Giriş
Evinin çekmecelerini en son ne zaman gerçekten boşalttın? İçinde, yıllar önce bir işe yarar diye sakladığın kablolar, artık açmayan anahtarlar, süresi çoktan dolmuş garanti belgeleri vardır. Hiçbiri zarar vermiyor gibi görünür; ama çekmece dolduğunda, gerçekten ihtiyaç duyduğun şeyi bulmak zorlaşır. Zihnimiz de böyle bir çekmeceye benzer. Çocuklukta ailemizden, gençlikte arkadaşlarımızdan, yıllar önce okuduğumuz bir makaleden, bir televizyon programından, bir öğretmenin tek bir cümlesinden edindiğimiz inançlar orada durur. Bazıları hâlâ işe yarar; bazıları çoktan yanlışlanmıştır ama farkında değilizdir; bazılarının nereden geldiğini hiç hatırlamayız.
Bu modülde bilginin tıpta, terapide, hukukta, gazetecilikte ve karar vermede nasıl işlediğini inceledik. Modülün son dersi, bu araçları bir kişinin kendi inanç sistemine çeviriyor. Bir şirket hesaplarını düzenli olarak denetletir; bir hekim hastasını yıllık kontrole çağırır. Peki inançlarımızı hiç denetliyor muyuz? Bu derste inançların neden sınanmadan kaldığını, inanç değiştirmenin önündeki psikolojik ve toplumsal engelleri, düzenli bir inanç denetiminin felsefi köklerini ve beş kapıyı tek bir işlemde toplayan bir yıllık denetim yöntemini inceleyeceksin. Modül projesinin son parçası da burada yerine oturacak.
Bu dersin kazanımları:
- İnanç direncini, kimliğe bağlı biliş kavramını ve Neurath ile Descartes'ın inanç sistemini gözden geçirme modelleri arasındaki farkı açıklarsın. (anla)
- Kendi inançlarından bir örneklem seçip beş kapının hepsiyle Yıllık İnanç Denetimi'ni uygularsın. (uygula)
- Hangi inançların denetime en çok ihtiyaç duyduğunu ve hangilerinin denetiminin en zor olduğunu gerekçeli olarak belirlersin. (değerlendir)
Ana anlatım
İnançlar neden sınanmadan kalır?
İnançlarımızın çoğu, onları edindiğimiz anda bile ciddi bir sınamadan geçmedi. Tanıklık dersinde gördüğümüz gibi, bilgimizin büyük kısmı başkalarından gelir ve bu, kaçınılmazdır. Ama bir inanç bir kez yerleştikten sonra, onu yeniden sorgulamak için özel bir neden gerekir. Günlük hayat buna nadiren fırsat verir: inançlarımız çoğu zaman "yeterince iyi" çalışır ve yanıldığımızda bunu fark etmemize yol açacak geri bildirim, ustalık bilgisi dersinde gördüğümüz hırçın ortamlardaki gibi, ya gecikir ya da hiç gelmez.
Üstelik inançlar, onları doğuran kanıt ortadan kalktığında bile yaşamaya devam edebilir. Amerikalı psikologlar Lee Ross, Mark Lepper ve Michael Hubbard, 1975'te yayımladıkları bir deneyde, katılımcılara intihar notlarının gerçek mi uydurma mı olduğunu ayırt etme görevi verdi ve onlara, gerçek performanslarından bağımsız olarak, çok başarılı ya da çok başarısız olduklarını söyledi. Ardından katılımcılara bu geri bildirimin tamamen rastgele belirlendiği açıklandı. Buna rağmen, "başarılı" olduğu söylenen katılımcılar, bu tür bir görevde iyi olduklarına inanmaya devam etti; "başarısız" denenler de kendilerini kötü saydı. Kanıt çöktükten sonra da inanç ayakta kaldı.
Ross ve arkadaşlarının açıklaması şuydu: katılımcılar, ilk geri bildirimi aldıktan sonra, onu açıklayan kendi nedenlerini üretmişti: "Ben zaten insanların duygularını iyi okurum." Kanıt ortadan kalktığında, bu nedenler yerinde kaldı ve inancı taşımaya devam etti. Bu, inanç denetimi için önemli bir uyarıdır: bir inancın ilk kaynağının çürük olduğunu öğrenmek, onu otomatik olarak düzeltmez. İnancın zaman içinde edindiği yardımcı gerekçelerin de ayrı ayrı sınanması gerekir.
