İçeriğe geç

Ders EKO-202.08 · Seviye 2 — Orta

Phillips eğrisi

EKO-202 Orta Düzey Makroiktisat

3.804 kelime · yaklaşık 17 dakika okuma · seslendirme 8 dk · veriler Eylül 2026 itibarıyla

Katmanlar:SezgiModel

  • Phillips eğrisi
  • beklentilerle genişletilmiş Phillips eğrisi
  • NAIRU
  • fedakârlık oranı
  • çapalanmış enflasyon beklentileri
  • doğrusal olmayan Phillips eğrisi
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Phillips 1958'de İngiltere'nin 1861–1957 verilerinde işsizlik ile ücret artışı arasında ters bir ilişki gösterdi; Samuelson ve Solow 1960'ta bu ilişkiyi fiyat enflasyonu için bir politika menüsü olarak sundu.
  2. Friedman ve Phelps, beklentiler eklendiğinde menünün yalnızca kısa dönemde geçerli olduğunu gösterdi: π − πᵉ = −α × (u − uₙ) biçiminde, işsizlik doğal oranın altında tutulursa beklentiler yükselir ve enflasyon her yıl hızlanır.
  3. Enflasyonu Δπ puan düşürmek için doğrusal bir eğride toplam Δπ / α puan-yıl fazla işsizlik gerekir; fedakârlık oranı bu bedeli ölçer, ama güvenilir bir politika beklentileri doğrudan düşürerek bedeli azaltabilir.
  4. Beklentiler hedefe çapalıysa şoklar geçici kalır ve eğri hedef etrafında Phillips'in ilk biçimine döner; Hazell ve arkadaşlarına göre eğim küçüktür ve 1980'lerdeki dezenflasyon ile sonraki istikrar büyük ölçüde beklentilerdeki değişimlerden gelmiştir.
  5. Benigno ve Eggertsson'a göre açık pozisyon/iş arayan oranı bir civarındaki bir eşiği aştığında eğri dikleşir; bu yorum, eğrinin normal zamanlarda düz görünmesiyle 2020'lerdeki hızlı enflasyonu birlikte açıklamaya çalışır.

Öğrenme çıktıları

  • Hatırlama — Phillips eğrisini, beklentilerle genişletilmiş Phillips eğrisini, NAIRU'yu, fedakârlık oranını, çapalanmış enflasyon beklentilerini ve doğrusal olmayan Phillips eğrisini tanımlar.
  • Anlama — Enflasyon ile işsizlik arasındaki ilişkinin neden kısa dönemde var olup orta dönemde kaybolduğunu ve beklentilerin eğrinin konumunu nasıl belirlediğini açıklar.
  • Uygulama — Doğrusal bir Phillips eğrisinde işsizliği doğal oranın altında tutmanın enflasyona etkisini yıl yıl hesaplar; bir dezenflasyonun fedakârlık oranını ve üretim kaybını bulur.
  • Değerlendirme — Eğrinin düzleştiğine ve belirli koşullarda yeniden dikleştiğine dair kanıtları, beklentilerin çapalanması açısından değerlendirir.

Sezgi

Açılış

Bir merkez bankası başkanının masasında iki gösterge durur: işsizlik ve enflasyon. İkisini birden düşürmek istemek doğaldır. Ama deneyim, çoğu zaman birinin düşerken öbürünün yükseldiğini gösterir. Ekonomi canlandıkça işsizlik azalır, işverenler çalışan bulmakta zorlanır, ücretler ve fiyatlar hızlanır. Ekonomi yavaşladıkça işsizlik artar, fiyat artışları durulur.

Bu karşıt hareket, iktisatta belki en çok anılan ve en sık yanlış okunan eğrinin konusudur. Bir dönem, politikacıların önüne konmuş bir menü gibi okundu: biraz daha enflasyona razı olun, biraz daha az işsizlik alın. Sonra menü bozuldu ve iki kötülük birlikte geldi. Önceki derste toplam arz ilişkisini fiyat düzeyi cinsinden kurduk. Bu derste o bağı, fiyatların artış hızı ile iş bulamayanların payı üzerinden yeniden kuracak, eğrinin neden bozulduğunu ve bugün neyi anlattığını göreceğiz.

Hikâye — Su makinesinden menüye

Alban William Phillips, 1914'te Yeni Zelanda'da doğmuş bir mühendisti. Savaşın ardından Londra'da iktisat okudu ve 1949'da, bir ekonomideki para akışını renkli suyla gösteren bir makine yaptı. Borular, tanklar ve vanalarla kurulan bu hidrolik bilgisayar, gelirin, tüketimin, vergilerin ve ithalatın birbirini nasıl etkilediğini gözle görülür kılıyordu. Makine, iktisat öğretimi için pek çok üniversiteye satıldı.

