İçeriğe geç

Ders EKO-105.03 · Seviye 1 — Temel

Gelir tablosu

EKO-105 Finansal Tablo Okuma

3.788 kelime · yaklaşık 17 dakika okuma · seslendirme 8 dk · veriler Eylül 2026 itibarıyla

Katmanlar:SezgiModel

  • hasılatın muhasebeleştirilmesi
  • brüt kâr
  • faaliyet kârı
  • FAVÖK
  • tek seferlik kalem
  • düzeltilmiş kâr
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Gelir tablosu bir dönemin akımlarını gösterir; net satışlardan başlayıp brüt kâr, faaliyet kârı, vergi öncesi kâr ve net kâr basamaklarıyla aşağı iner ve net kâr bilançodaki özkaynağa eklenir.
  2. Hasılat, mal ya da hizmet müşteriye devredildiğinde yazılır; paranın tahsil edildiği an belirleyici değildir.
  3. Brüt kâr fiyatlama gücünü, faaliyet kârı asıl işin kazancını, FAVÖK amortisman öncesi kazancı gösterir; FAVÖK nakde eşit değildir ve standartlarca tanımlanmamıştır.
  4. WorldCom, 2001 ve 2002'nin ilk çeyreğinde yaklaşık 3,85 milyar dolarlık hat maliyetini giderden varlığa aktararak zararını kâr olarak gösterdi; bir harcamanın sınıflandırılması kârı doğrudan değiştirir.
  5. Düzeltilmiş kâr, tek seferlik kalemleri ayıklayarak daha bilgilendirici olabilir, ama tanımı şirkete bırakıldığı için iyimserliğe açıktır; mutabakat tablosu kalem kalem okunmalıdır.

Öğrenme çıktıları

  • Hatırlama — Hasılatın muhasebeleştirilmesini, brüt kârı, faaliyet kârını, FAVÖK'ü, tek seferlik kalemi ve düzeltilmiş kârı tanımlar.
  • Anlama — Gelir tablosunun satışlardan net kâra uzanan basamaklarının her birinin işletme hakkında neyi gösterdiğini açıklar.
  • Uygulama — Bir fırının yıllık gelir tablosunu kurar; brüt kârı, faaliyet kârını, FAVÖK'ü ve net kârı hesaplar.
  • Değerlendirme — Bir harcamanın gider ya da varlık olarak kaydedilmesinin ve şirketlerin açıkladığı düzeltilmiş kâr rakamlarının kârı nasıl değiştirdiğini değerlendirir.

Sezgi

Açılış

Bir şirket «geçen yıl rekor kâr ettik» dediğinde, hangi kârdan söz ediyor? Satışlardan ürünün maliyeti düşülünce kalan tutardan mı, kira ve maaşlar da düşüldükten sonra kalandan mı, yoksa faiz ve vergi de ödendikten sonra hissedarlara kalan son rakamdan mı? Aynı yıl için bu sayılar arasında kat kat fark olabilir ve bir şirket en parlak görüneni öne çıkarmak isteyebilir.

Bilanço bir anı dondurur. Gelir tablosu ise bir dönemi, çoğu zaman bir yılı ya da bir çeyreği, baştan sona izleyen bir filmdir: o süre içinde işletmenin ne kadar sattığını, bunun için ne kadar harcadığını ve sonunda ne kadar kazandığını gösterir. Tablonun en alt satırındaki net kâr, bilançodaki özkaynağa eklenen satırdır; iki tablo bu noktada birleşir.

Bu ders gelir tablosunun basamaklarını tek tek ele alıyor: her basamakta hangi giderler düşülür ve her ara toplam işletmenin hangi yönünü anlatır? Tarihten bir örnek, bir giderin yalnızca kaydedildiği yer değiştirilerek kârın nasıl şişirilebildiğini gösteriyor.

Hikâye — Giderden yatırıma taşınan milyarlar

WorldCom, 1990'ların sonunda Amerika'nın en büyük telekomünikasyon şirketlerinden biriydi. Bir telefon ya da internet şirketi, kendi ağının ulaşmadığı yerlere hizmet vermek için başka şirketlerin hatlarını kiralar. Bu kira ödemeleri sektörde hat maliyetleri diye anılırdı ve WorldCom'un en büyük gider kalemlerinden biriydi. Hat maliyetleri, ödendiği dönemin gideridir; çünkü o dönemin hizmeti için yapılır.

