Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Dünya Bankası verilerine göre Avrupa Birliği'nde çalışan başına üretim, ABD düzeyinin 1995'te yaklaşık yüzde 90'ı iken 2025'te yüzde 76'sına indi; kişi başına gelirde oran yüzde 74'ten yüzde 72'ye geriledi.
- Decker ve arkadaşlarına göre ABD'de yeni firma kurulma oranı ve iş dinamizmi son on yıllarda düştü; genç firmaların istihdam payı otuz yılda yaklaşık yüzde 30 azaldı.
- De Loecker, Eeckhout ve Unger'e göre toplam maliyet üstü fiyat oranı 1980'de marjinal maliyetin yüzde 21, 2016'da yüzde 61 üzerindeydi; artışı dağılımın üst kuyruğu sürükledi.
- Benkard, Miller ve Yurukoglu, bu sonucun gözlemlerin yüzde 27'sini dışarıda bırakan örneklem kısıtlamalarına duyarlı olduğunu ve bütün örneklemde artışın büyük ölçüde finans ve sigortadan geldiğini gösterdi.
- ABD'de merkezi yönetim borcu 2024'te GSYH'nin yüzde 115,8'ine ulaştı; doların rezerv para rolü bu borcun görece düşük maliyetle finanse edilmesini sağlıyor.
Öğrenme çıktıları
- Hatırlama — Verimlilik açığını, iş dinamizmini, genç firmayı, maliyet üstü fiyat oranını ve emeğin payını tanımlar.
- Anlama — ABD ile Avrupa Birliği arasındaki kişi başına gelir farkının son otuz yılda neden büyüdüğünü, çalışan başına üretimdeki ayrışma üzerinden açıklar.
- Analiz — ABD'de iş dinamizminin azalması ile piyasa gücünün artmasına dair bulguları birlikte okuyarak ekonominin güçlü ve zayıf yanlarını çözümler.
- Değerlendirme — ABD'de piyasa gücünün geniş çaplı arttığı iddiasını, bu bulguya yöneltilen yöntem eleştirisiyle birlikte tartar.
Sezgi
Açılış
1995'te Avrupa Birliği'nde çalışan bir kişi, ortalama olarak bir Amerikalı çalışanın ürettiğinin yaklaşık yüzde 90'ını üretiyordu. Otuz yıl sonra bu oran yüzde 76'ya indi. Aynı dönemde iki ekonomi de büyüdü, ikisinde de teknoloji ilerledi; ama Atlantik'in iki yakası arasındaki fark, sessizce ve istikrarlı biçimde açıldı.
Çin dersinde yatırım payı GSYH'nin yüzde 40'ına ulaşan bir ekonomiyi gördük. ABD bunun tersidir: Amerikan haneleri ekonominin ürettiğinin yaklaşık üçte ikisini tüketir, yatırımın payı ise Çin'dekinin yarısı kadardır. Buna rağmen ABD, dünyanın en zengin büyük ekonomisi olmaya devam ediyor ve zengin ülkeler arasında bile farkı açıyor. Bu dersin sorusu, bu üstünlüğün kaynağının ne olduğu ve ekonominin derinlerinde hangi çatlakların biriktiğidir.
Hikâye — açılan makas
Dünya Bankası verilerine göre ABD'de satın alma gücüne göre düzeltilmiş kişi başına gelir 2025'te yaklaşık 76.900 dolar, Avrupa Birliği'nde yaklaşık 55.100 dolardı. Avrupa, ABD düzeyinin yaklaşık yüzde 72'sindeydi; 1995'te bu oran yüzde 74'tü. Kişi başına gelirdeki makas yavaş açılıyor gibi görünür. Ama çalışan başına üretime bakıldığında tablo çarpıcılaşır.
Bu rakamlarla bir Avrupalı çalışanın ürettiği, 1995'te bir Amerikalınınkinin yaklaşık yüzde 90'ı, 2000'de yüzde 88'i, 2025'te ise yüzde 76'sı kadardı. Kişi başına gelirdeki farkın görece yavaş açılması, Avrupa'da çalışan sayısının nüfusa göre artmasıyla kısmen dengelendi; ama her çalışanın ürettiği değerde makas hızla açıldı.
