Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Şimdiki zaman yanlılığı bir öz denetim sorunu yaratır: önceden en iyi görünen plan, zamanı gelince bugünün cazibesi ya da zahmeti yüzünden bozulur. Erteleme, bu sorunun en yaygın görünümlerinden biridir.
- O'Donoghue ile Rabin'in ayrımına göre saf karar verici gelecekteki benliğinin sabırlı olacağını sanır ve işleri en pahalı ana kadar erteleyebilir; bilinçli karar verici ise kendi yanlılığını öngörür, işi daha erken yapar ya da kendini bağlar. Gerçek insanlar çoğu zaman kısmen saftır.
- Ashraf, Karlan ve Yin'in Filipinler'deki taahhütlü tasarruf hesabını, teklif edilen müşterilerin yüzde 28,4'ü açtı; şimdiki zaman yanlılığı gösteren kadınlar hesabı açmaya daha yatkındı ve bir yıl sonra ürün teklif edilen gruptaki tasarruf bakiyeleri 81 puan daha fazla artmıştı.
- Kaur, Kremer ve Mullainathan'ın deneyinde Hindistan'daki veri girişi işçileri, hedefi tutturamazlarsa daha az ücret alacakları, baskın olunan sözleşmeleri gönüllü olarak seçti ve çabaları maaş günleri yaklaştıkça arttı.
- Augenblick, Niederle ve Sprenger'e göre şimdiki zaman yanlılığı, aktarılabilen para seçimlerinde çok sınırlı, gerçek çaba seçimlerinde ise belirgindir ve çaba yanlılığı, bağlayıcı taahhüt araçlarına olan talebi öngörür.
Öğrenme çıktıları
- Hatırlama — Öz denetim sorununu, ertelemeyi, saf ve bilinçli karar vericiyi, kısmi saflığı, taahhüt aracını ve planlayıcı–uygulayıcı modelini tanımlar.
- Anlama — Şimdiki zaman yanlılığının, insanların kendi planlarını neden bozduğunu ve kendi yanlılıklarının farkında olup olmamalarının davranışlarını nasıl değiştirdiğini açıklar.
- Uygulama — Maliyeti zamanla artan bir işin saf, bilinçli ve tutarlı karar vericiler tarafından ne zaman yapılacağını hesaplar ve bir taahhüt aracının bir kişi için neden değerli olabileceğini gösterir.
- Değerlendirme — Filipinler'deki taahhütlü tasarruf hesabını, Hindistan'daki veri girişi çalışanlarını ve para ile çaba arasındaki farkı inceleyen deneyi karşılaştırarak şimdiki zaman yanlılığına dayanan politika önerilerini tartar.
Sezgi
Açılış
Pazartesi sabahı spor salonuna gideceksin, bu kesin. Pazar akşamı bunu düşünürken hiçbir tereddüdün yok; bir saatlik egzersizin zahmeti, sağlığına katacağı yararın yanında küçük görünüyor. Pazartesi sabahı alarm çaldığında ise durum değişiyor. Yataktan kalkmanın zahmeti artık yarının değil bugünün zahmeti ve birden çok daha büyük görünüyor. «Salı başlarım» diyorsun. Salı sabahı da aynı şey oluyor.
Zamanlararası seçim dersinde bu örüntüye bir ad vermiştik: şimdiki zaman yanlılığı. Bugünkü ödüllere ve maliyetlere, gelecekteki iki an arasındaki aynı büyüklükteki farktan orantısız bir ağırlık verme eğilimi. O derste bu eğilimin bir sonucunu, planların zamanı geldiğinde tersine dönmesini, basit bir sayısal örnekle göstermiştik. Bu ders o noktadan devam ediyor ve üç soru soruyor.
Birincisi, insanlar kendi şimdiki zaman yanlılıklarının farkında mı? Farkında olan biri ile olmayan biri çok farklı davranır. İkincisi, farkında olanlar yarının zayıf anına karşı bugünden hangi önlemleri alır ve bu önlemler için neden vazgeçer? Üçüncüsü, laboratuvarda ölçmesi zor olan bu eğilim, gerçek hayatta tasarruf, çalışma ve sağlık kararlarında ne kadar büyük bir iz bırakır?
Hikâye — Odysseus'u direğe bağlamak
Homeros'un anlatısında Odysseus, Siren'lerin şarkısını duymak ister ama bu şarkının denizcileri kayalıklara sürüklediğini bilir. Tayfalarının kulaklarını balmumuyla tıkar ve kendini geminin direğine bağlatır; şarkıyı duyduğunda ne kadar yalvarırsa yalvarsın, onu çözmemelerini emreder. Odysseus, gelecekteki kendi seçimine güvenmediği için bugünden o seçimi elinden alır.
