İçeriğe geç

Ders Ç5.7 · Çekirdek · Modül Ç5: Şüphecilik ve cevapları

Kapanış ilkesi ve şüpheci argüman

Araç: Kapanış Zinciri · 5K: Kavram · 6.236 kelime · tamamı yaklaşık 28 dakika okuma

Giriş

Bursa'da bir sigorta şirketinde çalışan Murat, sabah sekizde arabasını işyerinin açık otoparkına park ediyor. Öğle arasında bir iş arkadaşı ona, akşam nerede buluşacaklarını soruyor. Murat, "Arabam otoparkta, işten çıkınca seni alırım," diyor. Arkadaşı, şakayla karışık, bir soru daha soruyor: "Arabanın şu an otoparkta olduğunu biliyor musun?" Murat, "Elbette, sabah oraya koydum," diye cevap veriyor. Arkadaşı devam ediyor: "O zaman sabahtan beri çalınıp götürülmediğini de biliyorsun, değil mi? Çünkü otoparktaysa, çalınıp götürülmemiştir." Murat duraksıyor. Bu şehirde her gün arabalar çalınıyor; kendi arabasının bu sabah çalınıp götürülmediğini, dürüst olmak gerekirse, bilmiyor. Ama o zaman, arabasının otoparkta olduğunu da bildiğini söyleyebilir mi? Murat da arkadaşı da kurgudur.

Murat'ın duraksaması, epistemolojinin en çok tartışılan ilkelerinden birinin, kapanış ilkesinin, gündelik bir sınavıdır. İlke, ilk bakışta tartışmasız görünür: bir şeyi biliyorsam, ve onun başka bir şeyi gerektirdiğini biliyorsam, o ikinci şeyi de bilebilirim. Arabamın otoparkta olduğunu biliyorsam, ve otoparkta olmasının çalınıp götürülmemiş olmasını gerektirdiğini biliyorsam, çalınıp götürülmediğini da bilirim. Ama Murat'ın sezgisi, bu ilkenin bir yerde aksadığını söylüyor: arabasının yerini biliyor gibi, ama çalınıp götürülmediğini bilmiyor gibi. Bu gerilim, Amerikalı filozof Jonathan Vogel'in 1990'da tartıştığı bir örneğin, park edilmiş araba örneğinin, Türkiye'deki bir biçimidir; ve şüpheci argümanın modern biçiminin tam kalbinde yer alır.

Murat'ın arkadaşının kurduğu küçük çıkarım, çağdaş şüphecinin en güçlü argümanıyla aynı iskelete sahiptir: arabanın yeri yerine eller, hırsızlık yerine kavanoz. Bir önceki derste Putnam'ın kavanozdaki beyin varsayımını dilin içinden etkisizleştirmeye çalıştığını görmüştük; şüpheci ise o varsayımı bir ilke aracılığıyla devreye sokar. Bu ders, o ilkeyi, yani kapanış ilkesini, inceliyor: ilkenin farklı biçimlerini, sezgisel gücünün kaynağını, şüpheci argümandaki işlevini, ve şüpheci bulmacaya verilen başlıca cevapların her birinin ilkeyle nasıl bir ilişki kurduğunu. Dersin aracı Kapanış Zinciri, bir çıkarımı halka halka izleyip, gerilim doğduğunda bedeli kapanışın mı yoksa ilk iddianın mı ödeyeceğini gösteriyor.

Bu dersin kazanımları:

  • Kapanış ilkesinin saf, bilinen gerektirme ve yetkin çıkarım biçimlerini, bilgisizlik argümanını, şüpheci bulmacanın üçlü yapısını ve kapanış ile aktarım arasındaki farkı açıklarsın. (anla)
  • Bir bilgi iddiasına ve onun bir sonucuna Kapanış Zinciri'ni uygulayarak, zincirin hangi halkasında gerilim doğduğunu ve bu gerilimi çözmenin hangi seçeneklerinin olduğunu belirlersin. (uygula)
  • Şüpheci bulmacaya verilen başlıca cevapların, yani şüpheci öncülü reddetmenin, kapanışı reddetmenin ve şüpheci sonucu kabul etmenin, bedellerini karşılaştırarak değerlendirirsin. (değerlendir)

Kavramlar

Bu bölüm önce kapanış ilkesinin üç biçimini, sonra ilkeyi kullanan şüpheci argümanı ve onun bulmaca yapısını, en son da kapanışı ondan sıkça karıştırılan bir başka ilkeden ayıran farkı tanımlıyor.

İlkenin adı, mantıktaki "kapalılık" kavramından gelir: bir küme, bir işlem altında kapalıysa, o işlemi kümenin öğelerine uyguladığımızda yine kümenin içinde kalırız. Kapanış ilkesine göre, bilinen önermelerin kümesi, gerektirme işlemi altında kapalıdır: bilinen bir önermeden gerektirmeyle elde edilen önerme de bilinen önermeler kümesindedir. İlkenin en saf biçimi şudur: S, p'yi biliyorsa ve p, q'yu gerektiriyorsa, S, q'yu bilir. Bu saf biçim açıkça yanlıştır. Bir matematikçi, bir aksiyomlar kümesini bilir, ve bu aksiyomlar, henüz kimsenin ispatlamadığı sayısız teoremi gerektirir; ama matematikçi bu teoremleri bilmez. Saf biçim, bizi mantıksal her şeyi bilen varlıklar, yani bildiğimiz şeylerin bütün mantıksal sonuçlarını bilen varlıklar yapar. Bu sorun, mantıkta "mantıksal her şeyi bilme sorunu" (logical omniscience) adıyla anılır.

Bu biçim, saf biçimin sorununu kısmen giderir: kişi, yalnızca gerektirmeyi bildiği sonuçları bilir. Ama bu biçimin de bir sorunu vardır. Bir kişi, p'yi bilir ve p'nin q'yu gerektirdiğini bilir, ama q'ya hiç inanmaz; belki bu iki bilgiyi hiç bir araya getirmemiştir. Bu kişi q'yu bilmez, çünkü bilgi inancı gerektirir. Bu biçim, aynı zamanda, Ders Ç5.8'de inceleyeceğimiz kapanış eleştirilerinin başlıca hedefidir; Amerikalı filozof Fred Dretske, 1970'te yayımlanan "Epistemic Operators" makalesinde, bilginin bu anlamda kapalı olmadığını savundu.

Bu biçim, İngiliz filozof John Hawthorne'un 2004 tarihli Knowledge and Lotteries kitabında formüle ettiği biçimdir ve çağdaş tartışmada standart başvuru biçimi olmuştur. İngiliz filozof Timothy Williamson, 2000 tarihli Knowledge and Its Limits kitabında aynı sezgiyi daha güçlü, çok öncüllü bir biçimde dile getirir. Bu biçimin üç koşulu, öteki biçimlerin sorunlarını giderir. Yetkin çıkarım koşulu, kişinin gerektirmeyi gerçekten kavrayıp kullanmasını ister; inanç koşulu, kişinin sonuca gerçekten inanmasını ister; bilmeyi sürdürme koşulu ise, çıkarım sırasında kişinin p hakkında yeni bir şüphe edinip bilgisini yitirmemesini ister. Williamson, bu ilkenin arkasındaki sezgiyi, çıkarımın bilgimizi genişletmenin bir yolu olduğu düşüncesiyle dile getirir; burada genişleyen, dünyaya dair içerik değil, bildiklerimizdir: çıkarım yapmak, bildiklerimizden yeni bilgiler elde etmenin en sıradan yollarından biridir. Ders Ç0.7'de gördüğümüz gibi tümdengelim öncüllerde örtük olanı açığa çıkarır ve doğru öncüllerden yalnızca doğru sonuçlar çıkarır; kapanış, açığa çıkanın da bilindiğini söyler.

