İçeriğe geç

Ders 18.5 · Seviye 18

Hindu uygulamaları

1.713 kelime · 4 birincil kaynak pasajı · yaklaşık 8 dakika okuma · seslendirme 11 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Yoga Sūtraları sekiz öge sayar ve duruşa yalnızca üç cümle ayırır; duruş "sabit ve rahat" diye tanımlanır, tek bir duruşun adı geçmez.
  2. Metin ögeler için uzuv anlamına gelen aṅga sözcüğünü kullanır, ama son üçünü iç uzuvlar diye ayırıp saṃyama adıyla birleştirir; hem katman hem yön okumasına destek verir.
  3. Haṭhapradīpikā 2.16–17 yanlış yapılan nefes uygulamasının hastalık doğurduğunu söyler; nefes uygulamaları gelenek içinde de yavaşlık ve öğretmen ister.
  4. Singleton'a göre bugünkü sağlık ve form odaklı duruş uygulaması büyük ölçüde yirminci yüzyılda, beden kültürüyle etkileşim içinde biçimlenmiştir.
  5. Vyāsa'ya atfedilen şerh yogayı samādhi diye tanımlar; Hindu dünyasında ise en yaygın uygulamalar sunu, ad tekrarı ve ilahidir.

Açılış sahnesi

Bir yoga salonunda altmış dakikalık bir ders. Elli beş dakika boyunca duruşlar birbirini izler: öne eğilmeler, dengeler, bükülmeler, ters duruşlar. Son beş dakikada herkes sırtüstü uzanır ve ışıklar kısılır. Salondan çıkan biri, yoganın ne olduğunu sorana kolayca cevap verir: bedeni esneten, güçlendiren bir duruş çalışması.

Şimdi aynı kişi, yoganın klasik metni sayılan Yoga Sūtraları açsın. Metin yaklaşık iki yüz kısa cümleden oluşur. Duruşa ayrılan cümle sayısı üçtür. Bu üç cümlede tek bir duruşun adı geçmez, bir çizim, bir sıralama, bir tekrar sayısı yoktur. Duruşun ne olması gerektiği tek bir çift sözcükle söylenir: sabit ve rahat.

Yoga Sūtraları 2.29, yoganın sekiz ögesini sayar: kısıtlamalar (yama), kişisel disiplinler (niyama), duruş (āsana), nefesin düzenlenmesi (prāṇāyāma), duyuların çekilmesi (pratyāhāra), dikkatin bir yere bağlanması (dhāraṇā), bu bağın kesintisiz akışı (dhyāna) ve tam yoğunlaşma (samādhi). Duruş ise 2.46'da yalnızca "sabit ve rahat" diye tanımlanır; sonraki iki cümle, çabanın gevşemesinden ve duruş oturduğunda sıcak ile soğuk gibi karşıtların artık rahatsız etmemesinden söz eder.

Aradaki farkı iki türlü okumak mümkün. Biri, modern uygulamanın klasik metni yoksulaştırdığını söyler. Öbürü, metnin duruşu zaten önemsemediğini, modern uygulamanın başka bir kaynaktan geldiğini söyler. İkisinin de bir payı var ve bu ders o payları ayırmaya çalışıyor. Altı klasik darśana dersinde Yoga sistemini Sāṃkhya'nın uygulama kolu olarak görmüştün. Burada aynı sistemin uygulama programını, sonra o programın dışında kalan, ama Hindu dünyasında çok daha yaygın olan uygulamaları okuyacaksın. Soru şu: sekiz ögeli bir programdan tek bir öge alındığında elde ne kalır, ne düşer?

Bu derste ne olacak

Önce bir dil öğrenme benzetmesiyle, sıralı bir listenin basamak mı yoksa katman mı olduğunu soracaksın. Sonra Yoga Sūtraları'nın sekiz ögesini, metnin kendi iç ve dış ayrımıyla birlikte okuyacaksın. Ardından nefes uygulamaları konusunda geleneğin kendi uyarısını göreceksin. Sonra bir araştırmacının bugünkü duruş uygulamasının nereden geldiğine dair bulgularını okuyacaksın. Ardından ad tekrarı, sunu ve şarkı gibi Hindu dünyasında en yaygın uygulamalara döneceksin. En sonda klasik şerhin yogayı tek bir sözcükle nasıl tanımladığını ve bunun programın ağırlık merkezini nasıl değiştirdiğini konuşacaksın.

