İçeriğe geç

Ders 12.8 · Seviye 12

Kore Budizmi

1.651 kelime · 4 birincil kaynak pasajı · yaklaşık 8 dakika okuma · seslendirme 11 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Wŏnhyo çelişen öğretileri bir sıralamayla değil, her birinin hangi soruya cevap verdiğini göstererek uzlaştırdı; şerhleri Çin'de Fazang'ı etkiledi.
  2. Kore kanonu 1237–1248'de, Moğol istilası sürerken, bir koruma dileği ve bir filoloji çalışması olarak seksen bini aşkın bloğa oyuldu.
  3. Chinul ani uyanışı ve kademeli olgunlaşmayı donmuş gölet benzetmesiyle birleştirdi; metin çalışması, oturma ve hwadu bugün Jogye düzeninin programında sürer.
  4. Joseon'un beş yüzyıllık kısıtlaması boyunca gelenek dağ manastırları, kadın bağışçılar ve anma törenleriyle ayakta kaldı.
  5. 1592'deki keşiş birlikleri ve 1970'teki bölünme, kurumsal biçimin çoğu zaman öğretiyle değil siyasal koşullarla belirlendiğini gösterir.

Açılış sahnesi

661 yılı. İki genç keşiş, Wŏnhyo ve Uisang, Çin'e gidip orada yeni çevrilen metinleri okumak için bir limana doğru yola çıkar. Yolda bir fırtınaya yakalanırlar ve karanlıkta, bir mağara sandıkları yere sığınırlar. Gece Wŏnhyo susar, elini uzatır ve bir kaptan serin, tatlı bir su içer. Sabah uyandığında sığındıkları yerin bir mezarlık, içtiği kabın da yağmur suyuyla dolmuş bir kafatası olduğunu görür. Midesi bulanır. Sonra durur: su dün gece de aynı suydu; değişen yalnızca onun zihniydi. Wŏnhyo Çin'e gitmekten vazgeçer ve geri döner. Uisang yoluna devam eder.

Wŏnhyo'nun uyanışını anlatan hikâye, olaydan yüzyıllar sonra yazılan biyografilerde ve Kore'de yaygın bir anlatı olarak aktarılır; hikâyenin ayrıntıları kaynaktan kaynağa değişir. Tarihsel çekirdeği güvenle kurulamaz. Ama hikâyenin öğrettiği şey açıktır: zihnin dışında aranan bilgi, zihnin kendisinde bulunur.

Hikâyenin bir de gizli bir iddiası vardır: Kore Budizmi'nin en etkili düşünürlerinden biri Çin'e hiç gitmedi. Birçok genel tarih kitabında Kore bölümü birkaç sayfadır ve bir koridor gibi anlatılır: Budizm Çin'den geldi, Japonya'ya geçti. Bir önceki derste Japonya'nın kendi geçmişini hangi kayıtlarla anlattığını sordun. Bu ders aynı soruyu Kore için soruyor, ama ters yönden: koridor anlatısı neyi göstermiyor?

Bu derste ne olacak

Önce ağaçların kışı üzerinden bir kurumun neye dayandığını anlamanın bir yolunu göreceksin. Sonra Wŏnhyo'nun uzlaştırma yöntemini ve Kore'den Çin'e geri akan yorumu tanıyacaksın. Ardından bir istila sırasında oyulmuş bir kanonu okuyacaksın. Sonra bugün hâlâ yürürlükte olan bir sentezi ve onu kuran keşişi göreceksin. En sonda beş yüzyıl süren bir devlet kısıtlamasını ve geleneğin ondan nasıl sağ çıktığını göreceksin.

Sıfır noktası

Bir ağacın gerçek yapısını görmek istiyorsan, onu kışın izle. Yazın yapraklar her şeyi örter; ağacın büyüklüğü, dolgunluğu, rengi göze çarpar. Kışın yapraklar dökülünce geriye taşıyıcı yapı kalır: gövde, kalın dallar, kökten gelen güç. Ağacın neye dayandığını, yapraklarını kaybettiğinde neyin ayakta kaldığı gösterir.

Benzetmenin kırıldığı yer şudur. Ağaç yapraklarını kendiliğinden döker ve bahar geldiğinde aynı biçimde yeniden yapraklanır. Bir geleneğin desteği ise bir kararla kesilir, ve gelenek o kıştan aynı biçimde çıkmaz. Kore Budizmi'nin beş yüzyıllık kışı yalnızca taşıyıcı yapıyı göstermedi; o yapıyı değiştirdi.