2000'lerin başında telekomünikasyon sektöründe büyüme yavaşlamıştı ve WorldCom'un hat maliyetleri gelirine oranla artıyordu. Şirketin iç denetim bölümü, Cynthia Cooper'ın yönetiminde, rutin bir sermaye harcaması incelemesi yaparken tuhaf kayıtlarla karşılaştı: milyarlarca dolarlık hat maliyeti, gider hesaplarından alınıp sermaye harcaması, yani bilançoda bir varlık olarak kaydedilmişti. Bir varlık olarak kaydedilen harcama, gelir tablosuna o yıl gider olarak düşmez; yıllara yayılarak amortisman olarak düşer.

25 Haziran 2002'de WorldCom, 2001 ve 2002'nin ilk çeyreğine ait mali tablolarını yeniden düzenleyeceğini açıkladı. Şirketin açıklamasına göre hat maliyetlerinden sermaye hesaplarına aktarılan tutar 2001 için 3,055 milyar, 2002'nin ilk çeyreği için 797 milyon dolardı. Bu aktarımlar yapılmasaydı şirket, 2001 yılı ve 2002'nin ilk çeyreği için kâr değil net zarar açıklamış olacaktı. Şirket aynı yılın temmuz ayında iflas başvurusunda bulundu ve sonraki incelemelerde hileli kayıtların toplam tutarı bu ilk açıklamanın çok üstüne çıktı.

Hikâyenin çekici yanı, hilenin basitliğidir. Hiçbir sahte satış yaratılmadı, hiçbir para kayıtlardan kaybolmadı. Bir giderin kaydedildiği yer değiştirildi ve gelir tablosu, sanki şirket o yıl çok daha kârlıymış gibi görünmeye başladı. Üstelik şirketin en çok izlenen göstergelerinden biri olan faiz, vergi ve amortisman öncesi kâr, bu kaydırmadan iki kez yararlanıyordu: gider azalmış, bunun yerine gelen amortisman ise zaten bu göstergenin dışında kalıyordu.

Kavram

Gelir tablosunun ilk satırı, bir satışın ne zaman gelir sayılacağı sorusuna dayanır.

Satışlardan başlayan merdivenin ilk ara toplamı:

Yatırımcıların sık kullandığı bir ara ölçü, amortismanı da dışarıda bırakır.

Bazı gelir ve giderler işletmenin olağan akışının dışında kalır.

Şirketler çoğu zaman bu kalemleri ayıklayarak kendi kâr rakamlarını da açıklar.

Veri ve kanıt

WorldCom'un açıklaması, bir giderin sınıflandırılmasının kârı nasıl değiştirebildiğini şirketin kendi rakamlarıyla gösterir.

İkinci kaynak, şirketlerin açıkladığı düzeltilmiş kâr rakamları üzerine süren tartışmadır.

İki kaynak birlikte ele alındığında gelir tablosunun temel gerilimi görünür. Bir yanda, kâr rakamı bir tanıma ve bir dizi sınıflandırma kararına bağlıdır; bu kararları değiştirmek, WorldCom'da olduğu gibi hileye de dönüşebilir. Öbür yanda, standart kâr tek seferlik kalemlerle dolu olduğunda, bu kalemleri ayıklamak işletmenin sürekli kazanma gücünü daha iyi gösterebilir. Birinci taraf, düzeltilmiş kârın bir pazarlama aracına dönüşmesinden endişe eder; ikinci taraf, standart kârın her dönemin gürültüsünü taşıdığını hatırlatır. Amerika'da düzenleyiciler bu yüzden 2003'ten itibaren şirketlerden, açıkladıkları düzeltilmiş rakamları standart kârla bir mutabakat tablosu üzerinden ilişkilendirmelerini ister.

Yaygın yanlış«Bir şirketin satışları arttıysa kârı da artmıştır.»
Doğrusu

Satışlar gelir tablosunun ilk satırıdır. Satışlar artarken satılan malın maliyeti daha hızlı artarsa brüt kâr düşer; faaliyet giderleri ya da faiz yükü artarsa net kâr düşebilir. Büyüyen ama zarar eden şirketler yaygındır.

Yaygın yanlış«FAVÖK, bir şirketin ürettiği nakde eşittir.»
Doğrusu

FAVÖK amortismanı dışarıda bırakır ama makine ve bina gibi yatırımlar için harcanan nakdi, işletme sermayesindeki değişimleri, faizi ve vergiyi de dikkate almaz. Yatırım yükü ağır bir işletmenin FAVÖK'ü yüksek, elinde kalan nakdi ise çok düşük olabilir. WorldCom örneğinde, giderlerin yatırıma aktarılması FAVÖK'ü doğrudan şişirmişti.

