Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- 1983'te Lordlar Kamarası, sarığı yasaklayan bir okul kuralını ayrımcılık saydı ve Sihleri İngiliz hukukunda bir etnik grup olarak tanıdı.
- Topluluk düzenine katılım, beş kişinin yürüttüğü bir törenle olur; katılanlar kesilmemiş saç, tarak, demir bilezik, iç giysi ve küçük kılıç olmak üzere beş işareti taşır.
- Beş işaret, manastırı olmayan bir geleneğin dünyanın içinde yaşayan ev sahibine verdiği görünür bir disiplindir; her işarete bir yükümlülük bağlanır.
- Tapınağın merkezinde kitap durur ve kitabı okuyan granthī bir ruhban değil, bir görevlidir; her toplantı, tarihi anan ve bütün insanlığın iyiliğini dileyen Ardās ile kapanır.
- Kanada Yüksek Mahkemesi 2006'da küçük kılıcın okulda, giysiye dikilmiş bir kılıfta taşınmasına izin verdi; görünür bağlılık hem tanınmayı hem düzenlenmeyi getirir.
Açılış sahnesi
1978, Birmingham. On üç yaşındaki Gurinder Singh, babasıyla birlikte özel bir okula kayıt için gidiyor. Okulun müdürü bir şart koşuyor: okul üniforması giyilecek, yani sarık çıkarılacak ve saç kesilecek. Baba bu şartı kabul etmiyor; oğlunun saçı hiç kesilmemiş, başında sarığı var. Kayıt reddediliyor. Baba davayı mahkemeye taşıyor ve dava beş yıl sonra İngiltere'nin en yüksek yargı merciine kadar çıkıyor.
Lordlar Kamarası, Sihlerin 1976 tarihli Irk İlişkileri Yasası bakımından bir etnik grup sayıldığına ve sarığı yasaklayan okul kuralının dolaylı ayrımcılık oluşturduğuna karar verdi. Kararda bir grubun etnik grup sayılması için ölçütler sıralandı: uzun ve ortak bir tarih, kendine özgü bir kültürel gelenek ve bunların yanında ortak bir köken, dil, edebiyat ya da din gibi ek özellikler.
Bir mahkemenin önündeki soru bir kumaş parçasıydı. Ama baba için de, mahkeme için de mesele kumaştan büyüktü: çıkarılamayan bir işaret, bir insanın kim olduğunun parçası mıydı? Temel kavramlar dersinde bu geleneğin dış törenin tek başına yetmediğini, asıl dönüşümün iç bakışta olduğunu söylediğini görmüştün. Ama aynı gelenek, topluluk düzenine katılanlar için gündelik olarak taşınan beş dış işaret tanımlar ve bu işaretlerin bırakılması ağır bir mesele sayılır. İç durumu merkeze alan bir gelenek neden görünür işaretlerde bu kadar ısrarlıdır? Bu ders bu soruyu, işaretleri, onları veren töreni, tapınağın ve duanın düzenini inceleyerek cevaplıyor.
Bu derste ne olacak
Önce bir alyans üzerinden, bir taahhüdün görünür bir işaretle nasıl dışarıya bağlanabileceğini göreceksin. Sonra topluluk düzenine katılım törenini ve beş işareti öğreneceksin. Ardından Sih tapınağının düzenini ve görevlilerin neden bir ruhban sınıfı oluşturmadığını göreceksin. Sonra her toplantıyı kapatan topluluk duasını okuyacaksın. En sonda işaretlerin modern devletlerin okullarında ve mahkemelerinde neden tartışma konusu olduğuna bakacaksın.
Sıfır noktası
Evlenen iki insan çoğu zaman parmaklarına bir yüzük takar. Yüzük evliliği yaratmaz; evlilik bir karardır, bir ilişkidir. Ama yüzüğün iki işlevi vardır. Birincisi taşıyana dönüktür: her gün parmağına bakan kişi verdiği sözü hatırlar ve yüzüğü çıkarmak sessiz bir karar değil, görünür bir eylem olur. İkincisi dışarıya dönüktür: başkaları bu kişinin bir söz verdiğini uzaktan görür. Yüzük içteki kararın dışarıdaki tanığıdır.
Benzetmenin kırıldığı yer şudur. Alyans küçüktür ve isteyen onu cebine koyabilir; çoğu ülkede taşınıp taşınmaması bir tercih olarak görülür. Sih işaretleri ise bedenin kendisine, saça ve başa bağlıdır; bir sarığı ya da kesilmemiş saçı fark edilmeden çıkarmak mümkün değildir. Üstelik bir alyans yalnızca iki kişi arasındaki bir sözü gösterir. Sih işaretleri ise bir topluluğa ve onun tarihine aidiyeti gösterir ve tarih boyunca, Tarihsel bağlam dersinde gördüğün baskı dönemlerinde, bu görünürlük bir hedef olmanın da nedeni oldu.