Amerikalı filozof Keith DeRose, 1995'te The Philosophical Review'da yayımlanan "Solving the Skeptical Problem" makalesinde, bu argümanı en yalın biçimiyle şöyle kurar: O, sıradan bir dış dünya önermesi, örneğin "Ellerim var"; H ise uygun biçimde seçilmiş bir şüpheci hipotez, örneğin "Kavanozdaki bedensiz bir beynim"; bundan sonra "kavanozdaki beyin" dediğimizde bedensiz bir beyin kastediyoruz. Argüman: (1) H'nin yanlış olduğunu bilmiyorum. (2) H'nin yanlış olduğunu bilmiyorsam, O'yu da bilmiyorum. Öyleyse, (C) O'yu bilmiyorum. DeRose, argümanın adını öncelikle birinci öncülünden aldığını, ama Peter Unger'in 1975 tarihli Ignorance: A Case for Scepticism kitabının birinci bölümündeki iyi biçimine de bir gönderme taşıdığını not eder. Argümanın ikinci öncülü, DeRose'un "köprü" öncülü dediği öncül, kapanış ilkesinin karşıt-tersinin bir örneğidir: O'yu biliyorsam ve O'nun H'nin yanlışlığını gerektirdiğini biliyorsam, H'nin yanlış olduğunu da bilirim; öyleyse H'nin yanlış olduğunu bilmiyorsam, O'yu da bilmiyorum. Bu derste, argümanın birinci öncülüne "şüpheci öncül", ikinci öncülüne "kapanış öncülü" diyeceğiz.

Bu ayrım ince ama önemlidir. Kapanış, bir statü ilkesidir: p'yi bilen kişi, belirli koşullarda q'yu da bilir. Aktarım ise bir kaynak ilkesidir: kişi, q'yu, p'den yaptığı çıkarım sayesinde bilir. Bir ilke ötekisiz doğru olabilir. Örneğin, "Ellerim var"dan "Kavanozdaki bir beyin değilim"e yapılan çıkarımı ele alalım. Kapanış ilkesi doğruysa, ellerim olduğunu bilen biri, kavanozdaki bir beyin olmadığını da bilir. Ama bu, onun kavanozdaki bir beyin olmadığını, ellerinin olduğundan yaptığı çıkarım sayesinde bildiği anlamına gelmeyebilir; belki de bu çıkarım, kavanozdaki bir beyin olmadığına dair bir gerekçe sağlamaz, çünkü ellerimin olduğuna dair gerekçem, zaten kavanozdaki bir beyin olmadığımı varsayar. İngiliz filozof Crispin Wright, bu tür durumlarda kapanışın korunduğunu ama aktarımın başarısız olduğunu savundu. Bu ayrım, Ders Ç5.11'in konusudur; burada önemli olan, kapanışı reddetmeden de şüpheci argümanın bir adımının sorgulanabileceğidir.

Argüman

Bu bölüm, bilgisizlik argümanını, kapanış ilkesini açık bir öncül olarak gösteren biçimde yeniden kuruyor.

  1. Ellerim olduğunu biliyorsam ve ellerimin olmasının kavanozdaki bedensiz bir beyin olmadığımı gerektirdiğini biliyorsam, kavanozdaki bedensiz bir beyin olmadığımı da bilirim. (Kapanış ilkesi, bilinen gerektirme biçimi)
  2. Ellerimin olmasının, kavanozdaki bedensiz bir beyin olmadığımı gerektirdiğini biliyorum.
  3. Kavanozdaki bedensiz bir beyin olmadığımı bilmiyorum. (Şüpheci öncül)
  4. Öyleyse ellerim olduğunu bilmiyorum.

Sonuç: Kapanış ilkesi ve şüpheci öncül birlikte kabul edilirse, sıradan dış dünya bilgimiz çöker. Bu sonuç, ilk bakışta kabul edilemez göründüğü için, argüman bir bulmaca oluşturur: birbiriyle tutarsız ama her biri tek başına akla yatkın üç önermeden en az biri yanlış olmalıdır.

Birinci öncül, kapanış ilkesinin bu duruma uygulanmasıdır ve tartışmanın merkezindedir. İkinci öncül, mantıksal bir olgudur: bir el sahibi olmak, bedensiz olmayı dışlar. Bu öncül, argümanın kapanış öncülüne gerektirmeyi bilme koşulunu sağlar. Üçüncü öncül, şüpheci öncüldür ve Ders Ç5.5'te incelediğimiz ayırt edilemezlik gözlemine dayanır: kavanozdaki bir beyin, benimle aynı deneyimlere sahip olurdu; deneyimlerim, bu iki durumu ayırt etmeme izin vermez. DeRose'un sözleriyle, kavanozdaki bir beyin olduğumu varsaymak ne kadar olasılık dışı, hatta tuhaf görünürse görünsün, öyle olmadığımı bilmediğim de görünür; bunu nasıl bilebilirim? Dördüncü adım, yani sonuç, ilk üç öncülden mantıksal olarak çıkar.

Argümanın bulmaca yapısı, şüpheci sorunun modern anlaşılışının özüdür. Üç önerme vardır: kapanış ilkesi, şüpheci öncül, ve ellerim olduğunu bildiğim. Üçü birlikte tutarsızdır; ama her biri tek başına akla yatkındır. Bu yüzden, DeRose'un vurguladığı gibi, şüpheci soruna verilecek iyi bir cevap, yalnızca hangi önermenin yanlış olduğunu seçmekle yetinmemeli, yanlış önermenin neden bize bu kadar akla yatkın göründüğünü de açıklamalıdır. Bu, bulmacaya verilen cevapların haritasını belirler. Şüpheci öncülü reddedenler, kavanozdaki bir beyin olmadığımı bildiğimi savunur: Ders Ç5.9'daki Moore ve Ders Ç5.10'daki dogmatizm bu yolu izler; Ders Ç5.6'daki Putnam da, kendi yoluyla, bu yolu denemişti. Kapanış ilkesini reddedenler, ellerimi bildiğimi ama kavanozdaki bir beyin olmadığımı bilmediğimi savunur: Ders Ç5.8'deki Dretske ve onun çizgisindeki filozoflar bu yolu izler. Bilgi atıflarının bağlama göre değiştiğini söyleyenler ise, üç önermenin farklı bağlamlarda farklı doğruluk değerleri aldığını savunur: Ders Ç5.13'teki bağlamcılık bu yolu izler. Son olarak, şüpheci, sonucu kabul eder.

En tartışmalı öncül: Birinci ve üçüncü öncül arasındaki seçim, tartışmanın kendisidir; ama bu derste odaklandığımız birinci öncül, ilk bakışta en sağlam görünenidir. Kapanış ilkesini reddetmek, DeRose'un Robert Nozick'e yönelttiği eleştiride "iğrenç birleşim" (abominable conjunction) adını verdiği türden cümleleri kabul etmeyi gerektirir: "Ellerim olduğunu biliyorum, ama kavanozdaki bedensiz bir beyin olmadığımı bilmiyorum." Bu cümle, söylendiğinde kulağa tuhaf gelir; ve kapanış ilkesinin gücü, büyük ölçüde, bu tuhaflıktan gelir. Ama ilkenin bazı uygulamaları, Murat'ın arabası örneğinde gördüğümüz gibi, de tuhaf sonuçlar doğurur. Bu gerilim, İtiraz 2'nin konusu.

İtirazlar ve cevaplar

Aşağıdaki itirazlar, kapanış ilkesini ve onun şüpheci argümandaki rolünü dört farklı yönden hedef alıyor: ilkenin formülasyonunu, ilkenin gündelik karşı-örneklerini, ilkenin çok öncüllü biçimini, ve şüpheci argümanın gerçekten kapanış ilkesine dayanıp dayanmadığını.

İtiraz 1: Kapanış ilkesi bizi mantıksal her şeyi bilen varlıklar yapar

Kapanış ilkesine göre, bir şeyi bilen kişi, onun gerektirdiği her şeyi de bilir. Ama bu açıkça yanlıştır. Ben, aritmetiğin aksiyomlarını bilirim; bu aksiyomlar, henüz ispatlanmamış sayısız teoremi gerektirir; ama ben bu teoremleri bilmem. Kapanış ilkesi, insan bilgisinin sınırlılığını göz ardı eder.