Phillips'in adını taşıyan asıl buluşu ise 1958'de geldi. Economica'da yayımladığı makalede, İngiltere'nin 1861'den 1957'ye uzanan verilerinde işsizlik oranı ile nominal ücretlerin artış hızı arasında düzenli bir ters ilişki gösterdi: işsizliğin düşük olduğu yıllarda ücretler hızla artıyor, yüksek olduğu yıllarda yavaş artıyor ya da düşüyordu. Neredeyse bir asırlık veride bu düzenliliğin görülmesi dikkat çekiciydi.

İki yıl sonra Paul Samuelson ve Robert Solow, 1960'ta AER'in bildiri sayısında çıkan bir makalede aynı ilişkiyi ABD için fiyat enflasyonuyla yeniden çizdi ve onu bir politika menüsü olarak sundu: daha düşük işsizlik, daha yüksek enflasyonla satın alınabilirdi. Samuelson ve Solow, ilişkinin uzun dönemde aynı kalacağından kuşkuluydu ve bunu yazdılar; ama menü fikri yayıldı. 1960'ların sonunda Edmund Phelps 1967'de Economica'daki makalesinde, Milton Friedman da Amerikan İktisat Derneği'nde 1967'nin son günlerinde yaptığı ve 1968'de yayımlanan başkanlık konuşmasında aynı uyarıyı yaptı: menü yalnızca insanlar enflasyonu beklemediği sürece geçerliydi. Enflasyon beklentilere girince, işsizlik kendi doğal düzeyine dönecek ve geriye yalnızca daha yüksek enflasyon kalacaktı. 1970'lerde yüksek enflasyon ile yüksek işsizlik bir arada görüldüğünde, uyarı gerçeğe dönüştü. Phelps 2006'da Nobel iktisat ödülünü aldı; ödülün gerekçelerinden biri bu çalışmaydı.

Kavram

Phillips'in ilk gözlemi, bir kısa dönem ilişkisidir ve beklentileri hesaba katmaz.

Friedman ve Phelps'in katkısı, eğriye beklentileri eklemek oldu.

Bu biçimde, enflasyonu sabit tutan tek bir işsizlik oranı vardır.

Enflasyonu düşürmek bu çerçevede bir bedel ister ve bu bedel ölçülebilir.

Beklentiler geçmişe değil, merkez bankasının hedefine bakıyorsa tablo değişir.

Son olarak, eğrinin eğimi her koşulda aynı olmayabilir.

Veri ve kanıt

Bu çalışmanın yöntemi, ulusal verilerdeki temel bir sorunu aşmaya çalışır. Merkez bankası enflasyon yükseldiğinde talebi frenlediği için, ulusal verilerde işsizlik ile enflasyon arasındaki ilişki bulanıklaşır: iyi bir merkez bankası eğriyi verilerde görünmez kılabilir. Eyaletler aynı para politikasını paylaştığı için, aralarındaki farklar bu sorundan daha az etkilenir. Sonuç, eğrinin öldüğünü değil, eğimin baştan beri küçük olduğunu ve asıl hareketin beklentilerde gerçekleştiğini söyler.

İki çalışma ilk bakışta çelişir: biri eğrinin düz olduğunu, öbürü dikleştiğini söyler. Ama farklı dönemlere ve farklı koşullara bakarlar. Hazell ve arkadaşları, emek piyasasının genellikle eşiğin altında kaldığı on yılları inceler; Benigno ve Eggertsson ise piyasanın alışılmadık biçimde sıkılaştığı bir döneme odaklanır. İkisi birlikte, eğrinin normal zamanlarda düz olabileceğini, ama piyasa aşırı ısındığında hızla dikleşebileceğini düşündürür. Doğrusal olmayan yorumun sağlamlığı sonradan başka araştırmacılar tarafından da sorgulandı; tahmin edilen eşiğin ve eğimin, örneklem ve ölçüm seçimlerine duyarlı olduğu savunuldu. Tartışma sürüyor.

Yaygın yanlış«Phillips eğrisi, bir hükümetin biraz enflasyona katlanarak işsizliği kalıcı olarak düşürebileceğini gösterir.»
Doğrusu

Bu seçim yalnızca beklentiler sabitken geçerlidir. İşsizlik doğal düzeyinin gerisinde tutulmaya çalışılırsa enflasyon beklentilere girer, eğri yukarı kayar ve aynı işsizlik ancak her yıl artan bir enflasyonla korunabilir.

