İçeriğe geç

Ders EKO-213.07 · Seviye 2 — Orta

Balıkçılık ve ortak kaynaklar

EKO-213 Çevre ve Doğal Kaynak Ekonomisi

4.284 kelime · yaklaşık 19 dakika okuma · seslendirme 9 dk · veriler Eylül 2026 itibarıyla

Katmanlar:SezgiModel

  • lojistik büyüme
  • av çabası
  • sürdürülebilir en yüksek av
  • ekonomik en yüksek av
  • biyoekonomik denge
  • avda yarış
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Gordon 1954'te, balıkçıların değerli bir kaynağı işledikleri hâlde neden yoksul olduğunu açıkladı: herkese açık bir balıkçılıkta kâr bulunduğu sürece yeni tekneler girer ve rant, biyoekonomik dengede sıfırlanana kadar fazla tekne ve emek olarak erir.
  2. Lojistik büyüme gösteren bir stokta sürdürülebilir en yüksek av, stokun taşıma kapasitesinin yarısında elde edilir; bu dersteki örnekte 20 birim çabayla 100 bin tondu. Ekonomik en yüksek av ise 12 birim çabayla 84 bin ton av ve 36 milyon liralık kârla, daha büyük bir stokta elde edildi.
  3. Açık erişim dengesinde çaba 24 birime çıktı, stok 400 bin tona indi ve kâr sıfırlandı. Fiyatın iki katına çıkması ya da yakıt sübvansiyonu, açık erişim altında balıkçıları zenginleştirmedi; tekne sayısını artırıp stoku küçülttü.
  4. Toplam kota stoku koruyabilir, ama kimin ne kadar avlayacağını belirlemediği için avda yarışa yol açar; Birkenbach, Kaczan ve Smith, 39 ABD balıkçılığında av paylarının sezonları uzattığını gösterdi.
  5. Worm ve arkadaşları, iyi incelenmiş 10 ekosistemin 5'inde sömürü oranlarının düştüğünü, ama değerlendirilmiş stokların yüzde 63'ünün hâlâ yeniden kurulmaya ihtiyaç duyduğunu buldu. İskonto oranı stokun büyüme hızını aştığında, özel sahiplik bile yavaş büyüyen türleri korumaya yetmeyebilir.

Öğrenme çıktıları

  • Hatırlama — Lojistik büyümeyi, av çabasını, sürdürülebilir en yüksek avı, ekonomik en yüksek avı, biyoekonomik dengeyi ve avda yarışı tanımlar.
  • Anlama — Herkese açık bir balıkçılıkta av çabasının neden rant sıfırlanana kadar arttığını ve toplam av kotasının tek başına bu sorunu neden çözmediğini açıklar.
  • Uygulama — Gordon–Schaefer modelinde sürdürülebilir en yüksek avı, ekonomik en yüksek avı ve açık erişim dengesini; her birinde stoku, avı ve kârı hesaplar.
  • Değerlendirme — Birkenbach, Kaczan ve Smith'in av payları bulgusunu ve Worm ve arkadaşlarının dünya balıkçılığı değerlendirmesini kullanarak bir balıkçılık yönetim sistemini değerlendirir.

Sezgi

Açılış

Bir kıyı kasabasında balıkçılar, her yıl biraz daha açığa gitmek, biraz daha uzun ağ atmak ve biraz daha güçlü motorlar almak zorunda kaldıklarından yakınıyor. Balık fiyatları yükselmiş, ama balıkçıların geliri artmamış; bir teknenin masrafları, yakaladığı balığın değerini zar zor karşılıyor. Denizde hâlâ balık var, ama her bir balığı yakalamak eskisinden çok daha pahalı.

Bir petrol yatağının sahibi, bir varili yarına bırakmanın faizle karşılaştırılacak bir getirisi olduğunu bilir; Hotelling dersi bu hesabı kurmuştu. Balık stoku iki açıdan farklıdır. Birincisi, kendini yeniler: avlanmayan balıklar büyür ve ürer. İkincisi, çoğu zaman kimseye ait değildir: denizdeki bir balık, onu ilk yakalayanındır. Bir petrol sahasının sahibi yarına bir varil bırakırsa o varil ona kalır; bir balıkçı yarına bir balık bırakırsa, o balığı büyük olasılıkla başka biri yakalar.

Bu ders, yenilenebilir bir kaynağın büyümesiyle ortak mülkiyetin birleştiği durumu, yani balıkçılığı ele alıyor. Ortak malların trajedisini ve Ostrom'un topluluk kurallarını önceki derslerde gördük; burada soruyu biyolojik büyüme ile iktisadi davranışı birleştiren bir modelle nicel olarak kuruyoruz.

Hikâye — Balıkçılar neden yoksul?

