İçeriğe geç

Ders 5.4 · Seviye 5

Majjhima Nikāya — Orta Uzunlukta Söylemler

1.620 kelime · 4 birincil kaynak pasajı · yaklaşık 7 dakika okuma · seslendirme 11 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Koleksiyon 152 söylemden, on beş bölümden ve üç ellilik gruptan oluşur; orta grup muhataplarına göre düzenlenmiştir.
  2. Öğretinin sistematik haritasını çıkaran seviye büyük ölçüde bu koleksiyona yaslandı; bunun nedeni, metinlerin odaklı ve içeriye konuşan yapısıdır.
  3. MN 22'de öğreti hem yanlış tutulmaya (yılan) hem de bırakılamamaya (sal) karşı uyarılır; Ariṭṭha'nın hatası öğretiyi kendi görüşünü korumak için tutmaktı.
  4. MN 1 keşişlerin sevinmediği cümlesiyle biter; formülden sapan bu yer, metnin en bilgilendirici yerlerinden biridir.
  5. MN 101 bir sorgulama dizisiyle "her şey geçmiş eylemdir" görüşünü sınar; MN 152 duyuları kapatmayı değil, açık duyularla sakinleşmeyi öğretir.

Açılış sahnesi

Keşiş Ariṭṭha, topluluğa girmeden önce akbaba eğiten bir aileden gelir. Bir gün kendi kendine bir sonuca varır ve bunu çevresindekilere de söyler: öğretmenin engel dediği duyusal hazlar, onlarla uğraşan birine aslında engel olmaz; öğretiyi ben böyle anlıyorum. Keşişler onu vazgeçirmeye çalışır. Ariṭṭha direnir; görüşüne sıkıca yapışır.

Sonunda öğretmen onu çağırır ve sorar: benim öğretiyi böyle öğrettiğimi kimden duydun? Ariṭṭha cevap veremez. Omuzları düşer, başı öne eğilir, sessizce oturur. Öğretmen keşişlere döner ve iki benzetme yapar. Birincisi bir yılandır: öğretiyi başkalarını eleştirmek ve tartışma kazanmak için öğrenen kişi, zehirli bir yılanı kuyruğundan tutan adama benzer; yılan döner ve onu sokar. Doğru tutmak, yılanı başının hemen arkasından çatal bir sopayla bastırmaktır.

İkincisi bir saldır. Bir adam bu kıyının tehlikeli, karşı kıyının güvenli olduğunu görür ve dallardan, otlardan bir sal yapar. Salla karşıya geçer. Sonra ne yapmalı? Salı sırtına alıp yanında mı taşımalı? Hayır; kıyıya çekip bırakmalı. Öğreti de böyledir, der öğretmen: geçmek içindir, tutunmak için değil. Öğretileri bile bırakmalısınız; öğreti olmayanları hiç söylemeye gerek yok.

Majjhima Nikāya'nın 22. söylemi bu sahneyi anlatır. İki uyarı yan yana durur: yanlış tutmak ve bırakmayı bilmemek. Bu koleksiyon, orta uzunluktaki söylemler koleksiyonu, bu tür ikili uyarıların ve öğretinin çekirdek çözümlemelerinin en yoğun olduğu yerdir.

Bu derste ne olacak

Önce koleksiyonun düzenine ve neden "çekirdek" sayıldığına bakacaksın. Sonra bu seviyede zaten okuduğun söylemlerin haritasını çıkaracaksın. Ardından koleksiyonun ilk söylemine ve onun şaşırtıcı sonuna geçeceksin. Sonra Jain öğretmenlerle yapılan bir sorgulamaya ve bir brahman öğrencinin öğretmeninin sözleriyle düşürüldüğü nükteli bir konuşmaya bakacaksın. En sonda "çekirdek" ile "erken" arasındaki farkı ayıracaksın.