Kimliğe bağlı inançlar
Bazı inançların denetimi, ötekilerinden çok daha zordur. Amerikalı hukuk profesörü Dan Kahan ve arkadaşları, 2017'de yayımladıkları bir çalışmada, katılımcılara aynı istatistiksel veriyi iki farklı konuda sundu: bir cilt kreminin etkisi ve silah kontrolünün suç üzerindeki etkisi. Sayısal becerisi yüksek katılımcılar, cilt kremi sorusunda veriyi doğru yorumluyordu. Ama aynı veri, siyasi kimlikleriyle bağlantılı bir konuda sunulduğunda, bu katılımcılar veriyi kendi görüşlerini destekleyecek biçimde yanlış yorumlamaya yatkındı; üstelik sayısal becerisi yüksek olanlar, bu kaymayı daha güçlü biçimde gösteriyordu.
Bu bulgu, epistemolojik açıdan rahatsız edicidir: daha iyi akıl yürütme becerisi, her zaman daha isabetli inançlar doğurmaz; bazen kişinin istediği sonuca ulaşmak için daha iyi gerekçeler üretmesini sağlar. Yankı odaları dersinde gördüğümüz güven yapısının bireysel bir karşılığıdır bu. Bir inanç denetimi, bu yüzden, yalnızca kanıtı değil, inancın kişinin kimliğiyle ne kadar iç içe geçtiğini de sormalıdır. Kimliğe en sıkı bağlı inançlar, denetime en çok ihtiyaç duyan ama denetimi en zor olan inançlardır.
Asker ve izci
Amerikalı yazar Julia Galef, 2021'de yayımlanan İzci Zihniyeti'nde, bu olguyu iki metaforla anlattı. Asker zihniyetinde, inançlarımızı savunulması gereken bir kale gibi görürüz: karşı kanıt bir saldırıdır, onu püskürtmek gerekir. İzci zihniyetinde ise inançlarımızı bir harita gibi görürüz: amaç, arazinin gerçekte nasıl olduğunu öğrenmektir ve haritada bir hata bulmak bir yenilgi değil, bir kazançtır.
Galef, izci zihniyetinin yalnızca bir akıl yürütme becerisi değil, bir duygusal tutum olduğunu vurgular: yanıldığını kabul etmenin utanç verici olmadığını, fikir değiştirmenin bir zayıflık değil bir güç olduğunu hissetmek. Duygu epistemolojisi dersinde gördüğümüz gibi, duygular dikkati yönlendirir; yanılmaktan duyulan korku, karşı kanıttan kaçınmaya yol açar. Bir inanç denetimi, bu yüzden, yanılgıyı bulmayı bir başarı sayan bir ruh hâli içinde yapılmalıdır.
Descartes'ın bir kez yıkımı, Neurath'ın sürekli onarımı
İnanç sistemini gözden geçirmenin iki büyük felsefi modeli vardır. Descartes, 1641'de yayımlanan Meditasyonlar'ın başında, hayatında bir kez, bütün inançlarını temelinden yıkıp sağlam bir temel üzerine yeniden kurmak gerektiğini yazdı. Metodik şüphe dersinde gördüğümüz bu proje, kökten ve bir defalıktır.
Bağdaşımcılık dersinde tanıdığımız Otto Neurath ise farklı bir resim önerdi: inançlarımız, açık denizde, kuru havuza hiç çekilmeden, tahta tahta onarılmak zorunda olan bir gemiye benzer. Gemiyi bütünüyle söküp yeniden kuramayız, çünkü üzerinde yaşıyoruz. Ama her seferinde bazı tahtaları değiştirebiliriz; yeterince zaman geçtiğinde, gemi büyük ölçüde yenilenmiş olur.
Yıllık bir inanç denetimi, Neurath'ın modeline daha yakındır. Bütün inançları bir anda sorgulamak mümkün de değildir, akla uygun da değildir; çünkü sorgulamak için bazı inançlara yaslanmak zorundayız. Ama her yıl belirli bir inanç örneklemini seçip onları dikkatle sınamak, zaman içinde bütün sistemin daha sağlıklı hâle gelmesini sağlar. Wittgenstein'ın menteşe inançları dersinde gördüğümüz gibi, bazı inançlar sorgulamanın kendisini mümkün kılar; denetim, onları değil, onların üzerinde dönen kapıları sınar.
