İçeriğe geç

Ders 14.12 · Seviye 14

Başlıca Vedānta gelenekleri

1.401 kelime · 4 birincil kaynak pasajı · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 9 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Geleneğe göre Rāmānuja gizli tutması istenen mantrayı Tirukkoṭṭiyūr tapınağının kulesinden herkese okudu; hikâye tarihsel ayrıntıları doğrulanamayan bir kutsal hayat anlatısıdır.
  2. Śaṅkara'nın Advaita'sında nihai gerçeklik tektir; çokluk, ipin üzerine yüklenen yılan gibi bir yanılgıdır ve kurtuluş bu yanılgıyı kaldıran bilgidir.
  3. Rāmānuja Śrībhāṣya'da yanılgı kavramına yedi itiraz yöneltir ve dünyayı tanrının bedeni sayan nitelikli ikisizliği savunur.
  4. Madhva beş ebedî ayrım öğretir ve canlılar arasında doğuştan bir derecelendirme kurar; kurtuluş bile tanrıyla özdeşlik değil, yakınlıktır.
  5. Üç gelenek bugün Śaṅkarācārya manastırları, Śrīvaiṣṇava tapınakları ve Udupi'nin sekiz manastırı hâlinde yaşar.

Açılış sahnesi

Güney Hindistan, Tirukkoṭṭiyūr kasabası. Genç bir keşiş, Rāmānuja, bir öğretmenin kapısına on sekiz kez gelip geri çevrilir. Sonunda öğretmen ona sekiz heceli kutsal bir mantrayı öğretmeyi kabul eder, ama bir şartla: mantranın kurtarıcı gücünü kimseye açıklamayacaktır; açıklarsa cehenneme gider. Rāmānuja mantrayı öğrenir, sonra tapınağın kapısının üstündeki yüksek kuleye çıkar, kasabanın bütün halkını çağırır ve mantrayı herkesin duyacağı biçimde yüksek sesle okur. Öfkelenen öğretmen ona ne yaptığını sorar. Rāmānuja cevap verir: binlerce insan kurtulacaksa, ben cehenneme gitmeye razıyım.

Śrīvaiṣṇava geleneğinin hayat hikâyelerine göre Rāmānuja, Tirukkoṭṭiyūr'daki öğretmeni Nambi'den kutsal mantrayı gizli tutma sözüyle alır, ama tapınak kulesine çıkıp herkese açıklar; öğretmeni önce öfkelenir, sonra onun merhametini görerek onu kucaklar. Hikâye, sonraki yüzyıllarda yazılmış kutsal hayat anlatılarında aktarılır; tarihsel ayrıntıları doğrulanamaz.

Hikâyenin tarihselliği belirsizdir, ama geleneğin kendini nasıl gördüğünü açıkça gösterir: kurtuluş bilgisi bir seçkinler sırrı değil, herkese açılması gereken bir armağandır. Altı klasik darśana dersinde, on dördüncü yüzyıldaki bir merdivenin tepesine Vedānta'nın konduğunu görmüştün. Vedānta ise tek bir sistem değildir. Üç büyük düşünür aynı üç kaynağa, Upaniṣadlara, Bhagavad Gītā'ya ve Brahma Sūtralarına bakar ve üç ayrı sistem kurar. Başlıca Upaniṣadlar dersinde "sen osun" cümlesinin üç biçimde okunduğunu görmüştün. Bu ders o üç okumanın arkasındaki üç dünyayı açıyor: yalnızca bir öğreti farkını değil, bir kurum, bir topluluk ve bir kurtuluş anlayışı farkını.

Bu derste ne olacak

Önce aynı bina planından yapılmış üç ev üzerinden, aynı kaynaklardan nasıl farklı sistemlerin kurulabildiğini göreceksin. Sonra Śaṅkara'nın ip ile yılan benzetmesini ve Advaita'nın temel sorusunu tanıyacaksın. Ardından Rāmānuja'nın bu sisteme yönelttiği yedi itirazı okuyacaksın. Sonra Madhva'nın beş ayrımını ve canlılar arasındaki derecelendirmesini göreceksin. En sonda bu üç sistemin bugün hangi kurumlarda yaşadığını göreceksin.

