İçeriğe geç

Ders 14.11 · Seviye 14

Altı klasik darśana

1.401 kelime · 4 birincil kaynak pasajı · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 9 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Mādhava'nın on dördüncü yüzyıldaki Sarvadarśanasaṃgraha'sı on altı sistemi Cārvāka'dan Advaita'ya yükselen bir sırayla dizer; "altı darśana" sonraki bir sınıflandırmadır.
  2. Altı sistem üç çift hâlinde düşünülür: Nyāya ve Vaiśeṣika, Sāṃkhya ve Yoga, Mīmāṃsā ve Vedānta; her biri kabul ettiği bilgi kaynaklarını ilan eder.
  3. Sāṃkhyakārikā 59, doğayı kendini gösterdikten sonra sahneden çekilen bir dansçıya benzetir; Sāṃkhya tanrısız, Yoga tanrılıdır.
  4. Udayana tanrının varlığı için sistemli kanıtlar kurarken, Kumārila yaratıcı tanrıyı reddeder ve Veda'nın yazarsız olduğunu savunur; ikisi de āstika sayılır.
  5. Kabul edilen bilgi kaynakları tartışmanın sonucunu baştan sınırlar; sistemlerin sıralanması, sıralayanın tercihini taşır.

Açılış sahnesi

On dördüncü yüzyıl, Güney Hindistan. "Hinduizm" kategorisi dersinde krallarının kendilerini "Hindu krallarının sultanı" diye andığını gördüğün Vijayanagara çevresinde, geleneğe göre Mādhava adlı bir bilgin bir kitap yazar. Kitap, Hindistan'da kendi zamanında yaşayan bütün felsefe sistemlerini bir araya toplar ve her birini kendi argümanlarıyla anlatır. Ama sistemleri rastgele sıralamaz. En altta, dünyadan başka hiçbir şeyin var olmadığını söyleyen materyalistler durur. Onların üstünde Budistler, Jainler, sonra birbiri ardına Hindu okulları gelir. En tepede, Mādhava'nın kendi okulu vardır.

Mādhava'nın eseri, döneminde Hindistan'da yaşayan on altı felsefe sistemini anlatır ve onları yükselen bir sırayla dizer: materyalist Cārvāka'dan başlar, Budist ve Jain sistemlerle sürer, Viṣṇu ve Śiva geleneklerinin sistemlerinden, Vaiśeṣika, Nyāya, Mīmāṃsā ve dilbilgisi felsefesinden, Sāṃkhya ve Yoga'dan geçerek, en üste Śaṅkara'nın Advaita Vedānta'sını koyar. Her sistem, bir sonrakinin eleştirisiyle aşılır.

"Altı klasik darśana" deyimi bugün sık kullanılır: Nyāya, Vaiśeṣika, Sāṃkhya, Yoga, Mīmāṃsā ve Vedānta. Ama Mādhava'nın listesinde on altı sistem vardır ve "altı" sayısı, sonraki bir sınıflandırma alışkanlığıdır. Çin okul sınıflandırmaları dersinde, bir sınıflandırmayı kuranın kendi geleneğini en üste koyduğunu görmüştün; Mādhava da aynısını yapar. Bu ders, bu sistemlerin nasıl tartıştığını soruyor. Cevabın bir kısmı şudur: tartışmaya başlamadan önce, hangi bilgi kaynaklarını kabul ettiklerini ilan ederler, ve o ilan, tartışmanın nasıl biteceğini büyük ölçüde belirler.

Bu derste ne olacak

Önce bir mahkemede kabul edilen delil türleri üzerinden, bir tartışmada bilgi kaynaklarının neden önce konuşulduğunu göreceksin. Sonra altı sistemi üç çift hâlinde ve kabul ettikleri bilgi kaynaklarıyla tanıyacaksın. Ardından evreni bir yaratıcıya ihtiyaç duymadan açıklayan bir sistemin dans eden bir kadın benzetmesini okuyacaksın. Sonra aynı "Veda'yı kabul edenler" grubunda, biri tanrının varlığını kanıtlayan, öbürü yaratıcı tanrıyı reddeden iki düşünürü göreceksin. En sonda bu sistemlerin sıralanmasının bir tercih olduğunu göreceksin.

