İçeriğe geç

Ders 5.3 · Seviye 5

Dīgha Nikāya — Uzun Söylemler

1.632 kelime · 4 birincil kaynak pasajı · yaklaşık 7 dakika okuma · seslendirme 11 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Koleksiyon otuz dört söylemden oluşur ve uzunluğa göre ayrılır; uzun metinlerin büyük kısmı dışarıya konuşur ve bağlam kurmak zorunda olduğu için uzundur.
  2. DN 1'deki altmış iki görüşün ağı dönemin en ayrıntılı iç kaynağıdır, ama taraf bir kaynaktır ve bağımsız metinlerle karşılaştırılmalıdır.
  3. DN 5'te kurban öldürmeden yapılan bir paylaşıma dönüşür ve suçun kaynağı olarak yoksulluk gösterilir; sınıflar üzerine anlatı ise sınıf farkını doğallıktan çıkarır ama kaldırmaz.
  4. DN 32 koruyucu okumanın kanonun içinde olduğunu gösterir; geç katman olasılığı ayrıca söylenmelidir.
  5. DN 33'te Sāriputta, Jain topluluğunun bölünmesi karşısında öğretiyi birlikte okunacak sayılı listeler hâlinde sunar.

Açılış sahnesi

Rājagaha ile Nālandā arasındaki yolda öğretmen büyük bir keşiş topluluğuyla yürür. Arkalarından iki kişi daha gelir: gezgin öğretmen Suppiya ve genç öğrencisi Brahmadatta. Yol boyunca Suppiya öğretmeni, öğretisini ve topluluğunu türlü biçimde kötüler. Öğrencisi Brahmadatta ise aynı yolda, aynı adımlarla yürürken üçünü de över. Bir öğretmen ve öğrencisi, tam tersini söyleyerek aynı topluluğun peşinden gider.

Gece bir kraliyet konak evinde konaklarlar. Sabah keşişler bunu konuşmaktadır: ne tuhaf, bir öğretmen yeriyor, öğrencisi övüyor. Öğretmen gelir ve onlara şunu söyler: başkaları beni ya da öğretiyi kötülerse öfkelenmeyin; överlerse de sevinçle şişmeyin. İkisi de sizin önünüze bir engel koyar. Yanlış olanı yanlış, doğru olanı doğru diye açıklayın; o kadar.

Sonra ekler: sıradan biri beni överken bile önemsiz şeyleri över, ahlakımı ve alçakgönüllülüğümü. Asıl söylenmesi gereken başkadır. Ve dönemin bütün düşünce dünyasını, altmış iki görüşü, tek tek saymaya başlar.

Uzun Söylemler koleksiyonu, Dīgha Nikāya, bu sahneyle açılır. Açılışın kendisi koleksiyonun doğası hakkında bir şey söylüyor: bu söylemler çoğu zaman dışarıdaki birine, bir rakibe, bir krala, bir brahmana ya da bir tanrıya konuşur.

Bu derste ne olacak

Önce koleksiyonun düzenine ve muhatap sorusuna bakacaksın. Sonra altmış iki görüşün ağını ve bu ağın taraf bir kaynak olarak nasıl okunması gerektiğini göreceksin. Ardından bir brahmanın yedi yüz boğalık kurbanına ve ona verilen şaşırtıcı ekonomik cevaba geçeceksin. Sonra koleksiyonun tanrılarla ve koruyucu okumayla konuşan yüzünü tanıyacaksın. En sonda bir bölünmeyi önlemek için okunmuş sayı listelerine bakacaksın.

Sıfır noktası

Bir kurumun iki ayrı yazısını düşün. Birincisi çalışanlara yönelik bir iç duyuru: kısa, teknik, kısaltmalarla dolu, çünkü okuyan zaten bağlamı biliyor. İkincisi dışarıya yönelik bir tanıtım metni: uzun, açıklamalı, karşılaştırmalı. "Biz kimiz, başkalarından farkımız ne, neden bize güvenmelisiniz?" İkinci metin uzundur, çünkü bağlam kurmak zorundadır; okuyanın ön bilgisi yoktur.

