İçeriğe geç

Ders 0.4 · Modül 0: Mantık ve Argüman Okuryazarlığı

Safsatalar atölyesi: 20 yaygın hata, gerçek örneklerle

Araç: Safsata Radarı · 5K: Karşı-görüş · 2.764 kelime · yaklaşık 13 dakika okuma

Bu ders programın önceki sürümündendir (v1) ve yeni program tamamlanana kadar arşivde okunur kalır. Yeni programa geç

Giriş

Apartman toplantısında bisiklet park yeri tartışılıyor. Birinci komşu, girişteki boş alana bir park demiri konmasını öneriyor. İkinci komşu itiraz ediyor: "Sen zaten aidatı geç ödüyorsun, önce onu düzelt." Üçüncüsü ekliyor: "Bugün bisiklet diyoruz, yarın motosiklet gelir, öbür gün giriş otoparka döner." Dördüncüsü de toplantıyı bağlıyor: "Ya bisikletlerin girişi kapatmasına razı olacağız ya da hepsini sokağa bırakacağız." On dakika sonra oylama yapılıyor ve öneri reddediliyor, ama kimse park demirinin girişe sığıp sığmadığını, kaç bisiklet olduğunu ya da yolu daraltıp daraltmadığını konuşmamış.

Bu üç itirazın ortak noktası, hiçbirinin öneriyle ilgili bir gerekçe sunmaması. Biri konuşanın kişiliğine saldırıyor, biri kanıtsız bir felaket zinciri kuruyor, biri iki seçenekten fazlası yokmuş gibi davranıyor. Bunlara safsata diyoruz. Bu derste en sık karşılaşılan yirmi safsatayı üç aile hâlinde tanıyacak, her birinin argümanın hangi halkasını bozduğunu görecek ve en önemlisi, bir safsataya ad koymanın eleştirinin sonu değil başı olduğunu öğreneceksin.

Bu dersin kazanımları:

  • Yirmi yaygın safsatayı tanır, her birinin argümanın hangi halkasını bozduğunu açıklarsın. (anla)
  • Gerçek bir tartışma metnindeki safsataları işaretler ve safsata içeren argümanı meşru biçimiyle yeniden kurarsın. (analiz et)
  • Aynı kalıbın bir bağlamda safsata, başka bir bağlamda meşru bir gerekçe olup olmadığına gerekçeli karar verirsin. (değerlendir)

Ana anlatım

Safsata nedir, ne değildir?

Safsata, yanlış bir inanç değildir. "Dünya düzdür" yanlış bir önermedir ama bir safsata değildir. Safsata, bir argümanın içindeki bir akıl yürütme kusurudur: öncüllerin sonucu desteklediği izlenimini verip aslında desteklemediği bir kalıp. Bu yüzden safsatalar tehlikelidir; kötü argümanlar olarak değil, iyi argümanlar gibi görünerek iş görürler. Apartman toplantısında hiç kimse "Konuyla ilgisiz bir şey söyleyeceğim" demedi; her itiraz bir gerekçe kılığında geldi.

Önceki derslerde gördüğümüz iki kusur aslında safsataların iki büyük sınıfını temsil ediyor. Birincisi biçim kusurlarıdır: sonucu doğrulama ve öncülü yadsıma gibi, argümanın iskeletindeki bozulmalar. Bunlara biçimsel safsata denir ve karşı-örnek testiyle yakalanırlar. İkincisi içerik kusurlarıdır: biçim geçerli ya da tümevarımsal olarak makul görünür, ama öncüller ilgisizdir, sonucu önceden varsayar, ya da bir kelime yol boyunca anlam değiştirir. Bunlara biçimsel olmayan safsata denir ve günlük tartışmaların büyük kısmını onlar oluşturur. Bu dersin yirmi safsatası bu ikinci sınıftandır ve üç aileye ayrılır: alakasızlık, varsayım ve belirsizlik.