Mekanizma

Kavgaları uzlaştırmak

Wŏnhyo (617–686), Kore'nin birleşme döneminde, Silla krallığında yaşadı; ona seksenden fazla eser atfedilir. Onun en bilinen yöntemi, "kavgaları uzlaştırma" diye anılır. Budist metinler birbiriyle çelişir görünen şeyler söyler: bir sūtra her şeyin boş olduğunu, bir başkası her canlıda uyanmış doğa bulunduğunu söyler. Wŏnhyo bu çelişkileri bir sıralamayla çözmedi; her konumun hangi soruya cevap verdiğini, hangi açıdan doğru olduğunu gösterdi. Çin okul sınıflandırmaları dersinde gördüğün şemalar öğretileri basamaklara dizer ve şemayı kuranı en üste koyar. Wŏnhyo'nun yöntemi farklı bir şey yapar: bir hiyerarşi değil, bir işlev haritası çıkarır.

Yöntemin bir sınırı da vardır. Her çelişki soru farkından doğmaz; bazı konumlar gerçekten birbirini dışlar. Madhyamaka–Yogācāra ilişkisi dersinde böyle bir örnek vardı; orada iki okulu uzlaştırma çabalarının yanında, uzlaşmayan noktaları açıkça kaydetmek de gerekiyordu.

Wŏnhyo'nun İnancın Uyanışı adlı esere yazdığı şerhler Çin'de ve Japonya'da büyük saygı gördü. Araştırmacılar, bu şerhlerin Huayan geleneğini sistemleştiren Fazang'ın düşüncesini derinden etkilediğini, bu yüzden Wŏnhyo'nun Huayan'ın önemli bir öncüsü sayılabileceğini belirtir.

Bu kutu, koridor anlatısının ilk eksikliğini gösterir. Bir koridordan yalnızca geçilir; orada bir şey üretilmez. Oysa Kore'de yazılan yorum Çin'e geri aktı ve Çin'in en sistemli okullarından birini besledi. Huayan dersinde Uisang'ın, Çin'de eğitim aldıktan sonra geleneği Kore'ye taşıdığını görmüştün. Aynı yolculuğa çıkan iki arkadaştan biri Çin'e gidip gelenek getirdi, öbürü gitmeden ürettiği yorumla o geleneği Çin'de biçimlendirdi.

Yaygın yanlış"Kore Budizmi, Çin'den aldığını Japonya'ya ileten bir aktarım halkasıdır."
Doğrusu

Kore'de üretilen şerhler Çin'e geri aktı ve Çin düşüncesini etkiledi; akış tek yönlü değildi.

Bir istila sırasında oyulan kanon

1232'de Moğol ordusu Kore'yi işgal ettiğinde, on birinci yüzyılda oyulmuş ilk Kore kanonunun baskı blokları yandı. Goryeo sarayı cevap olarak kanonun tamamını yeniden oydurmaya karar verdi.

Kanonun ikinci basımı 1237 ile 1248 arasında, Moğol istilası sürerken, seksen bini aşkın ahşap bloğa oyuldu. Proje, dönemin kayıtlarında Buddha'dan ülkeyi koruması için bir dilek olarak sunulur. Keşiş Sugi'nin yönettiği ekip, farklı kanon baskılarını karşılaştırıp hataları düzeltti. Bloklar bugün Haeinsa tapınağında korunur.

Burada iki şey aynı anda olur. Bir yanda bir koruma töreni vardır: metni yeniden üretmek, ülkeyi korumak için yapılan dinî bir eylemdir. Öbür yanda bir filoloji çalışması vardır: baskılar karşılaştırılır, hatalar ayıklanır. Sonuç, sonraki yüzyıllarda Japonya'da ve modern dünyada basılan kanonların önemli bir dayanağı oldu. Hint–Tibet aktarımı dersinde Tibetçe çeviri sözlüğünün bir kraliyet kararıyla yazıldığını görmüştün. Burada da aynı kalıp işler: bugün elimizdeki metinlerin varlığı, çoğu zaman bir inanç ya da devlet eyleminin yan ürünüdür.

Kaynaklardan okuma

Donmuş gölet

Koridor anlatısının ikinci eksikliği bir keşişle ilgilidir. Chinul (1158–1210), Goryeo döneminde, Seon, yani Kore'deki Chan geleneği ile metin çalışmasına dayanan okullar arasındaki kavgalardan bıkmıştı. Bir dağda bir inziva topluluğu kurdu; bu topluluk, bugünkü Songgwangsa manastırının temeli oldu.

Chinul, uyanışın ani olduğunu ama alışkanlıkların kademeli dönüştüğünü savunur. Bunu bir donmuş göletle anlatır: gölün tümüyle su olduğunu bilmek bir anda olur, ama buzu eritmek için güneşin sıcaklığına zaman gerekir. Aynı şeyi yeni doğmuş bir bebekle de anlatır: bebek bütün organlarıyla doğar, ama gücü yıllar içinde gelişir.

