Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Pew Araştırma Merkezi'nin 2021'de yayımladığı ankete göre Hinduların yüzde elli yedisi her gün ibadet ettiğini, yüzde yetmiş yedisi karma'ya inandığını söyler.
- Diana Eck'e göre Hindu ibadetinin merkezinde, tanrıyı görmek ve onun tarafından görülmek anlamına gelen darśan durur.
- Navarātri, Divālī, Holī ve bayram takvimi bir Hindu'nun yılını işaretler; takvim, Veda'nın yardımcı bilgi alanlarından gelen zaman hesabına dayanır.
- UNESCO, Aralık 2017'de Kumbh Melā'yı yeryüzündeki en büyük barışçıl hacı toplanması olarak kültürel miras listesine aldı.
- Evlilik ve cenaze gibi geçiş törenlerinin adımları eski ev töreni kitaplarında yazılıdır; ama aileler metinleri değil, törenlerin kendisini yaşayarak öğrenir.
Açılış sahnesi
2019'un sonu ile 2020'nin başı arasında, Hindistan'ın dört bir yanında anketörler kapı kapı dolaşır. Yaklaşık otuz bin yetişkinle yüz yüze konuşur, onlara inançlarını, alışkanlıklarını, bayramlarını ve günlük uygulamalarını sorarlar. Görüşülenlerin yaklaşık yirmi üç bini kendini Hindu olarak tanımlar. Anket sonuçları, bu seviye boyunca gördüğün felsefe sistemlerinden, destanlardan ve hukuk kitaplarından çok farklı bir resim çizer: bir Hindu'nun dini, çoğu zaman bir kitapta değil, bir evin köşesindeki küçük bir sunakta, bir lambada, bir çiçekte yaşar.
Pew Araştırma Merkezi, 2019 sonu ile 2020 başı arasında Hindistan'da 29.999 yetişkinle yüz yüze bir anket yapar ve sonuçları 2021'de yayımlar. Ankete katılan Hinduların yüzde elli yedisi, evde ya da bir tapınakta her gün ibadet ettiğini söyler; yüzde yetmiş yedisi karma'ya inandığını belirtir.
Bu sayılar, bu seviyenin başından beri sorduğun bir soruya cevap verir. Doğu Asya ritüeli dersinde metin yanlılığını, Purāṇalar dersinde otorite ile dolaşım arasındaki makası görmüştün. Burada makas en geniş hâlindedir: yüzde elli yedi her gün ibadet eder, ama bunların ne kadarının bir Upaniṣad'ı ya da bir felsefe sistemini okuduğunu hiçbir anket sormaz. Bu seviyede on altı ders boyunca kategorileri, metinleri, sistemleri ve gelenekleri gördün. Bu ders bir kişiyi ve onun bir yılını izliyor ve soruyor: yaşayan uygulama, metinlerde anlatılan dinden ne kadar farklı ve ne kadar bağımsızdır?
Bu derste ne olacak
Önce bir dilin konuşulması ile dilbilgisi kitabı arasındaki fark üzerinden, bir dinin uygulamasının onun öğretisinden nasıl ayrışabildiğini göreceksin. Sonra bir evin sabahını ve tanrıyla karşılıklı bakışmayı tanıyacaksın. Ardından bir yılın bayram takvimini ve dünyanın en büyük toplanmasını okuyacaksın. Sonra bir hayatın doğumdan ölüme uzanan geçiş törenlerini göreceksin. En sonda bu uygulamaların metinlerle ilişkisini göreceksin.
Sıfır noktası
Bir dili anadili olarak konuşan birini düşün. Cümleleri kusursuz kurar, fiilleri doğru çekimler, deyimleri yerinde kullanır. Ama ona dilbilgisi kuralını sorsan, çoğu zaman bilmez; bir öğretmenin ya da bir dilbilimcinin kitabında yazan kuralları hiç okumamıştır. Dili konuşmak ile dilin kurallarını bilmek, iki ayrı şeydir. Bir yabancı ise o dili önce kitaptan öğrenir ve konuşanların kitapta yazmayan birçok şey yaptığını görünce şaşırır.
Benzetmenin kırıldığı yer şudur. Bir dilin kuralları, konuşanların konuşmasından sonradan çıkarılır; dilbilimci, var olanı betimler. Hindu uygulamalarının bir bölümü ise metinlerden doğrudan türetilmiştir: bir evlilik töreninin adımları, bir cenaze töreninin sırası, eski ev töreni kitaplarında yazılıdır. Uygulama ile metin birbirinden tamamen bağımsız değildir. Yalnızca, uygulayıcının çoğu zaman metni değil, törenin kendisini bilmesi yeterlidir; metni bilen bir rahip, törenin ayrıntılarını onun yerine taşır.
