İçeriğe geç

Ders 12.2 · Seviye 3 · Aile Sistemi ve Modern Ebeveynlik

Büyükanne, Büyükbaba ve Geniş Aile: Sınır ve Minnet Bir Arada

2.241 kelime · yaklaşık 10 dakika okuma · 15 dakika seslendirme

Giriş

Hazırlıkta iki sütun doldurdun: bir yanda çocuğunun büyükanne ve büyükbabasıyla ilgili seni yoran konular, öbür yanda onlara içtenlikle teşekkür etmek istediğin şeyler. İki listeyi yan yana koyduğunda belki ilginç bir şey fark ettin: ikisi çoğu zaman aynı kaynaktan beslenir. "Her şeye karışıyor" diye yazılan maddenin karşısında "her gün yanımızda" yazar; "çocuğu şımartıyor" maddesinin karşısında "onu dünyadaki herkesten çok seviyor." Zorlanılan şey ile minnet duyulan şey, aynı yakınlığın iki yüzüdür. Bu ders o iki yüzü aynı anda tutmayı öğretiyor.

Bu dersin sonunda büyükanne ve büyükbabanın çocuğun hayatındaki eşsiz yerini görecek, en sık çatışma alanlarını savaşmadan yönetebilecek, sınırı minnetle bir arada tutan bir konuşma biçimini öğrenecek ve gelin ile kaynana ya da damat ile kayınpeder arasındaki gerilim hatlarını çocuğun üzerinden çekebileceksin. 12.1'de eşlerin önce birbirinin yanında durmasını konuşmuştuk; bugün bu ilkenin geniş ailedeki uygulamasına bakıyoruz. Pek çok çocuk geniş ailenin içinde büyür ve bu aile hem en büyük kaynaklardan biri hem de en sık çatışma alanlarından biridir.

Ana anlatım

Büyükanne-büyükbaba neden eşsizdir? Oxford Üniversitesi'nden Shalhevet Attar-Schwartz, Ann Buchanan ve arkadaşlarının İngiltere ve Galler'de bin dört yüzü aşkın ergenle yaptığı ulusal araştırmada, büyükanne ve büyükbabalarının hayatlarına daha çok katıldığı gençlerde duygusal sorunlar daha azdı ve paylaşma, yardım etme gibi davranışlar daha sıktı. Bu ilişki tek ebeveynli ve üvey ailelerde yaşayan gençlerde daha belirgindi. Bu bir ilişki bulgusudur, neden-sonuç değil; ama bulgunun yönü tutarlıdır. Nedenleri de tahmin edilebilir. Büyükanne ve büyükbabalar koşulsuz ve performans beklentisi taşımayan bir sevgi sunar; ebeveynin taşıdığı "Bu çocuk ne olacak?" kaygısını taşımazlar. Çalışan ebeveynlerin çoğu zaman veremediği zamanı ve yavaşlığı verirler. Aile hikâyelerinin taşıyıcısıdırlar; ailesinin geçmişini bilen çocukların daha dayanıklı olma eğiliminde olduğunu 9.5'ten hatırlıyoruz ve o hikâyeleri çoğu zaman bir dede anlatır.

Bir de çoklu bağlanma ağı meselesi var. 3.4'te konuştuğumuz gibi, bir çocuğun birden fazla güvenli bağı olması onu korur; ebeveyn tükendiğinde ya da bir kriz yaşandığında büyükanne ikinci bir güvenli liman olur. Ve büyükanne ile büyükbabalar ebeveynlere de destek verir: bakımda, nefes almada, kriz anında yedek olmada. Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2016 Aile Yapısı Araştırmasında sıfır-beş yaş arası çocukların gündüz bakımını hanelerin büyük çoğunluğunda anneler üstleniyordu; anneden sonra en sık bakımı üstlenenler, kreşlerin ve bakıcıların önünde, anneanne ve babaannelerdi. Ebeveynlik yöntemleri üzerine tartışılırken bu listeyi akılda tutmak, sınır konuşmalarının tonunu kendiliğinden değiştirir.