Birinci aile: alakasızlık safsataları

Bu ailede öncüller doğru bile olabilir ama sonuçla ilgisizdir. Dikkati iddiadan başka bir yere çekerler: konuşan kişiye, dinleyenin duygularına, kalabalığa ya da geleneğe. Tanıma sorusu şudur: Bu öncül doğru olsaydı, sonucun doğru olma ihtimali artar mıydı?

SafsataKalıpÖrnek
1. Kişiye saldırı (ad hominem)İddia yerine iddia sahibini hedef almak"Aidatı geç ödeyen birinin önerisi dinlenmez."
2. Sen de (tu quoque)Eleştiriyi, eleştirenin tutarsızlığıyla savuşturmak"Sigarayı bırakmamı söylüyorsun ama sen de içiyordun."
3. Saman adamKarşı görüşü çarpıtıp çarpıtılmış hâlini çürütmek"Park yeri istiyorlar, yani girişi bisiklet deposuna çevirmek istiyorlar."
4. Konu saptırmaİlgisiz bir konu açarak tartışmayı başka yere taşımak"Park yerini konuşuyoruz ama asansörün bakımı ne olacak?"
5. Yetkiye yanlış başvuruKonu dışı ya da isimsiz bir otoriteyi kanıt saymak"Ünlü bir oyuncu bu vitamini öneriyor."
6. Kalabalığa başvuruÇok kişinin inanmasını doğruluğun kanıtı saymak"Milyonlar bu diyeti yapıyor, demek ki işe yarıyor."
7. Duyguya ya da korkuya başvuruKanıt yerine duygu uyandırmak"Çocuklarınızın güvenliğini önemsiyorsanız bu kilidi alırsınız."
8. Geleneğe başvuruEskiliği doğruluğun kanıtı saymak"Bu iş hep böyle yapıldı, değiştirmeye gerek yok."
9. Doğaya başvuruDoğal olanı iyi ya da güvenli saymak"Bitkisel, o yüzden yan etkisi yok."
10. Köken safsatasıBir fikri kaynağı yüzünden reddetmek ya da kabul etmek"Bu fikir bir reklam ajansından çıkmış, ciddiye alınmaz."

Bu ailenin en yaygın üyesi saman adamdır ve 5K'nın Karşı-görüş kapısıyla doğrudan ilgilidir. Saman adam kuran kişi karşı görüşün en zayıf hâlini seçer, çünkü onu yenmek kolaydır; ama böylece gerçek karşı görüşle hiç karşılaşmamış olur. Karşı-görüş kapısının istediği şey bunun tam tersidir: itirazı sahibinin kabul edeceği en güçlü biçimiyle kurmak. Bu tersine yönteme çelik adam denir ve programın her modülünde kullanacağımız bir alışkanlıktır.

İkinci aile: varsayım safsataları

Bu ailede öncüller ilgili görünür, ama argüman kanıtlanmamış bir şeyi sessizce varsayar: yalnızca iki seçenek olduğunu, sonucun zaten doğru olduğunu, bir adımın kaçınılmaz olarak ötekini getireceğini. Tanıma sorusu şudur: Bu argüman hangi şeyi kanıtlamadan kabul ettiriyor?

SafsataKalıpÖrnek
11. Sahte ikilemBaşka seçenekler varken yalnızca ikisini sunmak"Ya bu projeyi kabul edersiniz ya da şirket batar."
12. Döngüsel akıl yürütmeSonucu öncülde varsaymak"Bu kaynak güvenilirdir, çünkü kendisi güvenilir olduğunu söylüyor."
13. Yüklü soruTartışmalı bir varsayımı sorunun içine gömmek"Müşterileri kandırmayı ne zaman bıraktınız?"
14. Kaygan zeminKanıtsız bir felaket zinciri kurmak"Bisiklete izin verirsek yarın giriş otoparka döner."
15. Aceleci genellemeAz ya da temsilî olmayan örnekten genellemek"İki kez o marka telefon aldım, ikisi de bozuldu; hepsi kötü."
16. Ardışıklığı nedensellik saymak (post hoc)Önce olanı sonraki olayın nedeni saymak"Yeni tabelayı astık, satışlar düştü; tabela uğursuz."
17. Kiraz toplamaYalnızca işe yarayan verileri seçip ötekileri saklamak"Üç çalışma etkili diyor" (on yedi çalışmanın etkisiz dediği saklanıyor).

