İçeriğe geç

Ders 11.5 · Seviye 3 · Mizaç, Nörogelişimsel Farklılıklar ve Zor Yaşam Olayları

Zor Yaşam Olayları: Boşanma, Kayıp, Hastalık, Göç ve "Ne Zaman Uzman" Haritası

2.484 kelime · yaklaşık 11 dakika okuma · 17 dakika seslendirme

Giriş

Son beş yılın büyük olaylarını yazdın ve her birinin yanına çocuğa ne anlatıldığını, ne anlatılmadığını not ettin. Listeye baktığında belki şunu fark ettin: olayların çoğunda çocuğa pek bir şey söylenmemişti. Babaannenin hastalığı "çocuk anlamaz" diye geçiştirilmiş, taşınma bir hafta öncesine kadar saklanmış, işten çıkarılma hiç konuşulmamıştır. Ama çocuk hepsini bir biçimde yaşamıştır: kapanan kapıları, kısılan sesleri, değişen yüzleri. Bu ders, o anlatılmayan olayların yanına oturmayı öğretiyor.

Bu dersin sonunda ailenin büyük fırtınalarında, yani boşanmada, bir ölümde, ciddi bir hastalıkta, göçte ve afette, çocuğa yaşına göre nasıl eşlik edeceğini, her birinde çocuğu en çok neyin koruduğunu ve akademi boyunca farklı derslere serpiştirdiğimiz yardım alma eşiklerini tek bir sayfada toplayabileceksin. 9.4'te zor haberin nasıl verileceğini, 10.2'de afetten sonra neler yapılacağını konuşmuştuk; bugün bunların üzerine kuruyoruz. Zor olayların çocuk üzerindeki etkisini olayın kendisinden çok, olay sırasında ve sonrasında ilişkinin nasıl olduğu belirler.

Ana anlatım

Ortak ilkeler. Her zor olayda çocuğu koruyan beş şey vardır. Birincisi, düzenlenmiş en az bir yetişkin: çocuk kendi fırtınasını bir yetişkinin sakinliğinden geçirir; ebeveyn o an sakin olamıyorsa bir büyükanne, bir teyze ya da bir öğretmen bu rolü üstlenebilir. İkincisi, doğru ve yaşa uygun bilgi: çocuk bilmediği şeyi hayal eder ve bu hayal çoğu zaman gerçekten daha korkutucudur. Üçüncüsü, rutinin korunması: okul, yemek, uyku ve oyun; kaosun ortasında bir ritim. Dördüncüsü, duyguya yer ve zaman: ağlamak, öfkelenmek, susmak ya da oynamak; çocuk zor bir olayı parça parça ve haftalar boyunca işler. Beşincisi, çocuğun çocuk kalması: haberci, bakıcı, teselli kaynağı ya da "evin erkeği" olmaması; 10.4'te konuştuğumuz ebeveynleştirme burada en kolay başlar. Bu beşi varsa pek çok olay çocuğun taşıyabileceği bir yüke dönüşür; yoksa görece küçük bir olay bile ağırlaşabilir.

Boşanma. 9.4'te boşanmanın çocuğa nasıl söyleneceğini konuştuk; burada sonrasına bakıyoruz. Araştırmaların tutarlı bulgusu, çocuklara en çok zarar verenin boşanmanın kendisi değil, ebeveynler arasındaki çatışma olduğudur. Sosyologlar Paul Amato, Laura Loomis ve Alan Booth'un ebeveynleri ve yetişkin çocukları yıllar boyunca izleyen çalışmasında, yüksek çatışmalı evliliklerin sona ermesi çocuklar için çoğu zaman bir rahatlamaydı ve bu çocuklar, ebeveynleri çatışma içinde evli kalan çocuklardan daha iyi durumdaydı. Düşük çatışmalı evliliklerin sona ermesi ise çocuklar için beklenmedik ve daha sarsıcı olabiliyordu; dışarıdan bakıldığında sorunsuz görünen bir evin dağılması, çocuğun anlamlandırabileceği bir hikâyeye uymuyordu. Çocuğun durumunu belirleyen dört etken öne çıkar: çatışmanın çocuğun önünde sürmesi, çocuğun taraf tutmaya zorlanması, yani diğer ebeveynin kötülenmesi, casusluk ve haber taşıma, bir ebeveynin çocuğun hayatından kaybolması ve taşınma, okul değişikliği ya da yoksullaşma gibi ekonomik ve fiziksel sarsıntılar.