Akşam muhasebesi: eski bir alışkanlık
Düzenli öz denetim fikri, felsefe tarihinde eski bir uygulamadır. Romalı Stoacı filozof Seneca, Öfke Üzerine adlı eserinde, her akşam uyumadan önce günü gözden geçirdiğini anlatır: bugün hangi kusurumu iyileştirdim, hangi hataya direndim, nerede daha iyisini yapabilirdim? Seneca bu alışkanlığı, kendinden önceki bir filozof olan Sextius'tan öğrendiğini söyler. Bu uygulama esas olarak ahlaki bir öz denetimdi, ama bir epistemik boyutu da vardı: kişi, gün içinde verdiği yargıları, öfkesinin ya da korkusunun onu nerede yanılttığını gözden geçiriyordu.
İslam ahlak geleneğinde de benzer bir uygulama, muhasebe-i nefs adıyla, kişinin kendini hesaba çekmesi olarak bilinir; tasavvuf ve ahlak eserlerinde, kişinin kendi niyetlerini ve eylemlerini düzenli olarak gözden geçirmesi önerilir. Bu gelenekler, öz denetimin yalnızca bir yöntem değil, sürekli sürdürülmesi gereken bir alışkanlık olduğunu vurgular. Bir inanç denetimi de, bir kez yapılıp bırakılırsa etkisini yitirir.
Darwin'in altın kuralı
Charles Darwin, otobiyografisinde, yıllarca uyguladığı bir kuralı anlatır. Genel görüşlerine ters düşen yeni bir olgu, bir gözlem ya da bir düşünceyle karşılaştığında, onu hemen ve eksiksiz olarak not ediyordu. Darwin bunun nedenini deneyimle öğrenmişti: ters düşen olgular ve düşünceler, destekleyici olanlardan çok daha kolay unutuluyordu. Bu kuralı sayesinde, onun görüşlerine yöneltilen itirazların pek azının, kendisinin daha önce fark etmediği ve cevaplamaya çalışmadığı itirazlar olduğunu yazar.
Darwin'in kuralı, bir inanç denetiminin en pratik araçlarından biridir. Bellek dersinde gördüğümüz gibi, anılarımız yeniden kurulur; ve bu yeniden kurma, mevcut inançlarımızı destekleyecek yönde çarpıtılmaya yatkındır. Bir yıl boyunca inançlarımıza ters düşen olguları kaydetmezsek, yıl sonunda yaptığımız denetim, belleğimizin çoktan elediği karşı kanıtlara ulaşamaz. İnanç denetimi, bu yüzden, yıl sonunda değil, yıl boyunca tutulan bir kayıtla başlar.
Küçük adımlarla güncellemek
Psikolog Philip Tetlock ile gazeteci Dan Gardner, 2015'te yayımlanan Süper Tahminciler'de, bir tahmin turnuvasında sürekli olarak başarılı olan sıradan insanları inceledi. Uzman seçme dersinde Tetlock'un uzmanların tahmin başarısına dair önceki çalışmasını görmüştük. Bu kez Tetlock, başarılı tahmincilerin ortak özelliklerini aradı. En belirgin özelliklerden biri, görüşlerini sık ve küçük adımlarla güncellemeleriydi. Yeni bir haber geldiğinde, ne onu görmezden geliyor ne de tamamen fikir değiştiriyorlardı; olasılık tahminlerini biraz yukarı ya da aşağı kaydırıyorlardı.
Bu bulgu, Bayesçi epistemoloji atölyesindeki güncelleme fikrinin pratik bir karşılığıdır. İnanç denetimi, bir inancı "doğru" ya da "yanlış" diye işaretlemekten çok, onun güven derecesini yeniden ayarlamaktır. Geçen yıl yüzde seksen emin olduğun bir inanca bu yıl yüzde altmış emin olmak, bir yenilgi değil, kanıta duyarlı bir zihnin işaretidir. Bilgi termometresi dersinde tanıdığın Brier puanı, bu güncellemelerin zaman içinde isabetini ölçmenin bir yolunu sunar.
Hangi inançlar denetlenmeli?
