Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Uttarādhyayana Sūtra 23'te Pārśva'nın izleyicisi Keśi ile Mahāvīra'nın öğrencisi Gautama, dört ile beş yemin ve giysi farkını tartışır ve uzlaşır.
- Jain geleneğine göre her zaman döngüsünde yirmi dört tīrthaṅkara gelir; Mahāvīra bir kurucu değil, var olan yolu yeniden açan sonuncusudur.
- Budist kanonu Mahāvīra'yı Nigaṇṭha Nātaputta adıyla anar; iki rakip geleneğin bağımsız tanıklığı onun tarihselliği için güçlü bir kanıttır.
- Kalpa Sūtra'ya göre Mahāvīra'nın ceninin Brahman Devānandā'dan Kraliçe Triśalā'ya taşındığı anlatısını Śvetāmbara'lar kabul eder, Digambara'lar reddeder.
- Mathura'daki Kaṅkālī Ṭīlā'da bulunan Kuşan dönemi yazıtları, Kalpa Sūtra'daki keşiş topluluklarının adlarını doğrular.
Açılış sahnesi
Śrāvastī kentinin dışında iki bahçe vardır. Birinde, yirmi üçüncü Jain öğretmeni Pārśva'nın çizgisinden gelen, Keśi adlı genç bir keşiş kalmaktadır; o ve öğrencileri alt ve üst giysi giyer. Öbür bahçede, yirmi dördüncü öğretmen Mahāvīra'nın baş öğrencisi Gautama kalmaktadır; onun çizgisindeki keşişler neredeyse hiç giysi giymez. İki grubun öğrencileri birbirini görür ve şaşırır: aynı yolu izliyorsak, neden kurallarımız farklı? Gautama, öğrencileriyle birlikte Keśi'nin bahçesine gider. Keśi ona saygıyla yer gösterir ve iki keşiş, kalabalık bir dinleyicinin önünde konuşmaya başlar.
Śvetāmbara kanonundaki Uttarādhyayana Sūtra'nın yirmi üçüncü bölümünde Keśi, Gautama'ya sorar: Pārśva'nın öğretisi dört büyük yemin öğretirken Vardhamāna, yani Mahāvīra, beş yemin öğretir; Pārśva alt ve üst giysiye izin verirken Mahāvīra giysiyi yasaklar; ikisi aynı hedefe gidiyorsa bu fark nereden gelir? Gautama, dış işaretlerin çağın insanlarına göre farklılaştığını, kurtuluşun asıl nedenlerinin ise doğru bilgi, doğru inanç ve doğru davranış olduğunu söyler. Keśi ikna olur ve beş yeminli yolu kabul eder.
Bu sahne, Jain geleneğinin kendi içinden, bir tarihçinin en çok önemsediği şeyi kaydeder: Mahāvīra'dan önce var olan bir topluluk ve iki topluluk arasındaki farklar. Modern Hindu düşüncesi dersinde bir geleneğin kendini başkalarının sorularına göre nasıl yeniden tanımladığını gördün. Bu seviyede Hindistan'ın bir başka büyük geleneğine, Jain Dharma'ya geçiyoruz. Ve bir tarihçi için nadir bir durumla karşılaşıyoruz: bu geleneğin kurucusu sayılan kişi, rakip bir geleneğin, Budizm'in kanonunda da adıyla anılır. Bu ders, iç ve dış kanıtları yan yana koyarak, Jain geleneğinin başlangıcını ne kadar bilebileceğimizi soruyor.
Bu derste ne olacak
Önce bir nehir geçidi üzerinden "tīrthaṅkara" kavramını ve bir kurucu ile bir yeniden açıcı arasındaki farkı göreceksin. Sonra Budist kanonunda anılan Jain öğretmenini ve bu çapraz kanıtın değerini tanıyacaksın. Ardından Mahāvīra'nın hayat hikâyesindeki şaşırtıcı bir ayrıntıyı ve bu ayrıntının geleneği nasıl ikiye böldüğünü okuyacaksın. Sonra Mathura'da toprak altından çıkan taşların kanıtını göreceksin. En sonda geleneğin kendi zaman anlayışı ile tarihçinin zaman ölçüsünü karşılaştıracaksın.