Çatışmanın kökleri. İki kuşağın ebeveynlik modelleri, ki 3.3'te bunların bedende nasıl taşındığına bakmıştık, burada karşı karşıya gelir. Büyükanne "Biz de böyle büyüttük, bir şey olmadı" der; bu cümle çoğu zaman kendi ebeveynliğinin sorgulandığı hissinden doğar ve bir savunmadır. Ebeveyn "Artık bilim başka şey söylüyor" der; bu cümle de çoğu zaman kendi çocukluğundaki bir yaraya verilmiş bir cevaptır. Çatışma yüzeyde ebeveynlik yöntemleriyle ilgili görünür; derinde ise iki soruyla ilgilidir. Büyükannenin sorusu: "Benim yaptıklarım yanlış mıydı?" Ebeveynin sorusu: "Benim çocuğum, benim kurallarım değil mi?" Bu ikincisi, 4.1 ve 4.2'de konuştuğumuz özerklik ve irade evrelerinin yetişkindeki bir yankısıdır. Bunu görmek, tartışmayı "Kim haklı?" sorusundan "İkimiz de bu çocuğu seviyoruz" zeminine taşır.

Bir kat daha vardır: gelin ile kaynana, damat ile kayınvalide ya da kayınpeder arasındaki hat. Çocuk üzerinden konuşulan pek çok şey, aslında eşin ailesiyle çözülmemiş bir güç ya da sadakat meselesidir ve çocuk bu hattın tam üzerinde büyür. Kaynana torununa kurabiye verdiğinde gelinin hissettiği öfke, bazen kurabiyeyle hiç ilgili değildir. Bunu fark etmek, çocuğu o hattın dışına çekmenin ilk adımıdır.

Sınır ve minnet bir arada: konuşma biçimi. 8.5'te büyükannelerle konuşmanın ilkelerini konuşmuştuk; burada onları genişletiyoruz. Birincisi, konuşmayı herkes kendi anne babasıyla yapar; eşinin anne babasıyla ise eşi konuşur. Bir gelinin kaynanasına sınır koyması çoğu ailede bir savaş olarak algılanır; bir oğulun annesiyle konuşması ise aile içi bir sohbettir. İkincisi, konuşma içten bir minnetle başlar: "Sen olmasan yapamazdık; ona verdiğin sevgiyi biz veremiyoruz." Üçüncüsü, tek ve somut bir istek dile getirilir; genel bir eleştiri değil. "Ekran günde bir saat, yemekte kapalı" işe yarar; "Çok şımartıyorsun" yaramaz. Dördüncüsü, gerekçe kısa tutulur ve kişiselleştirilmez: "Senin yaptığın yanlış" yerine "Biz böyle karar verdik" ya da "Çocuk doktorumuz böyle önerdi."

Beşincisi, bir alternatif sunulur; büyükanne çoğu zaman "Bu çocukla ne yapayım?" diye ekranı açıyordur, ekran yerine parkı ya da birlikte hamur açmayı önermek işe yarar. Altıncısı, pazarlık dışı birkaç madde nettir: fiziksel ceza yok, aşağılama yok, güvenlik kuralları yok sayılmaz ve 5.2'de konuştuğumuz gibi çocuk birini öpmeye ya da ona sarılmaya zorlanmaz. Geri kalan konularda esneklik tanınır; büyükanne evinde iki kurabiye ya da biraz geç yatmak bir felaket değildir ve çocuklar "Babaannede böyle, evde şöyle" ayrımını yapabilir. Yedincisi, bu konuşmalar çocuğun önünde yapılmaz; sonra, baş başa ve sakinken yapılır. Sekizincisi, tekrar gerekecektir; bu konuşmalar tek seferde bitmez ve her seferinde aynı sabırla, aynı tonla sürdürülür.