Bütün inançları her yıl denetlemek mümkün değildir. Bir denetim için inanç seçerken üç ölçüt yardımcı olur. Birincisi, sonuç ağırlığı: bu inanç, önemli kararlarımızı ne kadar etkiliyor? Sağlık, para, ilişkiler, meslek ve oy verme gibi alanlardaki inançlar, günlük tercihlerimizi belirleyen inançlardan daha fazla dikkati hak eder. İkincisi, sınanmamışlık: bu inancı en son ne zaman ciddi biçimde sınadım; nereden edindiğimi hatırlıyor muyum? Üçüncüsü, kimlik bağı: bu inanç, hangi gruba ait olduğumla ne kadar iç içe; yanıldığımı kabul etmek bana ne kadar pahalıya mal olur? Bu üç ölçütün üçünde de yüksek puan alan inançlar, denetime en çok ihtiyaç duyan inançlardır.
Yıllık İnanç Denetimi
Bu dersin aracı, kursun beş kapısını tek bir denetimde birleştirir. Hazırlık olarak, sonuç ağırlığı, sınanmamışlık ve kimlik bağı ölçütlerine göre, farklı alanlardan beş ile on arası inanç seç ve her birini tek bir açık cümleyle yaz. Sonra her inanca beş kapıyı sırayla uygula. Kaynak: bu inancı nereden edindim, o kaynak bugün hâlâ güvenilir mi, kaynağı hatırlıyor muyum? Kanıt: son bir yılda bu inancın lehine ya da aleyhine hangi yeni kanıt geldi; Darwin'in kuralıyla kaydettiğim ters düşen olgular neler? Kavram: inancın anahtar kavramları açık mı; yıllar içinde anlamları kaymış mı, bir kelimeyi farklı anlamlarda mı kullanıyorum? Karşı-görüş: bu inanca en güçlü itirazı kim yapıyor; bu itirazı, onu savunan birinin kabul edeceği biçimde kurabiliyor muyum? Kesinlik: geçen yıl bu inanca ne kadar güveniyordum, bugün ne kadar güveniyorum, fark neden oluştu ve hangi kanıt bu güveni önemli ölçüde değiştirirdi?
Denetimin sonunda dört liste çıkar: güven derecesi değişen inançlar, hiç sınanmamış olduğunu fark ettiğin inançlar, kimliğine sıkı bağlı olduğu için denetimi zor olan inançlar ve önümüzdeki yıl boyunca özellikle ters düşen kanıtlarını kaydedeceğin inançlar. Araç, beş kapının hepsinde çalışır: bir inancın yalnızca doğru olup olmadığını değil, nereden geldiğini, neye dayandığını, ne anlama geldiğini, kime karşı durduğunu ve ne kadar güveni hak ettiğini birlikte sorar.
Örnekler
Basit örnek: kahvaltı inancı
Bir kişi, yıllardır "kahvaltı günün en önemli öğünüdür, kahvaltı yapmamak kilo aldırır" diye düşünüyor. Yıllık İnanç Denetimi'ni uygulayalım. Kaynak: bu inancı ailesinden ve çocukluğunda izlediği reklamlardan edinmiş; bir hekimden ya da bir araştırmadan duyduğunu hatırlamıyor. Kanıt: son bir yılda bir sağlık haberinde, kahvaltı ile kilo arasındaki ilişkinin sanıldığından daha karmaşık olduğunu, bazı kontrollü çalışmaların kahvaltı yapmanın kilo kontrolüne beklenen katkıyı göstermediğini okumuş; ama bu konuda tek bir habere dayanmanın yetersiz olduğunu da biliyor. Kavram: "en önemli öğün" ifadesi belirsiz; önemli olan besin değeri mi, zamanlama mı, kişinin kendini iyi hissetmesi mi? Karşı-görüş: kahvaltının herkes için vazgeçilmez olmadığını, bireysel farklılıkların önemli olduğunu savunan beslenme uzmanları var. Kesinlik: geçen yıl bu inanca yüzde doksan güveniyordu; bugün, genel bir kural olarak, belki yüzde elli. Sonuç: inanç "sınanmamış" listesinden "güncellenmiş" listesine geçiyor. Kişi kahvaltıyı bırakmak zorunda değil; ama kahvaltı yapmayan bir arkadaşını artık "sağlığını tehlikeye atıyor" diye yargılamayacak. Bu küçük örnek, denetimin çoğu zaman bir davranışı değil, bir yargının kesinliğini değiştirdiğini gösterir.
