İçeriğe geç

Ders 17.3 · Seviye 17

Prakritçe ve Ardhamāgadhī

1.456 kelime · 3 birincil kaynak pasajı · yaklaşık 7 dakika okuma · seslendirme 10 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Kālidāsa'nın Śakuntalā oyununda kral ve Brahmanlar Sanskritçe, kadınlar, hizmetliler ve soytarı Prakritçe konuşur; tiyatro kuramı bu ayrımı bir kural olarak düzenler.
  2. "Sanskrit" işlenmiş, "Prakrit" doğal demektir; adlandırma bir hiyerarşi kurar, ama Prakritler Sanskritçe ile paralel gelişmiş bölgesel dillerdir.
  3. Hindistan'ın tarihlenebilen en eski uzun yazıları Aśoka'nın Prakritçe fermanlarıdır; aynı ferman doğuda "lājā", batıda "rājā" diye yerel söyleyişe uyarlanmıştır.
  4. Jain kanonunun dili Ardhamāgadhī, "yarı Māgadhī"dir; geleneğe göre Mahāvīra bu dilde konuşmuş ve sözleri her canlıya kendi diliyle ulaşmıştır.
  5. Hāla'nın derlemesi gibi Prakrit şiir edebiyatı, sahnede alt konumu işaretleyen dilin şiirde en içten duyguların dili olduğunu gösterir.

Açılış sahnesi

Bir ormanın kıyısında, bir inziva yerinde genç bir kız, Śakuntalā, arkadaşlarıyla birlikte ağaçları suluyor. Avdan dönen Kral Duṣyanta onları bir ağacın arkasından izliyor. Az sonra konuşmaya başlıyorlar ve sahne, bugünkü bir okuyucuyu şaşırtacak bir şey gösteriyor: kral bir dilde konuşuyor, Śakuntalā ve arkadaşları başka bir dilde cevap veriyor. Kralın yanındaki soytarı, yüksek kasttan bir Brahman olduğu hâlde, kızların dilini konuşuyor. Herkes birbirini anlıyor, ama herkes aynı dili kullanmıyor.

Kālidāsa'nın bu ünlü oyununda kral, Brahman bilginler ve münzeviler Sanskritçe konuşur; Śakuntalā, öbür kadın karakterler, çocuklar, hizmetliler ve kralın soytarısı ise Prakrit lehçelerinden biriyle konuşur. Oyunun şiir bölümlerinde de aynı ayrım sürer: kadın karakterlerin söylediği dizeler Prakrit, kralınkiler Sanskrittir.

Bu bir üslup tercihi değil, bir kuraldır. Klasik Hint tiyatro kuramını derleyen Nāṭyaśāstra, hangi karakterin hangi dili konuşacağını düzenler. Dil, sahnede bir statü işaretidir: kimin konuştuğunu dinleyen, onun kim olduğunu duyar. Pāli dersinde öğretmenin sözlerinin bir prestij diline aktarılmasını reddettiği bir pasajı okumuştun. Bu ders o reddin arka planındaki haritayı açıyor: Sanskritçenin yanında, onun gölgesinde ve bazen ona karşı yaşayan Prakrit dilleri. Ve bu haritanın üzerinde Jain kanonunun dili, Ardhamāgadhī, nerede duruyor?

Bu derste ne olacak

Önce bir resmî yazışma ile bir aile sohbeti üzerinden, dil seçiminin neden bir mesaj taşıdığını göreceksin. Sonra Prakrit dillerinin adını ve dil ailesindeki yerini öğreneceksin. Ardından Hindistan'ın tarihlenebilen en eski yazılarının neden Sanskritçe değil Prakritçe olduğunu göreceksin. Sonra Jain geleneğinin kendi kutsal dili hakkında anlattığını okuyacaksın. En sonda Prakritlerin yalnızca "aşağı" bir dil olmadığını gösteren bir edebiyata bakacaksın.

Sıfır noktası

Bir şirkete resmî bir dilekçe yazarken "arz ederim" diye bitirirsin; aynı şirkette çalışan kuzenine mesaj atarken "görüşürüz" dersin. İkisi de Türkçedir. Ama dilekçenin diliyle yazılmış bir aile mesajı tuhaf, mesajın diliyle yazılmış bir dilekçe ise saygısız görünür. Dil seçimi yalnızca içeriği taşımaz: kime konuştuğunu, nerede durduğunu ve hangi otoriteye yaslandığını da bildirir.