Sıfır noktası

Yabancı bir dil öğrendiğini düşün. Başta sözlük vazgeçilmezdir: her cümlede açarsın, her kelimeyi ararsın. Bir gün dili akıcı konuşmaya başlarsın ve sözlüğü artık elinde taşımazsın. Ama sözlüğü hiç açmadan o güne gelemezdin. Bir de sözlüğü yanlış kullanan biri vardır: kelimeleri tek tek çevirip cümleleri öyle kurar ve bu dili hiçbir zaman öğrenemez. Aynı araç, doğru kullanıldığında seni taşır, yanlış kullanıldığında yerinde sayar.

Benzetmenin kırıldığı yer önemli. Dil öğrenmenin sonunda daha fazla dil vardır; sözlük rafta durur ve yeniden açılabilir. Sal benzetmesinin hedefi ise bir beceri değil, bir kurtuluştur ve o kurtuluşun içinde öğretinin kendisine yapışmamak da vardır. Ariṭṭha'nın sorunu da buydu: öğretiyi kendi görüşünü korumak için tuttu.

Mekanizma

Koleksiyonun düzeni

Koleksiyon 152 söylemden oluşur. Bunlar on beş bölüme ayrılır; bölümlerin çoğu on söylem içerir ve bölümler üç büyük "ellilik" grupta toplanır. Bu düzen bir ezber düzenidir: onluk birimler ve ellilik gruplar, kanon kavramı dersinde gördüğün sayı sayacıyla aynı işi görür. Ortadaki ellilik grubun bir özelliği daha var: bölümlerin adları muhatapların türünden gelir. Ev sahipleriyle, keşişlerle, gezgin çilecilerle, krallarla ve brahmanlarla konuşulan söylemler ayrı bölümlerde toplanır. Son ellilik grupta ise "çözümleme" adını taşıyan bir bölüm vardır; oradaki söylemler bir öğretiyi madde madde açar.

Koleksiyonun neden çekirdek sayıldığı sorusunun cevabı yapısaldır. Metinler bir öğretiyi açacak kadar uzun, ama bağlam kurmakla uğraşmayacak kadar odaklıdır. Uzun Söylemler dışarıya konuşuyordu; bu koleksiyon daha çok içeriye, uygulayıcıya konuşur.

Yaygın yanlış"Orta uzunluktaki söylemler daha az önemlidir."
Doğrusu

Uzunluk bir önem ölçütü değildir; öğretinin çekirdek çözümlemelerinin büyük kısmı bu koleksiyondadır.

Zaten okuduğun söylemler

Bu koleksiyonu açtığında birçok tanıdık yüzle karşılaşacaksın, çünkü önceki iki seviyenin derslerinde onları okudun. Arayış ve çilecilik anlatıları, yani iki öğretmen, ağır çilecilik ve çocukluk hatırası, buradandır. Aṅgulimāla'nın dönüşümü, Upāli'nin ikna oluşu, Mahākaccāna'nın bal topu ve Dhammadinnā'nın çözümlemesi buradandır. Sāti'nin ateşi, Vaccha'nın sönen ateşi ve Māluṅkyaputta'nın zehirli oku buradandır. Rāhula'nın aynası, Abhaya'nın bebeği, Vedehikā'nın sınanması, dikkatin dört alanı ve yoğunlaşma aşamalarının benzetmeleri de buradandır.

Liste bir şey söylüyor: öğretinin sistematik haritasını çıkaran seviye, büyük ölçüde bu koleksiyona yaslandı. Bu bir tesadüf değil, bir seçimdir ve seçimin gerekçesi, yukarıdaki yapısal nedendir. Ama öbür koleksiyonların daha az önemli olduğu anlamına gelmez; bir seçim, gerekçesiyle birlikte söylenmelidir.

İlk söylem ve sevinmeyen dinleyiciler

Koleksiyon zor bir metinle açılır ve bu bir yerleştirme tercihidir.

Öğretmen, eğitimsiz kişinin toprağı, suyu, tanrıları, gördüğünü, duyduğunu ve sonunda "her şeyi" nasıl algıladığını anlatır: onu algılar, sonra onu kavramsallaştırır, onda kendini kurar, "benim" diye sahiplenir ve ondan haz alır. Eğitilmiş kişi aynı şeyi doğrudan bilir ama kavramsallaştırmaz. Söylem alışılmadık bir cümleyle biter: keşişler öğretmenin sözlerinden sevinç duymadı.