Yaygın yanlış«Enflasyon ile işsizlik birlikte yükseldiyse Phillips eğrisi yanlıştır.»
Doğrusu

Beklentilerle genişletilmiş eğride beklenen enflasyonun yükselmesi ya da bir arz şoku eğriyi yukarı kaydırır. Bu durumda yüksek işsizlik ile yüksek enflasyon bir arada görülebilir; bu, eğrinin çöktüğünü değil, kaydığını gösterir.

Neden önemli?

Bir merkez bankası faizi yükseltirken ya da indirirken, işsizlikteki bir değişimin enflasyonu ne kadar etkileyeceğine dair bir tahmin yapar. Eğri düzse, enflasyonu düşürmek için emek piyasasının çok gevşemesi gerekir; eğri dikse küçük bir gevşeme yeter. Beklentiler çapalıysa, geçici bir şok kendiliğinden söner; çapalı değilse, her şok bir sonraki yılın enflasyonuna taşınır. Bu yüzden merkez bankaları, enflasyon hedefini inandırıcı kılmaya ve beklentileri ölçmeye büyük önem verir.

Türkiye'de Merkez Bankası, Piyasa Katılımcıları Anketi ile gelecek on iki ay ve daha uzun ufuklar için enflasyon beklentilerini düzenli olarak ölçer ve yayımlar. Uzun süre yüksek ve dalgalı enflasyon yaşamış ekonomilerde beklentiler, gerçekleşen enflasyona daha sıkı bağlı olma eğilimindedir; bu da enflasyonu düşürmeyi daha zor ve pahalı hâle getirebilir. Phillips eğrisinin bu dersteki biçimleri, bu zorluğun mekanizmasını açıkça gösterir.

Model

Arz ilişkisinden Phillips eğrisine

Önceki derste fiyat düzeyini üç parçanın ürünü olarak yazdık: beklenen fiyat düzeyi, kâr payı katsayısı ve işsizlikle kurumlara bağlı F fonksiyonunun değeri. F için doğrusal bir biçim, F = 1 − αu + z seçilsin ve fiyatlar yerine artış hızlarıyla çalışalım. Birkaç yaklaştırmadan sonra ilişki π = πᵉ + (m + z) − αu biçimine döner. Burada π enflasyon, πᵉ beklenen enflasyon, u işsizlik oranıdır. Enflasyon, beklenen enflasyonla birlikte bire bir artar; kâr payı ya da ücreti yükselten kurumlar güçlendikçe artar; işsizlik yükseldikçe azalır. α, eğrinin eğimidir: işsizlikteki bir puanlık değişimin enflasyonu kaç puan değiştirdiğini gösterir.

Phillips'in eğrisi: beklentiler sabitken

1960'ların başında enflasyon düşük ve istikrarlıydı; insanlar gelecek yıl için de yaklaşık sıfır enflasyon bekliyordu. πᵉ = 0 alındığında eğri π = (m + z) − αu olur: enflasyon ile işsizlik arasında sabit bir ters ilişki. Samuelson ve Solow'un menüsü bu biçimdir. Politika yapıcılar, işsizliği düşürmeyi seçerse daha yüksek, ama sabit bir enflasyonla yaşayacaklarını düşünüyordu.

Çözümlü örnek — Menünün sayıları

α = 2 ve m + z = 0,10 olsun. Beklenen enflasyon sıfırken eğri π = 0,10 − 2u'dur. İşsizlik yüzde 5 iken enflasyon 0,10 − 0,10 = sıfırdır. İşsizlik yüzde 4'e indirilirse enflasyon yüzde 2, yüzde 3'e indirilirse yüzde 4 olur. Menü okuması şöyledir: işsizliği iki puan azaltmanın bedeli yıllık yüzde 4'lük bir enflasyondur. Bu okuma, beklenen enflasyonun hep sıfır kalacağını varsayar.

Doğal oran ve NAIRU

Beklentilerin gerçekleştiği, yani π = πᵉ olduğu durumda eğri 0 = (m + z) − αu koşulunu verir. Buradan u = (m + z) / α bulunur. Örneğimizde bu oran 0,10 / 2 = yüzde 5'tir. Bu, emek piyasası dersindeki doğal işsizlik oranının enflasyon cinsinden karşılığıdır. İşsizlik bu oranda olduğunda enflasyon, beklenen enflasyona eşit çıkar ve beklentileri değiştirecek bir sürpriz yaşanmaz. Beklentiler geçmiş enflasyona göre oluşuyorsa, bu oranda enflasyon ne hızlanır ne yavaşlar; NAIRU adı buradan gelir. Eğriyi doğal oranla yazmak da mümkündür: π − πᵉ = −α × (u − uₙ).