1954'te Kanadalı iktisatçı H. Scott Gordon, «The Economic Theory of a Common-Property Resource: The Fishery», yani «Ortak Mülkiyet Kaynağının İktisat Kuramı: Balıkçılık» başlıklı bir makale yayımladı. Gordon'un dikkatini çeken bir gözlem vardı: dünyanın pek çok yerinde balıkçılar, değerli bir kaynağı işledikleri hâlde yoksuldu. Tarım ya da madencilikte zengin bir kaynağa sahip olanlar bir rant elde ederken, balıkçılıkta bu rant nereye gidiyordu?

Gordon'un cevabı, balıkçılığın ortak mülkiyet niteliğindeydi. Balık stoku kimseye ait değilse, balıkçılıkta bir kâr bulunduğu sürece yeni tekneler bu kârdan pay almak için balıkçılığa girer. Her yeni tekne stoku biraz daha azaltır, her balığı yakalamanın maliyetini biraz daha artırır. Giriş, balıkçılığın kârı tamamen eriyene kadar sürer. Denge noktasında balıkçılar yalnızca maliyetlerini karşılayacak kadar kazanır; kaynağın değeri, fazla sayıda tekne, fazla emek ve fazla yakıt olarak boşa harcanmıştır.

Gordon'un kuramı, biyologların o dönemde balıkçılık yönetimi için kullandığı hedefi de sorguluyordu. Biyologlar, bir stoktan sürekli olarak alınabilecek en büyük av miktarını hedefliyordu. Gordon'a göre bu hedef iktisadi açıdan yanlıştı: en büyük avı elde etmek için gereken ek çabanın maliyeti, o ek avın değerinden büyük olabilirdi. Gordon'a göre aranması gereken, en çok balık değil, balıkçılıktan elde edilen net değerin en büyük olduğu noktaydı.

Sonraki onlarca yılda bu kuramın öngördüğü sorunlar birçok balıkçılıkta görüldü. Düzenleyiciler toplam av miktarını sınırlamaya başladığında, balıkçılar bu sınıra ilk ulaşan olmak için yarıştı; kuzey Pasifik'in pisi balıkçılığı gibi yerlerde sezonlar kısaldıkça filolar büyüdü. Kanıt bölümü, bu yarışı durdurmaya yönelik bir düzenlemenin ve dünya balıkçılığının genel durumunun ampirik değerlendirmelerini ele alıyor.

Kavram

Bir balık stokunun büyümesini anlatan en basit model şudur.

Balıkçılığın girdisinin adı şudur.

Biyologların klasik hedefi şudur.

İktisadi açıdan en iyi hedef şudur.

Herkese açık bir balıkçılığın vardığı denge şudur.

Toplam kotanın tek başına yol açtığı sorun şudur.

Veri ve kanıt

Bu çalışma, Gordon'un kuramının bir uzantısını sınar. Toplam av kotası, stokun korunmasını sağlayabilir, ama kotanın kime ait olduğunu belirlemediği sürece balıkçılar arasındaki rekabet, sezonun kısalması biçiminde sürer. Av payları, her balıkçıya toplam kotanın belirli bir yüzdesini vererek bu rekabeti ortadan kaldırır: balıkçı artık ne zaman avlanacağını piyasa koşullarına ve hava durumuna göre seçebilir. Çalışmanın yöntemi de önemlidir; eşleştirilmiş kontrol balıkçılıkları, sezonların genel eğilimlerden bağımsız olarak uzayıp uzamadığını ayırt etmeyi sağlar.

Bu değerlendirme, balıkçılık yönetiminin iki yüzünü birlikte gösterir. İyi yönetilen ekosistemlerde sömürü oranları düşmüş ve stoklar toparlanmaya başlamıştır; bu, kuramın önerdiği araçların işleyebildiğini gösterir. Ama değerlendirilmiş stokların çoğu hâlâ yeniden kurulmaya muhtaçtır ve değerlendirilmemiş stokların, özellikle yoksul ülkelerdeki kıyı balıkçılıklarının durumu daha da belirsizdir. Başarının ön koşulları, yani stok ölçümü, kurumsal kapasite ve balıkçılığa alternatif geçim olanakları, her yerde bulunmaz.

Yaygın yanlış«Balıkçılık yönetiminin amacı, stoktan her yıl sürdürülebilir olarak alınabilecek en büyük avı elde etmektir.»
Doğrusu

Sürdürülebilir en yüksek av, avın biyolojik miktarını en büyük yapar, ama bu avı elde etmek için gereken çabanın maliyetini hesaba katmaz. Gordon'un gösterdiği gibi, iktisadi açıdan en iyi hedef, avın değeri ile çabanın maliyeti arasındaki farkın en büyük olduğu ekonomik en yüksek avdır. Bu nokta genellikle daha az çabayla ve daha büyük bir stokla elde edilir; daha büyük bir stok, stoku çevresel dalgalanmalara karşı da daha dayanıklı kılar.