Benzetme bu koleksiyonun bileşimini büyük ölçüde açıklar. Kırıldığı yer de açık: koleksiyonda içeriye konuşan uzun metinler de vardır, ayrıntılı uygulama tarifleri ve öğreti çözümlemeleri gibi. Ölçüt tek değildir; ama dışarıya konuşmak, bu koleksiyonun ayırt edici yüzüdür.

Mekanizma

Koleksiyonun düzeni

Koleksiyon otuz dört söylemden oluşur ve üç bölüme ayrılır. İlk bölümün on üç söyleminin ortak bir özelliği vardır: hepsi aynı uzun ahlak bölümünü taşır ve bölümün adı da buradan gelir. Bu bölüm ilk söylemlerde tam olarak okunur; sonrakilerde çoğu zaman "ve benzerleri" diye kısaltılır. Kanon kavramı dersinde gördüğün kalıp birimlerinin en belirgin örneklerinden biri budur. İkinci bölüm koleksiyonun en uzun anlatı ve öğreti metinlerini, üçüncü bölüm ise brahmanlarla tartışmaları, toplumsal konuları ve koruyucu metinleri toplar.

Bu koleksiyon uzunluğa göre ayrılmıştır, konuya göre değil. Uzunluk bir biçim ölçütüdür; ama yukarıdaki benzetmenin söylediği gibi, uzunluk ile muhatap arasında bir bağ vardır.

Yaygın yanlış"Nikāya'lar konularına göre ayrılmıştır."
Doğrusu

Bu koleksiyon uzunluğa göre ayrılır; konu düzeni bölüm içinde görünür. Konuya göre düzenlenen koleksiyon ileride karşına çıkacak.

Altmış iki görüşün ağı

Öğretmen dönemin felsefi konumlarını altmış iki başlıkta toplar: on sekizi geçmişe, kırk dördü geleceğe dair görüşlerdir. Aralarında dünyanın ve benliğin ebedî olduğunu, kısmen ebedî olduğunu, rastlantıyla ortaya çıktığını, ölümle yok olduğunu savunanlar ve hiçbir soruya kesin cevap vermeyen "yılan balığı gibi kıvrananlar" vardır. Söylem her görüşün neye dayandığını da söyler: muhakemeye mi, meditatif bir deneyime mi? Benzetmesi usta bir balıkçıdır: küçük bir gölete ince gözlü bir ağ atar ve içindeki büyükçe bütün canlılar o ağın içinde kalır.

Söylemin yaptığı şey bir çürütme listesi değil, bir tasniftir. Her görüşün hangi tür bir dayanağa yaslandığı ayrıca söylenir ve hepsinin temelinde duyum tonuna ve susamaya bağlı bir koşullanma gösterilir. Tarihsel değeri de büyüktür: Śramaṇa dünyasını anlattığın derste Sañjaya'nın kaçamak cevaplarını görmüştün; burada o tutum "yılan balığı" adıyla bir kategoriye dönüşür.

Ama bir uyarı gerekiyor. Tasnif taraf bir kaynaktan gelir; rakip konumlar kendi ifadeleriyle değil, bir başka gelenek tarafından özetlenmiş biçimde durur. Bir görüşü yalnızca rakibinin ağzından öğrenmek risklidir; bu yüzden bu liste, Jain metinleri gibi bağımsız kaynaklarla karşılaştırılmadan kullanılmamalıdır.

Söylemin ahlak bölümü bir tarih kaynağı olarak da okunabilir. Keşişin uzak durduğu işler tek tek sayılır: el falı, rüya yorumu, yıldız falı, tutulmaları önceden bildirmek, iyi gün belirlemek. Vinaya dersindeki tabela mantığı burada da çalışır: bu liste, o dönemde bu işleri yapan çilecilerin varlığına tanıklık eder.

