Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Spiro'nun 1970'teki çalışması, Myanmar köylerinde çoğunluğun kurtuluştan çok daha iyi bir yeniden doğuşu hedefleyen sevap uygulamalarıyla yaşadığını gösterdi; ayrımın keskinliği eleştirilse de hedeflerin çeşitliliği gerçektir.
- Aṅguttara Nikāya 8.36, sevabın üç temelini sayar: vermek, ahlaki davranış ve zihni geliştirmek; zihni geliştirmek listenin sonunda gelir.
- Vermek, uygulama haritasının en kurumsal ögesidir: keşişlerin sofrası, manastırlar, kütüphaneler ve okullar ona dayanır.
- Velāma söylemi bağışı ve zihni geliştirmeyi tek bir merdivende sıralar; bir parmak şıklatması kadar geçicilik algısı, en büyük bağıştan daha verimli sayılır.
- Modern dönem uygulama haritasını meditasyona doğru daralttı; Sharf'ın 1995'teki eleştirisi bu daralmayı sorgular ve bu seviye haritayı katman katman açar.
Açılış sahnesi
1960'ların başı, Myanmar'da bir köy. Amerikalı antropolog Melford Spiro, köylülere Budist olarak ne yaptıklarını soruyor. Cevaplar şaşırtıcı biçimde birbirine benziyor: sabahları keşişlere yemek vermek, bir tapınağın onarımına bağış yapmak, bayram günlerinde fazladan kurallar üstlenmek, bir oğlu kısa bir süre için manastıra göndermek. Spiro onlara asıl hedeflerinin ne olduğunu sorduğunda, çoğu yeniden doğuş döngüsünden kurtulmaktan değil, bir sonraki hayatta daha iyi bir yerde doğmaktan söz ediyor. Köyde oturup sessizce nefesini izleyen biri pek yok. O tür bir uygulamayı yapanlar, köyün kenarındaki manastırda yaşayan birkaç keşişle sınırlı.
Spiro, Myanmar'daki saha çalışmasına dayanan kitabında iki yönelim ayırır. Birincisi, kurtuluşu, yani nibbāna'yı hedefleyen ve çoğunlukla keşişlerin ve az sayıda ev sahibinin sürdürdüğü yönelimdir. İkincisi ise sevap biriktirerek daha iyi bir yeniden doğuşu hedefleyen ve köylülerin büyük çoğunluğunun yaşadığı yönelimdir. Spiro'nun ayrımı sonraki araştırmacılar tarafından fazla keskin bulunarak eleştirilmiştir, ama sorduğu soru hâlâ geçerlidir.
Bu seviyenin konusu uygulamadır ve bu sahne ilk dersin sorusunu sorar: bu geleneklerde "uygulama" ne demektir? Bugün çoğu kişi tek bir cevap verir: oturup meditasyon yapmak. Ama Spiro'nun köyünde, Yaşayan Hindu uygulamaları dersinde gördüğün bir tapınak sabahında, Uygulama ve kültür dersindeki bir Jain af gününde ya da Uygulama ve kurumlar dersindeki bir Sih ortak mutfağında, uygulamanın en görünür biçimi sessiz bir oturuş değildi. Çeviri bilimi dersinde "meditasyon" sözcüğünün altındaki ayrımları örttüğünü gördün. Bu ders aynı sorunu daha büyük bir şemsiyede, "uygulama" sözcüğünde arıyor.
Bu derste ne olacak
Önce bir ülkenin turistik haritası ile yaşayanlarının haritası üzerinden, tek bir uygulamanın neden bütün bir gelenek sanılmaması gerektiğini göreceksin. Sonra erken metinlerin kendi uygulama listesini öğreneceksin. Ardından bağışı ve yoğunlaşmayı aynı terazide tartan bir söylemi okuyacaksın. Sonra modern dönemin uygulama haritasını nasıl daralttığını göreceksin. En sonda bu seviyenin geri kalanına bir yol haritası çıkaracaksın.
Sıfır noktası
Bir ülkeyi yalnızca turist rehberlerinden tanıdığını düşün. Rehberlerde müzeler, plajlar ve ünlü yemekler vardır. Ama o ülkede yaşayan biri için ülke başka şeylerden oluşur: çarşı, okul, komşu ziyaretleri, bayram sofraları, cenazeler, düğünler. Rehberdeki harita yanlış değildir, ama seçicidir: dışarıdan gelenin ilgisini çeken birkaç yeri büyütür, gündelik hayatın geri kalanını siler. Bir ülkeyi anlamak isteyen, önce yaşayanların haritasını çizmelidir.
