Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- 1944'te New York limanında Anna C mavnası bekçisi yokken batınca, yargıç Learned Hand 1947'de sorumluluğun, önlemin yükü B'nin, zarar olasılığı P ile zarar L'nin çarpımından küçük olup olmadığına bağlı olduğunu yazdı; bu formül, ihmalin belirlenmesinde maliyet-fayda analizinin ilk kullanımı sayılır.
- Hand formülünün marjinal yorumuna göre özen, bir birim daha özenin maliyeti beklenen zarardaki azalmayı aştığı noktaya kadar artırılmalıdır; bu dersteki markette bu nokta levha ve saatlik kurulamaydı. Sıfır kaza genellikle istenen hedef değildir.
- Kusursuz sorumluluk zarar vereni toplumsal maliyetin tamamını görmeye zorlar ve hem özeni hem faaliyet düzeyini doğru yönlendirir, ama müterafik kusur savunması olmadan zarar görenin özenini zayıflatır. Kusur sorumluluğu iki tarafın da özenini sağlayabilir, ama faaliyet düzeyini fazla bırakır.
- Kessler ile McClellan, malpraktis sorumluluğunu azaltan reformların yaşlı kalp hastalarında tıbbi harcamaları ölümleri etkilemeden yüzde 5 ile 9 azalttığını buldu; sorumluluk aşırı caydırıcı olabilir.
- Cohen ile Dehejia, kusursuz sigorta sistemlerine geçişin kaza sorumluluğunu azaltarak trafik ölümlerini yaklaşık yüzde 6 artırdığını buldu; sorumluluk yetersiz de olabilir. Ürün sorumluluğu, riski en iyi bilen üreticiye bu riski fiyata yansıttırır; yakalanmama olasılığı ise tazminatların caydırıcılığını azaltır.
Öğrenme çıktıları
- Hatırlama — Hand formülünü, kusur sorumluluğunu, kusursuz sorumluluğu, müterafik kusuru, faaliyet düzeyini ve savunmacı tıbbı tanımlar.
- Anlama — Sorumluluk kurallarının kazaları önlemek için taraflara nasıl özen teşviki verdiğini ve farklı kuralların özen ile faaliyet düzeyini neden farklı etkilediğini açıklar.
- Uygulama — Bir kazanın toplumsal maliyetini en aza indiren özen düzeyini, kusur ve kusursuz sorumluluk altında tarafların seçimlerini ve iki tarafın da özen gösterebildiği kazalarda sonucu hesaplar.
- Değerlendirme — Kessler ile McClellan'ın savunmacı tıp bulgusunu ve Cohen ile Dehejia'nın kusursuz sigorta bulgusunu kullanarak sorumluluk kurallarının aşırı ve yetersiz caydırıcılığını değerlendirir.
Sezgi
Açılış
Bir market, yağmurlu bir günde girişindeki ıslak zemine bir uyarı levhası koymuyor ve bir müşteri kayıp düşerek bileğini kırıyor. Müşteri tedavi masraflarını ve çalışamadığı günlerin kaybını marketten istiyor. Market ise zeminin ıslak olduğunun açıkça görülebildiğini, müşterinin telefonuna bakarak yürüdüğünü ve dikkatli olsaydı düşmeyeceğini söylüyor.
Bu tür anlaşmazlıklar, haksız fiil hukukunun konusudur: iki taraf arasında bir sözleşme yokken, birinin davranışı öbürüne zarar verdiğinde, zararı kimin karşılayacağı. Sonradan bakıldığında soru, bu davada kimin haklı olduğudur. Ama bu kursun ilk dersinde gördüğümüz önceden bakış, başka bir soruyu öne çıkarır: hangi kural, marketleri ve müşterileri gelecekte kazaları önlemek için doğru önlemleri almaya yöneltir?
Market bir uyarı levhası koysaydı ya da zemini daha sık kurulasaydı, kaza belki hiç olmayacaktı. Müşteri telefonuna bakmadan yürüseydi de öyle. Kazaların çoğunda iki tarafın da alabileceği önlemler vardır ve bu önlemlerin bir maliyeti vardır. Bu ders, sorumluluk kurallarının bu önlemleri nasıl yönlendirdiğini ve bir yargıcın bu soruyu 1947'de nasıl bir formüle döktüğünü ele alıyor.
Hikâye — New York limanında bir mavna
4 Ocak 1944'te, İkinci Dünya Savaşı'nın en yoğun günlerinde, New York limanının North River kıyısındaki 52 numaralı iskelede, içinde ABD hükümetine ait un yüklü Anna C adlı bir mavna bağlıydı. Mavnayı bir demiryolu şirketi kiralamıştı ve kira sözleşmesi, mavnanın sahibi Conners Marine şirketinin sabah 8'den akşam 4'e kadar mavnada bir bekçi bulundurmasını içeriyordu. Anna C'nin dış tarafına beş mavna daha bağlanmıştı.