Yaygın yanlış"Altmış iki görüş listesi tarafsız bir felsefe tarihidir."
Doğrusu

Tasnif iç kaynaklı ve düzenleyicidir; bağımsız kaynaklarla karşılaştırılmalıdır.

Kral ve brahmanla konuşmak

Koleksiyonun ikinci söylemini Śramaṇa dünyasını anlatan dersin açılışında zaten okumuştun: Kral Ajātasattu'nun "çileciliğin bu hayatta gözle görülür bir faydası var mı?" sorusu. Koleksiyon bu tür sorulara uzun, adım adım ilerleyen cevaplar verir. En çarpıcılarından biri bir kurban sahnesidir.

Brahman Kūṭadanta büyük bir kurban hazırlamaktadır: yedi yüz boğa, yedi yüz tosun, yedi yüz düve, yedi yüz keçi ve yedi yüz koç kazıklara bağlanmıştır. Öğretmene kurbanın en iyi nasıl yapılacağını sormaya gelir. Öğretmen eski bir kralın hikâyesini anlatır: ülkesi haydutlarla dolan kral onları cezalandırmak ister, ama danışmanı başka bir yol önerir. Çiftçilere tohum ve yem, tüccarlara sermaye, devlet görevlilerine yiyecek ve ücret verilsin. Kral bunu yapar; haydutluk biter ve insanlar kapılarını açık bırakıp çocuklarını kucaklarında hoplatarak yaşar. Ardından yapılan kurbanda tek bir hayvan öldürülmez. Kūṭadanta sonunda bütün hayvanları salıverir: yeşil ot yesinler, serin su içsinler, serin rüzgâr üzerlerinden essin.

Söylem iki şeyi birden yapar. Kurbanın kendisini, öldürmeden yapılan bir paylaşıma dönüştürerek yeniden tanımlar. Ve suçun kaynağı olarak bireysel kötülüğü değil, yoksulluğu gösterir: haydutluğu ceza değil, ekonomik önlem bitirir. Aynı düşünce koleksiyonun başka bir söyleminde de işlenir: yöneticinin yoksulluğu gidermemesiyle hırsızlığın, şiddetin ve yalanın zincirleme arttığı bir çöküş anlatısı.

Koleksiyonun toplumsal metinleri arasında en bilineni ise sınıfların kökeni üzerine alaycı anlatıdır. Toplum ve gündelik hayat dersinde onu ayrıntısıyla okumuştun: brahmanların Brahmā'nın ağzından doğduğu iddiası, brahman kadınların da hamile kalıp doğum yaptığı hatırlatılarak alaya alınır. Metin sınıf farkını doğallıktan çıkarır ama ortadan kaldırmayı önermez; ikisini birlikte söylemek gerekir.

Kaynaklardan okuma

Tanrılarla ve koruyucu okumayla

Koleksiyon yalnızca insanlarla konuşmaz. Bir söylemde tanrıların kralı Sakka öğretmenle görüşmeye gelir ve önce bir müzisyeni gönderir: Pañcasikha, lavtasını çalarak bir aşk şarkısı söyler ve şarkıda sevdiği kadını öğretmene duyduğu hayranlıkla karıştırır. Başka bir söylemde ise koruma amacıyla okunacak bir metin sunulur.

Dört büyük kral gece öğretmenin yanına gelir. İçlerinden Vessavaṇa, bazı doğaüstü varlıkların öğretiyi sevmediğini ve ormanda tek başına kalan keşişleri rahatsız edebileceğini söyler. Onlar için bir koruma dizesi önerir; dizede eski uyanmışların adları sayılır ve çeşitli varlıklar anılır. Öğretmen ertesi gün bu dizeyi keşişlere aktarır ve onu öğrenmelerini söyler.

