İçeriğe geç

Ders EKO-210.10 · Seviye 2 — Orta

Çin'in yükselişi

EKO-210 Dünya Ekonomik Tarihi

4.367 kelime · yaklaşık 20 dakika okuma · seslendirme 10 dk · veriler Eylül 2026 itibarıyla

Katmanlar:SezgiModel

  • hane sorumluluk sistemi
  • çift hatlı reform
  • kasaba ve köy işletmeleri
  • hane kayıt sistemi
  • kademeli reform
  • şok terapi
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Zhu'ya göre 1978'de Çin'in kişi başı geliri ABD'ninkinin kırkta biriydi; 1978–2007 arasında yılda yüzde 8'in üstünde büyüdü ve ABD'ninkinin beşte birine yaklaştı; Çin dünyanın en büyük ikinci ekonomisi oldu.
  2. 1978'de Xiaogang köyünde başlayan ve 1984'te ülke çapında tamamlanan hane sorumluluk sistemi, tarımda verimliliği yılda yüzde 5,62 artırdı. McMillan, Whalley ve Zhu'ya göre verimlilik artışının yaklaşık yüzde 78'i yeni teşvik düzenine, yüzde 22'si fiyat artışlarına bağlıydı.
  3. Zhu'nun büyüme muhasebesine göre 1952–1978'de büyümenin tamamı sermaye birikiminden ve eğitimden geldi, verimlilik geriledi; 1978–2007'de sermaye-hasıla oranı neredeyse sabit kaldı ve verimlilik artışı kişi başı büyümenin yaklaşık yüzde 78'ini açıkladı.
  4. Tarımın istihdam payı 1978'de yüzde 69'dan 1984'te yüzde 50'ye, 2007'de yüzde 26'ya indi. Kasaba ve köy işletmeleri ve çift hatlı fiyat sistemi, devlet dışı kesimin büyümesini ve yeniden dağılımdan gelen verimlilik kazancını mümkün kıldı.
  5. Çin'in kademeli, deneysel reform yolu, Washington uzlaşısının ve şok terapinin hız ve sıralamasından farklıydı; ama sonuçlarının farkı, reform stratejisi kadar başlangıç koşullarına da bağlıydı.

Öğrenme çıktıları

  • Hatırlama — Hane sorumluluk sistemini, çift hatlı reformu, kasaba ve köy işletmelerini, hane kayıt sistemini, kademeli reformu ve şok terapiyi tanımlar.
  • Anlama — Çin'in 1978'den sonra nasıl dünyanın en yoksul ülkelerinden biri olmaktan en büyük ikinci ekonomi olmaya yükseldiğini, bu yükselişin kaynaklarını sermaye birikimi ile verimlilik artışını ayırarak açıklar.
  • Uygulama — Büyüme muhasebesiyle büyümenin kaynaklarını ayrıştırır, sektör verimliliklerinden toplam verimliliğe geçer ve çift hatlı fiyat sisteminin kaybeden yaratmadan nasıl işleyebildiğini hesaplar.
  • Değerlendirme — Zhu'nun ve McMillan, Whalley ve Zhu'nun bulgularını kullanarak Çin'in yolunun başka ülkeler için ne ölçüde örnek olabileceğini ve kademeli reform ile şok terapi tartışmasını değerlendirir.

Sezgi

Açılış

1978'de Çin'de kişi başına gelir, Xiaodong Zhu'nun hesabına göre ABD'nin kırkta biri, Brezilya'nın onda biri kadardı. Nüfusun yüzde 70'inden fazlası tarımda çalışıyor, ama ülke insanlarını doyurmakta zorlanıyordu. Otuz yıl sonra Çin, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olmuştu; kişi başına gelir ABD'ninkinin beşte birine yaklaşmış ve Brezilya'nınkine eşitlenmişti. Dünya nüfusunun beşte birinden fazlasını barındıran bir ülkede bu hızda ve bu ölçekte bir dönüşümün tarihte bir benzeri yoktu.

Önceki derste gördüğümüz neoliberal dönüşüm, piyasa reformlarının bir listesini dünyaya yaydı. Çin de piyasaya yöneldi, ama kendi yoluyla: kamu işletmelerini satışa çıkarmadan, fiyat denetimlerini yıllara yayarak, tek parti yönetimini koruyarak ve dışarıya para çıkışını sıkı biçimde kısıtlayarak. Bu fark, kalkınma iktisadının en canlı tartışmalarından birinin kaynağı oldu.

Aşağıdaki sayfalar dört sorunun izini sürüyor. Çin'in büyümesinin kaynakları nelerdi: sermaye mi, emek mi, verimlilik mi? Reformlar hangi sırayla ve hangi araçlarla yapıldı? Çin'in kademeli yolu, Doğu Avrupa'nın hızlı geçişlerinden hangi bakımlardan ayrıştı? Ve bu yükseliş dünya ekonomisini nasıl değiştirdi?

