İçeriğe geç

Ders EKO-205.05 · Seviye 2 — Orta

Tarifeler ve kotalar

EKO-205 Uluslararası İktisat

4.297 kelime · yaklaşık 20 dakika okuma · seslendirme 9 dk · veriler Eylül 2026 itibarıyla

Katmanlar:SezgiModel

  • gümrük vergisi
  • tarife kontenjanı
  • kota rantı
  • gönüllü ihracat kısıtlaması
  • etkin koruma oranı
  • optimal tarife
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Gümrük vergisi küçük bir ülkede yurt içi fiyatı vergi kadar yükseltir; yurt içi arz artar, talep düşer, ithalat iki taraftan daralır. Açıklayıcı örnekte 10 liralık vergi ithalatı 50'den 30'a indirdi; tüketici 750 kaybetti, üretici 350, devlet 300 kazandı ve 100'lük ölü ağırlık kaybı kaldı.
  2. Kota, aynı fiyat artışını yaratabilir ama gümrük gelirinin yerine kota rantı doğurur; bu rant lisans sahiplerine ya da gönüllü ihracat kısıtlamasında yabancı ihracatçılara gider. Talep arttığında kota altında ithalat değil fiyat yükselir. Tarife kontenjanı iki aracı birleştirir.
  3. Etkin koruma oranı, nihai mala ve girdilere uygulanan vergilerin katma değeri ne kadar koruduğunu gösterir; yüzde 20'lik nihai mal ve yüzde 5'lik girdi vergisi, açıklayıcı örnekte yüzde 42,5'lik etkin koruma yarattı.
  4. Büyük bir ülke gümrük vergisiyle ticaret hadlerini iyileştirebilir; optimal tarife yabancı ihracat arzı esnekliğinin tersidir. Ama bu kazanç ortağın kaybıdır, misilleme riski taşır ve Amiti, Redding ve Weinstein 2018 vergilerinin ABD'de ithal fiyatlara tamamen yansıdığını, reel geliri ayda yaklaşık 1,4 milyar dolar azalttığını buldu.
  5. Flaaen, Hortaçsu ve Tintelnot, 2018 çamaşır makinesi önleminin makine ve vergisiz kurutucu fiyatlarını yaklaşık yüzde 12 artırdığını, tüketicilere yılda yaklaşık 1,5 milyar dolara, yaratılan her iş için yılda 800 bin doları aşan bir maliyete yol açtığını gösterdi.

Öğrenme çıktıları

  • Hatırlama — Gümrük vergisini, tarife kontenjanını, kota rantını, gönüllü ihracat kısıtlamasını, etkin koruma oranını ve optimal tarifeyi tanımlar.
  • Anlama — Bir gümrük vergisinin yurt içi fiyatı, üretimi, tüketimi ve ithalatı nasıl değiştirdiğini, küçük ve büyük ülke için sonuçların neden farklı olduğunu ve bir kotanın gümrük vergisinden hangi bakımlardan ayrıldığını açıklar.
  • Uygulama — Doğrusal arz ve talep altında bir gümrük vergisinin tüketici kaybını, üretici kazancını, gümrük gelirini ve verimlilik kaybını hesaplar; nihai mal ve girdi vergilerinden etkin koruma oranını bulur.
  • Değerlendirme — Gümrük vergilerinin maliyetlerini kimin üstlendiğine dair güncel kanıtları, korunan istihdamın bedelini ve farklı koruma araçlarının kazançlarının kime gittiğini tartar.

Sezgi

Açılış

Bir beyaz eşya mağazasında çamaşır makinesinin fiyat etiketi bir gün yüzde 10 artmış olsun. Tüketici bu artışın nedenini bilmeyebilir: hammadde fiyatları mı yükseldi, kur mu değişti, yoksa yabancı makinelere bir gümrük vergisi mi konuldu? Gümrük vergisi yabancı üreticiye konulmuş gibi görünse de, fiyat etiketindeki artış çoğu zaman yerli tüketicinin cebinden çıkar. Üstelik vergiye konu olmayan yerli makinelerin fiyatı da yükselebilir.

Önceki derslerde ticaretin neden ve nasıl kazanç yarattığını gördük; kurduğumuz modellerde sınırlar ya bütünüyle açıktı ya da bütünüyle kapalıydı. Oysa devletler sınırda duran malları vergiyle, miktar sınırıyla ve izinle, bu iki durumun arasında bir yerde tutar. Bu derste bu araçların en eskisini ve en yaygınını, gümrük vergisini, ve onun yakın akrabası olan kotayı inceliyoruz. Bu araçların kimi kazandırıp kimi kaybettirdiğini, toplam refaha ne yaptığını ve 2018'de ABD'de uygulanan vergilerin gerçekte kime yük olduğunu soracağız.