Bu ailenin dört üyesini önceki derslerden tanıyorsun. Döngüsel akıl yürütmeyi geçerli ama boş argüman olarak ele almıştık. Aceleci genelleme ve kiraz toplama, zayıf tümevarımın iki yüzüdür; biri örneklemin küçüklüğünden, öteki temsiliyetin bozulmasından doğar. Ardışıklığı nedensellik saymak ise nedensellik iddiasının rakiplerini hiç düşünmeden varılan en iyi açıklamadır. Önceki derste bir safsatanın, bir çıkarım türünün ölçütünü sessizce başka bir türünkiyle değiştirdiğini söylemiştik; bu üçü tam olarak bunu yapar. Tümevarım ve açıklama çıkarımının olası kıldığı bir sonucu, kesinmiş gibi sunarlar.

Üçüncü aile: belirsizlik safsataları

Bu ailede sorun kelimelerdedir. Argüman geçerli görünür, çünkü aynı kelime öncülde bir anlama, sonuçta başka bir anlama gelir ya da parçalar ile bütün birbirine karıştırılır. Tanıma sorusu şudur: Anahtar kelime argümanın başından sonuna aynı anlamı taşıyor mu?

SafsataKalıpÖrnek
18. Bilgisizliğe başvuruYanlışlanmamış olanı doğru, kanıtlanmamış olanı yanlış saymak"Kimse bu takviyenin zararlı olduğunu kanıtlamadı, demek ki güvenli."
19. Anlam kaymasıBir kelimeyi argüman içinde iki farklı anlamda kullanmak"Kanun doğanın kanunudur; kanunlara uymak zorundayız; o hâlde doğaya karşı gelmek suçtur."
20. Bileşim ve bölünmeParçaların özelliğini bütüne ya da bütünün özelliğini parçalara aktarmak"Takımdaki her oyuncu yıldız, o hâlde takım yenilmez."

Bilgisizliğe başvuru bu aileye tam oturmaz, çünkü kusuru bir kelimede değil, "kanıt yokluğu" ile "yokluğun kanıtı" arasındaki belirsizliktedir. Bir ilacın zararını kimsenin kanıtlamamış olması iki şey anlamına gelebilir: ya araştırılmış ve zarar bulunmamıştır, ya da hiç araştırılmamıştır. İkincisi güvenlik hakkında hiçbir şey söylemez. Anlam kaymasının önemi ise bir sonraki dersle bağlantısındadır. Bir kelimenin anlamı sabitlenmeden kurulan argüman, geçerli görünse bile iki farklı argümanın yapıştırılmış hâlidir.

Canlı bir tartışmada nasıl cevap verilir?

Safsatayı sessizce fark etmek bir beceri, konuşmanın ortasında ona cevap vermek başka bir beceridir. Karşındakine "Bu bir saman adam safsatası" demek çoğu zaman işe yaramaz; kişi savunmaya geçer ve tartışma safsatanın adı üzerine kilitlenir. Daha verimli olan, her aileye onun kusurunu nazikçe görünür kılan bir soruyla cevap vermektir.

Alakasızlık ailesinde soracağın soru bağlantıyla ilgilidir: "Bu doğru olabilir, ama önerinin iyi olup olmadığını nasıl değiştiriyor?" Bu soru öncülü reddetmez, yalnızca sonuca nasıl bağlandığını sorar ve bağlantının olmadığını karşındakinin kendisinin görmesine izin verir. Varsayım ailesinde gizlenen varsayımı adıyla anarsın: "Burada yalnızca iki seçenek olduğunu varsayıyoruz; üçüncü bir yol var mı?" ya da "Bu adımın öbürünü getireceğini neden düşünüyoruz, arada ne var?" Yüklü soruda ise soruyu cevaplamak yerine içindeki varsayımı ayırırsın: "Sorunun içinde bir iddia var, önce onu konuşalım." Belirsizlik ailesinde yapılacak iş tanım istemektir: "Burada 'doğal' derken tam olarak neyi kastediyoruz?"