Hikâye — Xiaogang köyünün gizli anlaşması

1978'in sonlarında, Anhui eyaletinin Fengyang ilçesindeki Xiaogang köyünde on sekiz hane gizli bir anlaşma imzaladı. Köy, o dönemdeki bütün Çin köyleri gibi, toprağı ortak işleyen ve ürünü çalışma puanlarına göre bölüştüren bir kolektifin parçasıydı. Kimse fazla çalışmanın karşılığını alamadığı için, kimse fazla çalışmıyordu; köy yıllardır açlık sınırındaydı. On sekiz hane, kolektifin toprağını haneler arasında bölüştürmeyi, her hanenin devlete düşen payı teslim ettikten sonra kalanını kendisine saklamasını kararlaştırdı. Bu, o dönemin yasalarına aykırıydı. Anlaşmaya, köyün önderlerinin hapse girmesi durumunda öbür hanelerin onların çocuklarına bakacağına dair bir söz de eklendi.

Ertesi yıl köyün hasadı, önceki yıllarınkinin çok üstüne çıktı. Haber yayıldı ve yerel yöneticiler, sonra merkezî hükümet, bu düzeni önce görmezden geldi, sonra onayladı. Aralık 1978'de Deng Xiaoping önderliğindeki yönetim «reform ve dışa açılma» politikasını benimsemişti; ama Zhu'nun vurguladığı gibi, bu politikanın arkasında büyük ve sistemli bir tasarım yoktu. Reformlar kademeli, deneysel ve yerinden yürüdü: bir köyde ya da bir bölgede işe yarayan bir düzen, sonra başka yerlere yayıldı.

Xiaogang'da başlayan düzen, adı «hane sorumluluk sistemi» olan bir ulusal politikaya dönüştü. Her hane, devlete sabit fiyatla satacağı belirli bir tahıl kotası üstlendi; kotanın üstünde ürettiğini piyasa fiyatından satabildi. Aynı dönemde hükümet tarım ürünlerinin fiyatlarını da yükseltti. Zhu'nun aktardığı verilere göre 1978–1984 arasında tarımda verimlilik her yıl ortalama yüzde 5,62 yükseldi ve tarımsal üretim yüzde 47 büyüdü. John McMillan, John Whalley ve Lijing Zhu'nun hesabına göre bu dönemdeki verimlilik artışının yaklaşık yüzde 78'i yeni ödeme düzenine, yani hane sorumluluk sistemine, yüzde 22'si fiyat artışlarına bağlanabiliyordu.

Tarımdaki bu sıçrama, Çin'in yapısal dönüşümünü başlattı. Yiyecek sorunu hafifleyince, işgücü tarımdan ayrılabildi. Zhu'ya göre tarımın toplam istihdamdaki payı 1978'de yüzde 69'dan 1984'te yüzde 50'ye indi: altı yılda işgücünün yüzde 19'u, 49 milyondan fazla işçi, tarımdan çıktı. Bu işçilerin çoğu kentlere gitmedi; köylerinde, yerel yönetimlerin kurduğu kasaba ve köy işletmelerinde çalışmaya başladı. Çin'in yükselişinin ilk dalgası, kentlerden değil, köylerden geldi.

Kavram

Hikâyedeki düzenin resmî adı şudur.

Aynı mantık, sanayide de kullanıldı.

Çin'in ilk sanayileşme dalgasının taşıyıcısı, alışılmadık bir işletme türüydü.

İşgücünün tarımdan çıkışını sınırlayan bir kurum da vardı.

Çin'in yolu, iki reform stratejisi arasındaki tartışmanın merkezine yerleşti.

Veri ve kanıt

Zhu'nun bulgusu, yaygın bir kanıya meydan okur. Çin'in büyümesi çoğu zaman yüksek tasarrufa ve yatırıma dayanan, verimlilikten çok sermaye birikimiyle sürüklenen bir model olarak anlatılır. Zhu'ya göre bu betimleme 1978 öncesi için doğrudur: o dönemde sermaye hızla birikti ama verimlilik geriledi. 1978 sonrasında ise sermaye, hasılayla aşağı yukarı aynı hızda büyüdü ve büyümenin motoru verimlilik oldu. Zhu'nun sektör verilerine göre verimlilik artışı farklı dönemlerde farklı kesimlerden geldi: 1978–1988 arasında tarım yılda yüzde 2,79, devlet dışı kesim yüzde 5,87 verimlilik artışı sağlarken devlet kesiminin verimliliği yılda yüzde 0,36 geriledi. Devlet kesimi ancak 1998'den sonraki yeniden yapılanmayla hızlı bir verimlilik artışına kavuştu.

Bu bulgu, teşviklerin gücünü çarpıcı biçimde gösterir. Aynı toprak, aynı köylüler ve aynı teknoloji, yalnızca emeğin karşılığının dağıtılma biçimi değiştiğinde çok daha fazla ürün verdi. Zhu da ilk yıllarda üretimin büyük ölçüde üretim teknolojisi değişmeden, yalnızca teşviklerin iyileşmesiyle arttığını, ama bu durağan verimlilik kazançlarının 1984 civarında büyük ölçüde tükendiğini vurgular. Tarım reformunun kalıcı etkisi, işgücünü serbest bırakıp devlet dışı sanayinin büyümesine zemin hazırlamasıydı. Önceki derslerde gördüğümüz yapısal bonus, Çin'de dünyanın en büyük ölçeğinde işledi.

