Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Teasdale ve arkadaşlarının 2000 tarihli denemesinde farkındalık temelli bilişsel terapi, üç ya da daha fazla depresyon dönemi geçirmiş hastalarda nüksü azalttı; iki dönem geçirenlerde fark bulunmadı.
- Bir uygulama klinik bir programa taşındığında hedefi kayar: kaynak gelenekte koşullu varoluşun yapısını görmek olan hedef, ölçülebilir bir belirtinin azalmasına dönüşür.
- Engler 1984'te psikoterapi ile meditasyonun hedeflerini karşılaştırdı: hiç kimse olabilmek için önce biri olmak gerekir; benlik ile benliksizlik iki ayrı düzeyde çalışır.
- Welwood 1984'te manevi baypas kavramını ortaya attı: manevi fikirlerin ve uygulamaların çözülmemiş duygusal sorunlardan kaçınmak için kullanılması.
- Treleaven 2018'de travmaya duyarlı farkındalığın beş ilkesini önerdi; tahammül penceresi içinde kalmak, travma yaşamış kişiler için uygulamanın güvenliğinin temelidir.
Açılış sahnesi
1990'ların başı. İkisi Britanya'da, biri Kanada'da çalışan üç bilişsel psikolog, ciddi bir sorunun peşindedir: depresyondan iyileşen insanların önemli bir kısmı bir süre sonra yeniden depresyona girer. İlaç tedavisi bittiğinde nüksü önleyecek bir yöntem ararlar. Araştırmalarının bir aşamasında Massachusetts'teki bir stres azaltma kliniğini ziyaret ederler ve orada sekiz haftalık bir farkındalık programını incelerler. Bu programdan yola çıkarak kendi yöntemlerini tasarlarlar: bilişsel terapinin araçlarını farkındalık uygulamalarıyla birleştiren bir grup programı. Sonra bu programı kontrollü bir denemede sınarlar.
Çalışma, depresyondan iyileşmiş ve tekrar eden depresyon geçmişi olan hastaları, farkındalık temelli bilişsel terapi alan ve olağan tedaviye devam eden iki gruba ayırdı. Program, katılımcıları depresif ruh hâlinin tetiklediği düşünce örüntülerinden ayrılmaya alıştırmayı amaçlıyordu. Üç ya da daha fazla depresyon dönemi geçirmiş hastalarda, örneklemin büyük çoğunluğunda, program yeniden depresyona girme riskini anlamlı biçimde azalttı; yalnızca iki dönem geçirmiş hastalarda ise bir fark bulunmadı.
Bu bulgu, Modern vipassanā hareketleri dersinde gördüğün Kabat-Zinn'in programından doğan uzun bir zincirin en sağlam halkalarından biridir. Ama dikkat et: bulgu çok özgüldür. Bütün depresyonlar için değil, belirli bir grup için; tedavi için değil, nüksü önlemek için. Bugün bir kurumsal eğitim salonunda aynı uygulamalardan yola çıkan sekiz haftalık bir program "stres yönetimi" diye tanıtılır. Kaynak metinlerde ise bu uygulamaların hedefi stres yönetimi değil, koşullu varoluşun yapısal olarak sıkıntı ürettiğini görmek ve o üretimi durdurmaktır. Dharma ve bilim dersinde bir etkinin ölçülmesinin bir öğretiyi doğrulamadığını görmüştün. Bu ders başka bir soru soruyor: bir uygulama bir hedeften başka bir hedefe taşındığında, kaynak kavrama ne olur?
Bu derste ne olacak
Önce bir ney'in iki farklı ortamda çalınması üzerinden, aynı aracın farklı hedeflere hizmet etmesinin ne anlama geldiğini göreceksin. Sonra farkındalık temelli terapinin neyi iddia edip neyi etmediğini ve önerilen işleyişini inceleyeceksin. Ardından bir psikoloğun "benlik" ile "benliksizlik" arasındaki ilişkiyi nasıl kurduğunu okuyacaksın. Sonra uygulamanın, çözülmesi gereken sorunları örtmek için kullanılmasına verilen adı öğreneceksin. En sonda travma yaşamış kişiler için uygulamanın nasıl güvenli hâle getirilebileceğini konuşacaksın.
Sıfır noktası
Bir ney düşün. Bir hastanenin psikiyatri servisinde, bir müzik terapisti hastalara ney dinletir; amaç kaygıyı azaltmak, uykuyu düzenlemek, nefesi yavaşlatmaktır. Aynı ney, aynı makamla, bir Mevlevi ayininde de çalar; orada amaç bir kaygıyı azaltmak değil, ayrılık ve kavuşma üzerine bir yolculuğun parçası olmaktır. İki ortamda da ney gerçekten ney'dir, ses gerçekten aynı sestir. Müzik terapisinin işe yaraması, ayinin anlamını ne doğrular ne çürütür. Ama terapi salonunda ney'i dinleyen biri, bunun ney'in "asıl" işlevi olduğunu sanırsa, bir şeyi kaçırır.