Sıfır noktası

Bir mahkeme düşün. Bir dava başlamadan önce, tarafların hangi delil türlerini sunabileceği belirlenir: tanık ifadesi, yazılı belge, bilirkişi raporu, ses kaydı. Bir mahkeme yalnızca yazılı belgeyi kabul ediyorsa, tanıklara dayanan bir taraf davayı baştan kaybetmiş olabilir. Delil kuralları, davanın sonucunu kimin haklı olduğundan önce belirleyebilir. Bu yüzden deneyimli avukatlar, davaya girmeden önce, hangi delillerin sayılacağını tartışır.

Benzetmenin kırıldığı yer şudur. Bir mahkemede delil kurallarını taraflar değil, yasa koyar ve iki taraf aynı kurallara tabidir. Hint felsefe sistemlerinde ise her sistem kendi delil kurallarını kendisi ilan eder ve rakibinden farklı kurallarla tartışmaya girer. Bir sistemin geçerli saydığı bir kaynak, öbürü için hiç geçerli olmayabilir. Tartışmanın ilk ve belki en zor aşaması, ortak bir delil zemini bulmaktır. Hint tartışma kültürü dersinde, tartışmanın kurallarının ayrıntılı biçimde yazıldığını görmüştün; bilgi kaynaklarının sayısı bu kuralların ilkidir.

Mekanizma

Üç çift ve bilgi kaynakları

Altı sistem geleneksel olarak üç çift hâlinde düşünülür. Nyāya ile Vaiśeṣika birbirini tamamlar: Vaiśeṣika dünyayı atomlar, nitelikler ve kategoriler hâlinde sınıflandırır; Nyāya bu dünyanın nasıl bilineceğini, doğru çıkarımın ve tartışmanın kurallarını çözümler. Sāṃkhya ile Yoga birbirini tamamlar: Sāṃkhya evreni iki ilkeyle açıklar; Yoga, bu açıklamanın uygulamadaki yolunu anlatır. Mīmāṃsā ile Vedānta ise Veda'nın iki farklı bölümünü yorumlar: Mīmāṃsā törenleri anlatan bölümleri, Vedānta Upaniṣadları.

Her sistem kaç bilgi kaynağı kabul ettiğini ilan eder. Sistemin dışında kalan materyalistler yalnızca algıyı kabul eder; gözle görülmeyen hiçbir şeyin var olduğuna inanmazlar. Materyalistlerin kendi eserleri kaybolmuştur; onları çoğunlukla, Mādhava gibi, onları çürütmek için aktaran rakiplerinin kitaplarından tanırız. Mādhava onlara bir dize söyletir: yaşadıkça neşeyle yaşa, ölümün gözünden kimse kaçamaz; bu beden bir kez yakıldığında, nasıl geri dönebilir? Sri Lanka dersinde gördüğün kalıp burada da işler: kaybolan bir okulun sesini, onu yenmeye çalışan okulun kaydından duyarız. Vaiśeṣika algıya çıkarımı ekler. Sāṃkhya bunlara güvenilir tanıklığı, yani kutsal metni ekler. Nyāya dördüncü bir kaynak olarak benzetmeyi sayar. Mīmāṃsā'nın bazı düşünürleri, bir şeyin yokluğunun bilinmesi gibi daha ince kaynakları da ekleyerek sayıyı altıya çıkarır. Kaynak listesi uzadıkça, sistemin kanıtlayabileceği şeylerin alanı da genişler: yalnızca algıyı kabul eden biri, Veda'nın bir tören sonucunun görünmeyen etkisi hakkındaki iddiasını asla kabul edemez.

Yaygın yanlış"Hindu felsefesinin tam olarak altı okulu vardır."
Doğrusu

Altı sayısı sonraki bir sınıflandırma alışkanlığıdır; on dördüncü yüzyılda Mādhava, döneminde yaşayan on altı sistemi sayar.