Yaygın yanlış«Çin'in büyümesi yalnızca yüksek yatırıma ve ucuz emeğe dayanıyordu; verimlilik artışı önemsizdi.»
Doğrusu

Zhu'nun büyüme muhasebesine göre 1978–2007 arasında sermaye-hasıla oranı neredeyse sabit kaldı ve verimlilikteki yıllık yüzde 3,16'lık artış kişi başı büyümenin yaklaşık yüzde 78'ini açıkladı. Yatırımın verimlilikten bağımsız olarak büyümeyi sürüklediği dönem 1952–1978'di; o dönemde verimlilik geriledi. Ucuz ve bol emek önemliydi, ama onu verimli kılan, tarımdan sanayiye kayma ve teşvikleri değiştiren reformlardı.

Yaygın yanlış«Çin, Washington uzlaşısının reçetesini uygulayarak büyüdü» ya da tersine «Çin, piyasa reformları olmadan, yalnızca devlet planlamasıyla büyüdü.» Doğrusu: Çin'in yükselişi piyasa teşviklerinin güçlenmesine dayandı: hane sorumluluk sistemi, piyasa fiyatlarına açılan çift hatlı düzen, devlet dışı işletmelerin büyümesi ve dış ticarete açılma.
Doğrusu

Ama bu reformlar Washington uzlaşısının öngördüğü sıra ve hızla değil, kademeli, deneysel ve devlet işletmelerini hemen özelleştirmeden yapıldı. Çin'in yolu, iki uç anlatının hiçbirine tam oturmaz.

Neden önemli?

Çin'in yükselişi, son kırk yılda dünya ekonomisini en çok değiştiren gelişmedir. Tarihin en büyük yoksulluktan çıkış süreci Çin'de yaşandı. Çin'in dünya ticaretine katılımı, önceki derslerde gördüğümüz Çin şoku yoluyla gelişmiş ülkelerin imalat sanayisini dönüştürdü. Çin'in yüksek tasarrufları ve dış ticaret fazlaları, dünya faizlerini ve sermaye akımlarını etkiledi. Bugün ABD ile Çin arasındaki ticaret ve teknoloji rekabeti, küresel ekonominin en önemli belirleyicilerinden biridir.

Çin'in deneyimi, Türkiye gibi orta gelir basamağındaki ülkeler için de dersler taşır. Zhu, hızlı büyümeye rağmen Çin'in verimliliğinin 2000'lerin sonunda hâlâ ABD'ninkinin yalnızca yüzde 13'ü olduğunu belirtir; bu, daha fazla büyüme için geniş bir alan demektir, ama aynı zamanda büyümenin kendiliğinden sürmeyeceği, yeni reformlar gerektirdiği anlamına gelir. Orta gelir tuzağı, Çin'in bugün karşı karşıya olduğu soruların merkezindedir. Türkiye'nin sanayisi ise Çin'le hem ihracat pazarlarında rekabet ediyor hem de Çin'den gelen ara mallara dayanıyor; Çin'in yükselişi Türkiye'nin dış ticaret yapısının da bir parçasıdır.

Model

Çözümlü örnek — Büyüme muhasebesi

Zhu'nun ayrıştırmasının mantığını izleyelim. Zhu, sermayenin hasıladaki payını yüzde 50 kabul eder. Bu varsayımla, kişi başı gelirin büyümesi, dört kalemin toplamı olarak yazılabilir: işgücüne katılım oranının büyümesi, sermaye-hasıla oranının büyümesinin belirli bir katsayıyla çarpılmışı, ortalama beşerî sermayenin büyümesi ve toplam faktör verimliliğinin büyümesinin bir katsayıyla çarpılmışı. Sermaye payı yüzde 50 olduğunda, verimliliğin katsayısı 1 ÷ (1 − 0,5) = 2'dir; çünkü verimlilik artışı, doğrudan etkisinin yanında, sermaye birikimini de özendirerek hasılayı ikinci kez artırır. Sermaye-hasıla oranının katsayısı da 0,5 ÷ (1 − 0,5) = 1'dir.

1978–2007 için rakamları yerine koyalım. Toplam faktör verimliliği yılda yüzde 3,16 arttığı için katkısı 2 × 3,16 = 6,32 puandır. Kişi başı büyüme yüzde 8,12 olduğu için verimliliğin payı 6,32 ÷ 8,12 ≈ yüzde 78'dir. Beşerî sermaye yılda yüzde 1,18 arttı; payı 1,18 ÷ 8,12 ≈ yüzde 14,5'tir. Katılım oranı yüzde 0,57 arttı; payı yaklaşık yüzde 7'dir. Sermaye-hasıla oranının artışı yalnızca yüzde 0,04; payı neredeyse sıfırdır.

1952–1978 için aynı hesabı yapalım. Sermaye-hasıla oranı yılda yüzde 3,45 arttı ve katkısı 3,45 puan, yani yüzde 2,97'lik kişi başı büyümeden bile fazladır: payı yaklaşık yüzde 116. Verimlilik yılda yüzde 1,07 geriledi ve katkısı 2 × (−1,07) = −2,14 puan, payı yaklaşık yüzde −72'dir. Zhu'nun tablosundaki yüzdeler bu hesapla örtüşür. İki dönemin karşılaştırması, aynı ülkede, aynı yüksek yatırımla, verimliliğin yönüne göre çok farklı sonuçlar alınabileceğini gösterir.