O gün Carroll adlı bir römorkör, yandaki iskeledeki bir mavnayı çekip çıkarmak için geldi. Römorkörün tayfası, işini yapabilmek için 52 numaralı iskeledeki mavnaların halatlarını yeniden düzenledi. Kısa süre sonra mavna dizisi bağlantısından kurtuldu ve sürüklenmeye başladı. Anna C bir tankere çarptı, su almaya başladı, yan yattı, yükünü döktü ve battı. Olay sırasında mavnanın bekçisi görev yerinde değildi. Bekçi mavnada olsaydı, su aldığını görebilecek, yakındaki römorkörlerden yardım isteyebilecek ve yükün kaybını ve batmayı önleyebilecekti.
Dava, ABD Temyiz Mahkemesi'nde yargıç Learned Hand'in önüne geldi. Hand, 1947'de yazdığı kararda, mavna sahibinin ihmalkâr olup olmadığını şöyle ele aldı: her gemi ara sıra bağlantısından kurtulur ve kurtulduğunda çevresi için bir tehlike olur; sahibinin bu tehlikeye karşı önlem alma yükümlülüğü üç değişkene bağlıdır: mavnanın kurtulma olasılığı, kurtulursa doğacak zararın büyüklüğü ve yeterli önlemin yükü. Hand bu fikri cebirsel olarak da ifade etti: olasılık P, zarar L ve yük B ile gösterilirse, sorumluluk, B'nin L ile P'nin çarpımından küçük olup olmadığına bağlıydı.
Hand, savaş döneminin yoğun liman trafiğinde mavnaların sürekli çekilip götürüldüğünü, telaş içinde işin her zaman yeterli özenle yapılmayabileceğini ve bu koşullarda mavna sahibinin gündüz çalışma saatlerinde mavnada bir bekçi bulundurmasının makul bir gereklilik olduğunu yazdı. Mavna sahibi, zararın bir kısmından sorumlu tutuldu. Brown Üniversitesi'nden Allan Feldman ile Jeonghyun Kim'in 2002 tarihli bir çalışmasının belirttiği gibi, bu karar hukukun ekonomik analizi literatüründe, ihmalin belirlenmesinde maliyet-fayda analizinin ilk kullanımı olarak kutsal bir yere sahip oldu.
Kavram
Hand'in kararından doğan ölçüt şudur.
Haksız fiil hukukunun temel sorumluluk kurallarından biri şudur.
Öbür temel kural şudur.
İki tarafın da özen gösterebildiği kazalarda önemli bir kural şudur.
Özenden farklı ama aynı ölçüde önemli bir karar şudur.
Sorumluluk kurallarının aşırı caydırıcılığının bir örneği şudur.
Veri ve kanıt
Bu bulgu, sorumluluk kurallarının aşırı caydırıcı olabileceğini gösterir. Hand formülü, hekimin ancak beklenen faydası maliyetinden büyük olan tetkikleri yapmasını öngörür. Ama hekim, mahkemelerin geriye dönük olarak neyin gerekli olduğuna karar vereceğini ve hatalı kararlar verebileceğini düşünürse, faydası maliyetinden düşük tetkikleri de yapmaya başlar. Sorumluluk baskısı azaldığında harcamaların düşmesi ve ölüm oranlarının değişmemesi, bu ek harcamaların hastaya bir fayda sağlamadığını düşündürür.
Bu çalışmadaki kusursuz sistem, sürücülerin kazalarda kendi sigortalarından tazminat aldığı ve karşı tarafı dava etme olanağının sınırlandığı bir sistemdir; bu dersteki kusursuz sorumluluktan farklıdır. Bu sistem, kazaya yol açan sürücünün sorumluluğunu azaltır. İki çalışma birlikte, sorumluluk kurallarının iki yönde de hata yapabileceğini gösterir: fazla sorumluluk, tıpta olduğu gibi faydası düşük önlemlere; az sorumluluk ise trafikte olduğu gibi yetersiz özene yol açabilir. Doğru sorumluluk düzeyi, her alanda ayrı ayrı ölçülmelidir.
Yaygın yanlış«Bir kaza olduysa, zarar veren mutlaka ihmalkârdır; daha dikkatli olsaydı kaza olmazdı.»
