İçeriğe geç

Ders 14.18 · Seviye 14

Modern Hindu düşüncesi

1.418 kelime · 3 birincil kaynak pasajı · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 9 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Bengal Satī Yönetmeliği 4 Aralık 1829'da çıkarıldı; Rammohan Roy, uygulamanın kutsal metinlere aykırı olduğunu savunmuş ve 1828'de Brahmo Sabhā'yı kurmuştu.
  2. Rammohan Roy Upaniṣadlara, Dayānanda Sarasvatī 1875'te kurduğu Ārya Samāj ile Vedalara döndü; ikisi de sonraki uygulamaları bir sapma saydı.
  3. Vivekananda 1893'te Chicago'da, Radhakrishnan 1926'da Oxford'da Hindu geleneğini evrensel, hoşgörülü ve akılcı bir yaşam görüşü olarak sundu.
  4. Paul Hacker bu anlayışı "Yeni Vedānta" diye adlandırdı ve onu Batı kavramlarıyla yeniden kurulmuş modern bir yapı olarak eleştirdi.
  5. Savarkar 1923'te Ratnagiri'de Hindu'yu, Hint topraklarını hem ata toprağı hem kutsal toprak sayan kişi olarak tanımladı; bu, aynı soruya verilmiş zıt bir cevaptı.

Açılış sahnesi

4 Aralık 1829, Kalküta. Bengal'in İngiliz genel valisi William Bentinck bir yönetmelik imzalar: bir dul kadının kocasının cenaze ateşinde yakılması ya da diri diri gömülmesi, bundan sonra yasadışıdır ve suça katılanlar cezalandırılacaktır. Yönetmeliğin arkasında yıllardır süren bir kampanya vardır. Kampanyanın en etkili seslerinden biri, bir Bengalli Brahman'dır: Rammohan Roy. Roy, bu uygulamanın Hindu kutsal metinlerinin gerçek öğretisine aykırı olduğunu, metinlerin bir dula hayatta kalmayı ve erdemli bir hayat sürmeyi öğütlediğini savunan broşürler yazmıştır. Bir sömürge yönetimi bir yasa çıkarır; bir Hindu reformcu, o yasanın Hindu geleneğinin kendisiyle uyumlu olduğunu kanıtlamaya çalışır.

Genel Vali William Bentinck, 4 Aralık 1829'da Bengal'de dul kadınların kocalarının cenaze ateşinde yakılmasını, satī'yi, yasaklayan yönetmeliği çıkarır. Uygulamaya karşı kampanyada hem Hristiyan misyonerler hem de Rammohan Roy gibi Hindu reformcular yer almıştır. Roy, bir yıl önce, 1828'de Kalküta'da, tek bir tanrıya akla dayalı bir ibadeti savunan Brahmo Sabhā'yı kurmuştur.

"Hinduizm" kategorisi dersinde Rammohan Roy'un "Hinduizm" sözcüğünü 1816'da İngilizceye sokan kişi olduğunu görmüştün. Bu ders onun ve onu izleyen düşünürlerin çağına bakıyor. On dokuzuncu ve yirminci yüzyılda Hindu düşünürler bir dizi soruyla karşılaştı: sizin dininiz akla uygun mu, ahlaki mi, bilimle uyumlu mu, kadınlara nasıl davranıyor? Bu soruları onlar sormamıştı; bir sömürge yönetimi, bir misyoner literatürü ve bir modern eğitim sistemi soruyordu. Bu ders, bu düşünürlerin cevaplarını okuyor ve soruyor: bir cevap, sorunun biçimini nasıl alır?

Bu derste ne olacak

Önce başka birinin sorduğu bir sınav sorusuna cevap vermek üzerinden, bir cevabın sorunun diline nasıl uyduğunu göreceksin. Sonra Kalküta'daki ve Bombay'daki iki reformcunun geleneği nasıl yeniden tanımladığını tanıyacaksın. Ardından Chicago'da ve Oxford'da Batılı dinleyicilere konuşan iki düşünürü okuyacaksın. Sonra bu yeniden tanımlamaya bir Alman bilginin verdiği adı göreceksin. En sonda aynı soruya tam tersi yönden verilmiş bir cevabı, bir hapishane hücresinde yazılmış bir kimlik tanımını göreceksin.