Beklentiler ayarlanınca

Şimdi insanların bu yılın enflasyonunu, geçen yılın enflasyonuna bakarak tahmin ettiğini varsayalım: πᵉₜ = πₜ₋₁. Eğri πₜ − πₜ₋₁ = −α × (uₜ − uₙ) biçimine dönüşür. Bu biçimde işsizlik, enflasyonun düzeyini değil değişimini belirler. İşsizlik doğal düzeyinin gerisindeyse enflasyon her yıl artar; ilerisindeyse her yıl azalır. Friedman ve Phelps'in uyarısının matematiği budur. ABD'de 1970'lerde enflasyonun sürekli yükselmesi ve 1960'lardaki eğrinin verilerde kaybolması, bu biçimle uyumlu bir tablo çizer.

Çözümlü örnek — İşsizliği doğal oranın altında tutmak

Başlangıçta enflasyon sıfır, işsizlik doğal oranda, yüzde 5'te olsun. Hükümet menüye güvenip işsizliği yüzde 3'te tutmaya karar versin. İlk yıl beklenen enflasyon sıfırdır ve enflasyon 2 × 2 = yüzde 4 olur. İkinci yıl insanlar yüzde 4 bekler ve aynı işsizlikte enflasyon 4 + 4 = yüzde 8'e çıkar. Üçüncü yıl yüzde 12, dördüncü yıl yüzde 16 olur. Menüdeki «yüzde 4 enflasyona yüzde 3 işsizlik» seçeneği, yalnızca ilk yıl geçerlidir. Sonraki her yıl aynı işsizliği korumak için enflasyonun dört puan daha artması gerekir. İşsizliği kalıcı olarak düşürmenin yolu enflasyon değil, doğal oranı belirleyen yapısal unsurlardır.

Çözümlü örnek — Arz şoku eğriyi kaydırınca

Eğri π = πᵉ + (m + z) − αu biçimindeyken, enerji fiyatlarındaki bir sıçramayı kâr payının artışı olarak düşünebiliriz. Önceki örnekteki gibi α = 2, m + z = 0,10 ve beklenen enflasyon yüzde 3 olsun; doğal oran yüzde 5'tir ve enflasyon yüzde 3'te sabittir. Şok m + z'yi 0,12'ye çıkarsın. Eğri iki puan yukarı kayar: işsizlik yüzde 5'te kaldığında enflasyon yüzde 5'e yükselir. Merkez bankası enflasyonu yüzde 3'te tutmak isterse, işsizliğin 0,12 − 2u = 0 koşulunu sağlaması, yani yüzde 6'ya çıkması gerekir. Şok aynı zamanda doğal oranı da yüzde 6'ya taşımıştır; bu yüzden işsizliğin artışı geçici bir bedel değil, yeni koşulların sonucudur. Merkez bankası işsizliği yüzde 5'te tutmaya çalışırsa, yeni doğal oranın altında kaldığı için her yıl enflasyon iki puan daha artar. 1970'lerde petrol şokları, beklentilerin geçmişe baktığı bir ortamda tam olarak bu tabloyu üretti: eğri hem şoklarla hem de yükselen beklentilerle yukarı kaydı ve yüksek enflasyon ile yüksek işsizlik bir arada görüldü.

Ücret enflasyonu ve fiyat enflasyonu

Phillips'in ilk çalışması fiyatlara değil ücretlere bakıyordu. İki ilişki arasındaki köprü verimliliktir. Firmalar fiyatı birim emek maliyetine göre belirlediği için, fiyat enflasyonu yaklaşık olarak ücret artış hızından verimlilik artış hızının çıkarılmasına eşittir. Ücretler yılda yüzde 7, verimlilik yüzde 2 artıyorsa, birim emek maliyeti ve fiyatlar yaklaşık yüzde 5 artar. Verimlilik artışı hızlandığında, aynı ücret artışı daha düşük bir fiyat enflasyonuyla birlikte gider; bu yüzden verimliliğin hızlı arttığı dönemlerde ekonomi, enflasyon baskısı yaratmadan daha düşük bir işsizliğe inebilir. 1990'ların ikinci yarısında ABD'de işsizliğin doğal oran tahminlerinin altına indiği hâlde enflasyonun hızlanmaması, sıkça bu verimlilik artışıyla açıklanır. Ters yönde, verimlilik yavaşladığında ücret talepleri eski hızda sürerse fiyat enflasyonu yükselir.

