İçeriğe geç

Ders EKO-210.02 · Seviye 2 — Orta

Sanayi Devrimi

EKO-210 Dünya Ekonomik Tarihi

4.410 kelime · yaklaşık 20 dakika okuma · seslendirme 11 dk · veriler Eylül 2026 itibarıyla

Katmanlar:SezgiModel

  • genel amaçlı teknoloji
  • makro ve mikro icatlar
  • sanayi aydınlanması
  • üst uç bilgi
  • fabrika sistemi
  • çalışkanlık devrimi
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Sanayi Devrimi ani bir patlama değil, yavaş bir hızlanmaydı: 1780–1831 arasında İngiliz ekonomisi yılda yaklaşık yüzde 1,7 büyüdü ve toplam faktör verimliliği yalnızca yüzde 0,3 arttı; hızlanma 1831'den sonra geldi.
  2. Crafts'a göre buhar, 1830'dan önce büyümeye çok az katkıda bulundu ve en yüksek etkisine Watt'ın patentinden yaklaşık yüz yıl sonra ulaştı; 1830'da ancak su gücüyle eşitlendi ve sermaye stokunun yaklaşık yüzde 1,5'ini oluşturuyordu. Genel amaçlı teknolojilerin etkisi gecikmeli gelir.
  3. Mokyr'e göre büyümenin büyük kısmı, makro icatları izleyen mikro icatların uzun birikiminden gelir; buharın kömür tüketimi, Newcomen'den yirminci yüzyıla yüzde 93 düştü ve bunun büyük kısmı Watt sonrası iyileştirmelerdendi.
  4. Squicciarini ile Voigtländer'e göre on sekizinci yüzyıl Fransa'sında bilgi seçkinlerinin yoğunluğu sanayileşmeden sonraki kentsel büyümeyi öngörüyordu, okuryazarlık ise öngörmüyordu. Kelly, Mokyr ve Ó Gráda, İngiliz işçilerinin üstün mekanik becerilerini vurguladı.
  5. Fabrika sistemi üretimi yeniden örgütledi; de Vries'in çalışkanlık devrimi ise hanelerin piyasa için daha çok çalışıp piyasa mallarını daha çok tüketmesiyle Sanayi Devrimi'nin talep zeminini hazırladı.

Öğrenme çıktıları

  • Hatırlama — Genel amaçlı teknolojiyi, makro ve mikro icatları, sanayi aydınlanmasını, üst uç bilgiyi, fabrika sistemini ve çalışkanlık devrimini tanımlar.
  • Anlama — Sanayi Devrimi'nin neden ani bir patlama değil, onlarca yıla yayılan yavaş bir hızlanma olduğunu ve buna rağmen neden Malthusçu döngüyü kırdığını açıklar.
  • Uygulama — Büyüme muhasebesi tablosundan toplam faktör verimliliğinin ve kişi başı büyümenin payını hesaplar, küçük büyüme hızlarının uzun dönemdeki birikimli etkisini gösterir ve bir teknolojinin toplumsal tasarrufunu hesaplar.
  • Değerlendirme — Buharın büyümeye katkısını ölçen çalışmayı, Fransa'da bilgi seçkinlerini inceleyen çalışmayı ve İngiliz işgücünün niteliğine dair tezi karşılaştırarak Sanayi Devrimi'nin nedenlerine dair açıklamaları tartar.

Sezgi

Açılış

«Sanayi Devrimi» dendiğinde akla ilk gelen imge, buhar makinesidir: dumanı tüten bacalar, gürültüyle dönen çarklar, rayların üzerinde koşan lokomotifler. Bu imgede devrim, bir makinenin icadıyla başlar ve dünyayı bir anda değiştirir. Oysa iktisat tarihçilerinin son elli yılda yaptığı ölçümler, çok daha yavaş ve çok daha ilginç bir hikâye anlatıyor.

Refah oranlarının yüzyıllarca geçim sınırı çevresinde dolandığı bir dünyadan, her kuşağın bir öncekinden daha iyi yaşamayı beklediği bir dünyaya geçiş, önce İngiltere'de, on sekizinci yüzyılın son çeyreğinde başladı. Bu kez nüfus büyüdüğü hâlde ücretler geri çekilmedi. Bu, insanlık tarihinin en büyük ekonomik dönüşümüydü. Ama bu dönüşüm, dışarıdan bakan birinin görebileceği hızla gerçekleşmedi. On dokuzuncu yüzyılın başında yaşayan bir İngiliz işçisi, çocuklarının kendisinden çok daha iyi yaşayacağını düşünmek için pek bir neden görmezdi.

Bu ders üç soru soruyor. Sanayi Devrimi gerçekte ne kadar hızlıydı? Buhar makinesi gibi büyük icatlar, büyümeye neden bu kadar geç katkı yaptı? Ve bu dönüşümü mümkün kılan, makinelerden çok, onları icat eden, geliştiren ve kullanan insanların bilgisi ve becerisi miydi?

