an'da el-Gafûr

Kelime (غَفُور) Kur'an'da 91 kez, 91 ayette ve 38 sûrede geçer. Bunlar kelimenin bütün geçişleridir; hepsi ismin Allah için kullanıldığı yer değildir. Hangisinin Allah'ı nitelediğini ders metni ve şerhler ele alır.

En çok geçtiği sûreler
  • Nisâ10
  • Bakara8
  • Mâide6
  • Tevbe5
  • Ahzâb5
  • Âl-i İmrân4
  • Nahl4
  • Nûr4

ve 30 sûre daha

Aynı ayette birlikte geçtiği isimler

Sayı, iki kelimenin aynı ayette geçtiği ayet sayısıdır. Kur'an'daki isim çiftleri (Gafûr ile Rahîm gibi) çoğunlukla ayet sonlarında gelir.

  1. Bakara 173

    إِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ ٱلْمَيْتَةَ وَٱلدَّمَ وَلَحْمَ ٱلْخِنزِيرِ وَمَآ أُهِلَّ بِهِۦ لِغَيْرِ ٱللَّهِ ۖ فَمَنِ ٱضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍۢ وَلَا عَادٍۢ فَلَآ إِثْمَ عَلَيْهِ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌۭ رَّحِيمٌ

    Şüphesiz size ölü hayvan etini, kanı, domuz etini, Allah'tan başkası için kesilen hayvanı haram kılmıştır; fakat, darda kalana, başkasının payına el uzatmamak ve zaruret miktarını aşmamak üzere günah sayılmaz. Çünkü Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

  2. Bakara 182

    فَمَنْ خَافَ مِن مُّوصٍۢ جَنَفًا أَوْ إِثْمًۭا فَأَصْلَحَ بَيْنَهُمْ فَلَآ إِثْمَ عَلَيْهِ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌۭ رَّحِيمٌۭ

    Vasiyet edenin yanılacağından veya günaha gireceğinden endişe duyan kimse, ilgililerin arasını düzeltirse ona günah yoktur. Allah şüphesiz bağışlar ve merhamet eder.

  3. Bakara 192

    فَإِنِ ٱنتَهَوْا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌۭ رَّحِيمٌۭ

    Vazgeçerlerse onları bağışlayın; şüphesiz Allah bağışlar ve merhamet eder.

  4. Bakara 199

    ثُمَّ أَفِيضُوا۟ مِنْ حَيْثُ أَفَاضَ ٱلنَّاسُ وَٱسْتَغْفِرُوا۟ ٱللَّهَ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌۭ رَّحِيمٌۭ

    Sonra, insanların toplu olarak akın ettiği yerden, siz de akın edin. Allah'tan mağfiret dileyin. Allah bağışlar ve merhamet eder.

  5. Bakara 218

    إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ أُو۟لَٰٓئِكَ يَرْجُونَ رَحْمَتَ ٱللَّهِ ۚ وَٱللَّهُ غَفُورٌۭ رَّحِيمٌۭ

    İnananlar, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler Allah'ın rahmetini umarlar. Allah bağışlar ve merhamet eder.

  6. Bakara 225

    لَّا يُؤَاخِذُكُمُ ٱللَّهُ بِٱللَّغْوِ فِىٓ أَيْمَٰنِكُمْ وَلَٰكِن يُؤَاخِذُكُم بِمَا كَسَبَتْ قُلُوبُكُمْ ۗ وَٱللَّهُ غَفُورٌ حَلِيمٌۭ

    Allah sizi rastgele yeminlerinizden dolayı değil, fakat kalblerinizin kasdettiği yeminlerden dolayı sorumlu tutar. Allah bağışlayandır, Halim'dir.

  7. Bakara 226

    لِّلَّذِينَ يُؤْلُونَ مِن نِّسَآئِهِمْ تَرَبُّصُ أَرْبَعَةِ أَشْهُرٍۢ ۖ فَإِن فَآءُو فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌۭ رَّحِيمٌۭ

    Kadınlarına yaklaşmamaya yemin edenler, dört ay bekleyebilirler; eğer yeminlerinden dönerlerse, bilsinler ki Allah bağışlar ve merhamet eder.