Orta örnek: yöneticinin uzaktan çalışma inancı
Bir şirkette orta düzey yönetici olan biri, "uzaktan çalışan ekipler daha az verimlidir" diye düşünüyor ve bu inanç, ekibine ne kadar esneklik tanıyacağını belirliyor. Yıllık İnanç Denetimi'ni uygulayalım. Kaynak: inanç, kendi kariyerinin başında, herkesin aynı ofiste çalıştığı bir dönemde edindiği deneyimden ve eski yöneticisinin sık tekrarladığı bir cümleden geliyor. Kanıt: son bir yılda ekibinin bir kısmı haftanın bazı günlerinde evden çalıştı; teslim sürelerinde belirgin bir kötüleşme olmadı, ama yeni katılan bir çalışanın uyum sürecinin uzadığını gözlemledi. Kavram: "verimlilik" kelimesini neye göre ölçüyor; teslim edilen işe mi, ofiste geçirilen saate mi, ekip içi uyuma mı? Denetim sırasında, kendisinin çoğu zaman "görünürlük" ile "verimliliği" karıştırdığını fark ediyor. Karşı-görüş: kendi ekibinden, uzaktan çalışmanın odaklanmayı artırdığını savunan bir çalışanın görüşünü, onun kabul edeceği biçimde yazmaya çalışıyor. Kesinlik: geçen yıl bu inanca yüzde seksen güveniyordu; bugün, genel bir iddia olarak yüzde kırk, ama "yeni çalışanların uyumu yüz yüze daha kolay" alt iddiasına yüzde yetmiş güveniyor. Sonuç: tek bir genel inanç, iki farklı ve daha isabetli inanca ayrılıyor. Yönetici, önümüzdeki yıl için Darwin'in kuralını uygulamaya karar veriyor: uzaktan çalışmanın sorun yarattığı ve yaratmadığı durumları ayrı ayrı kaydedecek.
Gerçek hayat örneği: Darwin'in kendi denetimi
Darwin, Türlerin Kökeni'ni 1859'da yayımlamadan önce, yirmi yılı aşkın bir süre boyunca doğal seçilim kuramı üzerinde çalıştı. Bu süre, yalnızca kanıt toplamakla değil, kendi kuramını sürekli denetlemekle geçti. Yıllık İnanç Denetimi'nin kapılarını, Darwin'in bu süreçte yaptıklarına uygulayalım. Kaynak: Darwin, kuramının dayandığı gözlemlerin bir kısmını kendi yolculuklarında, bir kısmını ise hayvan yetiştiricilerinden, doğa bilimcilerden ve mektup arkadaşlarından edinmişti; bu tanıklıkların güvenilirliğini, yazışmalarla ve ek sorularla sınıyordu. Kanıt: altın kuralı sayesinde, kuramına ters düşen olguları hemen not ediyordu. Kavram: "tür" ve "çeşit" kavramlarının sınırlarının belirsizliği üzerine uzun uzun düşündü; kuramı, bu belirsizliği bir sorun olarak değil, türlerin zaman içinde değiştiğinin bir işareti olarak yorumluyordu. Karşı-görüş: Türlerin Kökeni'nde bir bölümü, kuramına yöneltilebilecek en güçlü itirazlara ayırdı; örneğin göz gibi karmaşık organların nasıl adım adım gelişebileceği sorusunu, kendisi dile getirip cevaplamaya çalıştı. Kesinlik: Darwin, kuramının bazı yönlerinde, örneğin kalıtımın nasıl işlediği konusunda, bilgisinin sınırlı olduğunu açıkça kabul etti. Sonuç: Darwin'in kuramı bütün ayrıntılarıyla doğru çıkmadı; kalıtım konusundaki görüşleri sonradan büyük ölçüde değişti. Ama onun denetim alışkanlığı, kuramının en güçlü yanlarının itirazlara dayanabilmesini ve zayıf yanlarının açıkça görülebilmesini sağladı.
Vakaya dönüş
Modülün vakasındaki öğretmen, belirtilerinin başladığı sonbahardan tam bir yıl sonra, test sonuçlarının uzmanın düşündüğü tanıyı doğruladığını, tedavinin belirtilerini büyük ölçüde kontrol altına aldığını öğrenmiş durumda. Karar kaydına dönüp baktığında, kararının iyi sonuçlandığını görüyor; ama kararı sonucun ışığında değil, o gün elinde olan bilgiyle tartıyor ve onu yine de makul buluyor. Şimdi, bu zor yılın sonunda, kendi inançlarını denetlemeye karar veriyor. Yıllık İnanç Denetimi'ni üç inancına uygulayalım.
