Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Büyük Nirvāṇa Söylemi, öğretileri sütten sade yağa giden beş tat benzetmesiyle sıralar ve kendini sade yağ olarak zirveye koyar.
- Çin'e yüzlerce metin karışık bir sırayla ve hepsi uyanmış olanın sözü olarak geldi; öğreti sınıflandırmaları bu metinlerin çelişkisini, farklı zaman ve dinleyicilere verilmiş öğretiler olarak açıkladı.
- Zhiyi beş tat benzetmesini alıp beş dönem şeması kurdu ve zirveye Lotus Sūtrası'nı yerleştirdi; Fazang'ın şemasında zirvede Avataṃsaka durur.
- Gyōnen'in 1268 tarihli el kitabı, Doğu Asya geleneklerinin ayrı okullar olarak anlatılmasına katkıda bulundu; Tang Çin'inde gelenekler çoğu zaman iç içeydi.
- Öğreti sınıflandırmaları hem bir tutarlılık başarısı hem de bir kimlik aracıdır.
Açılış sahnesi
Büyük Nirvāṇa Söylemi'nin bir bölümünde uyanmış olan, kendi öğretisini bir mandıradaki işlemle anlatır. İnekten taze süt alınır. Sütten kaymak çıkar. Kaymaktan yoğurt, yoğurttan tereyağı, tereyağından da en arı ve en değerli ürün, sade yağ elde edilir. Her aşama bir öncekinden çıkar ve bir öncekinden daha incedir. Uyanmış olanın öğretisi de böyledir, der söylem: ilk söylemlerden sonraki söylemler, onlardan geniş söylemler, onlardan bilgeliğin mükemmelliği doğar. Ve bilgeliğin mükemmelliğinden, bütün öğretilerin sade yağı olan bu söylem, Büyük Nirvāṇa, doğar.
Söylem, inekten alınan taze sütün kaymağa, kaymağın yoğurda, yoğurdun tereyağına ve tereyağının sade yağa dönüşmesini, uyanmış olanın öğretilerinin birbirinden çıkarak incelmesine benzetir. Benzetmenin sonunda en arı ürün olan sade yağ, söylemin kendisiyle eşleştirilir.
Tathāgatagarbha metinleri dersinde bu söylemi, her varlıkta uyanmış bir doğa bulunduğu öğretisinin kaynağı olarak tanımıştın. Burada söylem başka bir şey yapar: bütün öğretileri bir sıraya dizer ve kendini en tepeye koyar. Çin'e aktarım dersinde, yüzyıllar içinde karışık bir sırayla gelen yüzlerce metnin birbiriyle uyuşmadığını gördün. Çinli bilginler bu çelişkiyi çözmek için tam da böyle sıralamalara başvurdu. Bu ders o sıralamaları, "öğreti sınıflandırmaları"nı anlatıyor. Bir sıralama bir çelişkiyi nasıl çözer ve neden her seferinde birinin kendi metnini zirveye taşır?
Bu derste ne olacak
Önce bir müze gezisiyle bir sıralamanın nasıl bir hüküm taşıyabildiğini göreceksin. Sonra Çinli bilginlerin karşılaştığı sorunu, eşzamanlı gelen metinlerin çelişkisini göreceksin. Ardından Zhiyi'nin beş tat benzetmesini alıp nasıl yeniden kullandığını okuyacaksın. Sonra Doğu Asya Budizmi'ndeki "okul" kavramının nasıl oluştuğunu ve Japonya'da yazılmış bir el kitabının bu kavramı nasıl biçimlendirdiğini göreceksin. En sonda metin merkezli ve uygulama merkezli geleneklerin farkını tartacaksın.
Sıfır noktası
Bir müzeye girersin. Rehber seni en eski eserlerin bulunduğu salondan başlatır, yüzyıllar boyunca salon salon ilerletir. Her salonda bir öncekinden gelişmiş bir teknik, daha incelikli bir üslup görürsün. Gezinin son salonu, müzenin kurucusunun en sevdiği ressamın salonudur. Rehber burada durur ve "bütün bu gelişmenin vardığı yer burası" der. Sıralama doğrudur; eserler gerçekten bu sırayla yapılmıştır. Ama son salonu "varılan yer" olarak sunmak, sıralamanın kendisinden değil, müzeyi kuranın tercihinden gelir.
Benzetmenin kırıldığı yer şudur. Müzedeki sıra tarihsel bir gerçeğe dayanır; eserlerin tarihleri bellidir. Öğreti sınıflandırmaları ise uyanmış olanın hayatına bir sıra atfeder: bir söylemi uyanışından hemen sonra, bir başkasını ölümünden hemen önce verdiğini söyler. Bu sıra, metinlerin gerçek yazılış tarihleriyle çoğu zaman örtüşmez. Sıralama, tarihsel bir iddia gibi sunulan bir yorumdur.