2000'lerin başında Nava Ashraf, Dean Karlan ve Wesley Yin, Filipinler'deki bir bankayla birlikte, bu fikri bir tasarruf ürününe dönüştürdü. Ürün, sıradan bir tasarruf hesabına benziyordu, ama bir farkı vardı: müşteri, hesabı açarken ya belirli bir tarihe kadar ya da belirli bir tutara ulaşana kadar parasını çekemeyeceğini kendisi belirliyordu. Hesap, sıradan hesaplardan daha yüksek bir faiz ödemiyordu. Standart bir iktisat modeline göre, kimse böyle bir hesabı açmamalıydı: aynı faizi veren ve parayı istediği zaman çekebildiği bir hesap varken, parasını kilitlemeyi seçmek, kendi seçeneklerini gereksiz yere daraltmaktır.
Araştırmacılar önce 1.777 banka müşterisine bir anket uyguladı. Ankette, bugün ile gelecek arasında ve gelecekteki iki an arasında yapılan seçimlerle ilgili sorular vardı. Ardından müşterilerin 710'una rastgele bu yeni ürün teklif edildi. Teklif edilenlerin 202'si, yani yüzde 28,4'ü, ürünü kabul etti. Paranın kilitlenmesini isteyen hiç de az olmayan sayıda insan vardı.
Kimlerin bu ürünü seçtiği de anlamlıydı. Ankette, bugün ile gelecek arasındaki seçimlerde, gelecekteki iki an arasındaki seçimlere göre daha sabırsız davranan kadınlar, yani şimdiki zaman yanlılığı gösterenler, hesabı açmaya belirgin biçimde daha yatkındı. Ürün, tam da kendi sabırsızlığının farkında olabilecek insanları çekiyordu.
On iki ay sonra, ürün teklif edilen gruptaki müşterilerin ortalama tasarruf bakiyeleri, kontrol grubundakilere göre 81 puan daha fazla artmıştı. Yazarlar, bu artışın geçici bir yenilik heyecanı değil, kalıcı bir davranış değişikliği olduğu sonucuna vardı. Odysseus'un direği, bir banka hesabının kurallarına dönüşmüştü.
Kavram
Hikâyedeki ürünün çözmeye çalıştığı sorun, iktisatta şöyle adlandırılır.
Öz denetim sorununun en yaygın görünümlerinden biri, zahmetli işlerin sürekli ileri atılmasıdır.
Şimdiki zaman yanlılığının sonuçları, kişinin bu yanlılığın farkında olup olmamasına göre çok farklıdır.
Gerçek insanlar genellikle bu iki ucun arasındadır.
Bilinçli ya da kısmen bilinçli karar vericiler, kendilerini korumanın yollarını arar.
Öz denetim sorununu anlamanın bir yolu, kişiyi tek bir karar verici değil, iki ayrı eğilimin birlikteliği olarak düşünmektir.
Veri ve kanıt
Bu çalışmanın ayrıntıları, etkinin büyüklüğünü de gösterir. Çalışmayı destekleyen yoksullukla mücadele laboratuvarının özetine göre deneye 102 çalışan katıldı. Kendi hedeflerini seçme olanağı verildiğinde, işçiler zamanın yaklaşık yüzde 28'inde pozitif bir hedef belirledi; bu seçenek, işveren tarafından belirlenen hedefin uygulandığı gruba göre üretimi yaklaşık yüzde 2 artırdı. Maaş günlerinde ise işçiler, öbür günlere göre yaklaşık 215 alan, yani yaklaşık yüzde 4 daha fazla veri giriyordu. Maaş gününe yaklaştıkça çabanın artması, bugünkü ödülün yakınlığının davranışı güçlü biçimde etkilediğinin doğrudan bir göstergesidir: aynı ücret, ödeme yaklaştıkça daha fazla çaba doğuruyordu. Bu bulgu, işyerinde performans hedefleri, denetim ve sık ödeme gibi uygulamaların yalnızca işverenin işine yaramadığını, çalışanların kendi öz denetim sorunlarına da bir çözüm sunabildiğini düşündürür.
Bu bulgu, şimdiki zaman yanlılığının nerede aranması gerektiğine dair önemli bir ipucu verir. Parayı bugün ya da bir hafta sonra almak, onu bugün ya da bir hafta sonra harcamakla aynı şey değildir: bugün alınan para bir hafta sonra harcanabilir, bir hafta sonra alınacak para için bugün borç alınabilir. Bu yüzden para ödüllerinin zamanlaması, tüketimin zamanlamasını doğrudan göstermez. Çaba ise böyle değildir: bugün yapılan iş, bugün katlanılan bir zahmettir ve başka bir güne aktarılamaz. Şimdiki zaman yanlılığı, tüketimin ve zahmetin kendisinde, yani zevk ve acının yaşandığı anda daha belirgin olabilir. Taahhüt aracına olan talebin çaba yanlılığıyla ilişkili olması da, katılımcıların en azından bir kısmının kendi yanlılığının farkında olduğunu düşündürür.
