İçeriğe geç

Ders 14.16 · Seviye 14

Bhakti hareketleri

1.459 kelime · 4 birincil kaynak pasajı · yaklaşık 7 dakika okuma · seslendirme 10 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. 29 Ocak 2010'da Dera Sachkhand Ballan, on beşinci yüzyıl ayakkabı ustası Ravidās'ın ilahilerini kutsal kitap yapan ayrı bir din, Ravidassia Dharm, ilan etti.
  2. Ravidās'ın Begampura ilahisi, kedersiz, vergisiz, kastsız bir kenti hayal eden bir toplum eleştirisidir.
  3. Dokumacı Kabīr hem Hindu hem Müslüman kalıplarını reddetti; Rajput prensesi Mīrābāī, Kṛṣṇa'yı kocası sayarak saraydaki rolünü reddetti.
  4. Geleneğe göre Tukārām'ın nehre atılan şiir defterleri geri döndü; bugün yüz binlerce hacı onun ve Jñāneśvar'ın izinde Pandharpur'a yürür.
  5. Hawley'e göre tek ve birleşik bir "bhakti hareketi" anlatısı, yirminci yüzyılın başında milliyetçi ve dilbilimci düşünürlerce kuruldu.

Açılış sahnesi

29 Ocak 2010, Pencap. Jalandhar yakınlarındaki büyük bir dinî merkezin önderleri, kalabalık bir topluluğun önünde bir ilan yapar: bundan sonra ayrı bir dinleri vardır. Kutsal kitapları, on beşinci yüzyılda yaşamış bir ayakkabı ustasının şiirlerinden oluşacaktır. Bu şiirler yüzyıllardır Sih kutsal kitabının içinde yer alıyordu; şimdi kendi başlarına bir kitap olurlar. Topluluğun üyelerinin büyük bölümü, toplumun en altında sayılan, deri işiyle uğraşan bir kasttan gelir. Beş yüz yıl önce yaşamış bir şair, kendi topluluğunun kimliğinin merkezine yerleşir.

29 Ocak 2010'da Pencap'taki Dera Sachkhand Ballan, Sih geleneğiyle onlarca yıllık bağını koparır ve ayrı bir din, Ravidassia Dharm, ilan eder. Yeni dinin kutsal kitabı, Ravidās'ın ilahilerinden oluşan Amritbani'dir. Topluluk, üyelerinin büyük bölümü eski "dokunulmaz" sayılan kastlardan gelen, Ravidās'ı kurucu figür sayan bir topluluktur.

Ravidās, on beşinci yüzyılda Benares'te yaşamış bir ayakkabı ustasıydı. Sih kullanımlar dersinde, Sih kutsal kitabının Sih Guru'larının yanında Kabīr ve Ravidās gibi farklı kökenlerden şairlerin şiirlerini de taşıdığını görmüştün. Bu şairlerin listesi şaşırtıcıdır: bir dokumacı, bir ayakkabı ustası, bir terzi, bir berber, bir prenses, bir hizmetçi. Dilleri Sanskritçe değil; Tamilce, Kannada, Marathi, Hintçe lehçeleri, Bengalce, Pencapçadır. Vaiṣṇava gelenekler dersinde Āṇṭāḷ'ı, Śaiva gelenekler dersinde Basava ile Kāraikkāl Ammaiyār'ı görmüştün. Bu ders onları ve onlar gibi olanları bir arada okuyor ve bir soru soruyor: bu şiirler kimin ağzından, hangi dilde ve kime karşı söylendi?

Bu derste ne olacak

Önce bir mahalledeki farklı ustaların aynı şarkıyı kendi dillerinde söylemesi üzerinden bir bağlılık hareketinin yapısını göreceksin. Sonra bir ayakkabı ustasının hayal ettiği kedersiz bir kenti okuyacaksın. Ardından bir dokumacının ve bir prensesin şiirlerini tanıyacaksın. Sonra şiirleri nehre atılan bir şairi ve her yıl yürüyerek hac yapan milyonları göreceksin. En sonda "bhakti hareketi" adının kendisinin ne zaman ve nasıl doğduğunu okuyacaksın.