Hikâye — Watt'ın makinesi ve yüz yıllık gecikme

1769'da İskoç mucit James Watt, buhar makinesinde ayrı bir yoğunlaştırıcı kullanan tasarımının patentini aldı. Kendisinden önceki Newcomen makineleri, madenlerden su pompalamak için yarım yüzyıldan uzun süredir kullanılıyordu, ama çok fazla kömür yakıyorlardı. Watt'ın makinesi aynı işi çok daha az kömürle yapıyordu. Watt, iş ortağı Matthew Boulton ile birlikte makinelerini madenlere, dökümhanelere ve dokuma fabrikalarına satmaya başladı. Bu, genellikle Sanayi Devrimi'nin simgesi olarak anlatılan andır.

Ama Nicholas Crafts, buharın İngiliz ekonomisinin büyümesine gerçekte ne kadar katkı yaptığını büyüme muhasebesi yöntemleriyle hesapladığında, şaşırtıcı bir sonuca ulaştı. Buhar, 1830'dan önce büyümeye çok az katkıda bulunmuştu. Watt'ın patentinden altmış yıl sonra, 1830'da, buhar ancak su gücüyle eşit bir güç kaynağı hâline gelebilmişti. O yıl ekonomide kurulu buhar gücü yalnızca yaklaşık 160 bin beygir gücüydü ve toplam sermaye stokunun yaklaşık yüzde 1,5'ini oluşturuyordu. Uzun süre, pek çok işte su gücü daha ucuzdu.

Buharın asıl etkisi, on dokuzuncu yüzyılın ortasından sonra, yüksek basınçlı buhar makinelerinin gelişmesiyle ortaya çıktı. Bir beygir gücü için gereken kömür miktarı, Watt öncesi Newcomen makinelerinde yaklaşık 30 libreyken Watt makinesinde 12,5 libreye, yüzyılın ortasında yüksek basınçla 5 libreye ve yirminci yüzyılın başında çok yüksek basınçla 2 libreye indi. Demiryolları da buharın etkisini genişletti. Crafts'ın hesabına göre buharın İngiliz emek verimliliği büyümesine katkısı, Sanayi Devrimi sırasında çok küçüktü ve en yüksek düzeyine on dokuzuncu yüzyılın üçüncü çeyreğinde, yani Watt'ın ünlü icadından yaklaşık yüz yıl sonra ulaştı. 1870'te bile buhar gücünün neredeyse yarısı madencilikte ve pamuklu dokumada kullanılıyordu; tarım ve ulaştırma dışındaki hizmetler neredeyse hiç etkilenmemişti.

Bu bulgu, Sanayi Devrimi'nin nasıl anlaşılması gerektiğine dair daha geniş bir yeniden değerlendirmenin parçasıydı. Eski tahminler, on dokuzuncu yüzyılın başında verimlilik büyümesinin birden sıçradığını öne sürüyordu. Crafts'ın ve Knick Harley gibi öbür iktisat tarihçilerinin yeniden hesapları ise daha mütevazı bir resim ortaya koydu; Crafts'ın derlediği tahminlere göre 1780–1831 arasında İngiliz ekonomisi yılda yaklaşık yüzde 1,7 büyüdü ve toplam faktör verimliliği yılda yalnızca yüzde 0,3 kadar arttı. Devrim, bir patlamadan çok, onlarca yıla yayılan yavaş bir hızlanmaydı.

Kavram

Buhar makinesi, bugün ekonomistlerin özel bir ad verdiği bir teknoloji türünün ilk örneklerinden biriydi.

Sanayi Devrimi'nin icatları da bir türden değildi.

Mokyr, İngiltere'nin öncülüğünü açıklamak için bir fikir akımına da dikkat çekti.

Bu bilginin kimlerde yoğunlaştığı da önemliydi.

Yeni teknolojiler, üretimin nasıl örgütlendiğini de değiştirdi.

Sanayi Devrimi'nden önce, hanelerin çalışma ve tüketim davranışlarında da bir değişim yaşanmıştı.

Veri ve kanıt

Bu bulgu, iki bakımdan öğreticidir. Birincisi, Sanayi Devrimi'nin bir makinenin icadıyla açıklanamayacağını gösterir. Buhar makinesi önemliydi, ama etkisini göstermesi için gereken şey, onu daha verimli kılan onlarca yıllık mikro icatlar, kömür madenlerinin ve demiryollarının gelişmesi ve üretimin buhara göre yeniden örgütlenmesiydi. İkincisi, bu bulgu bugünün teknolojilerine de ışık tutar. Bilgisayarların ve internetin verimlilik istatistiklerinde neden uzun süre görünmediği, yapay zekânın etkisinin ne zaman ve ne kadar görüleceği sorularına, buharın tarihi bir perspektif sunar: genel amaçlı teknolojilerin etkisi çoğu zaman gecikmeli gelir.

Bu çalışma, Mokyr'in sanayi aydınlanması tezine nicel bir destek sunar. Sanayileşmeyi mümkün kılan, herkesin biraz okuyup yazabilmesinden çok, yeni teknolojileri anlayabilen, uyarlayabilen ve geliştirebilen küçük bir bilgi seçkinleri kesiminin varlığıydı. Morgan Kelly, Joel Mokyr ve Cormac Ó Gráda ise İngiltere'nin öncülüğünü farklı ama tamamlayıcı bir açıdan açıkladı: 1750 civarında İngiliz işçileri, hem fiziksel durumları hem de mekanik becerileri bakımından kıtadaki benzerlerinden belirgin biçimde üstündü. Bu, yeniliklerin daha hızlı ve daha geniş biçimde benimsenmesini mümkün kıldı. Yazarlar bu üstünlüğü daha iyi beslenmeye ve daha iyi kurumlara, özellikle İngiltere'nin yoksullara yardım yasalarına ve çıraklık sisteminin daha iyi işlemesine bağladı. İki açıklama birlikte, Sanayi Devrimi'nde makinelerin arkasındaki insanların, hem mucitlerin hem de makineleri kuran ve işleten usta işçilerin, belirleyici olduğunu düşündürür.