Benzetmenin kırıldığı yer şudur. Türkçede resmî dil ile gündelik dil aynı dilin iki düzeyidir ve herkes ikisini de kullanabilir. Klasik Hint sahnesinde ise Sanskritçe ile Prakritler ayrı dillerdi ve kimin hangisini konuşabileceği doğumla, cinsiyetle ve konumla belirlenmişti. Bir kadın karakter Sanskritçe bilse bile, sahnede onu konuşmazdı. Seçim kişinin değil, kuralın seçimiydi.

Mekanizma

Adların söylediği

"Sanskrit" sözcüğü "düzenlenmiş, işlenmiş, mükemmelleştirilmiş" anlamına gelir; "Prakrit" sözcüğü ise "doğal, kendiliğinden, ilk hâlinde olan" demektir. Adlandırmanın kendisi bir hiyerarşi kurar: biri işlenmiş, öbürü ham. Ve adı koyan, işlenmiş dili kullananlardır.

Dilbilimsel tablo ise farklıdır. Prakritler, Sanskritçenin bozulmuş biçimleri değil, Eski Hint-Aryan dillerinden gelişmiş, Sanskritçe ile paralel yürüyen bölgesel dil biçimleridir. Pāli dersinde gördüğün ses yasaları, örneğin ünsüz kümelerinin ikizleşmesi, bu ailenin ortak özelliğidir; Pāli de bu ailenin bir üyesidir. Sonraki yüzyıllarda bazı Prakritler edebî dillere dönüştü: batıdaki Mahārāṣṭrī şiirin, kuzeydeki Śaurasenī tiyatronun, doğudaki Māgadhī ise doğu bölgelerinin dili olarak anıldı. Hiyerarşi dilbilgisi kitaplarına da yansıdı. Vararuci'ye atfedilen ve Prakritleri anlatan ilk dilbilgisi kitaplarından biri, bu dilleri kendi başlarına değil, Sanskritçeden yola çıkarak tarif eder: şu Sanskrit sesi Prakritte şu olur, şu ek şuna dönüşür. Prakrit, Sanskritçenin bir dönüşümü olarak kayda geçirilmiştir; yani dili anlatan araç bile, iki dilden hangisinin merkez sayıldığını gösterir.

Yaygın yanlış"Prakritler Sanskritçenin bozulmuş biçimleridir."
Doğrusu

Adlandırma bu izlenimi verir; dilbilimsel olarak Prakritler aynı kökten gelen, Sanskritçe ile paralel gelişmiş bölgesel dillerdir.

Taşa yazılan ilk dil

Bu hiyerarşinin şaşırtıcı bir istisnası vardır. Hindistan'da tarihlenebilen en eski uzun yazılar, MÖ üçüncü yüzyılda İmparator Aśoka'nın kayalara ve sütunlara kazıttığı fermanlardır. Siyasî ve modern kullanımlar dersinde bu yazıtları dharma'nın bir devlet politikasına dönüştüğü yer olarak okumuştun. Şimdi aynı yazıtlara dilleri için bak.

Aśoka'nın kaya fermanları Sanskritçe değil, bölgesel Prakrit lehçeleriyle yazılmıştır. Aynı fermanın farklı bölgelerdeki nüshaları, yerel söyleyişe göre uyarlanmıştır: doğudaki nüshalarda kral sözcüğü "lājā" diye geçerken, batıdaki Girnar nüshasında "rājā" diye geçer. Kuzeybatıdaki nüshalar ise Brāhmī yazısıyla değil, sağdan sola yazılan Kharoṣṭhī yazısıyla kazınmıştır.

Bir imparator, bütün ülkeye ulaşmak istediğinde, Sanskritçeyi değil konuşma dillerini seçti ve her bölgede metni o bölgenin söyleyişine göre ayarladı. Sanskritçe yazıtlar ancak birkaç yüzyıl sonra yaygınlaştı. Yani "işlenmiş" dilin taşa ilk yazılan dil olduğunu sanmak bir yanılgıdır: ilk yazılan, "doğal" dildi.