Neden önemli?

Gelir tablosu, bir işletmenin kazanma gücünü ölçmenin temel aracıdır. Yatırımcılar hisse fiyatlarını büyük ölçüde gelecekteki kâr beklentilerine göre belirler; bankalar kredi verirken faaliyet kârının faiz yükünü ne kadar rahat karşıladığına bakar; vergi idaresi vergiyi kâr üzerinden alır. Her biri tablonun farklı bir basamağına odaklanır ve her basamak farklı bir soruya cevap verir.

İktisat açısından gelir tablosu, firmanın kâr hesabının muhasebedeki karşılığıdır, ama ondan önemli biçimde ayrılır. İktisattaki kâr, sahiplerin vazgeçtiği seçeneklerin değerini de düşer; gelir tablosu ise yalnızca belgelenebilen işlemleri kaydeder. Ulusal hesaplarda şirket kârlarını ölçen istatistikler de sonunda binlerce gelir tablosunun toplamına dayanır. Bu tabloların nasıl kurulduğunu bilmek, ekonominin kârlılığı hakkındaki haberleri okumanın da ön koşuludur.

Model

Dönem ve akım

Gelir tablosu bir dönemi kapsar: ocağın ilk gününden aralığın son gününe uzanan bir yıl ya da üç aylık bir çeyrek. Tablodaki her kalem bir akımdır, yani o süre içinde biriken bir toplamdır. Bu yüzden bir gelir tablosunun başlığı bir tarih değil, bir tarih aralığı içerir. Dönem sonunda gelir ve gider hesapları kapatılır; farkları, yani net kâr, bilançodaki özkaynağa eklenir. Bir dönemin gelir tablosu, iki bilanço arasındaki özkaynak değişiminin, sahiplerle yapılan işlemler dışındaki kısmını açıklar.

Hasılat ne zaman yazılır?

Uluslararası standartlarda ve onlarla uyumlu Türkiye Finansal Raporlama Standartlarında, müşteri sözleşmelerinden doğan hasılat beş adımlı bir modelle ele alınır: sözleşmenin belirlenmesi, sözleşmedeki ayrı edim yükümlülüklerinin belirlenmesi, işlem bedelinin belirlenmesi, bedelin edim yükümlülüklerine dağıtılması ve her yükümlülük yerine getirildikçe hasılatın kaydedilmesi. Bir fırın için bu basittir: ekmek teslim edildiğinde satış yazılır. Bir yıllık bakım sözleşmesiyle satılan bir makinede ise makinenin bedeli teslimde, bakım bedeli ise yıl boyunca parça parça yazılır. Hasılatın zamanlaması, kârın hangi döneme düşeceğini belirler. Muhasebe hilelerinin önemli bir kısmı da tam bu noktada, henüz teslim edilmemiş malları satılmış gibi göstererek ya da gelecek dönemlerin satışını bugüne çekerek yapılır; denetçilerin dönem sonuna yakın satışları özellikle incelemesinin nedeni budur.

Net satışlar

Gelir tablosu brüt satışlarla başlayıp net satışlara iner. Brüt satışlardan satıştan iadeler, müşterilere verilen iskontolar ve benzeri indirimler düşülür. Bayram öncesi yüzde 10 indirim yapan bir fırının brüt satışı etiket fiyatlarıyla, net satışı ise indirim düşüldükten sonra kalan tutarla ölçülür. Tekdüzen düzende hazırlanmış Türk tablolarında bu ayrım açıkça görünür; uluslararası standartlara göre hazırlananlarda çoğu zaman yalnızca net tutar, yani hasılat raporlanır.

Satışların maliyeti ve brüt kâr

Satılan ürünün doğrudan maliyeti, satışların maliyeti olarak ayrı bir satırda gösterilir. Bir fırında bu, un, maya, tuz, fırının enerjisi ve üretimde çalışan ustaların ücretidir. Bir ticaret işletmesinde ise satılan malların alış maliyetidir. Net satışlardan bu maliyet düşülünce brüt kâr bulunur. Brüt kârın satışlara oranı, işletmenin fiyatlama gücünü ve üretim verimliliğini yansıtır. Un fiyatı yükseldiğinde ekmek fiyatını aynı oranda artıramayan bir fırının brüt kârı erir.