Yaygın yanlış«İnsanlar gerçekten sabırsızsa, bu onların tercihidir; kendi seçeneklerini kısıtlamak isteyen kimse olmaz, bu yüzden taahhüt araçlarına talep olmaz.»
Filipinler'de, sıradan hesaplardan daha yüksek faiz vermeyen ve parayı kilitleyen bir hesap teklif edilen müşterilerin yüzde 28,4'ü bu hesabı açtı; Hindistan'daki veri girişi işçileri, hedefi tutturamazlarsa daha az ücret alacakları sözleşmeleri gönüllü olarak seçti. Şimdiki zaman yanlılığı, bugünkü benlik ile gelecekteki benlik arasında bir çatışma yaratır ve bu çatışmanın farkında olan insanlar, gelecekteki benliklerini bağlamaya değer verir.
Yaygın yanlış«Şimdiki zaman yanlılığı, insanların parayı bugün almayı yarın almaya tercih etmesiyle kolayca ölçülür.»
Para ödülleri başka zamanlara aktarılabildiği için, paranın ne zaman alındığı, ne zaman harcandığını göstermez. Augenblick, Niederle ve Sprenger, aynı kişilerde para seçimlerinde çok sınırlı, gerçek çaba seçimlerinde ise belirgin bir şimdiki zaman yanlılığı buldu. Şimdiki zaman yanlılığını ölçmek için, zevkin ya da zahmetin gerçekten yaşandığı anı yakalayan seçimlere bakmak gerekir.
Neden önemli?
Şimdiki zaman yanlılığı, bireysel refahın en önemli belirleyicilerinden bazılarını etkiler. Yeterli emeklilik birikimi yapmamak, yüksek faizli kredi kartı borcunu sürekli devretmek, sağlık kontrollerini ve ilaç kullanımını aksatmak, eğitim yatırımlarını ertelemek, hepsi bugünkü küçük maliyetlerin gelecekteki büyük yararlardan ağır bastığı kararlardır. Bu kararların birikmiş etkisi, bir insanın yaşlılığındaki refahını, sağlığını ve gelirini derinden değiştirebilir.
Bu, politika için de önemlidir. Standart kurama göre insanlara daha fazla seçenek sunmak her zaman iyidir; şimdiki zaman yanlılığı ise bazı seçeneklerin, örneğin birikimi istenen an çekebilmenin, insanların kendi planlarını bozmasını kolaylaştırabileceğini gösterir. Taahhüt araçları sunmak, otomatik birikim düzenlemeleri kurmak ve zahmetli işlerin zamanlamasını kolaylaştırmak, insanların kendi koydukları hedeflere varmasını kolaylaştırabilir. Ama bu araçlar, insanların gerçekten ihtiyaç duyduğu esnekliği de ortadan kaldırabilir: acil bir sağlık harcaması için birikimine ulaşamayan biri, taahhüdünden zarar görür. Öz denetim ile esneklik arasındaki bu denge, taahhüt araçlarının tasarımındaki temel sorudur.
Model
Çözümlü örnek — Saf ve bilinçli erteleyici
Bir öğrencinin dört gün içinde bitirmesi gereken bir ödevi var. Ödevi hangi gün yaparsa yapsın bir kez yapması yeterli, ama ödevin zahmeti günler geçtikçe artıyor: birinci gün yaparsa zahmeti 3, ikinci gün 5, üçüncü gün 8, dördüncü gün 13 birim. Dördüncü gün son gün; o gün mutlaka yapılmalı. Öğrencinin şimdiki zaman yanlılığını basitçe şöyle modelleyelim: bugünkü zahmet tam ağırlıkla, gelecekteki her zahmet ise β = 0,5 çarpanıyla değerlendiriliyor; gelecekteki günler arasında başka bir iskonto yok.
Tutarlı bir karar verici, yani β = 1 olan biri, zahmetleri olduğu gibi karşılaştırır ve en az zahmetli gün olan birinci günde ödevi yapar; toplam zahmeti 3'tür.
Saf bir karar verici, her gün, ödevi bugün yapmakla yarın yapmak arasında karşılaştırma yapar ve yarınki benliğinin ödevi yapacağına inanır. Birinci gün: bugün 3, yarın 0,5 × 5 = 2,5; yarın daha az görünür, bekler. İkinci gün: bugün 5, yarın 0,5 × 8 = 4; bekler. Üçüncü gün: bugün 8, yarın 0,5 × 13 = 6,5; bekler. Dördüncü gün ödevi yapmak zorunda kalır ve 13 birim zahmete katlanır. Her gün «yarın yaparım» diyen saf öğrenci, ödevi en pahalı güne bırakmış olur.