Kaynaklardan okuma

Jain kanonunun dili

Śvetāmbara kanonu dersinde Jain kanonunun Ardhamāgadhī adı verilen bir Prakritle aktarıldığını görmüştün. Ad, "yarı Māgadhī" demektir: doğunun Māgadhī'sinin bazı özelliklerini taşıyan ama tam olarak o olmayan bir dil. Örneğin Aśoka'nın doğu nüshalarında gördüğün bazı doğu özellikleri Ardhamāgadhī'de de görülür, bazıları görülmez. Dilbilimciler onu, Mahāvīra'nın yaşadığı doğu bölgelerinin konuşma dilinden yola çıkıp yüzyıllar içinde batıya taşınan bir aktarımla biçimlenmiş bir dil olarak görür. Valabhī'de yazıya geçtiğinde, Śvetāmbara kanonu dersinde gördüğün gibi, bin yıllık bir sözlü yolculuğun izlerini taşıyordu.

Jain geleneğine göre Mahāvīra, her şeyi bilen biri olduktan sonra, insanların ve hayvanların birlikte dinlediği büyük bir toplantıda öğretisini Ardhamāgadhī diliyle anlatır. Kanondaki bir metin, onun bu dilde konuştuğunu ve sözlerinin dinleyen her canlıya kendi diliyle anlaşılır gelecek biçimde ulaştığını anlatır.

Bu anlatı, Pāli dersindeki "kendi diliyle" tartışmasının Jain karşılığıdır, ama başka bir çözüm önerir. Budist pasajın bir okuması her keşişe kendi dilini bırakıyordu; Jain anlatısında ise öğretmen tek bir dilde konuşur, ama söz her dinleyenin kendi diline dönüşür. İki gelenek de aynı sorunu, çok dilli bir dünyada öğretinin herkese nasıl ulaşacağını, çözmeye çalışır. Biri dili serbest bırakır, öbürü tek dili bir mucizeyle evrenselleştirir. Ve ikisinde de seçilen dil, sahnede kralın konuştuğu dil değildir.

Usta katmanı

Prakritlerin "aşağı" bir dil olduğunu düşünmek, tiyatro kuralının kurduğu haritaya fazla güvenmek olur. Aynı yüzyıllarda Prakritler kendi parlak edebiyatlarını üretti. Kral Hāla'ya atfedilen ve "Yedi Yüz Dize" adıyla bilinen derleme, Mahārāṣṭrī Prakritçesiyle yazılmış kısa aşk ve köy şiirlerinden oluşur; köylü kadınların, çobanların, yolcuların dilinden konuşur. Sanskrit şiir kuramcıları bu derlemeden örnekler alıntıladı. Tiyatroda kadın karakterlerin söylediği en güzel şarkılar da Prakritçeydi.

Burada ince bir ironi vardır. Sahnede alt konumu işaretleyen dil, şiirde en içten duyguların dili olarak kabul edildi. Bir dilin statüsü, bir kuralın tek başına belirleyebileceğinden daha karmaşıktır. Bhakti hareketleri dersinde yerel dilde yazan ermiş şairleri, Kutsal metinler dersinde Sih kitabının Pencap dillerini, Pāli dersinde Budist kanonunun dilini gördün. Bu seviyede incelediğin geleneklerin çoğu, kutsal sözlerini kralın diliyle değil, Śakuntalā'nın diliyle söylemeyi seçti. Ama bu seçim de kalıcı olmadı: Jain ve Budist yorumcular sonraki yüzyıllarda Sanskritçeye döndü, çünkü rakipleriyle tartışmak ve bilginler arasında saygınlık kazanmak için o dil gerekiyordu.

Jain seviyesinde okuduğun metinler bu dönüşü adım adım gösterir. Śvetāmbara kanonu Ardhamāgadhī'deydi. Digambara metin geleneği dersinde gördüğün Dharasena'nın öğrencilerinin yazdığı metin ve Kundakunda'nın Samayasāra'sı ise batının tiyatro dili Śaurasenī'ye dayanan başka bir Prakritle yazılmıştı: iki kol yalnızca kanonda değil, dilde de ayrılmıştı. Sonra, Jain seviyesinin neredeyse her dersinde başvurduğun Tattvārtha Sūtra geldi: Jain öğretisinin Sanskritçe yazılmış ilk büyük sistematik özeti. İki kolun da ortak kabul ettiği metnin Sanskritçe olması rastlantı değildir. Sanskritçe, kollar arasında ve rakip okullarla konuşulabilecek ortak zemindi. Kalın bir duvarın iki yanındaki iki topluluk, birbiriyle kralın dilinde konuştu.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlış"Hindistan'ın en eski yazıları Sanskritçedir."
Doğrusu

Tarihlenebilen en eski uzun yazılar Aśoka'nın Prakritçe fermanlarıdır; Sanskritçe yazıtlar ancak birkaç yüzyıl sonra yaygınlaşır.

