Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Türkiye'nin bugünkü turizm modelinin temellerinden biri, 1982'de kabul edilen 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'dur. Kanun, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinin ve turizm merkezlerinin belirlenmesini ve turizm yatırımlarının teşvik edilmesini düzenledi. Model, büyük ölçüde Akdeniz ve Ege kıyılarında yoğunlaşan, her şey dahil paketlerin önemli yer tuttuğu bir kitle turizmine dayanır.
- Dünya Bankası'nın Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü verilerine dayanan serilerine göre Türkiye'ye gelen turist sayısı 1995'te 7,7 milyondan 2019'da 51,7 milyona çıktı; yılda ortalama yaklaşık yüzde 8,2 büyüdü. Ama 2016'da yüzde 24,8, 2020'de yüzde 69 düştü; turizm, dış şoklara karşı çok duyarlıdır.
- Turist başına gelir 2014'te yaklaşık 962 dolardan 2019'da yaklaşık 800 dolara geriledi; turist sayısı bu dönemde yaklaşık yüzde 24 artarken gelir yalnızca yüzde 3,5 arttı. Kur etkisi, pazar bileşimi ve ürün yapısı bu düşüşün olası açıklamalarıdır. Turizm gelirinin ihracattaki payı 2005'te yüzde 19,5'ten 2019'da yüzde 16,3'e geriledi.
- Kaynak pazar yoğunlaşması, tek bir pazardaki şokun toplam talebe etkisini büyütür; her şey dahil sistemi, ülkede kalan harcamayı ve bunun bölgede kime gittiğini değiştirir. Ürün çeşitlendirmesi mevsimselliği azaltmayı ve turist başına geliri artırmayı amaçlar; ama tamamlayıcı yatırımlar gerektiren uzun bir dönüşümdür.
- Gündüz ve Hatemi-J kaldıraçlı önyükleme nedensellik testleriyle Türkiye için hipotezi desteklerken, Katırcıoğlu 1960–2006 yıllık verileriyle sınır testi ve Johansen yaklaşımını kullanarak turizm ile büyüme arasında eşbütünleşme bulamadı ve hipotezi reddetti. Bulgular yönteme ve döneme göre değişir; turizm teşvikleri genel bir büyüme iddiasına değil, belirli yatırımların getirisine dayanmalıdır.
Öğrenme çıktıları
- Hatırlama — Kitle turizmini, her şey dahil sistemini, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesini, kaynak pazar yoğunlaşmasını, turist başına geliri ve turizm ürünü çeşitlendirmesini tanımlar.
- Anlama — Türkiye'nin turizm modelinin nasıl oluştuğunu, hangi güçlü yanlara ve hangi kırılganlıklara sahip olduğunu, bu diziye ait talep, arz, fiyat, dış denge ve dışsallık kavramlarıyla açıklar.
- Uygulama — Türkiye'nin turist varışı ve turizm geliri serilerinden büyüme oranlarını, kriz yıllarındaki kayıpları, turist başına geliri ve turizm gelirinin ihracattaki payını hesaplar; her şey dahil sisteminin ve kaynak pazar yoğunlaşmasının etkilerini sayısal örneklerle gösterir.
- Değerlendirme — Gündüz ile Hatemi-J'nin ve Katırcıoğlu'nun Türkiye'de bu hipoteze dair çelişen bulgularını karşılaştırarak, turizmin Türkiye ekonomisindeki rolüne dair iddiaların güvenilirliğini ve politika sonuçlarını tartar.
Sezgi
Açılış
Bir Avrupa kentinde bir aile, yaz tatili için bir seyahat acentesinin broşürünü inceliyor. Broşürde Antalya'dan bir tatil köyü var: uçak, havalimanı transferi, bir hafta konaklama, bütün yemekler ve içecekler, havuzlar ve çocuk kulübü tek bir fiyata dahil. Fiyat, aynı haftayı kendi ülkelerinin bir sahilinde geçirmenin maliyetinden daha düşük. Aile tatili satın alıyor, Antalya'ya uçuyor ve bir hafta boyunca otelin sınırları içinde, neredeyse hiç dışarı çıkmadan tatil yapıyor.
Bu aile, Türkiye'nin turizm modelinin tipik bir müşterisidir. Bu model, dört on yılda Türkiye'yi dünyanın en çok turist çeken ülkelerinden biri hâline getirdi. Ama aynı model, bir dizi soruyu da beraberinde getirir. Ailenin ödediği paranın ne kadarı Türkiye'de kaldı? Otelin dışındaki restoranlar, dükkânlar ve rehberler bu aileden ne kazandı? Ailenin ülkesinde bir ekonomik kriz ya da Türkiye'de bir güvenlik olayı olsaydı, aile yine gelir miydi? Ve bu modelin Türkiye ekonomisinin büyümesine gerçek katkısı ne kadardır?