Benzetmenin kırıldığı yer şudur. Ney terapi salonuna taşınırken değişmez; aynı çalgı, aynı ses. Farkındalık uygulamaları ise klinik programlara taşınırken yeniden tasarlanmıştır: ahlak kuralları, öğretinin kavramları, öğretmen ilişkisi ve uygulamanın yer aldığı daha geniş yol çıkarılmıştır. Üstelik terapinin hedefi, bir belirtinin azalması, ölçülebilir; kaynak geleneğin hedefi ise bütün koşullu varoluş hakkında bir iddiadır ve bir anketle ölçülmez. İki hedef yalnızca farklı değildir; farklı türden şeylerdir.
Mekanizma
Ne iddia ediliyor?
Teasdale ve arkadaşlarının çalışmasının kendi önerdiği işleyiş, katılımcıların düşünceleriyle ilişkilerinin değişmesidir: kişi, "değersizim" gibi bir düşünceyi bir gerçeklik olarak değil, zihinde beliren bir olay olarak görmeyi öğrenir. Program bu sayede, kötü bir ruh hâlinin eski düşünce örüntülerini harekete geçirip kişiyi yeniden depresyona sürüklemesinin önüne geçmeye çalışır. Bu işleyiş, Budist öğretideki düşüncelerin gelip geçen olaylar olarak gözlemlenmesine benzer; ama ondan bir şey eksiktir. Klinik programda amaç belirli bir düşünce zincirini kırmaktır; kaynak gelenekte ise aynı gözlem, "ben" denen şeyin kendisinin de bir süreç olduğunu görmeye doğru uzanır.
Modern vipassanā hareketleri dersinde Goyal ve arkadaşlarının 2014 değerlendirmesinin kaygı, depresyon ve ağrı için orta düzeyde kanıt bulduğunu görmüştün. Teasdale'in bulgusu ise daha dardır ve tam da darlığı yüzünden değerlidir: neyin, kimde, hangi sonuç için işe yaradığını söyler. Bir program "her şeye iyi gelir" diye tanıtıldığında, bu darlık kaybolur.
Kaynaklardan okuma
Psikoterapi ile Budist uygulama arasındaki ilişkiyi en keskin biçimde ifade eden cümlelerden biri, bir psikoterapistten gelir.
Engler, bir psikoterapist ve uzun süreli vipassanā uygulayıcısı olarak, psikoterapinin ve meditasyonun hedeflerini karşılaştırır. Psikoterapi sağlam, bütünleşmiş bir benlik duygusu kurmaya çalışırken, Budist öğreti benliğin sürekliliğinin ve tözselliğinin bir yanılsama olduğunu söyler. Engler'in bu ilişkiyi özetleyen sözü çok alıntılanmıştır: hiç kimse olabilmek için önce biri olmanız gerekir. Ona göre mesele benlik ya da benliksizlik değil, ikisinin birlikte gerekli olmasıdır.
Üç işaret dersinde benliksizliğin, anattā'nın, varoluşun üç temel özelliğinden biri olduğunu görmüştün. Engler'in cümlesi bu öğretiyi bir psikolojik gelişim sırasına yerleştirir. Henüz sağlam bir benlik duygusu kuramamış, kendini sürekli dağılmış hisseden biri için "benlik bir yanılsamadır" öğretisi bir kurtuluş değil, bir tehlike olabilir: zaten var olmayan bir şeyi bırakmaya çalışmak, kişiyi daha da dağıtabilir. Bu yüzden psikoloji ve öğreti iki ayrı düzeyde çalışır. Biri işlevsel bir benliği kurar; öbürü o benliğin ne olduğunu görmeye çağırır. Sıra karıştığında, iyi niyetli bir öğreti zarar verebilir.
Psikolog ve Budist uygulayıcı John Welwood, 1984 tarihli makalesinde "manevi baypas" kavramını ortaya attı: manevi fikirlerin ve uygulamaların, çözülmemiş duygusal sorunlardan, psikolojik yaralardan ve tamamlanmamış gelişim görevlerinden kaçınmak için kullanılması. Welwood, bazı kişilerin zor ya da acı veren duygulardan maneviyata sığınarak kaçtığını, bunun da kimliklerinin ve ihtiyaçlarının bazı yönlerini bastırmalarına ve duygusal gelişimlerinin durmasına yol açtığını gözlemledi.
Engler'in ve Welwood'un uyarıları aynı noktada buluşur. Bir öfkeyi "bırakmak" ile onu hiç hissetmemek için bastırmak dışarıdan aynı görünebilir. Bir yası "geçici" diye bir kenara koymak, yası yaşamaktan kaçmanın bir yolu olabilir. Öğreti, bu ayrımı yapmayı sağlayacak araçları kendisi de içerir; ama araçlar yanlış kullanıldığında, uygulama bir iyileşme yolu olmaktan çıkıp bir kaçış yolu olur.
