Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Aşamalar deneyimle değil, hangi bağın koptuğuyla tanımlanır; AN 10.13 on bağı alt ve üst olarak ikiye ayırır.
- İlk üç bağ görüşle ilgilidir; duyusal arzu ve kötü niyet daha sonra düşer, yani sıra beklenenin tersidir.
- İkinci aşama listeden yeni bir bağ düşürmez, bir incelme getirir; sistem tümüyle ikili değildir.
- SN 3.11 ve SN 55.24, bir kişinin aşamasının dışarıdan anlaşılmasının ne kadar zor olduğunu iki yönden gösterir; SN 22.89'daki koku benzetmesi üst bağların inceliğini anlatır.
- Bodhisatta erken metinlerde uyanış öncesi dönemi bildirir; geniş anlamı sonraki bir gelişmedir ve geriye yansıtılamaz.
Açılış sahnesi
Sāvatthī'de, Doğu Parkı'nda bir akşam. Öğretmen dış kapının yanında oturmaktadır; Kosala kralı Pasenadi gelir, selam verir ve yanına oturur. Tam o sırada önlerinden bir grup çileci geçer: yedi keçeleşmiş saçlı, yedi Jain, yedi çıplak çileci, yedi tek giysili çileci ve yedi gezgin. Hepsinin kılları, tırnakları uzamış, sırtlarında eşyaları vardır. Kral hemen ayağa kalkar, üst giysisini bir omzuna atar, diz çöküp onları avuçlarını birleştirerek selamlar ve üç kez adını söyler: ben Kosala kralı Pasenadi'yim.
Çileciler gidince kral öğretmenine döner: dünyada arahant olanlar ya da arahantlığa giden yolda olanlar varsa, bunlar da onlardan biri. Öğretmen sakin cevap verir: duyusal hazların içinde yaşayan, çocuklarıyla bir evde uyuyan biri olarak kimin arahant olduğunu bilmen zor. Bir insanı tanımak zaman ister.
Kral bir an durur ve itiraf eder: efendim, bunlar benim casuslarım. Ülkeyi dolaşıp geri dönüyorlar. Tozlarını yıkadıktan, saçlarını ve sakallarını kestirdikten, beyazlar giydikten sonra beş duyunun zevkleriyle eğlenecekler.
Saṃyutta Nikāya'nın 3.11 numaralı söylemi bu sahneyi kaydeder. Kralın yanılgısı dersin sorusunu da ortaya koyuyor: birinin uyandığını neye bakarak anlarsın? Metinlerin cevabı ne bir görünüş ne de bir his; tanımlı bir liste.
Bu derste ne olacak
Önce on bağı tanıyacaksın ve listenin sırasının neden şaşırtıcı olduğunu göreceksin. Sonra dört aşamayı sırayla kuracaksın ve her birinde tam olarak neyin koptuğuna bakacaksın. Ardından içki içen bir ev sahibinin neden ilk aşamaya ulaşmış sayıldığını soracaksın. Sonra öğretmeden uyanan bir kişi tipini tanıyacaksın. En sonda bodhisatta sözcüğünün erken metinlerdeki dar anlamını ve sonraki genişlemesini göreceksin.
Sıfır noktası
Bir göz yanılsaması düşün: aynı uzunlukta iki çizgi, uçlarındaki okların yönü yüzünden biri uzun, öbürü kısa görünüyor. Bir cetvel alıp ölçüyorsun ve ikisinin eşit olduğunu görüyorsun. Şimdi yeniden bak. Çizgiler hâlâ farklı uzunlukta görünüyor; yanılsama sürüyor. Ama artık ona kanmıyorsun. Bir şey değişti ve geri dönmeyecek: bu çizgilerin farklı olduğuna bir daha inanmayacaksın.
Benzetme bu dersin en şaşırtıcı noktasını önceden gösteriyor. Yanılsamada önce inanç çözülür, görünüş ise sürer. Aşamalarda da önce görüşler düşer, duygular ise daha sonra. Benzetmenin kırıldığı yer de açık: yanılsamayı dışarıdan bir cetvel düzeltir. Aşamalarda elinde bir cetvel yoktur ve kralın yanılgısı, bir başkasının iç durumunu ölçmenin ne kadar zor olduğunu zaten gösterdi.