Yaygın yanlış«Toplam av miktarı bilimsel bir kotayla sınırlanırsa, balıkçılığın ekonomik sorunları çözülür.»
Doğrusu

Toplam kota, stokun aşırı avlanmasını önleyebilir, ama kotanın balıkçılar arasında nasıl paylaşılacağını belirlemez. Balıkçılar kotaya ilk ulaşan olmak için yarışır; sezonlar kısalır, fazla tekne ve donanıma yatırım yapılır ve balıkçılığın rantı yine erir. Birkenbach ve arkadaşları, bireysel av paylarının bu yarışı yavaşlatıp sezonları uzattığını gösterdi.

Neden önemli?

Balıkçılık, dünyada yüz milyonlarca insanın geçim kaynağı ve milyarlarca insanın hayvansal protein kaynağıdır. Aşırı avlanma hem bu geçim kaynaklarını hem de deniz ekosistemlerini tehdit eder. Gordon'un modeli, bu sorunun kötü niyetten ya da cehaletten değil, kurumsal bir boşluktan, yani kaynağın kimseye ait olmamasından doğduğunu gösterir.

Aynı mantık balıkçılığın ötesine uzanır. Yeraltı suları, meralar, ormanlar ve atmosfer de, herkesin kullanabildiği ama kimsenin tek başına korumak için bir teşviki olmadığı kaynaklardır. Bir yeraltı suyu havzasında her çiftçi kuyusunu derinleştirir, bir merada her çoban bir hayvan daha ekler. Bu kaynakların yönetimi, balıkçılıktan öğrenilen derslerle, yani toplam kullanımı sınırlamak, kullanım haklarını tanımlamak ve topluluk kurallarını desteklemekle yakından ilgilidir.

Türkiye'nin denizlerinde de aşırı avlanma, yasa dışı av ve hamsi gibi önemli türlerde yıldan yıla büyük dalgalanmalar, balıkçılık yönetimini önemli bir politika konusu yapmaktadır. Av sezonlarının ve boy sınırlarının belirlenmesi, filonun büyüklüğünün denetlenmesi ve av verilerinin güvenilir biçimde toplanması, Gordon'un modelinin öngördüğü sorunların birer cevabıdır.

Model

Çözümlü örnek — Bir balık stokunun büyümesi

Bir körfezdeki balık stoku, taşıma kapasitesi 1.000 bin ton olan bir lojistik büyüme gösteriyor olsun. Stokun yıllık doğal büyümesi, 0,4 × S × (1 − S ÷ 1.000) formülüyle verilsin; burada S bin ton cinsinden stoktur ve 0,4 stokun çok küçükken büyüme hızıdır.

Stok 100 bin tonken yıllık büyüme 0,4 × 100 × 0,9 = 36 bin tondur. Stok 500 bin tona çıktığında büyüme 0,4 × 500 × 0,5 = 100 bin tona ulaşır. Stok 900 bin tona yaklaştığında ise büyüme yeniden düşer: 0,4 × 900 × 0,1 = 36 bin ton. Büyüme, taşıma kapasitesinin tam yarısında, yani 500 bin tonda en yüksektir.

Bu yapının ilk sonucu şudur: her yıl stokun doğal büyümesi kadar avlanırsa, stok sabit kalır. Stok 500 bin tondayken her yıl 100 bin ton avlanabilir ve stok hiç azalmaz; bu, sürdürülebilir en yüksek avdır. Aynı 36 bin tonluk av, hem 100 hem de 900 bin tonluk stokla sürdürülebilir. İki durum arasındaki fark, o avı elde etmenin maliyetindedir: seyrek bir stoktan 36 bin ton yakalamak, kalabalık bir stoktan yakalamaktan çok daha fazla çaba gerektirir. Sayılar varsayımdır.

Çözümlü örnek — Çaba, stok ve av

Av çabası E birimiyle ölçülsün; bir birim çaba, örneğin bir teknenin bir sezon boyunca çalışması olsun. Her birim çaba, stokun yüzde 1'ini yakalasın; yani av, 0,01 × E × S olsun. Bu, Schaefer'in balıkçılık modelinin temel varsayımıdır: aynı çaba, stok büyükken daha fazla balık getirir.

Çaba her yıl sabit tutulursa, stok, avın doğal büyümeye eşit olduğu bir düzeye yerleşir. Bu modelde uzun dönem stoku 1.000 × (1 − E ÷ 40) bin tondur. Çaba 12 birimse stok 700 bin tona, 20 birimse 500 bin tona, 24 birimse 400 bin tona yerleşir. Çaba 40 birime ulaşırsa stok sıfıra iner: balıkçılık kaynağı tüketir.