Sıfır noktası

Bir çarşı düşün. Bir dokumacı, bir ayakkabıcı, bir terzi ve bir berber, her biri kendi dükkânında, kendi dilinde aynı sevgiliye şarkılar söylüyor. Şarkıları birbirinden duymuyorlar; aralarında yüzyıllar ve yüzlerce kilometre var. Ama şarkıların ortak bir yanı var: hiçbiri bir rahibin, bir tapınağın ya da kutsal bir dilin izni olmadan söylenmiyor. Her usta, tanrıya kendi tezgâhından, kendi sözcükleriyle sesleniyor. Sonradan biri gelip bu şarkıları bir araya topluyor ve onlara ortak bir ad veriyor.

Benzetmenin kırıldığı yer şudur. Çarşıdaki ustalar birbirini hiç duymasa da aynı çarşıda yaşar. Bhakti şairleri ise farklı yüzyıllarda, farklı bölgelerde ve farklı geleneklerde yaşadı; kimi Viṣṇu'ya, kimi Śiva'ya, kimi biçimsiz bir tanrıya seslendi. Onları tek bir "hareket" olarak birleştiren şey, kendi aralarındaki bir örgüt değil, sonradan onlara bakanların kurduğu bir çerçevedir. Bu çerçevenin ne zaman kurulduğu, dersin sonundaki sorudur.

Mekanizma

Kedersiz kent

Ravidās, bir ilahisinde, adı "kedersiz kent" anlamına gelen Begampura'yı anlatır. Bu kentte keder yoktur, kaygı yoktur, vergi yoktur, mülk yoktur; kimse ikinci sınıf değildir, herkes dilediği yerde dolaşabilir. Ravidās, o kentin kendi yurdu olduğunu ve orada yaşayanların kendi dostları olduğunu söyler.

Bu ilahi, bir tanrıya bağlılık şiiri olduğu kadar bir toplum hayalidir. Ravidās'ın yaşadığı dünyada, deri işiyle uğraşan bir insan kentin belirli sokaklarına giremez, kuyulardan su alamaz, tapınaklara yaklaşamazdı. Begampura, bu dünyanın tam tersidir: kimsenin dışlanmadığı, kimsenin vergi ve kast yüküyle ezilmediği bir kent. Beş yüz yıl sonra, açılıştaki topluluğun Ravidās'ı kendi dininin merkezine koyması, bu hayalin hâlâ canlı olduğunu gösterir. Bir bağlılık şiiri, bir sosyal protesto metni olarak da okunabilir.

Yaygın yanlış"Bhakti şiirleri yalnızca kişisel bir tanrı sevgisini anlatır."
Doğrusu

Ravidās'ın Begampura'sı gibi birçok bhakti şiiri, kast ayrımlarını ve toplumsal dışlanmayı açıkça eleştiren toplumsal bir hayal de taşır.

Dokumacı ve prenses

On beşinci yüzyılda Benares'te yaşayan dokumacı Kabīr, Müslüman bir dokumacı ailesinde büyüdü, ama ne Hindu ne Müslüman kalıplarına sığdı. Dizelerinde tapınaktaki putlara da camideki törenlere de takıldı; tanrının ne Kâbe'de ne Kāśī'de değil, insanın kendi içinde olduğunu söyledi. Geleneğe göre, öldüğünde Hindular onu yakmak, Müslümanlar gömmek için tartışmış, örtüyü kaldırdıklarında bedenin yerinde yalnızca çiçekler bulmuş ve çiçekleri paylaşmışlardır. Hikâye bir efsanedir, ama Kabīr'in iki topluluğa birden ait olup hiçbirine tam ait olmayan konumunu çok iyi anlatır.

Aynı yüzyıllarda Rajasthan'da, bir Rajput prensesi, Mīrābāī, Kṛṣṇa'yı kocası saydığını söyleyen şiirler yazdı. Gelenek, ailesinin onun sokaklarda dans etmesini, farklı kastlardan bağlılık şairleriyle görüşmesini kabul etmediğini, ona zehir gönderdiğini ve zehrin ona dokunmadığını anlatır. Mīrā'nın şiirlerinde, bir kraliyet kadınına biçilen rol reddedilir: o, sarayın değil, tanrının gelinidir. Bir dokumacı ile bir prenses, toplumun iki ayrı ucundan, aynı şeyi yapar: tanrıyla doğrudan, aracısız bir ilişki kurar ve toplumun onlara biçtiği yeri reddeder.