Bilinçli bir karar verici ise sondan geriye doğru düşünür. Üçüncü günkü benliğinin, 8 ile 6,5'i karşılaştırıp bekleyeceğini bilir; yani üçüncü gün yapılmayacak, ödev dördüncü güne kalacaktır. İkinci gün, bugün yapmanın zahmeti 5, beklemenin sonucu ise dördüncü gündeki 13 birimlik zahmettir ve bu 0,5 × 13 = 6,5 ağırlıkla değerlendirilir. 5, 6,5'ten küçük olduğu için ikinci gün yapar. Birinci günkü benliği ise, ikinci gün yapılacağını bilerek, bugün 3 ile 0,5 × 5 = 2,5'i karşılaştırır ve bekler. Bilinçli öğrenci ödevi ikinci gün yapar ve 5 birim zahmete katlanır.
Bu örnek, farkındalığın değerini gösterir. Aynı şimdiki zaman yanlılığına sahip iki öğrenciden, kendi yanlılığını bilen 5, bilmeyen 13 birim zahmete katlanır. Bilinçli öğrenci bile tutarlı karar vericinin 3 birimine ulaşamaz; çünkü birinci günkü benliği, ertesi günkü benliğinin ödevi yapacağını bildiği için rahatça bekler. Bu durumda bir taahhüt aracı, örneğin ödevi birinci gün teslim etmeyi gerektiren bir kural, bilinçli öğrencinin işine yarar. Dan Ariely ile Klaus Wertenbroch'un öğrencilerle yaptığı bir çalışma, bu mantığa uygun bir örüntü buldu: öğrencilerin önemli bir kısmı, gecikmenin ceza getirdiği ara teslim tarihlerini kendileri için gönüllü olarak belirledi ve bu tarihler performanslarını, hiç ara tarih olmayan duruma göre iyileştirdi. Ama kendi koydukları tarihler, dışarıdan eşit aralıklarla konan tarihler kadar etkili olmadı; öğrenciler kendilerini yeterince sıkı bağlamamıştı. Bu, kısmi saflığın taahhüt araçlarının seçimindeki izidir.
Çözümlü örnek — Taahhüt aracının değeri
Bir kişi her ay maaşından 2.000 lira biriktirmek istiyor. Ay başında bu parayı sıradan bir hesaba koyuyor, ama ay içinde her hafta bir alışveriş fırsatıyla karşılaşıyor. Her fırsatta hesaptan 500 lira çekip harcamanın bugünkü keyfi 400 birim, bu paranın emeklilikteki değeri ise, bugünden bakıldığında, 600 birim. Şimdiki zaman yanlılığı olan kişi, fırsat anında gelecekteki değeri β = 0,5 ile iskonto eder: 0,5 × 600 = 300 birim. 400 > 300 olduğu için her fırsatta parayı çeker.
Ay başında, planlarken ise durum farklıdır. Ay başındaki benlik için hem alışverişin keyfi hem de emeklilik değeri gelecektedir ve ikisi de aynı β çarpanını taşır; karşılaştırma 400 ile 600 arasındadır ve biriktirmek daha iyidir. Ay başındaki planlayıcı biriktirmek ister, ama haftalık uygulayıcılar parayı harcar. Dört haftada 2.000 liranın tamamı harcanır.
Şimdi kişiye, parayı yıl sonuna kadar çekemeyeceği bir hesap sunulsun. Ay başındaki benlik, bu hesabı seçerse her ay 2.000 lirayı korur. Planlayıcının gözünden bu, her ay dört kez 600 − 400 = 200 birimlik bir kazanç, yani ayda 800 birimdir. Hesabın faizi sıradan hesapla aynı olsa bile, planlayıcı için değerlidir. Ashraf, Karlan ve Yin'in ürününü seçenlerin mantığı budur. Ama kişi sağlık gibi gerçek bir acil ihtiyaçla karşılaşırsa, kilitli hesap onun zararına olur. Bu yüzden taahhüt araçlarının çoğu, tamamen kilitlemek yerine, erken çekişe belirli bir ceza koyar; ceza, sıradan fırsatları caydıracak kadar büyük, gerçek acil durumları engellemeyecek kadar küçük olmalıdır.
Çözümlü örnek — Erken çekiş cezası ne kadar olmalı?
Önceki örnekteki kişiye, parayı tamamen kilitlemek yerine erken çekişe ceza koyan bir hesap sunulsun. Kişi bir fırsat anında 500 lira çekerse, hesaptan ayrıca bir ceza kesiliyor. Fırsat anındaki benliğin gözünden harcamanın keyfi 400, paranın gelecekteki değeri 300 birimdir; aradaki fark 100 birimdir. Ceza, fırsat anında 100 birimden daha ağır hissedilirse, kişi parayı çekmez.