Sıfır noktası

Bir sınavda sana bir soru sorulduğunu düşün, ama soruyu sen seçmedin ve sorunun dili sana yabancı. Soru şöyle: "Kendi kültürünün bilimsel ve akılcı olduğunu kanıtla." Bir cevap yazarsın. Cevabın ne kadar doğru olursa olsun, sorunun kurduğu çerçevenin içinde kalır: kültürünü bilim ve akıl ölçüsüyle savunursun, çünkü sınav o ölçüyle notlandırılacaktır. Kendi kültüründe bilimle ya da akılla ilgisi olmayan ama sana değerli gelen şeyleri ya anmazsın, ya da onları da bilim diliyle anlatmaya çalışırsın.

Benzetmenin kırıldığı yer şudur. Bir sınavda soruyu soran ile cevap veren arasındaki ilişki geçicidir; sınav biter, öğrenci kendi hayatına döner. Sömürge döneminde ise soruları soranlar aynı zamanda ülkeyi yöneten, yasaları çıkaran, okulları kuran bir güçtü; cevaplar, o gücün altında yaşayan insanların kendilerine bakışını da değiştirdi. Üstelik cevap verenler yalnızca savunmada değildi; birçoğu, sorulara kendi geleneğinden yeni ve yaratıcı cevaplar üretti. Sınav bir kez yapılır; burada ise cevaplar, yüz yıl boyunca yeni bir geleneğin kendisi oldu.

Mekanizma

İki reformcu, iki dönüş

Rammohan Roy'un cevabı, Upaniṣadlara dönmekti. Ona göre gerçek Hindu geleneği, heykellere tapınmayı değil, tek ve biçimsiz bir tanrıya akılla yönelmeyi öğretiyordu; bunun kanıtı Upaniṣadlardı. Roy, Upaniṣadları Bengalce ve İngilizceye çevirdi ve kurduğu Brahmo Sabhā'da, Hristiyan Üniteryenlere benzeyen, heykelsiz, akılcı bir ibadet biçimi geliştirdi. Başlıca Upaniṣadlar dersinde bu metinlerin çok sesli olduğunu görmüştün; Roy onlardan tek bir sesi, akılcı bir tek tanrıcılığı seçti.

Yarım yüzyıl sonra, 1875'te Bombay'da, Dayānanda Sarasvatī Ārya Samāj'ı kurdu. Onun cevabı daha da gerilere, Vedaların kendisine dönmekti. Dayānanda'ya göre gerçek din yalnızca Vedalarda vardı; Purāṇalar, heykel ibadeti ve doğuma dayalı kast düzeni sonraki bozulmalardı. Ārya Samāj, başka dinlere geçmiş olanları törenle Hindu topluluğuna geri almaya da başladı. İki reformcu farklı noktalara döndü, ama ikisi de aynı hamleyi yaptı: geleneğin "asıl" ve "saf" hâlinin eski bir metinde olduğunu, sonraki uygulamaların ise bir sapma olduğunu ilan etti. Yaşayan Hindu uygulamaları dersinde gördüğün evdeki sunak, bu iki reformcunun gözünde bir bozulmaydı.

Yaygın yanlış"Modern Hindu reform hareketleri geleneği olduğu gibi savundu."
Doğrusu

Brahmo Sabhā ve Ārya Samāj, heykel ibadetini ve Purāṇa geleneğini reddederek, geleneğin "saf" hâlini Upaniṣadlarda ya da Vedalarda arayan yeniden tanımlamalar yaptı.

Kaynaklardan okuma

Batılı dinleyicilere konuşmak

Karşılaştırma matrisi dersinde, 1893'te Chicago'daki Dünya Dinler Parlamentosu'nda "Amerika'nın kız ve erkek kardeşleri" diye söze başlayan Swami Vivekananda'yı görmüştün. Vivekananda, Hindu geleneğini bütün dinleri kucaklayan, bütün yolların aynı gerçeğe çıktığını söyleyen bir evrensel din olarak sundu ve bu sunumun merkezine Advaita Vedānta'yı koydu. Onun ardından bu çizgi, bir Oxford kürsüsüne taşındı.