Sıfır noktası
Coşkun bir nehir düşün. Nehrin bir yerinde, suyun sığlaştığı ve karşıya geçilebilen bir geçit vardır. Ama nehir yatağını değiştirdikçe, taşlar kaydıkça, geçit zamanla bulunamaz hâle gelir. Arada bir, deneyimli bir rehber gelir, geçidi yeniden bulur, taşları yeniden işaretler ve insanlara karşıya nasıl geçileceğini gösterir. Rehber geçidi yaratmaz; geçit, suyun ve taşın doğasında zaten vardır. Rehber yalnızca onu yeniden açar.
Benzetmenin kırıldığı yer şudur. Bir nehir geçidinin varlığı, rehberden bağımsız olarak doğrulanabilir; biri geçidi bulamasa bile su orada sığdır. Jain geleneğinin yolunun her zaman var olduğu ise bir inanç iddiasıdır ve tarihçinin araçlarıyla doğrulanamaz. Tarihçi, geleneğin kendisini "yeniden açılmış" bir yol olarak anlatmasını kaydeder; ama kendi sorusunu da sorar: bu topluluk, ne zaman ve hangi insanlarla, tarihte görünür olmaya başladı?
Mekanizma
Yirmi dört geçit yapan
Jain geleneğine göre zaman, hiç başlamamış ve hiç bitmeyecek bir döngüdür. Her döngünün yükselen ve alçalan yarılarında yirmi dört tīrthaṅkara gelir. Şimdiki çağın ilki Ṛṣabha'dır; gelenek onun milyonlarca yıl önce yaşadığını, insanlara tarımı, yazıyı ve toplum düzenini öğrettiğini anlatır. Aradaki öğretmenlerin çoğu, tarihçinin ulaşamayacağı bir mitik zamanın figürleridir. Ama son iki tīrthaṅkara farklıdır. Yirmi üçüncü Pārśva'nın, yaklaşık MÖ dokuzuncu ya da sekizinci yüzyılda yaşamış tarihsel bir öğretmen olması muhtemel görülür; açılış sahnesindeki Keśi, onun çizgisinden gelir. Yirmi dördüncü Mahāvīra ise Buddha ile aşağı yukarı aynı dönemde, MÖ altıncı ya da beşinci yüzyılda yaşamıştır.
Geleneğin kendisi, Mahāvīra'yı bir kurucu olarak değil, sıfır noktasındaki rehber gibi, var olan bir yolu yeniden açan biri olarak görür. Açılıştaki diyalog bu anlayışın içinden, tarihçiye değerli bir şey söyler: Mahāvīra'dan önce Pārśva'nın izleyicileri vardı ve Mahāvīra onların kurallarını değiştirdi. Dört yemine beşinci bir yemin, cinsel perhiz, eklendi; giysi yasaklandı. Gelenek, kendi kuruluş değişikliğini saklamaz, onu bir uzlaşma hikâyesi olarak kaydeder.
Yaygın yanlış"Mahāvīra Jain dininin kurucusudur."
Jain geleneği Mahāvīra'yı yirmi dört tīrthaṅkaranın sonuncusu, var olan bir yolu yeniden açan biri olarak görür; tarihçiler de ondan önce Pārśva'nın izleyicilerinden oluşan bir topluluğun var olduğunu kabul eder.
