İçeriğe geç

Ders 15.9 · Seviye 15

Uygulama ve kültür

1.552 kelime · 3 birincil kaynak pasajı · yaklaşık 7 dakika okuma · seslendirme 10 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Śvetāmbaralar sekiz günlük, Digambaralar on günlük yıllık bir dönem uygular; dönem, bütün canlılardan af dilenen bir günle kapanır.
  2. Yıllık gözden geçirme, yeminlerin ve dikkatlerin nerede çiğnendiğini madde madde tarar; af toplu olarak dilendiği için en zor özürler bile mümkün hâle gelir.
  3. Oruç kültürün merkezindedir ve takdirle karşılanır; ama uzun oruçlar sağlık riski taşır ve geleneğin kendi ölçütü sürenin değil tutkuların azalmasının önemli olduğunu söyler.
  4. Śravaṇabeḷagoḷa'daki Bāhubali heykeli 981'e tarihlenir ve on iki yılda bir yıkanır; hikâyesi en uzun çilenin bile tek bir gururu eritemediğini anlatır.
  5. Hayvan barınakları ve süt ürünleri tartışması, zarar vermeme ilkesinin her çağda yeni olgulara yeniden uygulandığını gösterir.

Açılış sahnesi

Eylül ayının bir sabahı, Mumbai'de bir apartman dairesi. Telefon üst üste titriyor. Gelen mesajların çoğu aynı iki sözcükle bitiyor: "Micchāmi dukkaḍaṃ." Bir eski iş arkadaşı, bir kuzen, yıllardır konuşulmayan bir komşu, hatta geçen ay sert bir tartışma yaşanmış bir müşteri. Herkes aynı gün, aynı sözlerle, birbirinden af diliyor. Önceki akşam topluluk salonunda saatler süren bir gözden geçirme töreni yapılmıştı; sekiz gün boyunca oruç tutulmuş, metinler okunmuş, sabahları tapınağa gidilmişti. Bugün yılın son günü sayılır ve borç kapanır.

Yıllık gözden geçirme töreninde okunan Prakrit dize şöyle der: bütün canlıları bağışlıyorum, bütün canlılar beni bağışlasın; bütün varlıklara dostluk duyuyorum, hiç kimseyle düşmanlığım yok. Tören, "kötü yaptığım her şey boşa çıksın" anlamına gelen "Micchāmi dukkaḍaṃ" sözleriyle kapanır.

Bu sahneye dikkatle bak, çünkü bu seviyede kurduğun bütün yapı burada bir araya geliyor. Karma teorisi dersinde zararın dikkatsiz etkinlikle tanımlandığını, Üç mücevher ve etik dersinde de bu tanımdan son derece ayrıntılı bir disiplinin çıktığını gördün. Ama bu kadar ayrıntılı bir disiplin kaçınılmaz olarak çiğnenecektir. Dikkatsizlik olacak, öfke olacak, kırıcı bir söz söylenecek. Bir gelenek bununla ne yapar? Jain cevabı, kuralı tekrarlamak değil, onarımı takvime bağlamaktır. Bu ders o onarım düzenini ve çevresinde kurulan kültürü, oruçları, bayramları, taşa oyulmuş anlatıları ve bugünkü tartışmaları inceliyor.

Bu derste ne olacak

Önce bir geminin bakım takvimi üzerinden, ihlali yok saymak ile ihlali düzenli olarak onarmak arasındaki farkı göreceksin. Sonra yıllık sekiz günlük dönemi ve af gününü öğreneceksin. Ardından oruç kültürünü ve onun bir sınırını göreceksin. Sonra güney Hindistan'daki dev bir heykeli ve onun anlattığı hikâyeyi okuyacaksın. En sonda zarar vermeme ilkesinin bugün nasıl yeni sorulara uygulandığına bakacaksın.

Sıfır noktası

Uzun yolculuklara çıkan bir gemi düşün. Geminin her parçası aşınacaktır: halatlar yıpranır, boya kalkar, metal paslanır. Kaptan bunu üç biçimde ele alabilir. Aşınmayı görmezden gelebilir; gemi bir gün beklenmedik bir yerde çöker. Aşınma görüldüğünde mürettebatı cezalandırabilir; o zaman mürettebat aşınmayı saklamaya başlar. Ya da düzenli bir bakım takvimi kurabilir: her sabah güverte taranır, her ay belirli parçalar sökülür, her yıl gemi kuru havuza çekilir. Bu üçüncü yolda aşınma bir utanç değil, beklenen bir olgudur; onu görmek ve onarmak, işin kendisidir.