Bu metnin kanonun içinde durması bir bilgi taşır: koruyucu okuma pratiği, sonradan halk arasında eklenmiş bir şey değil, kanonun kendi içinde yer alır. Buda öncesi soy anlatılarını okuduğun derste "halk dini" ile "yüksek öğreti" ayrımının çoğu zaman modern bir dayatma olduğunu görmüştün; bu söylem o ayrımın karşı kanıtlarından biridir. Metin büyük olasılıkla geç bir katmana aittir ve bunu da ayrıca söylemek gerekir.

Bölünmeye karşı bir liste

Koleksiyonun sondan bir önceki söylemi, bu seviyenin konusuna doğrudan bağlanır.

Pāvā'da, Jain öğretmen Nigaṇṭha Nātaputta yeni ölmüştür ve öğrencileri bölünmüş, öğretinin ne olduğu konusunda birbiriyle kavga etmektedir. Öğretmenin isteğiyle Sāriputta keşişlere seslenir: bizim öğretimiz iyi söylenmiştir; hepimiz birlikte okuyalım ve bu konuda çekişmeyelim. Sonra öğretiyi birlerden onlara kadar sayılı listeler hâlinde okur.

Bu söylem, kanon kavramı dersinde gördüğün bellek teknolojisinin bir kuruluş anlatısı gibidir. Başka bir topluluğun kurucusunun ölümünden sonra bölünmesi, ortak bir okuma listesiyle önlenmeye çalışılır. Sayılı liste yalnızca hatırlamayı değil, birlikte hatırlamayı sağlar.

Usta katmanı

Bu koleksiyon dönem tarihi için en verimli kaynaklardan biridir: rakip görüşlerin tasnifi, kral ile çileci ilişkisi, sınıf tartışması, yönetim eleştirisi ve dönemin meslekleri burada toplanır. Ama taraf kaynak sorunu da en keskin burada görünür. Jain geleneğini kendi kaynaklarından okuduğun ders tam da bu yüzden vardı: bir gelenek hakkında yalnızca rakibinin özetiyle konuşulamaz.

Koleksiyonun bazı metinleri geç katman işaretleri taşır: uzunluk, ayrıntılı kozmolojik listeler ve gelişkin şematizasyon. Koleksiyonun bir de Çince paraleli vardır, Dīrgha Āgama; ama içerik tam örtüşmez: bazı söylemler paralelde yoktur, bazıları başka sıradadır. Bu seviyenin ilerleyen derslerinde bu karşılaştırmanın nasıl yapıldığını göreceksin.

Koleksiyon yalnızca dışarıya konuşmaz. Dikkatin dört alanı üzerine en uzun tarif, bağımlı ortaya çıkışın dokuz halkalı uzun çözümlemesi ve öğretmenin son günlerinin en ayrıntılı anlatısı da buradadır. Başlangıç için zor bir koleksiyondur: metinler uzun, tekrar yoğun ve bağlam ister.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlış"Erken metinler yalnızca manastır hayatıyla ilgilenir."
Doğrusu

Bu koleksiyonda ekonomi, yönetim, toplumsal sınıf ve ev sahibi hayatı üzerine ayrıntılı metinler vardır.

Yaygın yanlış"Koruyucu okuma pratikleri sonradan eklenmiş halk unsurlarıdır."
Doğrusu

Kanonun içinde bir metin olarak bulunur; katman tartışması ayrıdır, kanondaki yeri ayrı bir olgudur.

Yaygın yanlış"Kūṭadanta söylemi kurbanı tamamen reddeder."
Doğrusu

Söylem kurbanı yeniden tanımlar: öldürmeden yapılan paylaşım, sonra cömertlik ve ahlak; brahmanın kavramını elinden almaz, dönüştürür.