Üç hamlenin ortak özelliği, karşındakini suçlamak yerine argümanı birlikte onarmaya davet etmeleridir. Bu yalnızca bir nezaket meselesi değildir. Tartışmanın amacı haklı çıkmaksa safsatanın adını koymak yeter; amaç doğruya yaklaşmaksa, safsatanın arkasındaki meşru kaygıyı bulup konuşmak gerekir.

Aynı kalıp, iki kullanım

Safsata listelerinin en büyük tehlikesi, kalıbı gördüğü anda "safsata" diye bağıran bir okur yetiştirmeleridir. Oysa listedeki kalıpların çoğu bazı bağlamlarda tamamen meşru gerekçelerdir. Uzman görüşüne başvurmak, konu uzmanlık alanındaysa ve uzmanlar arasında geniş bir uzlaşma varsa güçlü bir tümevarımsal gerekçedir; safsata olan, konu dışı ya da isimsiz bir otoriteye başvurmaktır. Kişinin güvenilirliğini sorgulamak, bir tanığın ifadesi söz konusu olduğunda tam da yapılması gereken şeydir: tanığın o gece sarhoş olduğunu göstermek, tanıklığın değerini gerçekten düşürür. Kaygan zemin argümanı da her zaman safsata değildir; zincirin her halkası için bir mekanizma ve kanıt sunuluyorsa, ilk adımın sonraki adımları getireceği makul bir öngörü olabilir.

Ayrımı yapan soru her zaman aynıdır: Bu bağlamda öncül, sonucun doğru olma ihtimalini gerçekten değiştiriyor mu? Tanığın sarhoşluğu tanıklığın güvenilirliğini değiştirir; aidatını geç ödeyen komşunun borcu, park demirinin girişe sığıp sığmadığını değiştirmez. Aynı "kişiye yönelik" kalıp birinde meşru bir kaynak eleştirisi, ötekinde bir safsatadır.

Safsataya ad koymak eleştirinin sonu değildir

İkinci tehlike daha incedir. Bir argümanın safsata içerdiğini göstermek, sonucunun yanlış olduğunu göstermez. İkinci derste gördüğümüz gibi geçersiz bir argüman sonucu desteklemez ama çürütmez de. "Senin argümanın safsata, o hâlde sonucun yanlış" demek kendi başına bir safsatadır; buna bazen safsata safsatası denir. Doğal olduğu için güvenli diyen kişinin argümanı kötüdür, ama söz konusu bitki pekâlâ güvenli olabilir.

Bu yüzden Safsata Radarı'nın son adımı ad koymak değil, yeniden kurmaktır. Safsatayı işaretledikten sonra şunu sorarsın: bu kişinin söylemeye çalıştığı şeyin meşru bir biçimi var mı? "Aidatı geç ödüyorsun" diyen komşunun arkasında belki gerçek bir kaygı vardır: kurallara uymayanların yeni bir kuralı da çiğneyeceği endişesi. O kaygıyı kişiden ayırıp meşru biçimiyle masaya koymak, hem tartışmayı ilerletir hem de sana karşı tarafın en güçlü itirazını gösterir. Karşı-görüş kapısı tam da bu işi yapar.

Örnekler

Basit örnek: ürün yorumu

Bir alışveriş sitesinde bir süpürgeye yazılmış yorum: "Bu süpürge berbat. Satıcı bana kaba davrandı ve kargo üç gün gecikti." Radarı çalıştıralım. Sonuç süpürgenin kalitesi hakkında, öncüller ise satıcının tavrı ve kargo hakkında. Bu bir alakasızlık safsatasıdır, konu saptırmanın yakın akrabası: öncüller doğru olabilir ama süpürgenin çekiş gücü, gürültüsü ya da dayanıklılığı hakkında hiçbir şey söylemez. Meşru biçimi ise şudur: "Satıcının müşteri hizmetleri zayıf; süpürgeyi henüz değerlendiremedim." Bu yorum başka alıcılar için gerçekten yararlıdır, ama başlığı yanlış iddiayı taşıyor.