Koruyucu olanlar da bellidir: iki ebeveynle düzenli ve öngörülebilir bir ilişki, iki evde birbirine benzeyen rutinler, sakin ve kısa geçişler, ebeveynlerin birbiriyle doğrudan ve bir iş ilişkisi gibi iletişim kurması, gerekirse bir arabulucu yardımıyla, yeni bir partnerin acele edilmeden ve çocuğun hızında tanıştırılması ve çocuğun yaşına göre söz hakkı. Küçük bir çocuk karar vermez; bir ergen görüş bildirir; "Kimi seçiyorsun?" sorusu ise hiçbir yaşta sorulmaz. Tepkiler yaşa göre değişir: okul öncesi çocuklarda gerileme ve "Ben yaramazlık yaptım diye" suçluluğu, okul çağında üzüntü ve anne babayı yeniden birleştirme hayalleri, ergenlikte öfke ve erken bağımsızlaşma sık görülür. İki yaygın hataya da dikkat etmek gerekir: boşanmayı çocuktan aylarca saklamak ve büyükanne ya da büyükbabaların diğer ebeveyni çocuğun önünde kötülemesi.

Kayıp ve yas. Çocuklar yas tutar ama yetişkinlerden farklı biçimde. Dalgalar hâlinde yaşarlar: beş dakika ağlayıp sonra oyuna dönmek olağandır. Bedenle yaşarlar: karın ağrısı, uyku sorunları. Davranışla yaşarlar: gerileme, öfke, ebeveyne yapışma. Ve anlayışları yaşla değişir; 9.4'te gördüğümüz gibi çocukların çoğu ölümün geri dönüşsüz olduğunu beş ile yedi yaş arasında kavramaya başlar. Daha büyük çocuklar ölümü somut, bazen korkutucu ayrıntılarla merak eder; dokuz-on yaşından sonra çocuk yetişkine yakın bir anlayışla kendi ölümlülüğünü de düşünmeye başlar.

Öleni anmak, yasın en önemli parçalarından biridir. Fotoğraflar, hikâyeler, bir anı kutusu, onun sevdiği bir yemeği birlikte pişirmek. "Üzülmesin" diye susmak çocuğu yasıyla yalnız bırakır. Ebeveyn kendi yasını gösterebilir, ama çocuğu teselli kaynağına dönüştürmez. Bir ebeveynin kaybında, geride kalan ebeveynin kendi yası için destek alması çocuk için en koruyucu şeylerden biridir; çünkü çocuk içinden bir soru taşır: "Diğerini de kaybedecek miyim?" Bu soruya verilecek cevap somut bir güvencedir. Bir kardeş kaybında ise geride kalan çocuk hem kendi yasını tutar hem de ebeveynlerinin yasında görünmez olma riski taşır; bazen kaybedilen kardeşin "yerine" geçmeye çalışır. Onun da görülmesi gerekir. Dünya Sağlık Örgütü'nün hastalık sınıflamasında uzamış yas bozukluğu için kayıptan sonra en az altı ay geçmiş olması, ölen kişiye yoğun bir özlem ya da onunla sürekli meşguliyet, belirgin işlev kaybı ve tepkinin kişinin kültürel ve dinî normlarının belirgin biçimde ötesinde olması aranır. Çocuğun yası altı aydan uzun süre yoğunluğunu koruyor, günlük işlevini ciddi biçimde bozuyor, ölen kişiye kavuşma isteği ya da kendine zarar verme düşünceleri içeriyorsa bir uzmana başvurulur.

Kronik hastalık. Çocuğun kendisi diyabet, epilepsi, kanser, kronik bir böbrek hastalığı ya da ağır bir alerji gibi süregen bir hastalıkla yaşıyorsa birkaç ilke yol gösterir. Çocuğa yaşına göre doğru bilgi vermek ve tedavisinde ona söz hakkı tanımak; hastalık çocuğun kimliğinin tamamı hâline gelmemelidir. Okul, arkadaşlar ve oyun gibi hastalık dışındaki hayatı korumak. Aşırı korumadan kaçınmak; hasta çocuğa hiç sınır konmaması ona "Ben kırılganım" mesajı verir. Kardeşleri görmek; "sağlıklı kardeş" kolayca görünmez olur. Ve ebeveynin kendi yorgunluğuna dikkat etmek; hasta çocuk aileleri için destek grupları çok değerlidir.