Birinci inanç: "Tahliller normalse bir sorun yoktur." Kaynak: yıllarca hekim ziyaretlerinden edindiği genel bir izlenim. Kanıt: bu yıl, "hemen hemen normal" sonuçların aylarca gerçek bir hastalığı gizleyebildiğini kendi bedeninde gördü. Kavram: "normal" kelimesinin, belirli testlerin belirli değerleri ölçtüğü anlamına geldiğini, hastalığın yokluğu anlamına gelmediğini artık biliyor. Kesinlik: bu inanca olan güveni neredeyse sıfıra indi; yerine daha isabetli bir inanç geçti: "tahliller, yalnızca aradıkları şeyi bulur ya da bulmaz."
İkinci inanç: "Belki gerçekten kafamdadır." Bu, yıl boyunca en çok acı veren inancıydı. Kaynak: iki hekimin yorumu ve kendi yorgunluğu. Karşı-görüş: şimdi, bu inancı ona aşılayan hekimlerin bakış açısını da adil biçimde kurabiliyor: dağınık belirtiler karşısında stres gerçekten sık bir açıklamadır. Ama bu açıklamanın, kendi anlattıklarının hesaba katılmadan konduğunu da görüyor. Kesinlik: bu inancı bırakıyor ve yerine bir kural koyuyor: "Bedenimden gelen tutarlı bir sinyali, açıklanana kadar ciddiye alırım." Üçüncü inanç: "Doktorlar bilir." Bu inancı bırakmıyor, ama inceltiyor: uzmanlar, bilgimizin vazgeçilmez kaynaklarıdır; ama uzman seçme dersinde ve tıbbi bilgiyi incelediğimiz derste ortaya çıktığı üzere, bir uzmanın yargısı, hastanın kendi tanıklığıyla birleştiğinde en güçlüdür. Öğretmen, denetiminin sonunda, gelecek yıl için Darwin'in kuralını kendi sağlık günlüğüne uygulamaya karar veriyor.
Araç kartı: Yıllık İnanç Denetimi
| Alan | Açıklama |
|---|---|
| Ne işe yarar | Kişinin inanç sisteminden seçilen bir örneklemi beş kapının hepsiyle denetler; güncellenen, sınanmamış, kimliğe bağlı ve izlenecek inançları belirler |
| 5K kapısı | Beş kapı |
| Adımlar | 1) Kaynak: inancı nereden edindim, kaynak hâlâ güvenilir mi? 2) Kanıt: son bir yılda lehine ve aleyhine hangi kanıt geldi, ters düşen olguları kaydettim mi? 3) Kavram: anahtar kavramlar açık mı, anlamları kaymış mı? 4) Karşı-görüş: en güçlü itirazı, savunucusunun kabul edeceği biçimde kurabiliyor muyum? 5) Kesinlik: güven derecem nasıl değişti, hangi kanıt onu önemli ölçüde değiştirirdi? |
| Ne zaman kullanılır | Yılda bir kez, düzenli bir takvimle; hayatında büyük bir değişiklikten sonra; önemli bir kararın arkasındaki inançları gözden geçirmek istediğinde |
| Sık hata | Bütün inançları bir anda denetlemeye çalışmak; yalnızca başkalarının inançlarını denetlemek; denetimi yıl sonunda bellekle yapmak, yıl boyunca ters düşen kanıtları kaydetmemek; denetimi bir inancı "doğru" ya da "yanlış" diye işaretlemek sanmak |
Egzersiz
Sonra rehberin tamamını tek bir belgede topla ve baştan oku. Altı bölümün her birinden bir kural seç ve bunları rehberin başına, "altı kural" başlığıyla yaz. Son olarak rehberi, mesleğinden güvendiğin ama seninle her konuda aynı düşünmeyen birine göster ve ondan en zayıf bulduğu kuralı söylemesini iste. Bu, rehberin kendisine uygulanan ilk karşı-görüş denetimidir. Günlüğüne, gelecek yıl bu tarihte rehberini yeniden okuyacağını ve hangi kurallarının işe yaradığını değerlendireceğini not et.
Mini test
- Ross, Lepper ve Hubbard'ın 1975 deneyi inanç direnci hakkında ne gösterdi ve bu, inanç denetimi için neden önemlidir?
- Kimliğe bağlı biliş nedir ve Kahan ve arkadaşlarının bulgusu, akıl yürütme becerisi ile isabetli inanç arasındaki ilişki hakkında ne söyler?