Orta örnek: toplantıda bütçe tartışması

Bir şirket toplantısında yazılım ekibi yeni bir test aracı için bütçe istiyor. Finans müdürü cevap veriyor: "Geçen yıl da bir araç aldınız ve kimse kullanmadı. Bu yıl yine alırsak her yıl yeni bir oyuncak isteyeceksiniz. Ya bütçe disiplinine uyarız ya da şirketi batırırız." Üç safsata iç içe: ilk cümle bir aceleci genelleme olabilir (tek bir başarısız alımdan genelleme), ikinci cümle bir kaygan zemin, üçüncü cümle bir sahte ikilem. Ama radarın son adımını unutma: ilk cümlenin arkasında meşru bir kaygı var. Geçen yılki aracın neden kullanılmadığı gerçekten sorulması gereken bir sorudur. Çelik adam biçimi şudur: "Geçen yılki alım işe yaramadı; bu kez aracın gerçekten kullanılacağını gösteren bir plan istiyorum." Ekip bu soruya cevap verirse tartışma ilerler.

Gerçek hayat örneği: mahalle grubu

Bir mahalle mesajlaşma grubunda belediyenin parka koyduğu yeni aydınlatma tartışılıyor. Bir mesaj: "Bu lambaları koyan belediye başkanı geçen yıl ağaçları kestirmişti, bu da bir göz boyama." Başka bir mesaj: "Herkes lambaların gözü rahatsız ettiğini söylüyor." Üçüncüsü: "Lambalar geldiğinden beri kedim geceleri huzursuz; demek ki ışık hayvanlara zarar veriyor." İlki bir köken safsatası: aydınlatmanın iyi olup olmadığı, onu kimin koyduğundan bağımsızdır. İkincisi kalabalığa başvuru, üstelik "herkes" doğrulanmamış bir genelleme. Üçüncüsü ardışıklığı nedensellik sayıyor, tek bir kediden de aceleci bir genelleme. Ama üç mesajın arkasındaki meşru soru gerçektir ve cevaplanabilir: yeni lambaların parlaklığı ve renk sıcaklığı yerleşim alanları için uygun mu? Bu soru bir ölçümle cevaplanır, bir safsatayla değil.

Vakaya dönüş

Modülün süregelen vakası olan kanser riskini %40 azalttığı söylenen içecek haberinin altına yazılmış yorumlara bakalım. Birinci yorum: "Bu araştırmayı X üreten şirketler finanse etmiş, çöpe atın." İkinci yorum: "Dedem hiç X içmedi ve doksan beş yaşında." Üçüncü yorum: "X doğal bir içecek, zaten zararı olamaz." Dördüncü yorum: "Bilim insanları bir gün yumurta iyi diyor, bir gün kötü; hiçbirine inanmayın."

Radarı çalıştıralım. İkinci yorum aceleci bir genellemedir: tek bir kişi, bir nüfus ortalaması hakkında hiçbir şey söylemez. Üçüncü yorum doğaya başvurudur ve ilk derste gizli öncülünü zaten açığa çıkarmıştık. Dördüncü yorum hem aceleci bir genelleme hem de sahte bir ikilemdir: ya bilim kesin bir şey söyler ya da hiçbir şey söylemez varsayımı, bilimin kanıt biriktikçe kendini düzelten bir süreç olduğunu görmezden gelir.

Birinci yorum ise radarın incelik isteyen noktasıdır. Yüzeyde bir köken safsatası gibi görünür: araştırmanın kimin parasıyla yapıldığı, sonuçlarının doğruluğunu belirlemez. Ama 5K'nın Kaynak kapısı tam da bu soruyu sorar ve finansman kaynağı, çalışmanın tasarımına ve raporlanmasına dikkatle bakmak için meşru bir sebeptir. Doğru tavır "çöpe atın" değil, "çıkar çatışması var, o yüzden yöntemi ve bağımsız tekrarları daha dikkatli incele" demektir. Aynı kalıp, sonucu reddetmek için kullanıldığında safsata, incelemeyi derinleştirmek için kullanıldığında meşru bir gerekçedir.