Hemen her kaza, bir önlemle önlenebilirdi; ama her önlem maliyetlidir. Hand formülüne göre ihmal, maliyeti önleyeceği beklenen zarardan küçük olan bir önlemin alınmamasıdır. Maliyeti beklenen zarardan büyük bir önlemi almamak ihmal değildir; o düzeyde kalan kazalar, toplum açısından kabul edilebilir bir riskin sonucudur. Sıfır kaza, çoğu faaliyette ne mümkün ne de istenir bir hedeftir.
Yaygın yanlış«Sorumluluk ne kadar ağır olursa, insanlar o kadar dikkatli davranır ve toplum o kadar iyi durumda olur.»
Kessler ile McClellan'ın savunmacı tıp bulgusu, ağır sorumluluk baskısının faydası maliyetinden düşük önlemlere yol açabileceğini gösterir. Mahkemelerin hata yapabildiği, zararın belirsiz olduğu durumlarda aşırı sorumluluk, aşırı özene ve faaliyetin gereksiz yere azalmasına neden olur. Cohen ile Dehejia'nın bulgusu ise yetersiz sorumluluğun da ölümlere yol açabileceğini gösterir; hedef, sorumluluğun en ağır değil, en doğru düzeyidir.
Neden önemli?
Kazalar, modern ekonomilerde büyük bir maliyettir: trafik kazaları, iş kazaları, ürünlerden kaynaklanan yaralanmalar ve tıbbi hatalar, her yıl çok sayıda insanın ölümüne ve yaralanmasına yol açar. Haksız fiil hukuku, bu kazaların maliyetlerinin kime yükleneceğini belirleyerek, kazaları önleme teşviklerini doğrudan biçimlendirir. Kuralların tasarımı, hem kazaların sayısını hem de önlemlerin maliyetini etkiler.
Sorumluluk kuralları ayrıca sigorta piyasalarıyla etkileşir. Zarar verenlerin çoğu sorumluluklarına karşı sigortalıdır ve sigortanın kendisi, önceki derslerde gördüğümüz ahlaki tehlike yoluyla özeni azaltabilir. Sigorta primlerinin sürücülerin geçmiş kazalarına ya da hekimlerin dava geçmişine göre farklılaştırılması, bu sorunu hafifletmenin bir yoludur.
Tıbbi hataların ve savunmacı tıbbın maliyeti, sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliği açısından da önemlidir. Malpraktis davalarının artması, hekimleri gereksiz tetkiklere ve riskli hastalardan kaçınmaya yöneltebilir; öte yandan davaların caydırıcılığı zayıfsa, hataların önlenmesi için yeterli teşvik oluşmayabilir. Bu dengeyi kurmak, haksız fiil hukukunun iktisadi analizinin doğrudan uygulama alanıdır.
Model
Çözümlü örnek — Toplum için en iyi özen
Bir market, ıslak zeminler için dört farklı özen düzeyi arasında seçim yapabilsin. Hiçbir önlem almazsa maliyeti sıfır, yılda beklenen kaza zararı 100 bin liradır. Uyarı levhası koyarsa maliyet 10 bin, beklenen zarar 70 bin; levhaya ek olarak zemini saatte bir kurularsa maliyet 20 bin, beklenen zarar 55 bin; bir de girişe emici bir halı döşerse maliyet 30 bin, beklenen zarar 50 bin lira olur.
Toplumsal maliyet, önlem maliyeti ile beklenen zararın toplamıdır: sırasıyla 100, 80, 75 ve 80 bin lira. En düşük toplumsal maliyet, ikinci önlem düzeyinde, yani levha ve saatlik kurulama ile elde edilir.
Hand formülünün marjinal yorumu aynı sonuca götürür. Levha koymak 10 bin liraya 30 bin liralık beklenen zararı önler; alınmalıdır. Saatlik kurulama, 10 bin lira ek maliyetle beklenen zararı 15 bin lira daha azaltır; alınmalıdır. Emici halı ise 10 bin lira ek maliyetle beklenen zararı yalnızca 5 bin lira azaltır; alınmamalıdır. Hand formülü, her ek önlemin marjinal maliyeti ile marjinal faydasını karşılaştırır ve marjinal maliyet marjinal faydayı aştığı noktada durur. Sayılar varsayımdır.
Çözümlü örnek — Üç kural, bir karar
Aynı market için üç sorumluluk kuralını karşılaştıralım. Birincisi, sorumluluğun hiç olmadığı kuraldır: market hiçbir kazadan sorumlu tutulmaz. Market yalnızca önlem maliyetini görür ve hiçbir önlem almaz; toplumsal maliyet 100 bin liradır.
İkincisi kusursuz sorumluluktur: market, önlem alıp almadığından bağımsız olarak bütün kazaların zararını öder. Marketin toplam maliyeti, önlem maliyeti ile beklenen tazminatın toplamıdır; bu, toplumsal maliyetle aynıdır. Market, toplumsal maliyeti en aza indiren ikinci özen düzeyini seçer.