Cezanın hemen ödendiğini ve bugünün bir kaybı olarak tam ağırlıkla değerlendirildiğini varsayalım. Bu durumda 100 liradan biraz fazla bir ceza, sıradan alışveriş fırsatlarını caydırmaya yeter. Şimdi aynı kişinin yılda bir kez, değeri 2.000 birim olan gerçek bir acil ihtiyaçla, örneğin bir sağlık harcamasıyla karşılaşabileceğini düşünelim. Acil durumda parayı çekmenin değeri, cezaya rağmen çok yüksektir: 2.000 birimlik bir ihtiyaç için 150 liralık bir ceza ödemek, kişinin işine gelir.
Bu örnek, iyi tasarlanmış bir cezanın mantığını gösterir: ceza, küçük ve sık cazibeleri caydıracak kadar büyük, büyük ve seyrek gerçek ihtiyaçları engellemeyecek kadar küçük olmalıdır. Cezanın doğru düzeyi, insanların şimdiki zaman yanlılığının büyüklüğüne ve karşılaşacakları acil durumların sıklığına bağlıdır. Aynı ceza, yanlılığı küçük biri için gereksiz bir yük, yanlılığı büyük biri için yetersiz bir engel olabilir; bu yüzden katılımcıların cezayı kendilerinin seçebildiği tasarımlar, farklı insanlara uyum sağlamanın bir yoludur.
Çözümlü örnek — Kısmen saf bir üyelik kararı
Bir kişi spor salonu için iki seçenek arasında seçim yapıyor: her girişte 70 lira ödemek ya da aylık 400 lira sabit üyelik. Kişi, ayda 8 kez gideceğini düşünüyor. Bu beklentiyle giriş başına ödeme 8 × 70 = 560 lira tutar ve aylık üyelik daha ucuz görünür; kişi üyeliği seçer.
Kişi kısmen saftır: gelecekte biraz erteleyeceğini bilir, ama bunun büyüklüğünü küçümser. Gerçekte ayda ortalama 4 kez gider. Giriş başına ödeseydi 4 × 70 = 280 lira ödeyecekti; üyelik için ise 400 lira ödüyor. Kısmi saflık, ona ayda 120 lira, yılda 1.440 lira fazladan ödeme olarak yansır.
Aylık üyeliğin bir de taahhüt yanı vardır: sabit ücreti ödemiş olmak, her girişin ek maliyetini sıfıra indirir ve kişiyi gitmeye bir miktar teşvik edebilir. Bilinçli bir karar verici üyeliği tam da bu yüzden seçebilir. Ama beklentisi gerçekçi değilse, bu teşvik yetersiz kalır ve kişi hem gitmez hem de fazla öder. Şirketler açısından ise tüketicilerin kısmi saflığı bir gelir kaynağıdır: abonelik ve üyelik sözleşmelerinin tasarımı, tüketicilerin kendi gelecekteki davranışlarını fazla iyimser tahmin etmesinden yararlanabilir. Bu, şimdiki zaman yanlılığının yalnızca bireysel bir sorun değil, piyasa tasarımını etkileyen bir olgu olduğunu gösterir.
Çözümlü örnek — Baskın olunan sözleşmeyi seçmek
Kaur, Kremer ve Mullainathan'ın deneyindeki mantığı basit bir örnekle görelim. Bir veri girişi işçisi, girdiği her alan için 1 kuruş alıyor. Bir gün boyunca 5.000 alan girmek, işçiye yorgunluk olarak bir maliyet yaratıyor. İşçi sabah işe başlarken, gün içinde ne kadar çalışacağını planlıyor; ama öğleden sonra yorulduğunda, o anki zahmet planladığından daha ağır basıyor ve çabasını azaltıyor.
Sözleşme seçeneği şudur: işçi 5.000 alanlık bir hedef seçerse ve hedefi tutturursa her alan için yine 1 kuruş alır; tutturamazsa her alan için yarım kuruş alır. Bu sözleşme, hedef olmayan sözleşmeden hiçbir durumda daha iyi bir ödeme sağlamaz. Hedefi tuttururken aynı parayı, tutturamazken daha az parayı getirir.
Tutarlı bir işçi bu sözleşmeyi asla seçmez. Ama sabahki benliği, öğleden sonraki benliğinin tembellik edeceğini bilen bir işçi için sözleşme değerlidir: öğleden sonra hedefin altında kalmanın cezası, yorgunluğa rağmen çalışmayı sürdürmeyi daha cazip hâle getirir. İşçi hedefi tutturur ve cezayı hiç ödemez; sözleşme yalnızca öğleden sonraki benliğin davranışını değiştirmiştir. Deneydeki işçilerin zamanın bir kısmında bu tür hedefler seçmesi ve bu seçeneğin üretimi artırması, bu mantığın gerçek bir işyerinde işlediğini gösterir. Kısmen saf bir işçi ise hedefini gerçekçi olmayan biçimde yüksek seçip cezayı ödeyebilir; bu da taahhüt araçlarının kendi başına risk taşıdığını hatırlatır.