Sıfır noktası

Yeni bir dil öğrenen biri için iki program düşün. Birincisi bir merdivendir: önce alfabe, alfabe bitince dilbilgisi, dilbilgisi bitince okuma, en sonunda konuşma. Bir basamak tamamlanmadan bir sonrakine geçilmez. İkincisi bir bedendir: dinleme, konuşma, okuma ve yazma ilk günden birlikte çalışılır; başta dinlemeye, sonra konuşmaya ağırlık verilir, ama hiçbiri öbürünün bitmesini beklemez. İki programın ders listesi aynı görünebilir. Ama birincisinde konuşmaya hiç ulaşmayan bir öğrenci olabilir, ikincisinde ise her öğrenci ilk haftadan biraz konuşur.

Benzetmenin kırıldığı yer şudur. Dil öğrenmede hangi programın daha iyi işlediği ölçülebilir; bir sınavla, bir konuşmayla sınanır. Yoga Sūtraları'nın programında son ögenin, tam yoğunlaşmanın, dışarıdan ölçülebilir bir karşılığı yoktur ve geleneğin içinde de nasıl tanınacağı tartışmalıdır. Üstelik metin iki okumaya da destek verir. Kullandığı sözcük aṅga'dır: merdiven basamağı değil, bir bedenin uzvu. Uzuvlar birlikte büyür. Ama aynı metin, 3.7'de son üç ögeyi ilk beşe göre "iç" uzuvlar diye ayırır; yani bir dıştan içe yön de çizer.

Mekanizma

Sekiz öge, iki grup

Sekiz öge iki gruba ayrılır. İlk beşi metnin deyişiyle dış uzuvlardır: davranış, disiplin, beden, nefes ve duyular. Son üçü iç uzuvlardır ve metin onları 3.4'te tek bir adla birleştirir: saṃyama, yani üçünün aynı nesne üzerinde birlikte işlemesi. Erken Budist meditasyon dersinde bir uygulamayı nesnesine ve tutumuna göre ayırmayı öğrenmiştin. Bu araçla bakınca son üç öge üç ayrı teknik değil, aynı işlemin üç yoğunluk derecesidir: nesne aynı kalır, bağlanma tutumu aynı kalır, değişen yalnızca bağın sürekliliği ve derinliğidir.

İlk öge ise dikkat çekicidir. Kısıtlamalar beş tanedir: zarar vermemek, doğruyu söylemek, çalmamak, cinsel kısıtlama ve biriktirmemek. Üç mücevher ve etik dersinde Jain geleneğinin beş büyük yeminini görmüştün; liste neredeyse aynıdır. Yoga Sūtraları 2.31 bu kısıtlamaları doğuma, yere, zamana ve duruma bağlı olmayan "büyük yemin" diye niteler; yani programın ilk ögesi, koşulsuz bir etik taahhüttür. İkinci ögede ise metin çalışması (svādhyāya) ve bir yöneliş nesnesine, tanrıya adanma (īśvarapraṇidhāna) yer alır. Bu program yalnızca bir dikkat eğitimi değildir; okumayı ve bağlılığı da baştan içerir.

Nefes: geleneğin kendi uyarısı

Bu ders hiçbir nefes uygulaması tarif etmiyor. Bunun nedeni yalnızca bugünkü bilimsel ihtiyat değil; geleneğin kendi metinleri de aynı uyarıyı yapar.

Haṭhapradīpikā, nefes uygulamaları doğru yapıldığında bütün hastalıkları gidereceğini, yanlış yapıldığında ise hastalık doğuracağını söyler. Bir sonraki dize bu hastalıkları sayar: hıçkırık, nefes darlığı, öksürük, baş, kulak ve göz ağrıları. Metin aynı bölümde nefesin, bir aslanı, fili ya da kaplanı evcilleştirir gibi yavaş yavaş denetim altına alınması gerektiğini de söyler.

Metnin saydığı hastalıklar bugünün tıbbıyla birebir örtüşmez; ama uyarının yapısı açıktır. Geleneğin kendisi nefes uygulamalarını zararsız saymaz, yavaşlık ve bir öğretmen ister. Bugün yoğun nefes tutma ve hızlandırılmış solunum uygulamalarında baş dönmesi, bayılma ve kaygı artışı bildirilmektedir. Kalp ve damar hastalığı, solunum yolu hastalığı, gebelik, epilepsi ya da ruhsal sağlık geçmişi olan biri için bu tür uygulamalar hekim görüşü alınmadan denenmemelidir.