Yaygın yanlış«Sanayi Devrimi, buhar makinesinin icadıyla başladı ve ekonomiyi birkaç on yıl içinde kökten değiştirdi.»
Doğrusu

Watt'ın buhar makinesi 1769'da patentlendi, ama buhar ancak 1830'da su gücüyle eşit bir güç kaynağı hâline geldi ve büyümeye en büyük katkısını on dokuzuncu yüzyılın üçüncü çeyreğinde yaptı. 1780–1831 arasında İngiliz ekonomisi yılda yaklaşık yüzde 1,7 büyüdü ve toplam faktör verimliliği yılda yalnızca yüzde 0,3 kadar arttı. Sanayi Devrimi, ani bir patlama değil, onlarca yıla yayılan yavaş bir hızlanmaydı.

Yaygın yanlış«Sanayileşme için önemli olan, nüfusun genel eğitim düzeyidir; okuryazarlık oranı yüksek olan ülkeler önce sanayileşti.»
Doğrusu

Squicciarini ile Voigtländer, on sekizinci yüzyıl Fransa'sında okuryazarlığın büyümeyi öngörmediğini, buna karşılık bilgi seçkinlerinin yoğunluğunun sanayileşmeden sonraki kentsel büyümeyi güçlü biçimde öngördüğünü buldu. Kelly, Mokyr ve Ó Gráda da İngiliz işçilerinin mekanik becerilerini vurguladı. Ortalama eğitim önemlidir, ama erken sanayileşmede yeni teknolojileri geliştirip uyarlayabilen küçük bir kesimin ve becerili zanaatkârların varlığı daha belirleyici olabilir.

Neden önemli?

Sanayi Devrimi, insanlık tarihinin yönünü değiştirdi. Malthusçu dünyada gelir artışları nüfus tarafından yutulurken, Sanayi Devrimi'nden sonra ilk kez hem nüfus hem kişi başı gelir aynı anda ve kalıcı olarak artabildi. Bu dönüşüm önce İngiltere'de, sonra Batı Avrupa'da ve Kuzey Amerika'da, yirminci yüzyılda ise dünyanın büyük bölümünde gerçekleşti. Bugün zengin ve yoksul ülkeler arasındaki farkların büyük kısmı, bu dönüşümün ne zaman ve ne ölçüde yaşandığıyla ilgilidir.

Sanayi Devrimi'nin dersleri bugün de geçerlidir. Genel amaçlı teknolojilerin etkisinin gecikmeli geldiği, büyümenin büyük kısmının küçük iyileştirmelerin birikiminden geldiği ve yeni teknolojileri anlayıp uyarlayabilen insanların varlığının belirleyici olduğu, yapay zekâ ve yeşil enerji dönüşümü gibi günümüz tartışmalarında da hatırlanması gereken bulgulardır. Osmanlı'nın on dokuzuncu yüzyılda sanayileşmeyi neden sınırlı ölçüde yaşadığı ve Cumhuriyet'in sanayileşme çabaları da, bu tarihsel arka planla birlikte düşünüldüğünde daha iyi anlaşılır.

Model

Çözümlü örnek — Büyümeyi ayrıştırmak

Crafts'ın İngiltere için büyüme muhasebesi tahminlerini okuyalım. Büyüme muhasebesinde üretim büyümesi, sermaye birikiminin, emek artışının ve toplam faktör verimliliğinin katkılarının toplamı olarak yazılır: üretim büyümesi = 0,4 × sermaye büyümesi + 0,6 × emek büyümesi + toplam faktör verimliliği büyümesi. Buradaki 0,4 ve 0,6, sermayenin ve emeğin gelirden aldığı paylardır.

Crafts'ın tablosunda 1760–1780 döneminde yıllık üretim büyümesi yüzde 0,6'dır: sermayenin katkısı 0,25, emeğin katkısı 0,35, toplam faktör verimliliğinin katkısı sıfır puan. 1780–1831 döneminde büyüme yüzde 1,7'ye çıkar: sermaye 0,6, emek 0,8, toplam faktör verimliliği 0,3 puan katkı yapar. 1831–1873 döneminde büyüme yüzde 2,4'e çıkar: sermaye 0,9, emek 0,75, toplam faktör verimliliği 0,75 puan.

Bu tablodan üç sonuç çıkar. Birincisi, Sanayi Devrimi'nin ilk yarım yüzyılında büyümenin büyük kısmı, sermaye ve emek miktarının artmasından geldi; verimlilik artışı, toplam büyümenin yalnızca 0,3 ÷ 1,7 ≈ yüzde 18'ini açıklıyordu. İkincisi, verimlilik artışı, 1831'den sonra hızlandı ve toplam büyümenin 0,75 ÷ 2,4 ≈ yüzde 31'ini açıklamaya başladı; bu, buharın ve öbür teknolojilerin etkisinin gecikmeli olarak ortaya çıktığıyla uyumludur. Üçüncüsü, emeğin katkısının büyük olması, nüfusun hızla arttığını gösterir; bu yüzden kişi başı gelir büyümesi, toplam büyümeden belirgin biçimde düşüktü.