Kavram — ABD'nin motoru ve yavaşlayan pistonları
ABD ekonomisinin uzun süre öne çıkan özelliklerinden biri, yeni firmaların kolayca kurulup hızla büyümesi, başarısız olanların da hızla kapanmasıydı. Bu sürekli giriş, çıkış, büyüme ve küçülme, emeği ve sermayeyi verimsiz firmalardan verimli firmalara aktarır.
Ryan Decker, John Haltiwanger, Ron Jarmin ve Javier Miranda, bu motorun yavaşladığını gösterdi.
Yeni firmalar azalırken yerleşik firmalar güçlenmiş olabilir mi? Bunu ölçmenin bir yolu, firmaların ürünlerini maliyetlerinin ne kadar üzerinde satabildiğine bakmaktır.
Veri ve kanıt — piyasa gücü arttı mı?
Jan De Loecker, Jan Eeckhout ve Gabriel Unger, halka açık ABD firmalarının finansal verilerini kullanarak 1955'ten bu yana maliyet üstü fiyat oranlarının nasıl değiştiğini hesapladı. Buldukları sonuç, ABD ekonomisi hakkındaki tartışmayı değiştirdi.
Bu bulgu, ABD'nin parlak büyüme rakamlarının arkasında bir sorun olduğu fikrini güçlendirdi: daha az yeni firma, daha güçlü yerleşik firmalar ve gelirden daha az pay alan çalışanlar. Ama bilimde önemli bir bulgu, başkaları tarafından sınandığında gerçek değerini kazanır.
Yaygın yanlış«ABD ile Avrupa arasındaki fark, Amerikalıların daha uzun saatler çalışmasından ibarettir» diye düşünülür.
Kişi başına gelirdeki fark kısmen çalışma saatlerinden ve istihdam oranlarından kaynaklanabilir; ama Dünya Bankası verilerine göre çalışan başına üretimde de Avrupa'nın ABD'ye oranı 1995'teki yaklaşık yüzde 90'dan 2025'te yüzde 76'ya indi. Her çalışanın ürettiği değerde de makas açılıyor.
Yaygın yanlış«ABD'de piyasa gücünün her sektörde büyük ölçüde arttığı kesinleşmiştir» diye düşünülür.
De Loecker ve arkadaşlarının bulgusu güçlü bir etki yarattı, ama Benkard ve arkadaşları, aynı yöntemin bütün örneklemle uygulanmasında artışın daha sınırlı kaldığını ve büyük ölçüde finans ve sigorta firmalarından geldiğini gösterdi. Tartışma, iki taraf arasında karşılıklı cevaplarla sürüyor.
Neden önemli? — güçlü ama kusursuz değil
ABD ekonomisinin gücü, yüksek verimlilik, derin sermaye piyasaları ve doların küresel rolünden geliyor. Doların rezerv para olması, ABD'nin dünyanın geri kalanından görece düşük maliyetle borçlanmasını sağlıyor; merkezi yönetim borcunun GSYH'nin yüzde 115'i aşmasına ve cari açığın sürmesine rağmen bu ayrıcalık devam ediyor.
Ama bu dersin kanıtları iki uyarı içeriyor. Birincisi, yeni firma kurulma oranının ve genç firmaların istihdamdaki payının düşmesi, ABD'nin en önemli büyüme motorlarından birinin yavaşladığına işaret ediyor. İkincisi, piyasa gücünün artıp artmadığı sorusu hâlâ açık; bu, rekabet politikasının ne kadar sıkı olması gerektiği tartışmasını doğrudan etkiliyor. Türkiye için ders şudur: verimliliği yükselten şey yalnızca teknoloji değil, yeni firmaların kurulup büyüyebildiği ve rekabetin canlı kaldığı bir piyasa yapısıdır.