Dezenflasyonun bedeli

Ters yönde, yerleşmiş bir enflasyonu düşürmek için işsizliğin bir süre doğal oranın üstüne çıkması gerekir. Enflasyonu toplam Δπ puan düşürmek istiyorsak, her yıl −α × (u − uₙ) kadar düşüş elde ederiz; bu yüzden gereken toplam fazla işsizlik, Δπ / α puan-yıldır. Bu toplam, yavaş ya da hızlı gidilmesine bağlı değildir: bir yılda 4 puan düşürmek için tek yılda büyük bir işsizlik artışı gerekir, dört yılda düşürmek için dört yıl boyunca daha küçük bir artış. Doğrusal eğride toplam kayıp aynıdır; değişen, kaybın zamana nasıl yayıldığıdır.

Çözümlü örnek — Fedakârlık oranını hesaplamak

Eğrinin eğimi α = 0,5 olsun; bu, gerçek verilerdeki tahminlere Samuelson–Solow menüsündekinden daha yakın, daha düz bir eğridir. Enflasyon yüzde 10'dan yüzde 6'ya, yani 4 puan düşürülmek isteniyor. Gereken fazla işsizlik 4 / 0,5 = 8 puan-yıldır. Hızlı bir yol seçilirse işsizlik iki yıl boyunca doğal oranın 4 puan üzerinde kalır; yavaş bir yol seçilirse dört yıl boyunca 2 puan üzerinde. Temel kursta gördüğümüz Okun ilişkisine göre işsizlikteki her fazla puan, üretimin yaklaşık yüzde 2'lik kaybıyla birlikte gider. Toplam üretim kaybı 8 × 2 = 16 puan, yani bir yıllık potansiyel üretimin yaklaşık yüzde 16'sı kadardır. Enflasyonu bir puan düşürmenin bedeli, üretimin yaklaşık yüzde 4'üdür. Eğim daha dik olsaydı, örneğin α = 1, bu bedel yarıya inerdi.

Güvenilirlik ve beklentilerin hızı

Önceki hesap, beklentilerin yalnızca geçmiş enflasyona göre ayarlandığını varsayıyordu. Merkez bankası dezenflasyonu inandırıcı biçimde duyurursa ve ücret belirleyenler beklentilerini doğrudan yeni hedefe çekerse, enflasyon işsizlik fazla artmadan düşebilir. Hazell ve arkadaşlarının bulgusu bu açıdan önemlidir: eğim küçük olduğu hâlde 1980'lerin başında enflasyon hızla düştü, çünkü asıl hareket beklentilerde gerçekleşti. Bu, dezenflasyonun bedelinin yalnızca eğriye değil, merkez bankasının güvenilirliğine de bağlı olduğunu gösterir. Güvenilirlik bir gecede kazanılmaz; geçmişte hedeflerini tutturamayan bir kurumun duyurusu, beklentileri tek başına pek değiştirmez.

Çapalanmış beklentiler

Beklentilerin bir kısmı hedefe, bir kısmı geçmişe baksın: πᵉₜ = (1 − θ) × π̄ + θ × πₜ₋₁. π̄ merkez bankasının hedefidir, θ ise beklentilerin geçmiş enflasyona bağlılığının derecesidir. θ = 1 ise beklentiler tamamen geçmişe bakar ve hızlanan enflasyon ortaya çıkar. θ = 0 ise beklentiler tamamen hedefe çapalıdır ve eğri, hedef etrafında Phillips'in ilk biçimine döner: işsizlik doğal oranın altına indiğinde enflasyon hedefin üstüne çıkar, ama her yıl daha da hızlanmaz. Birçok çalışma, gelişmiş ekonomilerde 1990'lardan sonra θ'nın belirgin biçimde düştüğünü bulmuştur. 2008 krizinden sonra işsizlik çok yükseldiği hâlde enflasyonun beklenenden az düşmesi, 2010'ların sonunda işsizlik çok düştüğü hâlde enflasyonun beklenenden az yükselmesi, bu çapalanmanın izleri olarak yorumlanır.

Çözümlü örnek — Bir şok ve iki farklı çapa

Hedef yüzde 5, işsizlik doğal oranda ve enflasyon başlangıçta hedefte olsun. Bir yıl, enerji fiyatlarındaki bir sıçrama enflasyonu tek seferlik olarak 3 puan artırsın; o yıl enflasyon yüzde 8 olur. Beklentiler çapalıysa (θ = 0), ertesi yıl beklenen enflasyon yeniden yüzde 5'tir ve işsizlik doğal oranda kaldığı sürece enflasyon yüzde 5'e döner. Beklentiler geçmişe bakıyorsa (θ = 1), ertesi yıl beklenen enflasyon yüzde 8'dir ve işsizlik doğal oranda kalsa bile enflasyon yüzde 8'de kalır; şok kalıcı hâle gelmiştir. Enflasyonu yeniden yüzde 5'e indirmek için, α = 0,5 ile 3 / 0,5 = 6 puan-yıl fazla işsizlik gerekir. Aynı şok, çapalı bir ekonomide bedelsiz söner, çapasız bir ekonomide pahalı bir dezenflasyon gerektirir. θ = 0,5 olsaydı ertesi yılın enflasyonu 0,5 × 5 + 0,5 × 8 = yüzde 6,5'e iner, şok da yavaş yavaş sönümlenirdi.