Kaynaklardan okuma

Nehre atılan şiirler

On yedinci yüzyılda Maharashtra'da, bir bakkal ailesinden gelen Tukārām, Viṣṇu'nun bir biçimi olan Viṭṭhala'ya Marathice şiirler yazdı. Bu şiirler, "abhaṅga" denen kısa şarkılar, halk arasında hızla yayıldı.

Geleneğe göre, yerel Brahmanlar, kutsal öğretiyi Sanskritçe yerine Marathice yazan ve alt bir kasttan gelen Tukārām'a öfkelenir ve onu şiir defterlerini Indrāyaṇī nehrine atmaya zorlar. Tukārām on üç gün boyunca nehrin kıyısında oruç tutar; sonunda defterler suyun üzerinde, bozulmadan geri döner.

Hikâye bir efsanedir; ama bhakti şiirlerinin karşılaştığı gerilimi özetler. Kutsal bilginin tekelini elinde tutan bir kesim, bir halk şairinin sesini susturmaya çalışır; halk ise o sesin geri döndüğüne inanır. Bugün Tukārām'ın binlerce abhaṅgası korunmuştur ve Maharashtra'da hâlâ söylenir.

Tukārām'ın şiirleri yaşayan bir törenin içinde yaşar. Her yıl yaz ortasında, muson aylarında, Maharashtra'nın dört bir yanından yüz binlerce hacı, Tukārām'ın ve on üçüncü yüzyıl şairi Jñāneśvar'ın sandaletlerini taşıyan tahtırevanların ardından, yaklaşık üç hafta boyunca yürüyerek Pandharpur'daki Viṭṭhala tapınağına gider. Yol boyunca şairlerin şarkıları söylenir. Yürüyüşe her kasttan ve her sınıftan insan katılır. Bir şiir, bir kitapta değil, milyonlarca ayağın yürüyüşünde yaşar.

Usta katmanı

Şimdi sıfır noktasındaki soruya dönelim: bu şairleri kim, ne zaman tek bir "hareket" olarak bir araya topladı?

John Stratton Hawley, "bhakti hareketi" fikrinin, yani Güney Hindistan'da başlayıp dalga dalga kuzeye yayılan tek ve birleşik bir halk hareketi anlatısının, yirminci yüzyılın başında biçimlendiğini gösterir. Bir İngiliz dilbilimcinin 1907'de bhakti'yi Hindistan'ı süpüren "yeni bir fikir" olarak anlatan cümlesi, Hintçeye "bu, bhakti hareketidir" diye çevrilir; Bengal'de Rabindranath Tagore çevresindeki düşünürler de bu fikri geliştirir. Hawley'e göre bu anlatı, farklı dönemlerin ve bölgelerin çok çeşitli şiirlerini, ulusal bir hikâyenin parçası hâline getirmiştir.

Hawley'in tezi, bu seri boyunca gördüğün bir kalıbı bir kez daha gösterir. Sıfır noktasındaki çarşıda, ustaların şarkılarını sonradan toplayan biri vardı; o kişi yirminci yüzyılın başındaki milliyetçi ve dilbilimci düşünürlerdi. Hindistan'ın bağımsızlığına giden yolda, kastı ve dini aşan bir halk hareketi fikri güçlü bir ulusal hikâye sunuyordu. Bu, şairlerin kendilerinin önemsiz olduğu anlamına gelmez; yalnızca onları birbirine bağlayan çerçevenin, onlardan yüzyıllar sonra kurulduğu anlamına gelir. "Hinduizm" kategorisi dersinde bir din adının nasıl kurulduğunu görmüştün; burada bir hareket adının nasıl kurulduğunu görürsün.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlış"Bhakti hareketi, Güney Hindistan'da başlayıp kuzeye yayılan tek ve örgütlü bir harekettir."
Doğrusu

Bhakti şairleri farklı dönemlerde, bölgelerde ve geleneklerde yaşadı; onları tek bir hareket olarak birleştiren anlatı, Hawley'in gösterdiği gibi, büyük ölçüde yirminci yüzyılın başında kuruldu.