Faaliyet giderleri

Brüt kârdan sonra, üretimle doğrudan ilgili olmayan ama işletmenin sürmesi için gereken giderler düşülür. Tekdüzen düzende bunlar araştırma ve geliştirme, pazarlama, satış ve dağıtım ile genel yönetim giderleri olarak ayrılır. Kira, yönetim personelinin maaşı, muhasebe hizmeti, reklam ve dükkân amortismanı bu gruptadır. Faaliyet giderlerinin bir kısmı satışlarla birlikte artar, bir kısmı sabittir. Sabit gider payı yüksek bir işletmede satışlardaki küçük bir düşüş, faaliyet kârında çok büyük bir düşüşe yol açar.

Çeşit ve fonksiyon esasına göre sunum

Giderler gelir tablosunda iki farklı biçimde gruplanabilir. Fonksiyon esasında giderler işlevlerine göre toplanır: satışların maliyeti, pazarlama, genel yönetim. Çeşit esasında ise niteliklerine göre sıralanır: hammadde, personel giderleri, amortisman, kira. Uluslararası standartlar iki sunuma da izin verir; fonksiyon esasını seçen işletmelerden amortisman ve personel giderlerini dipnotta ayrıca göstermelerini ister. Aynı fırının personel gideri, fonksiyon esasında ustalarınki satışların maliyetine, tezgâhtarlarınki satış giderlerine dağılır; çeşit esasında ise tek satırda görünür. İki şirketi karşılaştırırken önce hangi sunumu kullandıklarına bakmak gerekir.

Diğer faaliyet gelir ve giderleri

Asıl işle ilgili ama doğrudan satışa bağlı olmayan kalemler ayrı bir satırda toplanır. Bir fırının eski bir ekipmanı satmasından doğan kazanç, ticari alacaklardan doğan kur farkları ya da sigorta tazminatı bu gruba girer. Türkiye'deki tablolarda bu kalemler çoğu zaman esas faaliyetlerden diğer gelirler ve giderler başlığıyla verilir. Bu satırların büyüklüğü dikkatle izlenmelidir: faaliyet kârının önemli bir kısmı bu satırlardan geliyorsa, işletmenin asıl işi göründüğünden daha zayıf olabilir.

Faaliyet kârı

Brüt kârdan faaliyet giderleri çıkarıldığında faaliyet kârı kalır. Bu tutar, işletmenin asıl işinden, finansman yapısından ve vergiden bağımsız olarak ne kazandığını gösterir. Aynı işi yapan iki fırından biri tamamen özkaynakla, öbürü ağır bir krediyle kurulmuşsa, faaliyet kârları benzer, net kârları ise çok farklı olabilir. Faaliyet kârı bu yüzden işletmeleri karşılaştırmak için net kârdan daha temiz bir ölçüdür.

FAVÖK ve sınırları

FAVÖK, faaliyet kârına amortisman ve itfa paylarının geri eklenmesiyle bulunur. Amortisman nakit çıkışı olmadığı için FAVÖK, işletmenin faaliyetlerinden yaratabileceği nakde kaba bir yaklaşım olarak kullanılır. Ama makineler eskir ve yenilenmesi gerekir; amortisman, geçmişte yapılmış ve gelecekte tekrarlanacak bir yatırımın bedelidir. Yatırımı ağır bir işletmede FAVÖK'e bakıp amortismanı unutmak, bir aracın yakıtını hesaplayıp lastik ve bakım masrafını görmezden gelmeye benzer. FAVÖK'ün hiçbir standartta tanımlanmamış olması da farklı şirketlerin farklı kalemleri ekleyip çıkarmasına yol açar.

Finansman gelir ve giderleri

Faaliyet kârından sonra finansman kalemleri gelir. Kredilerin faizi, kur farkı zararları ve mevduattan elde edilen faiz geliri bu bölümdedir. Döviz cinsinden borcu olan bir Türk işletmesinde kurun yükselmesi, faaliyetleri hiç değişmese bile büyük bir kur farkı gideri doğurabilir. Faaliyet kârı yüksek ama net kârı eriyen işletmelerde ilk bakılacak yer bu bölümdür. Finansman giderinin faaliyet kârına oranı, işletmenin borç yükünü ne kadar rahat taşıdığını gösterir.