Eğim neden düzleşti?

Ulusal verilerde Phillips eğrisi 1990'lardan sonra belirgin biçimde düzleşmiş görünür. Bunun için birkaç açıklama önerilmiştir. Birincisi, beklentilerin çapalanmasıdır: beklentiler hedefte sabitlenince, eğri boyunca hareketler enflasyonu daha az etkiler gibi görünür. İkincisi, küreselleşme ve ithalat rekabetidir: yurt içi emek piyasası sıkılaştığında firmaların fiyat artırma gücü dış rekabetle sınırlanır. Üçüncüsü, ölçüm ve tahmin sorunudur: merkez bankaları enflasyon yükselince talebi frenlediği için, ulusal verilerde eğim olduğundan küçük tahmin edilir. Hazell ve arkadaşları üçüncü sorunu eyalet verileriyle aşmaya çalıştı ve eğimin gerçekten küçük olduğunu, ama sanıldığı kadar azalmadığını buldu.

Eşik ve dikleşme

Doğrusal olmayan eğri, emek piyasası dersindeki piyasa sıkılığı kavramına bağlanır. Boş iş sayısı işsiz sayısının altındayken, işverenler çalışan bulmakta zorlanmaz ve ücret baskısı sınırlı kalır. Oran biri aştığında, işverenler sınırlı sayıdaki adayı kapışmaya başlar, iş değiştirenler daha yüksek ücret alır ve ücret artışları hızla fiyatlara geçer. Basit bir örnek: eşiğin altında eğim 0,2, üstünde 2 olsun. Piyasa gevşekken işsizlikteki bir puanlık düşüş enflasyonu 0,2 puan artırır; piyasa eşiği aştıktan sonra aynı düşüş enflasyonu 2 puan artırır. Bu yapı, bir ekonominin yıllarca düşük enflasyonla genişleyip sonra birden hızlı bir enflasyonla karşılaşabileceğini, ama piyasa gevşediğinde enflasyonun görece küçük bir işsizlik artışıyla düşebileceğini de öngörür.

Modelin sınırları

Phillips eğrisi basit bir denklemdir, ama arkasındaki her parametre tartışmalıdır. Doğal oran gözlenemez ve zamanla değişir; tahminlerinde birkaç puanlık belirsizlik bantları olağandır. Eğrinin eğimi dönemden döneme ve ülkeden ülkeye değişir. Beklentilerin nasıl oluştuğu, modelin en kritik ve en zor ölçülen parçasıdır: anketlerdeki beklentiler, piyasa fiyatlarından türetilen beklentiler ve ücret sözleşmelerindeki örtük beklentiler birbirinden farklı olabilir. Arz şokları, kur hareketleri ve yönetilen fiyatlar, işsizlikle ilgisi olmayan nedenlerle enflasyonu oynatır. Kayıt dışı istihdamın yüksek olduğu ekonomilerde ise resmî işsizlik oranı emek piyasasının sıkılığını tam olarak yansıtmayabilir.

Uygulama

Özet kartı

  1. Phillips 1958'de İngiltere'nin 1861–1957 verilerinde işsizlik ile ücret artışı arasında ters bir ilişki gösterdi; Samuelson ve Solow 1960'ta bu ilişkiyi fiyat enflasyonu için bir politika menüsü olarak sundu.
  2. Friedman ve Phelps, beklentiler eklendiğinde menünün yalnızca kısa dönemde geçerli olduğunu gösterdi: π − πᵉ = −α × (u − uₙ) biçiminde, işsizlik doğal oranın altında tutulursa beklentiler yükselir ve enflasyon her yıl hızlanır.
  3. Enflasyonu Δπ puan düşürmek için doğrusal bir eğride toplam Δπ / α puan-yıl fazla işsizlik gerekir; fedakârlık oranı bu bedeli ölçer, ama güvenilir bir politika beklentileri doğrudan düşürerek bedeli azaltabilir.
  4. Beklentiler hedefe çapalıysa şoklar geçici kalır ve eğri hedef etrafında Phillips'in ilk biçimine döner; Hazell ve arkadaşlarına göre eğim küçüktür ve 1980'lerdeki dezenflasyon ile sonraki istikrar büyük ölçüde beklentilerdeki değişimlerden gelmiştir.
  5. Benigno ve Eggertsson'a göre açık pozisyon/iş arayan oranı bir civarındaki bir eşiği aştığında eğri dikleşir; bu yorum, eğrinin normal zamanlarda düz görünmesiyle 2020'lerdeki hızlı enflasyonu birlikte açıklamaya çalışır.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Phillips eğrisiPhillips curveEnflasyon ile işsizlik arasındaki ters ilişki
Beklentilerle genişletilmiş Phillips eğrisiExpectations-augmented Phillips curveEnflasyonun beklenen enflasyona ve doğal orandan sapmaya bağlılığı
NAIRUNon-accelerating inflation rate of unemploymentEnflasyonu hızlandırmayan işsizlik oranı
Fedakârlık oranıSacrifice ratioEnflasyonu bir puan düşürmenin işsizlik ya da üretim bedeli
Çapalanmış enflasyon beklentileriAnchored inflation expectationsHedef civarında kalan, şoklardan az etkilenen beklentiler
Doğrusal olmayan Phillips eğrisiNon-linear Phillips curveSıkılık eşiği aşılınca dikleşen ilişki