Hasta olan ebeveynse, çocuğa yaşına göre doğru bir bilgi verilir: "Annemin bir hastalığı var, tedavi görüyor, doktorlar ona yardım ediyor." Hastalığın adı, örneğin kanser, söylenir; çünkü çocuk o kelimeyi zaten bir yerden duyacaktır. "Bana kim bakacak?" sorusuna somut bir cevap verilir. Çocuk küçük yardımlarla katkı verebilir ama bakım sorumluluğunu taşımaz. Rutinler başka yetişkinlerin desteğiyle korunur. Ölüm olasılığı varsa dürüstlük gerekir: "Doktorlar çok uğraşıyor; bazen ilaçlar yetmiyor. Ne olursa olsun sana bakılacak." Ebeveynde depresyon ya da bağımlılık gibi ruhsal bir hastalık varsa, "Annenin bir hastalığı var, bazen çok üzgün oluyor; bu senin suçun değil ve senin çözmen gereken bir şey değil" cümlesi çocuk için çok koruyucudur. Ebeveynin tedavisi, bir anlamda çocuğun da tedavisidir.

Göç ve taşınma. Şehir değiştirmek bir çocuk için bir kayıptır: arkadaşlar, okul, oda, yakındaki büyükanne. Önceden bilgi vermek, arkadaşlarla ve eski evle vedalaşma ritüelleri yapmak, yeni evde çocuğun odasını eski eşyalarıyla ve tanıdık düzeniyle kurmak, ilk haftalarda ondan fazla şey beklememek ve eski dünyasıyla bağlantıyı, görüntülü görüşmeler ve ziyaretlerle, sürdürmek işe yarar. Ülke değiştirmek buna dil, kimlik ve aidiyet katmanlarını ekler. Ana dilin evde korunması çocuğun gelişimine zarar vermez, aksine destekler (4.1). Çocuğun iki dünyada birden yaşamasına izin vermek, yani "hem oralı hem buralı" olabilmesi, ayrımcılık deneyimlerini konuşmak ve ebeveynin kendi kayıp ve uyum sürecini çocuğa yüklememek gerekir. Türkiye dünyada en çok mülteci barındıran ülkelerden biri; mülteci ve göçmen çocuklarla çalışan profesyoneller için travma, kayıp ve aidiyet çoğu zaman bir aradadır ve okul bu çocuklar için en güçlü iyileştirici ortamlardan biridir.

Afet. Deprem, sel ya da yangın gibi bir afetten sonra yapılacaklar 10.2'de ayrıntılı olarak ele alındı: sakin bir yetişkin, doğru ve kısa bilgi, sürdürülen rutinler, oyunla işleme, çocuğu haberlerden ve görüntülerden korumak, küçük katkı görevleri ve bir ay sonra hâlâ süren yoğun belirtilerde uzmana başvurmak. Buraya tek bir hatırlatma eklenir: ebeveynin kendi afet tepkisi önce gelir, çünkü çocuğun tepkisini büyük ölçüde o belirler.

"Ne zaman uzman?" haritası. Akademi boyunca verilen ölçütleri tek bir sayfada toplamak mümkündür. Gelişim alanında: her yaşta daha önce kazanılmış bir becerinin kaybı hemen değerlendirilir; bir yaş civarında adına tepki vermemek ya da hiçbir şeyi işaret etmemek, on sekiz ayda hiç kelime olmaması ve bağımsız yürüyememek, yirmi dört ayda iki kelimelik cümle kurmamak ve süren göz teması yokluğu birer işarettir. Davranış ve duygu alanında: altı haftadan uzun süren ani bir değişiklik, en az iki ortamda işlevin bozulması, çok sık, uzun süren ve kendine zarar içeren öfke nöbetleri, beş yaşından sonra süren yoğun saldırganlık, kaygı ve depresyonda yoğunluk, süre ve işlev eşiğinin aşılması, iki haftayı geçen okul reddi ve yeme davranışında belirgin değişiklik.