Çözümlü örnek — Otuz yılın birikimi

Zhu'ya göre 1978–2007 arasında Çin'in kişi başına geliri yılda ortalama yüzde 8,12 büyüdü. Yirmi dokuz yılda bu hız, gelirin kaç katına çıktığını verir: ln(1,0812) ≈ 0,0781; 29 × 0,0781 ≈ 2,264; e üzeri 2,264 ≈ 9,6. Kişi başına gelir yaklaşık on katına çıktı.

Aynı dönemde ABD'nin kişi başına gelirinin yılda yaklaşık yüzde 2 büyüdüğünü varsayalım: 29 yılda 1,02 üzeri 29 ≈ 1,78 kat. Çin'in ABD'ye göre göreli geliri, 9,6 ÷ 1,78 ≈ 5,4 kat artmış olur. Başlangıçta ABD'nin kırkta biri olan Çin'in geliri, bu hesapla ABD'ninkinin 5,4 ÷ 40 ≈ 0,135'ine, yani yaklaşık yedide birine çıkar.

Zhu'nun bildirdiği gerçek sonuç, Çin'in kişi başı gelirinin 2000'lerin sonunda ABD'ninkinin beşte birine yaklaştığıdır. Bizim kaba hesabımız ile bu sonuç arasındaki fark, ABD büyüme hızı için yaptığımız varsayımdan, dönem sınırlarından ve Zhu'nun 2007 sonrasındaki birkaç yılın büyümesini de hesaba katmasından kaynaklanabilir. Hesap, büyüklük sırasının doğru olduğunu gösterir: yıllık 6 puanlık bir büyüme farkı, otuz yılda göreli geliri beş katından fazla artırır. Aynı fark yalnızca on yıl sürseydi göreli gelir 1,8 katına, yirmi yıl sürseydi 3,2 katına çıkardı; yakalamanın gücü, hızın büyüklüğünden çok sürekliliğinden gelir.

Çözümlü örnek — Sektörlerden toplam verimliliğe

Zhu'nun sektör tablosunu kullanalım. 1978'de milli gelirin yüzde 28'i tarımdan, yüzde 27'si devlet dışı kesimden, yüzde 45'i devlet kesiminden geliyordu. 1978–1988 arasında bu kesimlerde verimlilik yılda sırasıyla yüzde 2,79, yüzde 5,87 ve yüzde −0,36 değişti.

Toplam verimlilik artışını, sektörlerin başlangıçtaki gelir paylarıyla ağırlıklandırılmış ortalama olarak hesaplayalım: 0,28 × 2,79 + 0,27 × 5,87 + 0,45 × (−0,36) ≈ 0,78 + 1,58 − 0,16 ≈ yüzde 2,20. Oysa Zhu'nun tablosunda aynı dönemin toplam verimlilik artışı yüzde 3,83'tür.

Aradaki yaklaşık 1,6 puanlık fark nereden gelir? Tablonun istihdam payları cevabı gösterir: tarımın istihdam payı 1978'de yüzde 69'dan 2007'de yüzde 26'ya, devlet dışı kesiminki yüzde 15'ten yüzde 62'ye çıktı. İşgücü, verimliliği düşük tarımdan verimliliği yüksek devlet dışı kesime aktı. Sektörlerin kendi içindeki verimlilik artışının ötesinde, bu yeniden dağılım toplam verimliliği ayrıca yükseltti. Bu hesap kabadır, çünkü ağırlıklar dönem boyunca değişti ve verimlilik tanımları sektörden sektöre farklıdır; ama yeniden dağılımın Çin'in büyümesindeki büyük payını görünür kılar.

Çözümlü örnek — Tarımda teşvik ve fiyat

McMillan, Whalley ve Zhu'nun ayrıştırmasını Zhu'nun verdiği sayılarla birleştirelim. 1978–1984 arasında tarımda verimlilik yılda yüzde 5,62 arttı. Altı yılda toplam artış 1,0562 üzeri 6 ≈ 1,389, yani yaklaşık yüzde 39'dur. Bu artışın yaklaşık yüzde 78'i hane sorumluluk sistemine, yüzde 22'si fiyat artışlarına bağlanırsa, logaritmik ayrıştırmayla: ln(1,389) ≈ 0,329; teşvik payı 0,78 × 0,329 ≈ 0,257, yani yaklaşık yüzde 29'luk bir artış; fiyat payı 0,22 × 0,329 ≈ 0,072, yani yaklaşık yüzde 7,5'lik bir artış.

İki kaynağın dönemleri ve ölçüm yöntemleri tam olarak aynı olmadığı için bu birleştirme yalnızca bir örnektir. Ama temel mesajı açıktır: aynı toprakta, aynı teknolojiyle, yalnızca emeğin karşılığının dağıtılma biçimini değiştirmek, verimliliği altı yılda üçte birden fazla artırabilir. Kolektif düzende bir çiftçi, ek bir saatlik çalışmanın karşılığını köyün bütün haneleriyle paylaşıyordu; yüz hanelik bir kolektifte ek emeğin getirisinin yalnızca yüzde biri kendisine kalıyordu. Hane sorumluluk sisteminde kotanın üstündeki her birim ürün doğrudan haneye kaldı. Ek emeğin hanenin kendisine dönen payı, yüzde birden yüzde yüze çıkmıştı; çalışma saatleri, gübre kullanımı ve toprağa gösterilen özen bu değişime göre yeniden ayarlandı.