Kendini sına

  1. (Çıktı 1) NAIRU nedir? Beklentiler geçmiş enflasyona göre oluşuyorsa işsizlik bu oranın altında tutulursa ne olur?
  2. (Çıktı 2) Samuelson–Solow menüsü neden 1970'lerde işlemez hâle geldi? Friedman ve Phelps'in uyarısını beklentiler üzerinden açıkla.
  3. (Çıktı 3) π = πᵉ + 0,12 − 2u ise doğal işsizlik oranı nedir? Beklentiler geçmiş yılın enflasyonuna eşitken, başlangıçta yüzde 3 olan enflasyon, işsizlik yüzde 4'te tutulursa üç yıl içinde ne olur?
  4. (Çıktı 3) Eğimi α = 0,4 olan bir eğride enflasyonu 6 puan düşürmek için kaç puan-yıl fazla işsizlik gerekir? Okun katsayısı 2 ise toplam üretim kaybı potansiyelin yüzde kaçıdır?
  5. (Çıktı 3) Hedef yüzde 5 ve θ = 0,6 iken bir şok enflasyonu bir yıl yüzde 9'a çıkarsa, işsizlik doğal oranda kaldığında sonraki iki yılın enflasyonu yaklaşık ne olur?
  6. (Çıktı 4) Bir yorumcu, «Phillips eğrisi artık düz, dolayısıyla para otoritesi fiyat artışını frenlerken işsizliği artırmak zorunda kalmaz» diye düşünüyor. Hazell ve arkadaşları ile Benigno ve Eggertsson'un bulgularına dayanarak bu düşünceye cevap ver.

Cevaplar

  1. NAIRU, enflasyonu hızlandırmayan işsizlik oranıdır; bu oranda gerçekleşen enflasyon beklenene eşit çıkar. Beklentiler geçmiş enflasyona göre oluşuyorsa ve işsizlik bu oranın altında tutulursa, her yıl enflasyon beklenenin üstüne çıkar, bir sonraki yılın beklentisi yükselir ve enflasyon yıldan yıla hızlanır.
  2. Menü, beklenen enflasyonun sabit kaldığını varsayıyordu. 1960'ların sonunda işsizlik uzun süre düşük tutulunca enflasyon yükseldi ve insanlar daha yüksek enflasyon beklemeye başladı. Beklenen enflasyon arttıkça eğri yukarı kaydı: aynı işsizlik ancak daha yüksek bir enflasyonla, aynı enflasyon ise ancak daha yüksek bir işsizlikle mümkün oldu. Friedman ve Phelps, orta dönemde işsizliğin doğal orana döneceğini ve kalıcı bir seçimin bulunmadığını öngörmüştü.
  3. Doğal oran 0,12 / 2 = yüzde 6'dır. İşsizlik yüzde 4'te tutulunca her yıl enflasyon 2 × 2 = 4 puan artar: birinci yıl yüzde 7, ikinci yıl yüzde 11, üçüncü yıl yüzde 15 olur.
  4. Gereken fazla işsizlik 6 / 0,4 = 15 puan-yıldır. Okun katsayısı 2 ise toplam üretim kaybı 15 × 2 = 30 puan, yani bir yıllık potansiyel üretimin yaklaşık yüzde 30'u kadardır.
  5. Birinci yıl beklenen enflasyon, hedefin yüzde 40'ı ile geçen yılın enflasyonunun yüzde 60'ının toplamıdır: 2 + 5,4 = yüzde 7,4; işsizlik doğal oranda olduğu için enflasyon bu düzeyde gerçekleşir. İkinci yıl aynı ağırlıklarla 2 + 4,44, yani yaklaşık yüzde 6,4 bulunur. Şok yavaş yavaş söner.
  6. Görüş, bulguları aşırı yorumlar. Hazell ve arkadaşları eğimin küçük olduğunu bulmuştur; bu, işsizlikteki bir artışın enflasyonu az düşürdüğü, dolayısıyla beklentiler değişmezse dezenflasyonun pahalı olacağı anlamına gelir. Aynı çalışma, 1980'lerde enflasyonun büyük ölçüde beklentilerin değişmesiyle düştüğünü gösterir; yani bedeli azaltan eğimin düzlüğü değil, güvenilirliktir. Benigno ve Eggertsson ise emek piyasası çok sıkıyken eğrinin dikleştiğini ve bu bölgede görece küçük bir gevşemenin enflasyonu belirgin biçimde düşürebileceğini savunur. İki kaynak birlikte, bedelin koşullara ve beklentilere bağlı olduğunu, ama hiçbir koşulda tamamen ortadan kalkmadığını düşündürür.