Çözümlü örnek — Para neden yanıltır?
Bir deneyde katılımcılara iki seçenek sunuluyor: bugün 100 lira ya da bir hafta sonra 110 lira. Kişinin şimdiki zaman yanlılığı olsa bile, eğer bankada birikimi varsa ya da kolayca borç alabiliyorsa, bu seçim onun tüketim zamanlamasını değiştirmez. Bugün tüketmek istediği parayı zaten birikiminden harcayabilir; bu yüzden deneydeki seçimi, yalnızca iki seçeneğin faizini karşılaştırmaktan ibarettir. Haftalık yüzde 10 getiri, piyasadaki faizden çok yüksek olduğu için bir hafta sonrasını seçer. Bu seçim, sabırlı bir karar verici izlenimi verir; ama kişinin tüketimdeki sabırsızlığını hiç göstermez.
Aynı kişiye bugün 60 dakika ya da bir hafta sonra 66 dakika sıkıcı bir iş yapma seçeneği sunulduğunda ise durum farklıdır. Bugünkü sıkıntı başka bir güne aktarılamaz; kişi şimdiki zaman yanlılığı taşıyorsa, bugünkü 60 dakikayı bir hafta sonraki 66 dakikadan daha ağır görür ve işi erteler. Augenblick, Niederle ve Sprenger'in para ile çaba seçimleri arasında buldukları fark, bu mantıkla açıklanabilir. Şimdiki zaman yanlılığını ölçmek isteyen bir araştırmacı, zevkin ya da zahmetin gerçekten yaşandığı anı yakalamalıdır.
Modelin sınırları
Bu dersteki modeller, şimdiki zaman yanlılığını tek bir sabit β ile temsil etti ve kişinin ne kadar saf ya da bilinçli olduğunu verili aldı. Gerçekte bu parametreler kişiden kişiye, karardan karara ve zamanla değişebilir; bir kişi yeme konusunda çok sabırsız, para konusunda sabırlı olabilir. Kişinin kendi yanlılığını ne kadar bildiğini ölçmek ise özellikle zordur. Ayrıca bazı davranışlar, örneğin yoksul hanelerin birikim yapamaması, şimdiki zaman yanlılığı yerine gelir belirsizliği, borç kısıtları ya da güvenilir birikim araçlarının yokluğuyla açıklanabilir; bu durumda taahhüt araçları sorunun kaynağına dokunmaz.
Taahhüt araçlarının refah etkileri de tartışmalıdır. Planlayıcının gözünden değerli olan bir araç, uygulayıcının bakış açısından bir kısıttır ve iktisatçılar, hangi benliğin refahının esas alınması gerektiği konusunda anlaşmış değildir. Uzun vadeli çıkarları esas almak makul görünse de, bu yaklaşım bugünkü benliğin zevklerini değersiz saymak anlamına gelebilir. Kısmen saf karar vericiler, taahhüt araçlarını yanlış kullanarak zarar görebilir. Bu yüzden şimdiki zaman yanlılığına dayanan politikalar, hem kanıtlara hem de bu değer sorularına dikkat etmelidir.
Uygulama
Özet kartı
- Şimdiki zaman yanlılığı bir öz denetim sorunu yaratır: önceden en iyi görünen plan, zamanı gelince bugünün cazibesi ya da zahmeti yüzünden bozulur. Erteleme, bu sorunun en yaygın görünümlerinden biridir.
- O'Donoghue ile Rabin'in ayrımına göre saf karar verici gelecekteki benliğinin sabırlı olacağını sanır ve işleri en pahalı ana kadar erteleyebilir; bilinçli karar verici ise kendi yanlılığını öngörür, işi daha erken yapar ya da kendini bağlar. Gerçek insanlar çoğu zaman kısmen saftır.
- Ashraf, Karlan ve Yin'in Filipinler'deki taahhütlü tasarruf hesabını, teklif edilen müşterilerin yüzde 28,4'ü açtı; şimdiki zaman yanlılığı gösteren kadınlar hesabı açmaya daha yatkındı ve bir yıl sonra ürün teklif edilen gruptaki tasarruf bakiyeleri 81 puan daha fazla artmıştı.
- Kaur, Kremer ve Mullainathan'ın deneyinde Hindistan'daki veri girişi işçileri, hedefi tutturamazlarsa daha az ücret alacakları, baskın olunan sözleşmeleri gönüllü olarak seçti ve çabaları maaş günleri yaklaştıkça arttı.