Sürdürülebilir av, bu stoklarda sırasıyla 84, 100 ve 96 bin tondur. Av, çabayla birlikte önce artar, 20 birimde en yüksek değerine ulaşır, sonra azalır. 20 birimin ötesinde her ek tekne, stoku öyle bir küçültür ki toplam av düşer. Balıkçılıkta çabanın artması ile avın artması arasındaki ilişki bu yüzden tek yönlü değildir. Sayılar varsayımdır.

Çözümlü örnek — Üç denge

Balığın fiyatı bin ton başına 1 milyon lira, bir birim çabanın yıllık maliyeti 4 milyon lira olsun. Balıkçılığın yıllık kârı, avın değeri eksi çabanın maliyetidir. Üç farklı çaba düzeyini karşılaştıralım.

Sürdürülebilir en yüksek avda çaba 20 birimdir; av 100 bin ton, gelir 100 milyon, maliyet 80 milyon, kâr 20 milyon liradır. Ekonomik en yüksek avda çaba 12 birimdir; av 84 bin ton, gelir 84 milyon, maliyet 48 milyon, kâr 36 milyon liradır. Bu, 12 ile 20 birim arasındaki her ek çaba biriminin, getirdiği ek avın değerinden fazla maliyetli olmasındandır: 8 birim ek çaba 32 milyon lira harcatır, ama avı yalnızca 16 milyon liralık artırır.

Herkese açık bir balıkçılıkta ise kâr bulunduğu sürece yeni tekneler girer. Giriş, gelirin maliyete eşitlendiği 24 birimde durur: av 96 bin ton, gelir 96 milyon, maliyet 96 milyon, kâr sıfırdır. Bu biyoekonomik dengedir. Stok 400 bin tona inmiştir; ekonomik en yüksek avdaki 700 bin tonun yarısından biraz fazladır. 36 milyon liralık potansiyel rant, fazladan 12 birimlik tekne ve emek olarak tümüyle erimiştir. Gordon'un balıkçıların neden yoksul olduğu sorusunun cevabı budur. Sayılar varsayımdır.

Çözümlü örnek — Fiyat artınca açık erişim

Balığın fiyatı iki katına, bin ton başına 2 milyon liraya çıksın. Kontrollü bir balıkçılıkta bu, iyi bir haberdir: aynı 12 birimlik çabayla 84 bin ton avlanır, gelir 168 milyon liraya, kâr 120 milyon liraya çıkar. Ekonomik en yüksek av için en iyi çaba bir miktar artar, ama stok yine sağlıklı bir düzeyde kalır.

Herkese açık bir balıkçılıkta ise fiyat artışı, yeni teknelerin girmesi için bir çağrıdır. Giriş, gelir yeniden maliyete eşitlenene kadar sürer; bu model için bu, 32 birimlik çabada olur. Stok 200 bin tona iner, sürdürülebilir av 64 bin tona düşer ve kâr yine sıfırdır. Fiyatın iki katına çıkması, balıkçıları zenginleştirmemiş, stoku yarıya indirmiş ve avı 96 bin tondan 64 bin tona düşürmüştür.

Bu sonuç, açık erişimli kaynaklarda talep artışının neden özellikle tehlikeli olduğunu gösterir. İhracat olanaklarının açılması, soğutma ve taşıma teknolojilerinin gelişmesi ya da nüfus artışı gibi nedenlerle balığa olan talep arttığında, açık erişimli stoklar daha hızlı tükenir. Fiyat, bir kıtlık sinyali olarak işlemez, çünkü kimse stoku gelecek için korumanın getirisini elde edemez. Sayılar varsayımdır.

Çözümlü örnek — Toplam kota ve avda yarış

Düzenleyici, açık erişimin stoku tükettiğini görüp yıllık toplam av kotasını 84 bin tonla sınırlasın. Stok zamanla 700 bin tona toparlanır ve bu kota, 12 birimlik çabayla karşılanabilir hâle gelir. Ama balıkçılığa giriş hâlâ serbesttir ve kimin ne kadar avlayacağı belirlenmemiştir.

Kotanın değeri 84 milyon lira, 12 birimlik çabanın maliyeti 48 milyon liradır; 36 milyon liralık bir rant vardır. Bu rant yeni tekneleri çeker. Giren her tekne, sezon açıldığında kotadan pay kapmak için daha hızlı avlanır. Tekne sayısı 24'e çıktığında kota, sezonun yarısında dolar; filo yılın geri kalanında atıl yatar. Çaba maliyeti yine 96 milyon liraya yaklaşır ve rant yine erir. Bu kez stok korunmuştur, ama balıkçılığın değeri fazla teknelere, kısa ve tehlikeli sezonlara harcanmıştır.