Yaygın yanlış"Yerel dilde yazmak bir zorunluluktu, çünkü yazarlar Sanskritçe bilmiyordu."
Doğrusu

Prestij dili biliniyor ve kullanılabiliyordu; konuşma dilini seçmek, çoğu zaman bilinçli bir konum bildirimiydi.

Yaygın yanlış"Prakritler yalnızca alt tabakaların konuşma diliydi ve edebiyat üretmedi."
Doğrusu

Mahārāṣṭrī gibi Prakritler, Sanskrit kuramcılarının da alıntıladığı zengin bir şiir edebiyatı üretti.

Uygulama

Kilit özet

  1. Kālidāsa'nın Śakuntalā oyununda kral ve Brahmanlar Sanskritçe, kadınlar, hizmetliler ve soytarı Prakritçe konuşur; tiyatro kuramı bu ayrımı bir kural olarak düzenler.
  2. "Sanskrit" işlenmiş, "Prakrit" doğal demektir; adlandırma bir hiyerarşi kurar, ama Prakritler Sanskritçe ile paralel gelişmiş bölgesel dillerdir.
  3. Hindistan'ın tarihlenebilen en eski uzun yazıları Aśoka'nın Prakritçe fermanlarıdır; aynı ferman doğuda "lājā", batıda "rājā" diye yerel söyleyişe uyarlanmıştır.
  4. Jain kanonunun dili Ardhamāgadhī, "yarı Māgadhī"dir; geleneğe göre Mahāvīra bu dilde konuşmuş ve sözleri her canlıya kendi diliyle ulaşmıştır.
  5. Hāla'nın derlemesi gibi Prakrit şiir edebiyatı, sahnede alt konumu işaretleyen dilin şiirde en içten duyguların dili olduğunu gösterir.
Kimin konuştuğunu dinleyen, onun kim olduğunu duyar.

Sonraki derse köprü

Bu derste Prakritlerin Hindistan'ın farklı bölgelerine yayıldığını ve Aśoka'nın kuzeybatıdaki fermanlarının başka bir yazıyla kazındığını gördün. Sonraki ders o kuzeybatıya, bugünkü Pakistan ve Afganistan topraklarına gidiyor. Erken Budist metinler hakkında bildiklerimizin büyük kısmı uzun süre yüzyıllar sonra kopyalanmış el yazmalarına dayanıyordu. Sonra kuru iklimli bir bölgede, toprak kaplar içine yerleştirilmiş, huş ağacı kabuğuna yazılmış rulolar ortaya çıktı. Sonraki derste bu ruloların dilini ve hayatta kalan kanıtın, bir alan hakkında bildiklerimizi nasıl biçimlendirdiğini soracaksın.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesinde bir ormanın kıyısında ağaç sulayan kızlar ve bir ağacın arkasından bakan bir kral gösterilsin. Konuşmalar başladığında kralın sözleri bir renkte, kızların ve soytarının sözleri başka bir renkte altyazı olarak belirsin.

Sıfır noktasında aynı kişinin bir resmî dilekçe ve bir aile mesajı yazdığı iki ekran yan yana gösterilsin. Adların söylediği bölümünde iki kavanoz çizilsin: biri "işlenmiş", biri "doğal" etiketli; sonra iki kavanozun aynı kaynaktan doldurulduğu gösterilsin. Aśoka bölümünde Hindistan haritası üzerinde fermanların bulunduğu yerler işaretlensin; doğuda "lājā", batıda "rājā" yazısı belirsin, kuzeybatıda ise yazı sağdan sola aksın.

Jain bölümünde dairesel bir toplantı salonunda insanlar ve hayvanlar birlikte dinlesin; tek bir ses yayılırken her dinleyenin üzerinde farklı bir yazı belirsin. Usta katmanında bir köy kadını ve bir kuyu başında söylenen kısa bir dize gösterilsin. Seslendirme tonu meraklı ve sıcak olsun.

Müfredat kapsamı — 17.3

  • Orta Hint-Aryan dilleri
  • Jain Āgama dili
  • Māhārāṣṭrī ve Śaurasenī
  • Ses dönüşümleri
  • El yazması gelenekleri