En sık üç alan. Birincisi yemek ve şekerdir. Pek çok büyükanne için yedirmek sevginin kendisidir ve "Yemedi" en büyük kaygıdır. Burada işe yarayan, büyükanneye başka bir sevgi kanalı açmaktır: birlikte yemek yapmak, hikâye anlatmak. Miktarda esneklik tanınır; zorla yedirmeye ise sınır konur. İkincisi ekrandır. "Bir şey olmaz, sessiz duruyor" cümlesinin altında çoğu zaman yorgun bir büyükanne vardır; ekran onun için bir yardımcıdır. Süre ve içerikte net olmak, bir alternatif etkinlik listesi vermek ve büyükannenin yorgunluğunu görmek gerekir; bakım süresi çok uzunsa asıl sorun ekran değil, o süredir.

Üçüncüsü disiplindir: bir uçta "Bu çocuğa bir tokat lazım", öbür uçta "Çocuğa kızmayın, günah." Pazarlık dışı madde nettir: şiddet yok. Aile disiplin planının büyükanne ve büyükbaba için sade bir hâli, 8.5'te konuştuğumuz gibi, işe yarar. Ve önemli bir kural: büyükanne ebeveynin kuralını çocuğun önünde bozmaz. "Annen izin vermiyor ama ben veririm" cümlesi bir üçgen kurar ve çocuk ebeveyninin sözüne olan güvenini yitirir.

Bakım paylaşımı. Bir büyükanne her gün sekiz saat torununa bakıyorsa bu bir "yardım" değil, bir iş ve bir sistemdir ve kuralları konuşulmalıdır: saatler, dinlenme zamanları, ondan ne beklendiği ve ne beklenmediği, masraflar ve büyükanne hastalanırsa devreye girecek bir yedek plan. Masrafları konuşmak pek çok ailede ayıp sayılır; ama en azından torunun giderlerinin büyükannenin bütçesinden çıkmaması konuşulması gereken bir konudur. Büyükannenin tükenmişliği de gerçektir ve çocuğa yansır. "Bakmak zorunda kalan" bir büyükanne ile "bakmak isteyen" bir büyükanne, çocuk için iki farklı ortamdır. Ebeveynin büyükanneye minneti kadar, büyükannenin de kendi hayatına, dinlenmesine ve "hayır" diyebilmesine hakkı vardır.

Bağı aktif kurmak. Yalnızca çatışmayı yönetmek yetmez; büyükanne ve torun arasındaki bağ, bir çocuğa verilebilecek en değerli hediyelerden biridir ve kurulması gerekir. Düzenli ve öngörülebilir buluşmalar, örneğin her pazar kahvaltısı. Büyükannenin yalnızca torunuyla yaptığı "kendi" etkinliği: börek açmak, bahçeyle uğraşmak, tavla oynamak. Dedenin hikâyeleri: köyü, askerliği, büyükanneyle nasıl tanıştığı; 10.4'teki yeni anlatının en doğal taşıyıcıları. Uzakta yaşayan büyükanne ve büyükbabalarla düzenli görüntülü görüşmeler, mektuplar ve küçük paketler. Ve çocuğun önünde büyükanneyi takdir etmek. Büyükanne ve büyükbaba hiç yoksa, bir kayıp, uzaklık ya da kopukluk nedeniyle, "ödünç" bir büyükanne, yaşlı bir komşu ya da bir aile dostu, çocuk için benzer bir işlev görebilir; kuşaklar arası bir ilişki çocuğa zaman, yavaşlık ve koşulsuzluk verir.