Av payları bu yarışı durdurur. Her balıkçıya toplam kotanın belirli bir yüzdesi verilirse, daha hızlı avlanmanın bir getirisi kalmaz. Balıkçılar avlarını en düşük maliyetle, en iyi fiyatların alındığı zamanlarda yapmaya yönelir; payların alınıp satılabildiği sistemlerde en verimli tekneler payları satın alır ve fazla kapasite azalır. Birkenbach ve arkadaşlarının 39 ABD balıkçılığında gözlediği, sezonların uzaması, bu mekanizmanın ampirik izidir. Sayılar varsayımdır.

Çözümlü örnek — Yakıt sübvansiyonu

Hükümet, balıkçıların zor durumda olduğunu görüp yakıta sübvansiyon versin ve bir birim çabanın maliyeti 4 milyon liradan 3 milyon liraya insin. Fiyat bin ton başına 1 milyon lira olarak kalsın. Kontrollü bir balıkçılıkta bu, kârı artırır. Herkese açık bir balıkçılıkta ise sübvansiyon, yeni teknelerin girmesi için ek bir neden olur.

Giriş, gelir yeniden maliyete eşitlenene kadar sürer; bu modelde bu, 28 birimlik çabada olur. Stok 1.000 × (1 − 28 ÷ 40) = 300 bin tona iner ve sürdürülebilir av 0,01 × 28 × 300 = 84 bin ton olur. Balıkçıların kârı yine sıfırdır. Devlet ise her yıl 28 birim çaba için birim başına 1 milyon lira, yani 28 milyon lira sübvansiyon öder.

Sonuç çarpıcıdır: av, ekonomik en yüksek avdaki gibi 84 bin tondur, ama bu avı elde etmek için 12 yerine 28 birim çaba harcanır, stok 700 yerine 300 bin tondur ve devlet her yıl 28 milyon lira öder. Balıkçıların gelirini artırmak amacıyla verilen sübvansiyon, açık erişim altında balıkçılara değil, fazladan giren teknelere gider ve stoku küçültür. Balıkçılık sübvansiyonlarının uluslararası ticaret müzakerelerinde bir sorun olarak ele alınmasının nedeni budur. Aynı para, filoyu küçültmek için teknelerin geri alınmasına ya da stok ölçümüne harcansaydı, hem stok hem de kalan balıkçıların geliri büyüyebilirdi. Sayılar varsayımdır.

Çözümlü örnek — Kapalı alanlar

Düzenleyici, körfezin bir bölümünü avlanmaya tamamen kapatsın ve bu bölümde balıklar serbestçe üresin. Açık erişimin sürdüğü öbür bölümde stok 400 bin tona inmiş olsun, kapalı bölümde ise stok taşıma kapasitesine yaklaşsın.

Kapalı alan iki yolla etki eder. Birincisi, stokun bir kısmını avdan korur ve bir yumurtlama deposu işlevi görür; çevresel bir şok açık alandaki stoku çökertse bile, kapalı alandan yeniden çoğalma mümkün olur. İkincisi, kapalı alanda büyüyen balıklar zamanla açık alana taşar; balıkçılar kapalı alanın sınırında yoğunlaşarak bu taşmadan yararlanır.

Ama kapalı alan, açık erişimin rant eritme sorununu kendi başına çözmez. Açık alanda balıkçılık hâlâ herkese açıksa, taşmadan gelen ek balık yeni tekneleri çeker ve rant yine erir. Worm ve arkadaşlarının vurguladığı gibi, kapalı alanlar en iyi, av kısıtlamaları ve av aracı düzenlemeleriyle birlikte, yerel koşullara göre bir araya getirilmiş bir yönetim paketinin parçası olarak işler. Sayılar varsayımdır.

Çözümlü örnek — Geleceği iskonto etmek

Ekonomik en yüksek av, kârın her yıl aynı olduğu durağan bir durumu karşılaştırır. Ama bir balıkçılık kurumu, bugünkü kârı gelecekteki kâra tercih ediyorsa, yani geleceği iskonto ediyorsa, hesap değişir. Stoku 400 bin tondan 700 bin tona çıkarmak için birkaç yıl az avlanmak gerekir; bu yıllarda gelir kaybedilir, kazanç ise ancak sonraki yıllarda gelir.

İskonto oranı düşükse, bu yatırım kârlıdır: birkaç yıllık fedakârlık, sonsuza kadar yıllık 36 milyon liralık bir kâr sağlar. İskonto oranı çok yüksekse, gelecekteki kazançların bugünkü değeri küçülür ve stoku yeniden kurmak için bekleme isteği azalır. Önceki derste gördüğümüz Hotelling mantığı burada da işler: stoku yerinde bırakmak, stokun büyüme hızı kadar bir getiri sağlar. Stokun doğal büyüme hızı faiz oranının altına düştüğünde, stoku korumak, onu bugün avlayıp geliri faize yatırmaktan daha az kazandırır.