Önceki altı ders turizme altı ayrı mercekle baktı: turistin kararı, otelin kapasitesi, fiyat takvimi, döviz hesabı, kalabalığın bedeli ve platformlar ve her derste Türkiye'den bir parça gördük. Bu son ders, bu parçaları Türkiye turizminin bütününü anlatan bir vakada birleştiriyor.
Hikâye — Bir kanundan elli milyon turiste
Türkiye'nin bugünkü turizm modelinin temellerinden biri, 12 Mart 1982'de kabul edilen ve 16 Mart 1982'de Resmî Gazete'de yayımlanan 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'dur. Kanunun amacı, turizm sektörünü düzenleyecek, geliştirecek, dinamik bir yapı ve işleyişe kavuşturacak tertip ve tedbirlerin alınmasını sağlamaktı. Kanun; turizm hizmetini, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinin ve turizm merkezlerinin belirlenmesini ve geliştirilmesini ve turizm yatırım ve işletmelerinin teşvik edilmesini, düzenlenmesini ve denetlenmesini kapsıyordu. Kanunun ardından, özellikle Akdeniz ve Ege kıyılarında belirlenen bölgelerde büyük otel ve tatil köyü yatırımları birbirini izledi.
Dünya Bankası'nın Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü verilerine dayanan serileri, bu yatırımların sonucunu gösterir. Türkiye'ye gelen uluslararası turist sayısı 1995'te yaklaşık 7,7 milyondu; 2000'de 10,4 milyona, 2005'te 21,1 milyona, 2010'da 33 milyona ve 2014'te 41,6 milyona yükseldi. 2019'da 51,7 milyona ulaştı.
Ama bu yükseliş kesintisiz değildi. 2015'te 41,1 milyon olan turist sayısı, 2016'da 30,9 milyona düştü; turizm geliri 35,6 milyar dolardan 26,5 milyar dolara geriledi. Bu, güvenlik olaylarının, Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ve Rusya ile yaşanan siyasi krizin aynı döneme denk geldiği bir yıldı. Türkiye turizmi 2017'de 38 milyon, 2018'de 46,1 milyon turistle toparlandı. 2020'de ise koronavirüs salgınıyla turist sayısı 16 milyona, turizm geliri 13,8 milyar dolara indi. Turizm gelirinin toplam ihracat içindeki payı, 2005'te yüzde 19,5'ten 2016'da yüzde 13'e, 2019'da yüzde 16,3'e ve 2020'de yüzde 6,6'ya inip çıktı.
Bu sayılar, Türkiye turizminin iki yüzünü bir arada gösterir. Bir yanda, çeyrek yüzyılda turist sayısını neredeyse yedi katına çıkaran güçlü bir büyüme hikâyesi vardır; Türkiye, rekabetçi fiyatları, Avrupa'ya yakınlığı, iklimi, kıyıları ve tarihî zenginliğiyle büyük bir talebi çekmeyi başarmıştır. Öbür yanda, tek bir yılda turist sayısının dörtte birini kaybettiren bir kırılganlık vardır; Türkiye'nin turizmi, kaynak pazarlarının ekonomik durumuna, siyasi ilişkilere ve güvenlik algısına çok duyarlıdır. Aşağıdaki çözümleme bu iki yüzü bu dizinin araçlarıyla çözümlüyor.
Kavram
Türkiye'nin turizm modelinin temel biçimi şudur.
Bu modelin en ayırt edici ürünü şudur.
Türkiye'de turizm yatırımlarının mekânsal çerçevesi şudur.
Türkiye turizminin kırılganlığının bir kaynağı şudur.
Turizmin kalitesini ölçmenin basit bir göstergesi şudur.
Türkiye'nin turizm politikasının uzun süredir dile getirilen hedefi şudur.
Veri ve kanıt
Bu iki çalışma, aynı ülke için aynı soruyu sorup farklı cevaplara ulaşmıştır; bu, turizmin Türkiye ekonomisindeki rolüne dair tartışmanın neden sürdüğünü gösterir. Farkın kaynakları, kullanılan yöntemlerde, dönemlerde ve değişkenlerin tanımlanmasında aranabilir. Gündüz ile Hatemi-J, iki değişken arasındaki kısa dönemli öngörü ilişkisine odaklanan nedensellik testleri kullanmıştı; Katırcıoğlu ise önce iki serinin uzun dönemde kararlı birbirine bağlı kalıp kalmadığını sınamış ve böyle bir ilişki bulamayınca nedensellik aşamasına geçmemişti. Önceki derste gördüğümüz gibi, bu yöntemler ancak birlikte hareketi ve öngörüyü ölçer; kesin nedensellik iddiası için yeterli değildir.
İki bulgunun birlikte okunması, politika için önemli bir uyarıdır. Turizm, Türkiye'ye büyük bir döviz geliri ve istihdam sağlar; bu tartışmasızdır. Ama turizmin uzun dönem büyümeyi sürükleyen bir motor olup olmadığı, istatistiksel olarak kesinleşmiş bir sonuç değildir. Turizme yönelik teşviklerin gerekçesi, «turizm büyümeyi sürükler» gibi genel bir iddiaya değil, belirli yatırımların belirli getirilerine ve maliyetlerine dayanmalıdır.