Uygulama

Kilit özet

  1. Koleksiyon otuz dört söylemden oluşur ve uzunluğa göre ayrılır; uzun metinlerin büyük kısmı dışarıya konuşur ve bağlam kurmak zorunda olduğu için uzundur.
  2. DN 1'deki altmış iki görüşün ağı dönemin en ayrıntılı iç kaynağıdır, ama taraf bir kaynaktır ve bağımsız metinlerle karşılaştırılmalıdır.
  3. DN 5'te kurban öldürmeden yapılan bir paylaşıma dönüşür ve suçun kaynağı olarak yoksulluk gösterilir; sınıflar üzerine anlatı ise sınıf farkını doğallıktan çıkarır ama kaldırmaz.
  4. DN 32 koruyucu okumanın kanonun içinde olduğunu gösterir; geç katman olasılığı ayrıca söylenmelidir.
  5. DN 33'te Sāriputta, Jain topluluğunun bölünmesi karşısında öğretiyi birlikte okunacak sayılı listeler hâlinde sunar.
Hepimiz birlikte okuyalım ve çekişmeyelim.

Sonraki derse köprü

Sırada orta uzunluktaki söylemler var, Majjhima Nikāya. Bu seviyeye kadar alıntıladığın pasajların büyük kısmı o koleksiyondan geldi ve nedenini orada göreceksin. Orada öğretinin kendisine nasıl tutunulması gerektiği üzerine iki ayrı uyarıyı yan yana koyan bir söylemle karşılaşacaksın; biri bir nehir geçişinden, öbürü tehlikeli bir hayvandan alınmış bir benzetme. Bir de algının nasıl çoğaldığını ve kavramsallaştırmanın nereden başladığını çözümleyen metinlere yeniden döneceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesi bir toprak yolda açılsın: önde uzun bir keşiş kafilesi, arkada yan yana yürüyen iki figür. Birinin sözleri koyu, öbürününkiler açık renkli balonlarla verilsin; aynı adımlarla, zıt sözler.

Sıfır noktasında iki metin şeması yan yana gösterilsin: biri kısa ve teknik, öbürü uzun ve açıklamalı.

Altmış iki görüş bölümünde küçük bir gölete atılan ince gözlü bir ağ gösterilsin; ağın düğümleri isimlendirilmesin, çünkü metin zaten bir taraf özetidir.

Kūṭadanta bölümünde kazıklara bağlı hayvanlar ve sonunda çözülen ipler gösterilsin; kurban sahnesi, kan ya da kesim gösterilmesin. Eski kralın ülkesinde tohum, sermaye ve ücretin dağıtıldığı üç kısa kare ve açık kapılar yeterli.

Sakka ve Pañcasikha bölümünde lavtalı bir figür hafif bir mizahla çizilebilir. Āṭānāṭiya bölümünde gece dört figür ve bir ormanda tek başına oturan bir keşiş gösterilsin.

Saṅgīti bölümünde birden ona kadar sayılar sırayla belirsin ve her sayının altında birlikte okuyan bir topluluk görünsün.

Seslendirme tonu: açıklayıcı ve meraklı. Kūṭadanta'nın hayvanları salıverdiği cümle yavaş okunsun; toplumsal metinler bölümünde metnin ne söylediği ve ne söylemediği aynı vurguyla verilsin.

Müfredat kapsamı — 5.3

  • DN 1 Brahmajāla: altmış iki görüş
  • DN 2 Sāmaññaphala: münzevi yaşamın meyveleri
  • DN 9 Poṭṭhapāda: algı ve benlik
  • DN 11 Kevaṭṭa: mucizeler ve bilinç
  • DN 15 Mahānidāna: bağımlı ortaya çıkış
  • DN 16 Mahāparinibbāna: Buda'nın son günleri
  • DN 22 Mahāsatipaṭṭhāna: farkındalığın kuruluşları
  • DN 26 Cakkavatti-Sīhanāda: krallık ve toplumsal çöküş
  • DN 27 Aggañña: toplum, kast ve kozmoloji
  • DN 31 Sigālovāda: ev sahibi etiği
  • DN 32 Āṭānāṭiya: koruyucu okuma ve kozmoloji