Kaynaklardan okuma
Rakibin kanonundaki öğretmen
Veda ve śramaṇa bağlamı dersinde, bir kralın dönemin altı ünlü öğretmenini sırayla dinlediğini ve bunlardan birinin Nigaṇṭha Nātaputta olduğunu görmüştün; Budist metin onun "dörtlü bir öz denetim" öğrettiğini söyler. "Nigaṇṭha" bağsız, düğümsüz anlamına gelir; "Nātaputta" Nāta boyunun oğlu demektir. Jain metinleri Mahāvīra'yı aynı boydan gelen biri olarak anlatır. Dīgha Nikāya dersinde de, bu öğretmenin Pāvā'da öldüğünü ve öğrencilerinin öğretinin ne olduğu konusunda bölünüp kavga ettiğini anlatan bir Budist pasajı okumuştun.
Bu, tarihçi için olağanüstü bir durumdur. Birçok eski geleneği yalnızca kendi metinlerinden tanırız ve Sri Lanka dersinde gördüğün gibi, kayıtları yazan taraf kendi tarafını yazar. Burada ise iki rakip gelenek, birbirinden bağımsız olarak aynı öğretmenden söz eder. Budist metinler Mahāvīra'yı bir rakip olarak, çoğu zaman eleştirerek anlatır; Jain metinleri onu yüce bir öğretmen olarak anlatır. Ama ikisi de onun var olduğunu, belirli bir bölgede, belirli bir dönemde öğrettiğini ve bir topluluk bıraktığını doğrular. Rakibin tanıklığı, bir kişinin tarihselliği için en güçlü kanıtlardan biridir.
Bir ceninin iki annesi
Mahāvīra'nın hayatını anlatan en ünlü metin, Bhadrabāhu'ya atfedilen Kalpa Sūtra'dır. Bu metinde şaşırtıcı bir ayrıntı vardır.
Kalpa Sūtra'ya göre Mahāvīra'yı rahminde ilk taşıyan, Brahman bir kadın olan Devānandā'dır. Tanrıların kralı Indra, bir tīrthaṅkaranın bir savaşçı ailesinde doğması gerektiğini düşünür ve tanrı Harinaigameṣin'i gönderir. Harinaigameṣin, cenini Devānandā'nın rahminden alıp savaşçı sınıfından Kraliçe Triśalā'nın rahmine taşır. Śvetāmbara geleneği bu anlatıyı kabul eder; Digambara geleneği ise onu reddeder ve Triśalā'yı Mahāvīra'nın tek annesi sayar.
Hikâye, bir toplumsal sıralamanın mitolojik bir dille nasıl işlendiğini gösterir. Bir tīrthaṅkaranın Brahman bir ailede doğması, savaşçı sınıfıyla bağlantılı bir śramaṇa geleneği için kabul edilemez görülmüştür. Ama bu ayrıntı, Jain geleneğinin iki büyük kolunu da birbirinden ayırır: biri anlatıyı resimli el yazmalarında yüzyıllarca işlemiş, öbürü onu reddetmiştir. Tek bir hayat hikâyesi, bir geleneğin iç ayrılığının işaretlerinden biri olur. Bu ayrılığı, mezhepler ve topluluklar dersinde ayrıntısıyla göreceksin.
Usta katmanı
Metinlerin ötesinde, taşın kanıtı da vardır.
On dokuzuncu yüzyılın sonunda Mathura'daki Kaṅkālī Ṭīlā höyüğünde yapılan kazılarda, Kuşan döneminden, yaklaşık MS birinci ve ikinci yüzyıllardan kalma çok sayıda Jain heykeli ve yazıt bulunur. Yazıtları Georg Bühler 1890'larda yayımlar. Kırk kadar yazıt, Jain keşiş topluluklarının grup, soy ve kol adlarını anar ve bu adlar, Kalpa Sūtra'daki öğretmenler listesinde geçen adlarla büyük ölçüde örtüşür. Aynı buluntular arasında Pārśva'yı tasvir eden bir adak taşı da vardır.