Benzetmenin kırıldığı yer şudur. Bir ülkenin turistik haritası ile yaşayanların haritası aynı topraktır; yalnızca vurgu farklıdır. Dharma gelenekleri için ise iki harita bazen farklı hedefler gösterir: Spiro'nun köylülerinin hedefi ile keşişlerin hedefi aynı değildi. Üstelik turist rehberini dışarıdan gelenler yazar. Bu geleneklerde ise haritayı daraltan, dışarıdakiler kadar geleneğin kendi modern reformcuları da olmuştur.
Mekanizma
Erken metinlerin kendi listesi
Erken Budist metinler, uygulamayı tek bir başlıkla değil, bir üçlüyle anlatır.
Bu söylemde öğretmen, sevap üreten eylemlerin üç temelini sayar: vermekten doğan sevap, ahlaki davranıştan doğan sevap ve zihni geliştirmekten doğan sevap. Söylem, bu üçünü az ya da çok uygulayanların hangi doğumlara ulaşacağını sırayla anlatır.
Bu listeye dikkat et: zihni geliştirmek, yani bugün "meditasyon" dediğimiz şeyin büyük kısmı, üç temelden yalnızca biridir ve listenin sonunda gelir. İlk sırada verme vardır. Sekiz aşamalı asil yol dersinde ahlaki davranış, zihin eğitimi ve bilgelikten oluşan üçlüyü görmüştün; bu söylem ev sahibine dönük ikinci bir üçlü sunar ve onda vermek, yolun girişidir. Bir ev sahibinin günü, keşişe sunulan yemekle başlar; ahlaki kurallar onu taşır; zihni geliştirmek ise varsa en sonda gelir. Spiro'nun köylüleri, bu açıdan metinlerin kendisine aykırı değil, onun ilk iki maddesine sadık bir hayat yaşıyorlardı.
Bağış neden en kurumsal uygulamadır?
Vermenin iki yüzü vardır. İç yüzü, kişinin tutunduğu şeyi gevşetme çalışmasıdır: metinler vermenin değerini verilen şeyin büyüklüğünden çok, verenin zihin durumuyla ölçer. Dış yüzü ise kurumların maddi zeminidir. Keşişlerin sofrası, manastırların duvarları, kütüphaneler ve okullar, vermeyle ayakta durur. Uygulama ve kültür dersinde Jain kütüphanelerini ve hayvan barınaklarını, Uygulama ve kurumlar dersinde ortak mutfağı gördün; hepsinin altında aynı uygulama vardır. Uygulama anlatılırken vermeden en az söz edilir, ama kurumların hepsi ona dayanır.
Yaygın yanlış"Budist uygulama esas olarak meditasyondur."
Erken metinlerin kendi listesinde vermek, ahlaki davranış ve zihni geliştirmek birlikte sayılır; vermek listenin başında gelir ve ev sahiplerinin çoğunluğu için uygulamanın en görünür biçimidir.
Kaynaklardan okuma
Bir parmak şıklatması
Ama metinler, haritanın içindeki uygulamaları eşit de saymaz. Aynı derlemedeki bir başka söylem, bağışı ve zihni geliştirmeyi tek bir terazide tartar.
Öğretmen, çok eski bir çağda Velāma adlı zengin bir Brahmanın yaptığı devasa bir bağışı anlatır: altın ve gümüş kaplar, binlerce inek, süslü arabalar. Sonra bir dizi karşılaştırma yapar: bu bağıştan daha verimli olan, tek bir uyanmış olanı doyurmaktır; ondan daha verimli olan bir manastır bağışlamaktır; ondan daha verimli olan sığınak almak ve ahlaki kuralları üstlenmektir. Dizi, bir parmak şıklatması kadar kısa bir süre geçicilik algısını geliştirmenin, bütün bunlardan daha verimli olduğu cümlesiyle kapanır.
Bu söylem iki şeyi birlikte yapar. Bir yandan bağışı küçümsemez: dizinin her basamağı, bir öncekinden daha değerli bir verme biçimidir. Öbür yandan haritanın tepesine bir hedef koyar: geçiciliği doğrudan görmek. Spiro'nun iki yönelimi bu söylemde tek bir merdivenin basamakları gibi durur. Köylünün sunusu ile keşişin oturuşu birbirine karşıt değildir; aynı yolun farklı yükseklikleridir. Bu yüzden bir uygulama haritası yalnızca neyin yapıldığını değil, geleneğin o uygulamalar arasında nasıl bir sıra kurduğunu da göstermelidir.