Sıfır noktası

Üç mimar düşün. Üçüne de aynı arsa, aynı tuğlalar, aynı pencereler ve aynı kapılar verilir. Birincisi, bütün odaları tek bir büyük salon hâline getirir: duvarlar ona göre yalnızca geçici bölmelerdir. İkincisi, odaları ayrı tutar ama hepsini tek bir çatının altında, bir bütünün parçaları olarak birbirine bağlar. Üçüncüsü, her odayı kalın duvarlarla ayırır ve odalar arasında bir sıralama kurar: bazı odalar yukarıda, bazıları aşağıdadır. Malzeme aynıdır; ama ortaya çıkan üç ev, içinde yaşayanlar için üç ayrı dünyadır.

Benzetmenin kırıldığı yer şudur. Bir mimar malzemeyi dilediği gibi kesip biçebilir; Vedānta düşünürleri ise metinlerin tek bir cümlesini bile değiştiremez, hepsini açıklamak zorundadır. Her sistem, metinde kendi okumasına uymayan cümleleri de yorumlamak, onları kendi bütününe yerleştirmek zorundadır. Bu yüzden Vedānta tartışmaları çoğu zaman, rakibin en güçlü dayanağı olan cümlenin nasıl okunacağı üzerine döner.

Mekanizma

İp ve yılan

Śaṅkara'ya atfedilen Advaita, "ikisiz" Vedānta, en radikal cevabı verir: yalnızca tek bir gerçeklik vardır, nihai gerçeklik; bireysel benlik o gerçeklikten ayrı değildir ve gördüğümüz çokluk bir yanılgıdır.

Śaṅkara, Brahma Sūtraları üzerine yazdığı şerhin girişinde, yanılgının yapısını açıklar: bir şeyin niteliklerinin, başka bir şeyin üzerine yüklenmesi. Advaita geleneğinin bu yanılgıyı anlatmak için en sık kullandığı benzetmeye göre, karanlıkta yerde duran bir ipi yılan sanan kişi korkar, kaçar; ışık yandığında yılanın hiç var olmadığını, yalnızca ipin olduğunu görür. Aynı biçimde, nihai gerçekliğin üzerine bir bireysel benlik ve çokluk dünyası yüklenmiştir.

Bu benzetmede kurtuluş, bir yere gitmek ya da bir şey kazanmak değildir; zaten olanı görmektir. Yılan hiçbir zaman orada değildi, yalnızca ip vardı. Bu yüzden Advaita'da en yüksek yol bilgidir: yanılgıyı kaldıran bilgi. Ama bir soru hemen doğar: bu yanılgı kimin yanılgısıdır ve nerede durur? Tek bir gerçeklik varsa ve o gerçeklik saf bilinçse, yanılgı nereden gelir?

Advaita, bu soruya iki düzeyle cevap verir: gündelik düzeyde dünya, tanrı ve bireysel benlikler işler; nihai düzeyde yalnızca tek gerçeklik vardır. İki hakikat dersinde Madhyamaka'nın gündelik ve nihai hakikat ayrımını görmüştün. Benzerlik o kadar dikkat çekicidir ki, sonraki yüzyıllarda Śaṅkara'nın rakipleri onu "gizli bir Budist" olmakla suçladı. Advaita, Budistlerle en sert tartışan okullardan biri olduğu hâlde, onların araçlarıyla konuşuyordu.

Yaygın yanlış"Advaita dünyanın tamamen var olmadığını söyler."
Doğrusu

Advaita, dünyayı gündelik düzeyde işleyen ama nihai düzeyde bağımsız bir gerçekliği olmayan bir görünüş olarak anlatır; ip ile yılan benzetmesinde yılan korkutur, ama yalnızca ip vardır.

Kaynaklardan okuma

Yedi itiraz

Rāmānuja, Advaita'ya en sistemli itirazlarından birini Brahma Sūtraları üzerine yazdığı şerhte kurar.

Rāmānuja, Advaita'nın yanılgı kavramına yedi itiraz yöneltir. Bunların ilki şudur: yanılgının bir dayanağı olmalıdır; ama yanılgı ne nihai gerçekliğin kendisinde bulunabilir, çünkü o saf bilinçtir, ne de bireysel benlikte, çünkü bireysel benlik zaten yanılgının ürünüdür. Başka itirazlar, yanılgının ne var ne yok diye tanımlanamaz sayılmasının kendi içinde çelişkili olduğunu ve onu bilmenin geçerli bir yolu bulunmadığını savunur.