Filozof Sarvepalli Radhakrishnan, 1926'da Oxford'daki Manchester College'da verdiği konferanslarda Hindu geleneğini, belirli bir inanç ilkeleri kümesinden çok bir yaşam görüşü olarak sunar. Ona göre gelenek, farklı yolların ve tanrı anlayışlarının aynı gerçeğe ulaştığını kabul eden, bu yüzden hoşgörülü ve kapsayıcı bir yapıya sahiptir. Konferanslar 1927'de kitap olarak yayımlanır. Radhakrishnan daha sonra Hindistan'ın cumhurbaşkanı olur.

"Hinduizm bir din değil, bir yaşam biçimidir" cümlesi, bu çizgiden gelir ve bugün de sıkça tekrarlanır. "Hinduizm" kategorisi dersinde, 1966'da Yüksek Mahkeme'nin Hindu dinini bir tanım yerine bir dizi genel işaretle anlattığını görmüştün; Radhakrishnan'ın dili, bu tür tanımların arka planındadır. Vivekananda ile Radhakrishnan'ın cevabı, sıfır noktasındaki sınava verilmiş en başarılı cevaplardan biriydi: Hindu geleneği akılcıydı, bilimle çatışmıyordu, en hoşgörülü dindi ve Batı'nın maddeciliğine karşı bir manevi bilgelik sunuyordu.

Usta katmanı

Bu cevaba bir ad verildi, ve ad bir eleştiriydi.

Alman Hint bilimci Paul Hacker, Vivekananda, Radhakrishnan ve benzeri düşünürlerin geliştirdiği anlayışı "Yeni Vedānta" diye adlandırır. Hacker'a göre bu anlayış, geleneksel Advaita Vedānta'nın bir devamı değil, Batı'nın kavramlarıyla, özellikle akılcılık, evrensellik ve toplumsal hizmet ideali ile yeniden kurulmuş modern bir yapıdır. Terimi olumsuz bir anlamla kullanır; sonraki araştırmacılar hem terimi hem de Hacker'ın değerlendirmesini tartışır.

Hacker'ın eleştirisi, sıfır noktasındaki kırılmanın bir yüzünü gösterir: cevap, sorunun biçimini almıştı. Ama eleştirinin de bir sınırı vardır. Her gelenek, kendi zamanının sorularına kendi zamanının diliyle cevap verir; Śaṅkara da kendi zamanının Budist rakiplerinin diliyle konuşmuştu. Başlıca Vedānta gelenekleri dersinde onun "gizli Budist" diye suçlandığını görmüştün. Yeni Vedānta'nın modern olması, onu sahte yapmaz; yalnızca yeni yapar.

Aynı sorulara bambaşka bir yönden cevap veren de oldu. 1923'te, İngilizlerin hapsettiği Ratnagiri'de, V. D. Savarkar, "Hindutva'nın Temelleri" adlı bir metin yazdı. Savarkar'a göre bir Hindu, Hint alt kıtasını hem atalarının toprağı hem de kutsal toprağı olarak gören kişiydi. Bu tanım bir inanç tanımı değil, bir toprak ve soy tanımıydı: Budistleri, Jainleri ve Sihleri içine alıyor, kutsal toprakları başka yerde olan Müslümanları ve Hristiyanları dışarıda bırakıyordu. Radhakrishnan'ın evrensel ve kapsayıcı cevabı ile Savarkar'ın ulusal ve sınır çizen cevabı, aynı sömürge sorusuna verilmiş iki zıt cevaptı. Bu iki cevap arasındaki gerilim, bugünün Hindistan siyasetinde de sürer. Bu seri bu siyasal tartışmada bir taraf tutmaz; ama iki cevabın da aynı sorudan doğduğunu kaydeder.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlış"'Hinduizm bir din değil, bir yaşam biçimidir' cümlesi geleneğin çok eski bir öz tanımıdır."
Doğrusu

Bu anlayış büyük ölçüde on dokuzuncu ve yirminci yüzyılda, Vivekananda ve Radhakrishnan gibi düşünürlerin Batılı dinleyicilere yönelik sunumlarında biçimlendi.

Yaygın yanlış"Modern Hindu düşüncesi tek bir yöne gelişti."
Doğrusu

Aynı sömürge sorularına Radhakrishnan'ın kapsayıcı evrenselciliği ile Savarkar'ın toprak ve soya dayalı Hindutva tanımı gibi birbirine zıt cevaplar verildi.