Mekanizma
Eşzamanlı gelen bir kütüphane
Hindistan'da Budist metinler yaklaşık bin yıla yayılan bir süreçte yazıldı: önce erken söylemler, yüzyıllar sonra Mahāyāna söylemleri, daha sonra Yogācāra ve Tathāgatagarbha metinleri. Hintli okurlar bu tabakalanmayı, en azından kısmen, yaşayarak gördü. Çin'e ise bu metinler birkaç yüzyıl içinde, karışık bir sırayla ve hepsi "uyanmış olanın sözü" olarak geldi. Madhyamaka–Yogācāra ilişkisi dersinde, Doğu Asya'da sistemlerin eşzamanlı ulaştığını ve Hint tartışmalarının sırasının görünmediğini gördün.
Bu, Çinli okurlar için gerçek bir sorun yarattı. Bir söylem uyanışın erdemlerin uzun bir birikimiyle geldiğini söylüyordu; bir başkası ani bir kavrayışı öne çıkarıyordu. Bir söylem üç ayrı araç olduğunu söylüyordu; Lotus Sūtrası dersinde gördüğün gibi, bir başkası yalnızca tek bir araç olduğunu. Hepsi uyanmış olanın sözüyse, uyanmış olan kendisiyle mi çelişiyordu? Öğreti sınıflandırmaları bu soruya cevap verdi: çelişmiyordu, farklı zamanlarda, farklı dinleyicilere, farklı ihtiyaçlara göre konuşuyordu. Upāya-kauśalya dersinde gördüğün beceriyle yol gösterme kavramı, bu cevabın dayanağıydı.
Yaygın yanlış"Öğreti sınıflandırmaları metinlerin tarihsel sırasını kaydeder."
Sınıflandırmalar uyanmış olanın hayatına bir sıra atfeder; bu sıra metinlerin gerçek yazılış tarihleriyle çoğu zaman örtüşmez ve bir yorum olarak okunmalıdır.
Kaynaklardan okuma
Zhiyi'nin beş dönemi
Altıncı yüzyılda Tiantai geleneğinin kurucusu Zhiyi, açılıştaki beş tat benzetmesini alır ve bütün öğretileri beş döneme dizer. İlk dönemde uyanmış olan, uyanışından hemen sonra, Avataṃsaka Sūtra dersinde gördüğün geniş söylemi öğretir; ama dinleyenler onu anlayamaz. İkinci dönemde, Geyik Parkı'nda, dinleyenlerin kapasitesine göre erken söylemleri öğretir. Üçüncü dönemde Büyük Araç'ın geniş söylemlerini, dördüncü dönemde bilgeliğin mükemmelliğini öğretir. Beşinci ve son dönemde ise Lotus Sūtrası'nı ve Büyük Nirvāṇa'yı öğretir.
Koreli keşiş Chegwan, Zhiyi'nin dağınık yazılarındaki sınıflandırmayı kısa bir el kitabında toplar ve "beş dönem, sekiz öğreti" formülüyle düzenler. Beş dönem öğretilerin verildiği zamanları, sekiz öğreti ise öğretinin yöntemlerini ve içeriğini sınıflar. Sonraki yüzyıllarda Tiantai geleneği Zhiyi'nin sınıflandırmasını büyük ölçüde bu el kitabı aracılığıyla öğretir.
Bu el kitabı ayrıca şunu gösterir: bir şema, onu kuran kişinin elinden çıktığı hâliyle değil, sonraki kuşakların onu sadeleştirip düzenlediği hâliyle yaygınlaşır. Zhiyi'nin geniş ve çok katmanlı yorumu, bir Koreli keşişin kalemiyle ezberlenebilir bir formüle dönüşür.
Bu şemada ince bir kayma vardır. Nirvāṇa söylemi beş tat benzetmesinde sade yağı kendisi saymıştı. Zhiyi benzetmeyi alır, ama sade yağın tepesine Lotus Sūtrası'nı koyar; Nirvāṇa söylemi, Lotus'un öğretisini tamamlayan ve onu kaçıranlar için tekrarlayan bir ek olarak yerleştirilir. Aynı benzetme, iki farklı metnin zirveye çıkarılması için kullanılmıştır. Tantra sınıflandırmaları dersinde gördüğün yapı burada da işler: her şema, kurucusunun merkezî metnini en üste koyar.
Bir sonraki yüzyılda Huayan geleneğinin ustası Fazang, kendi beş öğreti şemasını kurdu. Yogācāra yorum gelenekleri dersinde gördüğün gibi, bu şemada Faxiang okulu başlangıç basamağına, Huayan'ın kendi "yuvarlak öğretisi" ise en üste yerleştirildi. Tiantai'nin zirvesinde Lotus, Huayan'ın zirvesinde Avataṃsaka durur. İki şema aynı kütüphaneyi iki farklı müze gezisine dönüştürür.
"Okul" nasıl oluştu
Bugün Çin Budizmi'nden söz ederken genellikle bir "okullar" listesi kullanılır: Tiantai, Huayan, Chan, Saf Toprak ve öbürleri. Ama bu listenin kendisinin bir tarihi vardır.