Mekanizma
Bir evin sabahı
Birçok Hindu evinde, bir odanın köşesinde ya da bir rafta küçük bir sunak bulunur. Sunakta bir ya da birkaç tanrının resmi ya da küçük bir heykeli durur. Sabah, çoğu zaman evin bir kadını, sunağın önünde bir yağ lambası yakar, bir tütsü çubuğu tutuşturur, bir çiçek bırakır, belki bir parça meyve ya da şeker sunar, birkaç söz söyler ve lambayı tanrının önünde döndürür. Bu, ibadet anlamına gelen pūjā'nın en sade biçimidir; birkaç dakika sürer.
Diana Eck, Hindu ibadetinin merkezinde "darśan", yani görmek kavramının durduğunu savunur. Bir tapınağa ya da bir sunağın önüne giden kişi, tanrının heykelini görmeye gider; ama aynı zamanda tanrı tarafından görülmeye gider. Tanrının gözleri, heykelin en önemli parçasıdır ve bir heykel, gözleri açılana kadar tapınılmaz. İbadet, karşılıklı bir bakışmadır.
Eck'in gösterdiği şey, Batılı bir okurun "put" diye göreceği bir heykelin, uygulayıcı için bir ilişkinin yüzü olduğudur. Kişi tanrıya bakar ve tanrının kendisine baktığını bilir. Vaiṣṇava gelenekler dersinde Nathdwara'da bir tanrının bir çocuk gibi uyandırılıp beslendiğini görmüştün; bu, darśan'ın bir tapınak ölçeğindeki biçimidir. Bir evin sabahında da aynı şey olur: lamba yakılır, tanrının yüzü aydınlanır, bakışma başlar.
Yaygın yanlış"Hindular heykellere tanrının kendisi olarak taparlar ve başka bir anlam yüklemezler."
Diana Eck'in gösterdiği gibi, ibadet bir karşılıklı bakışma olarak yaşanır; heykel, uygulayıcı için tanrıyla kurulan bir ilişkinin yüzüdür.
Kaynaklardan okuma
Bir yılın takvimi
Bir Hindu'nun yılı bayramlarla işaretlenir. Sonbaharda, dokuz gece süren Navarātri'de tanrıça tapınılır; Śākta ve Tantra dersinde Kalküta'nın Durgā Pūjā'sını görmüştün. Ardından Divālī gelir: evler yağ lambalarıyla ve ışıklarla süslenir, bolluk tanrıçası Lakṣmī eve davet edilir. İlkbaharda Holī'de insanlar birbirine renkli toz ve su atar, toplumsal sınırlar bir günlüğüne gevşer. Kṛṣṇa'nın doğumu bir gece yarısı kutlanır; Śiva'nın büyük gecesinde bütün gece uyanık kalınır. Bhakti hareketleri dersinde her yıl Pandharpur'a yürüyen hacıları görmüştün. Vedāṅgalar dersinde, törenlerin doğru günde yapılması için yıldız bilgisinin geliştiğini okumuştun; bayram takvimi, bu bilginin bugün yaşayan sonucudur.
UNESCO'nun somut olmayan kültürel miras komitesi, Aralık 2017'de Güney Kore'nin Jeju kentinde yaptığı toplantıda Kumbh Melā'yı insanlığın somut olmayan kültürel mirası listesine alır ve onu yeryüzündeki en büyük barışçıl hacı toplanması olarak tanımlar. Kumbh Melā, dönemsel olarak dört kentte, Prayagraj'da, Haridwar'da, Ujjain'de ve Nashik'te düzenlenir; hacılar kutsal nehirlerde yıkanır.
Kumbh Melā, milyonlarca insanın aynı günlerde aynı nehre girdiği bir buluşmadır. Oraya gelen bir çiftçi, bir çileci, bir iş insanı ve bir öğrenci, aynı suyun içinde yan yana yıkanır. Bu toplanmanın arkasında bir Purāṇa anlatısı vardır: tanrılar ile iblislerin okyanustan çıkardığı ölümsüzlük içkisinin birkaç damlasının bu dört kente düştüğü anlatılır. Ama hacıların çoğu için önemli olan, anlatının ayrıntıları değil, doğru zamanda doğru suya girmektir.