Mekanizma
On bağ
Metinler on bağ sayar ve onları ikiye ayırır.
Söylem beş alt bağı sayar: kişilik görüşü, kararsız şüphe, kurallara ve törenlere tutunma, duyusal arzu ve kötü niyet. Sonra beş üst bağı: biçim alanına yönelik arzu, biçimsiz alana yönelik arzu, kendini beğenme, huzursuzluk ve bilgisizlik.
Pāli'de bağ saṃyojana'dır: iki şeyi birbirine bağlayan ip, boyunduruk. İlk üçüne yakından bak, çünkü ilk aşamanın tamamı onlarla ilgilidir. Kişilik görüşü, beş kümeden birini benlik sanmaktır; beş küme dersinde tam olarak bunu sökmüştün. Kararsız şüphe bir sorgulama değildir; sorgulama metinlerde açıkça teşvik edilir. Buradaki şey, hangi yolda olduğunu bilememekten doğan bir felçtir. Kurallara ve törenlere tutunma ise bir uygulamanın kendi başına kurtarıcı olduğu görüşüdür.
Şimdi listenin sırasına bak: ilk üç bağın üçü de görüşle ve tutunmayla ilgilidir, duyguyla değil. Duyusal arzu ve kötü niyet ancak dördüncü ve beşinci sıradadır. Sıfır noktasındaki çizgiler gibi: önce inanç çözülür, görünüş sonra gelir.
Yaygın yanlış"İlk aşamada duygular temizlenir."
Alt beş bağın ilk üçü görüşle ilgilidir; duyusal arzu ve kötü niyet daha sonra düşer. Sıra beklenenin tersidir: önce anlama, sonra duygu.
Dört aşama
Birinci aşamadaki kişi sotāpanna'dır, "akıma giren": ilk üç bağ kopmuştur. Metinler onun hakkında iki şey söyler: artık aşağı alanlara düşmez ve en fazla yedi doğum içinde yolu tamamlar. Bu aşama uyanışın kendisi değildir, ama bir eşiktir: bu noktadan sonra dönüş yoktur.
İkinci aşamadaki kişi sakadāgāmī'dir, "bir kez daha dönen". Metinlerdeki tanıma göre ilk üç bağ kopmuştur ve tutku, nefret ve yanılsama incelmiştir. Sonraki yorum geleneği bunu dördüncü ve beşinci bağın zayıflaması diye okur. Dikkat: burada listeden yeni bir bağ düşmez; bir derece vardır. Sistem tümüyle ikili değildir.
Üçüncü aşamadaki kişi anāgāmī'dir, "geri dönmeyen": alt beş bağın tamamı kopmuştur ve bu dünyaya bir daha doğmaz. Dördüncü aşamadaki kişi arahant'tır: on bağın tamamı kopmuştur. İlk üç aşamadaki kişi hâlâ bir öğrencidir, sekha; arahant ise eğitimi tamamlanmış, öğrenci olmayan kişidir, asekha.
Yaygın yanlış"Aşamalar özel deneyimlerle tanımlanır."
Metinlerdeki tanım bir deneyim değil, hangi bağın koptuğudur. Deneyim anlatıları vardır ama ölçüt onlar değildir; nirvāṇa dersindeki tanımla aynı mantık işler: sönen şey sayılır.
Kaynaklardan okuma
Kralın yanılgısı
Açılıştaki sahneye dön, çünkü öğretmenin krala verdiği cevap bir değerlendirme yöntemi içerir.
Öğretmen krala dört ölçüt sayar. Bir insanın erdemi onunla birlikte yaşayarak anlaşılır; bu da kısa sürede değil uzun sürede, dikkatsiz biri tarafından değil dikkatli biri tarafından, bilgisiz biri tarafından değil bilge biri tarafından olur. Dürüstlüğü onunla iş yaparak, dayanıklılığı başına bir felaket geldiğinde, bilgeliği onunla konuşarak anlaşılır. Kralın arahant sandığı çileciler ise ülkeyi dolaşıp dönen casuslarıdır.
Bu ölçütlerin dördü de zaman ve yakınlık ister. Hiçbiri bir bakışta, bir görünüşten ya da bir sözden okunamaz.