Yaygın yanlış«Türkiye'de turizmin ekonomik büyümeyi sürüklediği, bütün çalışmaların ortak bulgusudur.»
Gündüz ve Hatemi-J nedensellik testleriyle hipotezi desteklerken, Katırcıoğlu 1960–2006 yıllık verileriyle sınır testi ve Johansen yaklaşımını kullanarak turizm ile büyüme arasında eşbütünleşme bulamadı ve hipotezi reddetti; bulgular yönteme ve döneme göre değişiyor.
Yaygın yanlış«Türkiye'nin turizmi istikrarlı biçimde büyüyen, dış şoklardan az etkilenen bir sektördür.»
Dünya Bankası'nın Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü verilerine dayanan serilerine göre Türkiye'ye gelen turist sayısı 2015'te 41,1 milyondan 2016'da 30,9 milyona, 2019'da 51,7 milyondan 2020'de 16 milyona düştü; turizm, dış şoklara karşı çok duyarlıdır.
Neden önemli?
Turizm, Türkiye'nin dış dengesinin, istihdamının ve bölgesel kalkınmasının en önemli dayanaklarından biridir. Bu dizinin derslerinde gördüğümüz gibi, seyahat gelirleri cari açığın kapanmasına büyük katkı sağlar, milyonlarca yatak kapasitesi özellikle Akdeniz ve Ege kıyılarında yoğunlaşır ve turizm gelirinin büyük kısmı yaz aylarında elde edilir. Türkiye turizminin geleceği, bu yüzden, ülke ekonomisinin geleceği için doğrudan önemlidir.
Ama bu ders, Türkiye turizminin başarısının yanında kırılganlıklarını da gösteriyor: tek bir ürüne ve az sayıda pazara bağımlılık, mevsimsellik, dış şoklara duyarlılık, her şey dahil sisteminin yerel ekonomiye etkisi, kıyılardaki yapılaşma ve aşırı turizm bölgeleri. Bu kırılganlıkları anlamak, turizm politikasının önceliklerini belirlemenin ön koşuludur.
Model
Türkiye turizmini bu dizinin araçlarıyla çözümlemek için, Dünya Bankası'nın Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü verilerine dayanan serilerinden yola çıkarak hesaplar yapacağız: uzun dönem büyüme hızı, kriz yıllarının kayıpları, turist başına gelirin seyri, turizmin ihracattaki payı. Ardından her şey dahil sisteminin, kaynak pazar yoğunlaşmasının ve ürün çeşitlendirmesinin ekonomisini örneklerle inceleyeceğiz. Dünya Bankası serilerindeki sayılar gerçektir; örneklerdeki pazar payları, paket fiyatları ve harcama tutarları ise mekanizmayı somutlaştıran varsayımlardır.
Çözümlü örnek — Çeyrek yüzyılın büyüme hızı
Türkiye'ye gelen uluslararası turist sayısı 1995'te yaklaşık 7,73 milyon, 2019'da yaklaşık 51,75 milyondu. Yirmi dört yılda turist sayısı 51,75 / 7,73 ≈ 6,7 katına çıktı.
Yıllık bileşik büyüme hızı, 6,7'nin yirmi dördüncü kökünden 1 çıkarılarak bulunur: ln 6,7 ≈ 1,90; 1,90 / 24 ≈ 0,079; e⁰'⁰⁷⁹ ≈ 1,082. Türkiye'ye gelen turist sayısı bu dönemde yılda ortalama yaklaşık yüzde 8,2 arttı.
Bu hız, dünya turizminin ortalama büyümesinin belirgin biçimde üzerindedir ve Türkiye'nin dünya turizmindeki payının bu dönemde büyüdüğünü gösterir. Ama ortalama, aradaki büyük dalgalanmaları gizler: 2016 ve 2020'deki düşüşler, büyüme patikasından ciddi sapmalardı. Uzun dönemli bir büyüme hızını yorumlarken, bu sapmaların ne kadar sürdüğüne ve büyümenin ne kadar istikrarlı olduğuna da bakmak gerekir.
Çözümlü örnek — 2016 yılının kaybı
2015'te Türkiye'ye 41,11 milyon turist geldi ve turizm geliri 35,65 milyar dolardı. 2016'da turist sayısı 30,91 milyona, turizm geliri 26,51 milyar dolara düştü. Turist sayısı (41,11 − 30,91) / 41,11 ≈ yüzde 24,8, turizm geliri (35,65 − 26,51) / 35,65 ≈ yüzde 25,6 azaldı. Gelir kaybı yaklaşık 9,1 milyar dolardı.