Araç kartı: Safsata Radarı

AlanAçıklama
Ne işe yararBir argümandaki akıl yürütme kusurunu bulur, ailesini adlandırır ve argümanın meşru biçimini ortaya çıkarır
5K kapısıKarşı-görüş
Adımlar1) Sonucu ve öncülleri ayıkla. 2) Üç soru sor: öncül sonuçla ilgili mi (alakasızlık), kanıtlanmamış bir şey varsayılıyor mu (varsayım), anahtar kelime aynı anlamda mı kalıyor (belirsizlik)? 3) Kalıbın bu bağlamda gerçekten safsata olup olmadığını sına. 4) Argümanın meşru, en güçlü biçimini yaz.
Ne zaman kullanılırBir tartışma öfkelendiğinde, bir argüman fazla hızlı ikna ettiğinde, ya da karşı görüşü çürüttüğünü düşündüğünde
Sık hataSafsataya ad koyup sonucun yanlış olduğunu sanmak; meşru kaynak eleştirisini kişiye saldırıyla karıştırmak

Egzersiz

Hedefin, safsata avcılığının öteki tarafı görmek için değil, onunla daha iyi konuşmak için olduğunu fark etmek. Kendi kullandığın safsatayı bulmak, başkalarınınkini bulmaktan her zaman daha zordur ve daha öğreticidir.

Mini test

  1. "Bu yazarın kitabı okunmaz, çünkü kendisi üç kez boşanmış." Bu hangi safsatadır ve hangi aileye aittir?
  2. "Ya bu yıl zam yapılır ya da çalışanların hepsi istifa eder." Bu argümanın kusurunu adlandır ve en az bir üçüncü seçenek öner.
  3. Bir mahkemede avukat, tanığın olay gecesi gözlüğünün yanında olmadığını gösteriyor. Bu bir kişiye saldırı safsatası mıdır? Neden?
  4. "Kimse bu uygulamanın bağımlılık yaptığını kanıtlamadı, demek ki bağımlılık yapmaz." Safsatayı adlandır ve "kanıt yokluğu" ile "yokluğun kanıtı" arasındaki farkı açıkla.
  5. Arkadaşın bir argümanında saman adam safsatası yaptı. "Senin argümanın safsata, o hâlde haksızsın" demek neden yetersizdir ve ne yapman gerekir?
Cevapları göster
  1. Kişiye saldırı; alakasızlık ailesi. Yazarın özel hayatı kitabın içeriğinin değeri hakkında bir şey söylemez.
  2. Sahte ikilem. Üçüncü seçenekler: kademeli zam, yan haklarda iyileştirme, çalışma saatlerinde esneklik, ya da bazı çalışanların kalıp bazılarının ayrılması.
  3. Hayır. Tanığın görüşü, tanıklığının güvenilirliğini doğrudan etkiler; öncül sonucun doğru olma ihtimalini gerçekten değiştirir. Kişiye yönelik kalıp, bu bağlamda meşru bir kaynak eleştirisidir.
  4. Bilgisizliğe başvuru. Kanıt yokluğu, konunun hiç araştırılmadığı anlamına da gelebilir; yokluğun kanıtı ise iyi tasarlanmış araştırmaların etki aradığı ve bulamadığı durumdur. Birincisi güvenlik hakkında hiçbir şey söylemez.
  5. Safsata safsatası. Kötü bir argüman sonucu çürütmez. Yapman gereken, arkadaşının görüşünü çelik adam biçiminde yeniden kurmak ve o güçlü biçime cevap vermektir.