Hikâye — Çamaşır makineleri ve kurutucular

2011'in sonunda ABD'li bir beyaz eşya üreticisinin şikâyeti üzerine, ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu, Güney Kore ve Meksika'dan gelen çamaşır makinelerinin piyasaya yapay olarak düşük fiyatlarla sürüldüğü iddiasıyla bir soruşturma başlattı. Bu iki ülkeden gelen makinelere ek vergiler konuldu. Ama beklenen fiyat artışı gerçekleşmedi: üreticiler üretimlerini kısa sürede Çin'e kaydırdı ve Çin, ABD'ye en çok çamaşır makinesi satan ülke hâline geldi.

2016'da Çin'e de benzer bir vergi konulunca, üretim bu kez Tayland ve Vietnam'a taşındı. Bu ülke değiştirme oyunu sürerken, çamaşır makinelerinin ABD'deki fiyatları yıllar boyunca düşmeye devam etti. Sonunda, Şubat 2018'de ABD bütün ülkelerden gelen çamaşır makinelerine birden uygulanan bir koruma önlemi getirdi: yılda ilk 1,2 milyon makineye yüzde 20, sonrakilere yüzde 50 vergi uygulanacaktı. Artık üretimi başka bir ülkeye kaydırmak işe yaramıyordu.

Aaron Flaaen, Ali Hortaçsu ve Felix Tintelnot, bu önlemin etkilerini ayrıntılı fiyat verileriyle inceledi. 2018'in ilk yarısında çamaşır makinelerinin fiyatları, öbür ev aletlerine göre yaklaşık yüzde 12 arttı. Daha şaşırtıcısı, hiçbir vergiye tabi olmayan kurutma makinelerinin fiyatları da yaklaşık yüzde 12 arttı; çünkü tüketiciler çoğu zaman ikisini takım olarak alıyordu ve üreticiler iki ürünün fiyatını birlikte belirliyordu. Aynı dönemde Güney Koreli üreticilerin ABD'de açtığı yeni fabrikalar ve yerli üreticinin kadro genişlemesi istihdam yarattı. Ama yazarların hesabına göre tüketicilerin ödediği ek maliyet yılda yaklaşık 1,5 milyar dolardı; bu, yaratılan her yeni iş için yılda 800 bin doları aşan bir bedel demekti.

Kavram

Çamaşır makinesi örneğindeki temel araç, ithal edilen bir mala uygulanan vergiydi. Bu vergi iki biçimde uygulanabilir.

Gümrük vergisi ile miktar sınırı birleştirilebilir. 2018'deki çamaşır makinesi önlemi bu tür bir karma araçtı.

İthalatı doğrudan miktarla sınırlayan bir kota da, gümrük vergisi gibi yurt içi fiyatı yükseltir. Ama yükselen fiyatın yarattığı gelir devlete değil, başka birine gider.

Bazen ithalatçı ülke, ithalatı kendisi sınırlamak yerine ihracatçı ülkeden sınırlamayı üstlenmesini ister. Bu düzenleme, kota rantını yabancı ihracatçılara bırakır.

Bir gümrük vergisinin gerçek koruma etkisi, yalnızca nihai malın vergisine bakarak anlaşılamaz. Üreticiler girdilerini de ithal ediyorsa, girdilere konulan vergiler korumayı azaltır.

Büyük bir ülke, gümrük vergisiyle dünya fiyatını da etkileyebilir. Bu durumda vergi, ülkenin ticaret hadlerini iyileştirebilir.

Veri ve kanıt

Bu çalışma, gümrük vergilerinin etkilerinin basit modellerin öngördüğünden daha karmaşık olabileceğini gösterdi. Belirli ülkelere yönelik vergiler, üreticilerin üretimi başka ülkelere kaydırmasıyla etkisiz kalabiliyordu. Bütün ülkelere uygulanan vergiler ise fiyatları yükseltti ve etkisi, vergiye konu olmayan tamamlayıcı mallara bile yayıldı. İstihdam yaratılması bir kazançtı, ama bu kazancın bedeli, her yeni iş için o işin ödediği ücretin birkaç katıydı. Bu tür hesaplar, korumacılığın istihdam argümanını değerlendirirken, kazancın kime ve hangi maliyetle gittiğine bakmanın önemini gösterir.

Amiti, Redding ve Weinstein'ın bulgusu, gümrük vergilerinin yükünün kimde kaldığı sorusuna açık bir cevap verdi. Büyük bir ülkenin gümrük vergisiyle yabancı ihracatçıların fiyatlarını düşürmesi ve vergi yükünün bir kısmını onlara aktarması kuramsal olarak mümkündür; ama 2018'deki verilerde bu etki görülmedi. Vergilerin yükü büyük ölçüde ABD'li alıcılara, yani ithal ara malı kullanan firmalara ve tüketicilere kaldı. Bu, optimal tarife argümanının pratikteki sınırlarını da gösterir.

Yaygın yanlış«Gümrük vergisini yabancı üretici öder; vergi yurt içindeki alıcıları etkilemez.»
Doğrusu

Vergi yasal olarak ithalatçıdan alınır ve fiyatların nasıl ayarlandığına göre yükü yurt içindeki alıcılarla yabancı ihracatçılar arasında paylaşılır. Küçük bir ülke dünya fiyatını etkileyemediği için yükün tamamı yurt içi fiyata yansır. 2018'de ABD gibi büyük bir ülkede bile vergilerin ithal fiyatlara tamamen yansıdığı ve yükün ağırlıklı olarak yurt içindeki alıcılara kaldığı gösterildi.