Japon keşiş Gyōnen, 1268'de yazdığı kısa el kitabında, Japonya'da o sırada var olan sekiz Budist geleneği, altısı Nara döneminde gelen, ikisi Heian döneminde Saichō ve Kūkai tarafından kurulan, her birinin tarihini ve öğretisini ayrı ayrı özetler. Eser, geleneklerin birbirinden ayrı "okullar" olarak sıralandığı bir el kitabı olarak, sonraki yüzyıllarda Japonya'da ve modern dönemde Batılı araştırmacılar arasında geniş bir etki yapar.
Gyōnen'in el kitabı, Doğu Asya Budizmi'nin okullar hâlinde anlatılmasına katkıda bulunan kaynaklardan biridir. Araştırmacılar, Tang dönemi Çin'inde bu geleneklerin çoğunun bugün anladığımız anlamda ayrı kurumlar olmadığını, keşişlerin çoğu zaman birden fazla geleneğin metinlerini birlikte çalıştığını vurgular. Okul oluşumu dersinde "on sekiz okul" listesinin bir sayım değil bir düzenleme olduğunu görmüştün; Doğu Asya'nın okul listesi de benzer biçimde, sonradan yapılmış bir düzenlemenin izini taşır.
Usta katmanı
Doğu Asya gelenekleri kabaca iki grupta düşünülebilir. Bir grup metin merkezlidir: Tiantai Lotus Sūtrası'nı, Huayan Avataṃsaka Sūtra'yı merkeze alır ve bütün öğretiyi o metin etrafında düzenler. Bu gruplar ayrıntılı öğreti sınıflandırmaları kurar. Öbür grup uygulama merkezlidir: Chan, uzun bir metin çalışması yerine zihnin doğasının doğrudan görülmesini, Saf Toprak ise Amitābha'nın adını anmayı öne çıkarır. Bu gruplar sınıflandırmalara daha az ilgi duyar; ama kendi uygulamalarını da çoğu zaman en doğrudan yol olarak sunarlar.
Bir öğreti sınıflandırmasını okurken iki şeyi birlikte gör. Birincisi, gerçek bir entelektüel başarıdır: birbiriyle çelişen yüzlerce metni, uyanmış olanın bir öğretim stratejisinin parçaları olarak tutarlı bir bütüne dönüştürür. İkincisi, bir kimlik aracıdır: her şema bir geleneği zirveye koyar ve öbürlerini ona giden basamaklara dönüştürür. Açılıştaki mandıra benzetmesi bunu güzelce özetler. Sütten sade yağa giden yol gerçekten bir incelmedir; ama sade yağın hangi kapta durduğunu söyleyen, her zaman o kabın sahibidir.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlış"Tiantai ve Huayan'ın öğreti sınıflandırmaları nesnel sıralamalardır."
Her şema kendi merkezî metnini zirveye koyar; Tiantai'de Lotus Sūtrası, Huayan'da Avataṃsaka Sūtra en üstte durur.
Yaygın yanlış"Tang Çin'inde Budist okullar birbirinden kesin çizgilerle ayrılmıştı."
Keşişler çoğu zaman birden fazla geleneğin metinlerini birlikte çalıştı; ayrı okullar listesi kısmen sonraki dönemlerin, özellikle Japon el kitaplarının düzenlemesidir.
Yaygın yanlış"Beş tat benzetmesi Zhiyi'nin kendi icadıdır."
Benzetme Büyük Nirvāṇa Söylemi'nden gelir; Zhiyi onu alır ve zirveye Lotus Sūtrası'nı yerleştirerek yeniden kullanır.
Uygulama
Kilit özet
- Büyük Nirvāṇa Söylemi, öğretileri sütten sade yağa giden beş tat benzetmesiyle sıralar ve kendini sade yağ olarak zirveye koyar.
- Çin'e yüzlerce metin karışık bir sırayla ve hepsi uyanmış olanın sözü olarak geldi; öğreti sınıflandırmaları bu metinlerin çelişkisini, farklı zaman ve dinleyicilere verilmiş öğretiler olarak açıkladı.
- Zhiyi beş tat benzetmesini alıp beş dönem şeması kurdu ve zirveye Lotus Sūtrası'nı yerleştirdi; Fazang'ın şemasında zirvede Avataṃsaka durur.
- Gyōnen'in 1268 tarihli el kitabı, Doğu Asya geleneklerinin ayrı okullar olarak anlatılmasına katkıda bulundu; Tang Çin'inde gelenekler çoğu zaman iç içeydi.
- Öğreti sınıflandırmaları hem bir tutarlılık başarısı hem de bir kimlik aracıdır.
Sade yağın hangi kapta durduğunu söyleyen, her zaman o kabın sahibidir.
Sonraki derse köprü
Zhiyi'nin şemasında zirvede Lotus Sūtrası duruyordu. Sonraki derste Zhiyi'nin kurduğu geleneği, Tiantai'yi, ayrıntılı olarak tanıyacaksın. İki hakikat dersinde gündelik hakikat ile nihai hakikatin iki gerçeklik değil, tek bir gerçekliğin iki tarifi olduğunu görmüştün. Tiantai bu ikisine bir üçüncüsünü, ikisinin birliğini ekler. Bu üçüncü terimin bir ekleme mi, yoksa iki hakikat öğretisinin zaten söylediği bir şeyin açık hâli mi olduğunu soracaksın.