Özet

  • Safsata, öncüllerin sonucu desteklediği izlenimini verip desteklemediği bir akıl yürütme kalıbıdır; yanlış bir inanç değil, bir argüman kusurudur.
  • Biçimsel olmayan safsatalar üç ailede toplanır: alakasızlık (öncül sonuçla ilgisiz), varsayım (kanıtlanmamış bir şey sessizce kabul ettiriliyor), belirsizlik (anahtar kelime ya da parça–bütün ilişkisi kayıyor).
  • Aynı kalıp bir bağlamda safsata, başka bir bağlamda meşru bir gerekçedir; ayırt edici soru öncülün sonucun olasılığını gerçekten değiştirip değiştirmediğidir.
  • Bir argümanda safsata bulmak sonucunun yanlış olduğunu göstermez; bunu iddia etmek safsata safsatasıdır.
  • Saman adamın karşıtı çelik adamdır: karşı görüşü en güçlü biçimiyle kurmak, Karşı-görüş kapısının temel alışkanlığıdır.

Flashcard'lar

Ön yüzArka yüz
Safsata nedir?Öncüllerin sonucu desteklediği izlenimini verip desteklemediği akıl yürütme kalıbı
Biçimsel olmayan safsataların üç ailesi?Alakasızlık, varsayım, belirsizlik
Alakasızlık ailesinin tanıma sorusu?Bu öncül doğru olsaydı sonucun olasılığı artar mıydı?
Saman adam nedir?Karşı görüşü çarpıtıp çarpıtılmış hâlini çürütmek
Çelik adam nedir?Karşı görüşü sahibinin kabul edeceği en güçlü biçimiyle kurmak
Sahte ikilem nedir?Başka seçenekler varken yalnızca ikisini sunmak
Kanıt yokluğu ile yokluğun kanıtı farkı?Birincisi araştırılmamış olabilir; ikincisi aranıp bulunamamış demektir
Safsata safsatası nedir?Argümanda safsata olduğu için sonucun yanlış olduğunu sanmak

Sonraki derse köprü

Bu dersin yirminci safsatasına kadar gelen belirsizlik ailesi, bir sorunu açık bıraktı: bir argümanın geçerli olabilmesi için anahtar kelimelerinin sabit bir anlamı olmalı. Peki bir kelimenin anlamını nasıl sabitleriz? "Bilgi", "adalet", "sağlıklı" ya da "doğal" dediğimizde tam olarak neyi kastediyoruz? Ders 0.5 bu soruyu kavram analiziyle ele alacak: bir kavramın uygulanması için neyin gerekli, neyin yeterli olduğunu aramak. Araç kutuna Koşul Tablosu girecek ve bu araçla bir sonraki modülde "bilgi" kavramının kendisini masaya yatıracağız.

Günlük sorusu: Bir sonraki anlaşmazlığında, onun görüşünü kendisinin de "evet, tam olarak bunu kastediyorum" diyeceği bir cümleyle yazmayı dene. Yazabildin mi?

Tarihte bu tartışma

Safsataları sistemli biçimde sınıflandıran ilk eser Aristoteles'in Sofistik Çürütmeler'idir. Aristoteles orada on üç safsata ayırır: altısını dile bağlı olanlar (anlam kayması gibi), yedisini dilden bağımsız olanlar (sonucu baştan varsaymak, sonucu doğrulama gibi) olarak gruplar. Bugün kullandığımız Latince adların bir kısmı çok daha geçtir: John Locke 1690'da yayımlanan İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme'de argumentum ad hominem, ad verecundiam (saygı duyulan otoriteye başvuru) ve ad ignorantiam adlarını kullanarak bu kalıpları tartıştı. Yirminci yüzyılda Charles Hamblin 1970'te yayımlanan Fallacies kitabında ders kitaplarındaki safsata listelerini sert biçimde eleştirdi: bu listeler, kalıpların hangi bağlamda gerçekten hatalı olduğunu açıklamadan yalnızca etiket dağıtıyordu. Bu derste "aynı kalıp, iki kullanım" diye işlediğimiz ayrım, Hamblin'den sonra gelişen bu eleştirel geleneğin bir mirasıdır.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.