Rāmānuja'nın kendi cevabı, "nitelikli ikisizlik"tir. Nihai gerçeklik birdir, ama bireysel benlikler ve dünya onun gerçek parçalarıdır; tıpkı bir bedenin, ruhun bedeni olması gibi. Beden ruhtan ayrı değildir, ama onunla aynı da değildir. Bu görüşte çokluk bir yanılgı değil, tanrının kendi bedenidir. Kurtuluş, yanılgıyı kaldırmak değil, tanrıya sevgiyle bağlanmak ve onun lütfuna teslim olmaktır. Bhagavad Gītā dersinde Rāmānuja'nın Gītā'yı bağlılık yolunun zirvesi olarak okuduğunu görmüştün; bu okuma, onun bütün sisteminin taşıyıcı kolonudur.

Beş ayrım

On üçüncü yüzyılda Madhva, iki sistemden de daha keskin bir çizgi çeker.

Madhva'ya göre beş ayrım gerçek ve ebedîdir: tanrı ile bireysel benlik arasında, tanrı ile madde arasında, benlikler arasında, benlik ile madde arasında ve madde parçaları arasında. Bireysel benlikler yalnızca tanrıdan değil, birbirlerinden de doğuştan farklıdır; kurtuluşa ve mutluluğa yatkınlıkları derecelidir. Madhva'ya göre bazı canlılar kurtuluşa, bazıları sürekli yeniden doğuşa, bazıları ise ebedî karanlığa yatkındır.

Madhva'nın sistemi, üç mimardan üçüncüsünün evidir: kalın duvarlar ve bir sıralama. Tanrı ile kul arasındaki mesafe hiçbir zaman kapanmaz; kurtuluş bile tanrıyla özdeşleşmek değil, ona en yakın olmaktır. Canlılar arasındaki doğuştan derecelendirme ise, bu seri boyunca gördüğün birçok gelenekteki "herkes kurtulabilir" fikriyle keskin bir karşıtlık içindedir. Bu öğreti, geleneğin kendi içinde de yorumlanmış ve tartışılmıştır.

Usta katmanı

Üç sistem yalnızca kitaplarda değil, kurumlarda yaşar. Advaita geleneği, Śaṅkara'nın Hindistan'ın dört yönünde birer manastır kurduğunu anlatır; bu manastırların başkanları bugün de "Śaṅkarācārya" unvanını taşır ve geniş bir saygı görür. Araştırmacılar bu kuruluş anlatısının önemli bir bölümünün Śaṅkara'dan yüzyıllar sonraya ait olabileceğini tartışır. Rāmānuja'nın geleneği, Śrīvaiṣṇava topluluğu olarak, Güney Hindistan'da Śrīraṅgam gibi büyük tapınakların çevresinde yaşar; açılıştaki kule hikâyesi, bu topluluğun kendini nasıl anlattığının bir parçasıdır.

Madhva'nın geleneği ise Karnataka kıyısındaki Udupi'de, Madhva'nın öğrencilerinin kurduğu sayılan sekiz manastırın çevresinde yaşar. Sekiz manastırın başkanları, Udupi'deki Kṛṣṇa tapınağının ibadetini sırayla, her biri iki yıl süreyle üstlenir; görev devri büyük bir törenle kutlanır. Bir öğreti, bir takvime dönüşmüştür.

Bu üç kurum, sıfır noktasındaki üç evin bugün hâlâ içinde insanların yaşadığı evler olduğunu gösterir. Śaṅkara, Rāmānuja ve Madhva'nın tartışması, bir felsefe tarihi başlığı olarak değil, farklı toplulukların farklı kurtuluş umutları olarak sürer. Aynı Upaniṣad cümlesini okuyan üç kişi, üç ayrı tapınağa gider.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlış"Vedānta, Advaita demektir."
Doğrusu

Vedānta, Upaniṣadları yorumlayan birçok geleneğin ortak adıdır; Advaita, Viśiṣṭādvaita ve Dvaita bunlardan yalnızca en bilinen üçüdür.