- Descartes'ın ve Neurath'ın inanç sistemini gözden geçirme modelleri arasındaki fark nedir ve yıllık bir denetim hangisine daha yakındır?
- Darwin'in altın kuralı nedir ve bir inanç denetiminin yıl sonunda değil yıl boyunca başlaması gerektiğini nasıl gösterir?
- Bir öğretmen, yıllardır "öğrenciler kendi öğrenme stillerine göre öğretildiklerinde daha iyi öğrenir" diye düşünüyor ve derslerini buna göre hazırlıyor. Yıllık İnanç Denetimi ile değerlendir.
Cevapları göster
- Katılımcılara verilen başarı geri bildiriminin rastgele olduğu açıklandıktan sonra bile, kendi yetenekleri hakkındaki inançlarını sürdürdüler. İnanç, ilk dayanağını açıklayan kendi ürettikleri nedenlerle ayakta kaldı. Bu, bir inancın ilk kaynağının çürük olduğunu öğrenmenin onu otomatik olarak düzeltmediğini, yardımcı gerekçelerin de ayrıca sınanması gerektiğini gösterir.
- Bir inancın kişinin ait olduğu grubun kimliğiyle bağlantılı olduğu durumlarda, kanıtı o kimliği koruyacak biçimde değerlendirme eğilimidir. Kahan'ın bulgusu, sayısal becerisi yüksek olanların, kimliğe bağlı konularda bu kaymayı daha güçlü gösterdiğini ortaya koydu; daha iyi akıl yürütme becerisi, her zaman daha isabetli inanç doğurmaz.
- Descartes, hayatta bir kez bütün inançları yıkıp sağlam bir temelden yeniden kurmayı önerdi. Neurath, inançları açık denizde tahta tahta onarılan bir gemiye benzetti. Yıllık denetim, her yıl bir örneklemi sınayarak sistemi zamanla yenilediği için Neurath'ın modeline daha yakındır.
- Genel görüşlerine ters düşen her olguyu hemen not etmek; çünkü bu olgular destekleyici olanlardan daha kolay unutulur. Yıl sonunda yalnızca belleğe dayanan bir denetim, belleğin çoktan elediği karşı kanıtlara ulaşamaz; bu yüzden denetim, yıl boyunca tutulan bir kayıtla başlamalıdır.
- Kaynak: inancın öğretmen eğitiminden ya da mesleki seminerlerden geldiğini hatırlıyor olabilir. Kanıt: öğrencileri tercih ettikleri öğrenme stiline göre öğretmenin öğrenmeyi artırdığını gösteren sağlam, kontrollü çalışmaların bulunup bulunmadığı araştırılmalı; bu konuyu inceleyen pek çok araştırmacı, bu hipotezi destekleyen güçlü kanıtın bulunmadığını savunmuştur. Kavram: "öğrenme stili" ile öğrencinin tercihi ve konunun kendi doğası gereği hangi sunum biçimine uygun olduğu ayrılmalı. Karşı-görüş: öğrenme stillerini savunan eğitimcilerin en güçlü argümanı, onların kabul edeceği biçimde kurulmalı. Kesinlik: öğretmenin bu inanca olan güveni muhtemelen düşmeli; ama çeşitli sunum biçimleri kullanmanın kendi başına değerli olabileceği ayrı bir inanç olarak korunabilir. Öğretmen, gelecek yıl kendi sınıfında farklı yöntemlerin sonuçlarını kaydetmeye karar verebilir.
Özet
- İnançların çoğu edinildikleri anda bile sınanmadı; inanç direnci (Ross, Lepper ve Hubbard, 1975), bir inancın ilk dayanağı çöktükten sonra bile kendi ürettiği nedenlerle yaşayabildiğini gösterir.
- Kimliğe bağlı biliş (Kahan), kimlikle iç içe geçmiş inançlarda kanıtın kimliği koruyacak biçimde değerlendirildiğini ve akıl yürütme becerisinin bu eğilimi güçlendirebildiğini gösterir. Galef'in asker ve izci zihniyetleri, inanç değiştirmenin duygusal boyutunu vurgular.
- Descartes bir defalık kökten yıkımı, Neurath sürekli onarımı önerdi; yıllık denetim Neurath'ın modeline yakındır.