Vergi ve net kâr

Finansman kalemlerinden sonra vergi öncesi kâr bulunur ve bunun üzerinden hesaplanan vergi düşülür. Kalan tutar net dönem kârıdır. Muhasebedeki kâr ile vergi kanunlarına göre hesaplanan matrah her zaman aynı değildir; bazı giderler vergiden düşülemez, bazı gelirler vergiden istisnadır. Bu farklar ertelenmiş vergi adı verilen ayrı bir kalemde izlenir. Net kâr, hissedarlara ait olan ve kâr payı olarak dağıtılabilecek ya da işletmede bırakılabilecek tutardır.

Durdurulan faaliyetler

Bir işletme bir iş kolunu satmaya ya da kapatmaya karar verdiğinde, o kolun sonuçları gelir tablosunda sürdürülen faaliyetlerden ayrı, tek bir satırda gösterilir. Böylece okuyucu, gelecek yıllarda da sürecek işin performansını, artık sürmeyecek olandan ayırabilir. Pastane bölümünü kapatan bir fırının pastane zararı, fırının kalıcı kârlılığını değerlendirirken ayrı tutulur. Bu ayrım, tek seferlik kalemlerin aksine standartlarca tanımlanmıştır ve yöneticinin takdirine daha az alan bırakır.

Çeyreklik tablolar

Halka açık şirketler gelir tablosunu her çeyrek açıklar. Çeyreklik rakamlar daha güncel bilgi verir ama mevsimselliğe açıktır. Bir fırının bayram ve tatil aylarındaki satışı öbür aylardan belirgin biçimde farklı olabilir; bir çeyreği bir önceki çeyrekle karşılaştırmak yanıltıcı olur. Bu yüzden çeyreklik sonuçlar genellikle bir önceki yılın aynı çeyreğiyle karşılaştırılır ya da son dört çeyreğin toplamı kullanılır.

Çözümlü örnek — Fırının ikinci yılı

Önceki derste ikinci yıl sonu bilançosunu gördüğümüz fırının aynı yılki gelir tablosu şöyledir; tutarlar bin liradır. Vergi oranı örnekte basitlik için yüzde 20 alınmıştır; gerçek oran işletmenin türüne ve yıla göre değişir.

Net satışlar. 960.

Satışların maliyeti. Un, maya, enerji ve üretim ustalarının ücreti: −600.

Brüt kâr. 360; satışların yüzde 37,5'i.

Faaliyet giderleri. Kira 120, satış personelinin ücreti 150, genel yönetim 30, makinenin amortismanı 36; toplam −336.

Faaliyet kârı. 24; satışların yüzde 2,5'i.

FAVÖK. 24 + 36 = 60.

Finansman gideri. Kredilerin faizi −11,5.

Vergi öncesi kâr. 12,5.

Vergi. 12,5 × 0,20 = −2,5.

Net dönem kârı. 10. Bu, önceki dersteki bilançonun özkaynak bölümünde görünen dönem kârıdır.

Okuma. Fırın her 100 liralık satıştan 37,5 lira brüt kâr elde ediyor, ama kira ve personel giderleri bunun neredeyse tamamını yutuyor. Satışlar yüzde 5 düşerse, satışların maliyeti de aynı oranda düşse bile brüt kâr 18 bin lira azalır ve sabit giderler yerinde kaldığı için faaliyet kârı 24'ten 6'ya iner. Küçük bir faaliyet kârı marjı, yüksek bir sabit gider yüküyle birleştiğinde işletme satış dalgalanmalarına çok duyarlıdır.

Gider mi, varlık mı?

Bir harcamanın gider ya da varlık olarak kaydedilmesi, kârın hangi döneme düşeceğini belirler. Fırın 30 bin liralık yeni bir hamur makinesi alırsa bu bir varlıktır; beş yıllık ömür varsayımıyla her yıl 6 bin lira amortisman gider olarak yazılır. Aynı 30 bin lira makinenin bakımı için harcansaydı, bu yılın gideri olurdu. Bir harcamayı gider yerine varlık olarak kaydetmek, bu yılın kârını 24 bin lira yüksek gösterir; fark, sonraki yıllara amortisman olarak dağılır. WorldCom'un yaptığı, bu ayrımın ölçeği büyütülmüş ve kurallara aykırı biçimde uygulanmış hâliydi.