Kaynaklardan okuma

Dans eden kadın

Sāṃkhya'ya göre evren iki ilkeden oluşur: saf bilinç, puruṣa, ve bütün maddi ve zihinsel dünyayı oluşturan doğa, prakṛti. Bilinç hiçbir şey yapmaz, yalnızca tanıktır; doğa ise sürekli hareket eder, değişir, dönüşür. Acının kaynağı, bilincin kendini doğanın hareketleriyle karıştırmasıdır. Kurtuluş, bu ayrımın görülmesidir. Sistem bu açıklama için bir yaratıcı tanrıya ihtiyaç duymaz; doğanın kendi içindeki eğilimleri, evrenin hareketini yeterince açıklar.

Sāṃkhya'nın bilinen en eski metni olan ve yetmiş iki beyitten oluşan Sāṃkhyakārikā, doğanın davranışını bir dansçıyla anlatır: bir dansçı, seyircilere kendini gösterdikten sonra dansını bırakır; doğa da kendini bilince gösterdikten sonra, bilinç ayrımı gördüğünde, hareketini durdurur.

Benzetme, sistemin bütün öğretisini tek bir sahnede toplar. Doğa, bilincin önünde dans eden bir sanatçıdır; bilinç onu izlerken kendini dansla karıştırır. Ama bir gün izleyici, izlediğinin kendisi olmadığını görür. O anda dans anlamını yitirir ve dansçı sahneden çekilir. Kurtuluş, bir tanrının lütfu değil, bir görme anıdır. Yoga sistemi, Sāṃkhya'nın bu iki ilkesini kabul eder, ama bir fark ekler: kişisel bir tanrıyı, zihni yatıştırmanın bir aracı olarak tanır. Patañjali'ye atfedilen Yoga Sūtraları, yogayı "zihnin dalgalanmalarının durdurulması" diye tanımlar ve tanrıya bağlılığı bu yolun yöntemlerinden biri sayar. Aynı çiftin bir tarafı tanrısız, öbürü tanrılıdır.

Usta katmanı

"Hinduizm" kategorisi dersinde, āstika ayrımının ölçütünün tanrı inancı değil, Veda otoritesi olduğunu görmüştün. Bu ölçütün sonuçları, iki düşünürü yan yana koyduğunda keskinleşir.

Nyāya düşünürü Udayana, tanrının varlığı için sistemli kanıtlar kurar. Bunların ilki şudur: dünya bir sonuçtur, her sonucun onu yapan bilinçli bir faili vardır, öyleyse dünyanın da bilinçli bir faili vardır ve bu fail tanrıdır. Udayana bu ve benzeri kanıtları Nyāya'nın biçimsel çıkarım kurallarıyla kurar ve Budistlerin ve materyalistlerin itirazlarını tek tek cevaplar.

Mīmāṃsā düşünürü Kumārila, bir yaratıcı tanrının varlığına karşı çıkar. Ona göre dünyanın bir başlangıcı olduğunu kabul etmek için hiçbir neden yoktur; dünya her zaman vardı. Veda da bir yazara ihtiyaç duymaz: ezelîdir ve yazarsızdır, bu yüzden bir yazarın hatasından arınmıştır. Kumārila, bir yaratıcı tanrı fikrinin Veda'nın otoritesini güçlendirmediğini, tersine zayıflattığını savunur.

İki düşünür de "Veda'yı kabul edenler" arasındadır. Biri tanrının varlığını kanıtlamak için ayrıntılı kanıtlar kurar; öbürü yaratıcı tanrı fikrini gereksiz ve hatta Veda'ya zarar veren bir fikir sayar. İkisi de kendi sistemlerinin bilgi kaynaklarından hareket eder. Udayana çıkarıma dayanır; Kumārila, Veda'nın yazarsız olduğu kabulüne. Dignāga dersinde ve Dharmakīrti dersinde Kumārila'nın Budist mantıkçılarla tartıştığını görmüştün; bu tartışma, Hindu sistemlerin kendi içinde de sürüyordu. Mādhava'nın merdiveni, bu çok yönlü tartışmayı tek bir yöne akan bir yükselişe dönüştürür. Ama merdiven bir tercihtir: her sistem, kendi merdivenini kendi zirvesine doğru kurabilirdi.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlış"Hindu felsefe sistemlerinin hepsi bir yaratıcı tanrıyı kabul eder."
Doğrusu

Sāṃkhya evreni tanrısız açıklar, Mīmāṃsā düşünürü Kumārila yaratıcı tanrıyı reddeder; Nyāya ise tanrının varlığı için kanıtlar kurar.