- Seneca'nın akşam muhasebesi ve muhasebe-i nefs geleneği, öz denetimin bir alışkanlık olduğunu hatırlatır; Darwin'in altın kuralı, ters düşen olguların yıl boyunca kaydedilmesi gerektiğini gösterir.
- Tetlock ve Gardner'ın süper tahmincileri, inançlarını sık ve küçük adımlarla günceller; denetim, bir inancı doğru ya da yanlış diye işaretlemekten çok güven derecesini ayarlamaktır.
- Yıllık İnanç Denetimi, sonuç ağırlığı, sınanmamışlık ve kimlik bağına göre seçilen inançları beş kapının hepsiyle sınar.
Flashcard'lar
| Ön yüz | Arka yüz |
|---|---|
| İnanç direnci? | Dayanağı çürütüldükten sonra bile bir inancın sürmesi |
| İnanç direnci deneyini yapanlar? | Ross, Lepper ve Hubbard, 1975 |
| Kimliğe bağlı biliş kimin kavramı? | Dan Kahan ve arkadaşları |
| Asker ve izci zihniyeti kimin? | Julia Galef, 2021 |
| Descartes ile Neurath'ın gözden geçirme modelleri? | Bir kez kökten yıkım ile sürekli tahta tahta onarım |
| Darwin'in altın kuralı? | Görüşlerine ters düşen her olguyu hemen not etmek |
| Süper tahmincilerin güncelleme alışkanlığı? | Görüşlerini sık ve küçük adımlarla güncellemek (Tetlock ve Gardner, 2015) |
| Denetim için inanç seçme ölçütleri? | Sonuç ağırlığı, sınanmamışlık, kimlik bağı |
Sonraki derse köprü
Yıllık denetimde her inancın kaynağını sorduk. Bugün pek çok insan için bu kaynakların arasına yeni bir tür eklendi: sorulara akıcı, kendinden emin ve çoğu zaman yardımcı cevaplar veren yapay zekâ dil modelleri. 2023'te ABD'de bir avukat, bir dava dilekçesinde, bir yapay zekâ sohbet programının önerdiği mahkeme kararlarını kaynak gösterdi; kararların hiçbiri gerçek değildi. Bir dil modeli, bir şeyi bilir mi? Bir soruya doğru cevap vermesi, o cevabı anladığı anlamına mı gelir? Amerikalı felsefeci John Searle'ün 1980'de kurduğu Çin Odası düşünce deneyi, bu soruyu bilgisayarların yaygınlaşmasından çok önce sormuştu. Ders 10.1, yeni bir modülü açarak dil modellerinin bilip bilmediği sorusunu inceleyecek ve sana Anlama İddiası Testi'ni verecek.
Günlük sorusu: Son bir yılda güven derecesi değişen bir inancın var mı? Değişikliği hangi kanıt başlattı ve bu kanıtı o an bir yere not etmiş miydin?
Tarihte bu tartışma
Kendini düzenli olarak gözden geçirme alışkanlığı, felsefenin en eski pratiklerinden biridir. Sokrates, sorgulanmamış bir hayatın yaşanmaya değmeyeceğini söyledi; Stoacılar, özellikle Seneca, her akşam günün muhasebesini yapmayı öğütledi. İslam ahlak ve tasavvuf geleneğinde nefis muhasebesi, kişinin kendini hesaba çekmesinin yöntemleri olarak geliştirildi. 1641'de Descartes, hayatta bir kez bütün inançları temelinden yeniden kurmayı önerdi; yirminci yüzyılın başında Neurath, bu projenin yerine açık denizde onarılan gemi imgesini koydu. On dokuzuncu yüzyılda Darwin, ters düşen olguları not etme kuralını kendi çalışmasının vazgeçilmez bir parçası yaptı. 1975'te Ross ve arkadaşları inanç direncini deneysel olarak gösterdi. 2005'te Tetlock uzman tahminlerinin sınırlarını ortaya koydu; 2015'te Tetlock ve Gardner başarılı tahmincilerin güncelleme alışkanlıklarını anlattı. 2017'de Kahan ve arkadaşları kimliğe bağlı bilişin sayısal beceriyle ilişkisini inceledi; 2021'de Galef izci zihniyetini tanımladı. Bugün kişisel epistemoloji, eğitimden kişisel gelişime ve kurumsal karar vermeye kadar geniş bir alanda, düşünme alışkanlıklarının bilinçli olarak eğitilebileceği fikriyle ele alınmaktadır.