Cevap: İtiraz, ilkenin saf biçimine karşı yıkıcıdır, ama çağdaş tartışmada savunulan biçimlere karşı değildir. Saf biçim, kişinin gerektirmeyi bilmesini ya da kavramasını şart koşmaz; bu yüzden bizi mantıksal her şeyi bilen varlıklar yapar. Bu sorun, epistemik mantıkta, Fin mantıkçı Jaakko Hintikka'nın 1962 tarihli Knowledge and Belief kitabından beri bilinir: Hintikka'nın standart epistemik mantık sistemlerinde, bilgi işlecinin mantıksal gerektirmeler altında kapalı olduğu bir ilke geçerlidir, ve bu aksiyom, ideal bir bilenin bilgisini modeller, gerçek insanlarınkini değil. Yetkin çıkarım biçimi ise, kişinin çıkarımı gerçekten yapmasını, sonuca inanmasını ve bu süreçte öncülün bilgisini yitirmemesini şart koşar. Bu biçim, matematikçi örneğine karşı dayanıklıdır: matematikçi, teoremi henüz çıkarmadığı için onu bilmez; çıkardığında ise bilir. Öyleyse itiraz, kapanış ilkesinin doğru biçimde formüle edilmesi gerektiğini gösterir, ama ilkenin kendisini çürütmez. Şüpheci argüman için önemli olan, yetkin çıkarım biçiminin de şüpheci argümanı desteklemesidir: ellerimin olduğundan kavanozdaki bir beyin olmadığımı yetkin biçimde çıkarabilirim, ve bu çıkarım, yetkin çıkarım biçiminin bütün koşullarını karşılar.

İtiraz 2: Park edilmiş araba gibi gündelik durumlar kapanışı zorlar

Murat'ın durumu, kapanış ilkesine bir karşı-örnek gibi görünür. Murat, arabasının otoparkta olduğunu biliyor gibidir; arabasının otoparkta olmasının, çalınıp götürülmemiş olmasını gerektirdiğini de bilir; ama arabasının çalınıp götürülmediğini bilmiyor gibidir. Benzer durumlar çoktur: yarın evde olacağımı biliyor gibiyim, ama yarın ölümcül bir kaza geçirmeyeceğimi bilmiyorum; bu yıl tatile gideceğimi biliyor gibiyim, ama bu yıl piyangoyu kazanıp planlarımı değiştirmeyeceğimi bilmiyorum. Bu durumlar, kapanış ilkesinin gündelik bilgimizle çatıştığını gösterir.

Cevap: Bu durumlar gerçek bir gerilim gösterir, ama bu gerilimin kapanış ilkesinin reddiyle çözülmesi gerekmez. Vogel, 1990 tarihli "Are There Counterexamples to the Closure Principle?" makalesinde, bu türden durumları ayrıntılı biçimde inceledi ve kapanışı koruyarak, sıradan bilgi atıflarımızdan bir kısmının geri çekilmesi gerektiğini savundu. Bu tür durumların ortak noktası, sonucun, yani arabanın çalınıp götürülmediğinin ya da piyangoyu kazanmayacağımın, Ders Ç6.1'de piyango önermeleri adıyla inceleyeceğimiz türden bir önerme olmasıdır: yüksek olasılıklı ama, salt olasılığa dayanan kanıtla, bilindiği sezgisel olarak kabul edilmeyen bir önerme. Kapanışı savunan biri, bu durumlarda iki yoldan birini seçebilir. Birincisi, Murat'ın arabasının yerini aslında bilmediğini kabul etmektir: Murat, kesin konuşmak gerekirse, arabasının yerini değil, yalnızca sabah nereye bıraktığını bilir. İkincisi, Hawthorne'un Knowledge and Lotteries'de incelediği gibi, bilgi atıflarının, bağlam ya da pratik çıkarlar gibi etkenlere duyarlı olduğunu kabul etmektir: arabanın çalınma olasılığı akla geldiğinde, Murat'ın arabasının yerini bildiğini söylemek artık doğru olmaz. Bu ikinci yol, Ders Ç5.13'teki bağlamcılığa ve Ders Ç5.14'teki özneye duyarlı değişmezciliğe götürür. İki yol da kapanışı korur, ama gündelik bilgi atıflarımızın bir kısmını gözden geçirmeyi gerektirir.

İtiraz 3: Çok öncüllü kapanış riski biriktirir

Kapanış ilkesinin bir başka biçimi, birden çok öncüle uygulanır: p1'i, p2'yi, ..., pn'i biliyorsam ve bunların birleşiminden q'yu yetkin biçimde çıkarıyorsam, q'yu bilirim. Bu çok öncüllü biçim, tuhaf sonuçlar doğurur. Bir kitap yazarı, kitabındaki her bir iddiayı tek tek bildiğini düşünebilir; ama kitabın tamamında en az bir hata olduğunu da bilir. Çok öncüllü kapanışa göre, bütün iddiaların birleşimini, yani kitapta hiç hata olmadığını, bilmesi gerekir. Her öncüldeki küçük yanılma riski, birleşimde birikir ve büyük bir riske dönüşür.

Cevap: İtiraz, çok öncüllü kapanışa karşı güçlüdür, ve birçok epistemolog bu biçimi bu yüzden sorunlu bulur. Bu sorun, Ders Ç6.2'de önsöz paradoksu adıyla ayrıntılı ele alınacak. Ama itiraz, tek öncüllü kapanışa, yani bilgisizlik argümanında kullanılan biçime, aynı ölçüde uygulanmaz. Tek öncüllü kapanışta, yalnızca bir öncül vardır, ve risk birikmez: ellerim olduğunu bilmemdeki yanılma riski, kavanozdaki bir beyin olmadığımı çıkardığımda artmaz. Tek adımlık bir çıkarımda bu birikim ihmal edilebilir; ama tek öncüllü adımların uzun zincirlerinde de benzer bir birikim olduğu savunulmuştur. Gerçekten de, tek adımda, ellerimin olması kavanozdaki bir beyin olmamamı gerektirdiği için, kavanozdaki bir beyin olmamamın olasılığı, ellerimin olmasının olasılığından düşük olamaz. Öyleyse itiraz, kapanış ilkesinin çok öncüllü biçimini sorgulamak için iyi bir neden verir, ama şüpheci argümanın dayandığı tek öncüllü biçimi etkilemez. İtirazın asıl önemi, kapanış ilkesinin tek bir ilke değil, farklı güçte bir ilkeler ailesi olduğunu göstermesidir; ve şüpheciye cevap verirken hangi üyenin kullanıldığına dikkat etmek gerekir.

İtiraz 4: Şüpheci argüman kapanışa değil, eksik belirlenime dayanır

Şüpheci argümanın gücü, aslında kapanış ilkesinden değil, başka bir ilkeden gelir: kanıtım, sıradan hipotezi şüpheci hipoteze tercih etmem için yeterli değilse, sıradan hipotezi bilemem. Bu, kapanış değil, eksik belirlenim ilkesidir. Kapanış ilkesini reddetmek, bu yüzden şüpheciliği yenmez; şüpheci, argümanını eksik belirlenim ilkesi üzerinden yeniden kurabilir.

Cevap: Bu itiraz, Ders Ç5.1'in Güncel tartışma bölümünde değindiğimiz bir tartışmaya dokunur. İngiliz filozof Duncan Pritchard, 2016 tarihli Epistemic Angst kitabında, radikal şüpheciliğin iki ayrı biçimi olduğunu savunur: kapanış temelli ve eksik belirlenim temelli. Pritchard'a göre bu iki biçim birbirinden ayrıdır ve ayrı cevaplar gerektirir. İtirazın haklı yanı, kapanış ilkesini reddetmenin şüpheciliğin yalnızca bir biçimini etkisizleştirdiğidir; eksik belirlenim temelli biçim, Ders Ç5.16'da ayrıca incelenecek. Ama itirazın, şüpheci argümanın kapanışa hiç dayanmadığı iddiası fazla güçlüdür. Bilgisizlik argümanının kapanış öncülü, DeRose'un vurguladığı gibi, bağımsız olarak akla yatkındır: kavanozdaki bir beyin olup olmadığımı bilmiyorsam, ellerim olduğunu nasıl bilebilirim? Bu soru, eksik belirlenimden bağımsız olarak, kapanış sezgisinin gücünü dile getirir. Öyleyse iki ilke, şüpheci argümanın iki farklı kaynağıdır; ve bir cevap, hangi kaynağı hedeflediğini açıkça belirtmelidir.