Toparlanma birkaç yıl sürdü. 2017'de turist sayısı 37,97 milyona, yani 2015 düzeyinin yaklaşık yüzde 92'sine çıktı; 2018'de 46,11 milyonla 2015 düzeyini aştı. Turizm geliri ise 2017'de 31,99 milyar dolarla 2015'in yaklaşık yüzde 90'ında kaldı ve 2019'da 41,42 milyar dolara ulaştı.
Bu seyir, Turizm talebi dersinde gördüğümüz talebin kalıcılığının bir örneğidir: şok, olayın yaşandığı yılla sınırlı kalmadı ve talep ancak iki yılda eski düzeyine döndü. 2015 düzeyinden sapmaların, yani 2016'daki 9,1 milyar dolarlık ve 2017'deki yaklaşık 3,7 milyar dolarlık kayıpların toplamı, yaklaşık 12,8 milyar dolardır. Bu, yalnızca 2016'ya bakan bir değerlendirmenin toplam kaybı yaklaşık yüzde 30 eksik tahmin edeceğini gösterir. Neumayer'in vurguladığı gecikmeli etkiler, Türkiye örneğinde de görülür.
Çözümlü örnek — Turist başına gelir neden düşüyor?
Turist başına geliri hesaplayalım. 2014'te 40,03 milyar dolarlık gelir 41,63 milyon turiste bölündüğünde turist başına yaklaşık 962 dolar düşüyordu. 2015'te 35,65 / 41,11 ≈ 867, 2016'da 26,51 / 30,91 ≈ 858, 2019'da 41,42 / 51,75 ≈ 800 dolardı.
Turist başına gelir, 2014 ile 2019 arasında yaklaşık yüzde 17 düştü. Bu düşüşün birkaç olası açıklaması vardır. Birincisi, kur etkisidir: Türk lirasının değer kaybetmesi, Türkiye'yi dolar cinsinden ucuzlatır; turistler aynı tatili daha az dolarla yapabilir. İkincisi, pazar bileşimidir: kişi başına harcaması daha düşük olan pazarların payı artmış olabilir. Üçüncüsü, ürün yapısıdır: her şey dahil paketlerin payının artması ve paket fiyatlarının düşmesi, ülkede kalan harcamayı azaltabilir.
Bu hesap, Kalabalığın kasaya aynı oranda yansımamasının Türkiye'deki bir örneğidir. Türkiye, 2014 ile 2019 arasında turist sayısını yaklaşık yüzde 24 artırmış, ama turizm gelirini yalnızca yüzde 3,5 artırabilmiştir. Daha fazla turist, kalabalık, altyapıya binen yük ve doğaya verilen zarar açısından daha fazla bedel demektir; bu yüzden turist başına gelirin artırılması, turizm politikasının en çok tartışılan hedeflerinden biridir.
Çözümlü örnek — Ucuzlayan lira, ucuzlayan tatil
Bir Alman turist, Türkiye'de bir haftalık tatil için yerel harcamalarını lira cinsinden planlıyor: konaklama, yeme içme ve gezilerin toplam maliyeti 30.000 lira. Euronun 30 lira ettiği bir yılda bu, 1.000 euroya denk gelir.
Ertesi yıl Türkiye'de fiyatlar lira cinsinden yüzde 40 artıyor; aynı tatil 42.000 liraya mal oluyor. Aynı yıl lira euro karşısında yüzde 50 değer kaybediyor ve euro 45 lira ediyor. Turistin ödediği tutar euro cinsinden 42.000 / 45 ≈ 933 euroya iner. Lira cinsinden fiyatlar yükselmiş olmasına rağmen, tatil turist için yaklaşık yüzde 7 ucuzlamıştır.
Bileşik turizm fiyatı dersinde gördüğümüz bu etki, iki yönlüdür. Türkiye, rakiplerine göre ucuzladığı için daha çok turist çekebilir; ama her turistten elde edilen döviz, yani turist başına gelir, düşer. Önceki örnekte gördüğümüz turist başına gelirdeki düşüşün bir kısmı bu mekanizmayla açıklanabilir. Öbür yandan, yerel fiyatlar kurdan hızlı tırmanırsa, Türkiye turistler için pahalanır ve talep zayıflar; bu da turizmin rekabet gücünün enflasyon ile kur arasındaki dengeye ne kadar bağlı olduğunu gösterir.
Çözümlü örnek — Turizm ihracatın ne kadarı?
Dünya Bankası verilerine göre turizm gelirinin Türkiye'nin toplam ihracatı içindeki payı 2005'te yüzde 19,5, 2010'da yüzde 16,7, 2016'da yüzde 13, 2019'da yüzde 16,3 ve 2020'de yüzde 6,6'ydı.
2005'te turizm geliri 20,76 milyar dolar ve ihracat payı yüzde 19,5 ise, toplam ihracat yaklaşık 20,76 / 0,195 ≈ 106 milyar dolardı. 2019'da turizm geliri 41,42 milyar dolar, payı yüzde 16,3 ise, toplam ihracat yaklaşık 41,42 / 0,163 ≈ 254 milyar dolardı. Turizm geliri bu dönemde yaklaşık iki katına çıkarken, toplam ihracat yaklaşık 2,4 katına çıktı.