Çözümlü örnek — Çift hat ve kaybedensiz reform

Lau, Qian ve Roland'ın mantığını bir işletme üzerinde görelim. Bir devlet işletmesi yılda 100 ton çelik üretme kotası taşıyor ve bu çeliği devletin belirlediği 5 birimlik fiyattan başka devlet işletmelerine satıyor. Kotanın dışında üretebildiği her tonu, piyasada 8 birime satabilir. Bir ton çelik üretmenin ek maliyeti, üretim arttıkça yükseliyor; işletme için kârlı olan üretim, ek maliyetin piyasa fiyatına, yani 8'e eşitlendiği düzeydir. Diyelim ki bu düzey 130 tondur.

Plan hattında işletme 100 tonu 5 birimden satmaya devam eder; kotayı alan devlet işletmeleri de ucuz girdilerini kaybetmez. Piyasa hattında ise ek 30 tonu 8 birimden satar ve 30 × 8 = 240 birim gelir elde eder. Önemli olan, işletmenin üretim kararının plan fiyatına değil, piyasa fiyatına göre verilmesidir; çünkü sınırdaki her ek ton piyasa fiyatından satılır. Verimlilik açısından doğru üretim düzeyi böylece sağlanır.

Planın korunması, eski düzenden yararlananlara örtük bir telafi sağlar: ucuz çelik alan işletmeler bu hakkı korur, kimse reformdan kaybetmez. Fiyatlar bir gecede serbest bırakılsaydı, çelik fiyatı 8'e çıkar ve ucuz girdiye alışmış işletmeler zarar ederdi; bu işletmelerin çalışanları ve yöneticileri reforma direnebilirdi. Lau, Qian ve Roland'ın vurguladığı iki koşul burada görünür: plan uygulanmaya devam etmeli, yani kotalar gerçekten teslim edilmeli; piyasa hattı ise tümüyle serbest olmalıdır. Plan fiyatından alınan çelik piyasada satılabilseydi, kotalar kaçak satışa dönüşür ve çift hat yolsuzluğa zemin hazırlardı. Nitekim çift hatlı fiyatlar, Çin'de bu tür rant kollama olaylarına da yol açtı. Sayılar varsayımdır.

Çözümlü örnek — Hane kaydı ve göçün getirisi

Bir kırsal işçinin köyünde tarımda kazandığı yıllık gelir 1 birim, kentteki bir fabrikada kazanabileceği gelir 3 birim olsun. Göç serbest olsaydı ve kentte çalışmanın başka bir maliyeti olmasaydı, işçilerin büyük bir kısmı kente giderdi. Hane kayıt sistemi, kente göç eden işçinin çocuklarının kentteki okullara gitmesini, kentte sağlık hizmeti ve konut desteği almasını sınırlıyorsa, göçün maliyeti yükselir.

Diyelim ki bu sınırlamalar yüzünden bir işçi ailesini köyde bırakmak zorunda kalıyor ve bu ayrılığın, iki haneyi ayrı ayrı geçindirmenin maliyeti yıllık 0,8 birim tutuyor. Göçün net getirisi 3 − 1 − 0,8 = 1,2 birime iner. Bazı işçiler için bu hâlâ göçmeye değer, bazıları için değmez. Göç edenler de kentte kalıcı olarak yerleşmek yerine, dönem dönem köylerine dönen geçici işçiler olarak kalır.

Bu, iki sonuç doğurur. Birincisi, tarımdan sanayiye kayma ve bununla gelen verimlilik artışı, göç tamamen serbest olsaydı olacağından daha yavaş gerçekleşir. İkincisi, kentlerde çalışan ama kentsel haklardan yararlanamayan büyük bir işçi kitlesi oluşur ve bu, gelir eşitsizliğini ve çocukların eğitim olanaklarındaki farkları derinleştirir. Hane kayıt sistemi, Çin'in reform döneminde gevşetilmesine rağmen, kırsal ve kentsel Çin arasındaki uçurumun kurumsal kaynaklarından biri olarak kaldı. Sayılar varsayımdır.

Çözümlü örnek — Yakalamanın kalan yolu

Zhu'ya göre Çin'in verimliliği 2000'lerin sonunda ABD'ninkinin yüzde 13'üydü ve Çin olağanüstü performansını iki on yıl daha sürdürse bile verimliliği ancak ABD düzeyinin aşağı yukarı beşte ikisine ulaşacaktı. Bu tahminin ima ettiği hızı hesaplayalım. Göreli verimliliğin yirmi yılda yüzde 13'ten yüzde 40'a çıkması, 40 ÷ 13 ≈ 3,08 katlık bir artış demektir. Yıllık oran, ln(3,08) ÷ 20 ≈ 1,125 ÷ 20 ≈ 0,056; yani Çin'in verimliliğinin ABD'ninkinden yılda yaklaşık 5,6 puan daha hızlı artması gerekir.