Kişi başı büyümeyi kabaca görmek için, emeğin nüfusla aynı hızda arttığını varsayalım. Emeğin katkısı 0,6 × emek büyümesi olduğuna göre, 1780–1831'de emek yılda yaklaşık 0,8 ÷ 0,6 ≈ yüzde 1,3 artıyordu. Kişi başı üretim büyümesi, yaklaşık 1,7 − 1,3 = yüzde 0,4 olur. 1831–1873'te emek yılda yaklaşık 0,75 ÷ 0,6 ≈ yüzde 1,25 artıyordu ve kişi başı büyüme yaklaşık 2,4 − 1,25 ≈ yüzde 1,15'e çıkıyordu. Bu kaba hesap, Sanayi Devrimi'nin ilk on yıllarında kişi başı gelirin çok yavaş arttığını, hızlanmanın ancak yüzyılın ortasından sonra geldiğini gösterir; önceki derslerde gördüğümüz Engels'in duraklaması da bu yavaş başlangıçla uyumludur.

Çözümlü örnek — Küçük hızların büyük sonuçları

Yıllık yüzde 0,4 ile yüzde 1,15 arasındaki fark küçük görünür. Ama büyüme birikimlidir. Yüzde 0,4'lük bir kişi başı büyüme hızında, gelirin iki katına çıkması yaklaşık 70 ÷ 0,4 = 175 yıl alır. Yüzde 1,15'lik bir hızda ise yaklaşık 70 ÷ 1,15 ≈ 61 yıl alır. Bu kural, «70 kuralı» olarak bilinir: büyüme hızı yüzde g ise, iki katına çıkma süresi yaklaşık 70 ÷ g yıldır.

Malthusçu dünyada kişi başı gelirin uzun dönemdeki büyüme hızı neredeyse sıfırdı; iki katına çıkma süresi pratik olarak sonsuzdu. Sanayi Devrimi'nin ilk on yıllarındaki yüzde 0,4'lük hız bile, tek bir kuşağın gözüyle neredeyse görünmeyecek, ama birkaç kuşak içinde fark edilir bir yükselme demekti. Yüzyılın ortasından sonraki yüzde 1'in üstündeki hızlar ise, iki kuşak içinde yaşam standartlarının ikiye katlanması anlamına geliyordu.

Bu hesap, Sanayi Devrimi'nin neden bir «devrim» olarak adlandırıldığını, ama yaşayanlar tarafından neden bir devrim olarak hissedilmediğini açıklar. Dönüşüm, yıllık büyüme hızında küçük ama kalıcı bir değişiklikti. Bu küçük değişikliğin sonuçları, ancak onlarca yıl sonra, birikimli etkisiyle görünür hâle geldi.

Çözümlü örnek — Döngü nasıl kırılır?

Önceki dersteki Malthusçu modele dönelim: günlük reel ücret y = A ÷ √N, burada A teknolojiyi, N nüfusu gösterir. Bu biçimde ücretin büyüme hızı, teknolojinin büyüme hızından nüfus büyüme hızının yarısı çıkarılarak bulunur: ücret büyümesi = A'nın büyümesi − 0,5 × nüfus büyümesi.

Sanayi öncesi dünyada teknoloji çok yavaş, örneğin yılda yüzde 0,05 ilerliyordu. Nüfus, ücret denge düzeyini aştığında yılda binde birkaç artabildiği için, teknolojinin getirdiği her ücret artışı kısa sürede nüfus artışıyla eritiliyordu. Ücretin sabit kalması için nüfusun yılda yalnızca 2 × 0,05 = yüzde 0,1 artması yetiyordu; nüfus bu hıza kolayca ulaşıyor ve ücret denge düzeyine geri çekiliyordu.

Şimdi teknolojinin yılda yüzde 1 ilerlediğini düşünelim. Ücretin sabit kalması için nüfusun yılda yüzde 2 artması gerekir. Sanayi öncesi toplumlarda nüfusun bu hızla ve uzun süre büyümesi pek mümkün değildi. Nüfus yılda yüzde 1,2 artsa bile, ücret yılda 1 − 0,5 × 1,2 = yüzde 0,4 artar. Teknoloji, nüfusun yetişebileceğinden daha hızlı ilerlediğinde, Malthusçu döngü kırılır: nüfus da ücret de aynı anda artar.

Bu basit hesap, Sanayi Devrimi'nin özünü açıklar. Devrimin getirdiği şey, teknolojinin ilerlemesi değil, ilerleme hızındaki kalıcı artıştı. Sanayi öncesi dünyada da teknoloji ilerliyordu, ama o kadar yavaş ki nüfus onu hep yakalıyordu. Toplam faktör verimliliğinin yılda yüzde 0,3'ten yüzde 0,75'e çıkması, yüzyıllardır süren yarışın sonucunu değiştirdi. Daha sonra doğum oranlarının düşmesiyle, yani demografik dönüşümle, nüfusun büyüme hızı da yavaşladı ve kişi başı gelir artışı daha da hızlandı.

Çözümlü örnek — Su mu, buhar mı?