İçki içen bir ev sahibi
İlk aşamanın ne kadar ince tanımlandığını en iyi gösteren söylem, bir ev sahibinin ölümüyle başlar.
Sakyalardan Sarakāni ölür ve öğretmen onun akıma girmiş olduğunu, aşağı alanlara düşmeyeceğini bildirir. Sakyalar arasında homurdanma başlar: Sarakāni eğitimde zayıftı, içki içerdi; o bile akıma girdiyse, kim girmez? Mahānāma durumu öğretmene iletir. Öğretmen, uzun zaman sığınmış bir izleyicinin aşağı alanlara nasıl düşebileceğini sorar ve Sarakāni'nin ölüm anında eğitimi üstlendiğini söyler. Sonra yanlarındaki büyük sal ağaçlarını gösterir: bu ağaçlar iyi söylenmiş ile kötü söylenmişi ayırt edebilseydi, onları da akıma girmiş sayardım.
Söylem sert bir noktaya dokunuyor. Sakyaların ölçütü davranıştı: içki içen biri nasıl ilerlemiş olabilir? Öğretmenin ölçütü ise kopan bağlardı: görüşün düzelmesi ve sarsılmaz bir güven. Bu, davranışın önemsiz olduğu anlamına gelmez; ahlaki disiplin ilk aşamanın tanımında da yer alır. Ama dışarıdan görülen ile içeride kopan arasında her zaman bir mesafe vardır ve Sakyalar, tıpkı Pasenadi gibi, görüneni ölçüyordu.
Kalan koku
Üst bağlar daha incedir ve bir söylem onların nasıl bir şey olduğunu çok güzel anlatır.
Hasta yatan keşiş Khemaka, beş kümeden hiçbirini benlik olarak görmediğini söyler. Ama "ben varım" duygusu, beş küme karşısında hâlâ tamamen kalkmamıştır. Bunu bir benzetmeyle anlatır: kirli bir bez tuzlu toprakla, küllü suyla ve tezekle yıkanır; bez temizlenir ama o maddelerin kokusu hâlâ üzerinde kalır. Bez kokulu bir sandığa konunca o koku da zamanla kaybolur.
Sonraki yorum geleneği Khemaka'yı geri dönmeyen sayar: alt bağlar kopmuş, ama üst bağlardan kendini beğenme, yani māna, hâlâ sürmektedir. Benzetme, kişilik görüşü ile "ben varım" duygusu arasındaki farkı gösterir. Birincisi bir görüştür ve bir kerede düşebilir; ikincisi ise görüş düştükten sonra da kalan bir kokudur.
Öğretmeden uyanan
Metinler bir ayrım daha yapar ve çoğu okur bunu bilmez. Öğretmen olmadan kendi başına uyanan ve bir öğreti düzeni kurarak öğreten kişi sammāsambuddha'dır. Öğretmen olmadan uyanan ama bir topluluk kurmayan kişi ise paccekabuddha'dır, "kendi başına uyanmış olan". Majjhima Nikāya'daki bir söylem, Rājagaha yakınındaki bir dağda bir zamanlar yaşamış olan bu tür uyanmışların adlarını sayar. Sutta Nipāta'daki gergedan boynuzu şiiri, "gergedan boynuzu gibi tek başına yürü" nakaratıyla, yorum geleneğinde bu kişilere atfedilir.
Bu ayrımın taşıdığı bilgi önemli: uyanış ile öğretebilme aynı şey değildir. Uyanıştan sonraki haftaları okuduğun derste öğretip öğretmemenin bir karar olarak sunulduğunu görmüştün; bu tip, o kararın öbür ihtimalini adlandırır.
Bodhisatta'nın ilk hâli
Bugün bodhisatta ya da Sanskritçesiyle bodhisattva sözcüğü geniş bir anlam taşır: bütün varlıkları kurtarmaya adanmış kişi, herkesin girebileceği bir yol. Erken metinlerde anlam çok daha dardır. Öğretmen uyanıştan önceki dönemini anlatırken aynı kalıbı kullanır: uyanıştan önce, henüz tam uyanmamış bir bodhisatta iken. İsimler ve kimlikler dersinde bu kalıbı görmüştün; terim önce bir biyografik dönemi bildirir.