Tek seferlik kalemleri ayırmak

Fırın ikinci yılda eski bir fırın makinesini defter değerinin 8 bin lira üstünde sattıysa, bu kazanç gelir tablosunda diğer faaliyet gelirleri arasında görünür ve net kârı yükseltir. Ama gelecek yıl tekrarlanmayacaktır. Tersine, bir kereye mahsus 12 bin liralık bir tadilat gideri, bu yılın kârını düşürür ama sürekli bir yük değildir. Bir işletmenin sürekli kazanma gücünü tahmin etmek isteyen okuyucu, bu kalemleri ayıklayarak bir düzeltilmiş kâr hesaplar. Sorun, «tek seferlik» etiketinin her yıl başka bir kaleme yapıştırılmasıyla başlar: her yıl yeniden yapılanma gideri açıklayan bir şirketin bu giderleri aslında olağan hâle gelmiştir.

Düzeltilmiş rakamı okumak

Bir şirket düzeltilmiş kâr açıkladığında üç soru sorulmalıdır. Hangi kalemler çıkarıldı ve bunlar gerçekten tekrarlanmayacak mı? Çıkarılan kalemlerin hepsi gider mi, yoksa tek seferlik gelirler de aynı titizlikle çıkarıldı mı? Standart kâr ile düzeltilmiş kâr arasındaki fark yıllar içinde büyüyor mu? Düzeltmeler hep kârı artıran yönde yapılıyorsa ve fark büyüyorsa, rakam bilgi vermekten çok ikna etmeye çalışıyor olabilir.

Dikey ve yatay okuma

Gelir tablosu iki yönde okunur. Dikey okumada her kalem net satışların yüzdesi olarak ifade edilir: fırında satışların maliyeti yüzde 62,5, faaliyet giderleri yüzde 35, faaliyet kârı yüzde 2,5'tir. Bu, farklı büyüklükteki işletmeleri karşılaştırmayı sağlar. Yatay okumada ise aynı kalem yıllar boyunca izlenir: satışlar yüzde kaç arttı, giderler ona göre daha hızlı mı yavaş mı büyüdü? İki okuma birlikte, bir işletmenin kârlılığının nereden geldiğini ve nereye gittiğini gösterir. Oranların sistemli kullanımı kursun ilerleyen bir dersinin konusudur.

Muhasebe kârı ve iktisatçının kârı

Fırının 10 bin liralık net kârı, sahibinin kendi emeği için kendine ödemediği ücreti ve işletmeye koyduğu 150 bin liralık sermayenin başka bir yerde getireceği getiriyi hesaba katmaz. Sahip başka bir fırında usta olarak çalışsa yılda bundan fazlasını kazanabilirdi; sermayesini mevduata koysa faiz geliri 10 bin lirayı aşabilirdi. İktisatçının gözünde fırın zarar ediyor olabilir. Gelir tablosu, belgelenebilen işlemlerin kaydıdır; bir yatırım kararı ise vazgeçilen seçeneklerle birlikte verilir.

Gelir tablosunun sınırları

Gelir tablosu tahakkuk esasına dayanır; nakit hareketlerini değil, dönemin gelir ve giderlerini gösterir. Veresiye satışlarla büyüyen bir işletme yüksek kâr açıklarken nakitsiz kalabilir. Amortisman süreleri, şüpheli alacak tahminleri ve karşılıklar gibi yargılar kârı değiştirir. Enflasyon da tabloyu bozar: yıl başında alınan un ile yıl sonunda satılan ekmeğin lirası aynı değildir. Bu sınırlar gelir tablosunu nakit akış tablosu ve bilançoyla birlikte okumayı zorunlu kılar. Tek bir kâr rakamı bir özettir; özetin neyi dışarıda bıraktığını bilmek, rakamın kendisi kadar önemlidir.

Uygulama

Özet kartı

  1. Gelir tablosu bir dönemin akımlarını gösterir; net satışlardan başlayıp brüt kâr, faaliyet kârı, vergi öncesi kâr ve net kâr basamaklarıyla aşağı iner ve net kâr bilançodaki özkaynağa eklenir.
  2. Hasılat, mal ya da hizmet müşteriye devredildiğinde yazılır; paranın tahsil edildiği an belirleyici değildir.
  3. Brüt kâr fiyatlama gücünü, faaliyet kârı asıl işin kazancını, FAVÖK amortisman öncesi kazancı gösterir; FAVÖK nakde eşit değildir ve standartlarca tanımlanmamıştır.
  4. WorldCom, 2001 ve 2002'nin ilk çeyreğinde yaklaşık 3,85 milyar dolarlık hat maliyetini giderden varlığa aktararak zararını kâr olarak gösterdi; bir harcamanın sınıflandırılması kârı doğrudan değiştirir.
  5. Düzeltilmiş kâr, tek seferlik kalemleri ayıklayarak daha bilgilendirici olabilir, ama tanımı şirkete bırakıldığı için iyimserliğe açıktır; mutabakat tablosu kalem kalem okunmalıdır.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Hasılatın muhasebeleştirilmesiRevenue recognitionSatış gelirinin devir anında gelir tablosuna yazılması
Brüt kârGross profitNet satışlar eksi satışların maliyeti
Faaliyet kârıOperating profitBrüt kâr eksi faaliyet giderleri
FAVÖKEBITDAFaiz, vergi, amortisman ve itfa payları öncesi kâr
Tek seferlik kalemNon-recurring itemTekrarlanması beklenmeyen gelir ya da gider
Düzeltilmiş kârAdjusted earningsŞirketin bazı kalemleri çıkararak kendi yöntemiyle açıkladığı kâr