Bir dokuma fabrikası sahibi, 1820'lerde yeni bir fabrika kuracak ve güç kaynağını seçecek. Bir su çarkının beygir gücü başına yıllık maliyeti, uygun bir akarsu kenarında 3 birim; bir buhar makinesinin yıllık maliyeti ise, kömür ve bakım dahil, 5 birim. Su çarkı daha ucuzdur. Ama su çarkı yalnızca uygun akarsuların kenarında kurulabilir; bu yerler sınırlıdır ve çoğu zaman işçilerin ve pazarların uzağındadır. Buhar makinesi ise kentin ortasında, limanın yanında ya da kömür madeninin yakınında kurulabilir.

Fabrikanın kentte kurulmasının, işçi bulma ve malları pazara taşıma kolaylığı nedeniyle yılda beygir gücü başına 1 birimlik bir avantaj sağladığını varsayalım. Kentteki buharın etkin maliyeti 5 − 1 = 4 birimdir; akarsu kenarındaki su çarkı hâlâ daha ucuzdur. Buharın maliyeti, mikro icatlar sayesinde her yıl yüzde 2 düşerse, 4 birimlik etkin maliyetin 3 birime inmesi yaklaşık ln(4 ÷ 3) ÷ 0,02 ≈ 14 yıl sürer. Uygun akarsu yerleri doldukça, yeni fabrikalar için su gücünün maliyeti de yükselir.

Bu örnek, Crafts'ın bulgusunun mantığını gösterir: Watt'ın makinesi icat edildikten sonra bile, buhar uzun süre su gücüyle rekabet edemedi. Buhar ancak maliyeti düştükçe ve uygun su yerleri tükendikçe yaygınlaştı; 1830'da ancak su gücüyle eşitlenebildi. Bir teknolojinin yayılma hızı, yalnızca onun kendi verimliliğine değil, alternatiflerin maliyetine ve ekonomik coğrafyaya da bağlıdır.

Çözümlü örnek — Fabrikanın maliyet avantajı

Bir dokuma üreticisi iki seçenek arasında karar veriyor. Birincisinde evlerinde çalışan 50 dokumacıya iplik dağıtıyor ve kumaşı topluyor; her dokumacı elle çalışan bir tezgâhta günde 2 birim kumaş üretiyor ve günlük 10 birim ücret alıyor. Toplam üretim günde 100 birim, emek maliyeti 500 birimdir; birim kumaş başına 5 birim.

İkinci seçenekte bir fabrika kuruyor. Fabrikada tek bir buhar makinesi 40 mekanik tezgâhı çalıştırıyor. Makinenin ve binanın günlük maliyeti 200 birim; her tezgâhın başında bir işçi var ve her işçi günde 5 birim kumaş üretiyor. İşçiler fabrikada daha uzun ve düzenli saatlerle, disiplin altında çalıştığı için günlük 12 birim ücret alıyor. Toplam üretim 40 × 5 = 200 birim; toplam maliyet 200 + 40 × 12 = 680 birimdir; birim kumaş başına 3,4 birim.

Fabrika, birim maliyeti yaklaşık yüzde 32 düşürür. Bu avantajın kaynağı üç şeydir: makinelerin daha yüksek verimliliği, sabit güç ve bina maliyetinin çok sayıda tezgâha yayılması ve işçilerin düzenli ve denetim altında çalışması. Ama fabrikanın avantajı, sabit maliyeti karşılayacak kadar büyük bir üretim hacmi gerektirir: aynı fabrika yalnızca 10 tezgâh çalıştırsaydı, birim maliyet (200 + 10 × 12) ÷ 50 = 6,4 birim olur ve evde dokumadan pahalıya gelirdi. Fabrika sistemi, bu yüzden büyüyen pazarlarla ve ucuzlayan güç kaynaklarıyla birlikte yayıldı.

Çözümlü örnek — Buharın toplumsal tasarrufu

Bir teknolojinin ekonomiye katkısını ölçmenin bir yolu, «toplumsal tasarruf» hesabıdır: teknoloji olmasaydı aynı işi en iyi alternatifle yapmanın ne kadar daha pahalıya geleceği. Crafts, buharın 1870–1910 dönemindeki katkısını bu yöntemle hesapladı. 1900 fiyatlarıyla bir beygir gücü buharın yıllık maliyeti 1870'te yaklaşık 7,9 sterlin, 1910'da ise 4,0 sterlindi.

1910'da İngiltere'de yaklaşık 9,66 milyon beygir gücü buhar kullanılıyordu. Buhar gücünün maliyeti 1870'teki düzeyde kalsaydı, bu gücü sağlamak her beygir gücü için 7,9 − 4,0 = 3,9 sterlin daha pahalıya gelirdi. Toplumsal tasarruf 3,9 × 9,66 milyon ≈ 37,7 milyon sterlindir; Crafts'ın hesabına göre bu, 1910'daki gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 1,84'ü demekti.