İleri okuma

  • A. W. Phillips (1958). «The Relation between Unemployment and the Rate of Change of Money Wage Rates in the United Kingdom, 1861–1957». Economica 25(100). Eğrinin doğduğu makale.
  • Edmund S. Phelps (1967). «Phillips Curves, Expectations of Inflation and Optimal Unemployment over Time». Economica 34(135). Beklentilerle genişletilmiş eğrinin ilk titiz modeli.
  • Jonathon Hazell, Juan Herreño, Emi Nakamura ve Jón Steinsson (2022). «The Slope of the Phillips Curve: Evidence from U.S. States». Quarterly Journal of Economics 137(3). Eğimin eyalet verileriyle tahmini.
  • Pierpaolo Benigno ve Gauti B. Eggertsson (2023). «It's Baaack: The Surge in Inflation in the 2020s and the Return of the Non-Linear Phillips Curve». NBER Working Paper 31197. Sıkılık eşiği ve dikleşen eğri.

Sonraki derse köprü

Phillips eğrisinin hikâyesi, aslında beklentilerin hikâyesidir. Menü, insanlar enflasyonu beklemediği için işledi; beklentiler geçmişe baktığı için çöktü; beklentiler hedefe çapalandığı için düzleşti. Ama bu derste beklentilerin nasıl oluştuğunu hep dışarıdan varsaydık. İnsanlar gerçekten geçmişe mi bakar, yoksa bildikleri her şeyi kullanarak geleceği mi tahmin eder? Sıradaki ders beklentiler ve rasyonel beklentiler konusunu ele alıyor: beklenti oluşumunun farklı modellerini, rasyonel beklentiler devriminin politika için sonuçlarını ve insanların gerçekte nasıl tahmin yaptığına dair kanıtları inceleyeceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • Açılış: bir masada yan yana iki gösterge; biri düşerken öbürü yükselir, bir tahterevalli gibi.
  • Hikâye: renkli suyun borular ve tanklar arasında aktığı hidrolik bir makine; ardından 1861'den 1957'ye uzanan bir grafikte noktalardan oluşan aşağı eğimli bir bulut. 1960'ta bu bulut bir restoran menüsüne dönüşür: «yüzde 3 işsizlik, yüzde 4 enflasyon».
  • Kavram: aşağı eğimli eğri, beklenen enflasyon etiketi yükseldikçe basamak basamak yukarı kayar; en sonunda doğal oranda dikey bir çizgi belirir.
  • Veri ve kanıt: ABD haritasında eyaletler; her eyaletin enflasyonu ile işsizliği arasındaki ilişki hafif bir eğimle belirir. Ardından boş iş/işsiz oranı birin üstüne çıktığında aniden dikleşen bir eğri.
  • Model: hızlanan enflasyon örneğinde her yıl dört puan yükselen bir merdiven; dezenflasyonda iki farklı yol: kısa ve derin bir çukur ile uzun ve sığ bir çukur, alanları eşit.
  • Neden önemli: bir beklenti anketi formu ve üzerinde hedefe doğru çekilen bir çapa.

Seslendirme, eğrinin öldüğü ya da her şeyi açıkladığı yönündeki aşırı iddialardan kaçınır; farklı dönemlerin farklı dersler verdiğini vurgular.

Kısa kesit

Dikey, elli saniyelik. Seslendirme: «1960: biraz enflasyona katlanın, işsizlik düşsün. 1970'ler: ikisi birden yükseldi. Ne oldu?» Ekranda aşağı eğimli bir eğri, yukarı kayarak dikleşir. Kapanış: «Menü yalnızca insanlar enflasyonu beklemediği sürece işliyordu. Derste.»