Yaygın yanlış"Batı etkisiyle biçimlenmiş bir düşünce, geleneğin sahte bir biçimidir."
Doğrusu

Her gelenek kendi zamanının sorularına kendi zamanının diliyle cevap verir; modern olmak, sahte olmak anlamına gelmez.

Uygulama

Kilit özet

  1. Bengal Satī Yönetmeliği 4 Aralık 1829'da çıkarıldı; Rammohan Roy, uygulamanın kutsal metinlere aykırı olduğunu savunmuş ve 1828'de Brahmo Sabhā'yı kurmuştu.
  2. Rammohan Roy Upaniṣadlara, Dayānanda Sarasvatī 1875'te kurduğu Ārya Samāj ile Vedalara döndü; ikisi de sonraki uygulamaları bir sapma saydı.
  3. Vivekananda 1893'te Chicago'da, Radhakrishnan 1926'da Oxford'da Hindu geleneğini evrensel, hoşgörülü ve akılcı bir yaşam görüşü olarak sundu.
  4. Paul Hacker bu anlayışı "Yeni Vedānta" diye adlandırdı ve onu Batı kavramlarıyla yeniden kurulmuş modern bir yapı olarak eleştirdi.
  5. Savarkar 1923'te Ratnagiri'de Hindu'yu, Hint topraklarını hem ata toprağı hem kutsal toprak sayan kişi olarak tanımladı; bu, aynı soruya verilmiş zıt bir cevaptı.
Cevap, sorunun biçimini alır; ama cevap veren, soruyu soranın öngörmediği şeyler de söyler.

Sonraki derse köprü

Seviye 14 burada kapanıyor ve bu seri Hindistan'ın bir başka büyük geleneğine, Jain Dharma'ya geçiyor. Sonraki derste bir tarihçi için nadir bir durumla karşılaşacaksın. Genelde bir gelenek hakkında elimizde yalnızca o geleneğin kendi metinleri olur. Ama Budist kanonunda, kendi öğretisiyle rekabet eden bir öğretmenden söz edilir; adı verilir, öğretisi özetlenir, öğrencileriyle tartışmalar aktarılır. Ve o öğretmen, Jain geleneğinin kendi metinlerinde merkezî figürdür. Sonraki derste iki rakip geleneğin birbirinden bağımsız olarak aynı kişiden söz etmesinin tarihçiye ne kazandırdığını soracaksın.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesinde bir sömürge ofisinde bir yönetmeliğin imzalandığı gösterilsin; hiçbir biçimde bir cenaze ateşi canlandırılmasın. Ardından bir matbaada Bengalce broşürler basılsın. Kutuda bir yönetmelik sayfası ve bir tarih belirsin.

Sıfır noktasında bir sınav kâğıdı gösterilsin; sorunun metni yabancı bir alfabeyle, cevabın metni öğrencinin kendi el yazısıyla yazılsın ve cevap, sorunun çerçevesinin içine sığmaya çalışsın. Kırılma anında sınav kâğıdının arkasında bir yönetim binası belirsin.

İki reformcu bölümünde bir eski kitap açılsın; bir sayfa Upaniṣad, bir sayfa Veda olarak aydınlansın ve ikisinin arkasındaki renkli tapınak resimleri solsun. Batılı dinleyiciler bölümünde bir Chicago salonu ve bir Oxford kürsüsü yan yana gösterilsin. Usta katmanında bir hapishane hücresinde bir masada yazılan bir metin, bir haritanın üzerine bir sınır çizgisi olarak düşsün.

Seslendirme tonu dengeli ve dikkatli olsun. Savarkar bölümü ne savunulsun ne karikatürleştirilsin; bir tarihsel tanım olarak, sakin bir sesle okunsun.

Müfredat kapsamı — 14.18

  • Rammohan Roy
  • Dayananda Saraswati
  • Ramakrishna
  • Vivekananda
  • Sri Aurobindo
  • Ramana Maharshi
  • Gandhi
  • Sarvepalli Radhakrishnan
  • Vinoba Bhave
  • ISKCON
  • Modern yoga
  • Hindu milliyetçiliği ve Hindutva'nın dinî geleneklerden ayrıştırılması
  • Diaspora