Bu kırk yıllık tasarruf, yıllık büyüme hızına dönüştürüldüğünde küçük bir katkıdır. Bu hesap, genel amaçlı teknolojilerin katkısının neden mütevazı görünebildiğini gösterir: maliyetteki düşüş yavaş ve birikimlidir ve teknoloji ekonominin yalnızca bir kısmında kullanılır. Ama toplumsal tasarruf yöntemi, teknolojinin yeni ürünler ve yeni üretim biçimleri yaratarak sağladığı dolaylı katkıları, örneğin demiryollarının pazarları birleştirmesini ya da kentlerin büyümesini, tam olarak yakalayamaz. Bu yüzden bu tür hesaplar, bir teknolojinin önemini küçümseme eğilimindedir.

Çözümlü örnek — Makro icat ve mikro icatların birikimi

Buharın kömür verimliliğini düşünelim. Newcomen makinesi bir beygir gücü için yaklaşık 30 libre kömür kullanıyordu; Watt'ın makinesi 12,5, yüzyılın ortasındaki yüksek basınçlı makineler 5, yirminci yüzyılın başındaki çok yüksek basınçlı makineler 2 libre. Watt'ın icadı kömür tüketimini yaklaşık yüzde 58 düşürdü: (30 − 12,5) ÷ 30 ≈ 0,58. Bu, bir makro icadın etkisidir.

Ama Watt'tan yirminci yüzyılın başına kadar süren iyileştirmeler, kömür tüketimini 12,5'ten 2 libreye, yani yüzde 84 daha düşürdü. Toplam düşüş, Newcomen'den yirminci yüzyıla kadar, 30'dan 2'ye, yani yüzde 93'tür. Bu toplam düşüşün büyük kısmı, Watt'ın tek bir icadından değil, onu izleyen yüz yılı aşkın sürede biriken mikro icatlardan geldi.

Bu hesap, Mokyr'in ayrımının neden önemli olduğunu gösterir. Makro icatlar, yeni olanaklar açar ve tarih kitaplarında yer alır. Ama bir teknolojinin ekonomiye asıl katkısı, onu adım adım daha ucuz, daha güvenilir ve daha yaygın hâle getiren sayısız küçük iyileştirmeden gelir. Bu iyileştirmeleri yapanlar çoğu zaman adı bilinmeyen mühendisler ve usta işçilerdir; Kelly, Mokyr ve Ó Gráda'nın İngiliz işgücünün mekanik becerilerini vurgulaması bu yüzden önemlidir.

Modelin sınırları

Büyüme muhasebesi, üretim büyümesini sermaye, emek ve verimlilik katkılarına ayırır; ama bu ayrım, sermaye ve emeğin gelirden aldığı payların sabit olduğunu ve piyasaların rekabetçi olduğunu varsayar. Sanayi Devrimi dönemi için veriler de çok sınırlıdır: üretim, sermaye stoku ve çalışan sayısı tahminlerinin her biri, dağınık kaynaklardan ve pek çok varsayımla oluşturulmuştur. Farklı tahminler, verimlilik büyümesinin zamanlaması ve büyüklüğü konusunda farklı sonuçlar verebilir.

Ayrıca bu ders, Sanayi Devrimi'nin nedenlerine dair açıklamalardan yalnızca bir kısmını ele aldı. Bilgi ve beceriye odaklanan açıklamaların yanında, yüksek ücretler ve ucuz kömürün teknoloji seçimine etkisi, mülkiyet haklarını koruyan kurumlar, sömürgecilik ve ticaretin rolü ve pamuk gibi hammaddelere erişim de tartışılan açıklamalardır. Bu açıklamalar birbirini dışlamaz; iktisat tarihçileri hâlâ hangisinin ne ölçüde önemli olduğunu tartışmaktadır.

Uygulama

Özet kartı

  1. Sanayi Devrimi ani bir patlama değil, yavaş bir hızlanmaydı: 1780–1831 arasında İngiliz ekonomisi yılda yaklaşık yüzde 1,7 büyüdü ve toplam faktör verimliliği yalnızca yüzde 0,3 arttı; hızlanma 1831'den sonra geldi.
  2. Crafts'a göre buhar, 1830'dan önce büyümeye çok az katkıda bulundu ve en yüksek etkisine Watt'ın patentinden yaklaşık yüz yıl sonra ulaştı; 1830'da ancak su gücüyle eşitlendi ve sermaye stokunun yaklaşık yüzde 1,5'ini oluşturuyordu. Genel amaçlı teknolojilerin etkisi gecikmeli gelir.
  3. Mokyr'e göre büyümenin büyük kısmı, makro icatları izleyen mikro icatların uzun birikiminden gelir; buharın kömür tüketimi, Newcomen'den yirminci yüzyıla yüzde 93 düştü ve bunun büyük kısmı Watt sonrası iyileştirmelerdendi.
  4. Squicciarini ile Voigtländer'e göre on sekizinci yüzyıl Fransa'sında bilgi seçkinlerinin yoğunluğu sanayileşmeden sonraki kentsel büyümeyi öngörüyordu, okuryazarlık ise öngörmüyordu. Kelly, Mokyr ve Ó Gráda, İngiliz işçilerinin üstün mekanik becerilerini vurguladı.
  5. Fabrika sistemi üretimi yeniden örgütledi; de Vries'in çalışkanlık devrimi ise hanelerin piyasa için daha çok çalışıp piyasa mallarını daha çok tüketmesiyle Sanayi Devrimi'nin talep zeminini hazırladı.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Genel amaçlı teknolojiGeneral purpose technologyPek çok sektörde kullanılan ve yeni icatları mümkün kılan teknoloji
Makro ve mikro icatlarMacroinventions and microinventionsRadikal buluşlar ve onları adım adım geliştiren küçük iyileştirmeler
Sanayi aydınlanmasıIndustrial enlightenmentBilimsel bilgi ile üretim arasındaki bağın kurulması ve yayılması
Üst uç bilgiUpper-tail knowledgeToplumun en bilgili ve becerili küçük kesiminin ileri düzey bilgisi
Fabrika sistemiFactory systemİşçilerin merkezî güçle çalışan makinelerin başında toplandığı üretim biçimi
Çalışkanlık devrimiIndustrious revolutionHanelerin piyasa için daha çok çalışıp piyasa mallarını daha çok tüketmesi