Son yıllarda bu ilişkiye yeni bir alan eklendi: telefonlar ve sosyal medya. Pek çok büyükanne ve büyükbaba torununun fotoğraflarını aile gruplarında ve sosyal medyada büyük bir sevgiyle paylaşır. Bu da konuşulması gereken bir konudur; çünkü çocuğun görüntüsü bir kez paylaşıldığında kimin eline geçeceği bilinemez ve çocuk büyüdüğünde bu kararda söz sahibi olmak isteyebilir. Burada da aynı konuşma biçimi işe yarar: minnetle başlamak, tek bir istek getirmek, örneğin "Fotoğrafları yalnızca aile grubunda paylaşalım, herkese açık hesaplarda değil", ve kısa bir gerekçe vermek. Görüntülü görüşmeler ise uzakta yaşayan büyükanne ve büyükbabalar için bağı canlı tutmanın en güzel yollarından biridir; kısa ama düzenli görüşmeler, uzun ama seyrek olanlardan daha çok iş görür.

Örnekler

  • Basit: Babaanne her ziyarette dört yaşındaki Ilgın'a çikolata veriyor; annesi Burcu her seferinde "Vermeyin demiştim" diyor ve ortam geriliyor, Ilgın ikisinin arasında kalıyor. Aile yolu değiştiriyor. Konuşmayı oğul, yani Erdem yapıyor ve minnetle başlıyor: "Annecim, onu çok seviyorsun, o da seni çok seviyor." Tek bir istek getiriyor: "Çikolatayı yemekten sonra verir misin? Biz de evde öyle yapıyoruz." Gerekçesi kısa: "Diş doktoru öyle önerdi." Bir de alternatif sunuyor: "Kurabiyeyi birlikte yaparsanız ona çok daha keyifli gelir." Babaanne çikolatayı yemekten sonra vermeye başlıyor, Burcu yorum yapmıyor ve Ilgın "Babaannede tatlı yemekten sonra" diye öğreniyor. Gerginlik dağılıyor; çünkü babaannenin sevgi kanalı kapatılmadı, yalnızca yönlendirildi.
  • Orta: Dede, beş yaşındaki Alpay'a sık sık "Erkek adam ağlamaz" ve "Sana vurana sen de vur" diyor. Annesi bundan çok rahatsız; babası Engin ise "Babam öyledir, değişmez" diyor. Ama bunlar pazarlık dışı bir alana giriyor: şiddetin teşvik edilmesi ve duyguların bastırılması. Konuşmayı Engin kendi babasıyla yapıyor, minnetle başlıyor ve tek bir istek getiriyor: "Baba, ona ağlama deme; ağlasın, sonra konuşuruz. Vurmayı da öğretme; okulda başımız derde giriyor." Gerekçe olarak okul rehber öğretmeninin önerisini anıyor. Dede tamamen değişmiyor, ama torununun önünde "Ağlama" demeyi azaltıyor. Engin bir yandan da dedeyle Alpay arasında yeni bir kanal açıyor: tavla ve bahçe. Dedenin değeri artık "erkeklik dersleri" değil, zaman ve hikâye oluyor. Engin kendi babasından duyduğu "Ağlama" sözünü oğluna söylememeyi de kendi bedeninde çalışmaya başlıyor.
  • Gerçek hayat: Gülten Hanım hafta içi her gün dokuz saat torunları Bade ile Umay'a bakıyor. Yorgun, tansiyonu yükselmiş, ama "Yapamıyorum" diyemiyor. Torunlar gün boyu ekran başında; kızı Seçil ekran yüzünden sitem ediyor, Gülten Hanım gözleri dolarak susuyor. Buradaki sorun ekran değil, sistemin kendisi: bakım yükü sürdürülebilir değil. Seçil annesiyle konuşuyor; önce minnetini söylüyor, sonra annesinin yorgunluğunu gördüğünü. Düzen yeniden kuruluyor: haftada üç gün anneanne, iki gün kreş; anneannenin gün içinde bir dinlenme saati ve torunların o saatte sessiz bir etkinliği; öğleden sonraları park. Ekran süresi ancak bu düzenlemeden sonra konuşuluyor ve zaten kendiliğinden azalıyor. Gülten Hanım "bakmak zorunda olan" bir büyükanne olmaktan çıkıp "bakmak isteyen" bir büyükanneye dönüşüyor; torunların aldığı bakımın niteliği de yükseliyor.