Usta katmanı
Peki bugün "uygulama" denince neden akla önce oturuş geliyor? Modern vipassanā hareketleri dersinde yirminci yüzyılda Myanmar'da başlayan bir hareketin, meditasyonu ev sahiplerine açtığını ve onu dünyaya taşıdığını görmüştün. Bu hareket, Spiro'nun köylülerinin haritasında kenarda kalan bir uygulamayı merkeze taşıdı. Batı'ya ulaştığında ise harita daha da daraldı: Budizm, öncelikle bir meditasyon tekniği olarak tanıtıldı.
Amerikalı Budizm araştırmacısı Robert Sharf, 1995'te yayımlanan bir makalesinde bu daralmayı eleştirir: modern dönemde metinlerdeki yol aşamaları, kişisel meditasyon deneyimlerinin tarifi gibi okunmaya başlanmış ve geleneğin tören, topluluk ve metin çalışmasından oluşan geniş dokusu geri plana itilmiştir. Sharf'ın eleştirisi tartışmalıdır ve meditasyonun tarihsel önemini küçümsediği gerekçesiyle eleştirilmiştir. Ama sorduğu soru, bu dersin sorusudur: bir geleneği tek bir uygulamayla tanımlamak, onu turist rehberinin haritasıyla tanımaya benzemez mi?
Bu seviyenin geri kalanı bu haritayı katman katman açacak. Erken Budist meditasyonu, Mahāyāna ve Vajrayāna uygulamaları, Hindu, Jain ve Sih uygulamaları ayrı ayrı ele alınacak. Ardından iki zor konuya gelinecek: meditasyonun güvenliği ve öğretmen ile öğrenci arasındaki ilişkinin etiği. Bu dersler bir uygulama kılavuzu değildir. Hint geleneklerinin öğrenme sırası üç adımlıdır: öğretiyi dinlemek, üzerine düşünmek ve onu uygulamayla geliştirmek. Bu dersler ilk iki adımda durur. Uygulamanın kendisi, bir öğretmenle ve bir toplulukla yapılır.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlış"Ev sahiplerinin sevap için yaptıkları, gerçek uygulama değildir."
Erken metinler vermeyi ve ahlaki davranışı sevap temelleri olarak sayar ve Velāma söylemi onları aynı yolun basamakları olarak sıralar.
Yaygın yanlış"Bütün uygulayıcılar aynı hedefi güder."
Spiro'nun çalışması, aynı köyde bazılarının kurtuluşu, çoğunun daha iyi bir yeniden doğuşu hedeflediğini gösterir; bu ayrımın keskinliği tartışmalıdır, ama hedeflerin çeşitliliği gerçektir.
Yaygın yanlış"Meditasyonun merkezde olması geleneğin her döneminde böyleydi."
Meditasyonun ev sahipleri arasında bu kadar yaygınlaşması, büyük ölçüde yirminci yüzyıl hareketlerinin ve modern yorumların ürünüdür.
Uygulama
Kilit özet
- Spiro'nun 1970'teki çalışması, Myanmar köylerinde çoğunluğun kurtuluştan çok daha iyi bir yeniden doğuşu hedefleyen sevap uygulamalarıyla yaşadığını gösterdi; ayrımın keskinliği eleştirilse de hedeflerin çeşitliliği gerçektir.
- Aṅguttara Nikāya 8.36, sevabın üç temelini sayar: vermek, ahlaki davranış ve zihni geliştirmek; zihni geliştirmek listenin sonunda gelir.
- Vermek, uygulama haritasının en kurumsal ögesidir: keşişlerin sofrası, manastırlar, kütüphaneler ve okullar ona dayanır.
- Velāma söylemi bağışı ve zihni geliştirmeyi tek bir merdivende sıralar; bir parmak şıklatması kadar geçicilik algısı, en büyük bağıştan daha verimli sayılır.
- Modern dönem uygulama haritasını meditasyona doğru daralttı; Sharf'ın 1995'teki eleştirisi bu daralmayı sorgular ve bu seviye haritayı katman katman açar.
Bir geleneği tek bir uygulamayla tanımak, bir ülkeyi turist rehberinden tanımaya benzer.
Sonraki derse köprü
Bu derste uygulama haritasının genişliğini gördün. Sonraki ders, bu haritada bugün en büyük yeri kaplayan bölgeye, erken Budist meditasyona iniyor. Modern bir uygulama kitabı açtığında genellikle tek bir teknik bulursun: otur, nefesini izle, dikkatin dağıldığında geri getir. Kaynak metne baktığında ise tek bir teknik değil, birbirine bağlı on altı adımlık bir dizi görürsün. Sonraki derste erken metinlerin meditasyonu bağımsız teknikler olarak değil, birbirinin üzerine kurulan diziler olarak nasıl anlattığını ve bu dizilerin modern sunumlarda neden parçalandığını soracaksın.