Kendini sına

  1. (Çıktı 1) Genel amaçlı teknolojiyi tanımla ve buharın neden bu türün bir örneği olduğunu açıkla. Genel amaçlı teknolojilerin ekonomiye etkisi neden gecikmeli gelir?
  2. (Çıktı 2) Squicciarini ile Voigtländer'in bulgusu, ortalama eğitim ile üst uç bilgi arasındaki ayrım hakkında ne söyler? Bu bulgu, Mokyr'in sanayi aydınlanması teziyle nasıl ilişkilidir?
  3. (Çıktı 3) Bir dönemde üretim yılda yüzde 2,0 büyüyor; sermaye yılda yüzde 2,5, emek yılda yüzde 1,5 artıyor. Sermayenin payı 0,4, emeğin payı 0,6'dır. Toplam faktör verimliliği büyümesini hesapla. Emeğin nüfusla aynı hızda arttığını varsayarak kişi başı büyümeyi bul.
  4. (Çıktı 3) Kişi başı gelir yılda yüzde 0,5 büyüyorsa iki katına çıkması yaklaşık kaç yıl sürer? Yüzde 1,4 büyüyorsa? 100 yıl sonra iki durumda gelir başlangıçtakinin yaklaşık kaç katı olur?
  5. (Çıktı 3) Bir teknolojinin birim maliyeti 20 yılda 12 liradan 5 liraya düşüyor ve 20 yıl sonra ekonomide 2 milyon birim kullanılıyor. Toplumsal tasarrufu hesapla. Gayrisafi yurt içi hasıla 1 milyar lira ise bu tasarruf hasılanın yüzde kaçıdır?
  6. (Çıktı 4) Bir tarih kitabının yazarı, «Sanayi Devrimi James Watt'ın dehasının ürünüdür; bir dâhi olmasaydı devrim de olmazdı» diyor. Crafts'ın, Mokyr'in, Squicciarini ile Voigtländer'in ve Kelly, Mokyr ve Ó Gráda'nın bulgularını kullanarak bu görüşü değerlendir.

Cevaplar

  1. Genel amaçlı teknoloji, pek çok sektörde kullanılabilen, zaman içinde sürekli geliştirilen ve kullanıldığı sektörlerde yeni icatları ve yeni üretim biçimlerini mümkün kılan teknolojidir. Buhar madencilikte, dokumada, dökümhanelerde, demiryollarında ve denizcilikte kullanıldı, yüz yılı aşkın süre boyunca geliştirildi ve fabrika sistemi ile demiryolları gibi yeni üretim ve ulaştırma biçimlerini mümkün kıldı. Etkisi gecikmeli gelir; çünkü teknolojinin ucuzlaması ve güvenilir hâle gelmesi, yayılması, tamamlayıcı yatırımların yapılması ve üretimin yeniden örgütlenmesi onlarca yıl sürer.
  2. Bulgu, sanayileşmenin ortalama okuryazarlıkla değil, toplumun en bilgili küçük kesiminin yoğunluğuyla ilişkili olduğunu gösterir: bilgi seçkinlerinin yoğunluğu sanayileşmeden sonraki kentsel büyümeyi öngörürken okuryazarlık öngörmüyordu. Bu, Mokyr'in sanayi aydınlanması teziyle uyumludur: sanayileşmeyi mümkün kılan, bilimsel ve teknik bilginin üretilmesi, derlenmesi ve onu anlayıp uygulayabilen bir kesim tarafından kullanılmasıydı. Encyclopédie'ye abone olmak, bu bilgiye ilgi ve erişimin bir göstergesidir.
  3. Toplam faktör verimliliği büyümesi 2,0 − 0,4 × 2,5 − 0,6 × 1,5 = 2,0 − 1,0 − 0,9 = yüzde 0,1'dir. Kişi başı büyüme 2,0 − 1,5 = yüzde 0,5'tir.
  4. Yüzde 0,5'lik hızda iki katına çıkma süresi 70 ÷ 0,5 = 140 yıl, yüzde 1,4'lük hızda 70 ÷ 1,4 = 50 yıldır. 100 yıl sonra, yüzde 0,5'lik hızda gelir yaklaşık 1,005¹⁰⁰ ≈ 1,65 katına, yüzde 1,4'lük hızda yaklaşık 1,014¹⁰⁰ ≈ 4,0 katına çıkar.
  5. Birim başına tasarruf 12 − 5 = 7 liradır. Toplumsal tasarruf 7 × 2 milyon = 14 milyon liradır. Bu, 1 milyar liralık hasılanın yüzde 1,4'üdür.
  6. Görüş, Watt'ın önemini abartıyor ve Sanayi Devrimi'nin nasıl gerçekleştiğini yanlış anlıyor. Crafts, Watt'ın buhar makinesinin 1830'dan önce büyümeye çok az katkıda bulunduğunu ve en büyük etkisine yüz yıl sonra ulaştığını gösterdi; bu etki, yüksek basınçlı buharı geliştiren pek çok kişinin çalışmasıyla gerçekleşti. Mokyr'in makro ve mikro icat ayrımı da buharın kömür verimliliğindeki düşüşün büyük kısmının Watt sonrası iyileştirmelerden geldiğini gösterir. Squicciarini ile Voigtländer'in ve Kelly, Mokyr ve Ó Gráda'nın bulguları ise sanayileşmenin tek tek dâhilerden çok, yeni bilgiyi üreten ve yayan bilgi seçkinlerine ve makineleri kuran ve işleten becerili işçilere dayandığını düşündürür. Watt önemli bir mucitti; ama benzer icatların pek çok yerde benzer zamanlarda denendiği ve Sanayi Devrimi'nin yüz yıla yayılan bir süreç olduğu düşünüldüğünde, onu tek bir kişinin dehasına bağlamak kanıtlarla uyuşmaz.