Ebeveyn için beden pratiği (3 dk)

Ayağa kalk ve bir yanında kendi anne ya da babanın, diğer yanında çocuğunun durduğunu hayal et. Sen tam ortadasın. Bedeninde ne oluyor? Bir tarafa doğru çekilme mi, omuzlarda bir gerilme mi, yoksa iki tarafa birden yetişmeye çalışan bir telaş mı? Dizlerini hafifçe yumuşat ve bedeninin ne sağa ne sola yaslandığı, tam ortada durduğu noktayı bul. Sol elini hafifçe geriye doğru uzat, sanki arkandaki kuşağa dokunuyormuşsun gibi; bu el minneti taşıyor. Sağ elini öne doğru uzat, avucu açık; bu el sınırı ve çocuğuna vereceğin şeyi taşıyor. İki eli birkaç nefes boyunca bu konumda tut ve sessizce şunu düşün: "Aldığım için teşekkür ederim; vereceğim şey benim seçimim." İki kuşak arasında sağlam durabilen bir ebeveyn, ne anne babasına isyan eder ne de çocuğunu onlara teslim eder.

Bu hafta evde

Şimdi sıra sende: Seni zorlayan üç konudan birini seç ve sekiz adımlı konuşma biçimiyle bir plan yap: doğru kişi, minnet, tek istek, kısa gerekçe, alternatif, pazarlık dışı maddeler ve esneklik, çocuk yokken, tekrar. Konuşmayı bu hafta yap ve sonucunu yaz. Minnet listendeki üç şeyi büyükanne ve büyükbabaya bu hafta söyle; birini çocuğunun önünde. Bağı güçlendirmek için bir "yalnızca büyükanneyle" etkinliği ve bir dede hikâyesi zamanı ayarla. Bakım paylaşımı varsa saatleri, dinlenmeyi, yedek planı ve masrafları konuşun ya da bu konuşmanın tarihini belirleyin. Hedef: Sınırı minnetle, minneti sınırla bir arada tutmak ve çocuğu iki kuşak arasındaki çekişmeden çıkarmak. Gözlem günlüğü: Konuşmayı minnetle başlattığında karşındakinin yüzünde ya da sesinde ilk ne değişti?