Acil durumlar ayrı bir kategoridir: kendine zarar verme izleri, ölümden ya da "Olmasam" diye söz etmek, ki bu durumda doğrudan sorulur ve aynı gün başvurulur, istismar şüphesi, ki bu durumda çocuk sorguya çekilmez, ona inanılır ve 5.2'deki yollarla, Çocuk İzlem Merkezleri ve 183 aracılığıyla başvurulur, madde kullanımını düşündüren belirtiler ve çocuğun yaşının çok ötesinde cinsellikle ilgili bilgi ya da hareketler. Olay sonrası: travmatik bir olaydan bir ay sonra süren yoğun belirtiler ve bir kayıptan altı ay sonra süren işlev kaybı. Ebeveyn için: kontrol edilemeyen öfke ya da şiddet, doğum sonrası dönem dahil iki haftadan uzun süren depresif belirtiler, süren tükenmişlik, çocukla ilişkide sürekli tetiklenmek ve eş ilişkisinin çökmesi.

Nereye başvurulacağı da haritanın parçasıdır: ilk kapı olarak çocuk doktoru ya da aile hekimi; çocuk ve ergen psikiyatristi, çocuk nöroloğu, psikolog ve çocuk gelişim uzmanı; dil ve konuşma terapisti ve ergoterapist; Rehberlik ve Araştırma Merkezi ve okulun rehberlik servisi; istismar şüphesinde Çocuk İzlem Merkezleri ve 183; acil durumlarda 112. Kural her zaman aynıdır: bir şüphe varsa erken değerlendirme hiçbir şey kaybettirmez; beklemek ise çoğu zaman kaybettirir.

Örnekler

  • Basit: Aysun boşandıktan sonra, altı yaşındaki kızı Zerda babasının evinden her döndüğünde onu sorulara boğuyor: "Baban ne yaptı? Kiminle görüştü? Ne dedi?" Zerda iki ev arasında gerginleşmiş, her dönüşte ağlıyor. Farkında olmadan kızını bir casusa dönüştürmüş. Aysun yolu değiştiriyor. Dönüşte yalnızca karşılama var: "Hoş geldin, seni çok özledim." Babası hakkında soru yok; gereken bilgiyi Aysun eski eşinden doğrudan alıyor. Zerda babasıyla ilgili güzel bir şey anlattığında annesi içtenlikle seviniyor: "Ne güzel, parka gitmişsiniz." İki hafta içinde dönüş ağlamaları bitiyor; çünkü Zerda artık iki dünyayı birbirinden gizleyerek taşımak zorunda değil.
  • Orta: Dede vefat ediyor; dört yaşındaki Aral ile dokuz yaşındaki Serra'nın ailesi "Çocuklar üzülmesin" diye onları cenazeye götürmüyor ve "Dede uzaklara gitti" diyor. Dedenin adı evde hiç anılmıyor, anneleri gizlice ağlıyor. Aral her gün "Dede ne zaman gelecek?" diye soruyor; Serra'nın uykuları bölünüyor; yatmadan önce "Annem de ölecek mi?" diye fısıldıyor. Aile onarıma başlıyor. Doğru kelime kullanılıyor: "Dede öldü." İki çocuğa yaşlarına uygun açıklamalar yapılıyor. Hazırlanarak ve zorlamadan mezar ziyaretine gidiliyor. Bir anı kutusu hazırlanıyor ve dedenin hikâyeleri anlatılmaya başlanıyor. Anne yasını görünür ama taşınabilir kılıyor: "Dedeni çok özlüyorum; ağlamak bana iyi geliyor." Serra'ya somut bir güvence veriliyor: "Ben sağlıklıyım ve uzun süre buradayım. Olur da bir şey olursa sana teyzen bakar." Yas ancak şimdi başlıyor, çünkü artık izin var.
  • Gerçek hayat: Gonca'ya kanser tanısı konuyor; çocukları Ediz on iki, Pamir yedi yaşında. Eşi Sinan "Çocuklar bilmesin, grip diyelim" diyor. Ama çocuklar dökülen saçları, sık hastane gidişlerini ve kapı arkasındaki fısıltıları görüyor. Ediz internette araştırıyor ve en kötü senaryoları okuyor; Pamir "Annem ölecek mi?" sorusunu kimseye soramadığı için geceleri yeniden altını ıslatmaya başlıyor. Doğru yol, anne ve babanın birlikte, yaşa uygun ve doğru bir bilgi vermesi: "Annenin kanser diye bir hastalığı var. Doktorlar tedavi ediyor. İlaçlar saçlarını döküyor ama bu iyileşmenin bir parçası. Sorularını her zaman sorabilirsin." "Bana kim bakacak?" sorusuna teyzeleri ve anneanneleri üzerinden somut bir cevap veriliyor. Rutinler korunuyor, çocuklar küçük katkılar veriyor, örneğin annelerine çay getiriyorlar, ama bakıcı olmuyorlar. Okula bilgi veriliyor ve Sinan kendi korkusu için destek almaya başlıyor. Çocuklar bilgiyle sakinleşiyor; bilgisizlikle değil.