Yaygın yanlış«Kota ile gümrük vergisi aynı fiyat artışını yaratıyorsa, aralarında hiçbir fark yoktur.»
Doğrusu

Aynı fiyat artışı altında bile iki araç farklıdır. Gümrük vergisinde fiyat farkının yarattığı gelir devlete gider; kotada bu gelir, kota rantı olarak lisans sahiplerine ya da yabancı ihracatçılara gider ve lisansların dağıtımı rant kollama ile yolsuzluğa açık olabilir. Ayrıca talep arttığında gümrük vergisi altında ithalat artar, kotada ise ithalat yerinde sayar ve artan talebin bütün baskısı fiyata biner.

Neden önemli?

Gümrük vergileri ve kotalar, ticaret politikasının en eski ve en doğrudan araçlarıdır ve son yıllarda yeniden gündemin merkezine yerleşmiştir. ABD ile Çin arasındaki karşılıklı vergi artışları, Avrupa Birliği'nin çelik için uyguladığı koruma önlemleri ve pek çok ülkenin stratejik sektörlerini koruma çabaları, bu araçların etkilerini anlamayı yeniden önemli kılmıştır. Bir gümrük vergisinin kime yarayıp kime zarar verdiğini bilmek, bu tartışmaları değerlendirmenin ön koşuludur.

Türkiye için konu ayrıca önemlidir. Avrupa Birliği ile gümrük birliği nedeniyle Türkiye, sanayi mallarında üçüncü ülkelere Avrupa Birliği'nin ortak gümrük tarifesini uygular ve bu alanda kendi başına tarife belirleme esnekliği sınırlıdır; tarım ürünleri ise bu düzenlemenin dışında kalır. Buna karşın ek gümrük vergileri ve koruma önlemleri gibi araçlar da kullanılır. İthal ara mallara bağımlı bir sanayi yapısında, girdilere konulan vergilerin etkin koruma oranları üzerindeki etkisi, sektörlerin rekabet gücünü doğrudan belirler.

Model

Küçük ülke varsayımı

Bir gümrük vergisinin etkilerini incelemek için önce küçük bir ülkeyi ele alalım. Küçük ülke, bir malın dünya piyasasında önemsiz bir alıcıdır; ne kadar ithal ettiği dünya fiyatını değiştirmez. Serbest ticarette yurt içi fiyat dünya fiyatına eşittir ve ithalat, bu fiyattaki yurt içi talep ile yurt içi arz arasındaki farka eşittir.

Bir gümrük vergisi konduğunda, yabancı mal ancak dünya fiyatı artı vergi düzeyinde satılabilir. Yerli üreticiler de fiyatlarını bu düzeye yükseltebilir, çünkü rakipleri artık daha pahalıdır. Yurt içi fiyat vergi kadar yükselir, dünya fiyatı ise değişmez. Bu yüzden küçük bir ülkede vergi yükünün tamamı yurt içindeki alıcılara kalır.

Çözümlü örnek — Vergi öncesi ve sonrası

Açıklayıcı bir piyasa kuralım. Yurt içi talep, 120 eksi fiyat; yurt içi arz, fiyat eksi 10 olsun. Dünya fiyatı 40'tır. Serbest ticarette yurt içi talep 80, yurt içi arz 30, ithalat 50 birimdir.

Her ithal birimden 10 lira alınan spesifik bir gümrük vergisi konduğunda, yurt içi fiyat 50'ye çıkar. Talep 70'e düşer, yurt içi arz 40'a çıkar ve ithalat 30 birime iner. Fiyattaki artış tüketicileri daha az almaya, yerli üreticileri daha fazla üretmeye yöneltir; ithalat iki taraftan birden daralır.

Refah hesabı

Mikroiktisat kursunda gördüğümüz tüketici ve üretici rantıyla vergiyi değerlendirelim. Tüketici rantındaki kayıp, fiyatın 40'tan 50'ye çıkışıyla, tüketilen miktarların ortalaması olan 75 ile 10'un çarpımı, yani 750'dir. Üretici rantındaki kazanç, üretilen miktarların ortalaması olan 35 ile 10'un çarpımı, yani 350'dir. Devletin gümrük geliri, 30 birimlik ithalat ile 10 liralık verginin çarpımı, yani 300'dür.

Tüketicinin 750'lik kaybından, üreticinin 350'lik kazancı ve devletin 300'lük geliri çıkarıldığında, 100'lük bir net kayıp kalır. Bu, ölü ağırlık kaybıdır ve iki üçgenden oluşur. Birincisi üretim çarpıklığıdır: yurt içinde dünya fiyatından daha pahalıya üretilen 10 ek birimin yarattığı 50'lik kayıp. İkincisi tüketim çarpıklığıdır: tüketicilerin dünya fiyatından almaya razı oldukları ama artık almadıkları 10 birimin yarattığı 50'lik kayıp.