- Augenblick, Niederle ve Sprenger'e göre şimdiki zaman yanlılığı, aktarılabilen para seçimlerinde çok sınırlı, gerçek çaba seçimlerinde ise belirgindir ve çaba yanlılığı, bağlayıcı taahhüt araçlarına olan talebi öngörür.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Öz denetim sorunu | Self-control problem | Önceden en iyi görülen planın zamanı gelince uygulanamaması |
| Erteleme | Procrastination | Zahmetli bir işin, bugün yapmak daha iyiyken sürekli ileri atılması |
| Saf ve bilinçli karar verici | Naive and sophisticated decision maker | Kendi şimdiki zaman yanlılığını öngöremeyen ve öngören karar vericiler |
| Kısmi saflık | Partial naivete | Kendi yanlılığını bilip büyüklüğünü küçümsemek |
| Taahhüt aracı | Commitment device | Gelecekteki seçenekleri bugünden kısıtlayan düzenleme |
| Planlayıcı–uygulayıcı modeli | Planner–doer model | Bireyi uzun vadeli bir planlayıcı ile anlık uygulayıcıların birlikteliği olarak görmek |
Kendini sına
- (Çıktı 1) Saf, kısmen saf ve bilinçli karar verici arasındaki farkları açıkla. Bu üç tür karar vericiden hangisi bir taahhüt aracına değer verir?
- (Çıktı 2) Ashraf, Karlan ve Yin'in taahhütlü tasarruf hesabı, standart iktisat kuramı açısından neden şaşırtıcıdır? Hesabı kimlerin açtığı, şimdiki zaman yanlılığı hakkında ne söyler?
- (Çıktı 3) Bir işin zahmeti birinci gün 2, ikinci gün 3, üçüncü gün 5, dördüncü gün 9 birimdir ve iş en geç dördüncü gün yapılmalıdır. Bugünkü zahmet tam ağırlıkla, gelecekteki zahmetler β = 0,5 ile değerlendiriliyor. Tutarlı, saf ve bilinçli karar vericiler işi hangi gün yapar ve kaç birim zahmete katlanır?
- (Çıktı 3) Bir kişi fırsat anında 300 lira harcamanın keyfini 250 birim, bu paranın emeklilikteki değerini bugünden bakıldığında 400 birim olarak değerlendiriyor. Fırsat anında gelecekteki değer β = 0,6 ile iskonto ediliyor. Kişi fırsat anında ne yapar? Ay başında, iki değer de aynı β çarpanını taşırken ne yapmak ister? Paranın kilitlendiği bir hesap, her fırsatta planlayıcının gözünden ne kadar değer yaratır?
- (Çıktı 3) Bir deneyde katılımcılar bugün 200 lira ile bir hafta sonra 210 lira arasında seçim yapıyor. Katılımcıların çoğunun kolayca borç alabildiğini ve birikimi olduğunu varsayarak, bu seçimin neden katılımcıların tüketimdeki şimdiki zaman yanlılığını ölçmeyebileceğini açıkla.
- (Çıktı 4) Bir yorumcu, «Şimdiki zaman yanlılığı, devletin insanların birikimlerini zorla kilitlemesi için yeterli bir gerekçedir; madem insanlar kendi planlarını bozuyor, tüm birikim hesaplarında erken çekilişi yasaklamalıyız» diyor. Bu dersteki kanıtları, kısmi saflığı, esneklik ile öz denetim arasındaki dengeyi ve modelin sınırlarından yararlanarak öneriyi tartış.
Cevaplar
- Saf karar verici, şimdiki zaman yanlılığı olduğu hâlde gelecekteki benliğinin sabırlı davranacağını sanır; kısmen saf karar verici yanlılığının farkındadır ama büyüklüğünü küçümser; bilinçli karar verici ise gelecekteki benliğinin de aynı yanlılığı göstereceğini doğru biçimde öngörür. Saf biri, gelecekte zaten planına uyacağını sandığı için bir taahhüt aracına değer vermez. Bilinçli ve kısmen saf karar vericiler ise gelecekteki benliklerinin planı bozacağını bildikleri için taahhüt araçlarına değer verir; kısmen saf olanlar yetersiz güçte araçlar seçebilir.
- Hesap, sıradan hesaplardan daha yüksek faiz vermiyor ve paranın çekilmesini kısıtlıyordu; standart kurama göre kimse, aynı getiriyle daha az esneklik sunan bir seçeneği seçmemelidir. Buna rağmen teklif edilenlerin yüzde 28,4'ü hesabı açtı. Ankette şimdiki zaman yanlılığı gösteren kadınların hesabı açmaya daha yatkın olması, hesabı kendi sabırsızlığının farkında olan insanların seçtiğini, yani bilinçli ya da kısmen bilinçli karar vericilerin taahhüt araçlarına değer verdiğini düşündürür.