Üçüncüsü kusur sorumluluğudur ve mahkeme özen standardını ikinci düzey olarak belirlemiş olsun. Market bu standardın altında kalırsa, örneğin yalnızca levha koyarsa, kazaların bütün zararından sorumlu olur: toplam maliyeti 10 + 70 = 80 bin liradır. Standarda uyarsa sorumlu tutulmaz ve yalnızca önlem maliyetini, 20 bin lirayı öder. Standardın üstüne çıkarsa 30 bin lira öder. Market standarda uyar. Kusur sorumluluğu da, standart doğru belirlendiği sürece, market için doğru özen düzeyini sağlar; ama bu kez kazaların kalan zararını, yani 55 bin lirayı, müşteriler üstlenir. Sayılar varsayımdır.
Çözümlü örnek — İki tarafın da özeni
Kazaların çoğunda zarar görenin de alabileceği önlemler vardır. Market zemini kurulayabilir, 20 bin lira maliyetle; müşteri de telefonuna bakmadan yürüyerek, kendisi için 5 bin liralık bir zahmetle. Beklenen zarar dört durumda şöyle olsun: iki taraf da önlem almazsa 100 bin, yalnızca market alırsa 40 bin, yalnızca müşteri alırsa 60 bin, ikisi de alırsa 20 bin lira.
Toplumsal maliyetler 100, 60, 65 ve 45 bin liradır; en iyisi iki tarafın da önlem almasıdır. Müterafik kusur savunması olmayan kusursuz sorumlulukta, market her durumda zararı öder. Müşteri, zararı tazmin edileceği için önlem almaz. Market, müşterinin önlem almayacağını bilerek kendi önlemini alır: 20 + 40 = 60 bin lira, önlemsiz 100 bin liradan azdır. Sonuç yalnızca marketin önlem aldığı durumdur ve toplumsal maliyet 60 bin liradır.
Kusur sorumluluğunda ise, standart marketin önlem almasıysa, market önlem alır ve sorumluluktan kurtulur. Kalan zararı müşteri üstlenir; müşteri 5 bin lira harcayarak beklenen zararını 40 binden 20 bine indirebilir ve önlem alır. Sonuç iki tarafın da önlem aldığı durumdur ve toplumsal maliyet 45 bin liradır. Kusursuz sorumluluğa müterafik kusur savunması eklenirse, yani müşteri önlem almadığında tazminat alamazsa, müşteri de önlem alır ve aynı iyi sonuca ulaşılır. Sayılar varsayımdır.
Çözümlü örnek — Özen ile faaliyet düzeyi
Bir kargo şirketi, bir kentte her gün belirli sayıda teslimat yapıyor. Her teslimat ona azalan bir kâr sağlıyor: birinci yüz teslimat tanesi 10 lira, ikinci yüz 7 lira, üçüncü yüz 4 lira ve dördüncü yüz 2 lira kazandırıyor. Şirket gerekli bütün özeni gösterdiğinde bile, her teslimatın bir yayaya ya da başka bir araca verdiği beklenen zarar 3 liradır.
Toplum açısından bir teslimat, ancak kârı beklenen zarardan büyükse yapılmalıdır: ilk üç yüz teslimat yapılmalı, dördüncü yüz yapılmamalıdır. Kusursuz sorumlulukta şirket her teslimatın 3 liralık zararını öder ve dördüncü yüzü yapmaz; çünkü 2 liralık kâr, 3 liralık tazminatı karşılamaz.
Kusur sorumluluğunda ise şirket, gerekli özeni gösterdiği sürece hiçbir kazadan sorumlu değildir. Her teslimat ona yalnızca kârını getirir ve dördüncü yüzü de yapar. Özen doğru düzeydedir, ama faaliyet fazladır. Kusur sorumluluğu, mahkemelerin her yolculukta ne kadar dikkatli olunduğunu değerlendirebildiği, ama yolculuğun yapılmaya değip değmediğini değerlendiremediği için bu sonucu verir. Bir mahkeme, sürücünün hız sınırına uyup uymadığını sorar; o yolculuğa hiç çıkmaması gerekip gerekmediğini sormaz. Tehlikeli faaliyetler için kusursuz sorumluluğun tercih edilmesinin bir nedeni budur. Sayılar varsayımdır.
Çözümlü örnek — Ürün sorumluluğu ve fiyat
Bir elektrikli ısıtıcı üreticisi, cihazlarına bir aşırı ısınma sensörü takıp takmamaya karar versin. Sensörün cihaz başına maliyeti 20 lira, cihaz başına beklenen yangın zararını 60 liradan 10 liraya indiriyor. Toplum açısından sensör takılmalıdır: 20 lira harcayarak 50 liralık beklenen zarar önlenir.