Bu, yavaş büyüyen türlerin, örneğin uzun ömürlü balinaların ve derin deniz balıklarının, özel sahiplik altında bile aşırı avlanabileceği anlamına gelir. Mülkiyet hakları rantın erimesini önler, ama sahibin iskonto oranı stokun büyüme hızından yüksekse, stoku korumak için yeterli bir teşvik sağlamayabilir. Sayılar varsayımdır.

Modelin sınırları

Gordon–Schaefer modeli, tek bir türü, sabit fiyatları ve belirli bir büyüme fonksiyonunu varsayar. Gerçek balıkçılıklarda türler birbirini avlar ve birbiriyle rekabet eder; bir türün avlanması, öbür türlerin stoklarını da değiştirir. Stok büyüklükleri doğrudan gözlenemez, tahmin edilir ve tahminler geniş belirsizlik aralıkları taşır. Bu belirsizlik altında, stoku gerçekte olduğundan büyük sanıp fazla kota vermek, küçük sanıp eksik vermekten çok daha pahalı olabilir; çökmüş bir stok yıllarca toparlanmayabilir. Hamsi gibi türlerde deniz sıcaklığı ve akıntılar gibi çevresel koşullar, stoku avlanmadan bağımsız olarak büyük ölçüde dalgalandırır.

Model ayrıca bölüşüm sorularını dışarıda bırakır. Av payları rantı yeniden yaratır, ama bu rantın kime gideceği, payların nasıl dağıtıldığına bağlıdır. Paylar geçmiş ava göre ücretsiz dağıtılırsa büyük tekne sahipleri değerli bir varlık kazanır; alınıp satılabilir paylar zamanla birkaç büyük şirkette toplanabilir ve küçük kıyı balıkçılarının ve topluluklarının geçim kaynakları tehlikeye girebilir. Bu kaygılar, bazı ülkelerin paylara aktarım sınırları koymasının, küçük balıkçılara ayrı kotalar ayırmasının ya da Ostrom'un incelediği türden topluluk yönetimini desteklemesinin nedenleri arasındadır.

Uygulama

Özet kartı

  1. Gordon 1954'te, balıkçıların değerli bir kaynağı işledikleri hâlde neden yoksul olduğunu açıkladı: herkese açık bir balıkçılıkta kâr bulunduğu sürece yeni tekneler girer ve rant, biyoekonomik dengede sıfırlanana kadar fazla tekne ve emek olarak erir.
  2. Lojistik büyüme gösteren bir stokta sürdürülebilir en yüksek av, stokun taşıma kapasitesinin yarısında elde edilir; bu dersteki örnekte 20 birim çabayla 100 bin tondu. Ekonomik en yüksek av ise 12 birim çabayla 84 bin ton av ve 36 milyon liralık kârla, daha büyük bir stokta elde edildi.
  3. Açık erişim dengesinde çaba 24 birime çıktı, stok 400 bin tona indi ve kâr sıfırlandı. Fiyatın iki katına çıkması ya da yakıt sübvansiyonu, açık erişim altında balıkçıları zenginleştirmedi; tekne sayısını artırıp stoku küçülttü.
  4. Toplam kota stoku koruyabilir, ama kimin ne kadar avlayacağını belirlemediği için avda yarışa yol açar; Birkenbach, Kaczan ve Smith, 39 ABD balıkçılığında av paylarının sezonları uzattığını gösterdi.
  5. Worm ve arkadaşları, iyi incelenmiş 10 ekosistemin 5'inde sömürü oranlarının düştüğünü, ama değerlendirilmiş stokların yüzde 63'ünün hâlâ yeniden kurulmaya ihtiyaç duyduğunu buldu. İskonto oranı stokun büyüme hızını aştığında, özel sahiplik bile yavaş büyüyen türleri korumaya yetmeyebilir.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Lojistik büyümeLogistic growthKüçükken hızlı, taşıma kapasitesine yaklaştıkça yavaşlayan popülasyon büyümesi
Av çabasıFishing effortBalık yakalamak için harcanan tekne, emek, yakıt ve donanımın bileşik ölçüsü
Sürdürülebilir en yüksek avMaximum sustainable yieldStoku küçültmeden her yıl alınabilecek en büyük av
Ekonomik en yüksek avMaximum economic yieldAvın değeri ile çaba maliyeti arasındaki farkın en büyük olduğu sürdürülebilir av
Biyoekonomik dengeBionomic equilibriumAçık erişimde gelirin maliyete eşitlendiği, rantın sıfırlandığı denge
Avda yarışRace to fishToplam kotadan pay kapmak için balıkçıların hız ve kapasite yarışına girmesi