Örnekler

Örnek 1: Murat'ın arabası (kurgu)

Murat'ın durumu, kapanış ilkesinin gündelik bilgi atıflarıyla nasıl çatışabileceğini gösterir, ve Kapanış Zinciri'nin bir uygulaması olarak okunabilir. Zincirin birinci halkası, Murat'ın bilgi iddiasıdır: "Arabam otoparkta." Murat'ın bu iddiaya dayanağı, sabah arabasını oraya bırakmış olmasıdır. İkinci halka, gerektirmedir: arabanın otoparkta olması, onun sabahtan beri çalınıp götürülmemiş olmasını gerektirir; bu gerektirme açıktır ve Murat onu kolayca kavrar. Üçüncü halka, sonuçtur: "Arabam çalınıp götürülmedi." Murat, bu sonucu bildiğini söylemekte tereddüt eder, çünkü sonuç, gündelik yaşamda gerçekleşen bir olasılığı, araba hırsızlığını, dışlar; ve Murat'ın bu olasılığı dışlayacak bir kanıtı yoktur, yalnızca onun düşük olasılıklı olduğunu bilir. Zincirin gerilimi, birinci ve üçüncü halka arasındadır. Murat'ın üç seçeneği vardır. Birincisi, sonucu bildiğini kabul etmektir: arabasının yerini bildiği için, çalınıp götürülmediğini da bilir; bu, kapanışı korur ve sonucu bildiğini kabul eder. İkincisi, ilk iddiasını geri çekmektir: arabasının yerini bilmez, yalnızca sabah nereye bıraktığını bilir; bu da kapanışı korur, ama gündelik bir bilgi iddiasını geri alır. Üçüncüsü, kapanışı reddetmektir: arabasının yerini bilir, ama çalınıp götürülmediğini bilmez; bu, iki sezgiyi de korur, ama iğrenç birleşime benzer bir cümle kabul eder. Murat'ın durumu, şüpheci argümanın gündelik bir küçük ölçekli modelidir: şüpheci hipotez yerine araba hırsızlığı, sıradan önerme yerine arabanın yeri.

Örnek 2: İğrenç birleşim

DeRose, Robert Nozick'in 1981 tarihli Philosophical Explanations kitabında savunduğu bilgi kuramını eleştirirken, bu kuramın kabul etmek zorunda kaldığı bir cümle türüne "iğrenç birleşim" adını verdi. Nozick'in kuramına göre, bilgi, duyarlı doğru inançtır: bir inanç, p yanlış olsaydı kişi ona inanmayacak idiyse, duyarlıdır. Ellerim olduğuna dair inancım duyarlıdır: ellerim olmasaydı, buna inanmazdım. Ama kavanozdaki bir beyin olmadığıma dair inancım duyarlı değildir: kavanozdaki bir beyin olsaydım da, kavanozdaki bir beyin olmadığıma inanmaya devam ederdim. Öyleyse Nozick'in kuramına göre, ellerim olduğunu bilirim, ama kavanozdaki bir beyin olmadığımı bilmem; ve bu, kapanış ilkesinin reddi demektir. DeRose'a göre, bu sonuç, "Ellerim olduğunu biliyorum ama kavanozdaki bedensiz bir beyin olmadığımı bilmiyorum" gibi, söylendiğinde son derece tuhaf görünen bir birleşimi kabul etmeyi gerektirir. Bu cümlenin tuhaflığı, kapanış ilkesinin sezgisel gücünün bir göstergesidir. Ama DeRose'un eleştirisinin ilginç yanı, Nozick'in duyarlılık gözlemini tümüyle reddetmemesidir. DeRose, duyarlılık gözleminin, şüpheci öncülün neden bu kadar akla yatkın göründüğünü açıkladığını kabul eder; reddettiği şey, bu gözlemin kapanış ilkesinin reddine götürmesidir. Duyarlılık ve kapanışın reddi, Ders Ç5.8'de Dretske'nin ilgili alternatifler kuramıyla birlikte daha ayrıntılı ele alınacak.

Örnek 3: Bir ispatı takip eden öğrenci

Kapanış ilkesinin neden bu kadar güçlü bir sezgiye dayandığını görmek için, şüphecilikten bağımsız, sıradan bir örneğe bakmak yararlıdır. Bir lise öğrencisi, Öklid geometrisinin bazı temel önermelerini, örneğin bir üçgenin iç açılarının toplamının yüz seksen derece olduğunu, bilir. Öğretmeni, bu önermeden yola çıkarak, bir dörtgenin iç açılarının toplamının üç yüz altmış derece olduğunu gösteren bir çıkarım yapar: dörtgeni bir köşegenle iki üçgene böler ve iki üçgenin açılarını toplar. Öğrenci çıkarımı adım adım takip eder ve sonuca inanır. Kapanış ilkesine göre, öğrenci artık dörtgenin iç açılarının toplamını bilir; ve bu sonuç tartışmasızdır. Öğrenci, bu bilgiyi, yeni bir gözlem yapmadan, yalnızca bildiklerinden yetkin bir çıkarımla elde etmiştir. Bu örnek, kapanış ilkesinin, bilgimizi genişletmenin en sıradan yollarından birini, yani çıkarımı, ifade ettiğini gösterir. Kapanışı reddetmek, bu yolun bazen işlemediğini kabul etmek demektir: bazen bir şeyi bilip, ondan yetkin biçimde bir sonuç çıkarıp, yine de o sonucu bilmeyebiliriz. Bu, ilk bakışta, çıkarımın bilgi kaynağı olarak güvenilirliğini sarsar. Ama örnek, Murat'ın durumundan bir bakımdan farklıdır: öğrencinin çıkardığı sonuç, öncülü bilmesinin dayanağını sorgulayan bir olasılığı dışlamaz; yalnızca bildiği bir şeyin başka bir yüzünü ortaya çıkarır. Murat'ın sonucu ise, bir olasılığı, araba hırsızlığını, dışlar. Kapanış ilkesinin en tartışmalı uygulamaları, tam da sonucun bir şüpheci olasılığı dışladığı durumlardır.

Araç kartı: Kapanış Zinciri

Satırİçerik
Ne işe yararBir bilgi iddiasından bir sonuca uzanan zinciri halka halka sınayarak, kapanış ilkesinin nerede işlediğini, nerede gerilim doğduğunu ve bu gerilimi çözmenin hangi seçeneklerinin olduğunu belirler.
Adımlar1) Bilgi iddiasını (p) ve sonucu (q) ayrı ayrı yaz. 2) Gerektirmeyi sına: p gerçekten q'yu gerektiriyor mu, yoksa yalnızca q'yu olası mı kılıyor? 3) p'nin dayanağını yaz: kişi p'yi neye dayanarak biliyor? 4) Kişi gerektirmeyi kavrıyor mu ve q'yu p'den yetkin biçimde çıkarıyor mu? 5) q, bir olasılığı, özellikle bir şüpheci ya da düşük olasılıklı olasılığı, dışlıyor mu? 6) Kişi q'yu, p'den bağımsız olarak, biliyor mu; bilmiyorsa, gerilim nerede? 7) Seçenekleri ve bedellerini yaz: q'yu bildiğini kabul etmek, p'yi bildiği iddiasını geri çekmek, ya da kapanışı bu durumda reddetmek.
Ne zaman kullanılırKapanış öncülüne dayanan bir şüpheci argümanı değerlendirirken; gündelik bir bilgi iddiasının, kişinin bilmediği bir sonucu gerektirip gerektirmediğini sorarken; bir çıkarımın bilgiyi gerçekten genişletip genişletmediğini sınarken.
SınırıAraç, kapanış ilkesinin doğru olup olmadığını çözmez; yalnızca belirli bir durumda hangi seçeneklerin bulunduğunu görünür kılar. Ayrıca araç, kapanış ile aktarım arasındaki farkı, yani q'nun p sayesinde mi yoksa başka bir yoldan mı bilindiğini, ayrıca sınamaz; bu, Ders Ç5.11'deki Aktarım Testi'nin işidir.
5K kapısıKavram