Yaygın yanlış"Vedānta gelenekleri yalnızca soyut felsefe tartışmalarıdır."
Doğrusu

Üç gelenek de bugün manastırlar, tapınaklar ve topluluklar hâlinde yaşar; öğreti farkları farklı ibadet biçimlerine ve kurtuluş umutlarına karşılık gelir.

Yaygın yanlış"Bütün Vedānta gelenekleri herkesin kurtulabileceğini söyler."
Doğrusu

Madhva'nın Dvaita'sı, canlılar arasında doğuştan bir derecelendirme öğretir ve bazılarının ebedî karanlığa yatkın olduğunu söyler.

Uygulama

Kilit özet

  1. Geleneğe göre Rāmānuja gizli tutması istenen mantrayı Tirukkoṭṭiyūr tapınağının kulesinden herkese okudu; hikâye tarihsel ayrıntıları doğrulanamayan bir kutsal hayat anlatısıdır.
  2. Śaṅkara'nın Advaita'sında nihai gerçeklik tektir; çokluk, ipin üzerine yüklenen yılan gibi bir yanılgıdır ve kurtuluş bu yanılgıyı kaldıran bilgidir.
  3. Rāmānuja Śrībhāṣya'da yanılgı kavramına yedi itiraz yöneltir ve dünyayı tanrının bedeni sayan nitelikli ikisizliği savunur.
  4. Madhva beş ebedî ayrım öğretir ve canlılar arasında doğuştan bir derecelendirme kurar; kurtuluş bile tanrıyla özdeşlik değil, yakınlıktır.
  5. Üç gelenek bugün Śaṅkarācārya manastırları, Śrīvaiṣṇava tapınakları ve Udupi'nin sekiz manastırı hâlinde yaşar.
Malzeme aynıdır; ama ortaya çıkan üç ev, içinde yaşayanlar için üç ayrı dünyadır.

Sonraki derse köprü

Rāmānuja ve Madhva'nın sistemlerinde, tanrıya bağlılık kurtuluşun merkezindeydi. Sonraki derste bu bağlılığı taşıyan geleneklere, Vaiṣṇava geleneklerine geçeceksin. Bir felsefe sistemini, savunduğu ilkelerle tanıtabilirsin; ama bir bağlılık geleneğini böyle tanıtmak eksik kalır. Bu geleneklerde belirleyici olan, uygulayıcının tanrıyla hangi ilişki biçimini kurduğudur: hizmet eden, dost olan, ana baba gibi koruyan, sevgili gibi özleyen. Sonraki derste bu ilişki biçimlerinin bir geleneği nasıl tanımladığını soracaksın.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesinde yüksek bir tapınak kulesinin tepesinde bir figür gösterilsin; aşağıda kalabalık toplanırken ses dalgaları kuleden aşağı yayılsın. Kutuda bir kutsal hayat anlatısı el yazmasının sayfası ve bir "L" etiketi belirsin.

Sıfır noktasında aynı tuğla yığınından üç ev yükselsin: biri tek büyük salon, biri tek çatı altında odalar, biri kalın duvarlarla ayrılmış ve farklı yüksekliklerde odalar. İp ve yılan bölümünde karanlık bir odada yerde kıvrılmış bir şekil gösterilsin; ışık yandığında yılan bir ipe dönüşsün.

Yedi itiraz bölümünde yedi soru işareti bir ipin etrafında belirsin ve ardından bir beden ile ruh simgesi yan yana gösterilsin. Beş ayrım bölümünde beş çizgi birbirinden ayrılan beş yolu göstersin. Usta katmanında Hindistan haritasının dört köşesinde dört manastır, güneyde bir tapınak ve batı kıyısında sekiz küçük manastır sırayla yansın; Udupi'de bir anahtar elden ele geçsin.

Seslendirme tonu meraklı ve dengeli olsun. Üç sistemden hiçbiri ötekinden üstün gibi okunmasın; Madhva'nın derecelendirmesi ne savunulsun ne karikatürleştirilsin.

Müfredat kapsamı — 14.12

  • Gauḍapāda
  • Śaṅkara
  • Sureśvara
  • Vācaspati Miśra
  • Rāmānuja
  • Vedānta Deśika
  • Madhva
  • Jayatīrtha
  • Vallabha
  • Nimbārka
  • Caitanya
  • Baladeva Vidyābhūṣaṇa
  • Jīva Gosvāmin
  • Madhusūdana Sarasvatī