Üretici kusursuz ürün sorumluluğu altındaysa, her cihazın beklenen zararını tazminat olarak öder. Sensörsüz cihazın maliyetine 60 lira, sensörlü cihazın maliyetine 20 + 10 = 30 lira eklenir; üretici sensörü takar ve beklenen tazminatı fiyata yansıtır. Tüketici cihaz için 30 lira fazla öder, ama karşılığında daha güvenli bir cihaz alır ve olası bir yangında tazmin edilir.
Sorumluluk olmasaydı, sonuç tüketicilerin ne kadar bilgili olduğuna bağlı olurdu. Tüketiciler her cihazın yangın riskini bilseydi, sensörlü cihaza 50 lira fazla ödemeye razı olur ve üretici sensörü yine takardı; piyasa, sorumluluk olmadan da doğru sonuca ulaşırdı. Ama tüketiciler riski bilmiyorsa ya da küçük olasılıkları küçümsüyorsa, sensörsüz ucuz cihazı seçer ve üreticinin sensör takmak için bir teşviki kalmaz. Ürün sorumluluğunun iktisadi gerekçesi, bu bilgi açığıdır: riski en iyi bilen ve en ucuza azaltabilen taraf olan üreticiyi, bu riski fiyatına katmaya zorlar. Sayılar varsayımdır.
Çözümlü örnek — Mavna ve bekçi
Hand'in formülünü Carroll Towing davasına sayılarla uygulayalım. Mavnada gündüz çalışma saatlerinde bir bekçi bulundurmanın günlük maliyeti 50 lira olsun. Savaş döneminin yoğun liman trafiğinde, bir mavnanın bekçisizken bağlantısından kurtulup batma olasılığı gündüz saatlerinde günde yüzde 0,5, bekçi varken yüzde 0,1 olsun. Bir mavna ve yükünün kaybı 50 bin lira olsun.
Bekçinin önlediği beklenen zarar (0,005 − 0,001) × 50 bin = 200 liradır ve 50 liralık maliyetinden büyüktür. B < PL koşulu sağlanır: bekçi bulundurmamak ihmaldir. Hand'in «gündüz çalışma saatlerinde» ifadesi de bu hesabın bir parçasıdır: gece saatlerinde liman trafiği azaldığı için kurtulma olasılığı düşüktür ve gece bekçisinin maliyeti önleyeceği zarardan büyük olabilir.
Feldman ile Kim, gerçek davanın bu basit tablodan daha karmaşık olduğunu gösterdi: kazada römorkörün tayfası da halatları düzgün bağlamamıştı ve Hand zararı birden fazla taraf arasında paylaştırdı. İki tarafın da özen gösterebildiği kazalarda, her tarafın özeninin öbürününkine bağlı olduğu bir oyun ortaya çıkar ve Hand formülünün her tarafa ayrı ayrı uygulanması her zaman etkin sonucu vermeyebilir. Sayılar varsayımdır.
Çözümlü örnek — Mahkemelerin hatası ve savunmacı tıp
Bir hekim, bir hastanın şikâyeti için 500 liralık bir tetkik yapıp yapmamaya karar versin. Tetkik, yüzde 0,1 olasılıkla ciddi bir hastalığı erken yakalar ve bu erken teşhisin değeri 200 bin liradır. Tetkikin beklenen tıbbi faydası 0,001 × 200 bin = 200 liradır ve 500 liralık maliyetinden düşüktür; toplum açısından tetkik yapılmamalıdır.
Hastalık gözden kaçarsa, hasta hekimi dava edebilir. Mahkemeler, geriye dönük bakışla, hastalığın var olduğu bilindikten sonra tetkikin gerekli olduğuna hükmetme eğiliminde olsun; bu durumda hekimin tazminat ödeme olasılığı yüzde 60, tazminat 800 bin lira olsun. Hekim açısından tetkiki yapmamanın beklenen maliyeti 0,001 × 0,6 × 800 bin = 480 liradır. Buna itibar kaybı ve dava süreciyle geçen zaman eklendiğinde, 500 liralık tetkik hekim için yapılmaya değer hâle gelir.
Bu hesap, savunmacı tıbbın mekanizmasını gösterir: mahkemelerin geriye dönük yanlılığı ve tazminatların gerçek zararın üstünde kalması, hekimleri faydası düşük tetkiklere yöneltir. Kessler ile McClellan'ın bulduğu yüzde 5 ile 9'luk harcama düşüşü, sorumluluk baskısı azaldığında bu tür tetkiklerin azaldığını düşündürür. Sayılar varsayımdır.