Özet kartı
- Dünya Bankası verilerine göre Avrupa Birliği'nde çalışan başına üretim, ABD düzeyinin 1995'te yaklaşık yüzde 90'ı iken 2025'te yüzde 76'sına indi; kişi başına gelirde oran yüzde 74'ten yüzde 72'ye geriledi.
- Decker ve arkadaşlarına göre ABD'de yeni firma kurulma oranı ve iş dinamizmi son on yıllarda düştü; genç firmaların istihdam payı otuz yılda yaklaşık yüzde 30 azaldı.
- De Loecker, Eeckhout ve Unger'e göre toplam maliyet üstü fiyat oranı 1980'de marjinal maliyetin yüzde 21, 2016'da yüzde 61 üzerindeydi; artışı dağılımın üst kuyruğu sürükledi.
- Benkard, Miller ve Yurukoglu, bu sonucun gözlemlerin yüzde 27'sini dışarıda bırakan örneklem kısıtlamalarına duyarlı olduğunu ve bütün örneklemde artışın büyük ölçüde finans ve sigortadan geldiğini gösterdi.
- ABD'de merkezi yönetim borcu 2024'te GSYH'nin yüzde 115,8'ine ulaştı; doların rezerv para rolü bu borcun görece düşük maliyetle finanse edilmesini sağlıyor.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Verimlilik açığı | Productivity gap | Çalışan ya da saat başına üretimde iki ekonomi arasındaki fark |
| İş dinamizmi | Business dynamism | Firmaların kurulma, büyüme ve kapanma temposu |
| Genç firma | Young firm | Kuruluşunun üzerinden birkaç yıl geçmiş firma |
| Maliyet üstü fiyat oranı | Markup | Fiyatın marjinal maliyete oranı |
| Emeğin payı | Labour share | Toplam gelirin emeğe giden kısmı |
Kendini sına
- (Çıktı 1) Verimlilik açığı ile kişi başına gelir farkı arasındaki fark nedir? İki ülke arasında biri büyürken öbürü neden sabit kalabilir?
- (Çıktı 2) Bir ürünün marjinal maliyeti 100 liradır. Maliyet üstü fiyat oranı 1,21 iken fiyat nedir? Oran 1,61'e çıkarsa fiyat ne olur ve fiyatın yüzde kaçı maliyet üstü pay olarak firmaya kalır?
- (Çıktı 3) Dünya Bankası verilerini kullanarak Avrupa Birliği'nde çalışan başına üretimin ABD'ye oranını 2000 ve 2025 için hesaplayın. Bu iki oran arasındaki fark ne anlatır?
- (Çıktı 3) Decker ve arkadaşlarının iş dinamizmine dair bulgusu ile De Loecker ve arkadaşlarının piyasa gücüne dair bulgusu birbirini nasıl tamamlıyor?
- (Çıktı 4) Bir yorumcu, «ABD'de şirketlerin piyasa gücü dramatik biçimde arttı; bu kanıtlanmış bir gerçektir ve rekabet kuralları hemen sertleştirilmelidir» diyor. Bu görüşü De Loecker ve arkadaşlarının bulgusu ile Benkard ve arkadaşlarının yorumu ışığında tartışın.
Cevaplar
- Verimlilik açığı, çalışan ya da çalışılan saat başına üretilen değerdeki farktır; kişi başına gelir farkı ise toplam üretimin bütün nüfusa bölünmesiyle bulunan değerdeki farktır. Bir ülke daha fazla insanı çalıştırarak ya da daha uzun saatler çalışarak kişi başına gelirini koruyabilir, ama her çalışanın ürettiği değerde geride kalabilir. Bu yüzden kişi başına gelir farkı yavaş açılırken verimlilik açığı hızla büyüyebilir.
- Oran 1,21 iken fiyat 100 × 1,21 = 121 liradır; fiyatın 21 lirası maliyet üstü paydır, yani fiyatın yaklaşık yüzde 17'si. Oran 1,61'e çıkarsa fiyat 161 lira olur; maliyet üstü pay 61 liradır, yani fiyatın yaklaşık yüzde 38'i. Bu hesap, maliyet üstü fiyat oranındaki artışın, satış gelirinin daha büyük kısmının maliyet yerine firmaya pay olarak kaldığı anlamına geldiğini gösterir.