Ebeveyn için beden pratiği (4 dk)

Ailenin yaşadığı ya da yaşamaktan korktuğun büyük bir olayı düşün. Bedeninde ilk ne oluyor? Bir çökme mi, göğüste bir sıkışma mı, kalkıp gitme isteği mi? Şimdi bir duvara doğru yürü ve sırtını tamamen ona yasla: topuklar, kalçalar, kürek kemikleri ve başının arkası duvara değsin. Ayak tabanlarını yere bastır ve duvarın seni nasıl taşıdığını hisset. Nefesini yavaşça uzat ve dudaklarını kıpırdatmadan şu cümleyi düşün: "Bunu tek başıma taşıyamıyorsam yardım alacağım; ama çocuğum için bir kıyı olacağım." Kıyı olmak fırtınayı durdurmak değildir; fırtına sırasında orada kalmaktır. Duvardan ayrılmadan önce bir soru daha sor: kıyının da bir kıyıya ihtiyacı vardır; seninki kim?

Bu hafta evde

Şimdi sıra sende: Son beş yılın büyük olaylarını beş ortak ilkeyle değerlendir: her olayda hangisi vardı, hangisi eksikti? Eksik kalan biri için, örneğin geç anlatılmış bir kayıp ya da saklanmış bir hastalık için, bir onarım konuşması planla. "Ne zaman uzman" haritasını bir sayfaya yaz, evdeki diğer yetişkinlerle paylaş ve görünür bir yere as; çocuğun için maddeleri dürüstçe tara. Kendi kıyını belirle: zor bir olayda seni düzenleyebilecek iki yetişkin ve bir profesyonel; isimlerini yaz. Boşanmış ya da ayrı yaşıyorsan, çocuğunu iki ev arasında habere ya da casusluğa zorladığın anları yedi gün boyunca say ve sıfıra indirmeye çalış. Hedef: Fırtınayı önlemek değil, fırtına sırasında çocuğun yanında düzenlenmiş bir yetişkin olmak. Gözlem günlüğü: Planladığın onarım konuşmasında çocuğun ilk sorusu ne oldu ve o soruyu duyduğunda bedenin ne yaptı?