Kaynaklardan okuma

Yoga Sūtraları duruş kataloğu vermiyorsa, bugünkü zengin duruş repertuvarı nereden geliyor? Cevabın bir kısmı Haṭhapradīpikā gibi beden merkezli ortaçağ metinlerindedir; bu metin on beş duruş sayar ve çoğu oturma duruşudur. Ama bugün bir salonda yapılan akışın tamamı orada da yoktur.

Singleton, Hindistan, Britanya ve ABD'deki arşivlerle ve 1930'larda Mysore'da duruş uygulamasını yeniden canlandıran çevreden hayatta kalan kişilerle yapılan görüşmelerle çalışır. Kitabın ana iddiası, bugün dünyaya yayılmış sağlık ve form odaklı duruş uygulamasının Hint geleneğinde doğrudan bir öncülü bulunmadığı, bu uygulamanın büyük ölçüde yirminci yüzyılda, beden kültürü ve jimnastik hareketleriyle etkileşim içinde biçimlendiğidir. Kitabın bir bölümü T. Krishnamacharya'ya ve Mysore'daki duruş canlanmasına ayrılır.

Singleton'ın bulgusu modern uygulamayı sahte ilan etmez; bir geleneğin yeni bir bağlamda yeni bir biçim aldığını gösterir. Ama açılıştaki iki okumanın ikincisini güçlendirir. Bugünkü salon, Yoga Sūtraları'nın programından bir ögenin koparılıp büyütülmesi değil, büyük ölçüde başka bir yerden gelen bir pratiğin o programın adını almasıdır. Modern Hindu düşüncesi dersinde Vivekananda'nın geleneği Batılı dinleyiciler için yeniden kurduğunu görmüştün; duruş uygulaması da bu yeniden kuruluşun bedene yansıyan yüzüdür.

En yaygın uygulamalar

Yoga programı Hindu dünyasının en tanınan uygulamasıdır; ama en yaygını değildir. Yaşayan Hindu uygulamaları dersinde gördüğün gibi, milyonlarca insanın gündelik uygulaması evdeki ya da tapınaktaki sunu törenidir (pūjā): bir imgeye ışık, çiçek, yiyecek sunmak ve onu görüp onun tarafından görülmek. Bunun yanında bir tanrı adının ya da kısa bir formülün tekrarı (japa) gelir; tekrar çoğu zaman yüz sekiz taneli bir tespihle sayılır. Vaiṣṇava gelenekler dersinde Āṇṭāḷ'ın şafakta söylenen şarkılarını okumuştun; topluluk hâlinde söylenen ilahiler (kīrtan, bhajan) de bu uygulama ailesindendir.

Bu uygulamaların ortak bir yanı var: hepsi dışa dönük, toplu ya da bir ilişki içinde yapılır ve hiçbiri özel bir beden ya da nefes çalışması gerektirmez. Uygulama haritası dersinde en ayırt edici uygulamanın en yaygın uygulama olmadığını görmüştün. Hindu dünyası bunun belki en açık örneğidir: dışarıdan bakan yogayı görür, içeride yaşayanların günü ise bir sunu ve bir adla başlar.

Usta katmanı

Yoga Sūtraları'nın ilk cümlesinden sonra, en eski şerh tek bir tanım verir.

Geleneksel olarak Vyāsa'ya atfedilen şerh, ilk sūtrayı açıklarken "yoga samādhi'dir" der ve bunun zihnin bütün düzeylerinde bulunan bir nitelik olduğunu ekler. Ardından zihnin beş hâlini sayar: dağınık, uyuşuk, yer yer toplanan, tek noktaya yönelmiş ve tamamen durgunlaşmış. Şerhe göre yalnızca son iki hâldeki yoğunlaşma yoga sayılır.

Bu tanım programın ağırlık merkezini açıkça gösterir. Klasik şerh için yoga, sekiz ögenin sonuncusudur; öteki yedisi ona hizmet eder. Duruş, sabit ve rahat oturabilmek içindir; nefes, zihni toplamak içindir; duyuların çekilmesi, dikkati içeri döndürmek içindir. Bazı araştırmacılar sūtralar ile şerhin aynı bütünün parçası olduğunu, belki aynı elden çıktığını öne sürer; bu doğruysa, tanım metnin kendi sesidir.