- 2000'de oran 96.869 / 109.946 ≈ 0,88, yani yaklaşık yüzde 88'dir. 2025'te oran 119.168 / 156.983 ≈ 0,76, yani yaklaşık yüzde 76'dır. Bu, çeyrek yüzyılda bir Avrupalı çalışanın ürettiği değerin bir Amerikalınınkine göre yaklaşık 12 puan geride kaldığını, yani verimlilik açığının belirgin biçimde büyüdüğünü gösterir.
- Decker ve arkadaşları, yeni firma kurulma oranının ve genç firmaların istihdamdaki payının düştüğünü buldu. De Loecker ve arkadaşları ise yerleşik firmaların, özellikle dağılımın üst kuyruğundakilerin, maliyetin üzerinde fiyat koyma gücünün arttığını ve pazar payının bu firmalara kaydığını buldu. İkisi birlikte, yeni girişlerin azaldığı ve büyük yerleşik firmaların güçlendiği bir tabloya işaret eder: rekabet baskısı azaldıkça büyük firmalar fiyatları maliyetin üzerine daha kolay çıkarabilir.
- Yorumcunun dayandığı bulgu gerçektir ve etkili olmuştur: De Loecker ve arkadaşları, toplam maliyet üstü fiyat oranının 1980'de yüzde 21'den 2016'da yüzde 61'e çıktığını hesapladı. Ama «kanıtlanmış bir gerçek» ifadesi, tartışmanın durumunu yansıtmıyor. Benkard ve arkadaşları, sonucun gözlemlerin yüzde 27'sini dışarıda bırakan örneklem kısıtlamalarına duyarlı olduğunu, bütün örneklemde artışın daha sınırlı kaldığını ve büyük ölçüde finans ve sigortadan geldiğini gösterdi; iki taraf karşılıklı cevaplar yayımladı. Bu yüzden rekabet politikası için daha temkinli bir sonuç, piyasa gücünün sektör sektör incelenmesi ve genel bir sertleştirme yerine yoğunlaşmanın ve yüksek kâr oranlarının görüldüğü alanlara odaklanılmasıdır. Decker ve arkadaşlarının yeni firma kurulmasındaki düşüş bulgusu ise, giriş engellerini azaltan politikaların her iki görüşte de anlamlı olduğunu düşündürür.
İleri okuma
- Jan De Loecker, Jan Eeckhout, Gabriel Unger (2020). «The Rise of Market Power and the Macroeconomic Implications». The Quarterly Journal of Economics, cilt 135, sayı 2. ABD'de maliyet üstü fiyat oranlarının uzun dönemli gelişimi.
- C. Lanier Benkard, Nathan H. Miller, Ali Yurukoglu (2025). «The Rise of Market Power and the Macroeconomic Implications: Comment». NBER Working Paper 34513. Piyasa gücü bulgusunun örneklem duyarlılığı.
- Ryan Decker, John Haltiwanger, Ron Jarmin, Javier Miranda (2014). «The Role of Entrepreneurship in US Job Creation and Economic Dynamism». Journal of Economic Perspectives 28(3). ABD'de yeni firma kurulmasındaki ve iş dinamizmindeki düşüş.
Sonraki derse köprü
ABD'nin gücü yeni firmaların doğup büyüyebildiği esnek bir piyasadan geliyordu. Avrupa'nın en büyük ekonomisi ise başka bir yoldan zenginleşti: orta büyüklükte, kuşaklar boyu aynı ailenin elinde kalan ve dünyaya makine, otomobil ve kimya ürünü satan sanayi şirketleriyle. Bu ihracat modeli ucuz enerji ve büyük dış pazarlar üzerine kuruluydu; ikisi de sarsıldığında ne oldu? Sıradaki ders Almanya'yı ele alıyor.