Hemen hemen bütün söylemler "keşişler sevindi ve onayladı" kalıbıyla biter; bu söylem bilerek ya da bilmeyerek o kalıbı bozar. Sonraki yorum geleneği bunu, dinleyicilerin öğrenimleriyle gururlanan eski brahmanlar olduğunu ve söylemin onları kibirlerinden sarsmak için verildiğini söyleyerek açıklar. Açıklama sonradan gelir, ama kalıptan sapma metnin kendisindedir. Kanon kavramı dersinde öğrendiğin okuma tekniği burada işe yarar: formülden sapan yer, en bilgilendirici yerdir.

Söylemin konusu da bu seviyenin kalbine yakındır. Altı duyu alanı dersinde bir algının nasıl kavramsal bir çoğalmaya dönüştüğünü görmüştün; ilk söylem aynı süreci "her şey" ölçeğinde anlatır: algılanan şey hemen bir sahiplenme ilişkisine sokulur.

Kaynaklardan okuma

Yılanı nereden tutmalı

Açılıştaki söyleme dön, çünkü iki benzetmenin arkasında bir öğrenme kuramı var.

Ariṭṭha'nın görüşü keşişlerin önünde düzeltildikten sonra öğretmen, öğretiyi öğrenmenin iki yolunu ayırır. Bazıları öğretiyi ezberler ama anlamını bilgelikle incelemez; onu başkalarını eleştirmek ve tartışmalardan sıyrılmak için öğrenir. Bu, yılanı kuyruğundan tutmaktır ve uzun süre zarar getirir. Bazıları ise anlamını inceler ve öğretiyi amacı için öğrenir; bu, yılanı doğru yerden tutmaktır. Ardından sal benzetmesi gelir: öğreti karşıya geçmek içindir, tutunmak için değil.

Söylemin sırası önemlidir: önce doğru tutmak, sonra bırakmak. Sal benzetmesi tek başına alıntılandığında "öğreti önemli değil" gibi okunabilir; oysa aynı metin önce doğru tutmayı öğretir ve bu sıralama, hiç doğru tutulmamış bir öğretiyi bırakmaktan söz etmenin anlamsız olduğunu düşündürür. Ariṭṭha salı bırakmadı; salı hiç kurmadan kıyıda kendi görüşüne tutundu.

Jainlere sorulan sorular

Koleksiyonun dışarıya konuştuğu yerler de vardır ve bunlardan biri, karma dersinde gördüğün tartışmanın öbür yüzünü gösterir.

Jain çileciler şöyle der: bir insanın hissettiği her şey geçmişteki eylemlerinden kaynaklanır; şiddetli çilecilikle eski eylemler eritilir, yenileri yapılmazsa acı biter. Öğretmen sorar: geçmişte var olduğunuzu biliyor musunuz? Kötü eylemler yaptığınızı biliyor musunuz? Ne kadar acının eridiğini, ne kadarının kaldığını biliyor musunuz? Her soruya cevap "hayır"dır. Öğretmen bir gözlem de ekler: çilecilerin şiddetli acıları ancak kendilerini zorladıkları sürece var; zorlamayı bıraktıklarında acı da duruyor. Öyleyse bu acı eski eylemlerden değil, şimdiki zorlamadan geliyor.

Söylemin biçimi dikkat çekicidir: bir çürütme metni değil, bir sorgulama dizisidir. Karşı görüş kendi ifadeleriyle kurulur ve sorulan her soru, o görüşün kendi bilgi iddiasını sınar. Karma dersinde Sīvaka'ya verilen sekiz nedenli cevabı görmüştün; bu söylem aynı konuma, "her şey geçmiş eylemdir" görüşüne, başka bir yoldan varır. Ama bir uyarı yine geçerlidir: Jain görüşü burada bir rakibin ağzından özetlenmiştir.

Görmeyen göz

Koleksiyonun son söylemi kısa ve nüktelidir.