- Tutarlı karar verici en az zahmetli gün olan birinci günde yapar ve 2 birim zahmete katlanır. Saf karar verici: birinci gün 2 ile 0,5 × 3 = 1,5; bekler. İkinci gün 3 ile 0,5 × 5 = 2,5; bekler. Üçüncü gün 5 ile 0,5 × 9 = 4,5; bekler. Dördüncü gün yapar ve 9 birim zahmete katlanır. Bilinçli karar verici: üçüncü günkü benliğinin bekleyeceğini bilir. İkinci gün 3 ile 0,5 × 9 = 4,5'i karşılaştırır ve yapar. Birinci gün, ikinci gün yapılacağını bilerek 2 ile 0,5 × 3 = 1,5'i karşılaştırır ve bekler. Bilinçli karar verici ikinci gün yapar ve 3 birim zahmete katlanır.
- Fırsat anında gelecekteki değer 0,6 × 400 = 240 birimdir; bu, 250 birimlik keyiften küçük olduğu için kişi parayı harcar. Ay başında iki değer de aynı β çarpanını taşıdığı için karşılaştırma 250 ile 400 arasındadır ve kişi biriktirmek ister. Paranın kilitlendiği bir hesap, her fırsatta planlayıcının gözünden 400 − 250 = 150 birimlik bir değer yaratır.
- Borç alabilen ve birikimi olan biri, bugün tüketmek istediği parayı zaten birikiminden harcayabilir ya da borç alabilir; deneydeki 200 liranın bugün mü bir hafta sonra mı ödeneceği, onun tüketim zamanlamasını değiştirmez. Bu yüzden seçimi, yalnızca iki seçeneğin getirisini karşılaştırmaktan ibarettir: bir haftada yüzde 5 getiri, piyasa faizinin çok üstünde olduğu için bir hafta sonrasını seçer. Bu, kişinin tüketim ya da zahmet konusunda şimdiki zaman yanlılığı taşımadığını göstermez.
- Önerinin dayandığı sorun gerçektir: şimdiki zaman yanlılığı insanların kendi birikim planlarını bozmasına yol açabilir ve Ashraf, Karlan ve Yin'in bulgusu, kilitli hesapların birikimi artırabildiğini gösterir. Ama öneri bu kanıtın ötesine birkaç noktada geçiyor. Birincisi, Filipinler'deki hesabı müşterilerin yalnızca yüzde 28,4'ü gönüllü olarak seçti; çoğunluk seçmedi ve bir kısmının esnekliğe gerçek ihtiyacı olabilir. Herkese zorunlu kilitleme, taahhüde ihtiyacı olmayanlara ve acil durumlarla karşılaşanlara zarar verebilir. İkincisi, kısmen saf karar vericiler bile taahhüdün büyüklüğünü kendileri seçtiklerinde yanlış seçebilir; ama tek tip bir yasak, farklı insanların farklı ihtiyaçlarını hiç hesaba katmaz. Üçüncüsü, yoksul hanelerin birikim yapamamasının bir kısmı şimdiki zaman yanlılığından değil, gelir belirsizliğinden ve borç kısıtlarından kaynaklanabilir. Daha savunulabilir bir yaklaşım, isteyenlere erken çekişi cezalı ya da kısıtlı taahhüt hesapları sunmak, otomatik birikim gibi varsayılanları kullanmak ve gerçek acil durumlar için esneklik bırakmaktır. Planlayıcının uzun vadeli çıkarına ne kadar öncelik verileceği ise bir değer tercihidir.
İleri okuma
- Nava Ashraf, Dean Karlan, Wesley Yin (2006). «Tying Odysseus to the Mast: Evidence From a Commitment Savings Product in the Philippines». Quarterly Journal of Economics 121(2). Filipinler'de taahhütlü tasarruf hesabı deneyi.
- Supreet Kaur, Michael Kremer, Sendhil Mullainathan (2015). «Self-Control at Work». Journal of Political Economy 123(6). İşyerinde öz denetim ve baskın olunan sözleşmeler.
- Ned Augenblick, Muriel Niederle, Charles Sprenger (2015). «Working over Time: Dynamic Inconsistency in Real Effort Tasks». Quarterly Journal of Economics 130(3). Para ve çaba seçimlerinde şimdiki zaman yanlılığı.
- Ted O'Donoghue, Matthew Rabin (1999). «Doing It Now or Later». American Economic Review 89(1). Saf ve bilinçli karar vericilerin erteleme davranışı.
Sonraki derse köprü
Bu dersteki çatışma, bir kişinin kendi içindeydi: bugünkü benlik ile gelecekteki benlik arasında. Ama iktisadi kararların çoğu, başka insanları da etkiler. Standart modellerin karar vericisi yalnızca kendi çıkarını gözetir; oysa insanlar çoğu zaman adaletsiz bulduğu teklifleri reddeder, kimse görmese de başkalarına güvenir ve bu güveni boşa çıkarmamaya çalışır. Sıradaki ders, sosyal tercihleri, adaleti ve güveni ele alıyor. İnsanlar başkalarının kazançlarını ne kadar önemser? Adaletsizliği cezalandırmak için kendi paralarından vazgeçer mi ve güven, piyasaların işleyişini nasıl etkiler?