Bu hesap bizim yaptığımız bir türetmedir; Zhu'nun kendi hesabının ayrıntılarını yansıtmayabilir. Ama mesaj, Zhu'nun vardığı sonuçla aynıdır: Çin'in önünde hâlâ çok büyük bir yakalama potansiyeli vardır, ama bu potansiyeli gerçekleştirmek, teknoloji açığının kapanması, tarımdaki işgücünün azalması ve kolay verimlilik kazançlarının tükenmesiyle giderek zorlaşır. Önceki derslerde gördüğümüz altın çağ Avrupa'sı ve Japonya da benzer bir yolu izlemiş ve yakalama tamamlandıkça yavaşlamıştı.

Modelin sınırları

Yukarıdaki ayrıştırma, büyümenin kaynaklarını ayırır, ama nedenlerini tek başına açıklamaz. Toplam faktör verimliliği, sermaye ve emek artışıyla açıklanamayan her şeyi içeren bir kalıntıdır; teşviklerin iyileşmesini de, yeniden dağılımı da, teknoloji transferini de, ölçüm hatalarını da içerir. Çin'in resmî istatistiklerinin doğruluğu da uzun süredir tartışma konusudur; Zhu da ulusal hesaplar ile uluslararası veri tabanları arasındaki farklara dikkat çeker. Sermaye payının yüzde 50 alınması gibi varsayımlar, sonuçları belirgin biçimde etkileyebilir.

Kademeli reform ile şok terapi karşılaştırması da dikkatli yapılmalıdır. Çin ile Doğu Avrupa ülkeleri, reform başladığında çok farklı yapılara sahipti: Çin'in işgücünün çoğu tarımdaydı ve tarımdan sanayiye kayma kendi başına büyük bir büyüme kaynağıydı; Doğu Avrupa ise zaten sanayileşmişti ve verimsiz ağır sanayisini yeniden yapılandırmak zorundaydı. İki bölgenin farklı sonuçları, yalnızca reform hızına değil, bu başlangıç koşullarına da bağlıydı. Çin'in yolunun başka ülkelerde aynı sonuçları vereceğini varsaymak, bu farkları göz ardı eder.

Son olarak, bu dersteki kurumların etkisini ölçmek, onların kendine özgü yapıları yüzünden zordur. Kasaba ve köy işletmeleri ne özel ne de merkezî devlete ait işletmelerdi; mülkiyet hakları belirsizdi ve başarıları, yerel yöneticilerin gelir paylaşım kurallarıyla güçlendirilen teşviklerine bağlıydı. Bu işletmeler 1990'ların ortasından itibaren büyük ölçüde özelleştirildi ya da kapandı; yani Çin'in ilk büyüme dalgasını taşıyan kurum, kalıcı bir model değil, geçiş döneminin bir aracıydı. Bu tür geçiş kurumlarının başka ülkelere aktarılıp aktarılamayacağı, onları ortaya çıkaran siyasal ve idari yapıdan ayrı düşünülemez. Çin'in büyük ve bölgelere bölünmüş yönetim yapısı, farklı bölgelerin farklı düzenleri denemesine ve başarılı olanların yayılmasına izin verdi; daha küçük ya da daha merkezî yönetilen ülkelerde bu deneme alanı çok daha dar olabilir.

Uygulama

Özet kartı

  1. Zhu'ya göre 1978'de Çin'in kişi başı geliri ABD'ninkinin kırkta biriydi; 1978–2007 arasında yılda yüzde 8'in üstünde büyüdü ve ABD'ninkinin beşte birine yaklaştı; Çin dünyanın en büyük ikinci ekonomisi oldu.
  2. 1978'de Xiaogang köyünde başlayan ve 1984'te ülke çapında tamamlanan hane sorumluluk sistemi, tarımda verimliliği yılda yüzde 5,62 artırdı. McMillan, Whalley ve Zhu'ya göre verimlilik artışının yaklaşık yüzde 78'i yeni teşvik düzenine, yüzde 22'si fiyat artışlarına bağlıydı.
  3. Zhu'nun büyüme muhasebesine göre 1952–1978'de büyümenin tamamı sermaye birikiminden ve eğitimden geldi, verimlilik geriledi; 1978–2007'de sermaye-hasıla oranı neredeyse sabit kaldı ve verimlilik artışı kişi başı büyümenin yaklaşık yüzde 78'ini açıkladı.
  4. Tarımın istihdam payı 1978'de yüzde 69'dan 1984'te yüzde 50'ye, 2007'de yüzde 26'ya indi. Kasaba ve köy işletmeleri ve çift hatlı fiyat sistemi, devlet dışı kesimin büyümesini ve yeniden dağılımdan gelen verimlilik kazancını mümkün kıldı.
  5. Çin'in kademeli, deneysel reform yolu, Washington uzlaşısının ve şok terapinin hız ve sıralamasından farklıydı; ama sonuçlarının farkı, reform stratejisi kadar başlangıç koşullarına da bağlıydı.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Hane sorumluluk sistemiHousehold responsibility systemKotayı teslim eden hanenin kalan ürünü piyasada satabildiği tarım düzeni
Çift hatlı reformDual-track reformPlan kotalarının korunup kota dışının piyasa fiyatıyla yapılması
Kasaba ve köy işletmeleriTownship and village enterprisesYerel yönetimlerin denetimindeki kırsal sanayi işletmeleri
Hane kayıt sistemiHukouHaklara erişimi doğum yerine ve kırsal ya da kentsel statüye bağlayan kayıt
Kademeli reformGradualismPlandan piyasaya adım adım ve deneysel geçiş
Şok terapiShock therapyReformların olabildiğince kısa sürede ve bir arada yapılması