Özet

  • Kapanış ilkesi, bilginin gerektirmeler altında kapalı olduğunu söyler; saf biçimi bizi mantıksal her şeyi bilen varlıklar yapar, bilinen gerektirme biçimi inanç koşulunu eksik bırakır, yetkin çıkarım biçimi ise çağdaş tartışmada en çok savunulan biçimdir.
  • Bilgisizlik argümanı, şüpheci hipotezin yanlış olduğunu bilmediğimizden, sıradan bir dış dünya önermesini de bilmediğimiz sonucuna varır; ikinci öncülü, kapanış ilkesinin karşıt-tersinin bir örneğidir.
  • Argüman bir bulmaca oluşturur: kapanış, şüpheci öncül ve sıradan bilgimiz birlikte tutarsızdır; iyi bir cevap, yanlış önermenin neden akla yatkın göründüğünü de açıklamalıdır.
  • Kapanışı reddetmek, "Ellerim olduğunu biliyorum ama kavanozdaki bir beyin olmadığımı bilmiyorum" gibi iğrenç birleşimleri kabul etmeyi gerektirir.
  • Park edilmiş araba gibi durumlar, kapanış ile gündelik bilgi atıfları arasındaki gerilimi gösterir; çok öncüllü kapanış ise riski biriktirdiği için ayrıca sorunludur.
  • Kapanış bir statü ilkesidir, aktarım ise bir kaynak ilkesi; kapanış korunurken aktarım başarısız olabilir.

Derinleş — isteğe bağlı katmanlar

Birincil metin

DeRose, 1995 tarihli makalesinin açılışında, bilgisizlik argümanını kurduktan sonra, onun neden bir bulmaca olduğunu ve iyi bir çözümün ne yapması gerektiğini şöyle anlatır:

Kavanozdaki bir beyin olduğumu varsaymak ne kadar olasılık dışı, hatta tuhaf görünürse görünsün, öyle olmadığımı bilmediğim de görünür. Böyle bir şeyi nasıl bilebilirim? Ve aynı zamanda, bildiğim kadarıyla kavanozdaki bir beyinsem, ellerim olduğunu bilmediğim de görünür. Bildiğim kadarıyla bedensizsem, dolayısıyla elsizsem, ellerim olduğunu nasıl bilebilirim? Ama aynı zamanda, ilk bakışta, ellerim olduğunu bildiğim de görünür. Öyleyse akla yatkın iki öncül, olumsuzlamasını da akla yatkın bulduğumuz bir sonuç veriyor. Öyleyse akla yatkın bir şeyin gitmesi gerekiyor. Ama hangisinin? Ve aynı derecede önemlisi, nasıl? [...] Bu bulmacaya bir çözüm ararken, ilk başta bu şüpheci tuzağa nasıl düştüğümüzün bir açıklamasını aramalıyız, tuzaktan çıkmanın üç tatsız yolu arasında basit bir seçim yapmakla yetinmemeliyiz. Birlikte bu kadar inanılmaz bulduğumuz bir sonuç veren iki öncülün, kendi başlarına nasıl bu kadar akla yatkın görünebildiğini açıklamalıyız.

Pasajın ilk beş cümlesi, bulmacanın üç önermesini sırayla dile getirir; ilk iki önermenin her biri bir soruyla desteklenir. Birinci soru, şüpheci öncülü destekler: kavanozdaki bir beyin olmadığımı nasıl bilebilirim? İkinci soru, kapanış öncülünü destekler: bildiğim kadarıyla elsizsem, ellerim olduğunu nasıl bilebilirim? Beşinci cümle ise, sıradan bilgimizi dile getirir: ellerim olduğunu bildiğim görünür. Bu yapı, DeRose'un argümanı sunuş biçiminin önemli bir özelliğini gösterir: argümanın her öncülü, bir kanıta ya da kurama değil, bir sezgiye dayanır. Kapanış öncülü, DeRose'un sunuşunda, bir mantık ilkesinin uygulaması olarak değil, "bildiğim kadarıyla elsizsem, ellerim olduğunu nasıl bilebilirim?" sorusunun yarattığı sezgi olarak ortaya çıkar. Bu, kapanış ilkesinin gücünün, onun soyut formülasyonundan çok, bu tür somut sorulardan geldiğini gösterir.

Pasajın ikinci kısmı, DeRose'un çözüm için koyduğu ölçütü dile getirir: iyi bir çözüm, yalnızca üç önermeden birini reddetmekle kalmamalı, reddedilen önermenin neden akla yatkın göründüğünü de açıklamalıdır. DeRose, alıntıda köşeli ayraçla atlanan kısımda iki hazır tepkiyi anar, Moorecu ve şüpheci tepkiyi; ölçüt, ikisini de yetersiz kılar. Moorecu cevap, ellerimin olduğunu bilmenin öncüllerden daha kesin olduğunu söyler ve bu yüzden bir öncülü reddeder; ama reddedilen öncülün neden akla yatkın göründüğünü açıklamaz. Şüpheci cevap ise sonucu kabul eder; bu ölçüte göre o da, sonucun neden bu kadar inanılmaz göründüğünü açıklamadığı için eksik kalır. Bu ölçüt, çağdaş şüphecilik tartışmasının yöntemini belirler: şüpheci argümana verilen her cevap, yalnızca bir seçim değil, bir hata kuramı da sunmalıdır.

Makalenin ilk paragrafındaki bir dipnot, bir önceki dersle doğrudan bağlantılıdır. DeRose, makalenin başında, Putnam'ın kavanozdaki beyin şüpheciliğini zaten etkisizleştirdiğini düşünenlerin, şüpheci hipotezi, uzun yıllar olağan bir bedenle yaşadıktan sonra yakın zamanda kavanoza konmuş bir beyin olarak anlamalarını önerir; çünkü Putnam haklı olsa bile, yakın zamanda kavanoza konmuş beyinler büyük ölçüde aldatılmış görünür. Bu not, Ders Ç5.6'nın İtiraz 2'sinde gördüğümüz kapsam sınırının, şüpheci tartışmada nasıl doğrudan kullanıldığını gösterir.

Teknik ayrıntı

Epistemik mantıkta kapanış. Epistemik mantık, bilgi işlecinin, genellikle K ile gösterilen bir işlecin, mantıksal özelliklerini inceler. Hintikka'nın 1962'de geliştirdiği sistemde ve onu izleyen standart epistemik mantıklarda, şu dağılım ilkesi geçerlidir: K(p → q) → (Kp → Kq). Bu ilke, bir koşulluyu ve onun öncülünü bilen kişinin, sonucunu da bildiğini söyler; ve bu, kapanış ilkesinin biçimsel bir ifadesidir. Bu sistemlerde ayrıca bir zorunlulaştırma kuralı vardır: bir önerme mantıksal olarak geçerliyse, bilinir. İki ilke birlikte, bilenin bütün mantıksal doğruları ve bildiklerinin bütün mantıksal sonuçlarını bildiği sonucunu verir; bu, mantıksal her şeyi bilme sorunudur. Epistemik mantıkçılar bu sorunu, sistemlerin ideal bir bileni, yani bütün çıkarımlarını yapmış bir bileni modellediğini söyleyerek kabullenir; ya da daha zayıf sistemler geliştirerek giderir. Felsefi kapanış tartışması, bu biçimsel ilkenin gerçek insanlar için hangi biçimde geçerli olduğu sorusudur. Yetkin çıkarım biçimi, biçimsel dağılım aksiyomunun, bir çıkarım sürecinin gerçekleştiği durumlara sınırlanmış bir biçimidir.