Sonra genişleme gelir. Buda öncesi soy anlatılarında Sumedha'nın Dīpaṅkara'nın önünde yere uzandığını ve on erdemin olgunlaştırıldığı uzun hayatları okumuştun. Geç katmanlarda terim bu anlatılarla birleşir. Mahāyāna'da ise herkese açık bir yola dönüşür ve hedef yeniden tanımlanır. Bir terim üç aşamada üç farklı şey hâline gelir ve bugünkü anlamını erken metinlere taşımak en yaygın okuma hatalarından biridir.
Usta katmanı
Aşamaların bağlarla tanımlanması bu sistemin en dikkat çekici tercihidir. Deneyim aktarılamaz ve sınanamaz; bir bağın kalkıp kalkmadığı ise zamanla davranışta izlenebilir. Ama Pasenadi'ye verilen cevap bu izlemenin ne kadar zor olduğunu da söyler: uzun süre birlikte yaşamak, iş yapmak, zor günleri paylaşmak ve konuşmak gerekir; bu bile kesinlik vermez. Sistem bir statü ilan etme mekanizması olarak kurulmamıştır ve bir öğretmenin aşama iddiasını doğrulanmış bilgi gibi aktarmak bu yüzden yanlıştır.
Sonraki bir gelenek, Milindapañha, arahant olan bir ev sahibinin aynı gün ya keşiş olacağını ya da öleceğini söyler. Erken metinlerde ise ev sahiplerinin ilk üç aşamaya eriştiği sık sık anlatılır. Dört aşamalı model bütün Budist geleneklerde merkezde de değildir: Mahāyāna'da on basamaklı bir yol gelişir ve bazı Mahāyāna metinleri arahant hedefini yetersiz sayar. Bu değer yargısı, geleneklerin birbirine karşı konumlanmasının tarihsel bir parçasıdır.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlış"Aydınlanma tek bir andır."
Metinlerde dört aşamalı bir dizi tanımlanır ve her aşamada farklı bağların koptuğu ayrıca sayılır.
Yaygın yanlış"İlk aşama küçük bir adımdır."
Metinlerdeki tanıma göre akıma girmek bir geri dönmezlik eşiğidir, sistemin en kritik eşiklerinden biridir.
Yaygın yanlış"Bir kişinin aşaması görünüşünden anlaşılır."
Pasenadi'nin casusları ve Sarakāni'nin hikâyesi iki yönden de bunun tersini gösterir: arahant sanılan casuslardı, küçümsenen ise akıma girmişti.
Uygulama
Kilit özet
- Aşamalar deneyimle değil, hangi bağın koptuğuyla tanımlanır; AN 10.13 on bağı alt ve üst olarak ikiye ayırır.
- İlk üç bağ görüşle ilgilidir; duyusal arzu ve kötü niyet daha sonra düşer, yani sıra beklenenin tersidir.
- İkinci aşama listeden yeni bir bağ düşürmez, bir incelme getirir; sistem tümüyle ikili değildir.
- SN 3.11 ve SN 55.24, bir kişinin aşamasının dışarıdan anlaşılmasının ne kadar zor olduğunu iki yönden gösterir; SN 22.89'daki koku benzetmesi üst bağların inceliğini anlatır.
- Bodhisatta erken metinlerde uyanış öncesi dönemi bildirir; geniş anlamı sonraki bir gelişmedir ve geriye yansıtılamaz.
Bez temizlenir, ama kokusu bir süre daha kalır.
Sonraki derse köprü
Bu seviyenin son dersi bir sessizlik üzerine. Bazı sorular sorulmuş ve cevapsız bırakılmış: dünya ebedî mi, sonlu mu? Can ile beden aynı mı? Uyanmış olan ölümden sonra var mı? Nirvāṇa dersinde bu sessizliğin bir bilgisizlik ya da kaçamak olmadığını görmüştün. Sonraki derste sessizliğin kendisine döneceksin: hangi soruların neden cevapsız kaldığını, bu tutumun üç ayrı yorumunu ve aralarında seçim yapmanın neden zor olduğunu göreceksin. Seviyeyi, bu seviyenin kendi bilme sınırı hakkında bir dersle kapatacaksın.