Kazançların dağılımı

Refah hesabı, gümrük vergisinin neden siyasi olarak cazip olabildiğini de açıklar. Üreticilerin 350'lik kazancı, sayıca az olan firmalar ve onların çalışanları arasında paylaşılır; her biri için belirgin bir büyüklüktür. Tüketicilerin 750'lik kaybı ise milyonlarca alıcıya yayılır ve her birine düşen pay küçüktür.

Bu asimetri, üreticilerin koruma için örgütlenip lobi yapmaya, tüketicilerin ise buna karşı çıkmaya daha az istekli olduğu anlamına gelir. Çamaşır makinesi örneğinde, her tüketicinin ödediği ek maliyet birkaç on dolar düzeyindeyken, korunan üreticilerin kazancı çok daha yoğundu. Bu siyasi iktisat mantığını, korumacılık tartışmalarını ele alacağımız sıradaki derste daha ayrıntılı inceleyeceğiz.

Büyük ülke ve ticaret hadleri

Büyük bir ülke, bir malın dünya talebinin önemli bir kısmını oluşturur. Gümrük vergisiyle ithalatını azalttığında, dünya talebi düşer ve dünya fiyatı geriler. Bu durumda yurt içi fiyat vergi tutarı kadar değil, daha az artar; vergi yükünün bir kısmı, fiyatlarını düşürmek zorunda kalan yabancı ihracatçılara geçer.

Büyük ülke için gümrük vergisinin refah etkisi iki parçadan oluşur: yukarıdaki gibi bir ölü ağırlık kaybı ve ticaret hadlerinin iyileşmesinden doğan bir kazanç. Vergi küçükken ikinci etki birinciden büyük olabilir ve ülkenin refahı artar. Ama bu kazanç, ticaret ortağının kaybıdır; dünya bütün olarak kaybeder. Ortak misilleme yaparsa, iki ülke de başlangıçtakinden daha kötü duruma düşebilir.

Optimal tarife hesabı

Optimal tarife, basit bir formülle hesaplanabilir: yabancı ihracat arzının fiyat esnekliğinin tersine eşittir. Yabancı ihracatçıların arzı çok esnekse, yani fiyat biraz düştüğünde satışlarını büyük ölçüde başka pazarlara kaydırabiliyorlarsa, optimal tarife sıfıra yakındır. Küçük bir ülke için yabancı arz sonsuz esnektir ve optimal tarife sıfırdır.

Yabancı ihracat arzının esnekliği 4 ise, optimal tarife 1 bölü 4, yani yüzde 25'tir. Esneklik 10 ise yüzde 10'a iner. Ama bu hesap, ticaret ortaklarının hiçbir tepki vermeyeceğini varsayar. Amiti, Redding ve Weinstein'ın bulgusu, 2018'de ABD'nin büyüklüğüne rağmen yabancı ihracatçıların fiyatlarını düşürmediğini, yani ticaret hadleri kazancının pratikte gerçekleşmediğini gösterdi.

Kota ile gümrük vergisinin karşılaştırılması

Dersin açıklayıcı piyasasına geri dönelim ve bu kez 10 liralık vergi yerine ithalatı 30 birimle sınırlayan bir kota uygulandığını düşünelim. Yurt içi fiyat, talep ile arz arasındaki fark 30 olacak şekilde yükselir; bu da fiyatın 50 olduğu noktadır. Tüketici kaybı, üretici kazancı ve ölü ağırlık kaybı gümrük vergisindekiyle aynıdır.

Fark, 300'lük gelirin nereye gittiğindedir. Kotada, ithal malı dünya fiyatı olan 40'tan alıp yurt içinde 50'ye satma hakkına sahip olanlar, birim başına 10 lira, toplam 300 liralık kota rantı elde eder. Lisanslar açık artırmayla satılırsa bu rant devlete dönebilir; ücretsiz dağıtılırsa lisans sahiplerine, gönüllü ihracat kısıtlamasında ise yabancı ihracatçılara gider. Bu son durumda ülkenin kaybı, ölü ağırlık kaybına kota rantının eklenmesiyle 400'e çıkar.

Kotanın dağıtımı ve rant kollama

Kota rantının kime gideceği, ithalat hakkının nasıl dağıtıldığına bağlıdır. Haklar geçmiş ithalat paylarına göre, başvuru sırasına göre ya da idari takdirle dağıtılabilir; açık artırmayla satılması ise rantı devlete aktarır. Açık artırma dışındaki yöntemlerde, hakkı elde etmek değerli bir ödül hâline gelir ve firmalar bu ödül için kaynak harcamaya başlar.

Anne Krueger 1974'te bu davranışı rant kollama olarak adlandırdı ve Türkiye ile Hindistan üzerine hesaplar yaptı. Krueger'in hesabına göre, 1968'de Türkiye'de yalnızca ithalat lisanslarının yarattığı rantlar milli gelirin yaklaşık yüzde 15'i düzeyindeydi. Firmalar bu rantları elde etmek için lisans başvurularına, bürokratik ilişkilere ve bazen yasadışı yollara kaynak ayırdıkça, rantın önemli bir kısmı üretken olmayan faaliyetlerde harcanıyordu. Bu kayıp, ders kitabındaki ölü ağırlık üçgenlerine eklenen ve çoğu zaman onlardan çok daha büyük olabilen bir maliyettir.