Çözümlü örnek — Sorumluluğun azalmasının bedeli
Bir ülkede yılda 40 bin trafik ölümü olsun ve ülke, kazaya yol açan sürücülerin sorumluluğunu azaltan bir kusursuz sigorta sistemine geçsin. Cohen ile Dehejia'nın ABD için tahmin ettiği yaklaşık yüzde 6'lık artış bu ülkeye aynen uygulansaydı, bu yılda 2.400 ek ölüm demek olurdu.
Kusursuz sigorta sistemlerinin savunucuları, bu sistemlerin dava maliyetlerini azalttığını, kazazedelerin tazminatlarını daha hızlı almasını sağladığını ve kimin kusurlu olduğuna dair pahalı ve öngörülemez mahkeme süreçlerini ortadan kaldırdığını vurgular. Bu faydalar gerçektir ve hesaba katılmalıdır. Ama bu faydalar, sürücülerin kaza sorumluluğunun azalmasıyla daha az dikkatli sürmesinin bedeliyle karşılaştırılmalıdır.
Bu karşılaştırma, haksız fiil hukukunun iki işlevini birbirinden ayırır: kazazedeleri tazmin etmek ve kazaları önlemek. Kusursuz sigorta sistemleri birinci işlevi daha ucuz ve hızlı yerine getirebilir, ama ikinci işlevi zayıflatabilir. Sigorta primlerinin sürücülerin kaza geçmişine göre farklılaştırılması, önleme işlevinin bir kısmını geri kazandırmanın bir yoludur. Sayılar varsayımdır.
Modelin sınırları
Bu dersteki modeller, tarafların kazaların olasılıklarını ve zararlarını doğru bildiğini, mahkemelerin özen standardını doğru belirlediğini ve zarar verenin tazminatı ödeyebilecek varlığa sahip olduğunu varsaydı. Gerçekte insanlar küçük olasılıkları yanlış algılar, mahkemeler standartları belirsiz ve tutarsız biçimde uygular ve zarar verenlerin bir kısmı, özellikle küçük firmalar ve bireyler, büyük bir tazminatı ödeyemez. Tazminatı ödeyemeyecek kadar varlıksız bir zarar veren için sorumluluk kuralı caydırıcı olmaz; zorunlu sigorta ve asgari sermaye şartları bu sorunun kısmi çözümleridir. Zarar gören her zaman dava açmaz da: zarar küçükse ya da zarar verenin kim olduğu belirsizse, pek çok kaza hiç tazmin edilmez. Zarar verenlerin yalnızca yarısı dava ediliyorsa, her davada ödenen tazminat gerçek zararın iki katı olmadıkça, zarar verenin beklenen maliyeti gerçek zararın altında kalır. Bazı hukuk sistemlerindeki cezalandırıcı tazminatların iktisadi gerekçelerinden biri, bu yakalanmama olasılığını telafi etmektir.
Ayrıca haksız fiil hukuku, kazaları önlemenin tek aracı değildir. Güvenlik düzenlemeleri, denetimler, vergiler ve sigorta primleri de kazaları önlemeye yönelik teşvikler yaratır. Hangi aracın daha iyi olduğu, bilginin kimde olduğuna, kazaların ne sıklıkta ve ne büyüklükte olduğuna ve dava sisteminin maliyetine bağlıdır. Sorumluluk kuralları, bir kaza olduktan sonra devreye girer; düzenlemeler ise kazadan önce davranışı doğrudan sınırlar.
Uygulama
Özet kartı
- 1944'te New York limanında Anna C mavnası bekçisi yokken batınca, yargıç Learned Hand 1947'de sorumluluğun, önlemin yükü B'nin, zarar olasılığı P ile zarar L'nin çarpımından küçük olup olmadığına bağlı olduğunu yazdı; bu formül, ihmalin belirlenmesinde maliyet-fayda analizinin ilk kullanımı sayılır.
- Hand formülünün marjinal yorumuna göre özen, bir birim daha özenin maliyeti beklenen zarardaki azalmayı aştığı noktaya kadar artırılmalıdır; bu dersteki markette bu nokta levha ve saatlik kurulamaydı. Sıfır kaza genellikle istenen hedef değildir.
- Kusursuz sorumluluk zarar vereni toplumsal maliyetin tamamını görmeye zorlar ve hem özeni hem faaliyet düzeyini doğru yönlendirir, ama müterafik kusur savunması olmadan zarar görenin özenini zayıflatır. Kusur sorumluluğu iki tarafın da özenini sağlayabilir, ama faaliyet düzeyini fazla bırakır.