Turizmin ihracattaki payının düşmesi, turizmin küçüldüğü anlamına gelmez; mal ihracatının ondan daha hızlı büyüdüğü anlamına gelir. Bu, Türkiye'nin dış gelirlerinin turizme bağımlılığının uzun dönemde azaldığını, ama turizmin hâlâ ihracatın altıda biri kadar büyük bir kalem olduğunu gösterir. 2020'deki yüzde 6,6, salgın gibi bir şokun bu kalemi ne kadar hızlı daraltabileceğini ve dış dengeyi nasıl sarsabileceğini hatırlatır.
Çözümlü örnek — Her şey dahil bir tatilin parası nereye gidiyor?
Bir Alman aile, bir tur operatöründen bir haftalık her şey dahil Antalya tatilini 3.000 euroya satın alıyor. Paketin 1.200 eurosu yabancı bir havayolunun uçuşuna ve tur operatörünün payına gidiyor; 1.800 eurosu Antalya'daki otele ödeniyor. Otel, bu gelirin yüzde 20'sini ithal gıda, içecek ve ekipmana harcıyor; ülkede kalan tutar yaklaşık 1.440 eurodur.
Aile, her şey dahil olduğu için otel dışında yalnızca 100 euro harcıyor: bir tekne turu ve birkaç hediyelik eşya. Ülkede kalan toplam harcama yaklaşık 1.540 eurodur; paketin yaklaşık yarısı.
Aynı aile yarım pansiyon bir otelde kalsaydı ve paket fiyatı biraz daha düşük olsaydı, örneğin otele 1.500 euro ödenseydi, aile otel dışında restoranlarda, kafelerde ve dükkânlarda 500 euro harcayabilirdi. Ülkede kalan harcama 1.500 × 0,8 + 500 = 1.700 euro olurdu. Her şey dahil sistem, ülkede kalan toplam harcamayı her zaman azaltmaz; ama harcamanın bölgede kime gittiğini değiştirir: gelir büyük otellerde toplanır, otel dışındaki küçük işletmelere daha az pay düşer. Turizmde döviz sızıntısı dersinde gördüğümüz sızıntının bir kısmı, paketin yabancı havayolu ve tur operatörü payından kaynaklanır.
Çözümlü örnek — Pazarlara bağımlılık
Bir ülkeye gelen turistlerin yüzde 25'i A ülkesinden, yüzde 20'si B'den, yüzde 15'i C'den, yüzde 10'u D'den, kalan yüzde 30'u ise her biri yüzde 3 paya sahip on farklı ülkeden geliyor. Pazar yoğunlaşmasını ölçmek için payların karelerinin toplamını alalım: 25² + 20² + 15² + 10² + 10 × 3² = 625 + 400 + 225 + 100 + 90 = 1.440.
A ülkesiyle bir siyasi kriz yaşanıyor ve oradan gelen turistler yarıya iniyor. Toplam turist sayısı 0,25 × 0,5 = yüzde 12,5 azalır. Turistlerin her biri yüzde 10 paylı on ülkeden geldiği daha dengeli bir yapıda, payların kareleri toplamı 10 × 10² = 1.000 olurdu; en büyük pazardaki aynı şok toplam turist sayısını yalnızca 0,10 × 0,5 = yüzde 5 azaltırdı.
Bu hesap, kaynak pazar yoğunlaşmasının kırılganlığı nasıl artırdığını gösterir. Türkiye'nin 2016'da yaşadığı düşüşün bir kısmı, büyük bir kaynak pazarla yaşanan siyasi krizden kaynaklanıyordu. Pazarları çeşitlendirmek, yani yeni ülkelerden turist çekmek, portföy çeşitlendirmesinin turizmdeki uygulamasıdır; ama yeni pazarlara ulaşmak için uçuş bağlantılarına, vize kolaylıklarına ve tanıtıma yatırım gerekir.
Çözümlü örnek — Kışa yeni bir ürün
Türkiye turizminin mevsimselliğini, Fiyatlama ve mevsimsellik dersinde, 2024'ün üçüncü çeyreğinin turizm gelirinin birinci çeyreğinkinin yaklaşık 2,6 katı olmasıyla görmüştük. Bir kıyı ili, kışın büyük ölçüde boş kalan otellerini sağlık ve kongre turizmiyle doldurmayı hedefliyor.
İlin otellerinde 100.000 yatak var ve kışın ortalama doluluk yüzde 25. Kış ayları boyunca, yani 120 gün içinde, 60.000 ek sağlık ve kongre turisti gelir, her biri ortalama 5 gece kalır ve gecelik ortalama 150 dolar harcarsa, ilin kış geliri 60.000 × 5 × 150 = 45 milyon dolar artar. Bu turistler 300.000 yatak gecesi doldurur; kışın satılabilir 12 milyon yatak gecesinin yüzde 2,5'i. Kış doluluğu yüzde 25'ten yüzde 27,5'e çıkar.