İleri okuma

  • Nicholas Crafts (2004). «Steam as a General Purpose Technology: A Growth Accounting Perspective». Economic Journal 114(495). Buharın büyümeye katkısının büyüme muhasebesiyle ölçülmesi.
  • Mara P. Squicciarini, Nico Voigtländer (2015). «Human Capital and Industrialization: Evidence from the Age of Enlightenment». Quarterly Journal of Economics 130(4). Bilgi seçkinleri ve Fransa'da sanayileşme.
  • Morgan Kelly, Joel Mokyr, Cormac Ó Gráda (2014). «Precocious Albion: A New Interpretation of the British Industrial Revolution». Annual Review of Economics 6. İngiliz işgücünün niteliği ve Sanayi Devrimi.
  • Joel Mokyr (2009). The Enlightened Economy: An Economic History of Britain 1700–1850. Yale University Press. Sanayi aydınlanması tezinin kapsamlı anlatımı.

Sonraki derse köprü

Sanayi Devrimi önce İngiltere'de, sonra Batı Avrupa'da ve Kuzey Amerika'da gerçekleşti; dünyanın büyük bölümü ise on dokuzuncu yüzyıl boyunca bu dönüşümün dışında kaldı. Bu, zengin ve yoksul ülkeler arasında daha önce görülmemiş bir gelir farkının açılması demekti. Sıradaki ders, Büyük Ayrışma'yı ele alıyor. Batı Avrupa neden zenginleşti, Çin, Hindistan ve Osmanlı İmparatorluğu gibi büyük ekonomiler neden geride kaldı? Bu farkın kökenleri kurumlarda mı, coğrafyada mı, kömür ve sömürgelerde mi, yoksa bilgi ve kültürde mi aranmalıdır?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • Açılış: bir buhar makinesinin dönen çarkları ve tüten bacalar; ardından bu imgenin üzerine yavaşça yükselen, neredeyse düz bir büyüme çizgisi yerleşir.
  • Hikâye: 1769 tarihli bir patent belgesi; bir zaman çizelgesi üzerinde buhar gücünü temsil eden bir çubuk, 1830'a kadar su gücü çubuğunun gerisinde kalır, sonra onu geçer. Kömür tüketimi sütunları 30, 12,5, 5 ve 2 libre olarak küçülür.
  • Kavram: bir ağaç; gövdesi bir makro icat, dalları ve yaprakları birbirini izleyen mikro icatlar. Ardından bir ansiklopedinin sayfaları arasından çıkıp atölyelere uzanan bilgi okları.
  • Veri ve kanıt: Fransa haritasında ansiklopedi abonelerinin yoğunluğunu gösteren noktalar; bu noktaların yoğun olduğu kentlerin sanayileşmeden sonra büyümesi. Ardından İngiliz ve kıtalı işçilerin karşılaştırılması.
  • Model: büyüme muhasebesi tablosu; sermaye, emek ve verimlilik katkılarını gösteren yığılmış çubuklar ve 1831'den sonra verimlilik diliminin büyümesi. İki büyüme hızının birikimli etkisini gösteren iki eğri.
  • Neden önemli: bir dünya haritasında sanayileşmenin İngiltere'den başlayarak yayılması; bugünün yapay zekâ ve yeşil enerji simgeleriyle bir bağlantı.

Seslendirme, Sanayi Devrimi'ni tek bir dâhinin ya da tek bir makinenin eseri olarak değil, bilgi, beceri, kurumlar ve kaynakların birlikte ürettiği uzun bir süreç olarak anlatır. Fabrika sisteminin getirdiği çalışma koşullarını ve dönemin işçilerinin yaşadığı zorlukları görmezden gelmez.

Kısa kesit

Dikey, elli saniyelik. Seslendirme: «James Watt buhar makinesinin patentini 1769'da aldı.» Ekranda patent belgesi. «Ama buhar, İngiltere'de ancak 1830'da su gücüne yetişebildi. En büyük etkisi yüz yıl sonra geldi.» Kapanış: «Sanayi Devrimi neden bu kadar yavaştı? Derste.»