Mekanizma
Tören ve beş işaret
Tarihsel bağlam dersinde Gobind Singh'in 1699'da Khālsā'yı kurduğunu görmüştün. Bugün topluluk düzenine katılım, aynı törenin yeniden yapılmasıyla olur.
Sih topluluğunun davranış kurallarını düzenleyen belgeye göre katılım töreni, topluluğa üye olmuş ve kurallara uyan beş kişi tarafından yürütülür. Demir bir kapta şekerli su, iki ağızlı bir kılıçla karıştırılırken belirli ilahiler okunur ve katılanlar bu suyu içer. Katılanlara beş işareti taşımaları söylenir: kesilmemiş saç, tahta bir tarak, demir bir bilezik, belirli biçimde dikilmiş bir iç giysi ve küçük bir kılıç. Belge ayrıca kesin olarak kaçınılması gereken dört davranışı da sayar.
Beş işaretin her birine gelenek içinde bir anlam yüklenir. Kesilmemiş saç, bedenin olduğu gibi kabul edilmesidir ve sarık onu korur. Tarak, bu saçın düzen içinde tutulmasıdır: kendini bırakmış bir çileci değil, temiz ve düzenli bir ev sahibi. Demir bilezik, ellerin yaptığı her işin bir taahhüde bağlı olduğunu hatırlatır. İç giysi ölçülülüğü ve öz denetimi simgeler. Küçük kılıç ise gelenek içinde bir saldırı aracı olarak değil, savunmasızı koruma yükümlülüğünün hatırlatıcısı olarak tanımlanır. Temel kavramlar dersinde Sih geleneğinin bir manastır kurmadığını görmüştün. Beş işaret, bir ev sahibinin dünyanın içinde, ailesiyle ve işiyle yaşarken taşıyabileceği bir disiplindir. Keşiş giysisinin yerini, gündelik hayatın içinde taşınan bir işaret takımı alır.
Yaygın yanlış"Her Sih beş işareti taşır."
İşaretler esas olarak katılım törenine girmiş olanlar için bir yükümlülüktür; birçok Sih saçını kesmeden ve sarık takarak yaşar ama törene katılmamıştır, bir kısmı ise hiçbir işaret taşımaz.
Kaynaklardan okuma
Tapınak ve görevli
Sih tapınağının adı "gurdwara"dır, yani "öğretmenin kapısı". Tapınağın merkezinde bir heykel değil, Kutsal metinler dersinde açtığın kitap durur. Kitap sabah yüksek bir yere, bir örtünün altına yerleştirilir; akşam ise ayrı bir odaya taşınıp dinlenmeye bırakılır. Kitaba bir yaşayan öğretmen gibi davranılır: üzerinde bir saçak bulunur, okunurken arkasında duran kişi bir yelpaze sallar. Ziyaretçiler ayakkabılarını çıkarır, başlarını örter ve yere, aynı düzlemde otururlar. Kimse kitaptan daha yükseğe oturmaz; kimse başkasından daha yükseğe de oturmaz.
Kitabı okuyan ve tapınağın işleyişini yürüten kişinin adı "granthī"dir. Granthī bir görevlidir; ayrı bir kutsama, ruhban yemini ya da doğumla gelen bir statü taşımaz. Kitabı doğru okumayı bilen herhangi bir topluluk üyesi, kadın ya da erkek, bu görevi üstlenebilir. Bhakti hareketleri dersinde ermiş şairlerin tapınak aracılarını eleştirdiğini görmüştün; burada aynı eleştiri bir yapıya dönüşmüştür: aracı bir sınıf kurulmamıştır. Ama dürüst bir not da gerekir: kitabı ezgisiyle okumak ve töreni yönetmek bir beceri ister ve bazı ailelerde bu iş kuşaklar boyunca sürdürülür. Yapının kapattığı kapı, pratikte bazen aralanır.
Topluluğun duası
Hemen her topluluk toplantısı, ayakta okunan ortak bir dua ile, "Ardās" ile kapanır. Duanın büyük bölümü bir istek değil, bir anmadır: on öğretmen sırayla anılır; ardından geleneğin şehitleri, inancı uğruna acı çekenler, tarihin zor anları hatırlanır. Ancak bundan sonra toplantının ihtiyacı dile getirilir. Dua her seferinde aynı cümleyle biter: Nānak'ın aracılığıyla adın yüceliği ve ruhun yüksekliği hep sürsün; senin isteğinle herkesin iyiliği olsun.