Chan/Zen dersinde "yazılara dayanmama" bildirisi ile devasa bir yazılı külliyat arasındaki gerilimi görmüştün. Chinul bu gerilimi bir programa çevirdi. Metin çalışması, uyanışın yönünü gösterir; oturma uygulaması, o uyanışı alışkanlıkların içine yerleştirir. İkisi birbirinin alternatifi değil, aynı yolun iki aşamasıdır. Hint–Tibet aktarımı dersinde ani ve kademeli yollar arasındaki tartışmayı görmüştün; orada Tibet kaydı bir tartışmanın kazananını ilan ediyordu, ama kazanmanın ne anlama geldiği bile tartışmalıydı. Chinul'un formülü bu ikisini aynı eksende ölçmemeyi önerir: anlayış ani olabilir, olgunlaşma kademeli sürer.

Chinul'un üçüncü ayağı, yaşamının sonlarına doğru benimsediği bir uygulamaydı: Dahui'nin savunduğu, tek bir anahtar sözcük üzerinde yoğun soruşturma. Chan/Zen dersinde bu yöntemi Çin'de görmüştün; Kore'de adı hwadu, "sözün başı" oldu. Bugün Kore'nin en büyük manastır düzeni olan Jogye, adını Altıncı Patrik Huineng'in yaşadığı Caoxi'nin Korece okunuşundan alır ve Chinul'u kendi kurucu figürlerinden biri sayar. Düzenin manastırlarında metin eğitimi ile yazın ve kışın üçer aylık yoğun inziva dönemleri bir arada sürdürülür; inziva salonlarında uygulanan yöntem hwadu'dur. Sekiz yüzyıl önce kurulan bir çerçeve, bugün bir keşişin yıllık takvimini belirler. Bir koridorda böyle bir program üretilmez.

Usta katmanı

Şimdi açılış sorusunun ikinci ve daha zor yarısına geliyoruz. 1392'de kurulan Joseon hanedanı, Konfüçyüsçülüğü devletin öğretisi yaptı ve Budizm'i adım adım kısıtladı. 1406'ya gelindiğinde, Kral Taejong'un kapatmalarından sonra, ülkede resmen tanınan yalnızca iki yüz kırk iki tapınak kalmıştı. 1424'te Kral Sejong, bütün okulları iki gruba, Seon ve Gyo'ya indirdi. Sonraki yasalar keşişlerin başkente girmesini, sadaka toplamak ya da aile ziyareti gibi dar istisnalar dışında yasakladı. Manastır toprakları büyük ölçüde el değiştirdi. Kısıtlamanın gerekçesi öğretisel bir tartışma değildi; yeni yönetici sınıfın benimsediği farklı bir öğreti çerçevesi ve manastırların elindeki toprak ile kölelerdi.

Destek kesme testinin sonucu burada okunur. Gelenek kentlerden çıkarıldı ve dağ manastırlarında sürdü; kentten sürülmek bir cezaydı, ama sonucu devlet denetiminden uzak bir alan oldu. Saray desteğinin yerini, resmî hayatın dışında tutulan kadınların, kraliçelerin ve sıradan ailelerin bağışları aldı. Cenaze ve anma törenleri, halkın vazgeçmediği bir talep olarak geleneği ayakta tuttu. Gelenek anlatılarında en az konuşulan üç kalem, kışın en çok taşıyan dallar çıktı.

Bir olay bu tabloyu karmaşıklaştırır. 1592'de Japon ordusu Kore'yi işgal ettiğinde, yaşlı Seon ustası Hyujeong keşişleri silaha çağırdı ve binlerce keşiş savaşa katıldı. Öğrencisi Yujeong savaştan sonra Japonya'ya bir barış elçisi olarak gitti. Vinaya Piṭaka dersinde bir insanı öldürmenin keşişlerin en ağır ihlalleri arasında sayıldığını görmüştün. Bu olayı kaydetmek geleneği küçültmez; ama gizlemek bir eksiklik olur. Kayıtlar, keşişlerin bir kısmının ülkelerini savunmak, bir kısmının da Budizm'in Konfüçyüsçü devlet karşısındaki konumunu düzeltmek için savaştığını gösterir. Baskı altındaki bir kurum, hayatta kalmak için öğretisiyle gerilim taşıyan işlevler üstlenebilir.