Yaygın yanlış"Hint felsefe sistemleri aynı delil kurallarıyla tartışır."
Doğrusu

Her sistem kendi bilgi kaynaklarını ilan eder; kaynak listesi birden altıya kadar değişir ve tartışmanın sonucunu baştan etkiler.

Yaygın yanlış"Darśanaların sıralaması tarafsız bir tarih sınıflandırmasıdır."
Doğrusu

Mādhava'nın sıralaması kendi okulunu en üste koyan bir yükseliş şemasıdır; sıralamayı kuranın bakışını taşır.

Uygulama

Kilit özet

  1. Mādhava'nın on dördüncü yüzyıldaki Sarvadarśanasaṃgraha'sı on altı sistemi Cārvāka'dan Advaita'ya yükselen bir sırayla dizer; "altı darśana" sonraki bir sınıflandırmadır.
  2. Altı sistem üç çift hâlinde düşünülür: Nyāya ve Vaiśeṣika, Sāṃkhya ve Yoga, Mīmāṃsā ve Vedānta; her biri kabul ettiği bilgi kaynaklarını ilan eder.
  3. Sāṃkhyakārikā 59, doğayı kendini gösterdikten sonra sahneden çekilen bir dansçıya benzetir; Sāṃkhya tanrısız, Yoga tanrılıdır.
  4. Udayana tanrının varlığı için sistemli kanıtlar kurarken, Kumārila yaratıcı tanrıyı reddeder ve Veda'nın yazarsız olduğunu savunur; ikisi de āstika sayılır.
  5. Kabul edilen bilgi kaynakları tartışmanın sonucunu baştan sınırlar; sistemlerin sıralanması, sıralayanın tercihini taşır.
Delil kuralları, davanın sonucunu kimin haklı olduğundan önce belirleyebilir.

Sonraki derse köprü

Mādhava'nın merdiveninin zirvesinde Vedānta duruyordu. Sonraki derste Vedānta'nın içindeki üç büyük geleneğe bakacaksın. Üç düşünür aynı üç kaynağa, aynı Upaniṣad pasajlarına, aynı Bhagavad Gītā'ya ve aynı özet metne bakar ve üç ayrı sistem kurar: biri yalnızca mutlak gerçeğin var olduğunu, biri çokluğun da gerçek olduğunu ve mutlağın bedeni gibi durduğunu, biri ayrılığın gerçek ve kalıcı olduğunu söyler. Aynı metinlerden nasıl üç zıt sistemin çıkabildiğini soracaksın.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesinde bir bilginin masasında on altı küçük tomar yan yana dizilsin; bilgin onları birer birer bir merdivenin basamaklarına koysun ve en üst basamağa kendi tomarını yerleştirsin.

Sıfır noktasında bir mahkeme salonunda bir yargıç masasına delil türlerini gösteren kartlar dizilsin; bir kart geri çevrildiğinde bir tarafın dosyası kararsın. Üç çift bölümünde altı sistem üç çift hâlinde yan yana gösterilsin; her sistemin yanında kabul ettiği bilgi kaynaklarının sayısı küçük ışıklarla yansın.

Dans eden kadın bölümünde bir sahnede bir dansçı dans etsin, bir izleyici onu izlesin; izleyici bir an kendi ellerine bakıp dansçıdan ayrı olduğunu fark ettiğinde dansçı yavaşça sahneden çekilsin. Usta katmanında bir terazinin bir kefesinde "dokuz kanıt", öbür kefesinde "yazarsız Veda" yazılı iki tomar dursun ve terazi dengede kalsın.

Seslendirme tonu meraklı ve dengeli olsun. Hiçbir sistem ötekinden üstün gibi okunmasın; Mādhava'nın merdiveni bir tercih olarak sunulsun.