Kendini sına

  1. (Çıktı 1) Sürdürülebilir en yüksek av ile ekonomik en yüksek av arasındaki farkı açıkla. Hangisi daha büyük bir stokla ve neden elde edilir?
  2. (Çıktı 2) Bir balıkçılıkta toplam av kotası bilimsel olarak doğru belirlenmiş ve stok toparlanmaya başlamış. Buna rağmen balıkçıların kârı neden yine sıfıra yaklaşabilir? Bu sorunu çözmek için ne önerirsin?
  3. (Çıktı 3) Bu dersteki modelde fiyat bin ton başına 1 milyon lira, çaba maliyeti birim başına 6 milyon lira olsun. Açık erişim dengesindeki çabayı, stoku ve avı; ekonomik en yüksek avdaki çabayı, avı ve kârı hesapla.
  4. (Çıktı 3) Lojistik büyüme gösteren bir stokun taşıma kapasitesi 2.000 bin ton, büyüme hızı 0,5'tir. Stok 400 bin ton ve 1.000 bin tonken yıllık doğal büyüme ne kadardır? Sürdürülebilir en yüksek av nedir?
  5. (Çıktı 4) Birkenbach ve arkadaşları, av paylarının sezonları uzattığını karşılaştırma balıkçılıklarıyla nasıl gösterdi? Sezonun uzaması neden balıkçılığın iktisadi performansının bir göstergesidir?
  6. (Çıktı 4) Worm ve arkadaşlarının bulgularını kullanarak, «Dünya balıkçılığı iyi yönetilmeye başlandı, sorun çözüldü» ve «Dünya balıkçılığı çöküşe gidiyor» iddialarını değerlendir.

Cevaplar

  1. Sürdürülebilir en yüksek av, stoku küçültmeden her yıl alınabilecek en büyük av miktarıdır ve stokun doğal büyümesinin en yüksek olduğu düzeyde elde edilir. Ekonomik en yüksek av ise avın değeri ile çabanın maliyeti arasındaki farkın en büyük olduğu av düzeyidir. Çaba maliyetli olduğu için, sürdürülebilir en yüksek ava ulaşmak için gereken son çaba birimleri getirdikleri ek avdan daha pahalıdır; bu yüzden ekonomik en yüksek av daha az çabayla ve daha büyük bir stokla elde edilir.
  2. Toplam kota stoku korur, ama kimin ne kadar avlayacağını belirlemez. Balıkçılığa giriş serbestse ya da tekneler kapasitelerini artırabiliyorsa, balıkçılar kotaya ilk ulaşan olmak için yarışır; filo büyür, sezon kısalır ve kotanın değeri fazla tekne ve donanım maliyetleri olarak erir. Çözüm olarak her balıkçıya toplam kotadan belirli bir pay verilmesi, yani av payları önerilebilir; payların alınıp satılabilmesi fazla kapasiteyi azaltır, ama yoğunlaşmaya karşı sınırlar konabilir.
  3. Açık erişimde çaba, gelirin maliyete eşit olduğu noktada durur: 10E(1 − E ÷ 40) = 6E koşulundan 1 − E ÷ 40 = 0,6 ve E = 16 bulunur. Stok 1.000 × 0,6 = 600 bin ton, av 0,01 × 16 × 600 = 96 bin tondur. Ekonomik en yüksek av, açık erişim çabasının yarısında, 8 birimde elde edilir: stok 800 bin ton, av 0,01 × 8 × 800 = 64 bin ton, gelir 64 milyon, maliyet 48 milyon ve kâr 16 milyon liradır.
  4. Stok 400 bin tonken büyüme 0,5 × 400 × (1 − 400 ÷ 2.000) = 0,5 × 400 × 0,8 = 160 bin tondur. Stok 1.000 bin tonken büyüme 0,5 × 1.000 × 0,5 = 250 bin tondur. Büyüme, taşıma kapasitesinin yarısında, yani 1.000 bin tonda en yüksek olduğundan sürdürülebilir en yüksek av 250 bin tondur.
  5. Birkenbach ve arkadaşları, av payı uygulanan her balıkçılığı, politika değişikliğinden önce ve sonra, bireysel olarak eşleştirilmiş ve av payına geçmemiş bir kontrol balıkçılığıyla karşılaştırdı; ortalama etkiyi hem havuzlanmış bir modelle hem de meta-analizle tahmin etti. Böylece sezonların uzamasını, bütün balıkçılıkları etkileyen genel eğilimlerden ayırabildiler. Sezonun uzaması, avda yarışın yavaşladığını gösterir: balıkçılar kotayı kapmak için acele etmez, aynı avı daha az ve daha iyi kullanılan kapasiteyle, daha güvenli koşullarda ve ürünü daha iyi fiyatların alındığı zamanlarda yakalayabilir.
  6. İki iddia da tek yanlıdır. Worm ve arkadaşları, iyi incelenmiş 10 ekosistemin 5'inde sömürü oranlarının düştüğünü ve yedi sistemde sürdürülebilir en yüksek avın oranında ya da altında olduğunu buldu; bu, iyi yönetimin işleyebildiğini gösterir ve çöküş iddiasını zayıflatır. Ama değerlendirilmiş stokların yüzde 63'ü hâlâ yeniden kurulmaya muhtaçtı, kırılgan türler için daha düşük sömürü oranları gerekiyordu ve yoksul bölgelerde uluslararası filolar ve alternatif geçim olanaklarının yokluğu yeniden kurmayı zorlaştırıyordu; bu da sorunun çözüldüğü iddiasını çürütür.