Usta katmanı
Bir Hindu'nun hayatı, geleneğin "saṃskāra" dediği geçiş törenleriyle işaretlenir. Geleneksel listeler on altı tören sayar; bugün en çok uygulananlar birkaç tanesidir: bir çocuğa ad konması, ilk kez katı yemek yedirilmesi, bazı ailelerde ilk saç tıraşı, bazı topluluklarda bir çocuğun Veda öğrenimine başladığını gösteren kutsal ipin takılması, evlilik ve cenaze. Evlilik töreninin merkezinde, gelin ile damadın kutsal ateşin etrafında yedi adım atması durur; yedinci adımla evlilik tamamlanmış sayılır. Cenazede beden genellikle yakılır; ölmüş olanın yakınları, bir süre sonra onun için tören yapar ve atalara sunu verir.
Bu törenlerin ayrıntıları, Vedāṅgalar dersinde gördüğün tören kuralları literatürünün bir kolu olan eski ev töreni kitaplarında yazılıdır. Ama tören sırasında bu metinleri okuyan kişi, çoğu zaman bir rahiptir; aileler metnin kendisini değil, törenin adımlarını, müziğini, yemeklerini ve anlamını bilir. Sıfır noktasındaki dil benzetmesi burada işler: bir Hindu, bir evlilik törenine katıldığında onun kurallarını bir kitaptan okumaz, bir ailenin içinde yaşayarak öğrenir.
Bu, uygulamanın metinden bağımsız olduğu anlamına gelmez; ama iki şeyin farklı hızlarda değiştiğini gösterir. Metinler yüzyıllar boyunca aynı kalabilir; uygulamalar ise bölgeye, kasta, aileye ve döneme göre değişir. Bir Tamil düğünü ile bir Pencap düğünü, aynı eski kitaba dayandıklarını söyleyebilir, ama birbirinden çok farklı görünür. Pew anketinin yüzde elli yedisi, her gün birkaç dakikalık bir ibadetle, yüzlerce yıllık bir geleneği sürdürür; o geleneğin metinlerini okumadan, onları yaşayarak.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlış"Hinduizmi anlamak için temel metinlerini okumak yeterlidir."
Hindistan'daki Hinduların yaşadığı dini, evdeki sunak, bayram takvimi, hac ve geçiş törenleri belirler; bu uygulamalar metinlerden farklı hızlarda değişir ve bölgeden bölgeye farklılaşır.
Yaygın yanlış"Hindu uygulamaları metinlerle hiçbir ilişkisi olmayan halk âdetleridir."
Evlilik ve cenaze gibi birçok törenin adımları eski ev töreni kitaplarında yazılıdır; bayram takvimi de Veda'nın yardımcı bilgi alanlarından gelen zaman hesabına dayanır.
Yaygın yanlış"Kumbh Melā yalnızca turistik bir gösteridir."
UNESCO'nun da tanımladığı gibi, Kumbh Melā bir Purāṇa anlatısına dayanan ve milyonlarca hacının katıldığı bir dinî toplanmadır.
Uygulama
Kilit özet
- Pew Araştırma Merkezi'nin 2021'de yayımladığı ankete göre Hinduların yüzde elli yedisi her gün ibadet ettiğini, yüzde yetmiş yedisi karma'ya inandığını söyler.
- Diana Eck'e göre Hindu ibadetinin merkezinde, tanrıyı görmek ve onun tarafından görülmek anlamına gelen darśan durur.
- Navarātri, Divālī, Holī ve bayram takvimi bir Hindu'nun yılını işaretler; takvim, Veda'nın yardımcı bilgi alanlarından gelen zaman hesabına dayanır.
- UNESCO, Aralık 2017'de Kumbh Melā'yı yeryüzündeki en büyük barışçıl hacı toplanması olarak kültürel miras listesine aldı.
- Evlilik ve cenaze gibi geçiş törenlerinin adımları eski ev töreni kitaplarında yazılıdır; ama aileler metinleri değil, törenlerin kendisini yaşayarak öğrenir.
Dili konuşmak ile dilin kurallarını bilmek, iki ayrı şeydir.
Sonraki derse köprü
Bu seviyenin son dersinde modern Hindu düşüncesine geçeceksin. On dokuzuncu ve yirminci yüzyılda Hindu düşünürler bir soruyla karşılaştı; ama o soruyu kendileri sormamıştı: sizin dininiz akla uygun mu, ahlaki mi, bilimle uyumlu mu, kadınlara nasıl davranıyor? Bu sorular bir sömürge yönetimi, bir misyoner literatürü ve bir modern eğitim sistemi tarafından soruluyordu. Sonraki derste bu düşünürlerin cevaplarını okuyacak ve bir cevabın, sorunun biçimini nasıl aldığını soracaksın.