Talep değiştiğinde

Kota ile gümrük vergisi, talep değiştiğinde de farklı davranır. Yurt içi talep 10 birim artsın, yani talep 130 eksi fiyat olsun. Gümrük vergisi altında fiyat 50'de kalır; talep 80'e çıkar, yurt içi arz 40'ta kalır ve ithalat 40 birime yükselir.

Kota altında ise ithalat 30'da sabit kalmak zorundadır. Talep ile arzın farkının 30 olması için 130 eksi fiyat eksi fiyat artı 10, yani 140 eksi iki kat fiyat 30'a eşit olmalı; fiyat 55'e çıkar. Artan talep, kota altında ithalatı değil, yurt içi fiyatı yükseltir. Bu yüzden kota, talebin büyüdüğü dönemlerde gümrük vergisinden daha kısıtlayıcıdır ve yerli üreticilere daha güçlü bir pazar gücü verir.

Etkin koruma hesabı

Bir otomobil üreticisini düşünelim. Dünya fiyatlarında bir otomobil 100 bin lira, üretiminde kullanılan ithal parçalar 60 bin liradır; yurt içi katma değer 40 bin liradır. Otomobile yüzde 20, parçalara yüzde 5 gümrük vergisi uygulansın. Yurt içinde otomobil 120 bin, parçalar 63 bin liraya çıkar ve katma değer 57 bin liraya yükselir.

Etkin koruma oranı, katma değerdeki artışın serbest ticaretteki katma değere oranıdır: 17 bölü 40, yani yüzde 42,5. Nihai maldaki yüzde 20'lik vergi, yerli üreticinin kendi katkısını yüzde 42,5 oranında korumaktadır. Parçalara yüzde 30 vergi uygulansaydı, parçalar 78 bin liraya, katma değer 42 bin liraya çıkar ve etkin koruma yalnızca yüzde 5 olurdu. Girdilerine yüksek vergi konan bir sektör, nihai malı korunsa bile rekabet gücünü yitirebilir.

Tarife kontenjanlarının işleyişi

Tarife kontenjanı, gümrük vergisi ile kotayı birleştirir. 2018'deki çamaşır makinesi önleminde, yıllık ilk 1,2 milyon makineye yüzde 20, sonrakilere yüzde 50 vergi uygulandı. Kontenjan içindeki ithalat görece düşük vergiyle yapılabilirken, kontenjanı aşan ithalat yüksek vergiyle caydırıldı.

Bu araç, kontenjanın büyüklüğüne ve iki vergi oranına göre bir gümrük vergisine ya da bir kotaya yakın davranır. Talep kontenjanın çok altındaysa, araç düşük oranlı bir gümrük vergisi gibi işler. Talep kontenjanı aşarsa ve yüksek oran caydırıcıysa, araç bir kotaya yakınsar ve kontenjan içindeki ithalatı yapabilenler bir rant elde eder. Kontenjanın dağıtım biçimi, bu rantın kime gideceğini belirler.

İhracat sübvansiyonları

Gümrük vergisinin bir aynası, ihracat sübvansiyonudur: devlet, ihraç edilen her birim için üreticiye bir ödeme yapar. Küçük bir ülkede ihracatçılar, dünya fiyatının üzerine sübvansiyon tutarını ekleyerek yurt dışına satabildiği için, yurt içinde de ancak bu yüksek fiyattan satmaya razı olur. Yurt içi fiyat sübvansiyon kadar yükselir.

Sonuç, gümrük vergisinin refah hesabına benzer. Yerli üreticiler kazanır, yurt içindeki alıcıların faturası kabarır, devlet ise gelir elde etmek yerine sübvansiyonun bedelini öder. Tüketici kaybı ile devletin harcaması toplamı, üreticinin kazancından büyüktür ve fark yine bir ölü ağırlık kaybıdır. Büyük bir ülkede ihracat sübvansiyonu dünya fiyatını düşürür ve ülkenin ticaret hadlerini kötüleştirir; kazancın bir kısmı yabancı tüketicilere gider. Bu yüzden ihracat sübvansiyonları, gümrük vergilerinden bile daha zor savunulur ve Dünya Ticaret Örgütü kurallarıyla büyük ölçüde sınırlandırılmıştır.

Misilleme ve ticaret savaşları

Büyük bir ülkenin gümrük vergisiyle ticaret hadlerini iyileştirebilmesi, ticaret ortağının da aynı şeyi yapma isteğini doğurur. İki ülkenin durumu, mikroiktisat kursunda gördüğümüz tutsak ikilemine benzer: her ülke, öbürünün ne yaptığından bağımsız olarak vergi koymakta bireysel bir çıkar görebilir, ama ikisi de vergi koyduğunda ikisi de serbest ticarete göre daha kötü duruma düşer.