  8. Bakara 235

    وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ فِيمَا عَرَّضْتُم بِهِۦ مِنْ خِطْبَةِ ٱلنِّسَآءِ أَوْ أَكْنَنتُمْ فِىٓ أَنفُسِكُمْ ۚ عَلِمَ ٱللَّهُ أَنَّكُمْ سَتَذْكُرُونَهُنَّ وَلَٰكِن لَّا تُوَاعِدُوهُنَّ سِرًّا إِلَّآ أَن تَقُولُوا۟ قَوْلًۭا مَّعْرُوفًۭا ۚ وَلَا تَعْزِمُوا۟ عُقْدَةَ ٱلنِّكَاحِ حَتَّىٰ يَبْلُغَ ٱلْكِتَٰبُ أَجَلَهُۥ ۚ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِىٓ أَنفُسِكُمْ فَٱحْذَرُوهُ ۚ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ حَلِيمٌۭ

    Böyle kadınlara kapalı bir şekilde evlenme teklif etmenizde veya içinizden onlarla evlenmeyi geçirmenizde size sorumluluk yoktur. Allah onları anacağınızı bilir. Sakın meşru sözler dışında onlarla gizlice sözleşmeyin, müddet sona erene kadar nikah akdine kalkışmayın. İçinizde olanı Allah'ın bildiğini bilin de O'ndan çekinin. Allah'ın bağışlayan ve Halim olduğunu bilin.

  9. Âl-i İmrân 31Derste işleniyor

    قُلْ إِن كُنتُمْ تُحِبُّونَ ٱللَّهَ فَٱتَّبِعُونِى يُحْبِبْكُمُ ٱللَّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ ۗ وَٱللَّهُ غَفُورٌۭ رَّحِيمٌۭ

    De ki: "Allah'ı seviyorsanız bana uyun. Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah affeder ve merhamet eder".

  10. Âl-i İmrân 89

    إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُوا۟ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ وَأَصْلَحُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌۭ رَّحِيمٌ

    Ancak bunun ardından tevbe edip düzelenler müstesnadır. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder.

  11. Âl-i İmrân 129

    وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ۚ يَغْفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ ۚ وَٱللَّهُ غَفُورٌۭ رَّحِيمٌۭ

    Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah'ındır. Dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

  12. Âl-i İmrân 155

    إِنَّ ٱلَّذِينَ تَوَلَّوْا۟ مِنكُمْ يَوْمَ ٱلْتَقَى ٱلْجَمْعَانِ إِنَّمَا ٱسْتَزَلَّهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ بِبَعْضِ مَا كَسَبُوا۟ ۖ وَلَقَدْ عَفَا ٱللَّهُ عَنْهُمْ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ حَلِيمٌۭ

    İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirenlerin, yaptıklarının bir kısmından ötürü şeytan ayaklarını kaydırıp yoldan çıkarmak istemişti. Allah, and olsun ki, onları affetti. Allah bağışlayandır. Halim'dir.

Bütün geçişler (91 ayet)

Kök ve dil

Arapçada bir kelime, çoğunlukla üç harfli bir kökün belli bir kalıba dökülmesiyle oluşur. Aşağıdaki tablo, bu ismin kökünden Kur'an'da geçen bütün kelimeleri, kaç kez geçtikleriyle birlikte gösterir. İsmin kendi kalıbı işaretlidir.

غ-ف-رKur'an'da 234 kelime, 9 farklı türev

İlk resim: Örtmek; başı koruyan zırh başlığına “miğfer” denir.

KelimeAnlamıTürGeçişİlk geçtiği ayet
غَفُورisim kalıbıçok bağışlayan; bağışlaması derinİsim91Bakara 173
غَفَرَbağışladı, örttüFiil65Bakara 58
اسْتَغْفَرَbağışlanma dilediFiil40Bakara 199
مَغْفِرَةmağfiret, bağışlanmaİsim28Bakara 175
غَفّارtekrar tekrar bağışlayanİsim5Tâhâ 82
غافِرbağışlayanİsim2A'râf 155
غُفْرانbağışlanmaİsim1Bakara 285
مُسْتَغْفِرbağışlanma dileyenİsim1Âl-i İmrân 17
اسْتِغْفارbağışlanma dilemeİsim1Tevbe 114

Bu ismi Esma Laboratuvarı’nda katman katman aç: kökün yolu, Türkçedeki izleri, kalıbı ve farkındalık

Kaynak: Quranic Arabic Corpus morfoloji verisi 0.4 (Kais Dukes), furqan.co düzeltmeleriyle. “Tür” kelimenin Kur'an'daki ilk geçişindeki sözcük türüdür. Anlamlar ve ilk resim bir dilbilgisi derlemesidir.