- Kessler ile McClellan, malpraktis sorumluluğunu azaltan reformların yaşlı kalp hastalarında tıbbi harcamaları ölümleri etkilemeden yüzde 5 ile 9 azalttığını buldu; sorumluluk aşırı caydırıcı olabilir.
- Cohen ile Dehejia, kusursuz sigorta sistemlerine geçişin kaza sorumluluğunu azaltarak trafik ölümlerini yaklaşık yüzde 6 artırdığını buldu; sorumluluk yetersiz de olabilir. Ürün sorumluluğu, riski en iyi bilen üreticiye bu riski fiyata yansıttırır; yakalanmama olasılığı ise tazminatların caydırıcılığını azaltır.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Hand formülü | Hand formula | Önlemin maliyeti beklenen zarardan küçükse önlem almamanın ihmal sayılması: B < PL |
| Kusur sorumluluğu | Negligence rule | Zarar verenin yalnızca özen standardının altında kaldığında sorumlu olduğu kural |
| Kusursuz sorumluluk | Strict liability | Zarar verenin özenden bağımsız olarak bütün zararlardan sorumlu olduğu kural |
| Müterafik kusur | Contributory negligence | Zarar görenin de özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek zarara katkıda bulunması |
| Faaliyet düzeyi | Activity level | Riskli bir faaliyetin ne sıklıkla ya da ne ölçüde yapıldığı |
| Savunmacı tıp | Defensive medicine | Hekimlerin dava riskine karşı tıbbi gereği olmayan tetkik ve tedaviler uygulaması |
Kendini sına
- (Çıktı 1) Hand formülünü açıkla ve marjinal yorumunun neden önemli olduğunu bir örnekle göster. Formül, bir kazanın hiç olmamasını mı hedefler?
- (Çıktı 2) Bir tehlikeli madde taşıma şirketi için kusur sorumluluğu mu, kusursuz sorumluluk mu daha uygundur? Özen ve faaliyet düzeyi kavramlarıyla gerekçelendir.
- (Çıktı 3) Bir fabrikanın üç özen düzeyinin maliyetleri 0, 15 ve 35 bin, beklenen kaza zararları ise 80, 50 ve 40 bin liradır. Toplum için en iyi özen düzeyi hangisidir? Kusursuz sorumluluk altında ve özen standardı ikinci düzey olan kusur sorumluluğu altında fabrika hangi düzeyi seçer?
- (Çıktı 3) Bir kazada zarar verenin önlem maliyeti 30, zarar görenin 10 bin liradır. Beklenen zarar, iki taraf da önlem almazsa 120, yalnızca zarar veren alırsa 50, yalnızca zarar gören alırsa 70, ikisi de alırsa 25 bin liradır. Toplum için en iyi durum hangisidir? Müterafik kusur savunması olmayan kusursuz sorumlulukta ve zarar verenin önlem almasını standart kabul eden kusur sorumluluğunda sonuç ne olur?
- (Çıktı 4) Kessler ile McClellan'ın bulgusu, malpraktis sorumluluğunun tamamen kaldırılması gerektiğini mi gösterir? Bulgunun kapsamını ve sınırlarını açıkla.
- (Çıktı 4) Kessler ile McClellan'ın ve Cohen ile Dehejia'nın bulgularını birlikte değerlendir. Bu iki bulgu, sorumluluk kurallarının tasarımı hakkında hangi genel sonuca işaret eder?
Cevaplar
- Hand formülü, bir önlemin maliyeti B, önleyeceği beklenen zarardan, yani zarar olasılığı P ile zararın büyüklüğü L'nin çarpımından küçükse, önlem almamanın ihmal sayılması gerektiğini söyler. Marjinal yorum önemlidir, çünkü önlemler genellikle kademelidir: bir markette uyarı levhası 10 bin liraya 30 bin liralık zararı önlüyorsa alınmalı, ek bir halı 10 bin liraya yalnızca 5 bin liralık zararı önlüyorsa alınmamalıdır. Formül, kazanın hiç olmamasını hedeflemez; toplumsal maliyeti, yani önlem maliyeti ile beklenen zararın toplamını en aza indirmeyi hedefler.
- Tehlikeli madde taşımada, şirketin her yolculukta ne kadar dikkatli olduğu kadar, kaç yolculuk yaptığı ve hangi güzergâhları kullandığı da kaza riskini belirler. Kusur sorumluluğu, şirketin özen standardına uyduğu sürece sorumlu olmamasını sağlar ve faaliyet düzeyini, yani yolculuk sayısını ve güzergâh seçimini, hesaba katmaz. Kusursuz sorumluluk ise şirketi her yolculuğun beklenen zararını ödemeye zorlayarak hem özeni hem faaliyet düzeyini doğru yönlendirir. Zarar görenlerin, yani yol kenarında yaşayanların, kazaları önlemek için alabileceği önlemler sınırlı olduğundan, kusursuz sorumluluk daha uygundur.