Benzetmenin kırıldığı yer şudur. Geminin bakımını mürettebat yapar, ama gemi kimseden özür dilemez. Jain onarım takviminin merkezinde ise bir ilişki vardır: kişi yalnızca kendi kusurunu taramaz, kusurundan etkilenen herkesten, gözle görülmeyen canlılar dahil, af diler ve kendisi de affeder. Üstelik bir gemi için kuru havuz bir duraktır; Jain takviminde ise yıllık af günü bir kapanış olduğu kadar bir başlangıçtır. Borç sıfırlanır ve yeni yıl temiz bir sayfayla açılır.

Mekanizma

Sekiz gün ve af günü

Śvetāmbaralar için yılın en önemli dönemi, yağmur mevsiminin ortasına, genellikle ağustos ile eylül arasına düşen sekiz günlük Paryuṣaṇa'dır. Digambaralar aynı dönemi on gün sürdürür ve her günü bağışlama, alçakgönüllülük, dürüstlük gibi on erdemden birine ayırır. Bu dönemde birçok Jain oruç tutar, tapınağa daha sık gider ve keşişleri dinler. Śvetāmbara kanonu dersinde gördüğün Kalpa Sūtra, bu günlerde topluluk önünde okunur; Mahāvīra'nın doğumunun anlatıldığı gün, annesinin hamileliğinin başında gördüğü düşlerin resimleri ve maketleri salonda dolaştırılır ve kutlama doruğa çıkar.

Dönem, yıllık gözden geçirme töreniyle kapanır. Bu tören, Üç mücevher ve etik dersinde gördüğün yeminlerin ve dikkatlerin bir yıl boyunca nerede çiğnendiğini madde madde tarar: hangi canlılara, hangi yollarla, bedenle mi sözle mi zihinle mi zarar verildi? Tarama genel bir pişmanlık değildir; Karma teorisi dersindeki modelin sınıflarına göre düzenlenmiş bir kontrol listesidir. Ardından af günü gelir. Af dilemenin toplu yapılması önemlidir: herkes aynı gün diler, böylece kimse yalnızca "özür dileyen" konumuna düşmez ve en zor özürler bile bir takvimin içinde mümkün hâle gelir.

Yaygın yanlış"Jain af günü bir günah çıkarma törenidir."
Doğrusu

Törende bağışlayan bir aracı yoktur; kişi kendi ihlallerini tarar, etkilenenlerden doğrudan af diler ve onları affettiğini bildirir.

Oruç ve sınırı

Oruç Jain kültürünün merkezindedir. Karma teorisi dersinde çile listesinin oruçla başladığını görmüştün. Birkaç saatlik oruçlardan güneş battıktan sonra yememeye, bir günlük tam oruçtan sekiz gün ya da bir ay süren oruçlara kadar birçok biçim vardır. Uzun bir orucu tamamlayan kişi için topluluk tören düzenler, bazen alay hâlinde yürünür.

Bu takdirin bir gölgesi de vardır. Uzun süreli oruç ciddi sağlık riskleri taşır ve topluluk takdiri, özellikle gençler ve yaşlılar için örtük bir baskıya dönüşebilir. Bu ders hiçbir oruç biçimini önermez ya da tarif etmez; bir sağlık sorunun varsa ya da bir yakının uzun süreli oruç tutuyorsa, tıbbi değerlendirme gerekir. Geleneğin kendi ölçütü de bu noktada yardımcıdır: Karma teorisi dersinde iç çilelerin, tutkuları azaltmayan bedensel zorlamadan daha derin sayıldığını görmüştün. Bir orucun değeri, süresinde değil, öfkeyi ve açgözlülüğü ne kadar azalttığındadır.

Kaynaklardan okuma

Dağdaki heykel

Güney Hindistan'da, Karnataka'daki Śravaṇabeḷagoḷa'da, bir tepenin üzerinde tek bir kaya kütlesinden oyulmuş, yaklaşık on yedi metre yüksekliğinde çıplak bir figür durur. Figürün bacaklarına ve kollarına taştan sarmaşıklar dolanmıştır, ayaklarının dibinde karınca yuvaları oyulmuştur.