Usta katmanı
Travma yaşamış kişiler için bu sorun özel bir biçim alır.
Treleaven, travma bilinci olmadan uygulanan farkındalığın bazı kişilerde travmatik stres belirtilerini yoğunlaştırabileceğini inceler ve uygulamayı güvenli ve dengeleyici tutacak somut değişiklikler önerir. Kitap beş ilke üzerinde durur: kişinin tahammül penceresi içinde kalması, dikkatin dengeyi destekleyecek biçimde yönlendirilmesi, çözülme (dissosiyasyon) ile çalışmak, uygulamayı bir ilişki içinde yürütmek ve toplumsal bağlamı anlamak.
Treleaven'ın tahammül penceresi kavramı, Meditasyon güvenliği dersinde kurduğun karar çerçevesine bir ölçü ekler. Her insanın, yoğun duyguları ve bedensel duyumları dağılmadan karşılayabildiği bir aralığı vardır. Travma yaşamış birinde bu aralık dar olabilir ve gözü kapalı, sessizce bedene ya da nefese yönelen bir uygulama, kişiyi aralığın dışına itebilir: geçmişteki olay yeniden canlanabilir, kişi kendinden kopabilir. Treleaven'ın önerileri bu yüzden çoğu zaman basittir: gözleri açık tutmak, dikkati nefes yerine dışarıdaki bir sese ya da ayakların yere temasına yöneltmek, uygulamayı kısa tutmak, istediği an bırakabileceğini kişiye açıkça söylemek.
Bu ders hiçbir uygulamayı bir tedavi olarak önermez. Depresyon, kaygı ya da travma sonrası belirtiler yaşayan biri için uygulama bir uzmanın yerini tutmaz; varsa bir ruh sağlığı uzmanıyla birlikte değerlendirilmelidir. Kendine zarar verme düşünceleri ortaya çıkarsa beklemeden yardım istenmeli, acil durumda 112 aranmalıdır.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlış"Farkındalık temelli programlar depresyonu tedavi eder."
Teasdale ve arkadaşlarının 2000 tarihli çalışması programın, iyileşmiş ve üç ya da daha fazla depresyon dönemi geçirmiş hastalarda nüksü azalttığını gösterdi; iki dönem geçirmiş hastalarda bir fark bulunmadı.
Yaygın yanlış"Benliksizlik öğretisi herkes için doğrudan uygulanabilir bir psikolojik hedeftir."
Engler'in uyarısına göre önce işlevsel bir benlik duygusu gerekir; sağlam bir benlik duygusu olmayan biri için bu öğreti dağılmayı derinleştirebilir.
Yaygın yanlış"Meditasyon her koşulda iyileştirici ve zararsızdır."
Welwood'un manevi baypas kavramı ve Treleaven'ın travma çalışmaları, uygulamanın sorunları örtmek için kullanılabildiğini ve travma yaşamış kişilerde belirtileri yoğunlaştırabildiğini gösterir.
Uygulama
Kilit özet
- Teasdale ve arkadaşlarının 2000 tarihli denemesinde farkındalık temelli bilişsel terapi, üç ya da daha fazla depresyon dönemi geçirmiş hastalarda nüksü azalttı; iki dönem geçirenlerde fark bulunmadı.
- Bir uygulama klinik bir programa taşındığında hedefi kayar: kaynak gelenekte koşullu varoluşun yapısını görmek olan hedef, ölçülebilir bir belirtinin azalmasına dönüşür.
- Engler 1984'te psikoterapi ile meditasyonun hedeflerini karşılaştırdı: hiç kimse olabilmek için önce biri olmak gerekir; benlik ile benliksizlik iki ayrı düzeyde çalışır.
- Welwood 1984'te manevi baypas kavramını ortaya attı: manevi fikirlerin ve uygulamaların çözülmemiş duygusal sorunlardan kaçınmak için kullanılması.
- Treleaven 2018'de travmaya duyarlı farkındalığın beş ilkesini önerdi; tahammül penceresi içinde kalmak, travma yaşamış kişiler için uygulamanın güvenliğinin temelidir.
Hiç kimse olabilmek için önce biri olmak gerekir.
Sonraki derse köprü
Bu derste bir uygulamanın bireyin iç dünyasında nasıl bir iyileşme ya da bir kaçış aracı olabileceğini gördün. Sonraki ders bireyden topluma geçiyor. "Budizm barış dinidir" cümlesi sık duyulur ve dayanakları vardır: zarar vermeme ilkesi, şefkat vurgusu, çatışmadan kaçınma. Ama belgelenmiş dönemlerde bu geleneğin adı anılarak şiddet de savunulmuş, azınlıklar hedef alınmış ve dinî kurumlar bu süreçlere katılmıştır. Sonraki ders şu soruyu soracak: iki olgu da doğruysa, bir geleneğin ilkeleri ile o geleneğin toplumdaki davranışı arasındaki ilişkiyi doğru biçimde nasıl anlatırız?