2018'deki vergilere ticaret ortaklarının verdiği karşılıklar bu mantığı yansıttı. Amiti, Redding ve Weinstein, misilleme yapan ülkelerde de benzer fiyat ve refah etkileri gözlediler. Tutsak ikileminden çıkmanın yolu, ülkelerin vergileri birlikte düşürmeyi taahhüt ettiği ve taahhütlerin bir kurum tarafından izlendiği anlaşmalardır. Dünya Ticaret Örgütü ve ticaret anlaşmaları, kursun sonraki derslerinde bu açıdan ele alınacak.

Tarife geçişkenliğinin ölçülmesi

Bir gümrük vergisinin yükünün kime düştüğünü ölçmek için, ithal malların yabancı ihracatçı tarafından sınırda belirlenen, vergi öncesi fiyatlarına bakılır. Vergi konduktan sonra bu fiyat düşerse, ihracatçı yükün bir kısmını üstlenmiş demektir; değişmezse, yükün tamamı yurt içindeki alıcılara geçmiştir.

Amiti, Redding ve Weinstein, 2018'de vergiye tabi ürünlerin vergi öncesi fiyatlarının neredeyse hiç düşmediğini, dolayısıyla vergilerin yurt içi fiyatlara tamamen yansıdığını buldular. Bu sonuç, yabancı ihracatçıların başka pazarlara kolayca yönelebildiğini ya da kâr marjlarının zaten dar olduğunu düşündürür. Tam geçişkenlik, büyük bir ülke için bile ticaret hadleri kazancının pratikte ne kadar sınırlı olabileceğini gösterir.

Görünmeyen maliyetler

Basit refah hesabı, gümrük vergisinin bütün maliyetlerini yakalamaz. Vergi ara mallarına uygulandığında, bu malları kullanan yurt içi üreticilerin maliyetleri yükselir ve rekabet güçleri azalır. 2018'deki çelik vergileri, çeliği girdi olarak kullanan sektörlerin maliyetlerini de artırdı.

Ayrıca önceki derste gördüğümüz çeşitlilikten kazanç, ithalat kısıtlamalarıyla tersine döner: bazı çeşitler piyasadan çekilir ve tüketicilerin seçenekleri azalır. Çamaşır makinesi örneğindeki gibi tamamlayıcı mallara yayılan fiyat artışları da basit hesapta görünmez. Bu yüzden gerçek maliyet, ders kitabı üçgenlerinin gösterdiğinden daha büyük olabilir.

Uygulama

Özet kartı

  1. Gümrük vergisi küçük bir ülkede yurt içi fiyatı vergi kadar yükseltir; yurt içi arz artar, talep düşer, ithalat iki taraftan daralır. Açıklayıcı örnekte 10 liralık vergi ithalatı 50'den 30'a indirdi; tüketici 750 kaybetti, üretici 350, devlet 300 kazandı ve 100'lük ölü ağırlık kaybı kaldı.
  2. Kota, aynı fiyat artışını yaratabilir ama gümrük gelirinin yerine kota rantı doğurur; bu rant lisans sahiplerine ya da gönüllü ihracat kısıtlamasında yabancı ihracatçılara gider. Talep arttığında kota altında ithalat değil fiyat yükselir. Tarife kontenjanı iki aracı birleştirir.
  3. Etkin koruma oranı, nihai mala ve girdilere uygulanan vergilerin katma değeri ne kadar koruduğunu gösterir; yüzde 20'lik nihai mal ve yüzde 5'lik girdi vergisi, açıklayıcı örnekte yüzde 42,5'lik etkin koruma yarattı.
  4. Büyük bir ülke gümrük vergisiyle ticaret hadlerini iyileştirebilir; optimal tarife yabancı ihracat arzı esnekliğinin tersidir. Ama bu kazanç ortağın kaybıdır, misilleme riski taşır ve Amiti, Redding ve Weinstein 2018 vergilerinin ABD'de ithal fiyatlara tamamen yansıdığını, reel geliri ayda yaklaşık 1,4 milyar dolar azalttığını buldu.
  5. Flaaen, Hortaçsu ve Tintelnot, 2018 çamaşır makinesi önleminin makine ve vergisiz kurutucu fiyatlarını yaklaşık yüzde 12 artırdığını, tüketicilere yılda yaklaşık 1,5 milyar dolara, yaratılan her iş için yılda 800 bin doları aşan bir maliyete yol açtığını gösterdi.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Gümrük vergisiTariffİthal edilen mala sınırda uygulanan vergi
Tarife kontenjanıTariff-rate quotaBelirli miktara kadar düşük, sonrasına yüksek vergi
Kota rantıQuota rentKotanın yarattığı fiyat farkından ithalat hakkı sahiplerinin kazancı
Gönüllü ihracat kısıtlamasıVoluntary export restraintİhracatçı ülkenin ihracatını baskıyla sınırlaması
Etkin koruma oranıEffective rate of protectionVergilerin sektör katma değerini koruma oranı
Optimal tarifeOptimal tariffBüyük ülkenin refahını en yükseğe çıkaran vergi oranı