Şimdi açılıştaki salona dön. Orada sekiz ögenin üçüncüsü bütün dersi kaplıyordu; şerhin "yoga budur" dediği öge ise belki son beş dakikadaki sessizliğe sıkışmıştı. Basamak ve katman sorusu burada yeni bir biçim alır. Bir programın ortasından bir öge alındığında yalnızca öteki ögeler düşmez; programın neye hizmet ettiği, yani yönü de düşebilir. Bu bir değer yargısı değil, bir betimlemedir: bugünkü duruş uygulaması kendi amaçlarına, sağlığa, esnekliğe, rahatlamaya, kendi ölçüleriyle hizmet edebilir. Ama o amaçlar klasik programın amacı değildir.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlış"Yoga Sūtraları duruşların ayrıntılı bir kılavuzudur."
Doğrusu

Metin duruşa yalnızca üç cümle ayırır, hiçbir duruşun adını vermez ve duruşu yalnızca "sabit ve rahat" diye tanımlar.

Yaygın yanlış"Nefes uygulamaları doğal olduğu için zararsızdır."
Doğrusu

Haṭhapradīpikā'nın kendisi yanlış yapılan nefes uygulamasının hastalık doğurduğunu söyler; yoğun nefes tekniklerinde bugün de olumsuz etkiler bildirilmektedir.

Yaygın yanlış"Hindu uygulaması denince akla gelmesi gereken şey yogadır."
Doğrusu

Hindu dünyasında en yaygın uygulamalar sunu töreni, ad tekrarı ve topluluk hâlinde söylenen ilahilerdir; yoga programı en tanınan, ama en yaygın uygulama değildir.

Uygulama

Kilit özet

  1. Yoga Sūtraları sekiz öge sayar ve duruşa yalnızca üç cümle ayırır; duruş "sabit ve rahat" diye tanımlanır, tek bir duruşun adı geçmez.
  2. Metin ögeler için uzuv anlamına gelen aṅga sözcüğünü kullanır, ama son üçünü iç uzuvlar diye ayırıp saṃyama adıyla birleştirir; hem katman hem yön okumasına destek verir.
  3. Haṭhapradīpikā 2.16–17 yanlış yapılan nefes uygulamasının hastalık doğurduğunu söyler; nefes uygulamaları gelenek içinde de yavaşlık ve öğretmen ister.
  4. Singleton'a göre bugünkü sağlık ve form odaklı duruş uygulaması büyük ölçüde yirminci yüzyılda, beden kültürüyle etkileşim içinde biçimlenmiştir.
  5. Vyāsa'ya atfedilen şerh yogayı samādhi diye tanımlar; Hindu dünyasında ise en yaygın uygulamalar sunu, ad tekrarı ve ilahidir.
Bir programdan bir öge alındığında, programın yönü de düşebilir.

Sonraki derse köprü

Bu derste beş kısıtlamanın bir programın ilk ögesi olduğunu ve Jain geleneğinin beş büyük yeminine ne kadar yakın durduğunu gördün. Sonraki derste aynı yeminler başka bir işe koşulacak. Şimdiye kadarki uygulamaların nesnesi hep şimdiki andı: nefes, beden, zihnin o anki hâli. Jain geleneğinde ise uygulayıcının oturup kendi geçmiş davranışını bir liste üzerinden taradığı bir uygulama var. Sonraki ders, bir etik sistemin kendi denetim uygulamasını nasıl kurduğunu ve bir kategori listesi olmadan böyle bir uygulamanın neden işlemediğini soracak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesinde bir yoga salonu gösterilsin; duvarda bir saat, kadranın neredeyse tamamı duruşlara, küçük bir dilimi ise uzanan figürlere boyansın. Ardından açık bir kitap belirsin: sayfalar hızla çevrilsin, yalnız üç satır vurgulansın.

Sıfır noktasında yan yana bir merdiven ve bir insan bedeni çizilsin; merdivende basamaklar tek tek yansın, bedende kollar, bacaklar ve gövde birlikte büyüsün. Sekiz öge bölümünde beş dış halka ve üç iç halka iç içe gösterilsin; iç üç halka sonunda tek bir halkada birleşsin. Nefes bölümünde yavaşça yaklaşan bir terbiyeci ve bir aslan çizilsin, figür hiçbir zaman nefes tekniği gösterilmeden. Singleton bölümünde eski bir arşiv rafı ve 1930'lardan kalma bir spor salonu fotoğrafı izlenimi verilsin. Seslendirme tonu sakin ve ölçülü olsun; güvenlik cümleleri açık ve vurgusuz okunsun.

Müfredat kapsamı — 18.5

  • Yama ve niyama
  • Āsana
  • Prāṇāyāma
  • Pratyāhāra
  • Dhāraṇā
  • Dhyāna
  • Samādhi
  • Japa
  • Pūjā
  • Kīrtan
  • Seva
  • Svādhyāya
  • Vedānta sorgulaması
  • Bhakti
  • Tantra ve kuṇḍalinī güvenliği