Bu hesap, ürün çeşitlendirmesinin değerini ve sınırlarını birlikte gösterir. Sağlık ve kongre turistleri her biri daha büyük bir fatura bırakır ve mevsimselliği biraz azaltır; ama kitle turizminin yaz hacmini kısa sürede telafi edecek büyüklükte değildir. Çeşitlendirme, büyük ve uzun soluklu bir dönüşümdür; hastaneler, kongre merkezleri, uçuş bağlantıları ve nitelikli işgücü gibi tamamlayıcı yatırımlar gerektirir.
Çözümlü örnek — Kısa dönemde nedensellik, uzun dönemde kopukluk
Gündüz ile Hatemi-J ve Katırcıoğlu'nun bulgularının nasıl birlikte doğru olabileceğini basit bir örnekle düşünelim. Bir ülkede turizm kazancı ile milli hasıla, kısa dönemde birlikte dalgalanıyor: dünya ekonomisinin iyi gittiği yıllarda hem turizm hem ihracat hem de yurt içi talep artıyor, kötü yıllarda hepsi düşüyor. Bu yüzden turizmdeki bir artış, sonraki yılın büyümesini istatistiksel olarak öngörebilir.
Ama uzun dönemde iki seri farklı patikalar izleyebilir. Ülke sanayileştikçe milli gelir turizmden çok daha hızlı büyür; turizm gelirinin milli gelire oranı zamanla değişir. Turizm gelirinde ise salgın ve kriz yıllarındaki büyük kırılmalar, iki serinin uzun dönemli ilişkisini bozar. Bu durumda eşbütünleşme testi, iki seri arasında kararlı bir uzun dönem ilişkisi bulamayabilir; kısa dönemli bir nedensellik testi ise turizmin büyümeyi öngördüğünü gösterebilir.
Bu örnek, iki çalışmanın sonuçlarının birbirini mutlaka çürütmediğini, farklı soruları cevapladığını düşündürür: biri kısa dönemli öngörü ilişkisine, öbürü uzun dönemli kararlı bir bağa bakar. Bir politika yapıcı için ders, turizmin büyümeye katkısını tek bir istatistiksel testin sonucuna dayandırmamak, farklı yöntemlerin bulgularını birlikte okumaktır.
Modelin sınırları
Bu dersteki hesaplar, Türkiye turizminin yapısını bu dizinin araçlarıyla göstermek için yapılmıştır. Dünya Bankası serileri yıllık ve ulusal düzeydedir; bölgeler arasındaki farkları, turistlerin harcama yapısını ve turizm gelirinin hangi kısmının ülkede kaldığını göstermez. Turist başına gelirdeki düşüşün nedenleri, yani kur etkisi, pazar bileşimi ve ürün yapısı, bu serilerden ayrıştırılamaz; bunun için ayrıntılı harcama anketleri gerekir.
Her şey dahil, pazar yoğunlaşması ve ürün çeşitlendirmesi örneklerindeki tutarlar varsayımdır. Ayrıca bu ders, Türkiye'nin turizm modelinin başarılı ya da başarısız olduğuna dair kesin bir yargıda bulunmaz: model, büyük bir talep ve döviz geliri yaratmış, ama mevsimsellik, dış şoklara duyarlılık, düşen turist başına gelir ve yerel ekonomiye sınırlı yayılım gibi sorunları da beraberinde getirmiştir. Bu güçlü ve zayıf yanların birlikte değerlendirilmesi, turizm politikasının önceliklerini belirlemenin başlangıç noktasıdır.
Uygulama
Özet kartı
- Türkiye'nin bugünkü turizm modelinin temellerinden biri, 1982'de kabul edilen 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'dur. Kanun, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinin ve turizm merkezlerinin belirlenmesini ve turizm yatırımlarının teşvik edilmesini düzenledi. Model, büyük ölçüde Akdeniz ve Ege kıyılarında yoğunlaşan, her şey dahil paketlerin önemli yer tuttuğu bir kitle turizmine dayanır.
- Dünya Bankası'nın Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü verilerine dayanan serilerine göre Türkiye'ye gelen turist sayısı 1995'te 7,7 milyondan 2019'da 51,7 milyona çıktı; yılda ortalama yaklaşık yüzde 8,2 büyüdü. Ama 2016'da yüzde 24,8, 2020'de yüzde 69 düştü; turizm, dış şoklara karşı çok duyarlıdır.
- Turist başına gelir 2014'te yaklaşık 962 dolardan 2019'da yaklaşık 800 dolara geriledi; turist sayısı bu dönemde yaklaşık yüzde 24 artarken gelir yalnızca yüzde 3,5 arttı. Kur etkisi, pazar bileşimi ve ürün yapısı bu düşüşün olası açıklamalarıdır. Turizm gelirinin ihracattaki payı 2005'te yüzde 19,5'ten 2019'da yüzde 16,3'e geriledi.