Bu kutu, metinlerle taşları yan yana koyar. Kalpa Sūtra'nın öğretmen listesi, yalnızca sonraki bir geleneğin kendi geçmişini süslemesi değildir; ortak çağın ilk yüzyıllarında, Mathura'da, o listede adı geçen topluluklar gerçekten vardı ve bağış yapan kadınları, erkekleri, tüccarları ve keşişleriyle canlı bir topluluk olarak yaşıyordu. Kanon kavramı dersinde yazıtların, metinlerin sözlü dönemine dair en sağlam tanıklardan biri olduğunu görmüştün; burada da taş, metni doğrular.
Tarihçinin elinde, Jain geleneğinin başlangıcı için üç ayrı kanıt türü vardır: geleneğin kendi metinleri, rakip bir geleneğin metinleri ve toprağın altından çıkan yazıtlar. Üçü birlikte, mitik zamanın yirmi iki öğretmenini tarihin dışında bırakır, ama son ikisini tarihin içine yerleştirir. Tarihçi geleneğin ezelî döngüsünü doğrulayamaz; ama yaklaşık iki bin beş yüz yıldır kesintisiz süren bir topluluğun izlerini, üç ayrı kaynaktan birlikte okuyabilir.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlış"Jain geleneği hakkında bildiğimiz her şey yalnızca Jain metinlerinden gelir."
Budist kanonu Mahāvīra'yı Nigaṇṭha Nātaputta adıyla anar ve Mathura yazıtları Jain topluluklarının varlığını bağımsız olarak doğrular.
Yaygın yanlış"Śvetāmbara ve Digambara gelenekleri Mahāvīra'nın hayatını aynı biçimde anlatır."
Kalpa Sūtra'daki cenin taşıma anlatısını Śvetāmbara'lar kabul eder, Digambara'lar reddeder.
Yaygın yanlış"Yirmi dört tīrthaṅkaranın hepsi tarihsel olarak doğrulanmış kişilerdir."
Tarihçiler yalnızca son ikisini, Pārśva'yı ve Mahāvīra'yı tarihsel olarak muhtemel sayar; öncekiler geleneğin mitik zamanına aittir.
Uygulama
Kilit özet
- Uttarādhyayana Sūtra 23'te Pārśva'nın izleyicisi Keśi ile Mahāvīra'nın öğrencisi Gautama, dört ile beş yemin ve giysi farkını tartışır ve uzlaşır.
- Jain geleneğine göre her zaman döngüsünde yirmi dört tīrthaṅkara gelir; Mahāvīra bir kurucu değil, var olan yolu yeniden açan sonuncusudur.
- Budist kanonu Mahāvīra'yı Nigaṇṭha Nātaputta adıyla anar; iki rakip geleneğin bağımsız tanıklığı onun tarihselliği için güçlü bir kanıttır.
- Kalpa Sūtra'ya göre Mahāvīra'nın ceninin Brahman Devānandā'dan Kraliçe Triśalā'ya taşındığı anlatısını Śvetāmbara'lar kabul eder, Digambara'lar reddeder.
- Mathura'daki Kaṅkālī Ṭīlā'da bulunan Kuşan dönemi yazıtları, Kalpa Sūtra'daki keşiş topluluklarının adlarını doğrular.
Rehber geçidi yaratmaz; yalnızca onu yeniden açar.
Sonraki derse köprü
Sonraki derste Jain geleneğinin evreni nasıl anlattığına bakacaksın. Bir balık yüzer; onu hareket ettiren kendi kuyruğu ve gövdesidir. Ama su olmadan yüzme diye bir şey olmaz. Su balığı itmez, hareketi başlatmaz; yalnızca hareketi mümkün kılar. Jain düşünürleri bu gözlemden, evreni oluşturan temel gerçeklikler arasında hareketi ve durağanlığı mümkün kılan ayrı ilkeler olduğu sonucunu çıkardı. Sonraki derste bir nedenle bir imkân koşulu arasındaki farkı ve bu farkın bir varlık listesini nasıl biçimlendirdiğini soracaksın.