Kendini sına

  1. (Çıktı 1) Brüt kâr ile faaliyet kârı arasında hangi giderler yer alır? Her ikisi de işletme hakkında ne anlatır?
  2. (Çıktı 2) Bir yazılım şirketi, üç yıllık bir abonelik bedelini peşin tahsil ediyor. Bu tutarın tamamı tahsil edildiği yılın hasılatı mıdır? Neden?
  3. (Çıktı 3) Bir işletmenin net satışları 500, satışların maliyeti 300, faaliyet giderleri 120 (bunun 30'u amortisman), faiz gideri 20 bin liradır. Vergi oranı yüzde 25'tir. Brüt kârı, faaliyet kârını, FAVÖK'ü ve net kârı hesapla.
  4. (Çıktı 3) Aynı işletme 40 bin liralık bir onarım harcamasını gider yerine duran varlık olarak kaydetse ve bu varlığa bu yıl 8 bin lira amortisman ayırsa, faaliyet kârı ve FAVÖK nasıl değişir?
  5. (Çıktı 2) Bir şirketin satışları yüzde 20 artmış ama net kârı düşmüştür. Bunun üç olası nedenini say.
  6. (Çıktı 4) Bir şirket her yıl «tek seferlik» yeniden yapılanma gideri çıkararak düzeltilmiş kâr açıklıyor ve düzeltilmiş kâr ile standart kâr arasındaki fark büyüyor. Bu durumu Bradshaw–Sloan ve Bhattacharya ve arkadaşlarının bulguları ışığında değerlendir.

Cevaplar

  1. Brüt kâr ile faaliyet kârı arasında faaliyet giderleri yer alır: pazarlama, satış ve dağıtım, genel yönetim, araştırma ve geliştirme giderleri ile bu faaliyetlere ait amortisman. Brüt kâr işletmenin ürününü maliyetinin ne kadar üstünde satabildiğini, faaliyet kârı ise bütün işletme giderleri karşılandıktan sonra asıl işten ne kaldığını gösterir.
  2. Hayır. Hasılat, hizmet müşteriye sunuldukça yazılır. Üç yıllık bir aboneliğin bedeli üç yıla yayılır; tahsil edilen ama henüz hizmeti verilmemiş kısım bilançoda bir yükümlülük olarak, müşteriye borçlu olunan hizmet olarak durur.
  3. Brüt kâr 500 − 300 = 200. Faaliyet kârı 200 − 120 = 80. FAVÖK 80 + 30 = 110. Vergi öncesi kâr 80 − 20 = 60, vergi 15, net kâr 45 bin liradır.
  4. Onarım gider olarak yazılsaydı faaliyet giderlerine 40 eklenirdi. Varlık olarak kaydedilince yerine yalnızca 8 bin lira amortisman eklenir; faaliyet kârı 32 bin lira daha yüksek görünür. FAVÖK ise 40 bin lira daha yüksek görünür, çünkü amortisman FAVÖK'ün dışında kalır. Sınıflandırma, FAVÖK'ü faaliyet kârından daha fazla etkiler.
  5. Satışların maliyeti satışlardan hızlı artmış ve brüt kâr oranı düşmüş olabilir. Faaliyet giderleri, örneğin yeni şubelerin kira ve personel giderleri, satışlardan hızlı büyümüş olabilir. Büyüme borçla finanse edilmiş ve faiz ya da kur farkı giderleri artmış olabilir. Bir önceki yıl tek seferlik bir kazanç net kârı yükseltmiş de olabilir.
  6. Her yıl tekrarlanan bir gider, adı ne olursa olsun, işletmenin olağan maliyetlerinden biri hâline gelmiştir; onu her yıl ayıklamak kazanma gücünü olduğundan yüksek gösterir. Bradshaw ve Sloan, alternatif kâr tanımlarının standart kârdan giderek ayrıştığını ve piyasanın bu rakamlara güçlü tepki verdiğini göstermişti; bu, yöneticilere kâr tanımını lehlerine seçme alanı açar. Bhattacharya ve arkadaşları ise düzeltilmiş kârın, tek seferlik kalemler gerçekten ayıklandığında daha bilgilendirici ve kalıcı olabileceğini bulmuştu. Bu şirkette düzeltmenin tekrarlanması ve farkın büyümesi, birinci bulgunun uyardığı durumu işaret eder. Makul bir okuma, yeniden yapılanma giderlerinin ortalamasını olağan gider sayıp düzeltilmiş kârı bu tutar kadar aşağı çekmektir.