Kapanışın karşıt-tersi ve bilgisizlik argümanı. Bilgisizlik argümanının kapanış öncülü, kapanış ilkesinin karşıt-tersidir. Kapanış ilkesi şunu söyler: Kp ve K(p → q) ise, Kq. Karşıt-tersi: ¬Kq ve K(p → q) ise, ¬Kp. Bilgisizlik argümanında, p "ellerim var", q "kavanozdaki bir beyin değilim" önermesidir. Şüpheci öncül ¬Kq'yu, ikinci öncül K(p → q)'yu sağlar; ve karşıt-ters, ¬Kp sonucunu verir. Bu yapı, şüpheci argümanın mantıksal olarak geçerli olduğunu, ve onu reddetmek için öncüllerden birini reddetmek gerektiğini gösterir. Moorecu cevap, aynı ilkeyi ters yönde kullanır: Kp ve K(p → q) olduğundan, Kq. Şüpheci ile Moorecu, aynı ilkeyi kullanır, ama farklı başlangıç noktalarından; bu, Ders Ç5.9'da "Moore çevirmesi" adıyla incelenecek, ve Ders Ç0.4'te gördüğümüz bir argümanın tersine çevrilebileceği gözleminin bir uygulamasıdır.

Gerekçe için kapanış. Kapanış ilkesi, yalnızca bilgi için değil, gerekçe için de formüle edilebilir: S'nin p'ye inanmakta gerekçesi varsa ve p'nin q'yu gerektirdiğini biliyorsa, S'nin q'ya inanmakta da gerekçesi vardır. Bu ilke, şüpheci argümanın gerekçe biçimini, yani Ders Ç5.1'in ayırdığı gerekçe şüpheciliğini, mümkün kılar: kavanozdaki bir beyin olmadığıma inanmakta gerekçem yoksa, ellerim olduğuna inanmakta da gerekçem yoktur. Gerekçe için kapanış, bilgi için kapanıştan bir bakımdan daha sağlam, bir bakımdan daha kırılgandır. Bir bakımdan daha sağlamdır: duyarlılık gibi dışsal bilgi koşullarına dayanan kapanış reddi, gerekçeye kolayca taşınmaz, çünkü gerekçe, bilgiden farklı olarak, doğruluk gibi dışsal koşullar gerektirmez. Daha kırılgandır, çünkü gerekçe dereceli bir kavramdır; ve her öncülde biraz kaybolan gerekçe, sonuçta tümüyle kaybolabilir. Ama tek öncüllü durumda, İtiraz 3'ün gösterdiği gibi, bu kayıp gerçekleşmez.

Duyarlılık neden kapanmaz? Örnek 2'de gördüğümüz duyarlılık koşulunun kapanışı neden ihlal ettiği, olası dünyalar diliyle kesin biçimde gösterilebilir. Bir inancın duyarlı olup olmadığını sınamak için, inancın yanlış olduğu en yakın olası dünyalara bakarız. "Ellerim var" inancının yanlış olduğu en yakın dünyalar, örneğin bir kazada ellerimi kaybettiğim dünyalardır; ve o dünyalarda ellerim olduğuna inanmam. Öyleyse bu inanç duyarlıdır. "Kavanozdaki bir beyin değilim" inancının yanlış olduğu en yakın dünyalar ise, kavanozdaki bir beyin olduğum dünyalardır; ve o dünyalarda da kavanozdaki bir beyin olmadığıma inanırım. Öyleyse bu inanç duyarlı değildir. İki inancın yanlış olduğu en yakın dünyalar farklı yerlerdedir; ve p'nin q'yu gerektirmesi, bu dünyaları aynı yere getirmez. Bu yüzden duyarlılık, bir inançtan onun gerektirdiğine aktarılmaz; ve duyarlılığı bilginin koşulu sayan bir kuram, kapanışı reddetmek zorunda kalır. Bu biçimsel gözlem, kapanışın reddinin keyfi bir seçim olmadığını, belirli bir bilgi kuramının yapısal bir sonucu olduğunu gösterir.

Güncel tartışma

Kapanış ilkesi üzerine çağdaş tartışmanın en belirgin anlarından biri, Matthias Steup ve Ernest Sosa'nın derlediği Contemporary Debates in Epistemology kitabında, "Bilgi, bilinen gerektirme altında kapalı mıdır?" sorusu etrafında düzenlenen karşılaşmadır. Kitabın ilk baskısında, Fred Dretske "The Case against Closure" başlıklı yazısıyla kapanışın reddini, John Hawthorne ise "The Case for Closure" başlıklı yazısıyla kapanışın savunusunu üstlendi. Dretske'nin argümanı, bilginin, bir önermenin bazı ilgili alternatiflerini dışlamayı gerektirdiğini, ama o önermenin bütün mantıksal sonuçlarına uzanmadığını savunur; bu argüman Ders Ç5.8'in konusudur. Hawthorne'un savunması ise, kapanışı reddetmenin, çok daha zayıf ve tartışmasız görünen ilkeleri, örneğin bir birleşimi bilen kişinin onun her bir parçasını bilecek konumda olduğu ilkesini (dağılım) ya da eşdeğerliğini a priori bildiği iki önermeden birini bilen kişinin ötekini bilecek konumda olduğu ilkesini (eşdeğerlik), reddetmeye zorladığını göstermeye çalışır. Hawthorne'a göre, kapanış ilkesinin bedeli, onun reddinin bedelinden çok daha azdır.

Tartışmanın ikinci ekseni, kapanış ilkesinin şüpheciliğe karşı hangi cevabı desteklediği sorusudur. DeRose'un 1995 makalesi, şüpheci bulmacaya bağlamcı bir çözüm önerir: "bilmek" sözcüğünün doğruluk koşulları, kullanıldığı bağlamın standartlarına göre değişir. Bu çözüm, kapanış ilkesini her bağlamın içinde korur: sıradan bir bağlamda, ellerim olduğunu da kavanozdaki bir beyin olmadığımı da bilirim; şüpheci bir bağlamda, ikisini de bilmem. DeRose'a göre, iğrenç birleşim hiçbir bağlamda doğru değildir; bu yüzden kapanış korunur. Ama bağlamcılığın bu çözümü, Ders Ç5.13'te göreceğimiz gibi, kendi itirazlarıyla karşılaşır: şüpheci bağlamda bilgimizin gerçekten kaybolduğu sonucu, birçok filozofa göre yine şüpheciye fazla ödün vermektir.

Üçüncü bir eksen, kapanış ile aktarım arasındaki farkın şüpheciliğe karşı nasıl kullanılabileceğidir. Crispin Wright'ın "yetki" kavramı, ellerimden kavanozdaki bir beyin olmadığıma yapılan çıkarımın bir gerekçe aktarmadığını, ama kavanozdaki bir beyin olmadığımı kanıta dayanmayan bir yetkiyle kabul edebileceğimi savunur. Bu görüş, kapanışı korur, ama şüpheci öncülü değiştirir: kavanozdaki bir beyin olmadığımı kanıtla bilmem, ama ona yetkilendirilmişimdir. Bu görüş, Ders Ç5.11'de ayrıntılı ele alınacak. Bu üç eksen birlikte, kapanış ilkesinin şüphecilik tartışmasının ortasında durduğunu, ve şüpheciye verilen her cevabın, ilkeyle açık ya da örtük bir hesaplaşma içerdiğini gösterir.

Pratik: Çözümlü örnek

Bir eczacı olan Elvan, bir müşterinin reçetesindeki ilacı hazırlarken, müşteriye ilacın bir başka ilaçla etkileşime girip girmediğini soruyor. Müşteri, kullandığı tek ilacın bir tansiyon ilacı olduğunu söylüyor. Elvan, ilaç veri tabanına bakıyor: iki ilaç arasında bilinen bir etkileşim yok. Elvan, Kapanış Zinciri'ni zihninde uyguluyor. Elvan ve müşterisi kurgudur.

Adım 1, iddia ve sonuç. p: "Müşterinin reçetedeki ilaç dışında kullandığı tek ürün, ilaç ya da takviye, bu tansiyon ilacıdır." q: "Müşteri, reçetedeki ilaçla etkileşime girebilecek başka bir ürün kullanmıyor."