Kendini sına

  1. (Çıktı 1) Değer üzerinden ve spesifik gümrük vergisini birbirinden ayır. Dünya fiyatı düştüğünde iki verginin koruma etkisi nasıl değişir?
  2. (Çıktı 2) Küçük bir ülkede gümrük vergisinin yükü neden tamamen yurt içindeki alıcılara kalır? Büyük bir ülkede bu durum nasıl değişir ve bu değişimin ticaret ortağı için anlamı nedir?
  3. (Çıktı 3) Yurt içi talep 200 eksi 2 çarpı fiyat, yurt içi arz 2 çarpı fiyat eksi 40, dünya fiyatı 40'tır. Serbest ticarette ithalatı hesapla. Birim başına 10 liralık gümrük vergisi konduğunda yeni ithalatı, tüketici kaybını, üretici kazancını, gümrük gelirini ve ölü ağırlık kaybını bul.
  4. (Çıktı 3) Dünya fiyatlarında bir buzdolabı 50 bin lira, ithal girdileri 30 bin liradır. Buzdolabına yüzde 10, girdilere yüzde 20 gümrük vergisi uygulanırsa etkin koruma oranı nedir? Sonucu yorumla.
  5. (Çıktı 3) Üçüncü sorudaki piyasada gümrük vergisi yerine ithalatı vergiyle aynı düzeyde sınırlayan bir kota uygulanıyor ve lisanslar ücretsiz olarak yabancı ihracatçılara veriliyor. Ülkenin toplam refah kaybı nedir?
  6. (Çıktı 4) Bir siyasetçi, «Çamaşır makinesi vergisi yeni fabrikalar ve istihdam getirdi; bu yüzden başarılı bir politikadır» diyor. Flaaen, Hortaçsu ve Tintelnot'un bulgularını, ölü ağırlık kaybını, kazançların dağılımını ve Amiti, Redding ve Weinstein'ın bulgusunu kullanarak bu iddiada eksik kalan hesabı tamamla.

Cevaplar

  1. Değer üzerinden vergi malın değerinin bir yüzdesidir; spesifik vergi her birim için sabit bir tutardır. Dünya fiyatı düştüğünde değer üzerinden verginin tutarı da düşer, koruma oranı sabit kalır. Spesifik verginin tutarı ise değişmez; malın fiyatı düştükçe fiyata oranı artar ve koruma etkisi büyür. Enflasyon dönemlerinde ise tersine, spesifik verginin gerçek koruma etkisi aşınır.
  2. Küçük bir ülke dünya fiyatını etkileyemez; ithalatını azaltsa bile yabancı ihracatçılar aynı fiyattan başka pazarlara satabilir. Bu yüzden yurt içi fiyat vergi tutarı kadar yükselir ve yükün tamamı yurt içindeki alıcılara kalır. Büyük bir ülkede ithalatın azalması dünya talebini düşürür ve dünya fiyatı geriler; yurt içi fiyat vergiden daha az artar, yükün bir kısmı yabancı ihracatçılara geçer. Bu, büyük ülkenin ticaret hadlerini iyileştirir ama ticaret ortağının ticaret hadlerini kötüleştirir; ortağın kaybı, büyük ülkenin kazancıdır.
  3. Serbest ticarette talep 200 eksi 80, yani 120; arz 80 eksi 40, yani 40; ithalat 80'dir. Vergiyle fiyat 50'ye çıkar: talep 100, arz 60, ithalat 40. Tüketici kaybı, 120 ile 100'ün ortalaması olan 110 çarpı 10, yani 1.100'dür. Üretici kazancı, 40 ile 60'ın ortalaması olan 50 çarpı 10, yani 500'dür. Gümrük geliri 40 çarpı 10, yani 400'dür. Ölü ağırlık kaybı 1.100 eksi 500 eksi 400, yani 200'dür; üretim ve tüketim çarpıklığından 100'er.
  4. Serbest ticarette katma değer 50 eksi 30, yani 20 bin liradır. Vergilerle buzdolabı 55, girdiler 36 bin liraya çıkar ve katma değer 19 bin liraya düşer. Etkin koruma oranı, 19 eksi 20 bölü 20, yani eksi yüzde 5'tir. Nihai mal korunduğu hâlde, girdilere daha yüksek vergi uygulandığı için yerli üreticinin katma değeri serbest ticarete göre azalmıştır; sektör fiilen cezalandırılmaktadır.
  5. Kota, fiyatı vergiyle aynı düzeye, 50'ye çıkarır; tüketici kaybı 1.100, üretici kazancı 500'dür. 40 birimlik ithalat üzerindeki birim başına 10 liralık fiyat farkı, 400'lük bir kota rantı yaratır. Lisanslar yabancı ihracatçılara verildiği için bu rant ülkeden çıkar. Ülkenin toplam refah kaybı, 1.100 eksi 500, yani 600'dür; bu, 200'lük ölü ağırlık kaybına 400'lük kota rantının eklenmesine eşittir.
  6. İddia, kazancın yalnızca bir tarafına bakıyor. Flaaen, Hortaçsu ve Tintelnot, önlemin istihdam yarattığını ama tüketicilere yılda yaklaşık 1,5 milyar dolar maliyet getirdiğini ve bunun her yeni iş için yılda 800 bin doları aştığını gösterdi; bu bedel, o işlerin ödediği ücretin birkaç katıdır. Vergiye tabi olmayan kurutucuların fiyatlarının da artması, maliyetin basit hesabın gösterdiğinden büyük olduğunu gösterir. Refah hesabında tüketicinin kaybı, üreticinin kazancından ve devletin gelirinden büyüktür; aradaki fark ölü ağırlık kaybıdır. Kazançlar birkaç firmaya ve çalışanlarına yoğunlaşırken, maliyet milyonlarca tüketiciye yayılır. Amiti, Redding ve Weinstein'ın bulgusu, 2018 vergilerinin yükünün yabancı ihracatçılara değil ABD'li alıcılara kaldığını gösterir. Politikanın başarısını değerlendirmek için istihdam kazancının, onu yaratmanın toplam maliyetiyle ve aynı kaynaklarla başka yollardan yaratılabilecek istihdamla karşılaştırılması gerekir.