Yaygın yanlış"Bhakti şairleri kast sistemini ortadan kaldırdı."
Doğrusu

Şairlerin birçoğu kastı sert biçimde eleştirdi; ama kast düzeni sürdü ve bazı bhakti toplulukları zamanla kendi kast yapılarını geliştirdi.

Yaygın yanlış"Bhakti şairleri yalnızca Hindu geleneğine aittir."
Doğrusu

Kabīr hem Hindular hem Müslümanlar tarafından sahiplenildi, Kabīr ve Ravidās'ın şiirleri Sih kutsal kitabında yer aldı ve Ravidās 2010'da ayrı bir dinin kurucu figürü oldu.

Uygulama

Kilit özet

  1. 29 Ocak 2010'da Dera Sachkhand Ballan, on beşinci yüzyıl ayakkabı ustası Ravidās'ın ilahilerini kutsal kitap yapan ayrı bir din, Ravidassia Dharm, ilan etti.
  2. Ravidās'ın Begampura ilahisi, kedersiz, vergisiz, kastsız bir kenti hayal eden bir toplum eleştirisidir.
  3. Dokumacı Kabīr hem Hindu hem Müslüman kalıplarını reddetti; Rajput prensesi Mīrābāī, Kṛṣṇa'yı kocası sayarak saraydaki rolünü reddetti.
  4. Geleneğe göre Tukārām'ın nehre atılan şiir defterleri geri döndü; bugün yüz binlerce hacı onun ve Jñāneśvar'ın izinde Pandharpur'a yürür.
  5. Hawley'e göre tek ve birleşik bir "bhakti hareketi" anlatısı, yirminci yüzyılın başında milliyetçi ve dilbilimci düşünürlerce kuruldu.
Her usta, tanrıya kendi tezgâhından, kendi sözcükleriyle seslenir.

Sonraki derse köprü

Bu seviyede on altı derste kategoriler, metinler, felsefe sistemleri, gelenekler ve şiirler gördün. Sonraki derste bir kişiyi ve onun bir yılını izleyeceksin. Sabah bir sunağın önünde birkaç dakika: bir lamba, bir çiçek, birkaç söz. Haftanın belirli bir gününde bir oruç. Yılın belirli günlerinde ışıkların, renklerin, dokuz gecelik bir dönemin bayramları. Bir doğum, bir isim koyma, bir evlilik, bir cenaze. Sonraki derste bu yaşayan uygulamaların, metinlerde anlatılan dinden ne kadar farklı ve ne kadar bağımsız olduğunu soracaksın.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesinde büyük bir kalabalığın önünde bir sahne gösterilsin; sahnede bir kitap yükseltilsin ve kalabalık alkışlasın. Kutuda bir kitabın kapağı ve bir tarih belirsin.

Sıfır noktasında bir çarşıda dört ayrı dükkân gösterilsin: bir dokuma tezgâhı, bir ayakkabıcı tezgâhı, bir terzi masası, bir berber koltuğu. Her dükkândan farklı renkte bir ses dalgası yükselsin; en sonda biri gelip dört dalgayı tek bir kurdele gibi birbirine bağlasın. Begampura bölümünde duvarları olmayan, kapıları açık bir kent çizilsin.

Dokumacı ve prenses bölümünde bir örtünün altından çiçekler çıksın ve iki el onları paylaşsın; ardından bir saray kapısından çıkan bir kadın sokakta dans etsin. Nehir bölümünde defterler suya bırakılsın ve günler sonra suyun üzerinde geri gelsin. Usta katmanında bir kitap sayfasındaki bir İngilizce cümle bir Hintçe cümleye dönüşsün ve bir harita üzerinde güneyden kuzeye doğru bir ok çizilsin.

Seslendirme tonu sıcak ve canlı olsun. Kast eleştirisi bölümleri açık ve net okunsun; efsaneler efsane olarak anılsın.

Müfredat kapsamı — 14.16

  • Āḻvārlar
  • Nāyaṉmārlar
  • Basava
  • Jñāneśvar
  • Nāmdev
  • Kabīr
  • Ravidas
  • Mīrābāī
  • Tulsīdās
  • Sūrdās
  • Caitanya
  • Tukārām
  • Bölgesel diller ve şiir
  • Kast ve toplumsal eleştiri
  • Saguna ve nirguna bhakti