Mini test

  1. Büyükanne ve büyükbabanın çocuk için beş eşsiz katkısı nedir?
  2. "Biz de böyle büyüttük" cümlesinin altında genellikle ne vardır?
  3. Kaynanan her ziyarette üç yaşındaki kızına "Annen sana hiç doğru dürüst yemek yedirmiyor, bak ne kadar zayıfsın" diyor ve tabağı bitirene kadar başından kalkmıyor. Eşin "Annem iyi niyetli, büyütme" diyor. Ne yaparsın?
  4. Altı yaşındaki oğlun hafta sonunu dedesinde geçirdi. Döndüğünde gece yarısına kadar yatmadığını, iki paket cips yediğini ve dedesinin bir tartışmada ona "bir tane patlatırım" dediğini anlatıyor. Bunlardan hangisi için ne yaparsın?
  5. "Bakmak zorunda kalan" ile "bakmak isteyen" büyükanne arasındaki fark çocuk için ne anlama gelir?
Cevapları göster
  1. Koşulsuz ve beklentisiz bir sevgi, zaman ve yavaşlık, aile hikâyelerinin taşıyıcılığı, ikinci bir güvenli bağ ve ebeveynlere destek.
  2. Genellikle "Benim yaptıklarım yanlış mıydı?" sorusundan doğan bir savunma. Bu yüzden tartışma yöntem üzerinden değil, ortak sevgi üzerinden yürütüldüğünde yumuşar.
  3. Burada iki şey var: zorla yedirme ve annenin çocuğun önünde eleştirilmesi. Konuşmayı sen değil, eşin kendi annesiyle yapar; bir oğulun annesiyle konuşması bir aile sohbetidir, gelinin kaynanasına sınır koyması ise çoğu zaman bir savaş olarak algılanır. Önce eşinle baş başa konuşursun: "Annenin sevgisini görüyorum; ama kızımızın önünde beni eleştirmesi ve onu zorla yedirmesi ona zarar veriyor. Benim yanımda durmanı istiyorum." Eşin de annesiyle minnetle başlayan, tek istekli bir konuşma yapar: "Anne, onu ne kadar sevdiğini biliyoruz. Bir ricam var: tabağını bitirmesi için zorlamayalım; doktorumuz da böyle önerdi. Onunla börek yaparsan çok sevinir." O sırada kızının önünde tartışmazsın; sakince "Doydun mu? Tamam" der, konuyu kapatırsın.
  4. Geç yatmak ve cips esneklik alanındadır: çocuklar "Dedede böyle, evde şöyle" ayrımını yapabilir ve bu esneklik ilişkiyi korur; oğluna "Dedende eğlenmişsin" der, evde kendi düzenine dönersin. "Bir tane patlatırım" ise pazarlık dışı alana girer; fiziksel ceza ve tehdit, aşağılama, güvenlik kurallarının yok sayılması ve çocuğun öpmeye ya da sarılmaya zorlanması gibi. Oğlunu dinler, korkup korkmadığını sorarsın. Sonra, çocuk yokken, dede senin babansa sen, eşinin babasıysa eşin konuşur: önce hafta sonu için teşekkür, sonra tek ve net bir istek: "Ona vurmakla tehdit etmeni istemiyoruz; bir sorun olursa bizi ara."
  5. İki farklı bakım ortamı anlamına gelir. Tükenmiş bir büyükannenin yorgunluğu çocuğa yansır; bu yüzden bakım sistemi büyükanne için de sürdürülebilir olmalıdır.

Özet

  • Büyükanne ve büyükbaba koşulsuz sevgi, zaman, hikâye ve ikinci bir güvenli liman sunar; önce bir kaynak olarak görülür.
  • Çatışma yüzeyde yöntemle, derinde iki kuşağın modelleri ve aile içi sadakatlerle ilgilidir.
  • Sekiz adımlı konuşma: doğru kişi, minnet, tek istek, kısa gerekçe, alternatif, pazarlık dışı maddeler ve esneklik, çocuk yokken, tekrar.
  • Günlük bakım paylaşımı bir sistemdir; kuralları, dinlenmesi ve masrafları konuşulur.
  • Büyükanne ile torun arasındaki bağ bilinçle kurulur; büyükanne yoksa bir "ödünç büyükanne" de bu işlevi görebilir.

Sonraki derse hazırlık

Ders 12.3, "Çalışan Ebeveyn, Tükenmişlik ve Öz-Bakım: Boş Bardaktan Su Verilmez", çalışan ebeveyn suçluluğunu, ebeveyn tükenmişliğini, öz-bakımı ve eşit ebeveynliği ele alacak. Hazırlık olarak son bir hafta içinde yalnızca kendine ayırdığın dakikaları dürüstçe topla: çocukla, işle ya da ev işleriyle geçmeyen, gerçekten sana ait olan dakikaları.

Kaynaklar

  • Attar-Schwartz, S., Tan, J.-P., Buchanan, A., Flouri, E. ve Griggs, J. (2009). Grandparenting and adolescent adjustment in two-parent biological, lone-parent, and step-families. Journal of Family Psychology, 23(1), 67–75.
  • Türkiye İstatistik Kurumu (2016). Türkiye Aile Yapısı Araştırması, 2016. Ankara: TÜİK.
  • Fivush, R., Bohanek, J. G. ve Duke, M. (2008). The intergenerational self: Subjective perspective and family history. F. Sani (Ed.), Self Continuity: Individual and Collective Perspectives içinde. New York: Psychology Press.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.