- Kaynak pazar yoğunlaşması, tek bir pazardaki şokun toplam talebe etkisini büyütür; her şey dahil sistemi, ülkede kalan harcamayı ve bunun bölgede kime gittiğini değiştirir. Ürün çeşitlendirmesi mevsimselliği azaltmayı ve turist başına geliri artırmayı amaçlar; ama tamamlayıcı yatırımlar gerektiren uzun bir dönüşümdür.
- Gündüz ve Hatemi-J kaldıraçlı önyükleme nedensellik testleriyle Türkiye için hipotezi desteklerken, Katırcıoğlu 1960–2006 yıllık verileriyle sınır testi ve Johansen yaklaşımını kullanarak turizm ile büyüme arasında eşbütünleşme bulamadı ve hipotezi reddetti. Bulgular yönteme ve döneme göre değişir; turizm teşvikleri genel bir büyüme iddiasına değil, belirli yatırımların getirisine dayanmalıdır.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Kitle turizmi | Mass tourism | Çok sayıda turistin standart paketlerle belirli yerlere ve mevsimlere yoğunlaştığı turizm |
| Her şey dahil sistemi | All-inclusive system | Konaklama, yemek, içecek ve otel etkinliklerinin tek bir fiyata dahil olduğu tatil |
| Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi | Culture and tourism conservation and development zone | 2634 sayılı Kanun kapsamında turizm için belirlenen koruma ve gelişim alanı |
| Kaynak pazar yoğunlaşması | Source market concentration | Turistlerin büyük kısmının az sayıda ülkeden gelmesi |
| Turist başına gelir | Receipts per arrival | Turizm gelirinin turist sayısına bölümü |
| Turizm ürünü çeşitlendirmesi | Tourism product diversification | Turizmin tek bir üründen farklı ürünlere yayılması |
Kendini sına
- (Çıktı 1) Kitle turizmi ile turizm ürünü çeşitlendirmesi arasındaki ilişkiyi açıkla. Türkiye neden ürün çeşitlendirmesini bir politika hedefi olarak görür?
- (Çıktı 2) Türkiye turizminin güçlü yanlarını ve kırılganlıklarını, bu dizinin en az üç farklı kavramını kullanarak açıkla.
- (Çıktı 3) 2019'da Türkiye'ye 51,75 milyon turist geldi ve turizm geliri 41,42 milyar dolardı; 2020'de 15,97 milyon turist geldi ve gelir 13,77 milyar dolardı. Turist sayısındaki ve gelirdeki yüzde düşüşü ve iki yılın turist başına gelirini hesapla.
- (Çıktı 3) Bir ülkenin turistlerinin yüzde 30'u A ülkesinden, yüzde 20'si B'den, yüzde 10'u C'den, kalan yüzde 40'ı her biri yüzde 4 paya sahip on ülkeden geliyor. Payların kareleri toplamını hesapla. A'dan gelen turistler yüzde 40 azalırsa toplam turist sayısı yüzde kaç düşer?
- (Çıktı 4) Gündüz ile Hatemi-J'nin ve Katırcıoğlu'nun bulguları birbiriyle çelişiyor mu? Farklı sonuçlara ulaşmalarının olası nedenlerini açıkla.
- (Çıktı 4) Bir miting konuşmasında şu cümle geçiyor: «Turizm Türkiye'nin büyüme motorudur; turist sayısını artıran her teşvik ülkeyi zenginleştirir.» Türkiye serileri ve iki makale ışığında bu iddianın hangi parçası ayakta kalır?
Cevaplar
- Kitle turizmi, çok sayıda turistin standart paketlerle belirli yerlere ve mevsimlere yoğunlaştığı turizm biçimidir; Türkiye'de büyük ölçüde deniz, kum ve güneşe dayanır. Turizm ürünü çeşitlendirmesi, turizmi bu tek üründen kültür, sağlık, kongre, gastronomi, doğa ve kış turizmi gibi farklı ürünlere yaymaktır. Türkiye ürün çeşitlendirmesini bir hedef olarak görür, çünkü kitle turizmine bağımlılık mevsimselliği, dış şoklara ve az sayıda pazara duyarlılığı artırır ve turist başına geliri sınırlar; farklı ürünler kışın kapasiteyi doldurabilir, farklı pazarlardan turist çekebilir ve daha yüksek harcama yapan turistlere ulaşabilir.
- Güçlü yanları: Avrupa'ya yakınlık ve rekabetçi fiyatlar, yani düşük bir bileşik turizm fiyatı; Antalya gibi bölgelerde yoğunlaşan büyük bir kapasite; seyahat gelirleriyle cari dengeye büyük katkı. Kırılganlıkları: kaynak pazar yoğunlaşması ve risk algısına duyarlılık, 2016 ve 2020'deki büyük düşüşlerde görüldüğü gibi; yaz aylarında yoğunlaşan yüksek bir mevsimsellik oranı; talebin kalıcılığı nedeniyle şokların etkisinin birkaç yıla yayılması; düşen turist başına gelir ve her şey dahil sisteminin yerel ekonomiye sınırlı yayılımı; kıyılardaki aşırı turizm ve konut piyasası üzerindeki baskı.