Adım 2, gerektirme. p, q'yu gerektiriyor mu? Evet, bir ek öncülle: müşterinin kullandığı tek öteki ürün tansiyon ilacıysa ve tansiyon ilacı reçetedeki ilaçla etkileşime girmiyorsa, müşteri etkileşime girebilecek başka bir ürün kullanmıyordur. Ek öncül, veri tabanının doğru olduğudur; Elvan bu öncülü ayrıca biliyor, öyleyse çıkarım iki öncüllüdür, ve veri tabanı öncülü burada sorgulanmıyor.

Adım 3, dayanak. Elvan, p'yi müşterinin tanıklığına dayanarak biliyor.

Adım 4, çıkarım. Elvan, gerektirmeyi kavrıyor ve q'yu p'den ve veri tabanı bilgisinden yetkin biçimde çıkarıyor.

Adım 5, dışlanan olasılık. q, bir olasılığı dışlıyor: müşterinin, söylemeyi unuttuğu ya da ilaç saymadığı bir ürün, örneğin bir bitkisel takviye, kullanması olasılığı. Bu olasılık, düşük olasılıklı değil; hastaların bitkisel takviyeleri beyan etmemesi, eczacılık pratiğinde bilinen bir sorun.

Adım 6, bağımsız bilgi. Elvan, q'yu, p'den bağımsız olarak, biliyor mu? Hayır; müşterinin söylemediği bir ürünü bilemez. Gerilim burada: Elvan p'yi bildiğini düşünüyor, ama q'nun dışladığı olasılığı dışlayamıyor.

Adım 7, seçenekler. Birinci seçenek, q'yu bildiğini kabul etmek: müşteri tek ilacının tansiyon ilacı olduğunu söylediğine göre, takviye kullanmıyordur. İkinci seçenek, p'yi bildiği iddiasını geri çekmek: müşterinin söylediği, kullandığı tek öteki ilacın tansiyon ilacı olduğu değil, yalnızca aklına gelen tek ilacın bu olduğudur. Üçüncü seçenek, kapanışı reddetmek: p'yi bilir, ama q'yu bilmez. Elvan ikinci seçeneği seçiyor ve müşteriye ayrıca soruyor: "Bitkisel bir ürün ya da takviye kullanıyor musunuz?" Müşteri, sarı kantaron içeren bir takviye kullandığını hatırlıyor.

Değerlendirme. Örnek, Kapanış Zinciri'nin pratik bir değerini gösteriyor. Beşinci adım, q'nun dışladığı somut bir olasılığı görünür kıldı; altıncı adım, Elvan'ın bu olasılığı dışlayamadığını ortaya çıkardı; ve yedinci adım, Elvan'ı ilk bilgi iddiasını gözden geçirmeye yöneltti. Elvan'ın seçtiği ikinci seçenek, kapanışı korudu: Elvan, p'yi bilmediğini, yalnızca müşterinin söylediğini bildiğini kabul etti. Bu seçim, şüpheci argümanın gündelik bir uygulamasıdır: q'yu bilmediğini fark eden kişi, kapanışı koruyarak p'yi de bilmediği sonucuna varır. Ama şüpheci argümandan farklı olarak, Elvan'ın durumunda bu sonuç, yeni bir soruyla, yani müşteriye takviyeyi sormakla, kolayca giderilebilir. Kavanozdaki beyin hipotezi ise, hiçbir soruyla giderilemez; şüpheci argümanın gücü de buradan gelir.

Pratik: Alıştırmalar

  1. Kapanış ilkesinin saf, bilinen gerektirme ve yetkin çıkarım biçimlerini karşılaştır. Her biri için, o biçimi zorlayan bir örnek ver ya da onun neden o örneğe karşı dayanıklı olduğunu açıkla.
  2. Bilgisizlik argümanını, kavanozdaki beyin yerine kendi seçeceğin bir şüpheci hipotezle, örneğin bir simülasyon ya da bir derin sahtecilik hipoteziyle, yeniden kur. Argümanın hangi öncülü kapanış ilkesinin bir örneğidir?
  3. Kapanış ile aktarım arasındaki farkı, kendi seçeceğin bir örnekle açıkla. Bu fark, şüpheci argümana verilebilecek bir cevabı nasıl mümkün kılar?
Cevapları göster
  1. Saf biçim, S p'yi biliyorsa ve p q'yu gerektiriyorsa S'nin q'yu bildiğini söyler; bir aksiyomlar kümesini bilip ispatlanmamış teoremlerini bilmeyen matematikçi, bu biçimi zorlar. Bilinen gerektirme biçimi, S'nin gerektirmeyi de bilmesini ister; ama p'yi ve gerektirmeyi bilip q'ya hiç inanmayan, iki bilgiyi bir araya getirmemiş kişi, bu biçimi zorlar. Yetkin çıkarım biçimi, S'nin q'yu p'den yetkin biçimde çıkarmasını, q'ya inanmasını ve süreç boyunca p'yi bilmeyi sürdürmesini ister; bu biçim, iki örneğe de dayanıklıdır, çünkü matematikçi teoremi henüz çıkarmamıştır, ve öteki kişi q'ya inanmamıştır.
  2. Örneğin: (1) Şu an bir simülasyonda yaşamadığımı bilmiyorum. (2) Şu an bir simülasyonda yaşamadığımı bilmiyorsam, önümde gerçek bir masa olduğunu da bilmiyorum. Öyleyse (C) önümde gerçek bir masa olduğunu bilmiyorum. İkinci öncül, kapanış ilkesinin karşıt-tersinin bir örneğidir: önümde gerçek bir masa olduğunu biliyorsam, ve gerçek bir masanın simülasyonda olmamamı gerektirdiğini biliyorsam, simülasyonda olmadığımı da bilirim; öyleyse simülasyonda olmadığımı bilmiyorsam, gerçek bir masa olduğunu da bilmiyorum.
  3. Örneğin, bir futbol maçının skor tabelasında ev sahibi üçe bir önde görünürken, "Ev sahibi önde" önermesinden "Tabela ev sahibini önde gösterdiği hâlde ev sahibi aslında önde değil, durum bu değil" önermesine bir çıkarım yapılabilir; ilk önerme ikinciyi gerçekten gerektirir. Kapanış ilkesine göre, ev sahibinin önde olduğunu bilen biri, tabelanın bu konuda yanıltıcı olmadığını da bilir. Ama bu çıkarım, tabelanın yanıltıcı olmadığına dair bir gerekçe aktarmaz, çünkü ev sahibinin önde olduğunu bilmemin gerekçesi, zaten tabelanın yanıltıcı olmadığını varsayar; bu, aktarımın başarısız olduğu bir durumdur. Bu fark, şüpheci argümana bir cevap mümkün kılar: kapanışı koruyarak, ellerimden kavanozdaki bir beyin olmadığıma yapılan çıkarımın bir gerekçe aktarmadığını, ama kavanozdaki bir beyin olmadığımı başka bir yoldan, örneğin bir yetkiyle, kabul edebileceğimi söylemek.

Pratik: Argüman görevi

Karşılaştırma. Durum: biri, maaşının ayın birinde hesabına yatacağını bildiğini söylüyor; ama işvereninin ayın birine kadar ödeme gücünü yitirmeyeceğini bilmediğini kabul ediyor. Zayıf çalışma: "Maaşımın yatacağını biliyorum, çünkü her ay yatıyor; işverenin iflası çok düşük bir olasılık, önemsiz." Güçlü çalışma: "p: Maaşım ayın birinde yatacak. q: İşverenim ayın birine kadar ödeme gücünü yitirmeyecek. Gerektirme: maaşın yatması, işverenin o güne kadar ödeme gücünü korumasını gerektirir; devralma gibi uç durumları dışarıda bırakıyorum. Dayanak: geçmiş aylar. Dışlanan olasılık: ödeme gücünün yitirilmesi; düşük olasılıklı, ama sektörde son yıllarda görülmüş. Bağımsız bilgi: bunun olmayacağını bilmiyorum. Seçenekler: q'yu bildiğimi kabul etmek, ki bu bana fazla iddialı geliyor; p'yi bildiğimi geri çekmek, yani maaşımın yatacağını bilmediğimi, yalnızca çok olası olduğunu kabul etmek; ya da kapanışı reddetmek. Seçimim ikinci seçenek: p'yi bilmiyorum, ama ona dayanarak plan yapmakta gerekçeliyim; bu ayrım, bir sonraki modülde ele alınacak bilgi ile olasılık farkına dokunuyor."