Heykel, onuncu yüzyılda Ganga hanedanının bakanı Cāmuṇḍarāya tarafından yaptırılmıştır ve genellikle 981 yılına tarihlenir. Figür, ilk tīrthaṅkara Ṛṣabha'nın oğlu Bāhubali'dir. Heykel on iki yılda bir yapılan büyük bir törenle başından aşağı süt, safran ve başka sıvılarla yıkanır; bu tören en son 2018'de yapılmıştır ve bir sonrakinin 2030'da yapılması beklenir.

Bāhubali'nin hikâyesi onarım takviminin bir başka yüzünü gösterir. Gelenek onu, krallık için kardeşi Bharata ile dövüşen, dövüşü kazanan ama zaferin anlamsızlığını görüp her şeyi bırakan bir prens olarak anlatır. Bāhubali ayakta, kıpırdamadan meditasyona dalar; o kadar uzun durur ki bedenine sarmaşıklar dolanır, ayaklarının dibine karıncalar yuva yapar. Śvetāmbara anlatısına göre yine de her şeyi bilen biri olamaz, çünkü içinde ince bir gurur kalmıştır: kendisinden önce keşiş olmuş küçük kardeşlerinin önünde eğilmek istememektedir. Kız kardeşleri gelip ona "fil sırtından in" der. Bāhubali bindiği filin gururu olduğunu anlar, ilk adımı atar ve o anda her şeyi bilen biri olur. En uzun çilenin bile tek bir gururu eritemediği, tek bir adımın ise eritebildiği bir hikâye.

Heykelin hamisi ile bu seviyedeki bir metin arasında da bir bağ vardır: Digambara metin geleneği dersinde gördüğün Gommaṭasāra, geleneğe göre Cāmuṇḍarāya için yazılmıştır ve adını onun lakabından alır. Taş ve metin, aynı hamiden çıkmıştır.

Usta katmanı

Zarar vermeme ilkesi bir kez konduktan sonra, her yeni çağda yeni bir olgu kümesine yeniden uygulanmak zorundadır.

Gujarat ve Rajasthan'da Jain toplulukları yüzyıllardır yaşlı, hasta ve işe yaramaz sayılan hayvanlara bakan barınaklar işletir. Bugün ise ilkenin uygulanması yeni bir tartışma doğurmuştur: geleneksel Jain beslenmesi süt ürünlerini kabul ederken, bazı Jainler modern endüstriyel hayvancılık koşullarının zarar düzeyi nedeniyle süt ürünlerinden de kaçınılması gerektiğini savunur. Topluluk içinde bu görüşü benimseyenler ve geleneksel uygulamayı sürdürenler arasında tartışma sürmektedir.

Bu tartışmada yeni bir öğreti doğmuyor; aynı ilke, değişen üretim koşullarına uygulanıyor. Temel ontoloji dersindeki duyu merdivenini hatırla: süt veren bir inek, beş duyulu bir canlıdır. Geleneksel köy düzeninde süt, buzağı beslendikten sonra artan bir fazlaydı. Endüstriyel düzende ise üretimin kendisi hayvana sürekli zarar veriyor olabilir. İlke değişmedi; olgular değişti ve ilke yeni olgular üzerinden yeniden hesaplanıyor.

Ve burada, Mezhepler ve topluluklar dersindeki gözlem bir kez daha işliyor. Kurumsal kaynaklar ev sahiplerinin elinde olduğu için, bu tür yeni uygulamaları da çoğu zaman ev sahipleri başlatıyor: barınakları onlar finanse ediyor, beslenme tartışmalarını onlar yürütüyor. Keşişler ilkenin bekçisi, ev sahipleri ise ilkenin yeni koşullara uygulanmasının mühendisleri.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlış"Oruç ne kadar uzunsa o kadar değerlidir."
Doğrusu

Geleneğin kendi ölçütüne göre orucun değeri tutkuları ne kadar azalttığındadır; uzun oruçlar ciddi sağlık riskleri de taşır.