İleri okuma

  • WorldCom Inc. (2002). Form 8-K, Ek 99.1, 25 Haziran 2002 basın açıklaması. SEC EDGAR arşivi. Yeniden düzenlemenin şirketin kendi ağzından anlatımı.
  • Mark T. Bradshaw, Richard G. Sloan (2002). «GAAP versus The Street». Journal of Accounting Research 40(1). Standart kâr ile piyasanın izlediği kâr arasındaki ayrışma.
  • Neil Bhattacharya, Ervin L. Black, Theodore E. Christensen, Chad R. Larson (2003). «Assessing the Relative Informativeness and Permanence of Pro Forma Earnings and GAAP Operating Earnings». Journal of Accounting and Economics 36(1–3). Düzeltilmiş kârın savunusu.

Sonraki derse köprü

Fırın ikinci yılda 10 bin lira net kâr etti. Ama bilançosunda müşterilerden alacakları 45 bin liraya, bir önceki yıl sonunun iki katından fazlasına çıkmıştı; bu, satışların bir kısmının henüz kasaya girmediği anlamına gelir. Makine için ayrılan 36 bin liralık amortisman kârı düşürdü ama o yıl kasadan çıkmadı. Kredi taksitleri ise kasadan çıktı ama gelir tablosunda görünmedi. Fırının kasasına bu yıl gerçekte ne girdi, ne çıktı ve bu hareketler işletmenin asıl işinden mi, yatırımlarından mı, yoksa borçlanmasından mı kaynaklandı? Sıradaki ders, bu soruları cevaplayan nakit akış tablosunu ele alıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • Açılış: bir şirket sunumunda dev ekranda «rekor kâr» yazısı; ardından ekran bölünür ve aynı yıl için dört farklı kâr rakamı yan yana belirir.
  • Hikâye: bir gider defterinden milyarlarca dolarlık satırlar kalkar ve bir varlık defterine taşınır; gelir tablosunun alt satırı kırmızıdan siyaha döner. Ekranda iki tutar belirir: 3,055 milyar ve 797 milyon dolar.
  • Kavram: bir merdiven; en üstte net satışlar, her basamakta bir gider grubu düşülür ve bir ara toplam belirir: brüt kâr, faaliyet kârı, vergi öncesi kâr, net kâr. FAVÖK, merdivenin yanında ayrı bir işaretle gösterilir.
  • Veri ve kanıt: 2002 tarihli bir basın açıklamasının başlığı; ardından iki terazi: birinde standart kâr, öbüründe düzeltilmiş kâr; aradaki farkın yıllar içinde büyüdüğü bir çizgi grafik.
  • Model: fırının gelir tablosu basamak basamak kurulur; satışlar yüzde 5 düştüğünde faaliyet kârının 24'ten 6'ya indiği bir çubuk grafikle gösterilir. Bir harcama gider kutusundan varlık kutusuna taşınınca FAVÖK çubuğu yükselir.
  • Neden önemli: bir hissedar, bir bankacı ve bir vergi müfettişi aynı tablonun farklı basamaklarına bakar.

Seslendirme WorldCom'u bir ahlak hikâyesi olarak değil, sınıflandırmanın kârı nasıl değiştirdiğinin bir örneği olarak anlatır; düzeltilmiş kâr tartışmasında iki tarafı eşit ağırlıkta verir.

Kısa kesit

Dikey, elli saniyelik. Seslendirme: «Hiç sahte satış yapmadan zararı kâra çevirmek mümkün mü?» Ekranda bir gider satırı sağdaki bilanço sütununa kayar ve kâr çubuğu yükselir. Kapanışta: «Kâr bir tanımdır; tanımı kimin yaptığına bak.»