ÖlçütNe aranır
Gerektirme sınamasıp'nin q'yu gerçekten gerektirip gerektirmediği, ek öncüller gerekip gerekmediği açıkça sınanmış
Dışlanan olasılıkq'nun dışladığı somut olasılık yazılmış ve olasılığı değerlendirilmiş
Üç seçenekÜç seçeneğin her biri ayrı ayrı yazılmış ve bedelleri belirtilmiş
Gerekçeli seçimSeçilen seçenek, öteki ikisinin bedeline karşı açıkça gerekçelendirilmiş

Argüman koçu

Görevi buraya yaz; koç argümanını standart biçime çevirir, rubriğin her ölçütüne 0–3 puan verir, en güçlü itirazı söyler. Vardığın görüşü değil, argümanın yapısını değerlendirir.

En az 120 karakter (0)

Tekrar

  1. (Ders Ç5.6) Ders Ç5.6'da Putnam'ın argümanının kapsamı neydi, ve hangi senaryo argümandan kurtuluyordu? DeRose, bu kapsam sınırını bilgisizlik argümanında nasıl kullanıyor?
  2. (Ders Ç0.7) Ders Ç0.7'de geçerli tümdengelim neydi? Kapanış ilkesinin yetkin çıkarım biçimi, geçerli tümdengelimle nasıl ilişkilidir?
  3. (Ders Ç5.1) Ders Ç5.1'de Pritchard'ın radikal şüpheciliğin iki kaynağı ayrımı neydi? Bu ders, bu iki kaynaktan hangisini inceliyor, ve öteki hangi derste ele alınacak?
Cevapları göster
  1. Ders Ç5.6'da Putnam'ın argümanı, yalnızca ömür boyu kavanozda olmuş beyinlerin senaryosunu dışlıyordu; yakın zamanda kavanoza konmuş bir beyin, sözcüklerinin gönderme yaptığı şeyler önceden kurulduğu için, argümandan kurtuluyordu. DeRose, 1995 makalesinin bir dipnotunda, Putnam'ın şüpheciliği zaten etkisizleştirdiğini düşünenlerin, şüpheci hipotezi, uzun yıllar olağan bir bedenle yaşadıktan sonra yakın zamanda kavanoza konmuş bir beyin olarak anlamalarını önerir; çünkü böyle beyinler, Putnam haklı olsa bile, büyük ölçüde aldatılmış görünür. Böylece bilgisizlik argümanı, Putnam'ın cevabından bağımsız kalır.
  2. Ders Ç0.7'de geçerli tümdengelim, öncüller doğruysa sonucun zorunlu olarak doğru olduğu çıkarımdı. Kapanış ilkesinin yetkin çıkarım biçimi, bu mantıksal özelliği bilgiye taşır: bilinen öncüllerden geçerli bir çıkarımla yetkin biçimde elde edilen sonuç da bilinir. Geçerli tümdengelim doğruluğu korur; kapanış ilkesi ise, bilginin de bu tür çıkarımlarla korunduğunu söyler.
  3. Ders Ç5.1'de Pritchard, radikal şüpheciliğin iki ayrı biçimini ayırmıştı: kapanış temelli ve eksik belirlenim temelli. Bu ders, kapanış temelli biçimi inceliyor: bilgisizlik argümanı, kapanış ilkesine dayanır. Eksik belirlenim temelli biçim ise, yani kanıtımızın sıradan hipotezi şüpheci hipoteze tercih etmemiz için yeterli olmadığı argümanı, Ders Ç5.16'da ele alınacak.

Flashcard'lar

Ön yüzArka yüz
Kapanış ilkesi nedir?Bilginin gerektirmeler altında kapalı olduğu, yani bir şeyi bilen kişinin, belirli koşullarda onun gerektirdiğini de bildiği ilke.
Saf kapanışın sorunu nedir?Mantıksal her şeyi bilme: bildiğimiz şeylerin bütün sonuçlarını, çıkarmadıklarımızı da, bilmemizi gerektirir.
Yetkin çıkarım altında kapanış nedir?p'yi bilen, p'den q'yu yetkin biçimde çıkarıp q'ya inanan ve p'yi bilmeyi sürdüren kişi q'yu bilir (Hawthorne 2004; çok öncüllü akrabası Williamson 2000).
Bilgisizlik argümanı nedir?H'nin yanlış olduğunu bilmiyorum; bilmiyorsam O'yu da bilmiyorum; öyleyse O'yu bilmiyorum (DeRose 1995).
Şüpheci bulmacanın üç önermesi nedir?Kapanış ilkesi, şüpheci öncül ve sıradan bilgimiz; birlikte tutarsız, ama her biri akla yatkın.
İğrenç birleşim nedir?"Ellerim olduğunu biliyorum ama kavanozdaki bir beyin olmadığımı bilmiyorum" türünden, kapanışın reddiyle kabul edilen cümle (DeRose).
Park edilmiş araba örneği nedir?Arabanın yerini biliyor gibiyiz ama çalınıp götürülmediğini bilmiyor gibiyiz; kapanış ile gündelik bilgi atıfları arasındaki gerilim (Vogel 1990).
Kapanış ile aktarım farkı nedir?Kapanış bir statü ilkesidir (p'yi bilen q'yu bilir); aktarım bir kaynak ilkesidir (q, p'den yapılan çıkarım sayesinde bilinir).

Okuma listesi

  • Keith DeRose, "Solving the Skeptical Problem", The Philosophical Review 104 (1995). Bilgisizlik argümanı ve şüpheci bulmaca.
  • Jonathan Vogel, "Are There Counterexamples to the Closure Principle?", M. Roth ve G. Ross (der.), Doubting: Contemporary Perspectives on Skepticism (Kluwer, 1990) içinde. Park edilmiş araba ve kapanışın gündelik zorlukları.
  • John Hawthorne, Knowledge and Lotteries (2004). Kapanışın savunusu ve piyango önermeleri.
  • Fred Dretske ve John Hawthorne, "Is Knowledge Closed under Known Entailment?", Matthias Steup ve Ernest Sosa (der.), Contemporary Debates in Epistemology (Blackwell, 2005; 1. baskı) içinde. Kapanış üzerine karşılıklı tartışma.
  • Jaakko Hintikka, Knowledge and Belief (1962). Epistemik mantık ve mantıksal her şeyi bilme sorunu.

Sonraki derse köprü

Bu ders, şüpheci bulmacanın üç önermesini ve her birini reddetmenin bedelini haritaladı. Kapanış ilkesini reddetmek, iğrenç birleşimleri kabul etmeyi gerektiriyordu; ama bazı filozoflar bu bedeli ödemeye hazırdır. Ders Ç5.8, bu yolu izleyen en etkili görüşlerden birini inceliyor: Fred Dretske'nin ilgili alternatifler kuramını. Bu kurama göre, bir şeyi bilmek, onun bütün alternatiflerini değil, yalnızca ilgili olanlarını dışlamayı gerektirir; ve şüpheci hipotezler, sıradan durumlarda ilgili alternatifler değildir. Ders, bu kuramın kapanış ilkesini neden ve nasıl reddettiğini, ve bir alternatifin ilgili olup olmadığını neyin belirlediğini soruyor; ve bir bilgi iddiası için ilgili alternatifleri sıralamak üzere İlgili Alternatif Listesi adlı bir araç sunuyor.

Günlük sorusu: Bildiğinden emin olduğun bir şeyin, bilmediğini kabul ettiğin bir şeyi gerektirdiğini fark ettiğin bir an oldu mu? O an, ilk bilgi iddianı mı geri çektin, yoksa ikinciyi bildiğine mi karar verdin?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.