Yaygın yanlış"Af günü sembolik bir gelenektir."
Doğrusu

İnsanlar tek tek birbirine ulaşır, bugün telefon mesajlarıyla da; en zor özürler bu günün takvimi içinde gerçekten dile getirilir.

Yaygın yanlış"Jain uygulamaları değişmeyen eski kurallardan ibarettir."
Doğrusu

Zarar vermeme ilkesi her çağda yeni olgulara uygulanır; endüstriyel hayvancılık üzerine bugünkü tartışma bunun bir örneğidir.

Uygulama

Kilit özet

  1. Śvetāmbaralar sekiz günlük, Digambaralar on günlük yıllık bir dönem uygular; dönem, bütün canlılardan af dilenen bir günle kapanır.
  2. Yıllık gözden geçirme, yeminlerin ve dikkatlerin nerede çiğnendiğini madde madde tarar; af toplu olarak dilendiği için en zor özürler bile mümkün hâle gelir.
  3. Oruç kültürün merkezindedir ve takdirle karşılanır; ama uzun oruçlar sağlık riski taşır ve geleneğin kendi ölçütü sürenin değil tutkuların azalmasının önemli olduğunu söyler.
  4. Śravaṇabeḷagoḷa'daki Bāhubali heykeli 981'e tarihlenir ve on iki yılda bir yıkanır; hikâyesi en uzun çilenin bile tek bir gururu eritemediğini anlatır.
  5. Hayvan barınakları ve süt ürünleri tartışması, zarar vermeme ilkesinin her çağda yeni olgulara yeniden uygulandığını gösterir.
Bir ilke ancak çiğnendiği yerde onarılabildiği sürece yaşar.

Sonraki derse köprü

Bu seviyenin sonuna geldin. Jain geleneğini kendi kavramlarıyla okudun: ince madde olan karma, bakış açısına bağlı bilgi, istisnasız bir zarar vermeme ilkesi. Ama bu kavramların çoğunu Budist ve Hindu geleneklerinde de aynı adlarla görmüştün: karma, dharma, saṃsāra, mokṣa. Sonraki ders bu ortak sözlüğün bir kolaylık değil, bir tuzak olduğunu gösteriyor. Aynı sözcük üç gelenekte üç ayrı şey anlatır; karma bir yerde madde, bir yerde niyet, bir yerde kozmik bir düzendir. Sonraki derste üç geleneği aynı eksenlerde yan yana koyacak ve ortak bir kelimenin, karşılaştırmayı nasıl hem mümkün kıldığını hem de bozduğunu soracaksın.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesinde bir telefon ekranında art arda düşen mesajlar gösterilsin; hepsi aynı iki sözcükle bitsin. Ardından önceki akşamın topluluk salonu kısa bir geri dönüşle görünsün. Af dizesi ekranda sakin bir yazıyla belirsin.

Sıfır noktasında bir geminin üç hâli gösterilsin: çürümüş bir gövde, aşınmayı saklayan mürettebat ve kuru havuzdaki bakım. Sekiz gün bölümünde bir takvim şeridi çizilsin; son gün parlak bir ışıkla vurgulansın ve gözden geçirme listesi beden, söz ve zihin sütunlarıyla belirsin.

Oruç bölümünde yalnızca bir su bardağı ve bir takvim gösterilsin; hiçbir zayıflama ya da beden görüntüsü kullanılmasın. Dağdaki heykel bölümünde kamera Bāhubali'nin ayaklarından başına doğru yavaşça yükselsin, sarmaşıklar ve karınca yuvaları ayrıntılı gösterilsin; hikâye anlatılırken bir fil silüeti belirip silinsin.

Usta katmanında bir hayvan barınağı ve bir süt kovası yan yana gösterilsin. Seslendirme tonu sıcak ve sakin olsun; oruç bölümündeki sağlık cümlesi yavaş ve net okunsun.

Müfredat kapsamı — 15.9

  • Sāmāyika
  • Pratikramaṇa
  • Paryuṣaṇa
  • Daśalakṣaṇa
  • Tapas ve oruç
  • Sūri ve ācārya
  • Tapınak ve tīrtha
  • Śatruñjaya
  • Śravaṇabeḷagoḷa
  • El yazması kütüphaneleri
  • Vejetaryenlik ve veganlık
  • Hayvan barınakları