İleri okuma

  • Aaron Flaaen, Ali Hortaçsu ve Felix Tintelnot (2020). «The Production Relocation and Price Effects of US Trade Policy: The Case of Washing Machines». American Economic Review 110(7). Bir koruma önleminin fiyat ve üretim etkileri.
  • Mary Amiti, Stephen J. Redding ve David E. Weinstein (2019). «The Impact of the 2018 Tariffs on Prices and Welfare». Journal of Economic Perspectives 33(4). 2018 vergilerinin yükünün kime düştüğüne dair inceleme.
  • W. Max Corden (1966). «The Structure of a Tariff System and the Effective Protective Rate». Journal of Political Economy 74(3). Etkin koruma oranının klasik çalışması.
  • Douglas A. Irwin (2017). Clashing over Commerce: A History of US Trade Policy. University of Chicago Press. ABD ticaret politikasının iki buçuk yüzyıllık tarihi.

Sonraki derse köprü

Bu derste gümrük vergilerinin ve kotaların tüketicilere ve toplam refaha maliyet yüklediğini, ama kazançlarını belirli üreticilere yoğunlaştırdığını gördük. Bu maliyetlere rağmen korumacılık tarih boyunca yaygın olarak uygulandı ve bugün yeniden yükseliyor. Korumayı savunanlar hangi gerekçelere dayanır: genç sanayilerin korunması, ulusal güvenlik, istihdam, ticaret hadleri ya da haksız rekabete karşı önlem? Bu gerekçelerden hangileri iktisadi olarak savunulabilir, hangileri değil? Sıradaki ders korumacılık tartışmalarını ele alıyor: korumacılığın lehindeki ve aleyhindeki argümanları, bu argümanların kanıtlarını ve ticaret politikasının neden çoğu zaman iktisadi değil siyasi süreçlerle belirlendiğini inceleyeceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • Açılış: bir beyaz eşya mağazasında bir çamaşır makinesinin fiyat etiketi yükselir; yanındaki kurutucunun etiketi de, üzerinde hiçbir vergi işareti olmadığı hâlde, aynı oranda yükselir.
  • Hikâye: bir dünya haritasında çamaşır makinesi fabrikaları ülkeden ülkeye sıçrar: Kore ve Meksika'dan Çin'e, oradan Tayland ve Vietnam'a. 2018'de bütün ülkelerin etrafında bir vergi çizgisi belirir ve sıçrama durur.
  • Kavram: arz ve talep grafiği; dünya fiyatı çizgisi vergiyle yukarı kayar. Tüketici kaybı alanı dört parçaya ayrılır: üreticiye giden dikdörtgen, devlete giden dikdörtgen ve iki küçük ölü ağırlık üçgeni.
  • Veri ve kanıt: bir terazide bir kefede «yeni iş», öbüründe tüketicilerin ödediği ek fatura; fatura kefesi ağır basar.
  • Model: bir otomobilin fiyatı ile parçalarının fiyatı ayrı çubuklar olarak gösterilir; vergilerle çubuklar uzar ve aradaki katma değer çubuğunun ne kadar büyüdüğü vurgulanır.
  • Neden önemli: iki ülke arasında karşılıklı yükselen vergi okları; iki ülkenin refah göstergesi birlikte düşer.

Seslendirme, gümrük vergilerini ne tamamen zararlı ne de tamamen yararlı olarak sunar; kazananları ve kaybedenleri, toplam refah etkisini ve büyük ülkenin ticaret hadleri kazancının koşullarını ayrı ayrı anlatır. Türkiye'nin gümrük birliği nedeniyle tarife politikasındaki sınırlarına değinir.

Kısa kesit

Dikey, elli saniyelik. Seslendirme: «2018'de çamaşır makinelerine vergi kondu.» Ekranda yükselen bir fiyat etiketi. «Kurutucuların fiyatı da aynı oranda arttı; ama onlara hiç vergi yoktu.» Kapanış: «Faturayı kim ödedi? Derste.»