Kendini sına

  1. (Çıktı 1) Çift hatlı reform nedir? Lau, Qian ve Roland'a göre bu yaklaşım hangi koşullarda kimseyi kaybettirmeden verimlilik kazancı sağlar?
  2. (Çıktı 2) Zhu'nun büyüme muhasebesine göre Çin'in 1952–1978 ve 1978–2007 dönemlerindeki büyümesinin kaynakları nasıl farklılaşır? Bu fark, «Çin yatırımla büyüdü» kanısını nasıl etkiler?
  3. (Çıktı 3) Sermayenin gelirdeki payının 0,4 olduğu bir ekonomide verimlilik her yıl yüzde 2,4 yükseliyor, kişi başına düşen gelir de her yıl yüzde 6 artıyor. Verimliliğin katsayısı nedir ve kişi başı büyümenin yüzde kaçını açıklar?
  4. (Çıktı 3) Bir ekonomide gelirin yüzde 40'ı tarımdan, yüzde 30'u devlet dışı kesimden, yüzde 30'u devlet kesiminden geliyor. Bu kesimlerde verimlilik yılda sırasıyla yüzde 2, 6 ve 0 artıyor. Başlangıç paylarıyla ağırlıklandırılmış verimlilik artışını hesapla. Toplam verimlilik artışı yüzde 4,5 ölçülüyorsa aradaki fark neyi gösterebilir?
  5. (Çıktı 3) Bir işletmenin plan kotası 200 ton, plan fiyatı ton başına 4 birim, piyasa fiyatı 7 birimdir. İşletme toplam 260 ton üretiyor. Plan hattından ve piyasa hattından elde ettiği geliri hesapla. Üretim kararını hangi fiyat belirler ve neden?
  6. (Çıktı 4) Bir yorumcu, «Çin'in başarısı, kademeli reformun şok terapiden her zaman üstün olduğunu kanıtlar» diyor. Zhu'nun sektör verilerinden ve reform araçlarından yararlanarak bu yargının neresini yerinde, neresini aşırı genelleme bulduğunu gerekçelendir.

Cevaplar

  1. Çift hatlı reform, devlet planının belirli miktarlar ve resmî fiyatlar için yürürlükte kalması, kota dışındaki üretimin ve alımın ise piyasa fiyatlarıyla yapılmasıdır. Lau, Qian ve Roland'a göre plandaki yükümlülüklerin korunması, eski düzenden yararlananlara örtük bir telafi sağlar ve böylece kimse reformdan kaybetmez. Bunun için iki koşul gerekir: planın gerçekten uygulanmaya devam etmesi, yani kotaların teslim edilmesi, ve piyasa hattının tümüyle serbest olması; böylece sınırdaki üretim kararları piyasa fiyatına göre verilir ve verimlilik sağlanır.
  2. 1952–1978 arasında kişi başı gelir yılda yaklaşık yüzde 3 büyüdü; bu büyümenin tamamı zorla artırılan yatırımdan ve eğitimden geldi, sermaye-hasıla oranı hızla yükselirken verimlilik geriledi. 1978–2007 döneminde ise kişi başı büyüme yıllık yüzde 8,12'ye yükseldi; sermaye-hasıla oranı neredeyse sabit kaldı ve verimlilik artışı büyümenin yaklaşık yüzde 78'ini açıkladı. Bu bulgu, «Çin yatırımla büyüdü» kanısının 1978 öncesi için doğru, 1978 sonrası için ise büyük ölçüde yanlış olduğunu gösterir; reform döneminde yatırım yüksek kalsa da hasılayla aynı hızda büyüdü ve büyümenin motoru verimlilik oldu.
  3. Verimliliğin katsayısı 1 ÷ (1 − 0,4) ≈ 1,67'dir. Katkısı 1,67 × 2,4 ≈ 4 puandır. Kişi başı büyümenin 4 ÷ 6 ≈ yüzde 67'sini açıklar.
  4. Ağırlıklandırılmış verimlilik artışı 0,40 × 2 + 0,30 × 6 + 0,30 × 0 = 0,8 + 1,8 + 0 = yüzde 2,6'dır. Toplam verimlilik artışı yüzde 4,5 ölçülüyorsa, aradaki yaklaşık 1,9 puanlık fark, işgücünün ve sermayenin verimliliği düşük kesimlerden yüksek kesimlere kaymasından, yani yeniden dağılımdan gelen kazancı gösterebilir. Farkın bir kısmı, dönem boyunca değişen ağırlıklardan ve ölçüm farklarından da kaynaklanabilir.
  5. Plan hattından gelir 200 × 4 = 800 birimdir. Piyasa hattından gelir 60 × 7 = 420 birimdir. Toplam gelir 1.220 birimdir. Üretim kararını piyasa fiyatı belirler; çünkü kotanın üstündeki her ek ton piyasa fiyatından satılır ve işletme ek maliyet piyasa fiyatına eşitlenene kadar üretmeyi sürdürür.
  6. Yargının yerinde olan yanı, Çin'in kademeli yolunun tarihin en hızlı ve en uzun süreli büyüme dönemlerinden birini üretmesi ve çift hatlı reform gibi araçların reforma direnci azaltmasıdır. Aşırı genelleme olan yanı, sonuçları yalnızca reform hızına bağlamasıdır. Çin reform başladığında işgücünün yaklaşık yüzde 70'ini tarımda barındırıyordu ve tarımdan sanayiye kayma kendi başına büyük bir büyüme kaynağıydı; Zhu'nun sektör verileri yeniden dağılımın büyük katkısını gösterir. Doğu Avrupa ise zaten sanayileşmişti ve verimsiz ağır sanayisini yeniden yapılandırmak zorundaydı. Ayrıca çift hatlı sistem rant kollamaya yol açtı ve hane kayıt sistemi gibi kurumlar eşitsizliği derinleştirdi. Kademeli reformun başarısı belirli koşullara bağlıdır; «her zaman üstün» genellemesi bu koşulları görmezden gelir.