- Turist sayısı (51,75 − 15,97) / 51,75 ≈ yüzde 69,1, gelir (41,42 − 13,77) / 41,42 ≈ yüzde 66,8 düştü. Turist başına gelir 2019'da 41,42 / 51,75 ≈ 800 dolar, 2020'de 13,77 / 15,97 ≈ 862 dolardı. Turist başına gelir 2020'de yükseldi; bunun bir olası açıklaması, salgın döneminde gelen turistlerin daha uzun kalması ya da farklı bir pazar bileşimine sahip olmasıdır.
- Payların kareleri toplamı 30² + 20² + 10² + 10 × 4² = 900 + 400 + 100 + 160 = 1.560'tır. A'dan gelen turistler yüzde 40 azalırsa, toplam turist sayısı 0,30 × 0,40 = yüzde 12 düşer.
- İki bulgu ilk bakışta çelişir: biri Türkiye için hipotezi destekler, öbürü reddeder. Ama farklı soruları cevaplıyor olabilirler. Gündüz ile Hatemi-J, kısa dönemli öngörü ilişkisini sınayan kaldıraçlı önyükleme nedensellik testleri kullandı; Katırcıoğlu ise önce iki serinin uzun dönemde kararlı birbirine bağlı kalıp kalmadığını sınadı ve böyle bir ilişki bulamadı. Ayrıca kullanılan dönemler, veri sıklığı ve değişkenlerin tanımı farklı olabilir. Turizm, kısa dönemde büyümeyi öngörebilir ama uzun dönemde milli gelirle kararlı bir ilişki içinde olmayabilir; örneğin sanayileşme milli geliri turizmden daha hızlı büyütüyorsa.
- Görüşün doğru yanı, turizmin Türkiye'ye büyük bir döviz geliri, istihdam ve cari dengeye katkı sağladığıdır. Ama turizmin büyüme motoru olduğu istatistiksel olarak kesinleşmiş değildir: Gündüz ile Hatemi-J hipotezi desteklerken, Katırcıoğlu eşbütünleşme bulamayıp reddetmiştir. Ayrıca turist sayısını artırmak, geliri aynı oranda artırmaz: 2014 ile 2019 arasında turist sayısı yaklaşık yüzde 24 artarken gelir yalnızca yüzde 3,5 arttı ve turist başına gelir düştü. Daha fazla turist, kalabalık, altyapı yükü, çevresel maliyet ve konut piyasası üzerinde baskı gibi bedeller de getirir; teşviklerin döviz sızıntısı yoluyla gelirin bir kısmını yurt dışına taşıdığı da unutulmamalıdır. Bu yüzden turist sayısını artıran her teşvik ülkeyi zenginleştirmez; teşviklerin değeri, turist başına geliri, yerel ekonomiye yayılımı ve dışsal maliyetleri birlikte hesaba katılarak değerlendirilmelidir.
İleri okuma
- Lütfi Gündüz, Abdulnasser Hatemi-J (2005). «Is the Tourism-Led Growth Hypothesis Valid for Turkey?». Applied Economics Letters 12(8). Türkiye'de turizm kaynaklı büyüme hipotezinin nedensellik testleriyle sınanması.
- Salih Katırcıoğlu (2009). «Revisiting the Tourism-Led-Growth Hypothesis for Turkey Using the Bounds Test and Johansen Approach for Cointegration». Tourism Management 30(1). Aynı hipotezin eşbütünleşme yöntemleriyle yeniden sınanması.
- Serdar Ongan, Destan Demiröz (2005). «The Contribution of Tourism to the Long-Run Turkish Economic Growth». Ekonomický časopis 53(9). Türkiye'de turizm ile büyüme arasındaki iki yönlü ilişki.
- Dünya Bankası. World Development Indicators. Uluslararası turist varışları, turizm gelirleri ve turizm gelirinin ihracattaki payı.
Sonraki derse köprü
Bu dersle turizm dizisini Türkiye'nin turizm modeliyle kapattık. Turizmin geleceğine dair tartışmanın merkezinde, turist başına geliri artırmak ve çeşitlendirmek vardı; bunun için gereken nitelikli işgücü ise eğitime dayanır. Sıradaki dizi eğitim ekonomisini ele alıyor ve ilk sorusu temeldir: bir yıl daha okula gitmek, bir insanın gelecekteki kazancını ne kadar artırır? Daha çok okuyanların daha çok kazanması, eğitimin kendisinden mi, yoksa okumaya devam edenlerin zaten farklı özelliklere sahip olmasından mı kaynaklanır ve bu iki etki nasıl ayrıştırılır? Eğitimin bireye ve topluma getirisi neden farklı olabilir? Sıradaki ders eğitimin getirisini ele alıyor.