- Toplumsal maliyetler 80, 65 ve 75 bin liradır; en iyi düzey ikincisidir. Kusursuz sorumlulukta fabrika toplumsal maliyetin tamamını görür ve ikinci düzeyi seçer. Kusur sorumluluğunda standarda uyan fabrika sorumlu tutulmaz: birinci düzeyde maliyeti 80, ikincide 15, üçüncüde 35 bin liradır; fabrika ikinci düzeyi seçer.
- Toplumsal maliyetler: ikisi de almazsa 120, yalnızca zarar veren alırsa 30 + 50 = 80, yalnızca zarar gören alırsa 10 + 70 = 80, ikisi de alırsa 30 + 10 + 25 = 65 bin liradır; en iyisi ikisinin de önlem almasıdır. Müterafik kusur savunması olmayan kusursuz sorumlulukta zarar gören her durumda tazmin edildiği için önlem almaz; zarar veren, 30 + 50 = 80 ile 120 arasında seçim yapar ve önlem alır; sonuç 80 bin liradır. Kusur sorumluluğunda zarar veren standarda uyarak sorumluluktan kurtulur; zarar gören kalan zararı üstlenir ve 10 bin liraya beklenen zararını 50 binden 25 bine indirir, yani önlem alır; sonuç 65 bin liralık en iyi durumdur.
- Göstermez. Kessler ile McClellan, sorumluluk baskısını doğrudan azaltan reformların ciddi kalp hastalığı nedeniyle tedavi edilen yaşlı hastalarda harcamaları ölümleri ve komplikasyonları etkilemeden yüzde 5 ile 9 azalttığını buldu; bu, bu hastalar için var olan sorumluluk düzeyinin aşırı olduğunu düşündürür. Ama bulgu, sorumluluğun azaltılmasının belirli bir hasta grubunda ve belirli reformlar için etkisini gösterir; sorumluluğun tamamen kaldırılmasının, hekimlerin ihmalkâr davranışlarını caydıran etkiyi de ortadan kaldırıp kaldırmayacağını göstermez. Başka hasta gruplarında ve başka reform türlerinde sonuçlar farklı olabilir.
- İki bulgu birlikte, sorumluluk kurallarının iki yönde de hata yapabileceğini gösterir: tıpta sorumluluk baskısı aşırı olabilir ve faydası düşük savunmacı uygulamalara yol açabilir; trafikte ise sorumluluğun azaltılması yetersiz özene ve daha fazla ölüme yol açabilir. Genel sonuç, sorumluluğun ne kadar ağır olması gerektiğine dair tek bir cevap olmadığı, doğru düzeyin her alanın koşullarına, yani mahkemelerin doğru karar verme kapasitesine, tarafların riskleri ne kadar iyi algıladığına ve sigortanın özen teşviklerini ne ölçüde zayıflattığına bağlı olduğudur.
İleri okuma
- United States v. Carroll Towing Co., 159 F.2d 169 (2d Cir. 1947). Hand formülünün kaynağı olan karar.
- Daniel Kessler, Mark McClellan (1996). «Do Doctors Practice Defensive Medicine?». Quarterly Journal of Economics 111(2). Malpraktis reformları ve savunmacı tıp.
- Alma Cohen, Rajeev Dehejia (2004). «The Effect of Automobile Insurance and Accident Liability Laws on Traffic Fatalities». Journal of Law and Economics 47(2). Sorumluluk yasaları ve trafik ölümleri.
- Janet Currie, W. Bentley MacLeod (2008). «First Do No Harm? Tort Reform and Birth Outcomes». Quarterly Journal of Economics 123(2). Farklı haksız fiil reformlarının doğum sonuçlarına farklı etkileri.
Sonraki derse köprü
Bu derste, kazaların zarar verenlere tazminat yükleyerek nasıl önlenebileceğini gördük ve bu yükün, yakalanmama olasılığı yüksek olduğunda caydırıcılığını yitirdiğine değindik. Bazı zararlar ise kaza değil, kasıtlı eylemlerdir: hırsızlık, dolandırıcılık, şiddet. Bu eylemler için hukuk, tazminatın yanında cezayı da kullanır. Sıradaki ders suç ve cezanın ekonomisini ele alıyor: suçun bir iktisadi seçim olarak nasıl modellenebileceğini, yakalanma olasılığının mı yoksa cezanın şiddetinin mi daha caydırıcı olduğunu ve polis, hapis ve başka araçların suçu ne ölçüde azalttığına dair kanıtları göreceğiz.