İleri okuma

  • Xiaodong Zhu (2012). «Understanding China's Growth: Past, Present, and Future». Journal of Economic Perspectives 26(4). Büyüme muhasebesi ve sektörel verimlilik.
  • John McMillan, John Whalley, Lijing Zhu (1989). «The Impact of China's Economic Reforms on Agricultural Productivity Growth». Journal of Political Economy 97(4). Hane sorumluluk sisteminin verimliliğe etkisi.
  • Lawrence J. Lau, Yingyi Qian, Gérard Roland (2000). «Reform without Losers: An Interpretation of China's Dual-Track Approach to Transition». Journal of Political Economy 108(1). Çift hatlı reformun kuramı.
  • Barry Naughton (2007). The Chinese Economy: Transitions and Growth. MIT Press. Çin ekonomisinin kapsamlı bir ders kitabı.

Sonraki derse köprü

Çin'in yükselişi, dünya ekonomisinin dengelerini de değiştirdi. Çin'in ve öbür hızlı büyüyen ekonomilerin yüksek tasarrufları, dünya faizlerini aşağı çekti ve büyük sermaye akımları gelişmiş ülkelere, özellikle ABD'ye yöneldi. ABD'de ucuz kredi, yükselen konut fiyatlarıyla ve karmaşık finansal ürünlerle birleşti. Sıradaki ders, 2008 küresel krizini ele alıyor. Amerikan konut piyasasındaki bir çöküş, nasıl bütün dünyayı sarsan bir finansal krize dönüştü? Bankaların birbirine bağlılığı, gölge bankacılık ve küresel dengesizlikler bu krizde nasıl bir yer tuttu?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • Açılış: 1978'de bir Çin köyünde toprak işleyen köylüler; aynı karenin 2007'de bir fabrika kentine dönüşmesi. Yanında iki gelir çubuğu: Çin ve ABD; Çin'in çubuğu kırkta birden beşte bire büyür.
  • Hikâye: bir köy evinde, gaz lambası ışığında bir kâğıda basılan on sekiz parmak izi. Ardından köyün tahıl ambarının dolması.
  • Kavram: bir tarlanın kolektif puan tablosundan hane parsellerine bölünmesi; bir çelik fabrikasının iki kapısı: plan kapısından sabit fiyatla, piyasa kapısından serbest fiyatla çıkan çelik.
  • Veri ve kanıt: iki dönemin büyüme çubukları renklere ayrılır: 1952–1978'de sermaye rengi baskın, verimlilik eksi; 1978–2007'de verimlilik rengi baskın.
  • Model: tarımdan devlet dışı sanayiye akan işçi figürleri; istihdam paylarının yüzde 69'dan yüzde 26'ya inmesi.
  • Neden önemli: dünya haritasında Çin'den çıkan ve dünyaya yayılan konteyner gemileri.

Seslendirme, Çin'in yükselişini ne kusursuz bir başarı ne de yalnızca devlet zoruyla elde edilmiş bir büyüme olarak anlatır. Yoksulluktan çıkışın büyüklüğünü aktarırken, hane kayıt sistemi gibi eşitsizlik yaratan kurumları ve reform sürecindeki rant kollamayı da dengeli biçimde belirtir. Xiaogang hikâyesini, çiftçilerin cesaretine saygıyla anlatır.

Kısa kesit

Dikey, elli saniyelik. Seslendirme: «1978'de on sekiz Çinli köylü gizli bir anlaşma imzaladı: toprağı bölüşecek, fazlasını kendilerine saklayacaklardı.» Ekranda parmak izleriyle dolu bir kâğıt. «Otuz yıl sonra Çin, dünyanın en büyük ikinci ekonomisiydi.» Kapanış: «Çin sermayeyle mi büyüdü, verimlilikle mi? Derste.»