Bu yapı, Uygulama ve kültür dersinde gördüğün Jain onarım takvimine benzer bir iş görür, ama yönü farklıdır: orada yıllık bir af günü bir yılın borcunu kapatıyordu; burada her toplantı, topluluğun bütün tarihini yeniden anarak kapanır. Dua aynı zamanda bir hafıza kurumudur. Ve son cümlesi, topluluğun kendisi için değil bütün insanlık için dilekte bulunması, Kutsal metinler dersinde gördüğün çoğulculuğun duadaki karşılığıdır.
Usta katmanı
Açılıştaki dava, görünür bağlılığın bedelini gösterir. İşaretin dışarıya dönük yüzü, yalnızca tanınmayı değil, kuralların ve güvenlik kaygılarının hedefi olmayı da getirir. En keskin tartışma, beş işaretin sonuncusu, küçük kılıç üzerinde yaşandı.
2001'de Montreal'de bir devlet okulunda on iki yaşındaki Gurbaj Singh Multani'nin taşıdığı küçük kılıç okul bahçesinde yere düştü ve okul yönetimi kılıcın okula getirilmesini tamamen yasakladı. Kanada Yüksek Mahkemesi 2006'da, tam yasağın din özgürlüğünü orantısız biçimde sınırladığına karar verdi; kılıç, giysinin içine dikilmiş bir kılıfta güvenli biçimde taşındığı sürece okulda bulunabilecekti. Karar Québec'te tartışma yarattı ve kılıcın kamusal alanlarda taşınması farklı ülkelerde farklı kurallara bağlanmaya devam ediyor.
İki dava birlikte okunduğunda modern devletlerin bu işaretlerle neden zorlandığı görünür. Sarık davasında mahkeme, işareti taşıyanın kimliğinin parçası saydı ve onu dışarıda bırakan kuralı ayrımcılık buldu. Kılıç davasında mahkeme, işaretin anlamını kabul etti ama onu güvenlik kaygısıyla uzlaştırmak için bir koşul koydu. Her iki durumda da sıfır noktasındaki yüzüğün iki yüzü birlikte çalışıyor: taşıyan için çıkarılamayan bir taahhüt, dışarıdakiler için düzenlenmesi gereken bir nesne.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlış"Beş işaret bir kıyafet kuralıdır."
Her işarete bir yükümlülük bağlanmıştır; işaretler bir aidiyet göstergesi olduğu kadar, taşıyanı kendi taahhüdüne bağlayan hatırlatıcılardır.
Yaygın yanlış"Granthī bir rahiptir."
Granthī ayrı bir kutsama ya da doğumla gelen bir statü taşımayan bir görevlidir; kitabı doğru okuyabilen herhangi bir topluluk üyesi bu görevi üstlenebilir.
Yaygın yanlış"Ardās yalnızca bir istek duasıdır."
Duanın büyük bölümü öğretmenleri, şehitleri ve topluluk tarihini anar; istek kısmı kısadır ve bütün insanlığın iyiliğinin dilenmesiyle kapanır.
Uygulama
Kilit özet
- 1983'te Lordlar Kamarası, sarığı yasaklayan bir okul kuralını ayrımcılık saydı ve Sihleri İngiliz hukukunda bir etnik grup olarak tanıdı.
- Topluluk düzenine katılım, beş kişinin yürüttüğü bir törenle olur; katılanlar kesilmemiş saç, tarak, demir bilezik, iç giysi ve küçük kılıç olmak üzere beş işareti taşır.
- Beş işaret, manastırı olmayan bir geleneğin dünyanın içinde yaşayan ev sahibine verdiği görünür bir disiplindir; her işarete bir yükümlülük bağlanır.
- Tapınağın merkezinde kitap durur ve kitabı okuyan granthī bir ruhban değil, bir görevlidir; her toplantı, tarihi anan ve bütün insanlığın iyiliğini dileyen Ardās ile kapanır.
- Kanada Yüksek Mahkemesi 2006'da küçük kılıcın okulda, giysiye dikilmiş bir kılıfta taşınmasına izin verdi; görünür bağlılık hem tanınmayı hem düzenlenmeyi getirir.
Bir işaret içteki kararı yaratmaz; ama ondan vazgeçmeyi görünür kılar.
Sonraki derse köprü
Bu seviye boyunca eşitliği bir öğüt olarak değil, bir düzen olarak kurmaya çalışan yapılar gördün: herkesin aynı sırada oturduğu ortak mutfak, ruhban sınıfı olmayan tapınak, kastı belli eden aile adlarının yerine verilen ortak adlar, farklı toplumsal kökenlerden şairleri taşıyan bir kitap. Sonraki ders ölçüm dersidir. Bhakti hareketleri dersinde eşitliğin söylemde güçlü, yapıda dirençli kaldığını görmüştün. Sonraki derste aynı ölçüyü Sih geleneğine uygulayacak ve eşitliğin hangi alanlarda gerçekten kurumsallaştığını, hangi alanlarda ise toplumsal gerçekliğin ona direndiğini soracaksın.