Kış 1910'da Japon sömürge yönetimiyle başka bir biçim aldı. Bir önceki derste 1872 kararnamesinden sonra Japon keşişlerinin çoğunun evlendiğini görmüştün. Sömürge yönetiminin 1911 tapınak düzenlemesi Kore tapınaklarını yönetimin denetimine bağladı ve evli ruhban Kore'de de yaygınlaştı. 1945'ten sonra bekâr keşişliği savunanlar ile evli ruhban arasında uzun bir çatışma yaşandı. 1970'te evli ruhbanı da kabul eden Taego düzeni ayrıldı; bekâr keşişliği esas alan Jogye adını korudu. Bir önceki dersteki kalıp burada da işler: kurumsal biçimi çoğu zaman bir öğreti kararı değil, bir siyasal koşul belirler.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlış"Joseon dönemi Kore Budizmi için bir boşluktur."
Doğrusu

Gelenek dağ manastırlarında, kadın bağışçıların desteğiyle ve halkın tören talebiyle sürdü; boşluk anlatısı, devlet kayıtlarının merkezinden bakmanın sonucudur.

Yaygın yanlış"Seon, Japon Zen'inin Kore'deki bir biçimidir."
Doğrusu

Seon, Chinul'dan beri metin çalışmasını programın içinde tutan ayrı ve Japon Zen'inden erken bir sentezdir.

Yaygın yanlış"Kore'deki bekâr ve evli keşiş ayrımı öğretisel bir tartışmadan doğdu."
Doğrusu

Ayrılığın tetikleyicisi sömürge dönemi koşullarıydı; tartışma öğretisel dilini sonradan kazandı.

Uygulama

Kilit özet

  1. Wŏnhyo çelişen öğretileri bir sıralamayla değil, her birinin hangi soruya cevap verdiğini göstererek uzlaştırdı; şerhleri Çin'de Fazang'ı etkiledi.
  2. Kore kanonu 1237–1248'de, Moğol istilası sürerken, bir koruma dileği ve bir filoloji çalışması olarak seksen bini aşkın bloğa oyuldu.
  3. Chinul ani uyanışı ve kademeli olgunlaşmayı donmuş gölet benzetmesiyle birleştirdi; metin çalışması, oturma ve hwadu bugün Jogye düzeninin programında sürer.
  4. Joseon'un beş yüzyıllık kısıtlaması boyunca gelenek dağ manastırları, kadın bağışçılar ve anma törenleriyle ayakta kaldı.
  5. 1592'deki keşiş birlikleri ve 1970'teki bölünme, kurumsal biçimin çoğu zaman öğretiyle değil siyasal koşullarla belirlendiğini gösterir.
Bir ağacın neye dayandığını, yapraklarını kaybettiğinde neyin ayakta kaldığı gösterir.

Sonraki derse köprü

Şimdiye kadar bu seviyede gördüğün her ülkede aktarım tek bir yönden geldi. Kore'ye ve Japonya'ya Budizm Çin'den geçti. Sonraki derste bir ülkeye bakacaksın: Vietnam'a. Oraya Budizm iki ayrı yoldan geldi; kuzeyden Çin üzerinden Mahāyāna metinleri, Chan hatları ve Saf Toprak uygulaması, güneyden ise Pāli geleneğine bağlı bir Budizm. İkisi de kaldı. İki kaynaktan beslenen bir geleneğin bu ikiliği bir zenginlik olarak mı, bir gerilim olarak mı yaşadığını soracaksın.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesinde bir fırtına ve karanlık bir sığınak gösterilsin; bir el karanlıkta bir kaba uzansın. Sabah ışığında kabın bir kafatası olduğu görünsün; yüz önce bulanıp sonra durulsun. Ekranın altında "L" etiketi belirsin. İki yolcu bir yol ayrımında ayrılsın: biri denize, öbürü geriye.

Sıfır noktasında bir ağaç önce yazın dolgun yapraklarıyla gösterilsin; sonra yapraklar dökülsün ve dal yapısı belirginleşsin. Kavgaları uzlaştırma bölümünde bir merdiven şeması, bir harita şemasına dönüşsün. Kanon bölümünde bir ahşap blok raflarının arasında kamera yavaşça ilerlesin; tek bir bloğun üzerinde karakterler aynalanmış olarak görünsün.

Donmuş gölet bölümünde bir gölün üzerine güneş doğsun ve buz kenarlardan yavaşça erisin. Usta katmanında bir kent haritasından dağlara doğru uzanan yollar çizilsin; dağlarda küçük ışıklar yansın. 1592 sahnesi dramatize edilmesin; bir kayıt sayfası ve bir harita yeterlidir.

Seslendirme tonu tarihsel ve dengeli olsun. Keşiş birlikleri bölümü ne övgüyle ne kınamayla, bir kayıt olarak aktarılsın.

Müfredat kapsamı — 12.8

  • Üç Krallık
  • Wŏnhyo
  • Ŭisang
  • Hwaŏm
  • Chinul
  • Sŏn
  • Meditasyon ve doktrin birliği
  • Chogye geleneği