Genç brahman Uttara'ya öğretmeni Pārāsariya'nın duyuların gelişimini nasıl öğrettiği sorulur. Uttara cevap verir: gözle görmemek, kulakla duymamak. Öğretmen hemen karşılık verir: öyleyse körler ve sağırlar yetilerini en iyi geliştirmiş kişiler olurdu. Uttara susar. Sonra öğretmen kendi anlatımını verir: bir görüntü görüldüğünde hoş, nahoş ya da ikisi de olmayan bir şey ortaya çıkar; eğitilmiş kişi bunun ortaya çıktığını fark eder ve dengeye döner. Göz kapanmaz; göz açıkken zihin sakinleşir.

Söylem, koleksiyonun sonunda duyulardan kaçış ile duyuların içinde özgürlük arasındaki farkı keskin bir biçimde çizer. Altı duyu alanı dersinde "amaç duyulardan kaçmaktır" yanılgısını görmüştün; bu söylem aynı yanılgıya bir espriyle cevap verir.

Usta katmanı

Bir metnin çekirdek sayılması bir katman iddiası değildir. Bu koleksiyondaki bazı söylemler de geç katman işaretleri taşır. Öğretideki merkezîlik ile tarihsel erkenlik ayrı sorulardır ve karıştırılmamalıdır.

Koleksiyonun Çince paraleli, Sarvāstivāda okuluna atfedilen Madhyama Āgama'dır ve 222 söylem içerir. İki koleksiyonun büyük bir kısmı birbirine karşılık gelir; aynı söylemin iki bağımsız aktarımı yan yana okunabilir. Bu seviyenin ilerleyen derslerinde bu karşılaştırmanın nasıl yapıldığını göreceksin.

Soru-cevap biçimindeki söylemler öğrenmek için en verimli metinlerdir. Dhammadinnā'nın ve Sāriputta'nın soru dizileriyle ilerleyen çözümlemeleri, bir öğretiyi adım adım kurar ve okurun kendi sorularını sormasına yer bırakır. İlk okuma için de en uygun koleksiyon budur: metinler tek bir konuya odaklıdır ve uzunluk yönetilebilir.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlış"Sal benzetmesi öğretinin önemsiz olduğunu söyler."
Doğrusu

Söylem salın yapılmasını ve kullanılmasını da anlatır; bırakma, karşıya geçtikten sonra gelir. Benzetmeyi yarıda kesmek en yaygın kötüye kullanımıdır.

Yaygın yanlış"Öğretiyi iyi bilmek, onu doğru tutmak demektir."
Doğrusu

Yılan benzetmesine göre öğretiyi eleştiri ve tartışma için öğrenen kişi onu kuyruğundan tutar; bilgi ne kadar çok olursa olsun, tutuş yanlıştır.

Yaygın yanlış"Duyuların gelişimi, duyuları kapatmaktır."
Doğrusu

MN 152 bu görüşe körler ve sağırlar örneğiyle cevap verir: göz açık kalır, sakinleşen zihindir.

Uygulama

Kilit özet

  1. Koleksiyon 152 söylemden, on beş bölümden ve üç ellilik gruptan oluşur; orta grup muhataplarına göre düzenlenmiştir.
  2. Öğretinin sistematik haritasını çıkaran seviye büyük ölçüde bu koleksiyona yaslandı; bunun nedeni, metinlerin odaklı ve içeriye konuşan yapısıdır.
  3. MN 22'de öğreti hem yanlış tutulmaya (yılan) hem de bırakılamamaya (sal) karşı uyarılır; Ariṭṭha'nın hatası öğretiyi kendi görüşünü korumak için tutmaktı.
  4. MN 1 keşişlerin sevinmediği cümlesiyle biter; formülden sapan bu yer, metnin en bilgilendirici yerlerinden biridir.
  5. MN 101 bir sorgulama dizisiyle "her şey geçmiş eylemdir" görüşünü sınar; MN 152 duyuları kapatmayı değil, açık duyularla sakinleşmeyi öğretir.
Öğretileri bile bırakmalısınız; öğreti olmayanları hiç söylemeye gerek yok.