Mini test

  1. Her zor olayda çocuğu koruyan beş ortak ilke nedir?
  2. Boşandıktan sonra eski eşin her hafta sonu dönüşünde dokuz yaşındaki oğluna "Annen yeni biriyle mi görüşüyor? Neler konuşuyorsunuz?" diye soruyor; oğlun da her pazar akşamı karın ağrısıyla dönüyor. Ne yaparsın?
  3. Çocukların yası yetişkinlerinkinden nasıl farklıdır?
  4. Eşine kalp ameliyatı gerektiren ciddi bir tanı kondu. Yedi yaşındaki kızınız evdeki telaşı fark ediyor ve sana "Babam ölecek mi?" diye soruyor; sen ne diyeceğini bilemiyorsun. Ona ne söylersin?
  5. "Ne zaman uzman" haritasında acil kategorisine giren üç durum say.
Cevapları göster
  1. Düzenlenmiş en az bir yetişkin, doğru ve yaşa uygun bilgi, rutinin korunması, duyguya yer ve zaman ve çocuğun çocuk kalması.
  2. Oğlun iki ev arasında haber taşıyıcısına dönüşmüş; çocuğa en çok zarar veren boşanmanın kendisinden çok bu tür süren çatışma ve taraf tutmaya zorlanmaktır, karın ağrısı da büyük olasılıkla bu yükün bedendeki izidir. Oğlunu sorguya çekmezsin ve onun aracılığıyla cevap da vermezsin. Eski eşinle doğrudan, kısa ve iş ilişkisi gibi bir konuşma yaparsın: "Oğlumuzu ikimizin arasında haber taşımaya zorlamayalım; bilmek istediğin bir şey varsa bana sor." Bu işe yaramazsa bir aile arabulucusu ya da danışmandan destek istersin. Oğluna da açıkça söylersin: "Annenle babanın arasındaki işler senin taşıman gereken şeyler değil. Sana bir şey sorulursa 'Bunu annemle konuş' diyebilirsin."
  3. Dalgalar hâlinde yaşanır, yani çocuk ağlayıp kısa sürede oyuna dönebilir; bedenden ve davranıştan konuşur; ve ölümü anlama biçimi yaşla birlikte değişir.
  4. Önce sakin bir an ve sakin bir yüz bulursun; mümkünse eşinle birlikte konuşursunuz. Doğru ve yaşına uygun bir bilgi verirsin: "Babanın kalbinde bir sorun var ve doktorlar onu ameliyatla düzeltecek. Bu ciddi bir ameliyat ama doktorlar bu işi çok iyi biliyor." Sahte bir kesinlik vermezsin, ama umudu da korursun: "Babanın iyileşmesi için herkes çok uğraşıyor." "Bana kim bakacak?" sorusuna somut bir cevap verirsin: ameliyat günü kimin evde olacağını, kimin onu okuldan alacağını. Bunun onun suçu olmadığını ve onun çözmesi gereken bir şey olmadığını söylersin. Sorularını her zaman sorabileceğini ekler, sonraki günlerde de aynı sakinlikle cevaplarsın.
  5. Kendine zarar verme izleri; ölümden ya da "Olmasam" diye söz etmek; istismar şüphesi. Madde kullanımına işaret eden belirtiler ve çocuğun yaşıyla bağdaşmayan cinsel içerikli sözler ya da hareketler de bu gruba girer.

Özet

  • Olayın kendisinden çok olay sırasındaki ilişki belirleyicidir; beş ortak ilke çocuğu korur.
  • Boşanmada zarar veren çoğu zaman çatışmadır; çocuk taraf, haberci ya da casus yapılmaz.
  • Çocuk yas tutar; doğru kelime, hazırlıklı katılım, anmak ve somut güvence yasın yoludur.
  • Hastalıkta bilgi sakinleştirir, bilgisizlik korkutucu hayaller üretir; çocuk bakıcı olmaz.
  • "Ne zaman uzman" haritası tek sayfadır; şüphe varsa erken değerlendirme hiçbir şey kaybettirmez.

Sonraki derse hazırlık

Modül 11 burada bitiyor; modül projesi olan farklılık ve fırtına dosyasını tamamlayabilirsin. Ders 12.1, "İki Kişi, Bir Takım: Eş İlişkisi ve Ortak Ebeveynlik", İleri seviyenin son modülünü açıyor ve çocuğun içinde büyüdüğü ilişkiye, yani ebeveynlerin birbirine bakıyor. Hazırlık olarak evin "görünmez yükünü" listele: doktor randevularını kim hatırlıyor, kıyafetlerin küçüldüğünü kim fark ediyor, okul mesajlarını kim takip ediyor, doğum günü hediyelerini kim düşünüyor? Her maddenin yanına kimin taşıdığını yaz. Tek başına çocuk büyütüyorsan aynı listeyi yaz ve yanına bu yükü kiminle paylaşabileceğini ekle.

Kaynaklar

  • Amato, P. R., Loomis, L. S. ve Booth, A. (1995). Parental divorce, marital conflict, and offspring well-being during early adulthood. Social Forces, 73(3), 895–915.
  • Amato, P. R. (2001). Children of divorce in the 1990s: An update of the Amato and Keith (1991) meta-analysis. Journal of Family Psychology, 15(3), 355–370.
  • World Health Organization (2019). International Classification of Diseases, 11th Revision (ICD-11), 6B42 Prolonged grief disorder. Geneva: WHO.
  • Speece, M. W. ve Brent, S. B. (1984). Children's understanding of death: A review of three components of a death concept. Child Development, 55(5), 1671–1686.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.