İleri okuma

  • H. Scott Gordon (1954). «The Economic Theory of a Common-Property Resource: The Fishery». Journal of Political Economy 62(2). Açık erişim ve rantın erimesinin klasik analizi.
  • Anna M. Birkenbach, David J. Kaczan, Martin D. Smith (2017). «Catch Shares Slow the Race to Fish». Nature 544(7649). Av paylarının avda yarışa etkisinin sistematik bir sınaması.
  • Boris Worm ve diğerleri (2009). «Rebuilding Global Fisheries». Science 325(5940). Dünya balıkçılığının durumuna dair balıkçılık ve koruma bilimcilerinin ortak değerlendirmesi.
  • Frances R. Homans, James E. Wilen (1997). «A Model of Regulated Open Access Resource Use». Journal of Environmental Economics and Management 32(1). Sezon uzunluğuyla düzenlenen açık erişim ve kuzey Pasifik pisi balıkçılığı.

Sonraki derse köprü

Bu derste balıkçılığın değerini, avın piyasa fiyatı ile çabanın maliyeti arasındaki farkla ölçtük. Ama bir körfezin değeri yalnızca yakalanan balıklardan ibaret değildir: dalgıçların izlediği mercanlar, kıyıdan seyredilen yunuslar, bir türün yalnızca var olduğunu bilmenin verdiği huzur, hiçbir piyasada fiyatlanmaz. Sıradaki ders çevresel değerlemeyi ele alıyor: piyasası olmayan çevresel değerlerin insanların gerçek davranışlarından ya da anketlerde verdikleri cevaplardan nasıl tahmin edildiğini ve bu yöntemlerin güçlü ve zayıf yanlarını göreceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • Açılış: bir kıyı kasabasının limanında yıllar içinde büyüyen tekneler ve azalan kasalar; bir balıkçının defterinde gelir ile giderin birbirine yaklaşması.
  • Hikâye: 1954 tarihli bir dergi sayfası; bir körfeze birer birer giren tekneler ve her yeni teknede küçülen bir kâr çubuğu.
  • Kavram: lojistik büyümenin tümsek biçimli eğrisi ve tepesinde sürdürülebilir en yüksek av işareti; bir sezon takviminin avda yarışla birkaç güne sıkışması.
  • Veri ve kanıt: ABD haritasında av payına geçen balıkçılıkların ve eşleştirilmiş kontrollerinin yan yana çizilmesi ve sezon uzunluğu çubuklarının uzaması; dünya haritasında on ekosistemden beşinin renginin açılması.
  • Model: gelir ve maliyet eğrileri üzerinde üç noktanın, 12, 20 ve 24 birim çabanın işaretlenmesi; fiyat iki katına çıkınca açık erişim noktasının sağa kayması ve stok çubuğunun yarıya inmesi.
  • Neden önemli: bir yeraltı suyu havzası ve bir merada aynı diyagramın tekrar belirmesi.

Seslendirme, balıkçıları açgözlü ya da düzenleyicileri beceriksiz olarak değil, kurumsal bir boşluğun sonuçlarına katlanan taraflar olarak anlatır; av paylarının etkinlik kazançlarını ve bölüşüm kaygılarını birlikte sunar. Gordon, Birkenbach ve arkadaşları, Worm ve arkadaşları ile Homans ve Wilen'in çalışmalarından aktarılanlar, bu yayınların metinleri ve özetleri okunarak yazıldı; ekrandaki stok, çaba, fiyat ve maliyet sayıları varsayımdır.

Kısa kesit

Dikey biçim, yarım dakika. Seslendirme: «Balığın fiyatı iki katına çıktı. Balıkçılar zenginleşti mi?» Ekranda bir limana yeni tekneler giriyor. «Hayır. Daha çok tekne geldi, stok yarıya indi, kâr yine sıfır.» Kapanış: «Balıkçılık ve ortak kaynaklar. Derste.»