Sonraki derse köprü

Önceki iki koleksiyonda düzenin ölçütü uzunluktu. Sonraki koleksiyonda bu ölçüt tamamen değişiyor: söylemler konularına göre bir araya getirilmiş. Bu yeni düzen bir kavramı izlemeyi çok kolaylaştırıyor, ama karşılığında bir şeyi görünmez kılıyor ve o bedeli de göreceksin. Orada bu seviyede defalarca başvurduğun kısa ve yoğun söylemlerin çoğunu kendi yerlerinde bulacaksın; bir de bu seviyede hiç görmediğin, şiirle, tanrılarla ve rahibelerle dolu bir ilk bölümle karşılaşacaksın.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesi bir manastır avlusunda açılsın: omuzları düşmüş, başı önde oturan bir keşiş ve karşısında öğretmen. Yılan benzetmesi soyut bir çizgiyle verilsin; gerçekçi bir sürüngen görüntüsü kullanılmasın. Sal benzetmesinde dallardan yapılmış bir sal, bir nehir ve karşı kıyıda salı bırakıp yürüyen bir figür gösterilsin.

Sözlük benzetmesinde bir sözlük önce masada açık, sonra rafta kapalı gösterilsin.

"Zaten okuduğun söylemler" bölümünde koleksiyon bir raf olarak çizilsin ve önceki derslerde okunan söylemler rafta ışıklansın; ışıklanan sırtların çokluğu görsel olarak fark edilsin.

MN 1 bölümünde söylemlerin sonundaki "sevindiler" kalıbı art arda belirsin, sonra tek bir söylemin sonunda bu kalıbın yerinde boşluk kalsın.

Devadaha bölümünde sorular bir liste hâlinde, her birinin yanında "hayır" cevabıyla dizilsin. MN 152 bölümünde açık bir göz ve etrafında dalgalanıp duran bir halka gösterilsin.

Seslendirme tonu: açılış ciddi, sal ve yılan bölümü vurgulu; MN 152'deki körler ve sağırlar cevabı hafif bir tebessümle okunsun.

Müfredat kapsamı — 5.4

  • MN 1 Mūlapariyāya: kavramsallaştırma
  • MN 2 Sabbāsava: kirleticilerle çalışma
  • MN 9 Sammādiṭṭhi: doğru görüş
  • MN 10 Satipaṭṭhāna
  • MN 12 Mahāsīhanāda
  • MN 18 Madhupiṇḍika: papañca
  • MN 21 Kakacūpama: testere benzetmesi
  • MN 22 Alagaddūpama: sal ve yanlış kavrama
  • MN 26 Ariyapariyesanā: Buda'nın arayışı
  • MN 28 Mahāhatthipadopama
  • MN 36 Mahāsaccaka: çilecilik ve uyanış
  • MN 38 Mahātaṇhāsaṅkhaya: bilinç ve yeniden doğuş
  • MN 39 Mahā-Assapura: eğitim yolu
  • MN 44 Cūḷavedalla: Dhammadinnā'nın çözümlemesi
  • MN 52 Aṭṭhakanāgara
  • MN 58 Abhayarājakumāra: doğru söz
  • MN 61 Ambalaṭṭhika-Rāhulovāda: öz değerlendirme
  • MN 62 Mahā-Rāhulovāda: elementler ve meditasyon
  • MN 63 Cūḷamāluṅkya: zehirli ok
  • MN 72 Aggivacchagotta: ölüm sonrası Tathāgata
  • MN 86 Aṅgulimāla
  • MN 95 Caṅkī: hakikate ulaşma
  • MN 101 Devadaha: karma belirlenimciliği eleştirisi
  • MN 109 Mahāpuṇṇama: beş küme
  • MN 117 Mahācattārīsaka: asil doğru yoğunlaşma
  • MN 121 Cūḷasuññata: boşluk
  • MN 131 Bhaddekaratta: şimdiki an öğretisi
  • MN 140 Dhātuvibhaṅga: element çözümlemesi
  • MN 141 Saccavibhaṅga: gerçeklerin açıklanması
  • MN 148 Chachakka: altı altılı grup